< Return to Video

Sam Harris: Bilim ahlaki soruları yanıtlayabilir.

  • 0:00 - 0:03
    Bugün size ilim ve insani değerler
  • 0:03 - 0:07
    arasındaki ilişkiden bahsetmek istiyorum.
  • 0:07 - 0:09
    Şimdi, genelde düşünülen şudur:
  • 0:09 - 0:11
    ahlaki konularla
  • 0:11 - 0:13
    neyin iyi veya kötü ya da neyin doğru veya yanlış
  • 0:13 - 0:16
    olduğuna ilişkin konularda, bilimin bir hükmü yoktur.
  • 0:16 - 0:19
    Bilimin, bizim değer verdiğimiz şeyleri
  • 0:19 - 0:21
    elde etmeye yaradığı düşünülür,
  • 0:21 - 0:24
    ama bizim neye değer vereceğimizi söyleyemez.
  • 0:24 - 0:26
    Bu nedenle çoğu insan -- sanıyorum ki buradaki çoğu insan --
  • 0:26 - 0:29
    insan hayatındaki en önemli sorular olan
  • 0:29 - 0:32
    "Ne yaşamaya değer?"
  • 0:32 - 0:34
    "Ne ölmeye değer?"
  • 0:34 - 0:36
    "İyi bir hayat nelerden oluşur?"
  • 0:36 - 0:38
    gibi sorulara bilimin yanıt veremeyeceğini düşünür.
  • 0:38 - 0:40
    Bu nedenle burada size
  • 0:40 - 0:42
    bunun bir yanılsama olduğunda bahsedeceğim
  • 0:42 - 0:44
    -- bilim ve insani değerler arasındaki ayrım bir yanılsamadan ibarettir.--
  • 0:44 - 0:47
    Ve bu ayrım, insanlık tarihinde içinde bulunduğumuz
  • 0:47 - 0:49
    bu noktada oldukça tehlikeli bir ayrım.
  • 0:49 - 0:51
    Şimdi, genelde bilimin bize insani
  • 0:51 - 0:54
    değerler ve ahlak hakkında bir temel sağlayamayacağı söylenir
  • 0:54 - 0:57
    çünkü bilim gerçeklerle ilgilenir.
  • 0:57 - 1:01
    Ve gerçeklerle değerler farklı iki aleme ait gibi görünürler.
  • 1:01 - 1:04
    Genelde dünyanın içinde bulunduğu bir anda
  • 1:04 - 1:06
    aslında nasıl olması gerektiğini anlatan
  • 1:06 - 1:10
    bir tanımın olmadığı düşünülür.
  • 1:10 - 1:12
    Ancak bence bu oldukça ve açıkça yanlış.
  • 1:12 - 1:16
    Değerler bir çeşit gerçekliktir.
  • 1:16 - 1:20
    Bilinçli yaratıkların sağlıkları ile ilgili gerçeklerdir.
  • 1:20 - 1:24
    Neden kayalara karşı etik yükümlülükler hissetmiyoruz?
  • 1:24 - 1:27
    Kayalara neden merhamet duymuyoruz?
  • 1:27 - 1:29
    Çünkü kayaların acı çekmediğini düşünüyoruz. Ve eğer
  • 1:29 - 1:31
    akrabamız olan primatlara, böceklerden daha
  • 1:31 - 1:34
    fazla özen gösteriyorsak, bunun nedeni onların
  • 1:34 - 1:36
    daha büyük bir potansiyel mutluluk ve acı
  • 1:36 - 1:39
    yelpazesine sahip olduklarını düşünüyor olmamız.
  • 1:39 - 1:42
    Şimdi kritik olan şey bu iddianın
  • 1:42 - 1:44
    gerçeklere ilişkin olduğunun farkına varmak.
  • 1:44 - 1:46
    Bu hakkında doğru veya yanlış düşünebileceğimiz bir şey değil.
  • 1:46 - 1:49
    Ve eğer biyolojik karmaşıklık ve olası deneyimlerimiz
  • 1:49 - 1:52
    arasındaki ilişkiyi yanlış yorumladıysak
  • 1:52 - 1:55
    aslında böceklerin iç dünyası hakkında da yanılmış olabiliriz.
  • 1:55 - 1:59
    Ve gördüğüm kadarı ile
  • 1:59 - 2:01
    insani ahlak kurallarının
  • 2:01 - 2:04
    ve değerlerin bir noktada
  • 2:04 - 2:06
    bilinçli deneyimlere ve
  • 2:06 - 2:09
    olası değişikliklere indirgendiği bir
  • 2:09 - 2:11
    versiyonu da yok.
  • 2:11 - 2:14
    Değerlerinizi dinden alıyor olsanız da,
  • 2:14 - 2:16
    iyi ve kötü kavramlarının ölümden sonraki
  • 2:16 - 2:18
    yaşam ile bağlantılı olduğunu,
  • 2:18 - 2:21
    bunların Tanrıyla birlikte sonsuz bir mutluluk hali veya
  • 2:21 - 2:23
    cehennemde ebedi azaba neden olduğunu düşünseniz de
  • 2:23 - 2:27
    bilinç ve uğradığı değişikliklerle ilgileniyorsunuz.
  • 2:27 - 2:30
    Ve bu değişikliklerin ölümden sonra da devam edeceğini
  • 2:30 - 2:32
    söylemek hakiki bir iddia
  • 2:32 - 2:35
    elbette gerçek olabilir, ama olmayabilir de
  • 2:35 - 2:38
    Şimdi, bu hayata ilişkin, insanlara ilişkin
  • 2:38 - 2:40
    mutluluklar üzerinde konuşalım,
  • 2:40 - 2:43
    Bu kavramın iki uca uzandığını biliyoruz.
