Hikâyeler anlatan eşyalar tasarlamak
-
0:00 - 0:02Çocukluğumda evin içinde dolanırken,
-
0:02 - 0:04o Türk halılarını hatırlıyorum
-
0:04 - 0:09ve de o sahneleri, savaş sahnelerini,
aşk sahnelerini. -
0:09 - 0:13Yani, bakın. Bu hayvan, savaşçıdan gelen
-
0:13 - 0:16mızrakla mücadele etmeye çalışıyor.
-
0:16 - 0:19Ve annem bu fotoğrafları çekti,
aslında daha geçen hafta, -
0:19 - 0:22halılarımızın ve bu zamana
kadar bunu hatırlıyorum. -
0:22 - 0:25Bir de başka bir eşya vardı,
bu bir çeşit kule gibi yükselen mobilya, -
0:25 - 0:28üzerinde de yaratıklar,
canavarlar ve çıplaklık -- -
0:28 - 0:31küçük bir çocuk için
oldukça korkutucu şeyler. -
0:31 - 0:34Bütün bunlardan bugün hatırımda kalan,
eşyaların hikâyeler anlattığıdır. -
0:34 - 0:39Yani hikâye anlatımının
benim çalışmalarımda -
0:39 - 0:42gerçekten güçlü bir etkisi olmuştur.
-
0:42 - 0:44Ve sonra başka bir esin kaynağı daha oldu.
-
0:44 - 0:47Gençliğimde, 15-16 yaşlarındayken,
diğer bütün gençler gibi, -
0:47 - 0:50sadece neyi seviyorsak ve
neye inanıyorsak, onu yapmak istiyorduk. -
0:50 - 0:52Ve böylece,
-
0:52 - 0:55en çok sevdiğim iki şeyi
bir araya getirdim, -
0:55 - 0:58kayak ve rüzgâr sörfü.
-
0:58 - 1:03Bunlar, İsviçre'deki kasvetli havadan
kurtulmak için oldukça faydalı. -
1:03 - 1:06Sonuçta bu ikisinin
birleşiminden bunu yarattım: -
1:06 - 1:07Kayaklarımı aldım ve bir tahta aldım
-
1:07 - 1:10ve oraya bir rüzgâr sörfü
direği yerleştirdim -
1:10 - 1:13ve biraz ayak bantı
ve biraz da metal palet -
1:13 - 1:17ve bu sayede donmuş göllerin
üzerinde oldukça hızlı gidebiliyordum. -
1:17 - 1:20Gerçekten ölüm tuzağıydı.
Yani, inanılmazdı, -
1:20 - 1:22oldukça iyi çalıştı
fakat gerçekten tehlikeliydi. -
1:22 - 1:26Ve bu sayede anladım ki
bir tasarım okuluna gitmem gerekiyordu. -
1:26 - 1:27(Gülüşmeler)
-
1:27 - 1:30Yani şu grafiklere bir bakın.
-
1:30 - 1:32(Gülüşmeler)
-
1:35 - 1:37Böylece tasarım okuluna gittim
-
1:37 - 1:42ve bitirdiğimde 90'ların başlarıydı.
-
1:42 - 1:45Silikon Vadisi'nde olağanüstü
şeylerin olmaya başladığını gördüm -
1:45 - 1:46ve orada olmak istedim
-
1:46 - 1:50ve bilgisayarın evlerimize
girmeye başladığını gördüm, -
1:50 - 1:54evlerimizde olabilmesi için
değişmesi gerektiğini. -
1:54 - 1:56Ve böylelikle kendime bir iş buldum ve
-
1:56 - 1:58bir danışmanlık şirketinde
çalışmaya başladım -
1:58 - 2:00ve o toplantılara giderdik
-
2:00 - 2:02ve bazı yöneticiler gelirdi
-
2:02 - 2:04ve derlerdi ki,
-
2:04 - 2:07"Bakın, burada yapacağımız işler
gerçekten önemli, biliyorsunuz." -
2:07 - 2:10Ve projelere kod isimler
verirlerdi, bilirsiniz, -
2:10 - 2:18genellikle Yıldız Savaşları'ndan,
yani C3PO, Yoda, Luke gibi şeyler. -
2:18 - 2:21Yani beklenileceği gibi,
ben genç bir tasarımcı olarak, -
2:21 - 2:23odanın arkasında, elimi kaldırıp
-
2:23 - 2:25sorular sorardım.
