< Return to Video

Bir ineğin her şeyi Internet'ten öğrenme rehberi

  • 0:01 - 0:03
    Bu New York eyaletinin 1937'de
  • 0:03 - 0:06
    General Drafting Company
    tarafından yapılmış bir haritası.
  • 0:06 - 0:10
    Harita tutkunları arasında ünlü bir
    haritadır,
  • 0:10 - 0:13
    çünkü aşağıda, Catskill Dağları'nın hemen
    altında
  • 0:13 - 0:15
    Roscoe adında ufak bir kasaba var--
  • 0:15 - 0:17
    aslında bunu şuraya yansıtsam daha kolay
    olacak--
  • 0:17 - 0:21
    Roscoe işte burada, ve Roscoe'nun hemen
    üstünde Rockland, New York var;
  • 0:21 - 0:25
    ve onun hemen üstünde Agloe, New York
    adındaki minicik kasaba var.
  • 0:25 - 0:28
    Agloe, New York, haritacılar arasında
    çok ünlüdür,
  • 0:28 - 0:30
    çünkü kağıttan bir kenttir.
  • 0:30 - 0:32
    Bir telif hakkı tuzağı olarak da bilinir.
  • 0:32 - 0:36
    Haritacılar-- benim New York haritamla
    sizin New York haritanız
  • 0:36 - 0:39
    New York'un şeklinden dolayı
    birbirine çok benzeyeceklerinden
  • 0:39 - 0:43
    haritacılar, telif haklarını korumak için
    genelde haritalarına
  • 0:43 - 0:46
    sahte yerler eklerler.
  • 0:46 - 0:49
    Çünkü böylece, eğer benim sahte yerim
    sizin haritanızda
  • 0:49 - 0:53
    çıkarsa, kesin ve emin olarak haritayı
    benden çaldığınızdan emin olabilirim.
  • 0:53 - 0:57
    Agloe, bu haritayı yapan iki adamın
    isimlerinin baş harflerinden oluşturulmuş-
  • 0:57 - 1:00
    Ernest Alpers ve Otto (G.)Lindberg
  • 1:00 - 1:03
    ve bu haritayı 1937 yılında yayımladılar.
  • 1:03 - 1:07
    Yıllar sonra, Rand MacNally bir harita
    yayımlıyor;
  • 1:07 - 1:11
    üzerinde, hiçliğin ortasındaki iki toprak
    yolun tam olarak aynı
  • 1:11 - 1:13
    kesişiminde Agloe, New York var.
  • 1:14 - 1:17
    General Drafting'deki hazzı hayal
    edebiliyorsunuzdur.
  • 1:17 - 1:21
    Hemen Rand McNally'i arıyorlar ve
    diyorlar ki
  • 1:21 - 1:24
    "Seni yakaladık! Biz Agloe, New York'ı
    uydurmuştuk.
  • 1:24 - 1:26
    Orası sahte bir yer. Bir kağıttan kent.
  • 1:26 - 1:28
    Seni dava edeceğiz!"
  • 1:29 - 1:33
    Ve Rand McNally şöyle diyor:
    "Hayır, hayır, hayır, Agloe gerçek!"
  • 1:35 - 1:39
    Çünkü insanlar sürekli o iki toprak
    yolun kesişimine gidip
  • 1:39 - 1:40
    (Gülüşmeler)
  • 1:40 - 1:45
    hiçliğin ortasında Agloe diye bir yer
    olmasını bekledikleri için
  • 1:45 - 1:48
    birisi Agloe, New York adlı bir yer
    inşa etmiş.
  • 1:48 - 1:49
    (Gülüşmeler)
  • 1:49 - 1:52
    Bir benzin istasyonu, bir market ve en
    fazla iki ev var.
  • 1:52 - 1:55
    (Gülüşmeler)
  • 1:56 - 2:00
    Ve tabii ki, bu bir romancı için karşı
    koyulamaz bir metafor
  • 2:00 - 2:05
    çünkü hepimiz kağıda yazdığımız
    şeylerin, içinde yaşadığımız
  • 2:05 - 2:08
    gerçek dünyayı
    değiştirebileceğine inanmak isteriz;
  • 2:08 - 2:10
    bu yüzden üçüncü kitabımın ismi
    "Kağıttan Kentler".
  • 2:10 - 2:15
    Ama en nihayetinde beni ilgilendiren şey
    bunun gerçekleştiği biçimden çok
  • 2:15 - 2:17
    bu fenomenin kendisi.
  • 2:18 - 2:22
    Dünyanın, dünya haritalarımızı
    şekillendirdiğini söylemek kolay, değil mi?
  • 2:22 - 2:26
    Yani dünyanın genel şekli tabii ki bizim
    haritalarımızı etkileyecek.