  • 2:43 - 2:46
    Olabilecek her şeyin ters gittiği,
  • 2:46 - 2:48
    annelerin çocuklarını besleyemedikleri
  • 2:48 - 2:51
    birbirini tanımayan insanların barışçıl şekilde bir arada olamadığı
  • 2:51 - 2:55
    insanların ayırdetmeden öldürüldüğü bir bir durumda
  • 2:55 - 2:58
    yaşamanın mümkün olduğunu biliyoruz.
  • 2:58 - 3:01
    Bu durumun diğer ucunda çok daha iyi, sakin huzurlu
  • 3:01 - 3:03
    ve mutlu bir durum yer alıyor,
  • 3:03 - 3:08
    böyle bir konferasnın olası olduğu bir yer.
  • 3:08 - 3:11
    Evet, biliyoruz; biliyoruz ki
  • 3:11 - 3:13
    bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan
  • 3:13 - 3:15
    doğru ve yanlış cevaplar mevcut.
  • 3:15 - 3:21
    Su kaynağına kolera mikrobu karıştırmak iyi bir fikir mi sizce?
  • 3:21 - 3:23
    Büyük ihtimalle değil.
  • 3:23 - 3:26
    Herkesin nazara inanması ve başlarına kötü bir şey gelince
  • 3:26 - 3:28
    hemen bunu komşularından bilmesi
  • 3:28 - 3:32
    iyi bir fikir mi? Büyük ihtimalle değil.
  • 3:32 - 3:34
    Biz anlasak da anlamasak da
  • 3:34 - 3:37
    insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan
  • 3:37 - 3:39
    evrensel gerçekler mevcut.
  • 3:39 - 3:42
    Ahkali değerler de bu gerçeklerle bağlantılı.
  • 3:42 - 3:46
    yani aslında değerlerden bahsederken bu gerçeklerden bahsediyoruz.
  • 3:46 - 3:49
    Şu an, dünya üzerindeki durumumuzu pek çok açıdan görmek mümkün.
  • 3:49 - 3:51
    Genom açısından
  • 3:51 - 3:53
    veya ekonomik sistemler ve politik
  • 3:53 - 3:55
    anlaşmalar açısından görmek.
  • 3:55 - 3:57
    Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek
  • 3:57 - 4:00
    insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.
  • 4:00 - 4:03
    Çünkü biliyoruz ki, dünya ve içindeki kendi varlığımıza ilişkin deneyimleri
  • 4:03 - 4:06
    ancak beyin ile kavrayabiliruz.
  • 4:06 - 4:08
    Ölümden sonra ne olursa olsun,
  • 4:08 - 4:13
    Bir intihar komandosu öldükten sonra 72 bakireye kavuşuyor olsa bile,
  • 4:13 - 4:16
    bu yaşantısında, kişiliği
  • 4:16 - 4:18
    aslında oldukça talihsiz olan kişiliği
  • 4:18 - 4:21
    beyninin bir ürünü.
  • 4:21 - 4:24
    Kültürün etkisine gelince,
  • 4:24 - 4:26
    eğer kültür bizi değiştiriyor ise, ki değiştiriyor
  • 4:26 - 4:28
    bunu beyinlerimizi değiştirerek yapıyor.
  • 4:28 - 4:31
    Bu nedenle insan refahı ile ilgili olan
  • 4:31 - 4:33
    her kültürel değişim
  • 4:33 - 4:35
    en azından prensip olarak
  • 4:35 - 4:38
    nöroloji, psikoloji gibi yerleşik bilim dalları
  • 4:38 - 4:41
    aracılığı ile anlaşılabilir.
  • 4:41 - 4:43
    Benim görüşüm şu ki
  • 4:43 - 4:45
    değerler, gerçeklere
  • 4:45 - 4:47
    bilinçli varlıkların bilinçli deneyimlerimden kaynaklanan
  • 4:47 - 4:50
    gerçeklere indirgenmiş durumdadır.
  • 4:50 - 4:53
    Bu nedenle bizler, bu yaratıkların
  • 4:53 - 4:56
    deneyimlerindeki değişiklikleri gösteren bir mekan hayal edebiliriz.
  • 4:56 - 4:58
    Ben bunu bir nevi ahkali manzara olarak hayal ediyorum
  • 4:58 - 5:00
    içinde bilinçli varlıkların bireysel ve toplumsal
  • 5:00 - 5:03
    refah farklılıklarına denk gelen tepeler
  • 5:03 - 5:05
    ve vadiler mevcut.
  • 5:05 - 5:07
    Dikkatimizi çekmesi gereken bir başka konu ise
  • 5:07 - 5:09
    belki de insan refahı içinde hiç ulaşmadığımız
  • 5:09 - 5:12
    belki az sayıda insanın ulaştığı bir durum mevcut.
  • 5:12 - 5:14
    Ve bu durum bizim onu keşfetmemizi bekliyor.
  • 5:14 - 5:16
    Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde
  • 5:16 - 5:18
    mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.
  • 5:18 - 5:20
    Belki de zihnimizin yapısı nedeniyle ulaşamadığımız
  • 5:20 - 5:23
    bazı durumlar da var, ama belki
  • 5:23 - 5:27
    başka zihinler bu durumlara erişebiliyorlar.
  • 5:27 - 5:29
    İzin verirseniz ben anlatmaya çalışmadığımı biraz daha açıklayayım
  • 5:29 - 5:34
    bilimin bu alanı mutlaka ortaya çıkaracağını söylemiyorum
  • 5:34 - 5:36
    ya da olası her tür ahlaki soruya
  • 5:36 - 5:38
    bilimsel bir cevap verebiliriz de demiyorum.
