Kathryn Schulz: Pişman olmaktan pişman olmayın
-
0:00 - 0:03İşte bu Johnny Depp, tabi ki.
-
0:04 - 0:07Bu da Johnny Depp’in omzu.
-
0:07 - 0:10Bu da Johnny Depp’in meşhur omuz dövmesi.
-
0:11 - 0:13Bazılarınız biliyordur, 1990 yılında,
-
0:13 - 0:15Depp Winona Ryder’la nişanlandı,
-
0:15 - 0:17ve sağ omzuna bir dövme yaptırdı.
-
0:17 - 0:20Üzerinde “Sonsuza Dek Winona” yazıyordu.
-
0:20 - 0:22Ve üç yıl sonra --
-
0:22 - 0:25adil olursak Hollywood standartlarında sonsuza dek sürmüş gibi --
-
0:25 - 0:27ayrıldılar,
-
0:27 - 0:29ve Johnny gidip birkaç onarım işi yaptırdı.
-
0:29 - 0:33Şimdi omzunda “Sonsuza Dek Wino” yazıyor.
-
0:33 - 0:36(Kahkaha)
-
0:36 - 0:38Johnny Depp gibi,
-
0:38 - 0:40ya da yaşları 16 ile 50 arasında olan
-
0:40 - 0:44Amerikalıların yüzde 25'i gibi,
-
0:44 - 0:47benim de bir dövmem var.
-
0:47 - 0:50İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım,
-
0:50 - 0:53ama özellikle uzun bir süre bekledim.
-
0:53 - 0:55Çünkü herbirimiz
-
0:55 - 0:5717 yaşında ya da 19 veya 23
-
0:57 - 0:59dövme yaptırıp
-
0:59 - 1:0230'a geldiklerinde pişman olan insanlar tanıyoruz.
-
1:03 - 1:06Bana böyle olmadı.
-
1:06 - 1:09Ben dövmemi 29 yaşımda yaptırdım,
-
1:09 - 1:12ve hemen pişman oldum.
-
1:12 - 1:14Ve "pişman oldum," diyerek
-
1:14 - 1:17Dövmeciden çıkıp --
-
1:17 - 1:19orası buradan birkaç mil uzaklıkta
-
1:19 - 1:21Aşağı Doğu Yakası'na doğru-
-
1:21 - 1:24günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadım
-
1:24 - 1:26Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim.
-
1:26 - 1:28(Kahkaha)
-
1:28 - 1:30Bunu yapmak için çok güzel bir yer çünkü kimsenin umursamıyor.
-
1:30 - 1:32(Kahkaha)
-
1:32 - 1:35Sonra o gece eve gittim, ve daha büyük bir çöküntü yaşadım.
-
1:35 - 1:38Bundan birazdan bahsedeceğim.
-
1:38 - 1:40Bu benim için çok sarsıcıydı,
-
1:40 - 1:42çünkü o ana kadar,
-
1:42 - 1:44kendi kendime
-
1:44 - 1:46pişman olmak yok diye söyleyip durmuştum.
-
1:46 - 1:48Hayatta bir sürü hata yaptım
-
1:48 - 1:50ve tabi saçma kararlar aldım.
-
1:50 - 1:52Bunu her saat yapıyorum.
-
1:52 - 1:55Ama her zaman, o zamanki halime,
-
1:55 - 1:57o zaman kim olduğuma bakınca
-
1:57 - 1:59elimden gelenin en iyisini
-
1:59 - 2:01yapmış gibi hissederdim.
-
2:01 - 2:03Bundan bir ders çıkardım.
-
2:03 - 2:05Bu bir şekilde beni şimdi hayatta olduğum yere getirdi.
-
2:05 - 2:08Ve tamam, onu değiştirmeyecektim.
-
2:10 - 2:14Diğer bir deyişle, pişmanlık şerbetinden içmiştim,
-
2:14 - 2:17bu da geçmişte olanlardan acı duymanın
-
2:17 - 2:19tam bir zaman olduğu anlamına geliyordu,
-
2:19 - 2:22her zaman geriye değil de ileriye bakmamız gerekiyor,
-
2:22 - 2:24ve yapacağımız ve en iyi ve soylu davranış
-
2:24 - 2:27pişmanlık olmayan bir hayat yaşamaya çabalamaktır.
