Turkish subtitles

← Takma adın doğuşu - John McWhorter

Get Embed Code
19 Languages

Showing Revision 6 created 08/09/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. İngilizce, diğer tüm diller gibi
  2. karmakarışık bir mesele.
  3. Görgüsüz olabilirsiniz
    ama kültürlü olmayabilirsiniz.
  4. "Ruthless", yani gaddar olabilirsiniz
  5. fakat adı Ruth olan biriyle
    evlenmediğiniz sürece
  6. merhametinizin olduğunu
  7. birilerine göstermeye
    çabalamada size iyi şanslar.
  8. Bakımsız olmak kötü
  9. ama bakımlı olmak imkânsız
  10. ya da karmakarışık olmanın
    aksine düzensiz olmak.
  11. Bu örneklerden daha fazla şey
    ifade etmeyen başka şeyler de var
  12. ama bu şu an normal görünüyor
  13. çünkü zamanın akıp gitmesi
  14. geldiği yere gömülüp kaldı.
  15. Mesela, Edward isminin
    takma ad hâlinin
  16. neden Ned olduğunu hiç merak ettiniz mi?
  17. Buradaki N harfi nereden gelmiş?
  18. Aynısı Ellen'a Nellie dendiği
    örnekte de geçerli.
  19. Sonuç olarak birinin ismi Ethan ise,
  20. ona Nethan takma adını vermiyoruz
  21. ya da Maria'yı Nmaria diye çağırmıyoruz.
  22. Doğrusu, birisi bunu yaparsa
  23. ilk dürtümüz o kişiyi ya terslemek
  24. ya da arkadaşımız ayrılana dek
  25. onu kibarca saklamak olur.
  26. Tüm bu takma adlar, bir yanlışa dayanıyor
  27. fakat bu yanlışın kavranması
    kesinlikle mümkün.
  28. Yine de, "nickname" sözcüğü bile tuhaf.
  29. Nickname sözcüğündeki
    "nick" nereden geliyor?
  30. Bu adda bir çentik [nick] mi var?
  31. Pek öyle değil, bununla yüzleşelim.
  32. Aslında, Eski İngilizcede
    bu sözcüğün karşılığı "ekename" idi
  33. ve "eke" ayrıca veya diğer
    anlamına geliyordu.
  34. Eke sözcüğünün Chaucer'ın
    Canterbury Hikâyeleri'ndeki
  35. şöyle bir cümlede hâlâ
    kullanıldığını görebilirsiniz:
  36. "Whan Zephyrus eek with
    his sweete breeth,"
  37. bunun anlamı şu:
  38. "Zephyr, tatlı nefesiyle birlikte."
  39. Ekename, "diğer isim" anlamına geliyordu.
  40. İnsanlar "an ekename" dediklerinde
  41. sanki "nekename" demiş gibi oluyorlardı.
  42. Bir süre sonra da
  43. birçok insan bunu
    bu şekilde duymaya başlayıp
  44. "Benim ekename" demek yerine,
  45. "Bu benim takma adım
    [nickname]," demeye başladı.
  46. Sözcüğün başında artık "n" harfi var
  47. ve bu bir yanlışla başladı
  48. fakat artık bu, sözcüğün kendisi oldu.
  49. Ayakkabınızın altına sakız yapışmışken
  50. bir yaprağa basıp
  51. bu yaprağı hayatınızın
    geri kalanı boyunca sürükleyip
  52. yıpranmış yaprağa bağlı
    sonsuzluğu tüketmek için
  53. o ayakkabıyla gömülüp
  54. cennete gitmiş gibisinizdir.
  55. Ekename sözcüğüne bir "n" harfi eklendi
    ve bir daha hiç onu bırakmadı.
  56. Aynı şey diğer sözcüklerde de oldu.
  57. Eski İngilizceyi konuşanlar "tahta"
    sözcüğünden "otches" ekini kısalttılar.
  58. Fakat bunun yüzyıllarca başka
