YouTube

Teniu un compte YouTube?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtítols

← İş yerinde daha öne geçmenize yardım edecek kişi nasıl bulunur

Obtén el codi d'incrustació
27 llengües

Showing Revision 26 created Today by Cihan Ekmekçi.

  1. 1988'in ilkbaharıydı

  2. "işte buldum" anını yaşadığımda.
  3. İlk kez bir yuvarlak masa
    toplantısındaydım,
  4. bilmeyenler için yuvarlak masa,
  5. Wall Street'de analistinden, ortağına,
    müdür yardımcısından,
  6. genel müdürüne kadar herkesin
  7. yıl sonu değerlendirme sürecini
    anlatmak için kullandığı bir terimdi.
  8. Kapalı kapılar ardında bu konuların
    bir masanın, mesela yuvarlak bir masanın
  9. etrafında tartışıldığı bir süreçti.
  10. Ve herkes bir kategoriye konulurdu --
  11. en üst kova, ortanca kova, alt kova --
  12. ve daha sonra bu kovalardan
  13. her bir çalışan için prim hesaplanırdı.
  14. İlk kez böyle bir yerdeydim
    ve gözlem yaptıkça
  15. konuşmaların çıktılarını kaydetmekle
    sorumlu olan
  16. bir kişi olduğunu gördüm.
  17. Tüm adayların durumlarını ortaya
    sunmaktan sorumlu olan
  18. başkaları da vardı odada.
  19. Diğer davetlilerden de
    adayların durumları sunuldukça
  20. onları değerlendirmeleri beklenirdi.
  21. Benim için şunlar ilginçti:
  22. bu diğer kişiler, hakkında konuşulanlardan
    daha kıdemlerdi
  23. ve teorik olarak o adaylarla daha önceden
    etkileşimleri olmuştu.
  24. Burada ilk kez bulunduğumdan
    oldukça heyecanlıydım

  25. çünkü biliyordum ki kendi sürecim de bu
    şekilde ilerleyecekti
  26. ve benim primime de bu şekilde
    karar verilecekti.
  27. Bu yüzden nasıl
    işlediğini öğrenmek istedim,
  28. ama daha önemlisi
  29. işletme okulundan çıkarken konuştuğum
  30. her firmanın satmaya çalıştığı
    bu liyakat kavramını
  31. öğrenmek istiyordum.
  32. Bir firma ile her görüşmemde,
  33. "Kültürümüz, sürecimiz,
    bir meritokrasidir" derlerdi.
  34. Bu kurumda yükselmenin yolu
    zeki olmaktan,
  35. kafanı işine verip çok çok
    çalışmaktan geçer
  36. ve en tepeye çıkarsın.
  37. Yani burada bunun nasıl işlediğini
    görmem için bir fırsattı.
  38. Süreç başladığında,

  39. zabıt katibinin ilk kişinin adını
    söylediğini duydum.
  40. "Joe Smith."
  41. Joe'nun durumunu sunmadan sorumlu
    kişi tam olarak onu yaptı.
  42. Sunumun üç çeyreklik kısmı bittiğinde,
    birisi araya girdi ve
  43. "Bu çok iyi bir aday, olağanüstü,
  44. muhteşem analitik ve nicel
    yetenekleri var.
  45. Bu bir süperstar" dedi.
  46. Katip sonra,
  47. "Joe en üst kovaya girmeli
    gibi geliyor" dedi.
  48. İkinci kişi, Mary Smith.
  49. Sunumun ortalarına doğru,
    biri "Sağlam aday.
  50. Öyle çok özel bir yanı yok
    ama iyi bir çift el" dedi.
  51. Katip,
  52. "Görünüşe göre Mary,
    orta kovaya girmeli" dedi.
  53. Daha sonra biri, "Arnold Smith" dedi.
  54. Arnold'un durumunu anlatacak kişi
    başlayamadan,
  55. biri, "Felaket. Felaket.
    Bu çocuğun hiçbir fikri yok.
  56. Bir model yapamıyor" dedi.
  57. Durumu sunulmadan,
  58. katip,
  59. "Görünüşe göre Arnold,
    en alt kovaya girmeli" dedi.
  60. İşte o anda incilerimi kenetledim --

  61. (Kahkaha)

  62. "Benim için kim konuşacak?" dedim.

