Turkish subtitles

← Irksal ön yargı nasıl işler -- ve nasıl yok edilir

Get Embed Code
39 Languages

Showing Revision 9 created 06/25/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Birkaç yıl önce,
  2. O dönemde sadece
    5 yaşında olan oğlumla bir uçaktaydım.
  3. Oğlum annesiyle beraber
    bu uçakta olmaktan çok mutluydu.
  4. Etrafına bakıyor ve bir şeyleri
  5. ve insanları kontrol ediyordu.
  6. Bir adam gördü ve şöyle dedi,
  7. "Hey! Bu adam babama benziyor!"
  8. O adama baktım
  9. ve hiçbir şeyi eşime benzemiyordu,
  10. hem de hiçbir şeyi.
  11. Sonra uçakta etrafa bakmaya başladım
  12. ve bu adamın uçaktaki
    tek siyahi adam olduğunu fark ettim.
  13. Ve düşündüm,
  14. "Peki.
  15. tüm siyahi insanların
    birbirlerine benzemediğ konusunda
  16. oğlumla küçük bir konuşma yapacaktım.
  17. Oğlum kafasını kaldırdı
    ve bana dedi ki,
  18. "Umarım o uçağı soymaz."
  19. Ben de "Ne? Ne dedin sen? dedim.
  20. "Yani, umarım o adam uçağı soymaz." dedi.
  21. "Peki neden bunu söyledin?'' diye sordum,
  22. ''Baban bir uçağı soymazdı."
  23. "Evet, evet, evet, peki, biliyorum." dedi.
  24. "Peki neden böyle söyledin?" dedim.
  25. Ve gerçekten mutsuz yüzüyle
    bana doğru baktı
  26. ve şöyle dedi,
  27. "Neden böyle söylediğimi bilmiyorum.
  28. Neden böyle düşündüğümü bilmiyorum."
  29. Öylesine şiddetli
    ırkçı tabakalaşmayla yaşıyoruz ki

  30. beş yaşındaki bir çocuk bile
    bundan sonra ne olacağını söyleyebilir,
  31. şuça yatkın biri olmasa bile,
  32. apaçık bir nefret olmadan bile.
  33. Siyahlık ve suç arasındaki bu ilişki
  34. beş yaşındaki oğlumun aklına girdi.
  35. Bu ilişki tüm çocuklarımızın
    aklına girecek,
  36. hatta bizim bile.
  37. Zihinlerimiz dış dünyada görüğümüz
  38. ırksal farklılıklarla şekillenir.
  39. Anlatıcılar gördüğümüz farklılıkları
    anlamamıza yardımcı oluyor:
  40. "Bu insanlar suçlu."
  41. "Bu insanlar şiddet yanlısı."
  42. "Bu insanlardan korkulmalı."
  43. Araştırma takımım
    insanları laboratuvarımıza getirdiğinde

  44. onları yüzlere maruz bıraktılar.
  45. Siyah yüzlere maruz kalmak
    bulanık silah görsellerini
  46. çok daha net ve hızlı görmelerini sağladı.
  47. Ön yargılar sadece
    bizim ne gördüğümüzü değil,
  48. nereye baktığımızı da kontrol eder.
  49. İnsanları şiddet içeren suçu
    düşünmeye yönlendirmek
  50. doğruca gözlerini siyah bir yüze
    çevirmelerine sebep olabilir
  51. ve beyaz bir yüzden kaçırabilir.
  52. Polis memurlarını, zaptetmeye, ateş etmeye
  53. ve tutuklamaya düşünmeye yönlendirmek
  54. onların gözlerini de
    siyah yüze çevirmelerine sebep oluyor.
  55. Ön yargı, ceza adalet sistemimizin
    her yönüne bulaşabilir.