-
2:27 - 2:30Bu düşünce şu sözlerle güzelce özetlenmiş:
-
2:30 - 2:32"Devasız bütün her şey
-
2:32 - 2:35itibar edilmeye değmez;
-
2:35 - 2:37Olan olmuştur."
-
2:37 - 2:40Bu başta hayranlık uyandıran bir düşünce gibi gözüküyor,
-
2:40 - 2:43hepimiz bu sözün sahibini söyleyinceye kadar
-
2:43 - 2:46bunda hemfikiriz.
-
2:47 - 2:49Bunu, Lady MacBeth
-
2:49 - 2:52kocasına korkak olmayı bırakıp,
-
2:52 - 2:55cinayetlerden pişmanlık duymaması için söylüyor.
-
2:55 - 2:58Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi
-
2:58 - 3:00aklından bir şeyler geçiyor.
-
3:00 - 3:03Çünkü pişmanlık hissetmemek
-
3:03 - 3:05aslında sosyopatların birkaç temel
-
3:05 - 3:08teşhislerinden biridir.
-
3:08 - 3:11Bu bir bakıma da, bazı tür beyin hasarının göstergesidir.
-
3:11 - 3:13Yani ön orbital korteksinde
-
3:13 - 3:15hasar olan insanların
-
3:15 - 3:17en açık kötü kararlarda bile
-
3:17 - 3:20pişmanlık duymadıkları gözlemlenmiştir.
-
3:21 - 3:23Yani, eğer pişmanlıksız bir hayat yaşamak istiyorsanız
-
3:23 - 3:26aslında sizin için bir ihtimal var.
-
3:26 - 3:29Bunun adı lobotomi.
-
3:29 - 3:31Ama tam işleyen
-
3:31 - 3:33tam bir insan
-
3:33 - 3:36ve iyi bir insan olmak istiyorsanız,
-
3:36 - 3:39pişmanlıklar olmadan değil de onlarla yaşamayı öğrenmelisiniz.
-
3:39 - 3:41Öyleyse bazı tanımlar vererek başlayalım.
-
3:41 - 3:43Pişmanlık nedir?
-
3:43 - 3:45Pişmanlık şimdiki halimizin,
-
3:45 - 3:47geçmişte bir şeyi daha farklı biçimde yapmış olsaydık,
-
3:47 - 3:49daha iyi olacağı ya da daha mutlu olacağımız
-
3:49 - 3:51hissidir.
-
3:51 - 3:53Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.
-
3:53 - 3:56İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.
-
3:56 - 3:59İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.
-
3:59 - 4:02Geçmişe dönüp başka bir seçim yapabileceğimizin hayalini kurabilmeliyiz,
-
4:02 - 4:05ve bu hayali sanki bir makaraya sarıp ileriye alarak
-
4:05 - 4:09olayların şimdi nasıl olacağını hayal edebilmeliyiz.
-
4:09 - 4:11Ve aslında, bunlardan bizde ne kadar çok varsa --
-
4:11 - 4:14bir pişmanlığa karşı
-
4:14 - 4:16ne kadar çok vasıta ve ne kadar çok hayal gücü
-
4:16 - 4:19o pişmanlık o kadar şiddetli olur.
-
4:19 - 4:21Öyleyse bir an için
-
4:21 - 4:23en iyi arkadaşınızın düğününe gittiğinizi ve
-
4:23 - 4:26havalaalanına yetişmeye çalıştığınızı ve trafikte takıldıldığınızı varsayalım,
-
4:26 - 4:28sonunda giriş kapınıza vardığınızda
-
4:28 - 4:30uçağı kaçırıyorsunuz
-
4:30 - 4:32Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız
-
4:32 - 4:3420 dakikayla kaçırdığınızdan
-
4:34 - 4:37daha çok pişmanlık duyacaksınız.
-
4:37 - 4:39Neden peki?
-
4:39 - 4:41Çünkü, uçuşunuzu üç dakikayla kaçırdığınızda,
-
4:41 - 4:43farklı kararlar verip
-
4:43 - 4:45daha iyi bir sonuç elde ettiğinizin
-
4:45 - 4:47hayalini kurmak acı verecek şekilde çok kolaydır.