-
2:25 - 2:28Yani geçmişe bakınca,
muhtemelen aptalca sorular, -
2:28 - 2:33yani "Bu Büyük Harf Kilidi
tuşu ne için?" gibi şeyler -
2:33 - 2:37ya da "Bu Sayı Kilidi tuşu
ne için?" "Yani, şu şey?" -
2:37 - 2:39Yani insanlar bunu
gerçekten kullanıyor mu? -
2:39 - 2:41İhtiyaçları var mı?
Evlerinde istiyorlar mı? -
2:41 - 2:45(Gülüşmeler)
-
2:45 - 2:50Sonradan farkına vardım ki,
değiştirmek istemiyorlardı -
2:50 - 2:53kalıcı şeyleri; özündekileri
değiştirmek istemiyorlardı. -
2:53 - 2:58Bizlerin, tasarımcıların,
dış kılıfı yaratmasını istiyorlardı, -
2:58 - 3:06kutunun dışına biraz
güzel bir şey koymak adına. -
3:06 - 3:08Ve ben renk sanatçısı olmak istemedim.
-
3:08 - 3:11Bu yapmak istediğim şey değildi.
-
3:11 - 3:13Bu şekilde bir stilist olmak istemedim.
-
3:13 - 3:14Ve sonra şu alıntıyı gördüm:
-
3:14 - 3:20"Reklam, şirketlerin orijinal
olmadıkları için ödedikleri bedeldir." -
3:20 - 3:22(Gülüşmeler)
-
3:22 - 3:26Sonuçta kendi işimi kurmak zorundaydım.
Böylece San Francisco'ya taşındım -
3:26 - 3:29ve Fuseproject adında
küçük bir şirket kurdum. -
3:29 - 3:32Ve yapmak istediğim işler önemli şeylerdi.
-
3:32 - 3:36Ve gerçekten sadece dış kılıf
üzerinde çalışmak istemiyordum. -
3:36 - 3:39Komple insan deneyimi
üzerinde çalışmak istiyordum. -
3:39 - 3:44Bu arada ilk projeler mütevaziydi
-
3:44 - 3:49fakat teknolojiyi aldılar ve
belki de bir şeyler hâline getirdiler, -
3:49 - 3:51insanların yeni
bir şekilde kullanabildiği -
3:51 - 3:53ve belki de yeni bir
fonksiyonellik buldular. -
3:53 - 3:56Bu saati, otomobil şirketi
Mini Cooper için yaptık, -
3:56 - 3:58piyasaya yeni çıktığı sıralardı
-
3:58 - 4:00ve ilk defa olarak bu saatin ekranı
-
4:00 - 4:02yataydan dikeye doğru değişebiliyor.
-
4:02 - 4:07Ve saate farklı açılardan
bakmamı sağlıyor, şöyle, -
4:07 - 4:09dirseğimi bükmeden.
-
4:09 - 4:12Ve diğer projeler gerçekten
dönüşüm ile ilgiliydi, -
4:12 - 4:16insanın ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili.
-
4:16 - 4:19Bu İtalyan bir üretici için
küçük bir mobilya -
4:19 - 4:21ve tamamen düz olarak taşınıyor
-
4:21 - 4:24ve sonra katlanıp orta sehpa
hâline geliyor -
4:24 - 4:25ya da bir iskemle ve bunun gibi şeyler.
-
4:25 - 4:27Ve biraz daha deneysel bir şey:
-
4:27 - 4:30Bu, Swarovski için bir
aydınlatma donanımı -
4:30 - 4:32ve yaptığı şey şekil değiştirmek.
-
4:32 - 4:36Yani daireden yuvarlağa,
kareye, sekiz şekline, -
4:36 - 4:39ve sadece küçük bir tablet
bilgisayarında çizerek, -
4:39 - 4:44bütün aydınlatma donanımı
istediğin şekle giriyor. -
4:44 - 4:46Ve en sonunda,
Herman Miller için yaprak lamba. -
4:46 - 4:49Bu oldukça kapsamlı bir süreç;
-
4:49 - 4:50dört buçuk sene sürdü.