  • 2:27 - 2:30
    Ama daha ilginç bulduğum şey,
    bizim haritaları yaptığımız
  • 2:30 - 2:33
    biçimin, dünyayı değiştiriyor olması.
  • 2:34 - 2:39
    Çünkü eğer Kuzey aşağıda olsaydı, dünya
    çok farklı bir yer olurdu.
  • 2:39 - 2:41
    Ve dünya, Alaska ve Rusya haritaların
  • 2:41 - 2:44
    karşılıklı yerlerinde olmasaydı bambaşka
    bir yer olurdu.
  • 2:44 - 2:46
    Ve eğer Avrupa'yı gerçek boyutunu
  • 2:46 - 2:49
    gösterecek şekilde yansıtsaydık, dünya
    çok başka bir yer olurdu.
  • 2:50 - 2:54
    Dünya, bizim yaptığımız dünya
    haritalarıyla değişiyor.
  • 2:54 - 2:59
    Bizim kendi haritamızı seçme biçimimiz de
    hayatımızın haritasını,
  • 2:59 - 3:02
    o da karşılığında
  • 3:02 - 3:04
    hayatımızı şekillendiriyor.
  • 3:04 - 3:09
    Ben yaptığımız haritaların yaşadığımız
    hayatı değiştirdiğine inanıyorum.
  • 3:09 - 3:13
    Ve bunu gizli
    bir Oprah'ın Melekleri ağı gibi
  • 3:13 - 3:16
    "kanseri düşünerek yenebilirsiniz" gibi
    bir şey ima ederek söylemiyorum.
  • 3:16 - 3:22
    Ama haritaların size hayatta nereye
    gideceğinizi göstermeseler de,
  • 3:22 - 3:25
    nereye gidebileceğinizi
    gösterdiğine inanıyorum.
  • 3:25 - 3:29
    Kişisel haritanızda olmayan
    bir yere çok nadir gidersiniz.
  • 3:29 - 3:33

    Ben çocukken çok kötü bir öğrenciydim.
  • 3:33 - 3:36
    Not ortalamam
    tutarlı olarak 2'nin altındaydı.
  • 3:37 - 3:39
    Ve bence bu kadar kötü bir öğrenci olmamın
    nedeni
  • 3:39 - 3:42
    eğitimi önümde yükseltilmiş
    ve yetişkinliğe
  • 3:42 - 3:45
    erişebilmek için üzerlerinden atlamam
  • 3:45 - 3:48
    gereken engeller olarak görüyor olmamdı.
  • 3:48 - 3:51
    Ve ben o engellerin üstünden atlamak
    istemezdim,
  • 3:51 - 3:53
    çünkü bana göre tamamen rastgeleydiler,
    bu yüzden
  • 3:53 - 3:56
    genelde atlamazdım, sonra insanlar beni
    tehdit ederlerdi,
  • 3:56 - 3:59
    bilirsiniz, beni bu "kalıcı sicilime
    yazılacak" veya
  • 3:59 - 4:01
    "Asla iyi bir işin olmayacak"la
    tehdit ederlerdi.
  • 4:01 - 4:03
    Ben iyi bir iş istemiyordum ki!
  • 4:03 - 4:06
    11 veya 12 yaşında anladığım kadarıyla,
  • 4:06 - 4:09
    iyi bir işi olan insanlar
    sabahları çok erken kalkıyorlardı,
  • 4:09 - 4:11
    (Gülüşmeler)
  • 4:11 - 4:15
    ve iyi işleri olan erkeklerin
    yaptığı ilk şey,
  • 4:15 - 4:19
    boyunlarına boğucu
    bir öğe bağlamaktı.
  • 4:20 - 4:22
    Gerçek anlamda kendilerine bir kement
    geçiriyorlardı
  • 4:22 - 4:25
    ve işleri her neydiyse,
    kalkıp oraya gidiyorlardı.
  • 4:25 - 4:27
    Mutlu bir hayatın tarifi bu
    değil.
  • 4:28 - 4:31
    Bu insanların -benim
    sembollere takık,
  • 4:31 - 4:34
    12 yaş hayal gücümde-
    her sabah ilk olarak
  • 4:34 - 4:37
    kendilerini boğan bu insanların
  • 4:37 - 4:39
    mutlu olması mümkün değildi.
  • 4:39 - 4:41
    Neden tüm o engellerin üstünden atlayıp,
  • 4:41 - 4:43
    sonunun bu olmasını isteyeyim ki?
  • 4:43 - 4:44
    Bu çok kötü bir son!
  • 4:45 - 4:47
    Sonra 10. sınıftayken
  • 4:47 - 4:51
    Birmingham, Alabama'nın dışında, Indian
    Springs School
  • 4:51 - 4:53
    adında ufak bir yatılı okula gittim.