-
4:47 - 4:49"Tünelden değil de köprüden gitmeliydim,
-
4:49 - 4:52o sarı ışıkta geçebilirdim."
-
4:52 - 4:55Bunlar pişmanlık yaratan klasik durumlardır.
-
4:55 - 4:58Pişmanlığı, az kalsın iyi bir şekilde sonuçlanacakken
-
4:58 - 5:00aldığımız bir karar yüzünden kötü sonuçlanmasından
-
5:00 - 5:03sorumlu olduğumuzu düşündüğümüzde hissederiz.
-
5:03 - 5:05O halde bu şekilde,
-
5:05 - 5:08bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.
-
5:08 - 5:11Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.
-
5:11 - 5:14Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey
-
5:14 - 5:16bu alanda gerçekleşiyor.
-
5:16 - 5:19Tüketiciler ve finansal kararlarıyla
-
5:19 - 5:21ve buna bağlı pişmanlıklarıyla ilgili
-
5:21 - 5:23çok geniş çaplı yazılı kaynaklar var --
-
5:23 - 5:25temel olarak, tüketici pişmanlığı.
-
5:25 - 5:28Ama sonradan, bazı araştırmacı biraz geri çekilip,
-
5:28 - 5:30aslında, genel, olarak,
-
5:30 - 5:33hayatta en çok neden çekiniriz diye sormuşlar.
-
5:33 - 5:35Bunun cevabı şu şekilde ortaya çıkıyor.
-
5:35 - 5:37En başı çeken altı pişmanlık --
-
5:37 - 5:39hayatta en çok pişmanlık duyduğumuz şey:
-
5:39 - 5:41Açık ara, eğitim.
-
5:41 - 5:43Pişmanlıklarımızın yüzde 33'ü
-
5:43 - 5:45eğitim hakkında aldığımız kararlardan kaynaklanıyor.
-
5:45 - 5:47Daha fazla okumadığımızın pişmanlığını duyuyoruz.
-
5:47 - 5:50Keşke aldığımız eğitimden daha çok istifade etseydik diyoruz.
-
5:50 - 5:53Başka bir alanda eğitim yapsaymışız diyoruz.
-
5:53 - 5:55Pişmanlık listesindeki diğer başı çekenler
-
5:55 - 5:58kariyer, ilişkiler, ebeveynlik,
-
5:58 - 6:01kendimiz hakkında aldığımız bazı kararlar ve yaptığımız tercihler
-
6:01 - 6:03boş vakitlerimizi nasıl değerlendirdiğimiz --
-
6:03 - 6:05ya da daha doğrusu,
-
6:05 - 6:07nasıl değerlendiremediğimiz.
-
6:07 - 6:09Bunların dışındaki pişmanlıklar
-
6:09 - 6:11şunlarla ilgili:
-
6:11 - 6:14finans, ilişkiler ve ebeveynlik dışındaki ailevi sorunlar,
-
6:14 - 6:16sağlık, arkadaşlar,
-
6:16 - 6:19maneviyat ve toplumla alakalı.
-
6:19 - 6:22Yani diğer bir değişle, pişmanlık hakkında neredeyse bildiğimiz her şeyi
-
6:22 - 6:24finansı inceleyerek biliyoruz.
-
6:24 - 6:26Ama, insanların hayatta pişmanlık duyduklarına daha genel bir biçimde bakınca,
-
6:26 - 6:29görüyoruz ki finansla ilgili kararlarımız listeye bile giremiyor.
-
6:29 - 6:33Pişmanlıklarımızın hepsinin yüzde üçünden daha azını oluşturuyor.
-
6:33 - 6:35O halde orada oturmuş kendinizi sıkarak
-
6:35 - 6:37büyük bardak mı küçük bardak mı,
-
6:37 - 6:39ya da A firmasına karşı B fiması mı,
-
6:39 - 6:41yoksa Subaru almak mı Prius almak mı,
-
6:41 - 6:44diye tereddüte düşüyorsanız biliyor musunuz, boşverin gitsin.
