-
Beni buldular...
-
Ne yaptığımızı biliyorlar...
-
Ve bundan hiç hoşlanmadılar!
-
Hassiktir!
-
Lanet olsun...
-
Buraya kadar Harper... Bundan sonrası sana kalmış.
-
Onu bitir
-
Ahh...
-
Neden onu takip ettim? Fallon...
-
Yoksa bu katolik okulunun geri tepmesi mi?
-
Kaderin hastalığı?
-
Belki de sadece iyi bir şeyler
yapmak istemişimdir...
-
Bir defa da olsa.
-
Şeytanla olan anlaşmam.
-
Neden buradasın?
-
Ha?
-
..film dersinde?
-
Film çekmek istiyorum.
-
Bu güne kadar yapılmış en iyi filmi
yapmak ister misin?
-
Nörotoloji ve kontrol mühendisliği?
-
Ben bilgisayar bilimleri okuyorum.
-
Öyleyse...
Neden film dersindesin?
-
Bir sanat eseri bu kadar
titizlikle yapılmış olabilir mi...
-
Tasarımında ve sergilenmesinde...
-
..öyle ki ona bakana Tanrı'yı
gösterebilir mi?
-
Tanrı derken neyi kastediyorsun?
-
Bir ortaçağ seyyahı olduğunu hayal et...
-
Bir oluk da uyuduğunu...
-
Açlığa bağlı halisünasyonlar..
-
Ve yolculuğunun sonunda..
-
Gözlerini gökyüzüne dikiyorsun..
-
Güneş ışığının Sainte Şapelinin
camlarından güneş ışığı yansıyor.
-
Sence bu şans mı?
-
Bu tasarımlar?
-
Sence bunlar hayal gücünün kazaları mıydı?
-
Hayır, bu bir teknik; matematik, geometri.
-
Eskiden, din ve bilimi harmanlamak
seni öldürürdü!
-
Açıklayabileceklerinden fazlasını
biliyorlardı
-
1400'lerde
-
Bir deri tüccarı, Karim Nisbah..
-
Çölde 12 gün geçirdi.
-
Devesi ölmüştü.
-
Güneş gözlerini yakmıştı,
-
ama kendisini evine sürükledikten sonra
-
Karısına tek söyleyebildiği şey:
-
"Tanrıyı gördüm."
-
1937'de, Alman bir deniz bilimcisi
-
Karakum gölünün ışıksaçan
-
balığından dolağı hipnotize olmuştu.
-
Ayıldıktan sonraki ilk sözü neydi?
-
"Tanrı'yı gördüm."
-
Ve bağlantı..?
-
Hipnozdan etkilenmiş temporal lob krizi.
-
Bu doğrudan bağlantı!
-
Optik sinilerin ortasından
-
ve beyinin dinsel adanmışlığa ayrılmış bölgesi.
-
Yani, görseller Tanrı'nın görüntüsüne sebep olabilir mi?
-
Film dersine katılmamın sebebi bu işte.
-
Deneyi belgeselleştirmeni istiyorum.
-
Beyaz gürültünün ve binoral vuruşların
-
beyni uyardığını biliyoruz.
-
Ve görsel korteks simetriye cevap verir.
-
Bazı modeller diğerlerinden daha iyi çalışır
-
Öyleyse, biz onları değiştirerek farklı parametrelerle kullanacağız.
-
Boyut, renk, pozisyon...
-
Hangisi en iyisi?
-
Test edeceğiz. Her defasında biri.
-
Sonuçları EEG'de ölçeceğiz.
-
Kayıtta mısın?
-
Yüzlerce insan bunun üzerine çalıştı.
Bütün ülkelerde.
-
Bu Haynault'un Desen Teorisi.
-
En iyi görseli mi arıyorlardı?
-
Ama bulması sonsuza kadar sürebilir.
-
Yani senin yaptığın bu mu?
-
Hayır. Ben Stratten için çalışıyorum.
