< Return to Video

Kathryn Schulz: Pişman olmaktan pişman olmayın

  • 0:00 - 0:03
    İşte bu Johnny Depp, tabi ki.
  • 0:04 - 0:07
    Bu da Johnny Depp’in omzu.
  • 0:07 - 0:10
    Bu da Johnny Depp’in meşhur omuz dövmesi.
  • 0:11 - 0:13
    Bazılarınız biliyordur, 1990 yılında,
  • 0:13 - 0:15
    Depp Winona Ryder’la nişanlandı,
  • 0:15 - 0:17
    ve sağ omzuna bir dövme yaptırdı.
  • 0:17 - 0:20
    Üzerinde “Sonsuza Dek Winona” yazıyordu.
  • 0:20 - 0:22
    Ve üç yıl sonra --
  • 0:22 - 0:25
    adil olursak Hollywood standartlarında sonsuza dek sürmüş gibi --
  • 0:25 - 0:27
    ayrıldılar,
  • 0:27 - 0:29
    ve Johnny gidip birkaç onarım işi yaptırdı.
  • 0:29 - 0:33
    Şimdi omzunda “Sonsuza Dek Wino” yazıyor.
  • 0:33 - 0:36
    (Kahkaha)
  • 0:36 - 0:38
    Johnny Depp gibi,
  • 0:38 - 0:40
    ya da yaşları 16 ile 50 arasında olan
  • 0:40 - 0:44
    Amerikalıların yüzde 25'i gibi,
  • 0:44 - 0:47
    benim de bir dövmem var.
  • 0:47 - 0:50
    İlk olarak yirmili yaşlarımın başında yaptırmayı düşünmeye başladım,
  • 0:50 - 0:53
    ama özellikle uzun bir süre bekledim.
  • 0:53 - 0:55
    Çünkü herbirimiz
  • 0:55 - 0:57
    17 yaşında ya da 19 veya 23
  • 0:57 - 0:59
    dövme yaptırıp
  • 0:59 - 1:02
    30'a geldiklerinde pişman olan insanlar tanıyoruz.
  • 1:03 - 1:06
    Bana böyle olmadı.
  • 1:06 - 1:09
    Ben dövmemi 29 yaşımda yaptırdım,
  • 1:09 - 1:12
    ve hemen pişman oldum.
  • 1:12 - 1:14
    Ve "pişman oldum," diyerek
  • 1:14 - 1:17
    Dövmeciden çıkıp --
  • 1:17 - 1:19
    orası buradan birkaç mil uzaklıkta
  • 1:19 - 1:21
    Aşağı Doğu Yakası'na doğru-
  • 1:21 - 1:24
    günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadım
  • 1:24 - 1:26
    Doğu Broadway ve Canal Street'in köşesindeydim.
  • 1:26 - 1:28
    (Kahkaha)
  • 1:28 - 1:30
    Bunu yapmak için çok güzel bir yer çünkü kimsenin umursamıyor.
  • 1:30 - 1:32
    (Kahkaha)
  • 1:32 - 1:35
    Sonra o gece eve gittim, ve daha büyük bir çöküntü yaşadım.
  • 1:35 - 1:38
    Bundan birazdan bahsedeceğim.
  • 1:38 - 1:40
    Bu benim için çok sarsıcıydı,
  • 1:40 - 1:42
    çünkü o ana kadar,
  • 1:42 - 1:44
    kendi kendime
  • 1:44 - 1:46
    pişman olmak yok diye söyleyip durmuştum.
  • 1:46 - 1:48
    Hayatta bir sürü hata yaptım
  • 1:48 - 1:50
    ve tabi saçma kararlar aldım.
  • 1:50 - 1:52
    Bunu her saat yapıyorum.
  • 1:52 - 1:55
    Ama her zaman, o zamanki halime,
  • 1:55 - 1:57
    o zaman kim olduğuma bakınca
  • 1:57 - 1:59
    elimden gelenin en iyisini
  • 1:59 - 2:01
    yapmış gibi hissederdim.
  • 2:01 - 2:03
    Bundan bir ders çıkardım.
  • 2:03 - 2:05
    Bu bir şekilde beni şimdi hayatta olduğum yere getirdi.