-
6:44 - 6:47Muhtemelen, beş yıl sonra umrunuzda bile olmayacak.
-
6:47 - 6:50Ama gerçekten önemsediğimiz
-
6:50 - 6:52ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde
-
6:52 - 6:55bu tecrübe hissediliyor?
-
6:56 - 6:58Hepimiz kısa cevabı biliyoruz.
-
6:58 - 7:00Çok kötü hissediliyor. Pişmanlık berbat bir his.
-
7:00 - 7:02Ama pişmanlık dört farklı
-
7:02 - 7:05kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.
-
7:05 - 7:07Pişmanlığın birinci kalıcı bileşeni
-
7:07 - 7:10temel olarak reddediş.
-
7:10 - 7:13Dövmemi yaptırdığım o gece eve gittiğimde,
-
7:13 - 7:15bütün gece uyuyamadım.
-
7:15 - 7:17İlk birkaç saat boyunca,
-
7:17 - 7:19zihnimde tek bir düşünce vardı.
-
7:19 - 7:21Bu düşünce.
-
7:21 - 7:24"Onu ortadan kaldır!"
-
7:24 - 7:28Bu inanılmayacak derece ilkel bir duygusal tepki.
-
7:28 - 7:31Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.
-
7:31 - 7:33Sorunu çözmeye çalışmıyoruz.
-
7:33 - 7:36Sorunun neden kaynaklandığını anlamaya çalışmıyoruz.
-
7:36 - 7:39Sadece yok olmasını istiyoruz.
-
7:39 - 7:41Pişmanlığın ikinci karakteristik bileşeni
-
7:41 - 7:43bir tür yabancılaşma duygusu.
-
7:43 - 7:46O gece odamda aklımdan geçen ikinci düşünce ise
-
7:46 - 7:49"Böyle bir şeyi nasıl yapabildim?
-
7:49 - 7:52Aklımdan ne geçiyordu?"
-
7:52 - 7:54Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan
-
7:54 - 7:56tam bir yabancılaşma duygusu.
-
7:56 - 7:58Bu tarafımızı tanıyamayız.
-
7:58 - 8:00Bu tarafımızı anlayamayız.
-
8:00 - 8:02Ve orası için -- pişmanlığın üçüncü kalıcı bileşeni olan,
-
8:02 - 8:05kendimizi cezalandırmak için duyduğumuz kuvvetli arzuyu açıklayan --
-
8:05 - 8:07empati duyamayız.
-
8:07 - 8:09Bunun için, pişmanlığımız karşısında,
-
8:09 - 8:12sürekli "Kendi kendimi tekmeleseydim." deriz.
-
8:13 - 8:15Dördüncü bileşense
-
8:15 - 8:17pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.
-
8:17 - 8:20Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar
-
8:20 - 8:22aynı şeye tüm dikkatini vermektir.
-
8:22 - 8:24Bu saplantının etkisi
-
8:24 - 8:26pişmanlığın bu üç bileşenini alıp
-
8:26 - 8:29bunları tekrar tekrar yaşamaktır.
-
8:29 - 8:32Yani ben de o gece odamda oturup,
-
8:32 - 8:35"Onu ortadan kaldır!" diye düşünmedim.
-
8:35 - 8:37Orada oturdum ve şöyle düşündüm,
-
8:37 - 8:39"Onu ortadan kaldır. Onu ortadan kaldır.
-
8:39 - 8:42Onu ortadan kaldır. Onu ortadan kaldır"
-
8:42 - 8:44Psikolojik kaynaklara baktığınızda,
-
8:44 - 8:48bunlar pişmanlığı tanımlayan dört kalıcı bileşenlerdir.
-
8:48 - 8:51Ama ben bir beşincisinin de olduğunu öne süreceğim.
-
8:51 - 8:53Bunun da
-
8:53 - 8:56varoluşsal bir uyanış çağrısı olduğunu düşünüyorum.
-
8:56 - 8:58O gece dairemde,
-
8:58 - 9:01kendimi tekmeledikten sonrra,
-
9:01 - 9:03uzun bir süre yatakta uzanıp
-
9:03 - 9:07deri naklini düşündüm.
