Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul
-
0:19 - 0:21Dünyadaki en büyük mucize,
-
0:21 - 0:24iki insanın birbirini
anlamasıyla başlıyor. -
0:25 - 0:28Benim tüm otuz küsur
senelik hayatımda edindiğim -
0:28 - 0:31bazı cümleleri
paylaşacağım bugün sizinle. -
0:31 - 0:33Bu cümlelerden bir tanesi bu.
-
0:33 - 0:34Bu cebimizde kalsın.
-
0:35 - 0:38Ben 3 yaşında
İstanbul'a göç eden; -
0:38 - 0:40ben 3 yaşındayken,
-
0:40 - 0:42ailesi İstanbul'a göç eden
-
0:42 - 0:46bir ailenin üç çocuğundan
bir tanesiyim; en küçüğüyüm. -
0:46 - 0:49Adıyaman'ın Besni ilçesinde doğmuşum.
-
0:49 - 0:51Annem babam da oralı
-
0:51 - 0:53ve işi dolayısıyla babamın,
-
0:53 - 0:55İstanbul'a gelmişiz.
-
0:55 - 0:57O yaşlarıma döndüğümde
-
0:57 - 1:00gördüğüm Ayşe, şöyle bir Ayşe'ydi:
-
1:01 - 1:043 yaşında İstanbul'da
-
1:04 - 1:06o dönemki Türkiye'nin
-
1:06 - 1:10standartlarının altında
bir ekonomide yaşayan -
1:10 - 1:12çok mutlu bir çocuktu.
-
1:13 - 1:15Yıllarca kendime şunu sordum:
-
1:15 - 1:19Neden bu kadar mutluydum,
ne vardı bu kadar mutlu olacak? -
1:19 - 1:21Neydi biliyor musunuz?
-
1:21 - 1:22Benim annem çok mutlu bir kadındı.
-
1:22 - 1:24Hâlâ çok mutlu
-
1:24 - 1:26ve ben onun gözlerinin
içine bakardım. -
1:26 - 1:27Annem mutluyken
-
1:27 - 1:30benim mutlu olmamam
gibi bir duygu olamazdı. -
1:30 - 1:33Böyle hissederdim
ve çok mutluydum. -
1:34 - 1:37Annem mutluluk da
cebimizde kalsın şimdilik. -
1:38 - 1:413 yaşında İstanbul'da
yaşayan bir çocuk. -
1:41 - 1:44Her gece ama her gece,
istisnasız -
1:44 - 1:46başımı yastığa koyduğumda,
-
1:46 - 1:48kendi kendime şunu soruyordum:
-
1:48 - 1:50Yıllarca, hâlâ
-
1:50 - 1:53"niye geldiğimi" sorguladım.
-
1:53 - 1:55Buldun mu diye sorarsanız,
-
1:55 - 1:58birtakım cümleler buldum.
-
1:58 - 2:01Ama bu sorunun cevabını
%100 bulmuş değilim; -
2:01 - 2:03süreç devam ediyor.
-
2:03 - 2:06Ama şunu keşfettim:
Daha küçücük yaştaki bir çocukken, -
2:06 - 2:10bu soruyu sorarken,
geceleri kendime sorarken, -
2:10 - 2:14gündüzleri de tüm hayatımı
hâlâ tüm hayatımı -
2:14 - 2:17acaba bu sorunun cevabını
-
2:17 - 2:20bulabileceğim bir şeyler
öğrenebilir miyim, diye geçirdim -
2:20 - 2:22ve bu sorunun cevabı
-
2:22 - 2:25hâlâ o kadar yakınlarımdaymış
gibi hissediyorum ki, -
2:25 - 2:28sanki bir taşı kaldıracağım ve
altından bu sorunun cevabı çıkacak. -
2:28 - 2:31Ayşe, dünyaya şunun için geldin!
-
2:31 - 2:35Bütün insanlar aslında siz dünyaya
şunun için geldiniz. -
2:35 - 2:38Bunu birinin karşıma çıkıp
söylemesini çok istedim yıllarca. -
2:38 - 2:40Ama geldiğim noktada,
-
2:40 - 2:43bunu kimsenin söylemeyeceğine
eminim artık. -
2:43 - 2:45Kendimiz bulacağız
ve inanacağız. -
2:45 - 2:47Ama hep bu arayışta oldum ve
-
2:47 - 2:50çok mutlu bir çocukluktan sonra
-
2:50 - 2:5390'lı yılların Türkiyesi'nde ergen oldum.
-
2:53 - 2:56Zor bir ergenlikti,
pek çok ergenlik gibi. -
2:57 - 2:58Sonra üniversiteye gittim.
-
2:58 - 3:01Üniversitede,
-- fen-matematik öğrencisiydim -- -
3:01 - 3:04Türkçe-sosyal kazandım.
-
3:04 - 3:05Olmaz dediler insanlar.