  • 2:05 - 2:08
    Ve tamam, onu değiştirmeyecektim.
  • 2:10 - 2:14
    Diğer bir deyişle, pişmanlık şerbetinden içmiştim,
  • 2:14 - 2:17
    bu da geçmişte olanlardan acı duymanın
  • 2:17 - 2:19
    tam bir zaman olduğu anlamına geliyordu,
  • 2:19 - 2:22
    her zaman geriye değil de ileriye bakmamız gerekiyor,
  • 2:22 - 2:24
    ve yapacağımız ve en iyi ve soylu davranış
  • 2:24 - 2:27
    pişmanlık olmayan bir hayat yaşamaya çabalamaktır.
  • 2:27 - 2:30
    Bu düşünce şu sözlerle güzelce özetlenmiş:
  • 2:30 - 2:32
    "Devasız bütün her şey
  • 2:32 - 2:35
    itibar edilmeye değmez;
  • 2:35 - 2:37
    Olan olmuştur."
  • 2:37 - 2:40
    Bu başta hayranlık uyandıran bir düşünce gibi gözüküyor,
  • 2:40 - 2:43
    hepimiz bu sözün sahibini söyleyinceye kadar
  • 2:43 - 2:46
    bunda hemfikiriz.
  • 2:47 - 2:49
    Bunu, Lady MacBeth
  • 2:49 - 2:52
    kocasına korkak olmayı bırakıp,
  • 2:52 - 2:55
    cinayetlerden pişmanlık duymaması için söylüyor.
  • 2:55 - 2:58
    Burada Shakespeare'in çoğu zaman olduğu gibi
  • 2:58 - 3:00
    aklından bir şeyler geçiyor.
  • 3:00 - 3:03
    Çünkü pişmanlık hissetmemek
  • 3:03 - 3:05
    aslında sosyopatların birkaç temel
  • 3:05 - 3:08
    teşhislerinden biridir.
  • 3:08 - 3:11
    Bu bir bakıma da, bazı tür beyin hasarının göstergesidir.
  • 3:11 - 3:13
    Yani ön orbital korteksinde
  • 3:13 - 3:15
    hasar olan insanların
  • 3:15 - 3:17
    en açık kötü kararlarda bile
  • 3:17 - 3:20
    pişmanlık duymadıkları gözlemlenmiştir.
  • 3:21 - 3:23
    Yani, eğer pişmanlıksız bir hayat yaşamak istiyorsanız
  • 3:23 - 3:26
    aslında sizin için bir ihtimal var.
  • 3:26 - 3:29
    Bunun adı lobotomi.
  • 3:29 - 3:31
    Ama tam işleyen
  • 3:31 - 3:33
    tam bir insan
  • 3:33 - 3:36
    ve iyi bir insan olmak istiyorsanız,
  • 3:36 - 3:39
    pişmanlıklar olmadan değil de onlarla yaşamayı öğrenmelisiniz.
  • 3:39 - 3:41
    Öyleyse bazı tanımlar vererek başlayalım.
  • 3:41 - 3:43
    Pişmanlık nedir?
  • 3:43 - 3:45
    Pişmanlık şimdiki halimizin,
  • 3:45 - 3:47
    geçmişte bir şeyi daha farklı biçimde yapmış olsaydık,
  • 3:47 - 3:49
    daha iyi olacağı ya da daha mutlu olacağımız
  • 3:49 - 3:51
    hissidir.
  • 3:51 - 3:53
    Başka bir ifadeyle, pişmanlık iki şeye ihtiyaç duyar.
  • 3:53 - 3:56
    İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.
  • 3:56 - 3:59
    İkincisi de hayal gücüne ihtiyaç duyar.
  • 3:59 - 4:02
    Geçmişe dönüp başka bir seçim yapabileceğimizin hayalini kurabilmeliyiz,
  • 4:02 - 4:05
    ve bu hayali sanki bir makaraya sarıp ileriye alarak
  • 4:05 - 4:09
    olayların şimdi nasıl olacağını hayal edebilmeliyiz.