  63. Benim için kim konuşacak?
  64. İşte o anda anladım ki,
    tüm firmaların reklamını yaptığı
  65. meritokrasi fikri aslında tamamen
    bir efsaneden ibaret.
  66. Değerlendirme denkleminin içinde
    beşeri bir unsur olduğunda,
  67. yüzde 100 meritroktatik bir çevreye
    sahip olamazsınız,
  68. çünkü tanım olarak,
  69. bu olayı öznel yapıyor.
  70. O anda anladım ki kapalı kapılar
    ardında birileri
  71. benim lehime tartışmalı,
  72. durumumu öyle bir sunmalı ki
  73. masanın etrafındaki
    diğer karar vericiler
  74. benim için en iyi olacak cevabı versinler.
  75. Bu gerçekten ilginç bir ders oldu

  76. ve kendime "Peki, bu kişi kim?
  77. Bu kişiye ne dersin?" dedim.
  78. O zamanki popüler iş terimlerini
    düşündükçe,
  79. dedim ki vay canına, bu kişi
    mentor olamaz
  80. çünkü mentorun görevi
    size özgü tavsiyeler vermektir,
  81. sadece size ve sizin kariyer
    isteklerinize özgü.
  82. Hiçbir kısıtlama olmadan,
    iyiyi, kötüyü ve çirkini
  83. size söyleyenlerdir.
  84. Kişi bir şampiyon
    ya da savunucu olamasın
  85. çünkü başkasının şampiyon
    olması için herhangi bir
  86. akçe harcamanıza gerek yoktur.
  87. Eğer bir savunansanız, kapalı kapılar
    ardındaki odaya
  88. davet edilmek zorunda değilsiniz.
  89. Bu kişiye ne denmesi gerektiğinin farkına

  90. bundan yaklaşık iki yıl sonra vardım.
  91. Michigan Üniversitesi'nde
  92. MBA adaylarına
  93. Wall Street'teki 3 kısa yılımın ardından
  94. ne dersler çıkardığımı anlatıyordum
  95. ve o esnada kafama dank etti.
  96. Dedim ki "Bu insan,
    senin çıkarlarını kollayan
  97. ya da senin kağıdını odada taşıyan
  98. bu kişi senin için
  99. değerli politik ve
    sosyal kapitalini harcıyor,
  100. bu kişi senin için
    masaya yumruğunu vuracak,
  101. bu bir destekçidir.
  102. Bu bir destekçidir."
  103. Sonra kendime dedim ki,

  104. "Peki bir destekçi nasıl edinebilirim?
  105. Açıkçası neden ihtiyaç duyayım?"
  106. Bir destekçiye ihtiyacın var
  107. çünkü görebileceğiniz gibi,
  108. ister akademide, ister sağlıkta,
  109. ister finansal hizmetlerde olsun
  110. insan öğesinin olmadığı bir
    değerlendirme süreci düşünemiyorum.
  111. Yani bu demek oluyor ki işin içinde
    öznellik var.
  112. Durumunuzu sunan kişide bir öznellik var.
  113. Nesnel bir verin olsa da
  114. bunu nasıl söylediklerinde,
  115. nasıl yorumladıklarında bir öznellik var.
  116. Sonucu etkilemek için söyleyeceklerini
  117. nasıl söylediklerinde öznellik var.
  118. Bu nedenle kapalı kapılar ardında
    konuşan kişinin
  119. -destekçinizin-
  120. menfaatlerinizi korumayı
    kalpten istediğinden
  121. ve sizin için her ne olursa olsun
    elde etmeye gücü olduğundan
  122. emin olmanız gerekir.
  123. Bana sürekli soruluyor;