-
9:07 - 9:09Sonra da, seyahat sigortalarının nasıl
-
9:09 - 9:12mücbir sebeplerden doğan zararları karşılamadığını, o halde
-
9:12 - 9:16sağlık sigortamın da muhtemelen budalalık sebeblerini karşılamayacağını düşündüm.
-
9:17 - 9:20Doğrusu, hiçbir sigorta budalalık sebeplerini karşılamıyordu.
-
9:20 - 9:22Budalalık sebeplerinin bütün meselesi
-
9:22 - 9:24insanın güvenini tamamen alıp götürmesi;
-
9:24 - 9:26insanı çırılçıplak ortada bırakması ve
-
9:26 - 9:29kendi hassaslığını ve yanlışını
-
9:29 - 9:33umursamayan bir dünyaya karşı açığa çıkarmasıdır.
-
9:34 - 9:37Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.
-
9:37 - 9:40Ve bence özellikle de bizim gibi Batı'da
-
9:40 - 9:42benim bazen içinde yaşadığımızı düşündüğüm
-
9:42 - 9:45bir Control-Z kültürü olarak --
-
9:45 - 9:47bilgisayar komutu olarak Control-Z
-
9:47 - 9:49geri al.
-
9:49 - 9:52Biz bir bakıma hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmemeye
-
9:52 - 9:54inalmız bir şekilde alıştık.
-
9:54 - 9:56Soruna para döküp
-
9:56 - 9:58ya da soruna teknoloji döküp --
-
9:58 - 10:00geri alabiliriz ya da arkadaşlığımızı silebiliriz
-
10:00 - 10:03ya da takip etmekten vazgeçebiliriz.
-
10:03 - 10:06Sorun şu ki hayatta gerçekleşen bazı şeyleri
-
10:06 - 10:09umutsuzca değiştirmek istiyoruz
-
10:09 - 10:11ama yapamıyoruz.
-
10:11 - 10:13Bazen Control-Z yerine,
-
10:13 - 10:15aslında sıfır kontrolümüz oluyor.
-
10:15 - 10:19Aramızda kontrol manyağı ve mükemmeliyetçi olanlarımız için --
-
10:19 - 10:21ve ben konuştuğum yerden --
-
10:21 - 10:23bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum,
-
10:23 - 10:26çünkü her şeyi kendi başımıza yapmak ve doğru yapmak istiyoruz.
-
10:27 - 10:29Şimdi savunulması gereken bir düşünce var
-
10:29 - 10:32kontrol manyaklarının ve mükemmeliyetçilerin dövme yaptırmamaları gerekiyor,
-
10:32 - 10:35ve buna birazdan döneceğim.
-
10:35 - 10:37Ama önce söylemeliyim ki
-
10:37 - 10:39pişmanlığın duygusal bileşenlerinden hissetiğimiz
-
10:39 - 10:42yoğunluk ve kalıcılık pişmanlık duyduğumuz
-
10:42 - 10:44asıl şeye bağlı olarak
-
10:44 - 10:47değişkenlik gösterecektir.
-
10:47 - 10:49Yani mesela, benim hayatta en sevdiğim
-
10:49 - 10:53otomatik pişmanlık üreticilerin birisi.
-
10:53 - 10:55(Kahkaha)
-
10:55 - 10:57Metin: Hepsine birden cevap ver.
-
10:57 - 10:59Öyle şaşırtıcı ki
-
10:59 - 11:02sadece tek başına
-
11:02 - 11:04bu hain teknolojik yenilikle birlikte
-
11:04 - 11:07çok büyük miktarda pişmanlık yaşayabiliriz.
-
11:07 - 11:10Yanlışlıkla bir emailde "hepsine birden cevap ver"e basıp
-
11:10 - 11:13bir ilişkiyi yıkabiliriz.
-
11:13 - 11:16Ya işte fevkalade utanç verici bir gün yaşayabilirsiniz.
-
11:16 - 11:20Ya da işteki son gününüz bile olabilir.
-
11:20 - 11:22Ve bu hayatın derin pişmanlıklarına
-
11:22 - 11:25ilişmiyor bile.