    sözcüklerden de çıkarılması
  59. tartışıldıktan sonra
  60. onun yerine "notch" sözcüğünün
    çıkarılmasını düşünmek daha kolaydı,
  61. kısa süre sonra da öyle oldu.
  62. Neredeyse hiç kimsenin okumayı
    bilmediği bir dünyada
  63. insanların duyduklarının
  64. bir süre sonra sözcüklere
    dönüşmeye başlaması daha kolaydı.
  65. "Ned" ile başlayan takma adlar
    işte böyle dile girdi.
  66. Eski İngilizce, şu andaki
    İngilizceye nazaran
  67. Almancaya benziyordu
  68. ve Almancada "mein", "my" demek
  69. ve Eski İngilizcede de "my", "meen" demek.
  70. Yani, "meen book" diye söylenirdi,
  71. aslında Eski İngilizcede
    bu sözcük "boke"
  72. ya da "meen cat" diye de söylenirdi.
  73. Bugün ise çocuklarımızı
  74. benim Dahlia'm
  75. ya da benim Laura'm diye çağırıyoruz.
  76. Eski İngilizcede ise
    "my" yerine "meen" kullanılırdı,
  77. yani, işte "Mein Ed"
  78. veya "Mein Ellie" diye çağrılırdı.
  79. İşte durum böyle ilerledi.
  80. Zaman geçtikçe "meen" sözcüğü
  81. bugün bildiğimiz
    "my" olarak şekil değiştirdi.
  82. Bu yüzden de, insanlar "Mein Ed" dediğinde
  83. "my Ned" demiş gibi görünüyorlardı.
  84. Yani, insanlar Edward'a
    her ne zaman sevgiyle yaklaşsa
  85. ona Ed yerine Ned diyor gibiydiler.
  86. İşte böyle takma ad doğdu!
  87. Ya da "ekename" doğdu.
  88. Böylece, Ellen için Nellie
  89. Ann için Nan
  90. ve hatta daha eski günlerden kalan
    Abigail için Nabby doğdu.
  91. Başkan John Adam'ın eşi Abigail'in
    takma adı Nabby idi.
  92. Her türlü sözcük bunlar gibidir.
  93. Eski İngilizce konuşanlar
    koruyucu kalkan, yani napron giyerlerdi
  94. fakat napron, apron sözcüğüne benziyor
  95. ve bu da apron sözcüğünün
    doğmasına yol açtı,
  96. Beowulf destanında bunu
    hiç kimse fark etmedi.
  97. Hakem anlamına gelen "umpire"
    sözcüğü de öncesinde "numpire" idi.
  98. Bütün bunlar, biz modern insanların
  99. asla yapmayacağı uyduruk
    şeyler gibi görünüyorsa
  100. o zaman sürekli duyup
  101. şöyle dediğiniz bir şeyi düşünün:
  102. "A whole nother."
  103. Nother ne demek?
  104. Diğer anlamına gelen "another"
    diye bir sözcük de elbette var
  105. ama bu sözcük "an" ve "other"
    parçalarından oluşuyor.
  106. Böyle düşünmüştük.
  107. Yine de "whole" sözcüğünü
    ortaya sürüklediğimizde
  108. "a whole other" demiyoruz,
  109. "an" sözcüğündeki
    n ile a harflerini ayırıyoruz
  110. ve n harfini "other"
    sözcüğüyle birleştiriyoruz
  111. ve yeni bir sözcük yaratıyoruz, "nother".
  112. Uzun bir süre boyunca
  113. hiç kimse böyle şeyleri not etmiyordu
  114. ya da sözlüğe koymuyordu
  115. fakat bunun tek sebebi
  116. yazının bin yıl öncesine nazaran
    şu an daha çok kodlanmış olması.
  117. Yani, tuhaf bir sözcük gördüğünüzde
  118. şunu hatırlayın ki
  119. hikâyenin çok daha farklı
    bir tarafı olabilir.