< Return to Video

Aspirin nasıl keşfedildi ? - Krishna Sudhir

  • 0:08 - 0:12
    4.000 yıl önce, Sümerler
    şaşırtıcı bir keşif yaptılar.
  • 0:12 - 0:16
    Belirli bir tür ağacın
    kabuğunu kazıdıklarında
  • 0:16 - 0:17
    ve yediklerinde,
  • 0:17 - 0:19
    ağrıları yok oluyordu.
  • 0:19 - 0:21
    Bu buldukları şeyin
  • 0:21 - 0:25
    gelecekte tıp biliminin seyrini
    değiştireceğini bilmiyorlardı.
  • 0:25 - 0:30
    Sümerlilerin buldukları bugün tıpta
    aspirin olarak bilinen şeyin
  • 0:30 - 0:32
    öncüsüydü.
  • 0:32 - 0:36
    Aspirinin aktif bileşeni söğüt ağacı
    ve diğer vahşi bitkilerde
  • 0:36 - 0:38
    yaygın bir şekilde bulunur,
    ki bu da nasıl
  • 0:38 - 0:41
    eski tıbbi geleneklerin
    bir parçası olduğunu açıklar
  • 0:41 - 0:42
    Sümerler,
  • 0:42 - 0:43
    antik Mısır,
  • 0:43 - 0:44
    antik Yunan,
  • 0:44 - 0:47
    ve diğer kültürler.
  • 0:47 - 0:52
    Milattan önce 400 yılında, modern tıbbın
    babası olarak bilinen Hipokrat, ilk defa
  • 0:52 - 0:56
    ağrıyı azaltmak için söğüt kabuğu
    çiğnemeyi ve doğum sonrasında yaşanan
  • 0:56 - 1:00
    ağrıyı yatıştırmak için söğüt yaprağı
    çayı demlemeyi tavsiye etti.
  • 1:01 - 1:07
    Ancak onun potansiyelini araştırmamız
    2.000 yıldan fazla sürdü.
  • 1:08 - 1:10
    18. yüzyılın ortalarında,
  • 1:10 - 1:14
    Edward Stone adında bir İngiliz adam
    beş yıl süren deneylerin ardından,
  • 1:14 - 1:18
    söğüt ağacı kabuğunun ezilerek
    toza çevrilip yenildiğinde
  • 1:18 - 1:20
    ateşi tedavi edebildiğini gösterdi.
  • 1:20 - 1:26
    Alman eczacı Johann Buchner'in
    sonunda bütün bunları sağlayan
  • 1:26 - 1:32
    salicin denilen bileşeni tanımlaması
    ve saf hale getirmesi de
  • 1:32 - 1:34
    yaklaşık 70 yıl daha zaman aldı.
  • 1:36 - 1:39
    O zamanlar doktorlar söğüt kabuğunu
    ve erkeçsakalı gibi
  • 1:39 - 1:43
    salicin bakımından zengin diğer şifalı
    bitkileri ağrı, ateş ve inflamasyonu
  • 1:43 - 1:46
    hafifletmek için rutin
    bir şekilde kullanıyordu.
  • 1:46 - 1:51
    Ama tam bileşenin tanımlanması
    yapısında değişiklik yapılabilmesini
  • 1:51 - 1:53
    mümkün kıldı.
  • 1:54 - 1:59
    1853'te Fransız bir kimyager, bileşiği
    kimyasal olarak sentezlemeyi başardı,
  • 1:59 - 2:03
    böylece asetilsalisik asit denilen
    maddeyi oluşturmuş oldu.
  • 2:03 - 2:09
    Ardından 1897'de ilaç firması Bayer
    yeni bir yöntem buldu
  • 2:09 - 2:13
    ve bileşiği aspirin adı verilen bir
    ağrı kesici olarak pazarlamaya başladı.
  • 2:13 - 2:18
    Bu ilk sentetik ilaçlardan biri olarak
    yaygın bir şekilde tanındı.
  • 2:19 - 2:22
    Aslında aspirin sadece Bayer'in
    marka adıydı:
  • 2:22 - 2:24
    A asetilden
  • 2:24 - 2:26
    spir botanik biliminde adı Spiraeu ulmaria
  • 2:26 - 2:29
    olan erkeçsakalı bitkisinden gelir.
  • 2:30 - 2:35
    Kısa süre sonra aspirin
    asetilsalisik asit ile eş anlamlı oldu.
  • 2:36 - 2:40
    İtibarı ve ünü arttıkça aspirinin,
    yalnızca ağrıyı hafifletmekle kalmayıp
  • 2:40 - 2:43
    ayrıca birçok inflamasyona bağlı
    problemi de hafiflettiği,
  • 2:43 - 2:45
    örneğin eklem iltihabına
  • 2:45 - 2:49
    kalbi çevreleyen zarın
    iltihaplandığı perikardite
  • 2:49 - 2:51
    ve kan damarlarının iltihaplandığı
  • 2:51 - 2:54
    Kawasaki hastalığına da
    iyi geldiği ortaya çıktı.
  • 2:55 - 2:58
    Ancak, aspirinin tıbbi değerine rağmen,
  • 2:58 - 3:04
    bu noktada, bilim insanları aslında hala
    nasıl bu etkiyi yarattığını bilmiyorlardı.
  • 3:04 - 3:09