-
HID üzerine çalışan bir teknoloji firması.
-
Mikrofon, klavye.. Ve bu prototip,
-
beyin dalgalarını tarar
-
Bunun için yazılım üretiyorum.
-
Ve geçen ay, bu oldu
-
Bana bir fikir verdi.
-
Eğer tarayıcı ikili değişimde
bir sonuç verirse...
-
desen teorisi için neler yapabilir.
-
Bu basit bir kod.
-
X uyarıldı mı?
-
Hayırsa, saptır. Evetse
-
yansıt, böl ve tekrarla.
-
Hayır: saptır. Evet: yansıt ve böl.
-
Kontrol edebilir misin? Desenleri?
-
Hayır. Desenler bilinçüstünden beslenir.
-
Öyleyse kendi üstünde test ediyorsu?
İnanılmaz.
-
Hepsi bu değil.
-
Bunu tekrar izlediğinde oluşacak çıktıya bak!
-
Siktir. Bulmuşsun!
-
Haynault'un Deseni!
-
Böylece birlikte çalışmaya başladık.
-
Ellen White.
Seventh Day Adventists'in kurucusu.
-
9 yaşında bir beyin hasarı aldı.
Sıklıkla nöbet geçiriyor.
-
Ve doğrudan Tanrıyla konuşuyor.
-
Epileptik mi?
-
Dostoyevski de öyleydi.
-
Buna ne ad ver mişti biliyor musun?
-
Mest Olmuş Aura
-
Yani demek istiyorsun ki bütün dinsel geçmiş
-
bir beyin hasarından dolayı mı?
-
Ve 10,000 yıllık yobaz düşünceler!
-
Tanrı bulutlarda oturan sakallı bir adam değil.
-
Ya da 4 kollu bir fil.
-
O bir "hata".
-
Bir bozukluk.
-
Nörolojik bir yapı.
-
Geceler boyu çalıştık.
-
Uzun saatler boyunca.
-
Fallon hiç uyumadı.
-
Fallon?
-
Hiçkimseye söyledin mi?
-
Deneyi mi?
-
Ne?
-
Takip edildim. Dün gece.
-
Ve bu sabah.
-
Kim? Polis mi?
-
Kilise.
-
Beğeneceklerini mi düşünmüştün?!
-
Tabii ki beğenmezler!
-
Neyi beğenmezler.
-
Eğer onu bulursak...
-
Neyi bulursak?
-
Tanrıya bir kısa yol.
-
Başlangıçta bir şaka olduğunu düşünmüştüm.
-
Onun bu olayına Dinsel otorite ismini verdik.
-
Ama ona inanmadım.
-
Doğru olabilir.
-
Belkide kendine test yapmaya
son vermelisin.
-
Kendine ciddi zararlar verebilirsin
-
Migren, nöbetler,
-
Halisünasyon.
-
Başka kim var ki?
-
Hayır.
-
Bu tamamen güvenli.
-
dedi paranoid şizofrenli.
-
Ben paranoid değilim.
-
Kanıtla.
-
Kanıtlayamam.
-
Ama sen yapabilirsin.
-
Sonra deney farklı bir boyut kazandı.
-
Döngüyü bitirmemiz çok sürmedi.
-
Noktalara katıl.
-
Deneyi Beyin Hack olarak isimlendirdik.
-
Ama hâlâ bir sorun var.
-
Lanet olsun!
-
Gene oldu.
-
Bir tür refleks.
Bir tür güvenlik refleksi.
-
Bak!
-
Beyin Hack 4:22'de başlıyor
-
4:28'de ivme artıyor. İşe yarıyordu!
Ama sonra...
-
8 saniye içinde.
Bir tür savunma mekanizması.
-
Belki de beyin bize bir şeyler söylemek istiyordu.
-
Lobotomi olmak ister misin?
-
Sadece prefrontal lob.
-
Hemen halledebilirim.
-
Fallon ortadan kayboldu.