-
4:50 - 4:55Fakat ben eşsiz bir aydınlatma
deneyimi yaratmak istiyordum, -
4:55 - 4:57yeni bir aydınlatma deneyimi.
-
4:57 - 5:02Sonuçta hem aydınlatmayı,
hem de ampulü tasarlamamız gerekiyordu. -
5:02 - 5:05Ve bunun tasarımda eşsiz bir
imkân olduğunu söyleyebilirim. -
5:05 - 5:07Ve istediğim yeni deneyim
-
5:07 - 5:10seçenekleri kullanıcıya vererek
-
5:10 - 5:13sıcak, ışıldayan bir çeşit loş ışıktan,
-
5:13 - 5:17parlak çalışma lambasına
kadar giden seçenekler. -
5:17 - 5:19Aslında ampul bunu yapıyor.
-
5:19 - 5:21Kişinin bu iki renk
düzenini değiştirmesine -
5:21 - 5:24ve karıştırmasına izin veriyor.
-
5:24 - 5:27Ve bu çok basit bir şekilde yapılıyor:
-
5:27 - 5:29Kişi aydınlatmanın tabanına değiyor
-
5:29 - 5:32ve bir tarafta parlaklığı
karıştırabilirsiniz -
5:32 - 5:35ve diğerinde ışığın rengini.
-
5:35 - 5:39Sonuçta bütün bu projeler
insani bir anlayışa sahip -
5:39 - 5:44ve bence tasarımcı olarak
gerçekten düşünmeliyiz, -
5:44 - 5:46çalışmalarımız ve dünya arasında,
-
5:46 - 5:49nasıl farklı bir ilişki
yaratabiliriz diye, -
5:49 - 5:51iş için olsun
-
5:51 - 5:54ya da birazdan göstereceğim gibi,
birtakım kentsel projeler olsun. -
5:54 - 5:59Çünkü bence herkesin hemfikir
olduğu gibi tasarımcılar olarak bizler -
5:59 - 6:04işe değer katarız, kullanıcılara da
-
6:04 - 6:08fakat bence bu projelere
kattığımız değerler -
6:08 - 6:12sonuç olarak daha büyük değerler yaratır.
-
6:12 - 6:14Ve getirdiğimiz bu değerler
-
6:14 - 6:17çevresel problemler hakkında olabilir,
-
6:17 - 6:21sürdürülebilirlik hakkında,
daha az enerji tüketimi hakkında. -
6:22 - 6:25Bilirsiniz, fonksiyon ve
güzellik hakkında olabilir; -
6:25 - 6:26iş stratejisi hakkında olabilir.
-
6:26 - 6:28Fakat tasarımcılar gerçekten tutkaldır,
-
6:28 - 6:31bütün bu şeyleri bir araya getirirler.
-
6:31 - 6:36Sonuç olarak, Jawbone
tanıdık olduğunuz bir proje -
6:36 - 6:39ve insancıl bir teknolojiye sahip.
-
6:39 - 6:42Teninizi hissediyor; teninize dayanıyor
-
6:42 - 6:44ve ne zaman konuştuğunuzu biliyor.
-
6:44 - 6:46Ve ne zaman konuştuğunuzu bilerek,
-
6:46 - 6:49bildiği diğer bütün sesleri yok ediyor,
-
6:49 - 6:51yani çevresel gürültüleri.
-
6:51 - 6:53Fakat Jawbone ile ilgili diğer insani şey,
-
6:53 - 6:59gerçekten bütün teknolojik
şeyleri çıkartmaya karar verdik -
6:59 - 7:01ve bütün acayip şeyleri
-
7:01 - 7:04ve yapabildiğimiz kadar
güzel yapmaya çalıştık. -
7:04 - 7:05Yani, düşünün bir kere:
-
7:05 - 7:11Güneş gözlüğü ya da mücevher
ya da aksesuar seçerken gösterilen özen, -
7:11 - 7:16gerçekten önemli.
-
7:16 - 7:19Yani eğer güzel değilse,
gerçekten yüzünüze ait değildir. -
7:19 - 7:22Ve burada buna ulaşmaya çalışıyorduk.