  • 4:09 - 4:11
    Ve aslında, bunlardan bizde ne kadar çok varsa --
  • 4:11 - 4:14
    bir pişmanlığa karşı
  • 4:14 - 4:16
    ne kadar çok vasıta ve ne kadar çok hayal gücü
  • 4:16 - 4:19
    o pişmanlık o kadar şiddetli olur.
  • 4:19 - 4:21
    Öyleyse bir an için
  • 4:21 - 4:23
    en iyi arkadaşınızın düğününe gittiğinizi ve
  • 4:23 - 4:26
    havalaalanına yetişmeye çalıştığınızı ve trafikte takıldıldığınızı varsayalım,
  • 4:26 - 4:28
    sonunda giriş kapınıza vardığınızda
  • 4:28 - 4:30
    uçağı kaçırıyorsunuz
  • 4:30 - 4:32
    Bu durumda uçağı üç dakikayla kaçırırsanız
  • 4:32 - 4:34
    20 dakikayla kaçırdığınızdan
  • 4:34 - 4:37
    daha çok pişmanlık duyacaksınız.
  • 4:37 - 4:39
    Neden peki?
  • 4:39 - 4:41
    Çünkü, uçuşunuzu üç dakikayla kaçırdığınızda,
  • 4:41 - 4:43
    farklı kararlar verip
  • 4:43 - 4:45
    daha iyi bir sonuç elde ettiğinizin
  • 4:45 - 4:47
    hayalini kurmak acı verecek şekilde çok kolaydır.
  • 4:47 - 4:49
    "Tünelden değil de köprüden gitmeliydim,
  • 4:49 - 4:52
    o sarı ışıkta geçebilirdim."
  • 4:52 - 4:55
    Bunlar pişmanlık yaratan klasik durumlardır.
  • 4:55 - 4:58
    Pişmanlığı, az kalsın iyi bir şekilde sonuçlanacakken
  • 4:58 - 5:00
    aldığımız bir karar yüzünden kötü sonuçlanmasından
  • 5:00 - 5:03
    sorumlu olduğumuzu düşündüğümüzde hissederiz.
  • 5:03 - 5:05
    O halde bu şekilde,
  • 5:05 - 5:08
    bir sürü farklı şey için pişmanlık hissedebiliriz.
  • 5:08 - 5:11
    Bugünkü konuşmamız davranışsal iktisat hakkında olacak.
  • 5:11 - 5:14
    Ve pişmanlık hakkında bildiğimiz çoğu şey
  • 5:14 - 5:16
    bu alanda gerçekleşiyor.
  • 5:16 - 5:19
    Tüketiciler ve finansal kararlarıyla
  • 5:19 - 5:21
    ve buna bağlı pişmanlıklarıyla ilgili
  • 5:21 - 5:23
    çok geniş çaplı yazılı kaynaklar var --
  • 5:23 - 5:25
    temel olarak, tüketici pişmanlığı.
  • 5:25 - 5:28
    Ama sonradan, bazı araştırmacı biraz geri çekilip,
  • 5:28 - 5:30
    aslında, genel, olarak,
  • 5:30 - 5:33
    hayatta en çok neden çekiniriz diye sormuşlar.
  • 5:33 - 5:35
    Bunun cevabı şu şekilde ortaya çıkıyor.
  • 5:35 - 5:37
    En başı çeken altı pişmanlık --
  • 5:37 - 5:39
    hayatta en çok pişmanlık duyduğumuz şey:
  • 5:39 - 5:41
    Açık ara, eğitim.
  • 5:41 - 5:43
    Pişmanlıklarımızın yüzde 33'ü
  • 5:43 - 5:45
    eğitim hakkında aldığımız kararlardan kaynaklanıyor.
  • 5:45 - 5:47
    Daha fazla okumadığımızın pişmanlığını duyuyoruz.
  • 5:47 - 5:50
    Keşke aldığımız eğitimden daha çok istifade etseydik diyoruz.
  • 5:50 - 5:53
    Başka bir alanda eğitim yapsaymışız diyoruz.
  • 5:53 - 5:55
    Pişmanlık listesindeki diğer başı çekenler
  • 5:55 - 5:58
    kariyer, ilişkiler, ebeveynlik,
  • 5:58 - 6:01
    kendimiz hakkında aldığımız bazı kararlar ve yaptığımız tercihler
  • 6:01 - 6:03
    boş vakitlerimizi nasıl değerlendirdiğimiz --
  • 6:03 - 6:05
    ya da daha doğrusu,
  • 6:05 - 6:07
    nasıl değerlendiremediğimiz.