-
2 gün. Ne bir veda ne de bir uyarı.
-
Ya görüş gerçekse?
-
Eğer Tanrı'ya olan kapıyı açarsan.
-
Belki de devili içeri çağırırsın.
-
Merhaba?
-
Eee?
-
Otur.
-
Buna ihtiyacın yok.
-
Deseni bulduk, her zaman çalışıyor
-
Haynault deseni gibi mi?
-
Evrensel. Kimin gördüğü önemli değil.
-
Defans mekanizması?
-
Onu nasıl yeneceğimi biliyorum.
-
Napıyorsun lan?!
-
Fallon?
-
Siktir! Hayır.
-
HAYIR!
-
Fallon!
-
Doğru, adrenalini kabullen
-
Korku. Defans mekanizmasını yenmenin yolu korku.
-
Cerebellumu korkuyla doldurmak.
-
Eğer sonuçları görmek istemiyorsan
-
Hemen başka yere bak!
-
Eee?
-
Bir şey gördün mü? Söyle bana.
-
Hiçbir şey? Anlayamıyorum.
-
Çalışmıyor Fallon.
-
Ama etki inanılmazdı!
-
Bunu görmeliydin.
-
Neyi? Tanrı mı?
-
Siktir ordan.
-
20 dakika aldı. Ama sonra oldu...
-
Şair Valeri bir keresinde de demiş ki:
-
Evren bir plan üzerine kurulu.
-
Bir şekilde görülen şiddetli simetri...
-
Zekânın içsel bileşenleri
-
O haklıydı.
-
Ve bu.. Bu çok güzel.
-
Fallon?
-
Fallon?
-
Hassiktir.
-
Beni buldular.
-
Buraya kadar Harper..
-
Gerisi sana kalmış.
-
Bitir onu!
-
Doğru şeyi mi yapıyoruz?
-
Ne demek istiyorsun?
-
Beyinlerimizin içine sıçabiliriz.
-
Hayır. Beyin bunun için evrildi.
-
Bu doğal bir fonksiyon değil.
-
Doğal fonksiyon?
-
Evet. Bu sadece..
-
Çoğu insan buna ılaşamaz.
Modern yaşam nasılsa o.
-
Ana yazılıma dokunmuyoruz.
-
Sadece ara yüzü hackliyoruz.
-
Son bölüm için bir hile kodu veriyoruz.
-
Tanrı modu.
-
Vicdani sonuçları mı tartışmak istiyorsun?
-
Para isteyenler bizler değiliz..
Fedakarlık...
-
Nefret vaazı.
-
İnsanlara günahkar olduklarını söylemek.
-
Onlara yaralamayı ve öldürmeyi öğretmek.
-
Onlara doğruyu gösteriyoruz!
-
Gizem bedava.
-
Tanrı'ya yakınlık sadece rahipler ve papazlar için.
-
Ve duyurulmuş kahinler.
-
Bu kişisel. İçimizde. Herkesin içinde.
-
Brain Hack herkese duyurulmalı.
-
İnternette, festivallerde, TV'de
-
Eğer herkes gördüğümüzü görürse...
-
Savaşları bitirebiliriz.
-
Sana film dersinde sormuştum..
-
Şimdi biliyorsun!
-
Bir kısa film yapacağız.
-
Yarı belgesel.
-
Yarı dramatik kurgu.
-
Hikâyeye renk katmamız gerekebilir.
-
Sadece izleyiciyiyi koltuğun ucuna
getirecek kadar...
-
Adrenalinin pompalanmasını sağlamalıyız,
-
savunma mekanizmasını kırmak için.
-
Çünkü filmin sonunda...
-
onlara Beyin Hack'i göstereceğiz.
-
Canlı ve kesilmemiş!
-
Ama bu test edilmedi. Güvenli dğeil.
-
Buna hazırlar mı?
-
Hazır olmalılar!
-
Eğer sonucu görmek istemiyorsanız,
-
Hemen başka bir yöne bakın!