-
3:05 - 3:09Saçmalama sen fen-matematik
öğrencisisin, ne alakası var? -
3:10 - 3:12Nasıl Türkçe-sosyal bir branş
yazıyorsun, dediler. -
3:12 - 3:14"Ne demek olmaz?" dedim.
-
3:14 - 3:18Çünkü o daha küçücük Ayşe'nin
kendi kendine sokakta oynarken -
3:18 - 3:21söylediği sözler vardı;
bozduğu ezberler vardı. -
3:21 - 3:24Dünya, ezber bozarak daha güzel
bir yer hâline geliyordu. -
3:24 - 3:27Bir oyun öyle oynanır; hayır
öyle oynanmak zorunda değil. -
3:28 - 3:31Bir de böyle oynayabilir miyiz?
Oynuyorduk ve çok eğleniyorduk. -
3:31 - 3:34Öbürünü zaten çok oynamıştık.
-
3:34 - 3:37Bunların hepsi bende şöyle
bir alışkanlık yarattı: -
3:37 - 3:40Dünya, kesinlikle ezberleri
bozduğunuzda daha güzel bir yer; -
3:40 - 3:42sizin için de, başkaları için de.
-
3:42 - 3:46Ve ben çocukluğumdan itibaren
şuna inanmaya başladım: -
3:46 - 3:50Dünyada, evrende, bu düzende
-
3:50 - 3:53gerçekten imkânsız diye bir şey yok.
-
3:53 - 3:56İmkânsız diye bir şey yoktur.
-
3:56 - 3:58Buna inanmayan insanlar vardır.
-
3:58 - 4:01Düş kurmayan insanlar vardır.
-
4:01 - 4:05Ve bu düşleri için yeterince
çalışmayan insanlar vardır. -
4:05 - 4:07Ben bunu bizzat yaşadım.
-
4:07 - 4:10Başkalarının yaşanmışlıklarından
gözlemledim. -
4:10 - 4:14Hâlâ yaşıyorum, daha da
bir sürü şey yaşayacağım. -
4:14 - 4:17Kesinlikle imkânsız diye bir şey yok.
-
4:17 - 4:19Ben fen-matematik öğrencisiydim;
Türkçe-sosyal kazandım. -
4:19 - 4:22Gayet de güzel kazandım,
üniversiteye girdim. -
4:22 - 4:25İletişim fakültesi birinci sınıfa girdim.
-
4:25 - 4:29Okulda kitaplar...
Hızlı öğrenmeyi seviyorum. -
4:29 - 4:32Ah dedim ben iletişim fakültesinden
mezun olursam ne olacağımı, -
4:33 - 4:35galiba şu an burada öğrenemeyeceğim.
-
4:35 - 4:38Çünkü o kadar yer fazlası açık ki,
-
4:38 - 4:41gazeteci olabilirim, sinemacı olabilirim,
-
4:41 - 4:43reklam ajansında çalışabilir;
reklamcı olabilirim. -
4:44 - 4:45Piyarcı olabilirim.
-
4:45 - 4:47Bir sürü şey var; hangisini olacağım?
-
4:48 - 4:50Ben ne olabilirim? Çünkü hep
o sorgu var bir yandan. -
4:50 - 4:52Ben niye dünyaya geldim?
-
4:52 - 4:55Ne yapmalıyım?
Ait olduğum şey ne? -
4:55 - 4:57Bir soru daha soracağım.
-
4:57 - 5:03Sizce bu dünyadan hiçbirimizin
sağ kurtulma şansı var mı? -
5:04 - 5:07Yok. Ben bunu hiçbir zaman karamsar
bir düşünce olarak düşünmedim. -
5:08 - 5:10Dedim ki bunun çıkışı var;
hepimiz için var. -
5:11 - 5:12Herkes için var.
-
5:12 - 5:15Lütfen bunu unutma Ayşe,
bu işin çıkışı var. -
5:15 - 5:17Exit'i var; çıkacağız buradan.
-
5:17 - 5:20Buradan sağ kurtulma ihtimalımız yok.
-
5:20 - 5:22O zaman bütün hayatı buna
göre dizayn edebiliriz. -
5:22 - 5:25Aslında yaşam dediğimiz şey bir plansa,
-
5:25 - 5:30doğumla başlayan ölümle
biten bir plansa bu -ki böyle; -
5:30 - 5:34ben bunu nasıl planlamalıyım?
Ben niye buradayım? Neden varım? -
5:34 - 5:37Bu soruları sorduğum dönemde
-
5:37 - 5:41iletişim fakültesindeydim.