  • 4:53 - 4:56
    Ve bir anda öğrenen biri oldum.
  • 4:56 - 4:59
    Ve öğrenen biri oldum,
    çünkü kendimi öğrenen insanlar
  • 4:59 - 5:01
    topluluğu arasında bulmuştum.
  • 5:01 - 5:03
    Kendimi, entellektüellik ve ilgililği
  • 5:03 - 5:06
    öven, ve benim ironik, çok-havalı
  • 5:06 - 5:10
    ilgisizliğimin komik ya da zekice
    olmadığını düşünen,
  • 5:10 - 5:12
    bunu zorlu ve karışık problemlere
  • 5:12 - 5:15
    verilen basit ve önemsiz bir karşılık
  • 5:15 - 5:18
    olarak gören insanlar tarafından
    çevrelenmiş olarak buldum.
  • 5:19 - 5:21
    Ve öğrenmeye başladım, çünkü
    öğrenmek havalıydı.
  • 5:21 - 5:25
    Bazı sonsuz setlerin diğer sonsuz
    setlerden daha büyük olduğunu,
  • 5:25 - 5:28
    beşli ölçünün insan kulağına çok güzel
    geldiğini ve bunun sebebini öğrendim.
  • 5:28 - 5:32
    İç Savaş'ın milli bir kargaşa
    olduğunu öğrendim,
  • 5:32 - 5:33
    biraz fizik öğrendim.
  • 5:33 - 5:36
    Korelasyonun,
    nedensellikle karıştırılmaması
  • 5:36 - 5:40
    gerektiğini öğrendim ve
    bu arada tüm bunlar, günlük olarak
  • 5:40 - 5:43
    hayatımı zenginleştirdi.
  • 5:43 - 5:46
    Ve bir çoğunu
    "işim" için kullanmadığım doğru,
  • 5:46 - 5:48
    ama benim için hepsi bundan ibaret değil.
  • 5:48 - 5:50
    Bu haritacılıkla ilgili.
  • 5:50 - 5:52
    Haritacılık süreci nasıldır?
  • 5:52 - 5:56
    Bilirsiniz, bir kara parçasında yolculuk
    yapmak
  • 5:56 - 5:58
    ve "Sanırım bu kara parçasını çizeceğim"
  • 5:58 - 6:01
    diye düşünmek ve "Belki çizilecek
    biraz daha kara vardır" diye düşünmektir.
  • 6:01 - 6:03
    Benim için öğrenmek
    o zaman başladı.
  • 6:03 - 6:06
    Benden vazgeçmeyen
    öğretmenlerimin olduğu doğru
  • 6:06 - 6:08
    ve onlara sahip olduğum için çok
    şanslıydım,
  • 6:08 - 6:12
    çünkü çoğu zaman onlara, bana yatırım
    yapmak için hiçbir sebep olmadığını
  • 6:13 - 6:16
    düşündürürdüm.
    Ama lisede öğrendiğim birçok şey,
  • 6:16 - 6:19
    sınıfın içinde olanlarla ilgili değildi,
  • 6:19 - 6:22
    hepsi sınıfın dışında olanlardan ibaretti.
  • 6:22 - 6:23
    Örneğin size şunu ezberden
  • 6:23 - 6:26
    okuyabilmem:
    "Kış akşamlarının garip ışığı, Tunes
  • 6:26 - 6:28
    Katedralinin ağırlığı gibi
    içi daraltıcıdır--",
  • 6:28 - 6:32
    Emily Dickinson'u lisedeyken ezberlediğim-
    den
  • 6:32 - 6:33
    değil, lisedeyken
  • 6:33 - 6:36
    Amanda adlı bir kıza
  • 6:36 - 6:38
    yazıyor olmam, ve onun Emily Dickinson
  • 6:38 - 6:41
    şiirlerini çok seviyor
    olmasıydı.
  • 6:41 - 6:43
    Size fırsat maliyetinin ne demek olduğunu
  • 6:43 - 6:47
    söyleyebiliyor olmamın sebebi, bir gün kol
    tukta Süper Mario Kart oynarken
  • 6:47 - 6:49
    içeri arkadaşım Emmet girdi ve
  • 6:49 - 6:51
    "Ne zamandır Süper Mario
    oynuyorsun?" dedi.
  • 6:51 - 6:55
    "Bilmem, 6 saat falan?" dedim, o da
    dedi ki
  • 6:55 - 6:58
    "Eğer o 6 saat boyunca Baskin-Robbins'de
    çalışsaydın
  • 6:58 - 7:00
    30 dolar kazanmış olabileceğinin, yani bir
  • 7:00 - 7:03
    açıdan, Süper M. oynamak için
    30 $ ödediğinin farkında mısın?"
  • 7:03 - 7:06
    Ben de "Buna anlaşırım." demiştim.