  56. Ölüm cezasına uygun
    sanıkların geniş bir veri kümesinde,
  57. daha siyah görünmenin
    ölüm cezası alma şansını
  58. kurbanların beyaz olduğundan daha fazla,
  59. iki katına çıkardığını bulduk.
  60. Bu etki çok önemli,
  61. biz suçun şiddetini
  62. ve sanığın çekiciliğini
    kontrol etsek bile.
  63. Ne için kontrol ettiğimiz önemli değil,
  64. siyahi insanların cezalandırılmasının
  65. fiziksel özelliklerinin
    siyahiliği ile orantılı olduğunu gördük:
  66. daha siyah,
  67. daha ölüme değerdir.
  68. Ön yargılar, öğretmenlerin öğrencileri
    nasıl cezalandırdığını da etkiler.

  69. Meslektaşlarım ve ben,
    öğretmenlerin tekrarlanan ihlallerde
  70. siyahi bir ortaokul öğrencisini,
  71. beyaz bir öğrenciden
  72. daha sert cezalandırma isteği
    belirttiğini gördük.
  73. Son zamanlardaki bir çalışmada
  74. öğretmenlerin siyahi öğrencilere
    bir grup gibi davranırken
  75. beyazlara birey olarak
    davrandıklarını görüyoruz.
  76. Örneğin siyahi bir öğrenci
    yaramazlık yaparsa
  77. ve sonra farklı bir siyahi öğrenci
    birkaç gün sonra yaramazlık yaparsa
  78. öğretmen ikinci siyahi öğrenciye
  79. sanki ikinci kez
    yaramazlık yapmış gibi karşılık verir.
  80. Bir çocuğun günahları
  81. diğerine yıkılmış gibidir.
  82. Dünyayı anlamak

  83. biraz kontrol ve anlam ifade etmek,
  84. sürekli bombardımana uğradığımız
    uyarıcılar için kategoriler yaratıyoruz.
  85. Sınıflandırma ve tohumladığı ön yargılar
  86. beynimizin daha hızlı ve etkili
    karar vermesine izin verir.
  87. bunu iç güdüsel olarak
  88. öngörülebilir görünen kalıplara
    dayanarak yapıyoruz.
  89. Fakat yarattığımız sınıflandırmalar
    hızlı kararlar vermemizi sağladığı gibi
  90. ön yargıları da güçlendirir.
  91. Yani dünyayı görmemizi sağlayan şeyler
  92. bizi kör de edebilir.
  93. Seçimlerimizi zahmetsiz
    ve ihtilafsiz bir hâle getiriyor.
  94. Yine de büyük bir bedeli oluyor.
  95. Peki ne yapabiliriz?

  96. Hepimiz ön yargılara karşı savunmasızız
  97. fakat her zaman ön yargılı davranamayız.
  98. Ön yargıları canlandırabilecek
    belirli koşullar olabilir
  99. ve onu azaltabilecek
    diğer koşullar da var.
  100. Bir örnek vereyim.

  101. Birçok insan
    Nextdoor teknoloji şirketine aşinadır.
  102. Tüm amaçları güçlü, sağlıklı
    ve güvenli mahalleler yaratmak.
  103. Böylelikle mahallelerin
    bilgi toplayabileceği
  104. ve paylaşabileceği
    bu çevrim içi alanı sunuyorlar.
  105. Fakat Nextdoor
    yakın zamanda ırksal profiller ile ilgili
  106. bir sorun yaşadıklarını fark etti.
  107. Normalde insanlar
    camlarından dışarıya bakarlar
  108. ve beyaz mahallelerinde
    siyahi bir adam görürler
  109. ve hemen o adamın
    iyi biri olmadığına karar verirler,
  110. cezai suç işlediğine dair
    bir kanıt olmasa bile.
  111. Birçok yönden
    çevrim içi nasıl davrandığımız
  112. gerçek dünyada nasıl
    davrandığımızın yansıması.
  113. Fakat yapmak istemediğimiz,
    ön yargıları parçalarına ayırmadan ziyade
  114. onları kuvvetlendiren ve
    ırksal farklılıkları derinleştiren
  115. kullanımı kolay bir sistem oluşturmak.
  116. Böylece Nextdoor'un kurucu ortağı
    ne yapılacağını belirlemek için