Daha sormaya devam ettiğim dönemde. -
5:42 - 5:45Ve kendi kendime dedim biraz
daha öğrenmeliyim, ne olacağım ben. -
5:45 - 5:48Çünkü şöyle bir şey fark etmiştim;
-
5:49 - 5:51o çocuk Ayşe büyüdükçe
-
5:52 - 5:54dünyanın birtakım düzenler kurduğunu,
-
5:54 - 5:57bizim aslında insanların dünyaya
birtakım düzenler kurduğumuzu -
5:57 - 6:01ve kurduğumuz düzenlere
kendimizi hapsettiğimizi fark ettim. -
6:01 - 6:05Bu düzenin tamamını bozabilir miydim,
tek başıma durarak? -
6:06 - 6:10Bozan insanlar vardı;
ben onlardan biri olabilir miydim? -
6:10 - 6:13Çok istersem olabilirdim;
çünkü imkânsız diye bir şey yok. -
6:13 - 6:17İstiyor muydum bütün dünyayı değiştirmek?
-
6:17 - 6:20Herkes birazcık ister belki;
-
6:20 - 6:23biraz daha mütevazı davrandım orada belki.
-
6:24 - 6:27Dedim ki ben nereye ait olduğumu
biraz daha anlamak istiyorum. -
6:28 - 6:31Ve birinci sınıftan itibaren
çalışmaya başladım. -
6:31 - 6:33Türkiye'nin en büyük
gazetesinde çalıştım. -
6:33 - 6:37Türkiye'nin en büyük televizyon
kanallarından bir tanesinde çalıştım. -
6:37 - 6:39En alt düzeyden
ne iş olursa olur diye girip -
6:40 - 6:43belli bir yerlere geldim;
ama yaptığım şey gözlemlemekti. -
6:43 - 6:45Çünkü bir yandan
üniversitede okuyordum hâlâ. -
6:45 - 6:483. sınıf 4. sınıf reklam ajansı,
halkla ilişkiler şirketi; -
6:48 - 6:51hepsini gözlemledim ve
mezun olduğumda, -
6:51 - 6:54"haydi Ayşe artık
bir şey ol" diyordu herkes bana. -
6:54 - 6:57Ben ne olmak istediğimi hâlâ
çok net bilmiyordum. -
6:57 - 6:59Bu kötü bir şeydi, çünkü insanlar artık
-
6:59 - 7:02"maymun iştahlı bu kızdan da
bir şey çıkmayacak" -
7:02 - 7:04diye tepki göstermeye başlamışlardı.
-
7:04 - 7:07Ama ben gerçekten ait
olduğum yeri hâlâ arıyordum. -
7:08 - 7:12Ve bir gün düşünürken
kendi düşümü kurmaya karar verdim. -
7:13 - 7:15Ben bir şirkette çalışabilirdim;
-
7:15 - 7:17çalışmayacağım dedim,
kendi düşümü kuracağım. -
7:17 - 7:19Peki, nasıl bir düş olabilir?
-
7:20 - 7:21Güzel bir şeyler yapmak istedim.
-
7:21 - 7:24İnsana dokunan bir şeyler
yapmak istiyordum. -
7:24 - 7:26İletişimi çok seviyorum,
insanları çok seviyorum, -
7:27 - 7:29dokunmayı seviyorum,
konuşmayı seviyorum. -
7:30 - 7:32Kitle iletişim araçları heyecan veriyor.
-
7:32 - 7:34Psikolojiyi seviyorum,
sosyolojiyi seviyorum. -
7:34 - 7:37Bunların hepsinin birleştiği
ne olabilir diye bir fırsat arıyorum. -
7:38 - 7:42Çünkü inzivaya çekilip tek başına
yaşayacak bir insan değilim. -
7:42 - 7:46Bütün dünya düzenine karşı koyabilecek
kadar güçlü hissetmiyorum kendimi. -
7:47 - 7:49Ama insanlara bir şey söylemek istiyorum.
-
7:49 - 7:5130 senedir, o dönem 25 senedir
-
7:51 - 7:53bir şeyler öğrenmişim.
-
7:53 - 7:56Bazı taşların altından
bazı cümleler çıkmış. -
7:56 - 7:58Çok sıradan cümleler aslında,
unutmuşuz sadece. -
7:59 - 8:03Birine söylediğimde, kahve içtiğimizde
güzel bir etki alıyor. -
8:03 - 8:06Bunu daha büyük kitlelere duyurmanın
bir yolu olmalı, ne olabilir? -
8:06 - 8:07Ne yapabilirim?
-
8:07 - 8:09Film mi çeksem? Sinema hiç fena değil.
-
8:09 - 8:11Buralarda gezinirken....
-
8:12 - 8:17Ülkesini, bu toprakları, doğduğu yeri
çok seven bir Ayşe Şule olarak, -
8:17 - 8:20kendi kendime dedim ki, Türkiye'de
niye çizgi film yapılmıyor? -
8:21 - 8:23Niye kimse yapmamış?
-
8:24 - 8:27Çok garibime gitti, bir an hızlıca
şöyle bir geçmişi düşündüm. -
8:27 - 8:29Kendi çocukluğumdaki çizgi filmleri...