-
7:22 - 7:26Fakat Jawbone üzerinde çalışma
şeklimiz gerçekten benzersiz. -
7:26 - 7:29Solda bir şeye işaret etmek istiyorum.
-
7:29 - 7:32Bu devre, bu içine giren şeylerden biri,
-
7:32 - 7:35bu teknolojinin çalışmasını sağlıyor.
-
7:35 - 7:37Fakat işte bu tasarım süreci:
-
7:37 - 7:38Birisi devreleri değiştiriyor,
-
7:38 - 7:42devrelerin üzerine izleyici koyuyor,
tümleşik devrelerin yerini değiştiriyor, -
7:42 - 7:44diğer tarafta tasarımcılar
işlerini yaparken. -
7:44 - 7:49Sonuç olarak, bu artık teknoloji
üzerine kılıf geçirmek değil. -
7:49 - 7:51Gerçekten de içini ve dışını
tasarımlamakla ilgili. -
7:51 - 7:53Ve odanın diğer tarafında,
-
7:53 - 7:55tasarımcılar küçük değişiklikler yapıyor,
-
7:55 - 7:59taslak çizim, elle çizim,
bilgisayara aktarma -
7:59 - 8:04ve işte ben buna tasarım odaklı diyorum.
-
8:04 - 8:05Yani, biraz itme ve çekme var
-
8:05 - 8:08fakat yine de tasarım gerçekten
bunu tanımlamaya yardımcı oluyor, -
8:08 - 8:11tüm deneyimi her şeyiyle.
-
8:11 - 8:13Ve tabii ki tasarım hiçbir zaman bitmez.
-
8:13 - 8:17Ve bir diğer eşsiz olan yeni olay da bu,
-
8:17 - 8:20nasıl çalıştığımız,
çünkü hiçbir zaman bitmiyor, -
8:20 - 8:21bütün diğer şeyleri de
yapmamız gerekiyor. -
8:21 - 8:24Paketleme ve web sitesi
ve devam etmeniz gerekir, -
8:24 - 8:28kullanıcıya gerçekten
pek çok açıdan ulaşmak için. -
8:28 - 8:33Peki hiçbir zaman bitmezse
kişiyi nasıl elde tutabilirsiniz? -
8:33 - 8:39Ve Aliph Jawbone'nun
genel müdürü Hosain Rahman, -
8:39 - 8:43yani gerçekten de farklı bir yapıya
ihtiyaç duyduğunuzu anlıyor. -
8:43 - 8:46Yani bir anlamda, farklı yapı
demek biz ortağız demek, -
8:46 - 8:51bu bir ortaklık.
Çalışmaya devam edebiliriz -
8:51 - 8:54ve kendimizi bu projeye adayabiliriz
-
8:54 - 8:57ve sonra da ödülleri paylaşabiliriz.
-
8:57 - 9:02Ve şimdi de başka bir proje,
diğer bir ortaklık-tipi yaklaşım. -
9:02 - 9:04Buna Y Su diyoruz
-
9:04 - 9:07ve bu adam Los Angeles'dan, Thomas Arndt,
-
9:07 - 9:10aslen Avusturyalı, bize geldi
-
9:10 - 9:13ve tek yapmak istediği sağlıklı
bir içecek yaratmaktı -
9:13 - 9:16ya da çocukları için organik bir içecek,
-
9:16 - 9:20yüksek şeker içerikli gazlı
içeceklerin yerine geçecek, -
9:20 - 9:23çocuklarının içmesini istemediği.
-
9:23 - 9:25Böylece bu şişe üzerinde çalıştık
-
9:25 - 9:28ve her yönden tamamen simetrik.
-
9:28 - 9:34Ve bu da şişeyi bir oyun hâline getiriyor.
-
9:34 - 9:36Şişeler birbirine bağlanıyor
-
9:36 - 9:39ve değişik şekiller,
farklı formlar yaratabilirsiniz. -
9:39 - 9:40(Gülüşmeler)
-
9:40 - 9:43(Alkış)
-
9:43 - 9:44Teşekkür ederim.
