-
[ses yok]
-
(kadın anlatıcı)
Bu Heraclides adında genç bir
adamın mumyası.
-
MS 1. yüzyılda Mısır'da
-
yaklaşık 20 yaşındayken öldü.
-
Mumyalama eski Mısırlılar
tarafından cesedin
-
öbür dünyada korunması
amacıyla geliştirildi.
-
Tipik olarak mumyalamadan önce kalp hariç
-
tüm iç organlar çıkarıldı,
-
ama bu durumda kalp çıkarıldı
-
ve akciğerler sağlam bırakıldı.
-
Sonra ceset tuz ile kaplandı
-
ve tüm nem giderilene kadar
-
yaklaşık kırk gün bekletildi.
-
[ses yok]
-
Parfümlü yağlar ve bitkisel
reçineler vücuda sürüldü.
-
Vücudun etrafına sarılan
-
keten şeritleri yapıştırmak için
-
kalın reçine katmanları uygulandı.
-
Mumya ahşap bir tahtanın
üzerine yerleştirildi
-
ve daha fazla sargı
onları birbirine bağladı.
-
Sandığın üzerine muhtemelen
dini öneme sahip
-
gizemli bir kese yerleştirildi.
-
Karnının üzerine mumyalanmış bir aynak,
-
ince aşağı kavisli gagası olan
-
yürüyen bir kuş yerleştirildi.
-
İbis mumyaları genellikle
-
tanrılara adak olarak hizmet ediyordu,
-
ama bu bir kuşun ölen bir insanla beraber
-
mumyalanmasının alışılmadık bir örneğidir.
-
Uzun keten şeritler
sargıları daha da sağlamlaştırdı.
-
Yüzün üzerine Heraclides'in
bir portre paneli yerleştirildi.
-
Mumyanın etrafına büyük bir
keten bez sarıldı.
-
Kefen ithal kurşun bazlı bir
-
pigmentle kırmızıya boyanmıştır.
-
Bu tedavi nadiren uygulanır.
-
Çok az sayıda kırmızı kefenli
mumya olduğu bilinmektedir.
-
Mısır'ın koruma ve yeniden doğuş
-
sembolleri dış kumaş üzerine
-
pigmentler ve altın ile boyanmıştır.
-
Son olarak, Heraklides'in adı
-
ayakucuna Yunanca olarak yazılmıştır.
-
Bu olağanüstü mumyalama işlemi sayesinde
-
Heraklides'in bedeni bugün bizimle.
-
[ses yok]