-
8:29 - 8:31Ve şu an çocukların izlediği
-
8:31 - 8:33-- 8 sene öncesinden bahsediyorum --
çizgi filmler, -
8:34 - 8:38her şey yabancı kültür baskısı altında.
-
8:39 - 8:40Christmas'lar, Cadılar Bayramı,
büyükanneler -
8:40 - 8:43büyükbabalar havada uçuşuyor.
-
8:43 - 8:45Ve bizim kültürümüzden hiçbir şey yok.
-
8:46 - 8:47Hiçbir tane karakter yok.
-
8:48 - 8:52Eyvah dedim, biz çocuklarımıza
kendi kültürümüzü anlatamıyoruz ya! -
8:53 - 8:54Niye anlatamıyoruz?
-
8:54 - 8:57Ecnebi bir sürü şey yapıyor;
biz neden yapmıyoruz? -
8:57 - 9:00Çünkü dedi birisi, bu finansallara
dökülmeyen bir iş. -
9:00 - 9:03Bundan iş çıkmıyor Ayşe,
ondan kimse buraya girmiyor dedi. -
9:03 - 9:05Nasıl dedim, araştırdım
çok hızlı bir şekilde. -
9:06 - 9:09Çünkü çizgi film yapmak,
çizgi filmle bir şey söylemek -
9:09 - 9:11inanılmaz heyecanlandırmıştı beni.
-
9:11 - 9:16Sanki o çocukluğumdan beri sorduğum
sorunun cevabına yaklaşıyormuş gibiydim -
9:16 - 9:18ve kendi kendime dedimki,
Ayşe nasıl olur ya? -
9:18 - 9:21Niye yapmamış insanlar,
bir araştırsana. -
9:21 - 9:25Hızlıca araştırdım ki aslında çizgi
filmin Türkiye'de yapılmaması için -
9:26 - 9:28gereken ne varsa mevcut.
-
9:28 - 9:30Ne o? Yetişmiş iş gücü: Yok.
-
9:32 - 9:33Nasıl yapılır?
-
9:33 - 9:35Birkaç çizgi film sevdalısı
bir araya geldik. -
9:35 - 9:38Bir çizgi film yapacağız.
Nasıl yapılır bilen yok. -
9:38 - 9:41Bu nasıl seri üretime dökülür?
Bilen yok. -
9:41 - 9:44Haydi hasbelkader kadar
yaptık çizgi filmi. -
9:44 - 9:47Atladım o dönem çalıştığım
o çok büyük kanala gittim. -
9:47 - 9:49Çünkü çizgi film de yayınlıyorlar
sabah kuşağında. -
9:49 - 9:53Dedim ki ben yerli çizgi film yapacağım.
Kimse inanmıyor. -
9:53 - 9:55Bir ezber bozacağım. Türkiye'de yerli,
-
9:55 - 9:57bu ülkenin topraklarından beslenen,
-
9:57 - 10:00bu ülkenin çocukları gibi konuşan
bir çizgi film yapacağım. -
10:00 - 10:03Orada söylemek istediğim küçük
cümleler, kelimeler var. -
10:03 - 10:04Bunları söyleyeceğim insanlara.
-
10:04 - 10:08Siz dedim, yabancı yayınlayacağınıza aynı
yeri ve aynı parayı bana verir misiniz? -
10:11 - 10:12Veririz Ayşe, dediler.
-
10:12 - 10:13Dünyanın en mutlu insanı oldum.
-
10:13 - 10:15Peki dedim kaç para veriyorsunuz?
-
10:17 - 10:20Bunun sürdürülebilmesi için
o paraya ihtiyacım var. -
10:20 - 10:24Dedi ki Ayşe, vallahi 100- 150 dolar
veriyoruz dedi bölümüne. -
10:26 - 10:28Ben o dönem çok hızlı
bir fizibilite çalışması yapmıştım. -
10:28 - 10:32Birinci bölümü 150 bin dolara
mal edebiliyorum. -
10:34 - 10:37Eyvah dedim, neden yapılmadığı çok ortada.
-
10:38 - 10:40Çocukluğumdan beri
imkânsızlığa inanmıyorum. -
10:40 - 10:42Bu dünyada imkânsız diye bir şey yok.
-
10:42 - 10:44Her şey yapılır Ayşe.
-
10:44 - 10:46150 dolara vereceksin.
-
10:46 - 10:49150 bin dolara üreteceksin;
150 dolara vereceksin. -
10:49 - 10:52Bu nasıl imkânlı olabilir!
Nasıl imkânlı olabilir? -
10:53 - 10:55Uzunca bir süre buna bir imkân bulamadım.
-
10:55 - 10:58Ve herkes dedi ki yapma,
bak ne kadar imkânsız ortada. -
10:59 - 11:01Dedim bunu yapmak istiyorum,
inanıyorum. -
11:02 - 11:06Ben bu ülkenin ortalama bir vatandaşıyım.