  • 7:06 - 7:08
    (Kahkaha)
  • 7:08 - 7:12
    Ama fırsat maliyetinin ne olduğunu
    öğrendim.
  • 7:13 - 7:17
    Ve yolculuk sırasında, hayatımın haritası
    iyileşti.
  • 7:17 - 7:20
    Büyüdü; üzerinde daha çok yer vardı.
  • 7:20 - 7:22
    Olabilecek başka şeyler vardı,
  • 7:22 - 7:24
    sahip olabileceğim başka gelecekler.
  • 7:25 - 7:28
    Resmi, organize edilmiş bir öğrenme
    süreci değildi
  • 7:28 - 7:30
    ve bunu kabul etmekten mutluyum.
  • 7:30 - 7:33
    Spontaneydi, tutarsızdı, bilmediğim
  • 7:33 - 7:35
    çok şey vardı. Cantor'un bazı sonsuz
  • 7:35 - 7:38
    setlerin diğelerinden büyük olduğu fikrini
    biliyor
  • 7:38 - 7:41
    olabilirdim, ama bu fikrin ardında
    ki matematiği anlamamıştım
  • 7:41 - 7:43
    Fırsat maliyeti kavramını biliyordum,
  • 7:43 - 7:45
    ama azalan verimler yasasını bilmiyordum.
  • 7:45 - 7:48
    Ama öğrenmeyi, üzerinden atlanması gereken
    rastgele engeller
  • 7:48 - 7:50
    yerine haritacılık olarak düşünmenin
    iyi
  • 7:50 - 7:52
    yanı, azıcık sahil yolu
  • 7:52 - 7:55
    görüp, bunun seni daha çok görmeye
    istekli yapması.
  • 7:55 - 7:58
    Böylece şu an, bütün o şeylerin altında
    yatan
  • 7:58 - 8:00
    matematiğin birazını
    biliyorum.
  • 8:00 - 8:01
    Yani lisede bir öğrenme ortamım oldu
  • 8:01 - 8:04
    sonra üniversite için bir başkasına gittim
    sonra asistan
  • 8:04 - 8:05
    olarak çalıştığım ve çok
  • 8:05 - 8:08
    okumuş insanlarla çevrelendiğim,
    Booklist adında bir
  • 8:08 - 8:11
    dergide çalışmaya başlayınca bir
    başkasına.
  • 8:11 - 8:13
    Sonra bir kitap yazdım.
  • 8:13 - 8:15
    Ve tüm yazarların hayalini
  • 8:15 - 8:17
    kurduğu gibi, çabucak işimi bıraktım.
  • 8:17 - 8:19
    (Kahkaha)
  • 8:19 - 8:21
    Ve liseden beri ilk defa,
  • 8:21 - 8:25
    bir öğrenme ortamında değildim, ve
    bu çok
  • 8:25 - 8:27
    kötüydü. Bundan nefret ettim.
  • 8:27 - 8:30
    Bu iki yılda bir sürü kitap
  • 8:30 - 8:32
    okudum. Stalin'le ilgili,
  • 8:32 - 8:35
    Özbeklerin nasıl Müslüman oldukları ile
    ilgili ve nasıl
  • 8:35 - 8:38
    atom bombası yapılaca
    ğıyla ilgili kitaplar,
  • 8:38 - 8:41
    okudum, ama bu, öğrenen bir ortamın,
    etraflarındaki
  • 8:41 - 8:44
    dünyayı daha iyi anlamaya çalışan insanlar
    topluluğunun bir parçası
  • 8:44 - 8:48
    olup öğrenmenin heyecanını yaşamak yerine,
  • 8:48 - 8:51
    kendi engellerimi yaratıp
  • 8:51 - 8:55
    onların üstünden atlamak gibiydi.
  • 8:55 - 8:58
    Sonra 2006'da o adamla tanıştım.
  • 8:58 - 8:59
    İsmi Ze Frank.
  • 8:59 - 9:02
    İnternette tanıştık.
  • 9:02 - 9:07
    Ze Frank o zamanlar "Ze Frank'le Show"
    adlı bir şov yapıyordu
  • 9:07 - 9:09
    ve ben şovu keşfettim,
  • 9:09 - 9:12
    ve tekrar bir öğrenme ortamına dahil
    oldum.
  • 9:12 - 9:14
    Ze burada Las Vegas'tan
    bahsediyor:
  • 9:16 - 9:19
    (Video) Ze Frank: Las Vegas kocaman, sıcak
    bir
  • 9:19 - 9:22
    çöl üzerine kurulmuş. Neredeyse buradaki
    her şey, başka bir yerden
  • 9:22 - 9:24
    getirilmiş--taşlar, ağaçlar, şelaleler.