  • 5:38 - 5:40
    Mesela günün birinde bir süper bilgisayarın ikinci çocuğunuzu yapmalı mıyız
  • 5:40 - 5:44
    ya da İran'daki nükleer enerji merkezlerini bombalalı mıyız
  • 5:44 - 5:48
    ya da TED konferans masraflarını şirkete masraf olarak yazabilir miyiz
  • 5:48 - 5:52
    sorularını yanıtlayabileceğini sanmıyorum.
  • 5:52 - 5:54
    (Gülüşmeler)
  • 5:54 - 5:56
    Ancak bir soru eğer bütün insanlığın refahını ilgilendiriyorsa
  • 5:56 - 5:59
    o zaman bize cevap verebilir, biz bulsak da bulmasak da.
  • 5:59 - 6:01
    Ve bunu söylediğimizde
  • 6:01 - 6:03
    insanların nasıl refah içinde yaşayacağı sorusuna ilişkin
  • 6:03 - 6:05
    doğru ve yanlış cevaplar olduğunu kabul ettiğimizde
  • 6:05 - 6:07
    ahlaki değerlerden bahsetme şeklimizi
  • 6:07 - 6:09
    ve insanların gelecekteki işbirliklerine ilişkin
  • 6:09 - 6:13
    beklentilerimizi değiştireceğiz.
  • 6:13 - 6:17
    Mesela, ülkemizde 21 eyalette
  • 6:17 - 6:20
    sınıftaki öğrencileri döverek cezalandırmak yasal.
  • 6:20 - 6:26
    Bir öğretmenin sınıftaki çocuğu tahta bir çubukla sıkıca dövmesi
  • 6:26 - 6:30
    ve cildini zedeleyerek çürütmesi ve su toplatması yasal.
  • 6:30 - 6:32
    Ve her yıl binlerce çocuk
  • 6:32 - 6:34
    bu muameleye maruz kalıyor.
  • 6:34 - 6:39
    Bu entellektüel eyaletlerin yeri sanırım sizi şaşırtmayacaktır.
  • 6:39 - 6:42
    Connecticut'tan bahsetmiyorum,
  • 6:42 - 6:46
    Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.
  • 6:46 - 6:48
    Evrenin yaratıcı bizzat dedi ki
  • 6:48 - 6:50
    "çocuğunu terbiye etmekten geri kalma
  • 6:50 - 6:52
    onu değnekle dövsen de ölmez."
  • 6:52 - 6:57
    Bu sanırım Incil'deki Özdeyişler bölümü, bölüm 13,20 ve sanırım 23.
  • 6:57 - 6:59
    Ama biz bariz olan soruyu sorabiliriz, değil mi?
  • 6:59 - 7:03
    Çocukları duygusal gelişimlerinin sağlıklı
  • 7:03 - 7:06
    olması ve terbiyeli olmaları için
  • 7:06 - 7:09
    bedensel şiddete ve toplumsal aşağılamaya
  • 7:09 - 7:11
    maruz bırakmak genel olarak iyi bir fikir mi
  • 7:11 - 7:13
    sizce?
  • 7:13 - 7:14
    (Gülüşme)
  • 7:14 - 7:18
    Bu sorunun bir yanıtı olduğu
  • 7:18 - 7:20
    ve bu yanıtın önemli olduğu konusunda
  • 7:20 - 7:23
    şüphesi olan var mı?
  • 7:23 - 7:25
    Şimdi pek çoğunuz refah kavramının
  • 7:25 - 7:28
    aslında iyi tanımlanmadığını ve sürekli olarak
  • 7:28 - 7:31
    yeniden tanımlanması gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz.
  • 7:31 - 7:33
    Eğer öylese, refah hakkında
  • 7:33 - 7:36
    nasıl objektif bir fikrimiz olabilir?
  • 7:36 - 7:39
    Benzetme olması için fiziksel sağlığı ele alalım.
  • 7:39 - 7:42
    Fiziksel sağlık tanımı yeterli değil ve
  • 7:42 - 7:45
    Michael Specter'den biraz önce dinledik, yıllar içinde değişiyor.
  • 7:45 - 7:47
    Bu heykel yontulduğunda
  • 7:47 - 7:50
    ortalama yaşam beklentisi 30 yaş civarındaydı.
  • 7:50 - 7:53
    Şimdi ise gelişmiş ülkelerde 80 civarı.
  • 7:53 - 7:56
    Gelecekte genomumuzu kurcaladıktan sonra
  • 7:56 - 7:59
    200 yaşında bir maratona katılamaycak durumda olmamız
  • 7:59 - 8:03
    ciddi anlamda malul olduğumuz anlamına gelebilir.
  • 8:03 - 8:06
    Böyle bir duruma düşerseniz insanlar size bağış gönderecekler belki de.
  • 8:06 - 8:08
    (Gülüşmeler)
  • 8:08 - 8:12
    Dikkat ederseniz sağlık kavramının
  • 8:12 - 8:15
    revizyonlara açık olması
  • 8:15 - 8:17
    onun içini boşaltmıyor.
  • 8:17 - 8:20
    Ölü bir adam ile canlı biri arasındaki ayrım
  • 8:20 - 8:22
    bilimde yapmayı başardığımız
  • 8:22 - 8:25
    en kesin ve önemli ayrımlardan birisi.
  • 8:28 - 8:31
    Dikkat etmemiz gereken bir başka nokta ise ahlaki manzarada pek çok zirve olması.