-
11:06 - 11:07Bu ülkeyi çok seven,
-
11:07 - 11:11gerçekten o Türk filmlerindeki
klişeyi yüreğinde yaşayan, -
11:11 - 11:13yurt dışında biraz fazla kaldığında,
-
11:13 - 11:16Türkiye'ye döndüğümde gerçekten
toprağı öpmek isteyen biriyim. -
11:17 - 11:23Ben atalarımın, dedelerimin değerlerini
çocuklara aktarmak isteyen biriyim. -
11:23 - 11:25Bunun yapılabileceğini inanıyorum.
-
11:25 - 11:28Bu toplumun buna ihtiyacı
da olduğuna inanıyorum. -
11:28 - 11:31Burada kolektif bir bilinç
yaratılabileceğini düşünüyorum. -
11:31 - 11:35Çünkü ben gerçekten ortalama
bir Türk vatandaşıyım. -
11:35 - 11:37Bu ülkenin ortalama bir vatandaşıyım.
-
11:37 - 11:41Bu benim ihtiyacımsa,
bunu bu ülkeyi seven bir vatandaş olarak, -
11:41 - 11:43ben o kadar net hissediyorsam,
-
11:44 - 11:47bu koca bir toplumun ihtiyacı
olabilir dedim ben kendi kendime. -
11:47 - 11:49Böyle büyük büyük konuştuğumda herkes:
-
11:49 - 11:52"Ayşe sen de nereden abartıyorsun,
yani ne alakası var? -
11:52 - 11:56Kaç tane insan gördün vah vah
Türkiye'de niye çizgi film yok diye yakınan?" -
11:56 - 11:59Ya görmedim ama hissediyorum dedim.
Ben bunu yapmak istiyorum. -
12:00 - 12:02Ve çizgi film yapmaya başladım.
-
12:02 - 12:04Tüm imkânsızlıklara rağmen
-
12:04 - 12:07ecnebinin 150 kişi yaptığı
işi 3 kişi yaparak -
12:08 - 12:11dördüncü bölümü
yapmaya başladığımızda, -
12:12 - 12:15bir televizyon kanalı kuruldu.
Devlet çocuk kanalı. -
12:16 - 12:19%70 yerli yayın yapacağım dedi.
-
12:19 - 12:21Tamamen doğru zamanda
doğru yerde olmaktı. -
12:21 - 12:24Herkes proje dosyası götürürken
biz bölüm götürdük. -
12:25 - 12:28Bölümü götürdük, izlediler.
İlk kabul edilen proje oldu. -
12:28 - 12:29Yayına çıktı.
-
12:30 - 12:31Hiç kimse tanımıyordu.
-
12:32 - 12:34Hayallerimiz vardı içinde.
-
12:34 - 12:37İlk günden itibaren
-
12:37 - 12:39bu ülkenin çocukları için;
-
12:39 - 12:41önce bu ülkenin sonra bütün
dünyanın çocukları için -
12:41 - 12:43harika bir içerik olacak bu dedim.
-
12:44 - 12:46İlk günden para kazanma
ihtimalımız bile yokken, -
12:47 - 12:49uzman psikologlar, pedagoglar,
çocuk gelişim uzmanları, -
12:50 - 12:52benim bütün okumalarım,
ekibimin katkılarıyla -
12:53 - 12:56bir çocuk 104 bölüm Pepee seyrettiğinde
-
12:56 - 12:59hangi kazanımları elde edecek diye
haritalar çıkardık biz. -
12:59 - 13:01Sanki bütün dünya, bütün evren
bizi bekliyordu. -
13:01 - 13:04Ve biz ona hazırlanıyorduk.
Öyle hazırlamıştık -
13:04 - 13:06ve Pepee yayına çıktı.
-
13:06 - 13:08Çok kısa bir süre içerisinde...
-
13:08 - 13:10Bizim ne pazarlama bütçemiz vardı,
-
13:10 - 13:12ne bunu duyuracak
başka kanallarımız vardı. -
13:12 - 13:15Sadece çok iyi bir çizgi film
ürettik, yayına çıktık -
13:16 - 13:18ve birden bütün Türkiye birbirine
-
13:18 - 13:20Pepee diye bir çizgi film var
duydunuz mu, dedi. -
13:20 - 13:22Siz Pepee'yi duydunuz mu?
-
13:33 - 13:35Ve çizgi film yapmak istediğimde
-
13:35 - 13:37bütün yetişkinler bana
şunu söylemişti: -
13:38 - 13:41Bu bir deli işi, bundan
iş çıkmaz Ayşe, yapma! -
13:42 - 13:44Ben bir parka gittim,
bir çocukla karşılaştım. -
13:45 - 13:47Okuyor musun, dedim.
Evet, dedi. -
13:47 - 13:48Sen ne iş yapıyorsun, dedi bana.
-
13:49 - 13:50Ben çizgi film yapacağım, dedim.