  124. "Böyle bir destekçi nasıl kazanırız?"
  125. Yani açıkçası, işin nirvanası
    birisinin sizi görüp
  126. "Bunu senin için gerçekleştireceğim,
    başarılı olacağından da
  127. emin olacağım" demesidir.
  128. Ama bu odadaki birçoğumuz için
    işlerin böyle gerçekleşmediğini biliyoruz.
  129. O zaman bana sizi bu geçer akçe
    kavramıyla tanıştırmama ve

  130. destekçi edinmenizi nasıl etkileyeceğini
    anlatmama izin verin.
  131. Herhangi bir çevrede iki tür
    geçer akçe vardır:
  132. performans ve ilişkiler.
  133. Performans akçesi
  134. sizden istenileni ve biraz daha
  135. fazlasını verdiğinizde oluşur.
  136. Bir görevde insanların beklentilerinin
    üzerinde bir çıktı verdiğiniz
  137. her seferinde performans
    akçesi yaratırsınız.
  138. Tıpkı borsa gibi işler.
  139. Bir firma
  140. hisse başına 25 cente söz verip
  141. gerçekte hisse başına 40 cent verirse
  142. hisse değeri artar ve sizin de artar.
  143. Performans akçesi üç nedenden
    ötürü değerlidir.
  144. Birincisi, fark edilmenizi sağlar.
  145. Sizin için bir itibar yaratır.
  146. İkincisi, maaş almanızı ve kariyerinizin
    daha başlarında
  147. ve herhangi bir çevrede erkenden
  148. terfi etmenizi sağlar.
  149. Üçüncüsü, bir destekçinin
    ilgisini çekmeyi başarabilir.
  150. Neden? Çünkü güçlü performans akçesi
  151. çevrenizdeki görünürlüğünüzü arttırır
    ve daha önce dediğim gibi
  152. bu sayede bir destekçi size ilgi
    duyabilir.
  153. Neden? Çünkü herkes starları sever.
  154. Ama şayet kendinizi destekçi bulamadığınız
  155. bir durumda bulursanız,
  156. işte size güzel haber.
  157. Unutmayın ki gücünüzü kullanıp
    isteyebilirsiniz.
  158. Ama bir diğer geçer akçe daha var ki
    şimdi en önemlisi.

  159. O ilişki akçesidir.
  160. İlişki akçesi,
  161. çevrenizdeki insanlara yaptığınız
    yatırımlarla yaratılır,
  162. çevrenizdeki insanlara yaptığınız
    yatırımlarla.
  163. Şayet onlarla hiçbir etkileşimde
    bulunmamışsanız,
  164. kimseden zorluklarla elde ettikleri
    kişisel etki akçesinizi
  165. sizin için kullanmasını isteyemezsiniz.
  166. Bu kesinlikle gerçekleşmez.
  167. O yüzden zamanınızı çevrenizdeki
    insanlarla ilişki kurmaya,
  168. girişken olmaya ve onları
    tanımaya ayırmalısınız
  169. daha da önemlisi sizi tanımalarına
    fırsat vermelisiniz.
  170. Çünkü ancak sizi tanıdıktan sonra
  171. onlara yaklaşıp
  172. destekçiniz olmalarını istediğinizde
  173. alacağınız cevabın olumlu olma
    olasılığı daha yüksek olur.
  174. Şimdi bir haminiz olması gerektiğine
    siz de inanıyorsanız,

  175. bu hamiyi nasıl belirleyeceğimiz
    hakkında konuşalım.
  176. Yani bir destekçi arıyorsanız,
  177. üç temel özelliğe sahip olmaları gerekir.
  178. Birincisi, kararların verildiği masada
    yerlerinin olması gerekir.
  179. Kapalı kapılar ardında
    güvenilirliğe sahip olmaları için
  180. sizin işinize maruz kalmış
    olmaları gerekir
  181. ve biraz enerjileri
    olması gerekir,
  182. veya farklı şekilde söyleyeyim,
    biraz güçleri olsa iyi olur.
  183. Bu üç şeye sahip olmaları gerçekten
    çok önemlidir.
  184. O kişiyi belirledikten sonra,