  • 8:31 - 8:34
    Refaha ulaştıracak farklı ve eşit yollar var
  • 8:34 - 8:36
    insan toplumunu refahı en yüksek düzeye getirecek şekilde
  • 8:36 - 8:38
    düzenleyecek yollar da var.
  • 8:38 - 8:40
    Şimdi, bu neden
  • 8:40 - 8:44
    objektif ahlak kavramını zayıflatsın ki?
  • 8:44 - 8:47
    Yiyeceklerden nasıl bahsettiğimizi düşünün.
  • 8:47 - 8:50
    Sizinle doğru olan tek bir yiyecek olduğu
  • 8:50 - 8:52
    konusunu asla tartışamam.
  • 8:52 - 8:54
    Açıkça biliyoruz ki sağlıklı besin olarak kabul edilen
  • 8:54 - 8:56
    bir sürü yiyecek mevcut.
  • 8:56 - 8:58
    Ancak bununla beraber yiyecek ve zehir
  • 8:58 - 9:00
    arasında net bir ayrım olduğunu da biliyoruz.
  • 9:00 - 9:03
    Asıl olan şu ki "Yemek nedir?" sorusuna
  • 9:03 - 9:05
    verebileceğimiz pek çok doğru cevap var
  • 9:05 - 9:08
    ve bu cevaplar insan beslenmesi konusunda
  • 9:08 - 9:13
    bilinen bir gerçeklik olmadığını söylememizi gerektirmiyor.
  • 9:13 - 9:15
    Pekçok insan, evrensel ahlakın
  • 9:15 - 9:18
    istisnai durumlara izin vermeyen
  • 9:18 - 9:21
    kuralları olması gerektiğini düşünüyor.
  • 9:21 - 9:23
    Örneğin, eğer yalan söylemek yanlış ise
  • 9:23 - 9:25
    her zaman yanlış olmalı,
  • 9:25 - 9:27
    ve eğer buna bir istisna bulabiliyorsanız
  • 9:27 - 9:30
    o zaman bu ahlaki bir doğruluk değildir.
  • 9:30 - 9:32
    Neden böyle düşünüyoruz?
  • 9:32 - 9:35
    Bir an satranç oyununu düşünün.
  • 9:35 - 9:37
    Eğer satrancı iyi oynamak istiyorsanız
  • 9:37 - 9:39
    vezirinizi kaptırmayın nasihatını
  • 9:39 - 9:41
    dinlemek gayet yerinde olacaktır.
  • 9:41 - 9:43
    Ancak elbette bu nasihatın istisnaları mevcut.
  • 9:43 - 9:46
    Bazı anlarda vezirinizi vermek yapabileceğiniz harika bir hamle olabilir.
  • 9:46 - 9:50
    Vezirinizi kaybetmek yapabileceğiniz tek iyi hareket olabilir.
  • 9:50 - 9:54
    Ama aslında satranç oyunu mükemmel objektivitenin bir örneğidir.
  • 9:54 - 9:56
    Arada istisnalar olması bu gerçeği
  • 9:56 - 9:59
    aslında değiştirmez.
  • 9:59 - 10:02
    Şimdi bu konu bizi insanların ahlakı evrende
  • 10:02 - 10:05
    yapmaya meyıllı oldukları hareketlerin kaynağına götürüyor.
  • 10:05 - 10:10
    Kadınların vücudu hakkındaki büyük sorunu düşünün.
  • 10:10 - 10:12
    Bu konuda ne yapmak lazım?
  • 10:12 - 10:14
    Bu yapabileceğiniz şeylerden biri,
  • 10:14 - 10:16
    onları örtebilirsiniz.
  • 10:16 - 10:18
    Şimdi bu şöyle bir durum, genelde bizim entellektüel toplumuzda,
  • 10:18 - 10:22
    burada Palo Alto ya da Boston'da
  • 10:22 - 10:24
    bundan hoşlanmasak da,
  • 10:24 - 10:26
    ya da yanlış olduğunu düşünsek de
  • 10:26 - 10:28
    antik kültüre sahip olan gururlu
  • 10:28 - 10:31
    vatandaşların kendi eşlerini ve kızlarını
  • 10:31 - 10:34
    kumaş torbaların içinde yaşamaya zorlamasının
  • 10:34 - 10:36
    yanlış oluğunu ne hakla iddia edebiliriz?
  • 10:36 - 10:38
    Hatta kadınları bu şekilde örtülerek ayrıcalık kazanmayı
  • 10:38 - 10:40
    red etmeleri halinde onları demir çubuklara dövmelerinin,
  • 10:40 - 10:42
    hatta yüzlerine asit dökmelerinin
  • 10:42 - 10:46
    yanlış olduğunu hangi hakla söyleyebiliyoruz?
  • 10:46 - 10:49
    ya da hangi hakla söyleyemiyoruz?
  • 10:49 - 10:51
    Biz kimiz ki
  • 10:51 - 10:55
    insanoğlu hakkındaki azızık bilgilmizle böyle bir uygulamaya karşı
  • 10:55 - 10:59
    eleştirel yaklaşmamamız gerektiğini düşünüyoruz?
  • 10:59 - 11:03
    Gönüllü bir şekilde örtünmekten bahsetmiyorum,
  • 11:03 - 11:05
    bence kadınlar canları ne istiyorsa onu giyebilmeliler.
  • 11:05 - 11:08
    Ama, bir kıza tecavüz edildiğinde
  • 11:08 - 11:10
    kızın babasının ilk yaptığı şeyin
  • 11:10 - 11:13
    utançtan kurtulması için
  • 11:13 - 11:15
    kendi kızını öldürmek olduğu bir toplumda
  • 11:15 - 11:20
    özgür irade ne anlama gelebilir?