  117. benimle ve başkalarıyla iletişime geçti.
  118. Platformda ırksal profillemenin
    önüne geçilmesi için
  119. bir ihtilaf eklemeleri gerekiyordu.
  120. Böylece insanları yavaşlatacaklardı.
  121. Nextdoor'un bir seçim yapması gerekiyordu
  122. ve her tepkiye karşı
  123. ihtilaf eklemeye karar verdiler.
  124. Basit bir kontrol listesi
    ekleyerek bunu yaptılar.
  125. Bu listede üç madde vardı.
  126. Birincisi, kullanıcılardan duraklamalarını
  127. ve düşünmelerini istediler,
    "Bu insanı şüpheli yapan neydi?"
  128. "Siyahi adam" sınıflandırması
    şüphe kaynağı değildir.
  129. İkinci olarak, kullanıcılardan
    kişinin fiziksel özelliklerini
  130. sadece ırk ve cinsiyet olmadan
    tanımlamalarını istediler.
  131. Üçüncü olarak, Nextdoor birçok insanın
  132. ırksal profillemenin
    ne olduğunu bilmediğini
  133. ya da onunla ilgilenmediğini fark etti.
  134. Böylece Nexdoor onlara bir açıklama yaptı
  135. ve bunun kesinlikle
    yasak olduğunu söyledi.
  136. Birçoğunuz bu işaretleri havalimanlarında
  137. ve metro istasyonlarında görmüşsünüzdür.
    "Eğer bir şey görüyorsan söyle."
  138. Nexdoor bunu değiştirmeyi denedi.
  139. "Eğer şüpheli bir şey görürsen
  140. şüphesiz bir şey söyle."
  141. Ve bu stratejiyi kullanarak,
    insanları yavaşlatarak
  142. Nextdoor ırksal profillemeyi
    yüzde 75 oranında azaltmayı başardı.
  143. İnsanlar bana şunu söyleyecekler:

  144. "Sen her durumda
    ve her bağlamda ihtilal ekleyemezsin
  145. ve özellikle de her zaman
    anlık kararlar alan insanlar için."
  146. Fakat görünen o ki
    düşündüğümüzden daha fazlasına
  147. ihtilal ekleyebiliriz.
  148. Oaklan Polis Departmanı'nda
  149. California'da
  150. ben ve birlikte çalıştığım
    bazı meslektaşlarım
  151. ciddi suç işlemeyen insanların
  152. durdurulmalarını azaltmak için
    departmana yardımcı olduk.
  153. Ve bunu, memurları
  154. her çevirmeden önce ve sonra
    kendilerine soru sormaya iterek yaptık.
  155. "Bu çevirme istihbarat liderliğinde mi,
  156. evet ya da hayır?"
  157. Başka bir ifadeyle
  158. bu belirli kişiyi bir suçla bağlamak için
  159. öncelikli bir bilgim var mı?
  160. Bu soruyu,
  161. polislerin çevirme sırasındaki
    formlarına ekleyerek
  162. yavaşlarlar, duraklarlar, düşünürler.
  163. "Neden bu insanı
    kenara çektirmeyi düşünüyorum?"
  164. 2017'de istihbarat odaklı bu soruyu
    forma eklemeden önce

  165. memurlar şehir genelinde
    yaklaşık 32.000 çevirme yaptı.
  166. Sonraki yıl, bu soru da eklenerek
  167. çevirme sayısı 19.000'e düştü.
  168. Sadece Afrikan-Amerikalı
    çevirmeleri yüzde 43 oranında düştü.
  169. Ve daha az sayıda siyahi insanı durdurmak
    şehri daha tehlikeli hâle getirmedi.
  170. Aslında suç oranı da düşmeye devam etti
  171. ve şehir herkes için daha güvenli oldu.
  172. Yani gereksiz çevirmelerin
    sayısını azaltmak bir çözüm olabilir.