  • 6:07 - 6:09
    Bunların dışındaki pişmanlıklar
  • 6:09 - 6:11
    şunlarla ilgili:
  • 6:11 - 6:14
    finans, ilişkiler ve ebeveynlik dışındaki ailevi sorunlar,
  • 6:14 - 6:16
    sağlık, arkadaşlar,
  • 6:16 - 6:19
    maneviyat ve toplumla alakalı.
  • 6:19 - 6:22
    Yani diğer bir değişle, pişmanlık hakkında neredeyse bildiğimiz her şeyi
  • 6:22 - 6:24
    finansı inceleyerek biliyoruz.
  • 6:24 - 6:26
    Ama, insanların hayatta pişmanlık duyduklarına daha genel bir biçimde bakınca,
  • 6:26 - 6:29
    görüyoruz ki finansla ilgili kararlarımız listeye bile giremiyor.
  • 6:29 - 6:33
    Pişmanlıklarımızın hepsinin yüzde üçünden daha azını oluşturuyor.
  • 6:33 - 6:35
    O halde orada oturmuş kendinizi sıkarak
  • 6:35 - 6:37
    büyük bardak mı küçük bardak mı,
  • 6:37 - 6:39
    ya da A firmasına karşı B fiması mı,
  • 6:39 - 6:41
    yoksa Subaru almak mı Prius almak mı,
  • 6:41 - 6:44
    diye tereddüte düşüyorsanız biliyor musunuz, boşverin gitsin.
  • 6:44 - 6:47
    Muhtemelen, beş yıl sonra umrunuzda bile olmayacak.
  • 6:47 - 6:50
    Ama gerçekten önemsediğimiz
  • 6:50 - 6:52
    ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelindiğinde
  • 6:52 - 6:55
    bu tecrübe hissediliyor?
  • 6:56 - 6:58
    Hepimiz kısa cevabı biliyoruz.
  • 6:58 - 7:00
    Çok kötü hissediliyor. Pişmanlık berbat bir his.
  • 7:00 - 7:02
    Ama pişmanlık dört farklı
  • 7:02 - 7:05
    kendine has ve kalıcı şekilde berbat hissediliyor.
  • 7:05 - 7:07
    Pişmanlığın birinci kalıcı bileşeni
  • 7:07 - 7:10
    temel olarak reddediş.
  • 7:10 - 7:13
    Dövmemi yaptırdığım o gece eve gittiğimde,
  • 7:13 - 7:15
    bütün gece uyuyamadım.
  • 7:15 - 7:17
    İlk birkaç saat boyunca,
  • 7:17 - 7:19
    zihnimde tek bir düşünce vardı.
  • 7:19 - 7:21
    Bu düşünce.
  • 7:21 - 7:24
    "Onu ortadan kaldır!"
  • 7:24 - 7:28
    Bu inanılmayacak derece ilkel bir duygusal tepki.
  • 7:28 - 7:31
    Yani, "Annemi istiyorum." gibi bir şey.
  • 7:31 - 7:33
    Sorunu çözmeye çalışmıyoruz.
  • 7:33 - 7:36
    Sorunun neden kaynaklandığını anlamaya çalışmıyoruz.
  • 7:36 - 7:39
    Sadece yok olmasını istiyoruz.
  • 7:39 - 7:41
    Pişmanlığın ikinci karakteristik bileşeni
  • 7:41 - 7:43
    bir tür yabancılaşma duygusu.
  • 7:43 - 7:46
    O gece odamda aklımdan geçen ikinci düşünce ise
  • 7:46 - 7:49
    "Böyle bir şeyi nasıl yapabildim?
  • 7:49 - 7:52
    Aklımdan ne geçiyordu?"
  • 7:52 - 7:54
    Bu, pişmanlık duyduğumuz bir kararımızdan doğan
  • 7:54 - 7:56
    tam bir yabancılaşma duygusu.
  • 7:56 - 7:58
    Bu tarafımızı tanıyamayız.