  185. nasıl teklif edersiniz?
  186. Metin şu şekilde ilerler.
  187. "Jim, bu yıl terfi alma konusunda
    oldukça istekliyim.
  188. Çok iyi bir yıl geçirdim
  189. ve bu kuruma değerimi ya da bu terfiye
    hazır olduğumu
  190. gösterebileceğim başka bir şeyim kalmadı,
  191. ama biliyorum ki kapalı kapılar ardında
  192. beni savunup, masaya yumruğunu
    vurabilecek biri gerekli.
  193. Beni biliyorsun, işimi biliyorsun,
    müşterilerin geri dönüşlerini biliyorsun
  194. ve umarım ki benim adıma beni savunmak
    konusunda sorun yaşamazsın."
  195. Eğer Jim sizi tanıyorsa,
  196. herhangi bir ilişkiniz varsa,
  197. cevabı büyük ihtimalle evet olacaktır
  198. ve eğer evet derse de
  199. sizin için çaba gösterecektir.
  200. Ama bir ihtimal Jim hayır diyebilir

  201. şayet hayır derse, fikrimce,
  202. üç nedenden dolayı size
    hayır demiştir.
  203. İlki, sizin işinize kapalı kapılar ardında
    gerçekten kendine güvenebileceği,
  204. sizin yerinize etkili ve verimli
    olabileceği seviyede
  205. maruz kalmamıştır.
  206. Size hayır demesinin ikinci nedeni
  207. siz onun bu işi kotaracak enerjisi
    olduğunu düşünürken,
  208. onun bunun için gücü olmadığını bilmesi
  209. ve bunu size itiraf etmeyecek olmasıdır.
  210. (Kahkaha)

  211. Size hayır demesinin üçüncü nedeni,

  212. sizi sevmemesidir.
  213. Sizi sevmemesidir.
  214. (Kahkaha)

  215. Bu da olası bir şeydir.

  216. Ama bu bile sizin için
    değerli bir bilgidir.
  217. Bir sonraki destekçi görüşmesinde
  218. daha etkili olmanıza yardımcı olacak
    bir bilgidir.
  219. Size bir destekçinizin olmasının ne
    kadar önemli olduğunu anlatamam.

  220. Kariyerinizdeki en önemli ilişkidir.
  221. Bir mentora sahip olmak açıkçası iyidir,
  222. ama mentorunuz olmadan da kariyerinizde
    uzun süre ayakta kalabilirsiniz
  223. ama destekçiniz yoksa hiçbir kurumda
    yükselmeniz mümkün değildir.
  224. Kendinize düzenli olarak şunu sormanız
    çok önemlidir
  225. "Benim kağıdımı odada kim taşıyor?
  226. Benim kağıdımı odada kim taşıyor?"
  227. Odada kağıdınızı kimin taşıdığı
    sorusuna cevap veremiyorsanız,
  228. iş yapmak için harcadığınız enerjinin
    bir kısmını
  229. hami ilişkisi kurmaya aktarmanızı söylerim
  230. çünkü başarınız için bu çok önemlidir.
  231. Konuşmamı bitirirken odadaki
    müstakbel destekçilere

  232. bir şeyler söylememe izin verin.
  233. Odaya davet edildiyseniz,
  234. o masada bir yeriniz olduğunu bilin
  235. ve o masada bir yeriniz varsa
  236. konuşma sorumluluğunuz da vardır.
  237. İnsanların ne söyleyeceğini ya da
    sadece size benziyor diye
  238. destekçi olduğunuzu düşüneceklerini
    kafaya takarak,
  239. enerjiinizi boşa harcamayın.
  240. Eğer biri sizin akçenize değerse,
  241. o akçeyi harcayın.
  242. Wall Street'te geçirdiğim onlarca
    yılda bir şey öğrendim ki;
  243. gücünüzü arttırmanın yolu
    onu dağıtmaktır
  244. ve sesiniz de işin kalbindedir.
  245. (Alkış)

  246. Sesiniz gücünüzün kalbindedir.

  247. Onu kullanın.
  248. Çok teşekkür ederim.

  249. (Alkış)