-
9:44 - 9:45(Alkış)
-
9:45 - 9:46Ve sonra bunu yaptığımız sırada,
-
9:46 - 9:50şişenin şekli yukarıdan
aşağıya bize Y'yi anımsattı -
9:50 - 9:55ve düşündük, yani bu kelimeler,
"neden" ve "neden değil", -
9:55 - 9:58muhtemelen çocukların
kullandığı en önemli iki kelime. -
9:58 - 10:01Sonuçta buna Y Su adını verdik.
-
10:01 - 10:05Ve bu her şeyin aynı odada
bir araya geldiği diğer bir durum: -
10:05 - 10:10Üç boyutlu tasarım, fikirler, markalaşma,
-
10:10 - 10:13her şey derinden bağlı bir hâle geliyor.
-
10:13 - 10:15Ve bu proje ile ilgili diğer bir şey de
-
10:15 - 10:19fikri mülkiyet getiriyoruz,
-
10:19 - 10:21pazarlama yaklaşımını getiriyoruz,
-
10:21 - 10:24bütün bu şeyleri bir araya getiriyoruz
fakat bence sonuçta -
10:24 - 10:25getirdiğimiz şey bu değerler
-
10:25 - 10:29ve bu değerler çalıştığımız
şirketlerin ruhunu yaratıyor. -
10:29 - 10:31Ve bu özellikle ödüllendirici, tasarımınız
-
10:31 - 10:33yaratıcı bir çalışmaya dönüşünce,
-
10:33 - 10:35diğerleri yaratıcı olup
daha fazlasını yapabilince. -
10:36 - 10:37İşte bir diğer proje,
-
10:37 - 10:39bence gerçekten bunu yansıtıyor.
-
10:39 - 10:43Bu, her çocuk için
bir dizüstü bilgisayar, -
10:43 - 10:46100 dolarlık dizüstü bilgisayar.
-
10:46 - 10:48Bu fotoğraf inanılmaz.
-
10:48 - 10:53Nijerya'da insanlar en değerli
eşyalarını başları üzerinde taşırlar. -
10:53 - 10:56Bu kız başında dizüstü
bilgisayarla okula gidiyor. -
10:56 - 10:58Yani, bu benim için çok anlamlı.
-
10:59 - 11:01Fakat, Nicholas Negroponte --
-
11:01 - 11:04ki bu proje üzerinde çok konuştu,
-
11:04 - 11:08OLPC'nin kurucusudur -- bize geldiğinde,
-
11:08 - 11:12yaklaşık iki buçuk sene önce,
-
11:12 - 11:15bazı net fikirler vardı.
-
11:15 - 11:18Eğitim götürmek istiyordu
ve teknoloji götürmek istiyordu -
11:18 - 11:20ve bunlar hayatının temelleriydi
-
11:20 - 11:24fakat her çocuğa bir dizüstü
bilgisayar misyonunun da temelleriydi. -
11:25 - 11:29Ancak bahsettiği üçüncü
temel de tasarımdı. -
11:29 - 11:33Ve o sırada gerçekten de
bilgisayarlar üzerinde çalışmıyordum. -
11:33 - 11:36Önceki tecrübemden dolayı,
gerçekten de istemiyordum. -
11:36 - 11:38Fakat söylediği şey gerçekten önemliydi,
-
11:38 - 11:40çocukların tasarım yüzünden
-
11:40 - 11:43bu ürünü sevecekleri.
-
11:43 - 11:44Nasıl düşük maliyetli, sağlam yapacaktık,
-
11:44 - 11:51artı, Büyük Harf Kilidi tuşundan
kurtulacağını söyledi -- -
11:51 - 11:53(Gülüşmeler)
-
11:53 - 11:55-- ve Sayı Kilidi tuşundan da.
-
11:55 - 12:00Sonuçta ikna oldum.
İkon olarak tasarladık, -
12:00 - 12:03farklı görünecek, bir çocuğa
ait olduğu belli olacak -
12:03 - 12:05fakat oyuncak gibi olmayacak.
-
12:05 - 12:07Ve sonra entegrasyonu
-
12:07 - 12:10o duyduğunuz harika teknolojilerin,
-
12:10 - 12:13çocukların bağlanmasını
sağlayacak kablosuz ağ antenleri; -
12:13 - 12:17güneş ışığında okunabilecek ekran;
-
12:17 - 12:19lastikten yapılan klavye
-
12:19 - 12:22ve çevreye karşı korumalı.
