Turkish subtitles

← Şans hayatınızda nasıl bir rol oynuyor?

Get Embed Code
38 Languages

Showing Revision 14 created 09/21/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Herkese merhaba.
  2. Burada olmaktan ve sizinle
    konuşmaktan onur duyuyorum.
  3. Bugün size şans, adalet
  4. ve aralarındaki ilişkiden bahsedeceğim.
  5. Birkaç yıl önce,

  6. eski bir öğrencim kızı hakkında
    konuşmak için beni aradı.
  7. Kızı lise son sınıf öğrencisiymiş
  8. ve benim ders verdiğim
    Swarthmore Üniversitesine
  9. ciddi şekilde başvurmak istiyormuş.
  10. Kızının okula girip giremeyeceği
    hakkındaki düşüncelerimi öğrenmek istedi.
  11. Swarthmore, kazanması
    aşırı derecede zor bir okul.
  12. Bu yüzden "Bana ondan bahset." dedim.
  13. Kızından bahsetti,
  14. notlarının nasıl olduğunu,
    puan tablolarını
  15. müfredat dışında yaptığı
    aktiviteleri anlattı.
  16. Kızı kulağa bir süperstar,
    çok müthiş bir çocuk gibi geliyordu.
  17. "Kulağa çok güzel geliyor,
  18. tam da Swarthmore'un
    sahip olmak isteyeceği
  19. türden bir öğrenci gibi." dedim.
  20. O da "Peki bu, okulu kazanabilir mi
    demek oluyor?" dedi.
  21. Ben de "Hayır,
  22. Swarthmore'un sınıflarında iyi olan
    herkese yetecek kadar yer yok.
  23. Harvard'da, Yale'de, Princeton'da
    ya da Stanford'da yeteri kadar yer yok.
  24. Google'da, Amazon'da
    ya da Apple'da yeteri kadar yer yok.
  25. TED Konferansı'nda yeteri kadar yer yok.
  26. Aşırı miktarda iyi insan var
  27. ve bazıları başaramayacak." dedim.
  28. O da "Peki ne yapmamız gerekiyor?" dedi.
  29. "Bu çok güzel bir soru." dedim.
  30. Ne yapmamız gerekiyor?

  31. Yüksekokulların ve üniversitelerin
    ne yaptığını biliyorum.
  32. Adil olmak adına yaptıkları şey
  33. standartları yükseltmeye devam etmekti
  34. çünkü az nitelikli insanları kabul edip
    daha iyi nitelikteki insanları reddetmek
  35. adil görünmüyor
  36. bu yüzden standartları
    giderek yükseltiyorsunuz,
  37. ta ki yerleştirebileceğiniz sayıda insanı
  38. kabul edebileceğiniz
    bir çıtaya yükselene kadar.
  39. Bu da birçok insanın hakkaniyetin
    ve adaletin ne olduğu algısını bozuyor.

  40. Amerikan toplumundaki insanların,
  41. bir sürecin adil olduğuna ilişkin
    farklı düşünceleri var.
  42. Ama hemen hemen herkesin
    hemfikir olduğu bir şey var;
  43. o da dürüst bir sistemde,
    adil bir sistemde
  44. insanların hak ettikleri
    şeyleri elde ettikleri.
  45. Eski öğrencime dediğim şey,

  46. konu üniversiteye kabul edilme olduğunda
  47. insanların hak ettikleri şeyleri elde
    ettikleri düşüncesinin doğru olmadığı.
  48. Bazı insanlar hak ettiklerini alıyor
    bazıları da alamıyor
  49. ve durum bundan ibaret.
  50. Üniversitelerin yaptığı gibi
    gereklilikleri artırdığınızda

  51. aslında liseli çocuklar arasında
    çılgın bir rekabet yaratıyorsunuz.
  52. Çünkü iyi olmak yeterli değil,
  53. yeterince iyi olmak yeterli değil.
  54. Başvuran herkesten daha iyi olmalısınız.
  55. Bu durumun yaptığı şey
  56. ya da katkıda bulunduğu şey
  57. gençlerimizi ezip geçen bir tür
    anksiyete ve depresyon salgını.
  58. Bu tarz bir rekabetle
    bir nesli yok ediyoruz.
  59. Bunun hakkında düşünürken