  • 11:20 - 11:27
    Bu gerçeğin beyninize iyice işlemesi için bir dakika verin:
  • 11:27 - 11:29
    Kızınıza tecavüz ediliyor
  • 11:29 - 11:32
    ve sizin tek yapmak istediğini şey kızınızı öldürmek.
  • 11:37 - 11:39
    Bu durumun insanlığın gelişiminin doruk noktasını
  • 11:39 - 11:44
    temsil ediyor olma şansı sizce ne kadar?
  • 11:47 - 11:49
    Şimdi şunu belirtmeliyim ki bizim toplumumuzda da
  • 11:49 - 11:53
    bu soruna bir çözüm bulabilmiş değiliz.
  • 11:53 - 11:55
    Örneğin,
  • 11:55 - 11:57
    bu gelişmiş ülkelerin hemen hepsindeki herhangi bir gazete bayiine
  • 11:57 - 11:59
    gittiğinizde karşılaştığınız görüntü.
  • 11:59 - 12:01
    Şimdi eminim ki pekçok erkeğin
  • 12:01 - 12:04
    bu görsellerde bir sorun olduğunu anlayabilmesi için bir felsefe eğitimi gerekebilir.
  • 12:04 - 12:07
    (Gülüşmeler)
  • 12:07 - 12:10
    Ama eğer tarafsız bir ruh hali içindeysek
  • 12:10 - 12:12
    şunu sorabiliriz:
  • 12:12 - 12:14
    "Bu görseller, gençlik, güzellik ya da
  • 12:14 - 12:16
    kadın vücudu gibi değişkenleri betimlemek için
  • 12:16 - 12:19
    uygun bir psikolojik denge içinde mi sunulmuşlar?"
  • 12:19 - 12:21
    Yani, bu çocuklarımızı yetiştirmek için
  • 12:21 - 12:25
    en iyi ortam mı?
  • 12:25 - 12:27
    Muhtemelen değil. Tamam, o zaman yelpazenin
  • 12:27 - 12:29
    içinde bir yerlerde
  • 12:29 - 12:31
    bu iki uç noktanın arasında
  • 12:31 - 12:34
    daha dengeli bir durumu temsil eden bir yer olmalı.
  • 12:34 - 12:42
    (Alkışlar)
  • 12:42 - 12:44
    Belki de bunu sağlayan pek çok yer var--
  • 12:44 - 12:47
    Tekrarlıyorum, insanlık kültüründeki diğer değişimlere bakarsak
  • 12:47 - 12:49
    ahlak açısından da pek çok zirveler olabilir.
  • 12:49 - 12:51
    Ama dikkat etmemiz gereken diğer nokta
  • 12:51 - 12:56
    bu zirvelerde yer almamak için de pek çok yol olduğu.
  • 12:56 - 12:58
    Şimdi ironik olan şu ki, benim gördüğüm kadarıyla
  • 12:58 - 13:01
    bu konuda benimle aynı fikirde olan insalar,
  • 13:01 - 13:04
    yani ahlaki soruların doğru ya da yanlış cevapları olabileceğini düşünenler
  • 13:04 - 13:07
    genelde o ya da bu inanışa sahip dinci demagoglar.
  • 13:07 - 13:10
    Ve elbette ahlaki sorulara doğru yanıtları olduğunu düşünüyorlar
  • 13:10 - 13:14
    çünkü onlar bu yanıtları rüzgarın içindeki bir sesten alıyorlar,
  • 13:14 - 13:16
    insan ve hayvanların refahını sağlayan şartları
  • 13:16 - 13:20
    akıllıca analiz ederek bir sonuca varmış değiller.
  • 13:20 - 13:22
    Aslında, insanların ahlaki sorulara
  • 13:22 - 13:26
    cevap ararken baktıkları bir mercek olan dinin uzun süren dayanıklılığı
  • 13:26 - 13:29
    çoğu ahlaki diyaloğu
  • 13:29 - 13:33
    insan ve hayvanların çektiği eziyetle ilgili sorulardan ayırmış durumda.
  • 13:33 - 13:35
    Bu nedenle vaktimizi
  • 13:35 - 13:37
    soykırımlar, nükleer silahlardaki artış
  • 13:37 - 13:41
    yoksulluk veya diğer önemli konular yerine
  • 13:41 - 13:46
    eşcinsel evliliği hakkında kaonuşmakla harcıyoruz.
  • 13:46 - 13:48
    Ama demagogların haklı oldukları bir konu var,
  • 13:48 - 13:52
    o da insani değerlerin evrensel olara kavranması.
  • 13:52 - 13:54
    Şimdi, buna engel olan ne?
  • 13:54 - 13:56
    Şimdi dikkatimizi çekmesi gereken şey şu
  • 13:56 - 13:58
    ahlak hakkında konuşurken farklı bir şey yapıyoruz --
  • 13:58 - 14:02
    özellikle de laik, akademik ve bilimle ilgili olanlarımız.
  • 14:02 - 14:05
    Ahlak hakkında konuşurken görüş farklılıklarına
  • 14:05 - 14:08
    yaşantımızda başka hiç bir konuda yapmadığımız kadar değer veriyoruz.
  • 14:08 - 14:10
    Mesela, Dalai Lama her sabah uyandığında
  • 14:10 - 14:12
    merhamet duyguları için meditasyon yapıyor
  • 14:12 - 14:14
    ve diğer insanlara yardım etmenin insalığın mutluluğu için en önemli
  • 14:14 - 14:17
    bileşen olduğuna inanıyor.
  • 14:17 - 14:19
    Oysa diğer yanda Ted Bundy gibi insanlar var.