  • 9:24 - 9:27
    Bu balıklar neredeyse benim uçan domuzum
    kadar
  • 9:27 - 9:30
    yersizler. Burayı çevreleyen kavurucu çöl
    ile karşılaştırırsak,
  • 9:30 - 9:31
    bu insanlar da öyle.
  • 9:31 - 9:35
    Dünyanın her yerinden şeyler burada tekrar
    inşa edilmiş; tarihlerinden
  • 9:35 - 9:38
    ve onları daha farklı deneyimleyen insan
    lardan uzakta.
  • 9:38 - 9:41
    Bazen düzeltmeler yapıldı--Sfenks bile
    burun ameliyatı oldu.
  • 9:41 - 9:44
    Burada, bir şeyin eksikliğini hissetmek
    için hiçbir sebep yok.
  • 9:44 - 9:47
    Bu New York, bana da herkese ifade
    ettiği şeyi ifade ediyor.
  • 9:47 - 9:51
    Her şey içeriğinden ayrı, ve bu da içerik
    her şeye müsaade ediyor demek.
  • 9:51 - 9:53
    Self Park, Etklinlik Merkezi...
  • 9:53 - 9:56
    Bu fabrikasyon mekan, dünyanın en büyük
    başarılarından biri olabilir çünkü
  • 9:56 - 9:58
    kimse buraya ait değil; herkes ait.
  • 9:58 - 10:01
    Bu sabah etrafta yürürken, binaların çoğu
    nun güneşi
  • 10:01 - 10:04
    çöle geri yansıtan dev aynalar olduğunu
    fark ettim.
  • 10:04 - 10:05
    Ama size dışardaki bir
  • 10:05 - 10:09
    görüntüyü, içine kendinizi yerleşiterek
    sunan birçok aynanın aksine,
  • 10:09 - 10:10
    bu aynalar boş dönüyorlardı.
  • 10:10 - 10:12
    John Green: Online videoların piksellerini
  • 10:12 - 10:15
    görebildiğim günleri özledim şimdi!
  • 10:15 - 10:16
    (Kahkaha)
  • 10:16 - 10:20
    Ze yalnızca müthiş bir halk entellektüeli
    değil, aynı zamanda mükemmel bir toplum
  • 10:20 - 10:23
    kurucu, ve bu videoların etrafında kurulan
    insan topluluğu,
  • 10:23 - 10:25
    birçok yönden bir öğrenme topluluğu.
  • 10:25 - 10:28
    Sonra Ze Frank'e karşı birlik olup satranç
    oynadık, ve onu yendik.
  • 10:28 - 10:33
    Genç bir adamı Amerika boyunca araba yolcu
    luğuna çıkarmak için organize olduk.
  • 10:33 - 10:35
    Dünyanın bir noktasında birine bir dilim
  • 10:35 - 10:38
    ekmek tutturup, tam zıt noktasında da
  • 10:38 - 10:41
    başka birine bir dilim ekmek tutturarak
  • 10:41 - 10:43
    Dünya'yı bir sandviçe çevirdik.
  • 10:44 - 10:50
    Bunların aptalca fikirler olduğunun farkın
    dayım, ama aynı zamanda öğretici fikirler,
  • 10:50 - 10:52
    ve benim için çok heyecan verici olan
  • 10:52 - 10:55
    buydu, ve internete girerseniz, bunun
    gibi birçok topluluk bulabilirsiniz.
  • 10:55 - 10:57
    Tumblr'da kalkülüs etiketini takip edin
  • 10:57 - 11:00
    ve evet, kalkülüsten şikayet eden insanlar
    göreceksiniz,
  • 11:00 - 11:02
    ama aynı zamanda,
    o şikayetleri sayfalarında paylaşıp
  • 11:02 - 11:06
    kalkülüsün güzel ve ilginç olduğunu
    savunan ve çözmesi imkansız
  • 11:06 - 11:10
    sandığınız o problemi düşünmek için bir
    yol gösteren insanlar da göreceksiniz.
  • 11:10 - 11:12
    Reddit gibi yerlere gidip "Bir Tarihçiye
    Sor" veya
  • 11:12 - 11:15
    "Bilime Sor" gibi, bu alanlardaki
  • 11:15 - 11:18
    insanlara geniş yelpazede, en aptalından
    en ciddisine
  • 11:18 - 11:20
    sorular sorabileceğiniz
  • 11:20 - 11:22
    alt-Redditlere girebilirsiniz.
  • 11:22 - 11:25
    Ama bana göre, şu anda interette büyüyen
    en ilginç öğrenme
  • 11:25 - 11:28
    topluluğu YouTube'dakiler
  • 11:28 - 11:29
    ve ben açıkca taraflıyım.
  • 11:29 - 11:34
    Ama bence YouTube sayfası birçok yönden
    bir sınıfı andırıyor.