  60. bu problemi düzeltmek için
    bir yol aklıma geldi.
  61. İşte yapabileceğimiz şeyler:
  62. İnsanlar üniversiteye başvurduğunda
  63. adayları başarılı olacak kadar iyi
    olanlar ve başarılı olacak kadar
  64. iyi olmayanlar olarak ayırıyoruz.
  65. Başarılı olacak kadar
    iyi olmayanları reddediyoruz
  66. ve sonra diğerlerinin adını
    bir şapkanın içine koyuyoruz.
  67. Şapkadan rastgele seçiyoruz
  68. ve onları kabul ediyoruz.
  69. Başka bir deyişle üniversiteye
    kabul etmeyi piyangoyla belirliyoruz.
  70. Belki de teknoloji şirketlerindeki
    iş tekliflerini de piyangoyla belirliyoruz
  71. ve -ağzınızdan yel alsın-
  72. belki TED'e konuşmak için
    kimin davet edileceği kararını bile
  73. piyangoyla belirliyoruz.
  74. Beni yanlış anlamayın,

  75. bunun gibi bir piyango
    adaletsizliği ortadan kaldırmayacak.
  76. Hak ettiklerini elde edemeyen
    birçok insan olacak
  77. ama en azından bu dürüst bir yöntem.
  78. Başka türlü davranmak yerine
    adaletsizliği olduğu gibi ortaya çıkarıyor
  79. ve liseli çocuklarımızın
    şu an altında yaşadığı
  80. inanılmaz baskı balonunu patlatıyor.
  81. Peki bu mükemmel biçimdeki makul öneri,

  82. eğer kendim söylersem,
  83. neden ciddi bir şekilde tartışılmıyor?
  84. Bence bunun sebebini biliyorum.
  85. Hayattaki önemli şeylerin şans eseri
    ya da tesadüfen olabileceği,
  86. hayatımızdaki önemli şeylerin
    kendi kontrolümüzde olmadığı
  87. düşüncesinden nefret
    etmemizden kaynaklanıyor.
  88. Bu düşünceden nefret ediyorum.
  89. İnsanların da bu düşünceden
    nefret etmesi şaşırtıcı değil
  90. ama basitçe gidişat bu şekilde.
  91. Öncelikle üniversiteye
    kabul edilmek zaten bir piyango.

  92. Sadece kabul prosedürü memurları
    öyle değilmiş gibi davranıyor.
  93. Bu yüzden bu konuda dürüst olalım.
  94. İkinci olarak,

  95. bence eğer bir piyango olduğu için
    bunu takdir etseydik
  96. neredeyse her birimizin hayatında
    olan şansın önemini
  97. kabul etmemizi sağlardı.
  98. Örnek olarak beni ele alalım.

  99. Neredeyse hayatımda ortaya
    çıkan en önemli olaylar,
  100. büyük bir ölçüde,
  101. şans sonucunda oldu.
  102. Ben 7. sınıftayken ailem
    New York'tan ayrıldı
  103. ve Westchester County'ye taşındı.
  104. Okulun başlangıç zamanında
  105. önce arkadaşım olan,
  106. sonra en yakın arkadaşım olan
  107. sonra kız arkadaşım olan
  108. ve sonra eşim olan güzel
    bir genç kızla tanıştım.
  109. Ne mutlu bize ki şu an 52 yıldır evliyiz.
  110. Bu olayla çok az alakam var.
    Sadece şanslı bir tesadüftü.
  111. Üniversiteye gittim

  112. ve ilk dönemimde
    psikolojiye giriş dersi aldım.
  113. Psikolojinin ne olduğunu bile bilmiyordum
  114. ama programıma uyduğu
    ve gereklilikleri karşıladığı için
  115. dersi aldım.
  116. Şans eseri, bu dersi
  117. süper star, efsane bir
    psikoloji öğretmeni veriyordu.
  118. Bunun sayesinde psikoloji öğrencisi oldum.
  119. Lisansüstü eğitime başladım,