  • 14:19 - 14:21
    Ted Bundy genç kadınları kaçırmaktan, onlara tecavüz etmekten,
  • 14:21 - 14:23
    işkence edip sonra da öldürmekten büyük zevk alıyordu.
  • 14:23 - 14:25
    Görünen o ki, zamanımızı ne kadar verimli geçirebileceğimize
  • 14:25 - 14:28
    ilişkin epey farkı görüşlerimiz var.
  • 14:28 - 14:30
    (Gülüşmeler)
  • 14:30 - 14:32
    Çoğu batılı entellektüel
  • 14:32 - 14:34
    bu duruma baktıklarında şunu der:
  • 14:34 - 14:36
    "Dalai Lama'nın her zaman, ama her zaman
  • 14:36 - 14:39
    tamamen doğru olması veya
  • 14:39 - 14:42
    Ted Bundy'nın her zaman hatalı olması
  • 14:42 - 14:46
    konusu aslında potansiyel olarak
  • 14:46 - 14:49
    bilimin alanına giren bir tartışma konusu değil.
  • 14:49 - 14:52
    Birisi çukulatalı dondurma seviyor, diğer vanilyalı...
  • 14:52 - 14:55
    ve birinin diğerini ikna etmek için söyleyebileceği
  • 14:55 - 14:58
    herhangi bir şey olamaz."
  • 14:58 - 15:01
    Dikkat edin, bunu bilim alanında yapmıyoruz.
  • 15:01 - 15:03
    Solda gördüğünüz kişi Edward Witten.
  • 15:03 - 15:06
    Bir sicim teorisyeni. (string theorist)
  • 15:06 - 15:08
    Eğer etrafınızdaki en zeki fizikçilere
  • 15:08 - 15:10
    etraftaki en zeki fizikçinin kim olduğunu sorarsanız
  • 15:10 - 15:13
    benim deneyimlerime göre yarısı Ed Witten diyecektir.
  • 15:13 - 15:16
    Diğer yarısı ise size sorudan hoşlanmadıklarını söyleyecekler.
  • 15:16 - 15:19
    (Gülüşmeler)
  • 15:19 - 15:23
    Peki, eğer ben bir fizik konferasnına gitsem ve
  • 15:23 - 15:25
    desem ki, "Sicim teorisi saçmalıktan başka birşey değil.
  • 15:25 - 15:27
    Bana uymuyor. Benim evreni küçük ölçekte izlemek
  • 15:27 - 15:30
    için seçeceğim bir yöntem değil.
  • 15:30 - 15:32
    Buna inanmıyorum." Sizce ne olur?
  • 15:32 - 15:35
    (Gülüşmeler)
  • 15:35 - 15:37
    Hiç bir şey olmaz, çünkü ben bir fizikçi değilim,
  • 15:37 - 15:39
    sicim teorisini anlamıyorum,
  • 15:39 - 15:41
    ben sicim teorisinin Ted Bundy'siyim.
  • 15:41 - 15:44
    (Gülüşmeler)
  • 15:44 - 15:47
    Beni üye olarak kabul edecek herhangi bir sicim teorisi klübüne iüe olmak istemem zaten.
  • 15:47 - 15:49
    İşte anlatmaya çalıştığım şey bu.
  • 15:49 - 15:52
    Gerçeklerden bahsederken
  • 15:52 - 15:54
    bazı görüşleri dışarıda tutmalıyız.
  • 15:54 - 15:57
    Bir uzmanlık alanına sahip olmak bu demek.
  • 15:57 - 16:00
    Bilginin kayda değer olması bunun için önemli.
  • 16:00 - 16:03
    Kendimizi nasıl inandırdık ki
  • 16:03 - 16:07
    ahlaki konularda ahlak uzmanlığı,
  • 16:07 - 16:10
    ahlak yeteneği veya ahlaki deha olmadığını düşünüyoruz.
  • 16:10 - 16:12
    Her bir görüşün kayda değer olduğu
  • 16:12 - 16:14
    fikrine kendimizi nasıl inandırdık?
  • 16:14 - 16:16
    Düşünmeye değer bu konularda
  • 16:16 - 16:18
    her bir kültürün bir bakış açısı
  • 16:18 - 16:21
    olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?
  • 16:21 - 16:23
    Taliban'ın fizik hakkında
  • 16:23 - 16:25
    dikkate almamızı gerektirecek
  • 16:25 - 16:28
    bir görüşü var mı? Yok.
  • 16:28 - 16:33
    (Gülüşmeler)
  • 16:33 - 16:36
    Cahillikleri insanların refahı söz konusu olduğunda
  • 16:36 - 16:38
    neden daha az dikkat çekiyor peki?
  • 16:38 - 16:44
    (Alkışlar)
  • 16:44 - 16:48
    Bu nedenle, şu anda dünyanın buna ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
  • 16:48 - 16:51
    İnsanların rehafa ermesi ile ilgili
  • 16:51 - 16:54
    soruların doğru ve yanlış cevapları olduğunu
  • 16:54 - 16:56
    itiraf edecek bizim gibi insanlara ihtiyacı var.
  • 16:56 - 16:58
    Ahlak ise o gerçekliklerin
  • 16:58 - 17:00
    hüküm sürdüğü alana bağlı.
  • 17:00 - 17:02
    Bireylerin hatta
  • 17:02 - 17:06
    bütün bir kültürün
  • 17:06 - 17:08
    yanlış şeylere önem vermeleri mümkün:
  • 17:08 - 17:11
    yani insanların lüzümsuz yere acı çekmelerine
  • 17:11 - 17:13
    neden olacak inanç ve arzulara
  • 17:13 - 17:15
    sahip olmaları mümkün.