-
13:50 - 13:52SÜPER bir iş, dedi.
-
13:59 - 14:02Hepimizin itiraf etmesi gereken bir şey.
-
14:02 - 14:06Yetişkinlik bu dünyada
bize verilmiş en büyük ceza. -
14:07 - 14:10Çocukluğun hapishanesidir yetişkinlik;
-
14:11 - 14:12günümüzde.
-
14:13 - 14:14O yüzden içimizdeki çocuk çok önemlidir.
-
14:14 - 14:18Çok değerlidir. Çocuk deyip
geçmeyin yolda gördüğünüzde. -
14:18 - 14:19Onlar bizden değil.
-
14:19 - 14:22Yetişkinler ve çocuklar;
ikisi aynı şey değil. -
14:23 - 14:26Ayrıyız, çok başka bakış açılarımız var.
-
14:26 - 14:29Çocuk olmak bu dünyanın
en güzel şeyi. -
14:30 - 14:32Halk oyunlarını koyacağım dedim Pepee'ye.
-
14:33 - 14:35Yine yetişkinlere sordum
ilk olarak. -
14:35 - 14:37Artık yetişkinlere önce
sormuyorum bu arada. -
14:38 - 14:41Dedim ki, ben dedim,
süper bir şey buldum. -
14:41 - 14:44Halk oyunları! Deliririm;
türkülere bayılırım. -
14:44 - 14:47Ve bunu Pepee ile
çocuklara duyuracağım dedim. -
14:47 - 14:51"Ay Ayşe, son teknolojiyle
çizgi film yapıyorsun; -
14:52 - 14:54halk oyunu mu koyacaksın içine," dediler.
-
14:55 - 14:56Ya dedim, halk oyunu,
-
14:56 - 14:59benim atalarım, dedelerim
nenelerim yazmış onu. -
14:59 - 15:00Ve Youtube'da daha çok izlensin,
-
15:00 - 15:02şu kadar daha fazla para kazanayım, diye
-
15:02 - 15:04yazmamışlar o türküleri.
-
15:04 - 15:06Gerçekten bir şey yaşamışlar;
-
15:06 - 15:08yaşanmışlıklarını koymuşlar.
-
15:08 - 15:12Bir acı hissetmişler, aşk yaşamışlar.
Üzüntü, kayıplar... -
15:12 - 15:14Her şey gerçek yaşanmışlık.
-
15:14 - 15:16Sen buna burun kıvırıyorsun şu anda.
-
15:16 - 15:20Çünkü sen yetişkinsin, dedim.
-
15:20 - 15:22Sonra bir çocuğa sordum tekrar.
-
15:22 - 15:26Dedim ki ben Pepee'ye halk oyunları
koyacağım, ne diyorsun? -
15:26 - 15:29"Ne? Oyun mu?" dedi.
-
15:30 - 15:32Çocuk için oyun çok değerlidir
-
15:32 - 15:35ve ben Pepee'ye halk oyunlarını
koydum; türküleri söylettim. -
15:35 - 15:38Şu anda milyonlarca çocuk Türkiye'de
-
15:39 - 15:43horon tepiyor, çayda çıra biliyor,
halay çekiyor. -
15:44 - 15:46Bazılarının anneleri ona gülüyor;
-
15:46 - 15:49bazıların anneleri "Ay benim oğlan da
halay çekmeye başladı," diyor. -
15:50 - 15:53Çocuklar bayılıyor o türkülere.
-
15:53 - 15:58Çocuklar efsane gibi seviyorlar
halk oyunu oynadıkları için. -
15:58 - 16:00Müfredattan kaldırılan halk oyunlarının
-
16:00 - 16:04Pepee'den sonra tekrar müfredata
girdiğini biliyor musunuz? -
16:11 - 16:12Neden?
-
16:12 - 16:14Çünkü kolektif bir bilincimiz
var aslında bizim. -
16:15 - 16:19Ve Pepee sadece bunun gün ışığına
çıkmasını sağlıyor. -
16:19 - 16:22İhtiyacımız var,
samimi şeylere ihtiyacımız var. -
16:23 - 16:25Biz gibi olan şeylere
ihtiyacımız var -
16:25 - 16:28ve biz Pepee'de ilk günden beri
-
16:28 - 16:30anneyle çocuğu birbirinden ayırmadık.
-
16:30 - 16:32Konuşmanın başında size söyledim;
-
16:32 - 16:35dünyanın en mutlu çocuğuydum ben;
tüm imkânsızlıklara rağmen. -
16:35 - 16:39O gün evimize belki
500 gram kıyma girmezdi; -
16:39 - 16:41bundan hiç mutsuzluk duymazdık.
-
16:41 - 16:43İnanılmaz mutluyduk. Neden?
-
16:43 - 16:44Annem çok mutluydu;
-
16:44 - 16:46anneler çok önemlidir.