  • 7:58 - 8:00
    Bu tarafımızı anlayamayız.
  • 8:00 - 8:02
    Ve orası için -- pişmanlığın üçüncü kalıcı bileşeni olan,
  • 8:02 - 8:05
    kendimizi cezalandırmak için duyduğumuz kuvvetli arzuyu açıklayan --
  • 8:05 - 8:07
    empati duyamayız.
  • 8:07 - 8:09
    Bunun için, pişmanlığımız karşısında,
  • 8:09 - 8:12
    sürekli "Kendi kendimi tekmeleseydim." deriz.
  • 8:13 - 8:15
    Dördüncü bileşense
  • 8:15 - 8:17
    pişmanlığın psikologların deyimiyle saplantı yaratıcı olmasıdır.
  • 8:17 - 8:20
    Saplanıp kalmak, takıntılı bir şekilde tekrar tekrar
  • 8:20 - 8:22
    aynı şeye tüm dikkatini vermektir.
  • 8:22 - 8:24
    Bu saplantının etkisi
  • 8:24 - 8:26
    pişmanlığın bu üç bileşenini alıp
  • 8:26 - 8:29
    bunları tekrar tekrar yaşamaktır.
  • 8:29 - 8:32
    Yani ben de o gece odamda oturup,
  • 8:32 - 8:35
    "Onu ortadan kaldır!" diye düşünmedim.
  • 8:35 - 8:37
    Orada oturdum ve şöyle düşündüm,
  • 8:37 - 8:39
    "Onu ortadan kaldır. Onu ortadan kaldır.
  • 8:39 - 8:42
    Onu ortadan kaldır. Onu ortadan kaldır"
  • 8:42 - 8:44
    Psikolojik kaynaklara baktığınızda,
  • 8:44 - 8:48
    bunlar pişmanlığı tanımlayan dört kalıcı bileşenlerdir.
  • 8:48 - 8:51
    Ama ben bir beşincisinin de olduğunu öne süreceğim.
  • 8:51 - 8:53
    Bunun da
  • 8:53 - 8:56
    varoluşsal bir uyanış çağrısı olduğunu düşünüyorum.
  • 8:56 - 8:58
    O gece dairemde,
  • 8:58 - 9:01
    kendimi tekmeledikten sonrra,
  • 9:01 - 9:03
    uzun bir süre yatakta uzanıp
  • 9:03 - 9:07
    deri naklini düşündüm.
  • 9:07 - 9:09
    Sonra da, seyahat sigortalarının nasıl
  • 9:09 - 9:12
    mücbir sebeplerden doğan zararları karşılamadığını, o halde
  • 9:12 - 9:16
    sağlık sigortamın da muhtemelen budalalık sebeblerini karşılamayacağını düşündüm.
  • 9:17 - 9:20
    Doğrusu, hiçbir sigorta budalalık sebeplerini karşılamıyordu.
  • 9:20 - 9:22
    Budalalık sebeplerinin bütün meselesi
  • 9:22 - 9:24
    insanın güvenini tamamen alıp götürmesi;
  • 9:24 - 9:26
    insanı çırılçıplak ortada bırakması ve
  • 9:26 - 9:29
    kendi hassaslığını ve yanlışını
  • 9:29 - 9:33
    umursamayan bir dünyaya karşı açığa çıkarmasıdır.
  • 9:34 - 9:37
    Bu açıkçası inanılmaz derece acı veren bir tecrübe.
  • 9:37 - 9:40
    Ve bence özellikle de bizim gibi Batı'da
  • 9:40 - 9:42
    benim bazen içinde yaşadığımızı düşündüğüm
  • 9:42 - 9:45
    bir Control-Z kültürü olarak --
  • 9:45 - 9:47
    bilgisayar komutu olarak Control-Z
  • 9:47 - 9:49
    geri al.
  • 9:49 - 9:52
    Biz bir bakıma hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmemeye
  • 9:52 - 9:54
    inalmız bir şekilde alıştık.
  • 9:54 - 9:56
    Soruna para döküp
  • 9:56 - 9:58
    ya da soruna teknoloji döküp --
  • 9:58 - 10:00
    geri alabiliriz ya da arkadaşlığımızı silebiliriz
  • 10:00 - 10:03
    ya da takip etmekten vazgeçebiliriz.