-
12:22 - 12:25Yani, bütün bu harika
teknolojiler cidden gerçekleşti, -
12:25 - 12:28tutku sayesinde ve
-
12:28 - 12:32de OLPC çalışanları ve mühendisleri.
-
12:32 - 12:34Tedarikçilerle mücadele ettiler,
-
12:34 - 12:38imalatçılarla mücadele ettiler.
-
12:38 - 12:41Yani demek istediğim hayvanlar
gibi mücadele ettiler, -
12:41 - 12:44olduğu gibi kalması için.
-
12:44 - 12:50Ve o istek, bir anlamda projeleri
bu proje gibi yapan şey, -
12:50 - 12:51süreç esnasında
-
12:51 - 12:54orijinal fikrin bozulmamasını sağlar.
-
12:54 - 12:57Ve bence bu gerçekten önemli bir şey.
-
12:57 - 13:00Sonuçta şimdi bu fotoğrafları alıyoruz --
-
13:00 - 13:03sabah kalkıyorsunuz ve
Nijerya'daki bu çocukları görüyorsunuz -
13:03 - 13:04ve Uruguay'dakileri görüyorsunuz
-
13:04 - 13:08bilgisayarlarıyla ve Moğolistan'dakileri.
-
13:08 - 13:11Ve göründüğü üzere bejden uzaklaştık --
-
13:11 - 13:12Yani rengarenk, eğlenceli.
-
13:12 - 13:17Aslında, her logonun biraz
farklı olduğunu görebilirsiniz. -
13:17 - 13:19Nedeni
-
13:19 - 13:25imalat sırasında
-
13:25 - 13:27X ve O için yirmi renk çıkarabilmemiz,
-
13:27 - 13:29bu zaten bilgisayarın ismi
-
13:29 - 13:32ve bunları imalat alanında karıştırarak,
-
13:32 - 13:35yirmi çarpı yirmi:
-
13:35 - 13:38400 farklı seçenek elde ediyorsunuz.
-
13:38 - 13:40Sonuçta gelişmekte olan ülkelerde
-
13:40 - 13:43çocukları onu kullanırken
görmenin getirisi inanılmaz. -
13:43 - 13:46Ancak, bu benim İsviçre'deki
yeğenim Anthony -
13:46 - 13:48ve bir öğleden sonrayı
bilgisayarla geçirdi -
13:48 - 13:51ve geri almak zorundaydım. Çok zordu.
-
13:51 - 13:52(Gülüşmeler)
-
13:52 - 13:56Ve bir prototipti. Ve bir buçuk ay sonra,
-
13:56 - 13:58İsviçre'ye geri gittim
-
13:58 - 14:02ve burada kendi versiyonuyla oynuyor.
-
14:02 - 14:04(Gülüşmeler)
-
14:04 - 14:07Kâğıttan, kâğıt ve mukavva.
-
14:09 - 14:14Evet, son bir projeyle bitireceğim
-
14:14 - 14:17ve bu biraz daha yetişkin eğlencesi.
-
14:17 - 14:19(Gülüşmeler)
-
14:19 - 14:22Belki bazılarınız New York şehri
kondomunu duymuştur. -
14:22 - 14:27Aslında daha yeni piyasaya çıktı,
Sevgililer Günü'nde, -
14:27 - 14:3014 Şubat, yaklaşık on gün önce.
-
14:30 - 14:35Şöyle ki, New York Sağlık
Departmanı bize geldi -
14:35 - 14:39ve bunun dağtımı için
bir yola ihtiyaçları vardı, -
14:39 - 14:44New York sakinlerine
36 milyon bedava kondom. -
14:44 - 14:49Yani oldukça büyük bir iş
ve dağıtım kutuları üzerinde çalıştık; -
14:49 - 14:53bunlar dağıtım kutuları.
Canayakın görünüşlü. -
14:53 - 14:59Biraz yangın musluğu
tasarlamak gibi bir şey -
14:59 - 15:02ve kolayca hizmet edebilir olmalı:
-
15:02 - 15:06Nerede olduğunu ve
ne yaptığını bilmeniz lazım. -
15:06 - 15:10Ve kondomları da kendimiz tasarladık.
