< Return to Video

Paranormale bilimsel bir yaklaşım

  • 0:01 - 0:05
    Sekiz yıl önce bana kötü
    bir ruh musallat olmuştu.
  • 0:08 - 0:10
    25 yaşımdaydım
  • 0:11 - 0:16
    ve Los Angeles'da birisinin evinin
    arkasındaki küçük bir evde yaşıyordum.
  • 0:16 - 0:20
    Bu misafir evi yıkık döküktü,
  • 0:20 - 0:23
    uzun zamandır bakım görmemişti.
  • 0:23 - 0:31
    Bir gece oturuyordum ve
    ürkütücü bir şeyler hissettim,
  • 0:31 - 0:34
    izleniyorum gibi bir histi.
  • 0:34 - 0:37
    Ancak iki köpeğim hariç kimse yoktu
  • 0:37 - 0:39
    ve onlar da ayaklarını çiğniyorlardı.
  • 0:39 - 0:43
    Etrafa baktım. Kimse yoktu.
  • 0:43 - 0:47
    Şöyle düşündüm, tamam,
    bu benim hayal gücüm.
  • 0:47 - 0:50
    Fakat bu his gittikçe kötü bir hâl aldı
  • 0:50 - 0:55
    ve göğsümde o baskıyı hissetmeye başladım,
  • 0:55 - 0:58
    kötü haber aldığınızda
    hissettiğiniz türden bir baskı.
  • 0:58 - 1:04
    Gittikçe aşağıya indi
    ve neredeyse bir ağrı yarattı.
  • 1:04 - 1:08
    Bu hafta süresince bu his
    gittikçe daha da kötü bir hâl aldı
  • 1:08 - 1:13
    ve küçük misafir evimde bir şeyler
    olduğuna ve bana musallat olduğuna
  • 1:13 - 1:16
    ikna olmaya başladım.
  • 1:18 - 1:21
    Sonra sesler duymaya başladım,
  • 1:21 - 1:27
    o ıslık gibi, yanımdan bir şey
    geçiyormuş gibi, "vınnn" sesi.
  • 1:28 - 1:33
    En iyi arkadaşım Claire'ı
    aradım ve şöyle dedim:
  • 1:34 - 1:37
    "Biliyorum bu sana çılgınca gelecek,
  • 1:37 - 1:39
    ama, şey ...
  • 1:39 - 1:44
    sanırım evimde bir ruh var
    ve benim ondan kurtulmam lazım."
  • 1:44 - 1:48
    O da --çok açık fikirlidir-- dedi ki:
  • 1:48 - 1:50
    "Çılgın olduğunu düşünmüyorum.
  • 1:50 - 1:54
    Sanırım yalnızca bir
    arınma ritüeli yapmalısın."
  • 1:54 - 1:55
    (Gülüşmeler)
  • 1:55 - 2:03
    "Biraz ada çayı al, onu yak
    ve ona gitmesini söyle."
  • 2:03 - 2:07
    Ben de "Tamam" dedim
    ve gidip ada çayı aldım.
  • 2:07 - 2:11
    Bunu daha önce hiç yapmamıştım,
    ada çayını yaktım, sonra salladım
  • 2:12 - 2:18
    ve dedim ki "Git buradan! Burası
    benim evim! Burada yaşıyorum.
  • 2:18 - 2:20
    Sen burada yaşamıyorsun!"
  • 2:21 - 2:24
    Fakat o his geçmedi. Hiçbir şey düzelmedi.
  • 2:24 - 2:26
    Ben de şöyle düşünmeye başladım,
  • 2:26 - 2:31
    tamam, muhtemelen bu şey
    şu anda bana gülüyor, çünkü gitmedi,
  • 2:31 - 2:35
    muhtemelen ben de onu
    gönderemeyen aciz, güçsüz
  • 2:35 - 2:37
    birisi gibi gözüküyorum.
  • 2:37 - 2:41
    Her gün eve giderdim
  • 2:41 - 2:46
    ve arkadaşlar, bu his gittikçe kötüleşti
    -- yani, şu an gülüyorum ama --
  • 2:46 - 2:50
    her gece yatağımda oturur, ağlardım.
  • 2:52 - 2:56
    Göğsümdeki his gittikçe
    daha da kötü bir hâl aldı.