  • 11:34 - 11:36
    Örneğin "Anlık Fizik"e bakalım
  • 11:36 - 11:39
    dünyaya fizik öğreten bir adam:
  • 11:39 - 11:40
    (Video) Sadede gelelim.
  • 11:40 - 11:44
    4 Temmuz 2012'den itibaren, Higgs boson,
    parçacık fiziğinin deneysel
  • 11:44 - 11:47
    olarak keşfedilecek son temel parçası.
  • 11:47 - 11:49
    Ama şunu sorabilirsiniz,
    eğer 1970lerde
  • 11:49 - 11:51
    keşfedilmediyse, Higgs boson
  • 11:51 - 11:54
    neden elektron, proton ve kuarklar gibi ün
    lü parçacıkların yanında
  • 11:54 - 11:57
    standart modele dahil edilmişti?
  • 11:57 - 11:59
    Güzel soru. İki ana neden var.
  • 11:59 - 12:02
    İlk olarak, nasıl elektronlar, uyarılmış
    elektron alanındalarsa
  • 12:02 - 12:05
    Higgs boson da yalnızca her yere yayılan
    Higgs alanının
  • 12:05 - 12:07
    uyarılmış bir parçacığı.
  • 12:07 - 12:09
    Karşılığında Higgs alanı nükleer kuvvet
  • 12:09 - 12:11
    modelimizde önemli bir rol oynuyor.
  • 12:11 - 12:14
    Higgs alanı, neden çok zayıf
    olduğunu açıklamaya yardımcı oluyor.
  • 12:14 - 12:16
    Başka bir videoda bundan daha çok
  • 12:16 - 12:20
    bahsedeceğiz, ama nükleer teori 1980lerde
    kabul edilmiş olsa da, denklemlerde
  • 12:20 - 12:24
    Higgs alanı bu zayıf kuvvetle o kadar çok
    karışmış ki, şu ana kadar
  • 12:24 - 12:27
    onun gerçek ve bağımsız varlığını kanıtla
    yamıyorduk.
  • 12:27 - 12:29
    JG:Veya işte benim "Hızlı Kurs"
  • 12:29 - 12:32
    şovumun bir parçası olarak yaptığım,
    1.Dünya Savaşı'yla ilgili video
  • 12:32 - 12:35
    (Video) Anlık sebep tabii ki Avusturya
    Dükü Franz Ferdinand'ın
  • 12:35 - 12:37
    28 Haziran 1914'te Bosna-Sırp milliyetçisi
  • 12:37 - 12:42
    Gavrilo Pricip tarafından yapılan suikas
    tıydı.
  • 12:42 - 12:43
    Ek: 20. yüzyılın ilk büyük
  • 12:43 - 12:46
    savaşının bir terörist eylemiyle
    başladığını
  • 12:46 - 12:47
    fark etmek kayda değer.
  • 12:47 - 12:49
    Neyse, Franz Ferdinand amcası imparator
    Franz
  • 12:49 - 12:53
    Joseph tarafıdan-şu bıyığa bakın!-çok da
    sevilmezdi.
  • 12:53 - 12:57
    Yine de onun suikastı Avusturya'nın Sırbis
    tan'a bir ültimatom yollamasına
  • 12:57 - 13:00
    neden oldu, Sırplar Avusturya'nın istek-
    lerinin hepsini değil
  • 13:00 - 13:03
    yalnızca bazılarını kabul edince, Avustur
    ya Sırplara
  • 13:03 - 13:06
    savaş açtı. Sonra Rusya, Sırplarla olan
    ittifak sebebiyle ordusunu
  • 13:06 - 13:08
    seferber etti. Almanya, Avusturya ile
    ittifakı
  • 13:08 - 13:10
    sebebiyle, Rusya'ya ordusunu
  • 13:10 - 13:13
    durdurmasını söyledi, Rusya bunu yapmadı,
    sonra Almanya kendi ordusu
  • 13:13 - 13:16
    nu seferber etti, Ruslara savaş açtı,
    Osmanlılarla ittifak kurdu
  • 13:16 - 13:20
    sonra Fransa'ya savaş açtı, çünkü,
    eh Fransa'yı bilirsiniz.
  • 13:20 - 13:23
    (Kahkaha)
  • 13:23 - 13:26
    Ve insanların YouTube'dan öğrenmeyi
    seçtikleri
  • 13:26 - 13:29
    şeyler yalnızca dünya tarihi ve
    fizik değil.
  • 13:29 - 13:31
    İşte soyut matematik hakkında bir video.
  • 13:34 - 13:37
    (Video) Siz bensiniz ve yine bir
    matematik dersindesiniz
  • 13:37 - 13:39
    çünkü sizi her gün gitmeye zorluyorlar.
  • 13:39 - 13:42
    Ve, diyelim ki sonsuz seriler toplamını
    öğreniyorsunuz.