  • 17:15 - 17:20
    Sadece bunu itiraf etmemiz ahlaki söylemimizi değiştirecektir.
  • 17:20 - 17:23
    Artık uluslararasındaki
  • 17:23 - 17:26
    sınrıların gittikçe azaldığı bir dünyada yaşıyoruz,
  • 17:26 - 17:29
    ve günün birinde bu sınırların hiç anlamı kalmayacak.
  • 17:29 - 17:31
    Tahrip edici teknolojilerle dolu bir dünyada yaşıyoruz,
  • 17:31 - 17:33
    ve bu teknolojiler icat edilmemiş hale getirmek imkansız,
  • 17:33 - 17:35
    her zaman bir şeyleri bozmak
  • 17:35 - 17:39
    onları onarmaktan daha kolay olacak.
  • 17:39 - 17:41
    Bu nedenle bana öyle geliyor ki
  • 17:41 - 17:45
    bundan böyle insanlığın iyiliği ile
  • 17:45 - 17:47
    ilgili konulardaki farklı görüşlere
  • 17:47 - 17:51
    saygı göstermemiz ve katlanmamız; aynı hastalıkların
  • 17:51 - 17:54
    toplumlarda yayılışı ile ilgili fikirlerin farklılığına
  • 17:54 - 17:57
    saygı gösteremememiz, ya da uçak yapımı ile ilgili
  • 17:57 - 18:00
    güvenlik standartlarındaki farklılıkları hoş görmememiz gibi mümkün değil
  • 18:00 - 18:03
    Basitçe, insan hayatındaki
  • 18:03 - 18:07
    en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.
  • 18:07 - 18:12
    Ve bunu yapmak için de önce bu soruların cevapları olduğunu kabul etmemiz gerekir.
  • 18:12 - 18:14
    Çok teşekkür ederim.
  • 18:14 - 18:37
    (Alkışlar)
  • 18:37 - 18:41
    Chris Anderson: Epey patlamaya hazır bir konuşma oldu.
  • 18:41 - 18:44
    salondaki dinleyiciler veya dünyanın diğer yerlerindeki insanlar
  • 18:44 - 18:46
    bunu duyduklarında, öfke ile bağırıp çağırabilirler
  • 18:46 - 18:51
    en azından bazıları bunu yapacaktır.
  • 18:51 - 18:53
    Burada kullanılan dil çok önemli gibi görünüyor.
  • 18:53 - 18:55
    Peçeden bahsederken,
  • 18:55 - 18:58
    yani kumaş çuvallara bürünmüş kadınlardan bahsedeken,
  • 18:58 - 19:02
    ben Müslüman bi ülkede yaşadım ve pekçok Müslüman kadınla konuştum.
  • 19:02 - 19:04
    Bunların bir kısmı bambaşka birşey söyleyecektir. Diyecekler ki,
  • 19:04 - 19:07
    "Hayır, bu bir kutlama aslında
  • 19:07 - 19:10
    kadınların ne kadar özel olduğu ile ilgili
  • 19:10 - 19:12
    tesettür, bu özel statüyü oluşturmaya yardım ediyor aslında..."
  • 19:12 - 19:16
    ve bu tartışmaya açık karmaşık psikolojik bir bakış açısı,
  • 19:16 - 19:19
    "erkeklerin şehvet duygularına güvenilemez."
  • 19:19 - 19:22
    Yani, böyle düşünen bir kadınla, bir nevi
  • 19:22 - 19:27
    kültür emperyalisti gibi görünmeden herhangi bir diyaloğa girmek mümkün mü?
  • 19:27 - 19:30
    Sam Harris: Evet, aslında bana ayrılan süreyi kontrol etmeye çalışırken
  • 19:30 - 19:32
    bu konuya bir cümle ile değinmeye çalıştım.
  • 19:32 - 19:34
    ama asıl soru şu,
  • 19:34 - 19:37
    erkeklerin belirli beklentileri olan
  • 19:37 - 19:39
    ve kendinizi örtmediğiniz takdirde
  • 19:39 - 19:43
    belli şekillerde muamele göreceğiniz bir ortamda
  • 19:43 - 19:45
    gönüllülük ne demektir?
  • 19:45 - 19:47
    Yani bu odadaki herhangi biri
  • 19:47 - 19:49
    peçe takmak istediğinde
  • 19:49 - 19:52
    ya da komik bir şapka, ya da yüzlerine dövme yaptırmak istediğinde --
  • 19:52 - 19:55
    bence hepimiz özgür irademizle ne istersek onu yapabiliyor olmalıyız.
  • 19:55 - 19:58
    ama bu kadınların ne gibi baskı ve kısıtlamalar
  • 19:58 - 20:00
    altında olduğu konusunda dürüst olmamız gerekir.
  • 20:00 - 20:03
    Bu nedenle her zaman onların ne dediklerine
  • 20:03 - 20:05
    inanmamak gerekir,
  • 20:05 - 20:07
    özellikle de dışarıda hava 50 dereceyken
  • 20:07 - 20:10
    sımsıkı kapalı burka giyiyorlarsa.
  • 20:10 - 20:12
    C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme
  • 20:12 - 20:14
    kavramına inanmak istiyor.
  • 20:14 - 20:16
    Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?
  • 20:16 - 20:18
    Benim anladığım kadarı ile diyorsunuz ki
  • 20:18 - 20:20
    tek boyuta indirgenmemiş, herpimizin
  • 20:20 - 20:23
    aynı düşünmek zorunda kalmadığı bir dünya ile uzlaşılabilir.