  • 2:56 - 2:59
    Fiziksel olarak acı veriyordu.
  • 2:59 - 3:03
    Hatta bir psikiyatriste bile gittim
  • 3:03 - 3:06
    ve bana ilaç yazmasını
    sağlamaya çalıştım,
  • 3:06 - 3:10
    fakat yazmadı, çünkü şizofren değildim.
  • 3:10 - 3:12
    (Gülüşmeler)
  • 3:14 - 3:21
    Sonunda internete girdim
    ve Google'da "ruhları" aradım.
  • 3:21 - 3:24
    Hayalet avcıları forumuna denk geldim.
  • 3:24 - 3:28
    Fakat onlar özel bir tür
    hayalet avcılarıydı -- kuşkuculardı.
  • 3:28 - 3:33
    O zamana kadar inceledikleri
    her hayalet olayının bilim tarafından
  • 3:33 - 3:36
    açıklanmış olduğuna inanıyorlardı.
  • 3:36 - 3:40
    Şöyle tepki verdim, "Pekâlâ
    zeki çocuklar, bana olan şey şu
  • 3:40 - 3:44
    ve buna dair açıklamanız
    varsa, duymak isterim."
  • 3:44 - 3:47
    Bir tanesi de şöyle dedi, "Tamam.
  • 3:47 - 3:51
    Karbonmonoksit zehirlenmesini duydun mu?"
  • 3:53 - 4:01
    "Evet. Gaz zehirlenmesi gibi mi?" dedim.
  • 4:01 - 4:05
    Karbonmonoksit zehirlenmesi,
    evinizde bir gaz kaçağı varsa gerçekleşir.
  • 4:05 - 4:11
    Araştırdım ve karbonmonoksit
    zehirlenmesinin semptomları arasında
  • 4:11 - 4:14
    göğsünüzde bir baskı,
  • 4:14 - 4:19
    duyumsal sanrılar -- vınn --
  • 4:19 - 4:22
    ve tanımlanamaz bir korku hissi vardı.
  • 4:24 - 4:26
    O gece gaz şirketini aradım.
  • 4:26 - 4:30
    Dedim ki, "Acil bir durum
    var. Gelmeniz lazım.
  • 4:30 - 4:33
    Uzun uzun anlatmak
    istemiyorum ama gelmeniz lazım."
  • 4:33 - 4:35
    (Gülüşmeler)
  • 4:35 - 4:37
    Geldiler. Dedim ki,
    "Sanırım bir gaz kaçağı var."
  • 4:37 - 4:42
    Karbonmonoksit detektörünü
    getirdiler ve adam da dedi ki,
  • 4:42 - 4:45
    "Bizi bu gece aramanız çok iyi oldu,
  • 4:46 - 4:48
    çünkü yakında ölmüş olabilirdiniz."
  • 4:50 - 4:55
    Amerikalıların yüzde 37'si perili
    evlere inanır ve ben kaçının
  • 4:55 - 5:03
    öyle bir evde yaşadığını ve kaçının
    tehlike atlattığını merak ediyorum.
  • 5:05 - 5:10
    Bu hayalet hikâyesi de
    işime başlamamı sağladı.
  • 5:10 - 5:12
    Ben bir araştırmacıyım
    ve iki anlamda araştırmacıyım:
  • 5:12 - 5:14
    Hem araştırmacı gazeteciyim,
  • 5:14 - 5:19
    hem de paranormal
    ve ruhsal olayları araştırıyorum.
  • 5:19 - 5:21
    Bu birkaç anlama geliyor.
  • 5:21 - 5:25
    Bu bazen bir şeytan çıkarmaya
    ihtiyacım varmış gibi davrandığım
  • 5:25 - 5:29
    anlamına geliyor - evet doğru! -
    böylece bu işi yapan birisine gidebilir
  • 5:29 - 5:33
    ve insanları deli olduğuna inandırmak
    için numara yapıp yapmadığını
  • 5:33 - 5:36
    veya psikolojik oyunlar oynayıp
    oynamadığını görebilirdim.
  • 5:36 - 5:39
    Bu bazen, sunduğum
    bir yayında bahsedebileceğim
  • 5:39 - 5:43
    bir destekçi grubuna
    gizlice girdiğim anlamına geliyor.