  • 10:03 - 10:06
    Sorun şu ki hayatta gerçekleşen bazı şeyleri
  • 10:06 - 10:09
    umutsuzca değiştirmek istiyoruz
  • 10:09 - 10:11
    ama yapamıyoruz.
  • 10:11 - 10:13
    Bazen Control-Z yerine,
  • 10:13 - 10:15
    aslında sıfır kontrolümüz oluyor.
  • 10:15 - 10:19
    Aramızda kontrol manyağı ve mükemmeliyetçi olanlarımız için --
  • 10:19 - 10:21
    ve ben konuştuğum yerden --
  • 10:21 - 10:23
    bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum,
  • 10:23 - 10:26
    çünkü her şeyi kendi başımıza yapmak ve doğru yapmak istiyoruz.
  • 10:27 - 10:29
    Şimdi savunulması gereken bir düşünce var
  • 10:29 - 10:32
    kontrol manyaklarının ve mükemmeliyetçilerin dövme yaptırmamaları gerekiyor,
  • 10:32 - 10:35
    ve buna birazdan döneceğim.
  • 10:35 - 10:37
    Ama önce söylemeliyim ki
  • 10:37 - 10:39
    pişmanlığın duygusal bileşenlerinden hissetiğimiz
  • 10:39 - 10:42
    yoğunluk ve kalıcılık pişmanlık duyduğumuz
  • 10:42 - 10:44
    asıl şeye bağlı olarak
  • 10:44 - 10:47
    değişkenlik gösterecektir.
  • 10:47 - 10:49
    Yani mesela, benim hayatta en sevdiğim
  • 10:49 - 10:53
    otomatik pişmanlık üreticilerin birisi.
  • 10:53 - 10:55
    (Kahkaha)
  • 10:55 - 10:57
    Metin: Hepsine birden cevap ver.
  • 10:57 - 10:59
    Öyle şaşırtıcı ki
  • 10:59 - 11:02
    sadece tek başına
  • 11:02 - 11:04
    bu hain teknolojik yenilikle birlikte
  • 11:04 - 11:07
    çok büyük miktarda pişmanlık yaşayabiliriz.
  • 11:07 - 11:10
    Yanlışlıkla bir emailde "hepsine birden cevap ver"e basıp
  • 11:10 - 11:13
    bir ilişkiyi yıkabiliriz.
  • 11:13 - 11:16
    Ya işte fevkalade utanç verici bir gün yaşayabilirsiniz.
  • 11:16 - 11:20
    Ya da işteki son gününüz bile olabilir.
  • 11:20 - 11:22
    Ve bu hayatın derin pişmanlıklarına
  • 11:22 - 11:25
    ilişmiyor bile.
  • 11:25 - 11:27
    Çünkü tabi ki, bazen geri alamayacağımız ve
  • 11:27 - 11:31
    korkunç sonuçlar yaratan öyle kararlar veriyoruz ki,
  • 11:31 - 11:34
    kendi sağlığımız ya da başka insanlarınkini,
  • 11:34 - 11:36
    mutlulukları ve rızklarımızı ve hatta en kötüsü,
  • 11:36 - 11:40
    hayatlarımızı kökünden etkiliyoruz.
  • 11:40 - 11:43
    Şimdi açıkçası, bu tür pişmanlıklar
  • 11:43 - 11:47
    inanılmaz biçimde kuvvetli ve kalıcı oluyorlar.
  • 11:47 - 11:50
    Yani, aptal "hepsine birden cevap ver" pişmanlıkları bile
  • 11:50 - 11:54
    bizi günler sürecek eziyet dolu sıkıntılara sokabiliyor.
  • 11:55 - 11:58
    Öyleyse biz bununla nasıl baş edebiliriz?
  • 11:58 - 12:00
    Pişmanlıkları kabullenmemiz için
  • 12:00 - 12:03
    üç tane şey tavsiye edeceğim.
  • 12:03 - 12:05
    Bunlardan ilki
  • 12:05 - 12:08
    bunun evrensel bir şey olduğu fikriyle rahatlamak.