  120. bitirmek üzereydim.
  121. Swarthmore'da ders veren bir arkadaşım
  122. artık öğretim üyesi olmak
    istemediğine karar verdi
  123. ve tıp fakültesine gitmek için
    Swarthmore'dan ayrıldı.
  124. Onun yaptığı iş için kadro açıldı,
  125. başvurdum ve işi aldım.
  126. O zamana kadar başvurduğum tek iş buydu.
  127. Kariyerimin şekillenmesinde
    büyük bir etkisi olan bir kurumda,
  128. Swartmore'da ders vererek
    45 yılımı geçirdim.
  129. Son bir örnek vereyim,

  130. New York'ta birkaç çalışmam
    hakkında konuşma yapıyordum
  131. ve dinleyicilerden biri
    konuşmamdan sonra yanıma geldi.
  132. Kendini tanıttı,
  133. "Benim ismim Chris,
  134. TED'de bir konuşma yapmak
    ister miydiniz?" diye sordu.
  135. "TED ne?" diye cevapladım.
  136. Bana anlattı
  137. ve TED o zamanlar şu an
    olduğu gibi bir şey değildi.
  138. Ama aradan geçen yıllar içinde
  139. TED'de yaptığım konuşmalar
    20 milyonu aşkın kişi tarafından izlendi.
  140. Sonuç olarak ben şanslı bir adamım.

  141. Evliliğim konusunda şanslıyım,
  142. eğitimim konusunda şanslıyım,
  143. kariyerim konusunda şanslıyım.
  144. TED gibi bir platformda
    söz sahibi olduğum için şanslıyım.
  145. Sahip olduğum başarıyı hak ettim mi?

  146. Tabii ki bu başarıyı hak ettim
  147. tıpkı sizin de
    başarılarınızı hak ettiğiniz gibi.
  148. Ama buna sahip olmayan birçok insan da
  149. bizimkiler gibi başarıları hak ediyor.
  150. Peki insanlar hak ettiklerini
    elde edebiliyor mu?

  151. Toplum adil mi?
  152. Tabii ki hayır.
  153. Çok çalışmak ve kurallara göre oynamak
    hiçbir şeyin garantisi değil.
  154. Bu tarz bir adaletsizliğin çaresizliğini
  155. ve şansın merkeziyetini takdir edersek
  156. kendimize pandeminin bu zamanında
  157. kahraman olarak övdüğümüz kişilere karşı
  158. nasıl sorumluluklarımız olduğunu,
  159. ailelerinin başına ciddi
    bir hastalık geldiğinde
  160. sağlıklarının yerinde olduğuna
    ve hayatlarının hastalıkla mücadelenin
  161. bedellerinden dolayı mahvolmadığına
    nasıl emin olabiliriz diye sorabiliriz.
  162. Mücadele eden, çok çalışan
  163. ve bizden daha az şanslı
    insanlara ne borçluyuz?
  164. Yaklaşık yarım asır önce,

  165. filozof John Rawls "Bir Adalet Teorisi"
    adında bir kitap yazdı
  166. ve o kitapta "cehalet örtüsü"
    adını verdiği bir kavram tanıttı.
  167. Sorduğu soru şuydu:
  168. "Eğer bir toplumda pozisyonunuzun
    ne olacağını bilmeseydiniz
  169. nasıl bir toplum yaratmak isterdiniz?"
  170. Önerdiği şey ise şuydu:
  171. Topluma en aşağıda mı
    yoksa en yukarıda mı
  172. katılacağımızı bilmediğimizde
  173. istediğimiz şey oldukça
    eşit bir toplum olur.
  174. Böylece şanssızlar bile
  175. düzgün, anlamlı ve tatmin edici
    bir hayat yaşayabilirler.
  176. Bu yüzden bütün şanslı, başarılı insanlar,
    bunu toplumunuza geri getirin

  177. ve başarıyı bizim kadar hak eden
    ama bizim kadar şanslı olmayan
  178. insanları onurlandırdığımızdan
    ve onlarla ilgilendiğimizden
  179. emin olmak için ne yapabiliyorsanız yapın.
  180. Teşekkür ederim.