  • 5:43 - 5:48
    Ve ortağım Ross ile birlikte,
    bunun gibi 70 araştırma yaptım.
  • 5:48 - 5:53
    Size 10'a 9 skorla bilimin
    kazandığını, günü kurtardığını,
  • 5:53 - 5:55
    açıkladığını söylemek isterdim.
  • 5:55 - 5:56
    Ama bu doğru değil.
  • 5:56 - 6:03
    Gerçek şu ki, bilim 10'da 10
    kazanıyor, günü kurtarıyor.
  • 6:03 - 6:06
    (Alkışlar)
  • 6:15 - 6:18
    Bu ise, gizem diye bir şey
    olmadığı anlamına gelmiyor.
  • 6:18 - 6:22
    Elbette gizemler vardır,
    fakat gizem yalnızca bir gizemdir.
  • 6:22 - 6:23
    Bir hayalet değildir.
  • 6:24 - 6:28
    Şimdi, iki tür doğrunun
    olduğuna inanıyorum
  • 6:28 - 6:33
    ve bu noktaya varmam biraz zaman aldı,
    fakat bence bu doğru, dinleyin.
  • 6:33 - 6:37
    Dışsal gerçek ve içsel
    gerçek olduğunu düşünüyorum.
  • 6:37 - 6:40
    Bana şöyle derseniz,
  • 6:40 - 6:43
    "İsa adında bir adam var
    ve bir zamanlar yaşadı,"
  • 6:43 - 6:45
    bu dışsal gerçektir, değil mi?
  • 6:45 - 6:47
    Gidip tarihsel bir kayda bakabiliriz.
  • 6:47 - 6:49
    Bunun doğru olup
    olmadığını saptayabiliriz.
  • 6:49 - 6:52
    Bana kalırsa, doğru gibi gözüküyor.
  • 6:52 - 6:58
    Eğer "İsa ölüleri diriltti"
    derseniz, -- aah, hileci.
  • 6:58 - 7:00
    (Gülüşmeler)
  • 7:00 - 7:07
    Bunun dışsal bir iddia
    olduğunu öne sürerim,
  • 7:07 - 7:09
    çünkü bedenen yükseldi ya da yükselmedi.
  • 7:09 - 7:12
    Yükselme meselesine girmeyeceğim,
  • 7:12 - 7:14
    fakat bunun dışsal bir iddia
    olduğunu söylerim.
  • 7:14 - 7:16
    Gerçekleşti veya gerçekleşmedi.
  • 7:16 - 7:20
    Fakat şöyle derseniz, "Dirilip
    dirilmemesiyle ilgilenmiyorum.
  • 7:20 - 7:22
    Bu sembolik olarak önemli
  • 7:22 - 7:26
    ve bu metafor bana
    çok anlamlı, amaçlı geliyor
  • 7:26 - 7:28
    ve seni ikna etmeye çalışmayacağım."
  • 7:28 - 7:31
    Şimdi bunu dışsaldan
    içsel gerçeğe çevirdiniz,
  • 7:31 - 7:32
    bilimden sanata.
  • 7:32 - 7:35
    Bu konuda net olmama, içsel
    gerçeklerimizi dışsal gerçekliğe taşıma
  • 7:35 - 7:39
    veya her ikisinde de
    adil olmama eğilimine sahibiz
  • 7:39 - 7:42
    ve insanlar bize içsel gerçeklerini
  • 7:42 - 7:44
    söyledikleri zaman da,
    onları dışsal gerçeklerle
  • 7:44 - 7:48
    savunma yapmaya
    teşvik etme eğilimine sahibiz.
  • 7:48 - 7:51
    Ben burada dışsal gerçeklerden,
    nesnel şeylerden bahsediyorum.
  • 7:51 - 7:57
    Benim perili evimde de
    nesnel bir gerçeklik var, değil mi?
  • 7:57 - 7:59
    Size gaz sızıntısını anlattım,
  • 7:59 - 8:01
    burada birisinin şöyle diyeceğini sanmam,
  • 8:01 - 8:03
    "Bence orada bir ruh da vardı" --
  • 8:03 - 8:04
    (Gülüşmeler)
  • 8:04 - 8:07
    Çünkü bilimsel açıklamalara
    ulaştığımız anda ruhları
  • 8:07 - 8:09
    bir kenara bırakmayı biliyoruz.