    1960'larda ve 70'lerde İsveçli ve İngiliz
    bilim insanları bu durumu değiştirdi.
  • 3:09 - 3:14
    Bu ilacın prostaglandin denen belirli
    kimyasalların üretimini durdurduğunu
  • 3:14 - 3:15
    kanıtladılar
  • 3:15 - 3:20
    ve bunlar ağrı hissinin ve inflamasyonun
    iletilmesinden sorumluydu.
  • 3:20 - 3:26
    1982'de bu keşif, araştırmacılarına
    tıp dalında Nobel ödülü kazandırdı.
  • 3:27 - 3:31
    Zaman geçtikçe araştırmalar
    aspirinin risklerini de ortaya çıkardı.
  • 3:31 - 3:36
    Aşırı tüketim bağırsaklarda
    ve beyinde kanamaya neden olabilir.
  • 3:36 - 3:38
    Ayrıca Reye's sendromunu tetikleyebilir,
  • 3:38 - 3:42
    bu enfeksiyon geçiren çocuklarda
    beyni ve karaciğeri etkileyen
  • 3:42 - 3:45
    nadir görülen ama genelde ölümcül
    olan bir hastalıktır.
  • 3:45 - 3:47
    20. yüzyılın sonlarına doğru,
  • 3:47 - 3:51
    asetaminofen ve ibuprofen gibi
    daha az yan etkilere sahip olan
  • 3:51 - 3:53
    yeni ağrı kesiciler tarafından
  • 3:53 - 3:56
    aspirinin başarısı gölgelendi.
  • 3:56 - 4:00
    Ancak 1980'lerde, aspirinin faydalarına
    dair daha ileri keşifler
  • 4:00 - 4:02
    aspirine ilgiyi tekrar canlandırdı.
  • 4:03 - 4:07
    Aslında 1982 Nobel Ödülünü kazanan
    araştırmacılar, aspirinin ayrıca
  • 4:07 - 4:10
    pıhtılaşmaya yol açan kimyasalların
    yani trombositlerin bir araya
  • 4:10 - 4:14
    toplanmasıyla kan pıhtılarını
    oluşturan tromboksanların üretimini
  • 4:14 - 4:16
    yavaşlattığını da göstermişlerdi.
  • 4:16 - 4:23
    Dönüm noktası niteliğinde bir klinik
    araştırma aspirinin katılımcılarda
  • 4:23 - 4:26
    kalp krizi riskini %44 oranında
    azalttığını gösterdi.
  • 4:26 - 4:30
    Bugün kalp krizi veya inme geçirme riski
    olan hastalara aspirin tavsiye edilir
  • 4:30 - 4:33
    çünkü beyne ve kalbe giden
    damarlarda pıhtı oluşması
  • 4:33 - 4:35
    olasılığını azaltmaktadır.
  • 4:37 - 4:38
    Daha da şaşırtıcı olan,
  • 4:38 - 4:41
    aspirinin kansere yakalanma
  • 4:41 - 4:46
    ve kanserden ölme riskini azalttığını
    - özellikle kolon kanseri -
  • 4:46 - 4:48
    gösteren araştırmaların sayısı
    gittikçe artmaktadır.
  • 4:48 - 4:53
    Bu aspirinin anti-trombosit
    etkisinden kaynaklanıyor olabilir.
  • 4:53 - 4:57
    Trombosit aktivitesini azaltarak aspirin
    kanser hücrelerinin yayılmasını sağlayan
  • 4:57 - 5:00
    proteinin seviyesini düşürüyor olabilir.
  • 5:01 - 5:05
    Bu keşifler aspirini yalnızca
    bir ağrı kesicinin ötesinde
  • 5:05 - 5:08
    potansiyel olarak hayat kurtarıcı
    bir tedaviye dönüştürmüştür.
  • 5:08 - 5:12
    Günümüzde, her yıl 100 milyar tablet
    aspirin tüketiyoruz
  • 5:12 - 5:16
    ve araştırmacılar yeni kullanım alanları
    için araştırmalar yapmaya devam ediyor.
  • 5:17 - 5:22
    Aspirinin çok yönlülüğü modern tıbbı
    çoktan dönüşüme uğratmış durumda.
  • 5:22 - 5:25
    Bir söğüt ağacının kabuğunun
    soyulmasına dayanan
  • 5:25 - 5:27
    mütevazı geçmişi düşünüldüğünde
    bu müthiş bir şey.
Title:
Aspirin nasıl keşfedildi ? - Krishna Sudhir
Description:

4000 yıl önce, Sümerler şaşırtıcı bir keşif gerçekleştirdi: belirli bir ağacın kabuğunu kazıyıp yediklerinde ağrıları yok oluyordu. Bu keşiflerinin gelecekte tıp biliminin seyrini değiştireceğine dair en ufak bir fikirleri bile yoktu. Krishna Sudhir aspirinin tarihinin izlerini sürüyor.

Dersi hazırlayan Krishna Sudhir, animasyonu hazırlayan Artrake Studyo.

more » « less
Video Language:
English
Team:
closed TED
Project:
TED-Ed
Duration:
05:45

Turkish subtitles

Revisions