  173. Diğeri ise memurların yaptığı çevirmelerin
  174. kalitesini artırmak olabilir.
  175. Teknoloji burada bize yardım edebilir.
  176. Hepimiz George Floyd'un ölümünü biliyoruz
  177. çünkü yardım etmeye gelenler
  178. polisle olan bu korkunç, ölümcül
    karşılaşmayı telefonlarıyla kaydettiler.
  179. Fakat iyi bir şekilde kullanmadığımız
    her türlü teknolojiye de sahibiz.
  180. Ükenin her bir yanındaki
    polis departmanlarının
  181. artık vücuda giyilen
    kameralar takmaları gerekiyor,
  182. yani biz yalnızca
    şiddetli ve korkunç karşılaşmaların değil
  183. günlük etkileşimlerin de
    kayıtlarına sahibiz.
  184. Standford'daki
    disiplinler arası bir ekiple

  185. çok sayıdaki karşılaşmaları
    analiz etmek için
  186. makine öğrenme tekniklerini
    kullanmaya başladık.
  187. Bu, rutin trafik çevirmelerinde
    neler olduğunu daha iyi anlamak için.
  188. Bulduğumuz şey,
  189. polis memurları
    profesyonelce davransalar bile
  190. siyahi sürücülerle, beyaz sürücülerle
    olduğundan daha az saygılı konuşurlar.
  191. Aslında memurların
    tek başına kullandığı kelimelerden
  192. siyahi mi yoksa beyaz bir sürücüyle mi
    konuştuklarını tahmin edebiliriz.
  193. Problem, bu kameralardaki görüntülerin
    büyük çoğunluğunun

  194. polis departmanları tarafından
  195. dışarıda neler olduğunu anlamak için
  196. ya da eğitimlerde kullanılmaması.
  197. Bu bir utanç.
  198. Nasıl rutin bir çevirme
    ölümcül bir karşılaşmaya dönebilir?
  199. George Floyd'un olayında bu nasıl oldu?
  200. Diğerlerinde nasıl oldu?
  201. Büyük oğlum 16 yaşına geldiğinde,

  202. beyaz insanlar ona baktıklarında
  203. korku duyduklarını keşfetti.
  204. Asansörler en kötüsü, dedi.
  205. Bu kapılar kapandığında
  206. insanlar bu küçük alanda
  207. tehlikeyle ilişkilendirildiği öğretilen
    birisiyle kapana kısılıyorlar.
  208. Oğlum onların rahatsızlıklarını seziyor
  209. ve onları rahatlatmak için gülümsüyor,
  210. korkularını yatıştırmak için.
  211. Oğlum konuştuğunda
  212. vücutları rahatlıyor.
  213. Daha kolay nefes alıyorlar.
  214. Ses tonundan, diksiyonundan,
  215. kelime seçimlerinden zevk alıyorlar.
  216. Onlardan biri gibi görünüyor.
  217. Oğlumun babası gibi dışa dönük
    olduğunu düşünürdüm.
  218. Fakat o anda, o konuşmada,
  219. gülümsemesinin
    yabancılarla bağlantı kurmak istediğinin
  220. bir işaret olmadığını fark ettim.
  221. Bu, kendisini korumak için
    kullandığı bir tılsımdı
  222. ve binlerce kez asansöre binerek edindiği
    bir hayatta kalma becerisiydi.
  223. Ten renginin yarattığı
    ve hayatını tehlikeye atan gerilime
  224. uyum sağlamayı öğreniyordu
  225. Beynimizin ön yargılarla
    bağlandığını biliyoruz

  226. ve bu ön yargıları engellemenin bir yolu
    varsayımlarımızın kanıtlarını duraklatmak
  227. ve iyice düşünmek.
  228. O hâlde kendimize sormalıyız:
  229. Bir asansöre bindiğimizde
    hangi varsayımları bir araya getiriyoruz?
  230. Ya da bir uçakta?
  231. Kendimizi bilinçsiz ön yargılarımızdan
    nasıl haberdar ederiz?
  232. Bu varsayımları kim güvende tutar?
  233. Kim onları riske atar?
  234. Bu soruları sorana dek
  235. ve okullarımızın,
    mahkemelerimizin, polis departmanlarımızın
  236. ve her kurumun
    aynı şeyi yapmasında ısrar edene dek
  237. ön yargılarımızın
    bizi kör etmesine izin vereceğiz.
  238. Ve izin verdiğimiz sürece
  239. hiçbirimiz gerçekten güvende değiliz.
  240. Teşekkürler.