  • 8:09 - 8:13
    Açıklayamadığımız şeyler için
    geçici tedbir gibi şeyleri kullanıyoruz.
  • 8:13 - 8:15
    Onlara kanıtlardan ötürü inanmıyoruz,
  • 8:15 - 8:17
    kanıt eksikliğinden ötürü inanıyoruz.
  • 8:18 - 8:21
    Los Angeles'da Bağımsız Araştırma Grubu
  • 8:21 - 8:26
    veya BAG adında bir grup var,
    güzel şeyler yapıyorlar.
  • 8:27 - 8:29
    Bilimsel koşullar altında
  • 8:29 - 8:34
    paranormal bir kabiliyete
    sahip olduğunu gösterebilen
  • 8:34 - 8:36
    kişiye 10.000 dolar ödül verecekler.
  • 8:36 - 8:38
    Henüz kimse yapmadı,
  • 8:38 - 8:43
    fakat duru işitiye sahip olduğunu,
    yani normal ötesi sesleri duyabildiğini
  • 8:43 - 8:49
    veya zihin okuyabildiklerini
    iddia eden birkaç insan var.
  • 8:49 - 8:52
    Zihin okuyabildiğine inanan,
  • 8:52 - 8:55
    çok samimi bir kişi vardı.
  • 8:55 - 9:01
    Ona bir test yaptılar ve
    bu hep şu şekilde işliyor.
  • 9:01 - 9:03
    Grup diyor ki, "Tamam,
    bir protokolümüz var,
  • 9:03 - 9:05
    bunu bilimsel olarak
    kanıtlama yolumuz var.
  • 9:05 - 9:06
    Kabul ediyor musunuz?"
  • 9:06 - 9:08
    Kişi evet diyor. Sonra test ediyorlar.
  • 9:08 - 9:10
    İki tarafın da kabul etmesi önemli.
  • 9:10 - 9:13
    Onu test ettiler.
  • 9:13 - 9:15
    Dediler ki, "Biliyor musun?
  • 9:15 - 9:19
    Lisa'nın düşündüğü şeyi tahmin edemedin.
  • 9:19 - 9:21
    Şans eseri aynı şey çıktı.
  • 9:21 - 9:23
    Öyle bir gücün yokmuş gibi görünüyor."
  • 9:23 - 9:25
    Bu da onlara o kişiyle samimice
  • 9:25 - 9:30
    oturup çok zor bir tartışma
    yapma fırsatını verdi,
  • 9:30 - 9:32
    tartışma kısaca şöyleydi:
  • 9:32 - 9:37
    "Samimi olduğunu ve bunun
    ne olduğunu biliyoruz,
  • 9:37 - 9:39
    kafanın içinde sesler duyuyorsun."
  • 9:39 - 9:44
    Onun da çok zor bir
    karar vermesi gerekiyordu,
  • 9:44 - 9:50
    yardım alıp almayacağına dair,
    hayatını değiştirecek bir karar.
  • 9:50 - 9:55
    Aslında insanlara, önceden
    uhrevi açıklamalar olarak görünen
  • 9:55 - 10:00
    bu bağlantıları kurma
    konusunda yardımcı oluyoruz,
  • 10:00 - 10:05
    bu da bizi gerçekliğe çekiyor
    ve belki de yaşamımızı iyileştiriyor.
  • 10:06 - 10:12
    Ayrıca belki de bir gün
    gerçek olduğu ortaya çıkacaktır.
  • 10:13 - 10:15
    Belki de ruhların var olduğunu bulacağız,
  • 10:15 - 10:17
    vay canına, muhteşem olurdu!
  • 10:17 - 10:20
    Bu araştırmaları ne zaman yapsam
  • 10:20 - 10:24
    hâlâ heyecanlanıyorum ve 75 tane yaptım,
  • 10:24 - 10:28
    76. araştırmada yine, "İşte bu!"
    diyeceğime yemin edebilirim.
  • 10:28 - 10:29
    (Gülüşmeler)
  • 10:29 - 10:34
    Belki de sonsuz iyimserimdir, ama
    umarım bu umudumu hiç kaybetmem
  • 10:34 - 10:38
    ve insanlar, sizlerle dışsal
    inançlarını paylaştığında,
  • 10:38 - 10:40
    sizleri aynı tutumu
    sergilemeye davet ediyorum.