-
15:10 - 15:12Ve henüz New York'ta açılıştaydım
-
15:12 - 15:16ve konulduğu bütün yerleri ziyaret ettim.
-
15:16 - 15:20Bu Porto Rikolu küçük bir bakkalda,
-
15:20 - 15:24Christopher Caddesi'nde bir barda,
bir bilardo salonunda. -
15:24 - 15:28Yani her yerdeki evsizlerin
bakımevlerine konuluyor. -
15:28 - 15:30Tabii ki kulüplere ve diskolara da.
-
15:31 - 15:34Ve işte bu proje için
halka yapılan duyuru. -
15:34 - 15:48(Müzik)
-
15:48 - 15:49(Gülüşmeler)
-
15:49 - 15:51Haydi alın.
-
15:51 - 15:57(Alkış)
-
15:57 - 16:01Yani bu gerçekten de dizaynın
-
16:01 - 16:03sohbet başlatabileceği bir durum.
-
16:03 - 16:05Toplantılara katılıyordum ve insanlar
-
16:05 - 16:09almak için oldukça hevesliydi yani.
Heyecanlıydılar. -
16:09 - 16:13Aradaki buzları çözüyordu,
-
16:13 - 16:16bir tabunun üstesinden geliyordu
-
16:16 - 16:18ve bence bu da tasarımın
yapabileceği bir şey. -
16:19 - 16:20Aslında
-
16:20 - 16:25burada biraz kondom atacaktım yani,
-
16:25 - 16:28fakat buradaki adaba
uygun mudur bilmiyorum. -
16:28 - 16:29(Gülüşmeler)
-
16:29 - 16:32Evet, tamam, tamam.
Sadece birkaç tane var. -
16:32 - 16:34(Gülüşmeler)
-
16:34 - 16:37(Alkış)
-
16:37 - 16:44Bu arada bende daha var, daha sonra almak
isterseniz her zaman sorabilirsiniz. -
16:44 - 16:45(Gülüşmeler)
-
16:45 - 16:50Eğer birisi neden kondom
taşıdığınızı sorarsa, -
16:50 - 16:51sadece tasarımını sevdim diyebilirsiniz.
-
16:51 - 16:54(Gülüşmeler)
-
16:54 - 16:57Pekâlâ, sadece bir fikirle bitireceğim:
-
16:57 - 17:01Eğer hep birlikte bir değer
yaratmak için çalışırsak -
17:01 - 17:05fakat yaptığımız işin değerini
gerçekten de hep aklımızda tutarsak, -
17:05 - 17:10bence yaptığımız işi değiştirebiliriz.
-
17:10 - 17:14Değerleri değiştirebiliriz,
çalıştığımız şirketleri değiştirebiliriz -
17:14 - 17:18ve sonunda, hep beraber,
belki dünyayı değiştirebiliriz. -
17:18 - 17:20Evet, teşekkür ederim.
-
17:20 - 17:26(Alkış)
- Title:
- Hikâyeler anlatan eşyalar tasarlamak
- Speaker:
- Yves Behar
- Description:
-
more » « less
Tasarımcı Yves Behar, yarattığı simge hâline gelmiş bazı eşyalar hakkında konuşmak için yaratıcı köklerine iniyor (Yaprak lamba, Çene kemiği kulaklık). Sonra da, şu an üzerinde çalıştığı esprili, farklı, şık objelerden bahsediyor-- "100 $'lık dizüstü bilgisayar" da dâhil.
- Video Language:
- English
- Team:
closed TED
- Project:
- TEDTalks
- Duration:
- 17:26
|
Eren Gokce edited Turkish subtitles for Designing objects that tell stories | |
|
Eren Gokce edited Turkish subtitles for Designing objects that tell stories | |
|
Eren Gokce edited Turkish subtitles for Designing objects that tell stories | |
|
Eren Gokce edited Turkish subtitles for Designing objects that tell stories | |
|
Eren Gokce edited Turkish subtitles for Designing objects that tell stories | |
|
Eren Gokce edited Turkish subtitles for Designing objects that tell stories | |
|
Eren Gokce edited Turkish subtitles for Designing objects that tell stories | |
|
Eren Gokce added a translation |