  • 12:09 - 12:13
    Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız,
  • 12:13 - 12:15
    11.5 sayfa karşınıza çıkar.
  • 12:15 - 12:17
    (Kahkaha)
  • 12:17 - 12:19
    Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi,
  • 12:19 - 12:21
    dövmesi olan Amerikalıların
  • 12:21 - 12:24
    yüzde 17'sinin pişmanlık yaşadığını tespit etmiş.
  • 12:24 - 12:26
    Bu da Johnny Depp ve ben
  • 12:26 - 12:28
    ve yedi milyon arkadaşımız demek.
  • 12:28 - 12:31
    Ve bu sadece dövmelerden duyulan pişmanlık.
  • 12:31 - 12:34
    Bunun içinde hepimiz beraberiz.
  • 12:35 - 12:37
    Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol
  • 12:37 - 12:40
    kendi kendimize gülebilmemiz.
  • 12:40 - 12:42
    Benim durumumda, bu pek de sorun değil,
  • 12:42 - 12:45
    çünkü 29 yaşında olup da dövmeni beğenmediğinden
  • 12:45 - 12:47
    anneni isteyince
  • 12:47 - 12:50
    bu hiç de zor bir şey değil.
  • 12:50 - 12:54
    Ama daha derin pişmanlıklara gelince bu daha acımasız ve
  • 12:54 - 12:57
    düşünmeden söylenmiş bir tavsiye halini alıyor.
  • 12:57 - 13:00
    Ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum.
  • 13:00 - 13:03
    Gerçekten acı ve ısdırap dolu pişmanlık
  • 13:03 - 13:07
    tecrübe etmiş herbirimiz
  • 13:07 - 13:10
    mizahın ve hatta kara mizahın
  • 13:10 - 13:13
    hayata devam etmemiz için canalıcı bir rol oynadığını anlarız.
  • 13:13 - 13:15
    Hayatımızın pozitif ve negatif,
  • 13:15 - 13:17
    kutuplarını biraraya getirip
  • 13:17 - 13:21
    bize yeni bir hayat enerjisi gönderir.
  • 13:21 - 13:24
    Pişmanlıklarımızı kabullenmemize yardımcı olacak üçüncü yolsa
  • 13:24 - 13:27
    zamanın geçmesidir,
  • 13:27 - 13:29
    biliriz ki zaman bütün yaraları tedavi eder --
  • 13:29 - 13:32
    dövmeler hariç tabi, onlar kalıcıdır.
  • 13:33 - 13:35
    Ben dövme yaptıralı
  • 13:35 - 13:38
    birkaç sene oluyor.
  • 13:39 - 13:43
    Size dövmemi göstermemi ister misiniz?
  • 13:43 - 13:45
    Peki tamam.
  • 13:45 - 13:48
    Aslında, sizi uyarmam lazım,
  • 13:48 - 13:50
    hayal kırıklığına uğrayacaksınız.
  • 13:50 - 13:53
    Çünkü aslında o kadar da çirkin bir şey değil.
  • 13:53 - 13:56
    Vücudumun mahrem bir yerine Marilyn Manson'un yüzü
  • 13:56 - 13:58
    ya da onun gibi bir şey yaptırmadım.
  • 13:58 - 14:00
    İnsanlar dövmemi gördüklerinde,
  • 14:00 - 14:02
    çoğu zaman nasıl göründüğünü beğinirler.
  • 14:02 - 14:04
    Bense, nasıl göründüğünü beğenmiyorum.
  • 14:04 - 14:07
    Daha önce söylediğim gibi, ben bir mükemmeliyetçiyim.
  • 14:07 - 14:10
    Ama yine de size göstereceğim.
  • 14:14 - 14:17
    İşte bu benim dövmem.
  • 14:18 - 14:21
    Bazılarınızın ne düşündüğünü tahmin edebiliyorum.
  • 14:21 - 14:24
    Bunun için sizi bir konuda rahatlatayım.
  • 14:24 - 14:26
    Bazı pişmanlıklarınız
  • 14:26 - 14:30
    aslında düşünüdüğünüz kadar da çirkin değil.