  • 13:42 - 13:44
    Bu bir lise konusu değil mi?
  • 13:44 - 13:48
    Bu garip, çünkü bu güzel bir konu, ama na
    sıl oluyorsa yine de mahvedebiliyorlar.
  • 13:48 - 13:51
    Yani sanırım sonsuz serilere müfredatta
    bu yüzden yer veriyorlar.
  • 13:51 - 13:54
    Anlaşılabilir bir oyalanma ihtiyacıyla
    bir şeyler karalamaya
  • 13:54 - 13:57
    başlıyorsunuz, ve eldeki konu yerine,
    "seri"nin çoğulunun
  • 13:57 - 14:00
    ne olması gerektiğini düşünüyorsunuz:
    "seriler", "serilerler", "serii" ?
  • 14:01 - 14:04
    Yoksa değiştirilmesi gereken tekil olan
    mı: "serie" veya "serum"? aynı
  • 14:04 - 14:06
    "koyun"un tekil halinin "koy" olması
    gerektiği gibi.
  • 14:06 - 14:08
    Ama 1/2 + 1/4 + 1/8 + 1/16...
  • 14:08 - 14:11
    nın 1e ulaşması, eğer her biri yanındaki
    nin kuyruğunu tutan
  • 14:11 - 14:13
    bir dizi fil çizmek isterseniz
  • 14:13 - 14:15
    yararlı olacaktır:
  • 14:15 - 14:18
    normal fil, genç fil, bebek fil,
    köpek-boyu fil,
  • 14:18 - 14:21
    yavru köpek boyu fil, Mr Tusks'a kadar
    ve hatta daha öteye.
  • 14:21 - 14:23
    Bu azıcık olsun müthiş,
  • 14:23 - 14:26
    çünkü sonsuz sayıda fil elde edip, sürüyü
    yine de bir
  • 14:26 - 14:28
    defter kağıdına
    boydan boya sığdırabiliyorsunuz.
  • 14:28 - 14:31
    JG: Ve son olarak, işte "Her Gün Daha
    Akıllı"dan Destin,
  • 14:31 - 14:33
    açısal momentumun korunumu, ve tabii
    YouTube olduğu
  • 14:33 - 14:35
    için kedilerden bahsediyor:
  • 14:35 - 14:38
    (Video) Selam, benim, Destin!
    "Her Gün Daha Akıllı"ya hoşgeldiniz.
  • 14:38 - 14:41
    Muhtemelen kedilerin hep 4 ayak üstüne
    düştüğünü gözlemlemişsinizdir.
  • 14:41 - 14:43
    Bugünün sorusu şu: Neden?
  • 14:43 - 14:46
    Çoğu basit soru gibi, bunun da karmaşık
    bir cevabı var.
  • 14:46 - 14:48
    Mesela bu soruyu başka sözcüklere dökeyim:
  • 14:48 - 14:53
    Bir kedi, açısal momentumun korunumunu
    ihlal etmeden, bir referans sistem içinde
  • 14:53 - 14:56
    ayaklar yukarı pozisyondan ayaklar
    aşağı pozisyona geçer?
  • 14:56 - 14:57
    (Kahkaha)
  • 14:57 - 15:01
    JG: Bu dört videonun ortak noktası şu:
  • 15:01 - 15:05
    Hepsi YouTube'da yarım milyondan
    fazla kere izlenmiş.
  • 15:05 - 15:08
    Ve bunları izleyen insanlar sınıfta
    değiller,
  • 15:08 - 15:11
    Onlar, bu kanallar tarafından oluşturu
    lan bir öğrenme
  • 15:11 - 15:13
    kitlesinin bir parçasılar.
  • 15:14 - 15:16
    Ve daha önce söylediğim gibi, bence
    YouTube bir sınıf gibi
  • 15:16 - 15:19
    ve birçok yönden öyle, çünkü
    burada öğretmen var--
  • 15:19 - 15:22
    eski moda bir sınıf gibi:
    burada öğretmen var,
  • 15:22 - 15:25
    ve öğretmenin altında öğrenciler
    var,
  • 15:25 - 15:27
    bir şeyden bahsediyorlar.
  • 15:27 - 15:31
    Ve biliyorum, YouTube'daki yorumların
    Internet dünyasında
  • 15:31 - 15:32
    çok kötü bir ünü var,
  • 15:32 - 15:35
    ama aslında bu kanallardaki
    yorumlara girerseniz
  • 15:35 - 15:38
    göreceğiniz şey, konuyla ilgilenen,
  • 15:38 - 15:43
    konuyla ilgili zor ve karmaşık sorular
    soran insanlar,
  • 15:43 - 15:45
    ve bu soruları cevaplayan başkaları.