-
16:46 - 16:50O zaman dedik ki: Biz anne-çocuk
iletişimi yapacağız. -
16:50 - 16:53Biz çizgi filmimizle yaptığımız işle
-
16:53 - 16:55kitlelere ulaşabiliyoruz.
-
16:55 - 16:57Ve o zaman o kitlelere
-
16:57 - 17:00anne-çocuk tandansında
bir şey söyleyeceğiz dedik. -
17:01 - 17:04Ve bir gün böyle bir resim geldi.
-
17:05 - 17:068 sene sonra.
-
17:07 - 17:10Bu resim bana çok acayip şeyler anlatıyor.
-
17:10 - 17:13Pepee dergisi çocuğun sırtındaki.
-
17:14 - 17:18Burası sanırım Güneydoğu
Anadolu'da Mardin olabilir; -
17:18 - 17:19bir il.
-
17:21 - 17:25Ve kolektif bir bilincin,
yaratılan bir bilincin -
17:25 - 17:27bir anneyi köyden çıkartıp
-
17:27 - 17:30çocuğuna Pepee dergisi
aldırabileceğini gördüm. -
17:30 - 17:34Kimse taşrada dergi satmaz derken,
-
17:35 - 17:38demek ki aslında ihtiyacımız olan şey
-
17:39 - 17:42sadece bazı şeylerin üstünün
örtülmüşlüğünün açılması. -
17:42 - 17:44Biz bunu yapmaya çalıştık
-
17:44 - 17:48ve ilk günden beri dedik ki,
bunu bir işe de çevireceğiz. -
17:48 - 17:49Pepee bir işe de döndü.
-
17:49 - 17:52Hiç kimse de dedi ki,
çizgi filmden para kazanılmaz. -
17:52 - 17:53Ben bunu amaç olarak koymadım.
-
17:53 - 17:56"Ben bir çizgi film yapacağım ve öf!
-
17:56 - 17:58Öyle bir para kazanacağım ki!"
Asla demedim, -
17:58 - 18:01ama dedim ki öyle iyi
bir iş yapacağız ki -
18:01 - 18:06bunu izleyen, devamının gelmesi için
bize para kazandıracak -
18:06 - 18:08ve Pepee bir işe de döndü.
-
18:08 - 18:10O işin sonunda para da
kazanmaya başladı. -
18:11 - 18:14Kazandığı parayla yeni çizgi filmler
üretmeye başladı -
18:14 - 18:17ve bugün sadece Türkiye değil,
-
18:17 - 18:19Youtube'a yazın Pepee Rusça yazın.
-
18:19 - 18:21Şu an Pepee Rusça konuşuyor.
Rusya'ya girdik. -
18:21 - 18:22Çok yakında Arabistan.
-
18:22 - 18:26Kolektif bir iş dediğimiz aslında
dünyanın her yeri. -
18:31 - 18:33Ve aslında ne dedi Pepee?
-
18:34 - 18:37''Farkılıklar hayata renk katar''
dedi mesela. -
18:38 - 18:39Biliyor musunuz bu şarkıyı?
-
18:40 - 18:41Evet!
-
18:43 - 18:45En çok hangi şarkısını
biliyorsunuz Pepee'nin? -
18:46 - 18:49İki ekmek?
Benimle söyler misiniz? -
18:49 - 18:50Birazdan bitireceğim.
-
18:50 - 18:52Hep beraber bir söyleyelim mi?
-
18:53 - 18:55İki ekmek aldım
1, 2, 3... -
18:56 - 18:58♪ İki ekmek aldım ♪
-
18:59 - 19:01♪ Eve gidiyorum ♪
-
19:02 - 19:04♪ Biri büyük, biri küçük ♪
-
19:05 - 19:06♪ İki ekmek aldım ♪
-
19:07 - 19:08Süpersiniz!
-
19:15 - 19:17Neden sevdik bu şarkıyı?
-
19:17 - 19:21Çünkü hepimizin iki ekmek almakla
ilgili çok tatlı anıları var. -
19:22 - 19:24Çok samimi bir şey var
-
19:24 - 19:26ve bu bizim kolektif bilincimiz.
-
19:26 - 19:29Burada hiç gidip iki ekmek
almayan var mı aranızda? -
19:30 - 19:34Yok, hepimiz bir gidip
iki ekmek almışızdır. -
19:34 - 19:36Pepee, ''farklılıklar hayata
renk katar'' dedi. -
19:36 - 19:38''İnsan sevdiğini hiç üzer mi?" dedi.
-
19:38 - 19:41Üzer mi? Üzmez.
-
19:42 - 19:44''Bana beni sevdiğini söyle,'' dedi.
-
19:44 - 19:46Sevmek çok güzeldir.
-
19:46 - 19:48İnsanların birbirini sevdiğini
söylemesi çok güzeldir. -
19:49 - 19:51Üzüldü ve "kalbim kırıldı'' dedi.
-
19:51 - 19:53Çok samimi şeylerdi bunlar.