  • 14:30 - 14:32
    Bu dövmeyi
  • 14:32 - 14:34
    yirmili yaşlarımın çoğunu ülkenin dışında
  • 14:34 - 14:36
    yaşayarak ve seyahat ederek geçirdiğim için yaptırdım.
  • 14:36 - 14:38
    Sonrasında gelip New York'a yerleşince,
  • 14:38 - 14:40
    bu sürede öğrendiğim önemli dersleri
  • 14:40 - 14:43
    unutacağım endişesine kapıldım.
  • 14:43 - 14:46
    Özellikle de kendi hakkımda öğrendiğim iki şeyi
  • 14:46 - 14:48
    keşfetmeye devam etmenin ne kadar da
  • 14:48 - 14:51
    önemli hissettirdiğini
  • 14:51 - 14:54
    ve, aynı zamanda, kendi kuzeyini takip etmenin
  • 14:54 - 14:57
    ne kadar önemli olduğunu unutmamak istiyordum.
  • 14:57 - 14:59
    Bu pusula resminin en sevdiğim şeyi de
  • 14:59 - 15:01
    bu iki fikri tek bir resimde
  • 15:01 - 15:04
    birarada toplamasıydı.
  • 15:04 - 15:07
    Ben de bunun bir çeşit anımsatıcı alet olarak işleyeceğini düşündüm.
  • 15:08 - 15:10
    Gerçekten de öyle oldu.
  • 15:10 - 15:13
    Ama, bana hatırlatacağını düşündüğüm şeyi değil de;
  • 15:13 - 15:17
    onun yerine durmadan başka bir şeyi hatırlattığı ortaya çıktı.
  • 15:17 - 15:19
    Bana aslında pişmanlığın bize verebileceği
  • 15:19 - 15:22
    derslerin en önemlisini ve hayattan da
  • 15:22 - 15:25
    alabileceğimiz en önemli dersi hatırlatıyor.
  • 15:25 - 15:28
    Manidardır, ki benim vücuduma
  • 15:28 - 15:31
    bir yazar olarak
  • 15:31 - 15:33
    ama bir insan olarak da
  • 15:33 - 15:35
    yaptıracağım tek dövme bu olabilirdi.
  • 15:35 - 15:39
    Mesele şu ki,
  • 15:39 - 15:41
    amaçlarımız varsa
  • 15:41 - 15:43
    hayallerimiz varsa,
  • 15:43 - 15:47
    elimizden gelenin en iyisini yapmak istiyorsak
  • 15:47 - 15:49
    çevremizdeki insanları seviyorsak
  • 15:49 - 15:51
    ve onlara zarar vermek ya da onları kaybetmek istemiyorsak,
  • 15:51 - 15:55
    işler kötü gittiğinde acı hissetmeliyiz.
  • 15:55 - 15:59
    Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.
  • 15:59 - 16:03
    Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.
  • 16:03 - 16:05
    Dövmemden aldığım nihai ders, ve ben
  • 16:05 - 16:07
    bugün bunu söyledikten sonra yanınızdan ayrılacağım
  • 16:07 - 16:09
    şöyle:
  • 16:09 - 16:11
    Yarattığımız bozuk, kusurlu
  • 16:11 - 16:13
    şeyleri sevmeliyiz
  • 16:13 - 16:15
    ve onları yarattığımız için
  • 16:15 - 16:18
    kendimizi affetmeliyiz.
  • 16:19 - 16:22
    Pişmanlık bize kötü yaptığımız şeyleri değil de,
  • 16:22 - 16:25
    daha iyisini yapabileceğimizi hatırlatıyor.
  • 16:25 - 16:27
    Teşekkür ederim.
  • 16:27 - 16:30
    (Alkış)
Title:
Kathryn Schulz: Pişman olmaktan pişman olmayın
Speaker:
Kathryn Schulz
Description:

Bize pişman olmadan yaşamaya çalışmamız öğretildi. Ama neden ki? Dövmesini örnek vererek, Kathryn Schulz pişmanlıklarımızı kabul etmemiz için güçlü ve hararetli bir açıklamaya girişiyor.

more » « less
Video Language:
English
Team:
closed TED
Project:
TEDTalks
Duration:
16:30
Fatih Yucel added a translation

Turkish subtitles

Revisions