  • 10:40 - 10:43
    Test edilebilir iddialardan bahsederken,
  • 10:43 - 10:46
    onlara bu güzel soruları
    soracak kadar güvenin.
  • 10:46 - 10:49
    Onları, birlikte nasıl
    inceleyebileceğinizi düşünün ve görün,
  • 10:49 - 10:55
    çünkü bir fikre saygı duymadan da o fikre
    meydan okuyabileceğiniz fikri vardır,
  • 10:55 - 10:56
    ama bu doğru değil.
  • 10:56 - 10:59
    Kilidi salladığımızda,
    iddiayı test ettiğimizde
  • 10:59 - 11:03
    şöyle deriz, tamam, saygı
    duyuyorum, seni dinliyorum,
  • 11:03 - 11:05
    bunu seninle test edeceğim.
  • 11:05 - 11:08
    Birisine bir şeyler anlatırken
    hepimiz bunu yaşamışızdır
  • 11:08 - 11:11
    ve onlar da "Ah, gerçekten
    çok ilginç, evet" demiştir,
  • 11:11 - 11:13
    dinlenmediğini bilirsiniz.
  • 11:13 - 11:16
    Fakat birisi "Gerçekten mi? Ha.
  • 11:18 - 11:20
    Biraz eksik gibi geldi, ama dinliyorum"
  • 11:20 - 11:23
    dediğinde dinlendiğinizi,
    saygı duyulduğunuzu bilirsiniz.
  • 11:23 - 11:26
    Bu iddialara bu tür
    tutumlar sergilemeliyiz.
  • 11:26 - 11:29
    Bu, bir insanın söylediği
    şeyle ilgilendiğinizi gösterir.
  • 11:29 - 11:31
    Bu saygıdır.
  • 11:34 - 11:41
    Pekâlâ, çoğu araştırmaların sonu
    boşa çıktı, fakat bilim böyle işler.
  • 11:41 - 11:45
    Şu ana dek kanser için üretilen
    her tedavi başarıya ulaşmadı,
  • 11:45 - 11:48
    ama bakmayı bırakmıyoruz,
  • 11:48 - 11:49
    iki nedenden ötürü.
  • 11:49 - 11:52
    Birincisi, cevap önemlidir.
  • 11:52 - 11:56
    İster öbür dünyayı, ister paranormali
    veya kanser tedavisini ele alalım,
  • 11:56 - 11:58
    hep aynı soruya çıkarız:
  • 11:58 - 12:01
    Ne kadar süre burada kalacağız?
  • 12:02 - 12:07
    İkincisi, doğruyu aradığımız
    için, açık zihinli olmak
  • 12:07 - 12:14
    ve yanlışa hazır olmak, dünya
    görüşünüzü değiştirmek büyüleyicidir.
  • 12:14 - 12:18
    Ruh hikâyeleri beni
    hâlâ heyecanlandırıyor.
  • 12:18 - 12:21
    Hâlâ katıldığım her grubun
    haklı olabileceğini düşünüyorum
  • 12:21 - 12:23
    ve umarım bu umudu kaybetmem.
  • 12:23 - 12:25
    Bu umudu kaybetmeyelim,
  • 12:25 - 12:28
    çünkü dışarıda olup biteni araştırmak,
  • 12:28 - 12:30
    içeride ne olduğunu anlamamızı sağlar.
  • 12:31 - 12:37
    Ayrıca, lütfen evinize bir
    karbonmonoksit detektörü alın.
  • 12:38 - 12:39
    Teşekkürler.
  • 12:39 - 12:44
    (Alkışlar)
Title:
Paranormale bilimsel bir yaklaşım
Speaker:
Carrie Poppy
Description:

Carrie Poppy'e musallat olan şey neydi? Ruhlar mı yoksa daha kötüsü mü? Bu konuşmada araştırmacı gazeteci, arkadaşlarınızı uyarmak isteyeceğiniz kadar ürkütücü bir hisle karşı karşıya kaldığı deneyimini anlatıyor ve paranormal eylemlerle başa çıkarken bilime neden ihtiyacımız olduğunu açıklıyor.

more » « less
Video Language:
English
Team:
closed TED
Project:
TEDTalks
Duration:
13:37

Turkish subtitles

Revisions