-
19:53 - 19:55Ah be Pepee "bakma bana öyle;
-
19:55 - 19:57seviyorsan söyle" dedi.
-
19:59 - 20:01Ve Ayşe Şule de diyor ki:
-
20:02 - 20:03Ezberleri bozun;
-
20:03 - 20:05imkânsıza inanmayın.
-
20:06 - 20:08Bu dünyada imkânsız diye bir şey yoktur.
-
20:09 - 20:13Bu dünyadan hiçbirimizin sağ çıkma
ihtimali de yoktur. -
20:13 - 20:15Yaptığınız iş her neyse,
-
20:16 - 20:18bu düsturları unutmayın.
-
20:18 - 20:20İçinizden, kalbinizden, yüreğinizden,
-
20:20 - 20:23eğer bir şeyi tutkuyla yapmanızı
söyleyen bir ses varsa, -
20:24 - 20:28o hapishanedeki küçük
kızın söylediği şeydir; -
20:28 - 20:30küçük oğlanın söylediği şeydir size:
-
20:31 - 20:33Yetişkinliğin içine hapsolmuş
çocuğun söylediği şeydir. -
20:34 - 20:37Lütfen çocukların
söylediği şeyleri önemseyin; -
20:37 - 20:40kulak verin, değer verin.
-
20:41 - 20:43Hiçbirimizin sağ çıkma ihtimali yok ya;
-
20:43 - 20:46bu hayatı güzel geçirin;
ezberleri bozun. -
20:47 - 20:49Ve hayatı içinizden geldiği gibi,
-
20:49 - 20:52çocukça, o çocuk duygularınızla yaşayın.
-
20:52 - 20:53Teşekkür ederim.
- Title:
- Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul
- Description:
-
more » « less
Ezberleri bozmanın dünyayı daha iyi bir yer hâline getirdiğine inanan Ayşe Şule Bilgiç, yıllar süren "benim amacım ne, ben ne yapmak istiyorum" sorusunun cevabını Pepee'de bulur. İmkânsıza inanmayarak düşlerinin peşinden giden Bilgiç, Türkiye'de çizgi film yapmanın imkânsızlığına inat, bu topraklardan beslenen, horon tepen, türkü söyleyen, "dünya farklı renklerle güzel" diyen Türk çizgi film karakteri Pepee'yi yaratır. Pepee, şu anda Türkiye'de yaşayan tüm çocukların ve ailelerinin gönlünü kazanmış olan belki de en ünlü Türk karakter. "Yetişkinlik, bu topraklarda çocukluğun hapishanesidir." diyen Bilgiç, "kalbinizden eğer bir şeyi tutkuyla yapmanızı isteyen bir ses varsa o, yetişkinliğin içine hapsettiğiniz çocuğun sesidir. Lütfen onu ciddiye alın, o çocuk duygularınızla yaşayın ve ezberleri bozun" diyerek silkeliyor hepimizin örselenmiş ruhunu.
İletişim dünyasının pek çok farklı kolunda görev alan Bilgiç, 2003 yılında “Rüzgârın Kızı” takma adıyla Hürriyet’in “Otoyaşam” ekinde “Motoyaşam” sayfasını hazırlamaya başladı. 2004 yılında televizyon ve sinema dünyasına adım atarak kendi yapım ve prodüksiyon şirketini kuran Ayşe Şule Bilgiç, aynı dönemde CNN Türk’te “Rüzgârın Kızı” isimli motosikletli gezi programını hazırladı ve sundu. 2007 yılında Düşyeri Çizgi Film Stüdyosu’nu kurdu ve çizgi film sektörüne “Pepee” karakteriyle damgasını vurdu. Pepee’nin hikâye ve senaryosunu kurguladı, konsept tasarımını ekip arkadaşlarıyla yaptı. Sonrasında Leliko, RGG Ayas ve Pisi isimli yerli çizgi dizi filmlere yine senarist ve yapımcı ünvanı ile yer aldı.
Bu konuşma TED’den bağımsız, yerel bir topluluğun düzenlediği bir TEDx etkinliğinde TED Konferansı formatı kullanılarak yapılmıştır. Daha fazla bilgi için: http://ted.com/tedx
- Video Language:
- Turkish
- Team:
closed TED
- Project:
- TEDxTalks
- Duration:
- 21:00
|
Eren Gokce approved Turkish subtitles for Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul | |
|
Eren Gokce edited Turkish subtitles for Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul | |
|
S Uzel accepted Turkish subtitles for Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul | |
|
S Uzel edited Turkish subtitles for Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul | |
|
S Uzel edited Turkish subtitles for Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul | |
|
S Uzel edited Turkish subtitles for Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul | |
| Nora Ahmed edited Turkish subtitles for Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul | ||
| Nora Ahmed edited Turkish subtitles for Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik | Ayşe Şule Bilgiç | TEDxIstanbul |