-
11:25 - 11:27Çünkü tabi ki, bazen geri alamayacağımız ve
-
11:27 - 11:31korkunç sonuçlar yaratan öyle kararlar veriyoruz ki,
-
11:31 - 11:34kendi sağlığımız ya da başka insanlarınkini,
-
11:34 - 11:36mutlulukları ve rızklarımızı ve hatta en kötüsü,
-
11:36 - 11:40hayatlarımızı kökünden etkiliyoruz.
-
11:40 - 11:43Şimdi açıkçası, bu tür pişmanlıklar
-
11:43 - 11:47inanılmaz biçimde kuvvetli ve kalıcı oluyorlar.
-
11:47 - 11:50Yani, aptal "hepsine birden cevap ver" pişmanlıkları bile
-
11:50 - 11:54bizi günler sürecek eziyet dolu sıkıntılara sokabiliyor.
-
11:55 - 11:58Öyleyse biz bununla nasıl baş edebiliriz?
-
11:58 - 12:00Pişmanlıkları kabullenmemiz için
-
12:00 - 12:03üç tane şey tavsiye edeceğim.
-
12:03 - 12:05Bunlardan ilki
-
12:05 - 12:08bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.
-
12:09 - 12:13Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız,
-
12:13 - 12:1511.5 sayfa karşınıza çıkar.
-
12:15 - 12:17(Kahkaha)
-
12:17 - 12:19Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi,
-
12:19 - 12:21dövmesi olan Amerikalıların
-
12:21 - 12:24yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.
-
12:24 - 12:26Bu da Johnny Depp ve ben
-
12:26 - 12:28ve yedi milyon arkadaşımız demek.
-
12:28 - 12:31Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.
-
12:31 - 12:34Bunun içinde hepimiz beraberiz.
-
12:35 - 12:37Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol
-
12:37 - 12:40kendi kendimize gülebilmemiz.
-
12:40 - 12:42Benim durumumda, bu pek de sorun değil,
-
12:42 - 12:45çünkü 29 yaşında olup da dövmeni beğenmediğinden
-
12:45 - 12:47anneni isteyince
-
12:47 - 12:50bu hiç de zor bir şey değil.
-
12:50 - 12:54Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve
-
12:54 - 12:57düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.
-
12:57 - 13:00Ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum.
-
13:00 - 13:03Gerçekten acı ve ısdırap dolu pişmanlık
-
13:03 - 13:07tecrübe etmiş herbirimiz
-
13:07 - 13:10mizahın ve hatta kara mizahın
-
13:10 - 13:13hayata devam etmemiz için canalıcı bir rol oynadığını anlarız.
-
13:13 - 13:15Hayatımızın pozitif ve negatif,
-
13:15 - 13:17kutuplarını biraraya getirip
-
13:17 - 13:21bize yeni bir hayat enerjisi gönderir.
-
13:21 - 13:24Pişmanlıklarımızı kabullenmemize yardımcı olacak üçüncü yolsa
-
13:24 - 13:27zamanın geçmesidir,
-
13:27 - 13:29biliriz ki zaman bütün yaraları tedavi eder --
-
13:29 - 13:32dövmeler hariç tabi, onlar kalıcıdır.
-
13:33 - 13:35Ben dövme yaptıralı
-
13:35 - 13:38birkaç sene oluyor.
-
13:39 - 13:43Size dövmemi göstermemi ister misiniz?
-
13:43 - 13:45Peki tamam.
-
13:45 - 13:48Aslında, sizi uyarmam lazım,
-
13:48 - 13:50hayal kırıklığına uğrayacaksınız.
-
13:50 - 13:53Çünkü aslında o kadar da çirkin bir şey değil.
-
13:53 - 13:56Vücudumun mahrem bir yerine Marilyn Manson'un yüzü
-
13:56 - 13:58ya da onun gibi bir şey yaptırmadım.
-
13:58 - 14:00İnsanlar dövmemi gördüklerinde,
-
14:00 - 14:02çoğu zaman nasıl göründüğünü beğinirler.
-
14:02 - 14:04Bense, nasıl göründüğünü beğenmiyorum.
-
14:04 - 14:07Daha önce söylediğim gibi, ben bir mükemmeliyetçiyim.
-
14:07 - 14:10Ama yine de size göstereceğim.