  • 20:23 - 20:25
    Zamanı 50 yıl hatta
  • 20:25 - 20:28
    100 yıl ileri alacak olsanız
  • 20:28 - 20:30
    ahlaki gelişim ile zenginleşmeyi dengeleyen bir dünyayı
  • 20:30 - 20:33
    nasıl düşünmek, nasıl görmek
  • 20:33 - 20:36
    isterdiniz?
  • 20:36 - 20:38
    S.H: Sanırım, bir kez birbirimizin zihnini
  • 20:38 - 20:41
    beyinlerimiz seviyesinde, önemli detayları ile
  • 20:41 - 20:44
    anlamaya başladığımızı itiraf edebilirsek
  • 20:44 - 20:46
    o zaman kendimizle ilgili
  • 20:46 - 20:50
    bütün olumlu veya olumsuz özellikleri
  • 20:50 - 20:52
    çok daha detaylı bir şekilde anlayabileceğimizi
  • 20:52 - 20:54
    itiraf edebiliriz.
  • 20:54 - 20:56
    Böyle bir durumda, empati ya da şefkat gibi
  • 20:56 - 20:58
    olumlu toplumsal duyguları anlayacağız,
  • 20:58 - 21:00
    ve bu duyguları destekleyen faktörleri de --
  • 21:00 - 21:02
    genetik olabilirler, ya da insanların
  • 21:02 - 21:04
    birbirileri ile nasıl konuştuklarına bağlı olabilirler
  • 21:04 - 21:06
    ya da ekonomik sistemlere bağlı olabilirler.
  • 21:06 - 21:09
    Bilinen şu ki bu konuları aydınlatmaya başladılar
  • 21:09 - 21:11
    ve elimizde olmadan be gerçeklik evreninde
  • 21:11 - 21:13
    bir araya geleceğiz.
  • 21:13 - 21:15
    Böylece herşey el altında olacak.
  • 21:15 - 21:18
    Kızımı doğumdan itibaren testtüre sokmuş olmamla
  • 21:18 - 21:20
    ona kendine güvenmesini, ve
  • 21:20 - 21:23
    kadınları arzulayan erkekler
  • 21:23 - 21:27
    hakkında bilgi sahibi olmasını
  • 21:27 - 21:30
    öğretmem kadar iyi olmayacak.
  • 21:30 - 21:34
    Demek istiyorum ki, mecburi tesettürün kötü bir fikir olduğunu anlamak için
  • 21:34 - 21:37
    Bilim Enstitüsünden gelecek bir araştırma fonuna ihtiyaç yok--
  • 21:37 - 21:39
    Ama bir noktada
  • 21:39 - 21:42
    konuya dahil olan insanların beynini taramamız ve
  • 21:42 - 21:45
    onları sorgulamamız mümkün olacak.
  • 21:45 - 21:48
    Bu sistemdeki insanlar kızlarını
  • 21:48 - 21:51
    gerçekten çok seviyorlar mı?
  • 21:51 - 21:53
    Bence bu soruların doğru cevapları olmalı.
  • 21:53 - 21:56
    C.A.: Eğer sonuçta gerçekten sevdikleri ortaya çıkarsa
  • 21:56 - 21:59
    bu konular hakkındaki içgüdüsel bazı yargılarınızı değiştirmeye
  • 21:59 - 22:01
    hazır mısınız?
  • 22:01 - 22:04
    S.H: Elbette, bariz olan gerçek şu ki,
  • 22:04 - 22:06
    birini tamamen sanrısal bir inanç
  • 22:06 - 22:09
    sistemi bağlamında sevebilirsiniz.
  • 22:09 - 22:11
    Böylece şunu demeniz mümkün: "Eşcinsel olan oğlumun
  • 22:11 - 22:14
    eğer bir erkek arkadaş bulursa cehenneme gitmemesi için
  • 22:14 - 22:17
    kafasını kestim. Onun için yapabileceğim en merhametli şey bu idi. "
  • 22:17 - 22:19
    Eğer bu şekilde bakarsanız,
  • 22:19 - 22:22
    evet sanırım orada sevgi duygusunu hissediyor olabilirsiniz.
  • 22:22 - 22:24
    Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram
  • 22:24 - 22:26
    olarak refahtan bahsetmek gerekir.
  • 22:26 - 22:28
    Bu gemide hep beraberiz,
  • 22:28 - 22:32
    sadece heyecanlanıp kendini bir otobüste
  • 22:32 - 22:34
    havaya uçuran tek bir adamdan bahsetmiyoruz.
  • 22:34 - 22:36
    C.A.: Bu sohbete saatlerce devam edebilmeyi
  • 22:36 - 22:38
    çok isterdim.
  • 22:38 - 22:40
    Ama vaktimiz yok, belki bir başka sefere. TED'e katıldığınız için teşekkürler.
  • 22:40 - 22:42
    S.H: Benim için bir onurdu. Teşekkürler.
  • 22:42 - 22:45
    (Alkışlar)
Title:
Sam Harris: Bilim ahlaki soruları yanıtlayabilir.
Speaker:
Sam Harris
Description:

İyilik-kötülük, doğru-yanlış ile ilgili soruların genelde bilim yardımı ile cevaplanamayacağı sanılır. Ancak Sam Harris, insani değerleri şekillendiren ve bir yaşamın iyi olduğunu belirleyen ahlaki konularda bilimin bir otorite olabileceğini - hatta olması gerektiğini- öne sürüyor.

more » « less
Video Language:
English
Team:
closed TED
Project:
TEDTalks
Duration:
22:46
Isil Arican added a translation

Turkish subtitles

Revisions