  • 15:45 - 15:50
    Ve YouTube sayfası benim sizinle
    konuştuğum sayfanın
  • 15:50 - 15:54
    tamamen aynı--benim sizinle konuştuğum yer
    sizin yorumlarınızla
  • 15:54 - 15:55
    tamamen aynı sayfada
  • 15:55 - 16:01
    olduğu için, siz konuşmaya canlı ve gerçek
    ve aktif biçimde katılıyorsunuz.
  • 16:01 - 16:05
    Ve ben de genellikle yorumlarda olduğum
    için, sizinle birlikte
  • 16:05 - 16:07
    katılabiliyorum.Ve bunu dünya tarihi de
    olsa,
  • 16:07 - 16:10
    matematik, fen ya da her ne olursa olsun,
    onda da buluyorsunuz.
  • 16:10 - 16:16
    Gençleri de Internet araçlarını ve türleri
    ni,
  • 16:16 - 16:19
    "Sıkıldım. Kalkülüsü icat ettim" veya
    Honey Boo Boo'nun
  • 16:19 - 16:20
    endüstriyel kapitalizmi eleştrisi
  • 16:20 - 16:25
    "Liberal kapitalizmde insanlığın
    iyiliğini bulamazsınız.
  • 16:25 - 16:28
    Tam aksine; o vahşi ve yok edici nihiliz-
    min bir
  • 16:28 - 16:31
    aracı." (Ne dedğini anlamıyorsanız..evet)
    gibi
  • 16:31 - 16:34
    çoğumuzun memlerle ve diğer Internet
    konuşmalarıyla
  • 16:34 - 16:37
    özdeşleştirdiğimiz ironik
    kopukluk yerine entellektüel bir katılım
  • 16:38 - 16:40
    ortamı yaratmak için
    kullandığını görebilirsiniz.
  • 16:40 - 16:44
    Bu alanların ve bu toplulukların
  • 16:44 - 16:49
    yeni bir öğrenenler nesli için, benim
    lisede
  • 16:49 - 16:53
    ve daha sonra da üniversitedeyken sahip
    olduğum haritasal öğrenme
  • 16:53 - 16:58
    ortamını oluşturduğuna inanıyorum.
  • 16:58 - 17:01
    Ve bir yetişkin olarak bu toplulukları
    tekrar bulmak
  • 17:01 - 17:05
    beni öğrenenlerle dolu bir topluma yeniden
    tanıştırdı
  • 17:05 - 17:10
    ve öğrenmenin gençler için ayrılmış bir
    şey olduğunu düşünmeyip
  • 17:10 - 17:14
    yetişkinliğimde bile öğrenmeye devam etmem
    için teşvik etti.
  • 17:14 - 17:17
    Vi Hart ve "Anlık Fizik" beni
  • 17:17 - 17:19
    daha önceden bilmediğim birçok şeyle
    tanıştırdı.
  • 17:20 - 17:21
    Ve biliyorum ki hepimiz Aydınlanma
  • 17:21 - 17:25
    Çağı'nda Paris salonuna veya
  • 17:25 - 17:27
    Algonquin Yuvarlak Masası'na bakıp,
  • 17:27 - 17:29
    "Ah, keşke bunun bir parçası
    olabilseydim,
  • 17:29 - 17:32
    keşke Dorothy Parker'ın esprilerine
    gülebilseydim." diyoruz.
  • 17:32 - 17:36
    Ama ben size bu tür yerlerin var olduğunu
    söylemek için buradayım, hala varlar.
  • 17:36 - 17:41
    Internet'in, yaşlı adamların girmeye kork
    tuğu kuytu köşelerindeler.
  • 17:41 - 17:42
    (Kahkaha)
  • 17:42 - 17:49
    Ve ben gerçekten, gerçekten inanıyorum ki
    1960larda Agloe, New York'u icat edip,
  • 17:49 - 17:53
    Agloe'yu gerçeğe dönüştürdüğümüzde
    daha yeni başlıyorduk.
  • 17:53 - 17:54
    Teşekkürler.
  • 17:54 - 17:57
    (Alkış)
Title:
Bir ineğin her şeyi Internet'ten öğrenme rehberi
Speaker:
John Green
Description:

Bazılarımız en iyi sınıfta öğrenir, ve bazılarımız... eh, öğrenemez. Ama yine de öğrenmeyi, dünyayla ilgili yeni şeyler keşfetmeyi ve zihinlerimizi zorlamayı severiz. Sadece bunu yapmak için doğru bir yere, doğru bir öğrenme topluluğuna ihtiyacımız vardır. Bu cana yakın konuşmada, yazar John Green, online videolarda bulduğu öğrenim dünyasını paylaşıyor.

more » « less
Video Language:
English
Team:
closed TED
Project:
TEDTalks
Duration:
18:10

Turkish subtitles

Revisions