-
14:14 - 14:17İşte bu benim dövmem.
-
14:18 - 14:21Bazılarınızın ne düşündüğünü tahmin edebiliyorum.
-
14:21 - 14:24Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.
-
14:24 - 14:26Bazı pişmanlıklarınız
-
14:26 - 14:30aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.
-
14:30 - 14:32Bu dövmeyi
-
14:32 - 14:34yirmili yaşlarımın çoğunu ülkenin dışında
-
14:34 - 14:36yaşayarak ve seyahat ederek geçirdiğim için yaptırdım.
-
14:36 - 14:38Sonrasında gelip New York'a yerleşince,
-
14:38 - 14:40bu sürede öğrendiğim önemli dersleri
-
14:40 - 14:43unutacağım endişesine kapıldım.
-
14:43 - 14:46Özellikle de kendi hakkımda öğrendiğim iki şeyi
-
14:46 - 14:48keşfetmeye devam etmenin ne kadar da
-
14:48 - 14:51önemli hissettirdiğini
-
14:51 - 14:54ve, aynı zamanda, kendi kuzeyini takip etmenin
-
14:54 - 14:57ne kadar önemli olduğunu unutmamak istiyordum.
-
14:57 - 14:59Bu pusula resminin en sevdiğim şeyi de
-
14:59 - 15:01bu iki fikri tek bir resimde
-
15:01 - 15:04birarada toplamasıydı.
-
15:04 - 15:07Ben de bunun bir çeşit anımsatıcı alet olarak işleyeceğini düşündüm.
-
15:08 - 15:10Gerçekten de öyle oldu.
-
15:10 - 15:13Ama, bana hatırlatacağını düşündüğüm şeyi değil de;
-
15:13 - 15:17onun yerine durmadan başka bir şeyi hatırlattığı ortaya çıktı.
-
15:17 - 15:19Bana aslında pişmanlığın bize verebileceği
-
15:19 - 15:22derslerin en önemlisini ve hayattan da
-
15:22 - 15:25alabileceğimiz en önemli dersi hatırlatıyor.
-
15:25 - 15:28Manidardır, ki benim vücuduma
-
15:28 - 15:31bir yazar olarak
-
15:31 - 15:33ama bir insan olarak da
-
15:33 - 15:35yaptıracağım tek dövme bu olabilirdi.
-
15:35 - 15:39Mesele şu ki,
-
15:39 - 15:41amaçlarımız varsa
-
15:41 - 15:43hayallerimiz varsa,
-
15:43 - 15:47elimizden gelenin en iyisini yapmak istiyorsak
-
15:47 - 15:49çevremizdeki insanları seviyorsak
-
15:49 - 15:51ve onlara zarar vermek ya da onları kaybetmek istemiyorsak,
-
15:51 - 15:55işler kötü gittiğinde acı hissetmeliyiz.
-
15:55 - 15:59Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.
-
15:59 - 16:03Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.
-
16:03 - 16:05Dövmemden aldığım nihai ders, ve ben
-
16:05 - 16:07bugün bunu söyledikten sonra yanınızdan ayrılacağım
-
16:07 - 16:09şöyle:
-
16:09 - 16:11Yarattığımız bozuk, kusurlu
-
16:11 - 16:13şeyleri sevmeliyiz
-
16:13 - 16:15ve onları yarattığımız için
-
16:15 - 16:18kendimizi affetmeliyiz.
-
16:19 - 16:22Pişmanlık bize kötü yaptığımız şeyleri değil de,
-
16:22 - 16:25daha iyisini yapabileceğimizi hatırlatıyor.
-
16:25 - 16:27Teşekkür ederim.
-
16:27 - 16:30(Alkış)
- Title:
- Kathryn Schulz: Pişman olmaktan pişman olmayın
- Speaker:
- Kathryn Schulz
- Description:
-
more » « less
Bize pişman olmadan yaşamaya çalışmamız öğretildi. Ama neden ki? Dövmesini örnek vererek, Kathryn Schulz pişmanlıklarımızı kabul etmemiz için güçlü ve hararetli bir açıklamaya girişiyor.
- Video Language:
- English
- Team:
closed TED
- Project:
- TEDTalks
- Duration:
- 16:30