Turkish subtitles

← Duygusal hijyeni nasıl uygulanır | Guy Winch | TEDxLinnaeusUniversity

Get Embed Code
25 Languages

Showing Revision 9 created 02/18/2015 by şeref bacak.

  1. Çok sevecen bir kardeş olan
  2. tek yumurta ikizimle birlikte büyüdüm.
  3. İkiz olmak iltiması
    belirlemekte sizi
  4. bir uzman haline getiriyor.
  5. Kurabiyesinin benimkinden biraz daha büyük
    olması bile, bende soru işareti yaratırdı.
  6. Açıkçası, açlıktan ölmüyordum.
  7. (Kahkahalar)
  8. Bir psikolog olduğumda
  9. farklı bir tür iltiması
    farketmeye başladım.
  10. Bu da, zihnimize verdiğimiz değerden çok
    daha fazlasını vücudumuza veriyoruz.
  11. Psikoloji üzerinde doktoramı alabilmek
    için üniversitede dokuz yılımı harcadım
  12. ve ne kadar çok insanın
    kartvizitime bakıp
  13. "A, bir psikolog gerçek bir doktor değil."
    dediğini size anlatamam.
  14. Adeta, kartvizitimin üzerinde
    yazılması gerekir gibi.
  15. (Kahkahalar)
  16. Zihnimizden çok vücudumuza
    iltimas göstermeyi
  17. her yerde görüyorum.
  18. Yakın bir zamanda bir arkadaşımın
    evindeydim
  19. ve onun beş yaşındaki oğlu
    yatmaya hazırlanıyordu.
  20. Lavabonun yanındaki tabureye çıkmış
    dişlerini fırçalarken
  21. kaydı ve tabureden düşerken
    tabure ayağını çizdi.
  22. Bir dakika boyunca ağladı,
    fakat sonra kalkıp
  23. tekrar tabureye çıkıp bir
    kutu yara bandını aldı
  24. ve yaranın üzerine bir tane yapıştırdı.
  25. Bu çocuk ayakkabı bağlarını
    zar zor bağlayabiliyorken
  26. enfeksiyon kapmaması için bir yarayı
    kapatmanız gerektiğini
  27. ve günde iki kez fırçalayarak dişlerinize
    dikkate etmeniz gerektiğini biliyor.
  28. Fiziksel sağlığımızı nasıl koruyacağımızı
  29. ve diş hijyeninin nasıl yapılacağını
    hepimiz biliyoruz, değil mi?
  30. Beş yaşımızdan beri bunu biliyoruz.
  31. Fakat, psikolojik sağlımızı korumak
    için ne biliyoruz?
  32. Hiçbir şey.
  33. Çocuklarımıza duygusal hijyenle
    ilgili ne öğretiyoruz?
  34. Hiçbir şey.
  35. Nasıl oluyor da, aklımızı korumak için
  36. harcadığımız zamandan daha fazlasını
    dişlerimizi korumak için harcıyoruz?
  37. Neden fiziksel sağlığımız bizim için
  38. psikolojik sağlığımızdan çok daha önemli?
  39. Psikolojik yaralanmalara
  40. fiziksel yaralanmalardan daha çok
    maruz kaldığımızı biliyorsunuz.
  41. Başarısızlık, reddedilme ya da
    yalnızlık gibi yaralanmalar
  42. ve eğer bunları ihmal edersek
    daha da kötüleşirler ve
  43. hayatlarımızı dramatik
    şekilde etkilerler.
  44. Hatta, bu tür psikolojik yaralanmaların
    tedavisinde kullanılabilecek
  45. bilimsel olarak kanıtlanmış teknikler
    olmasına rağmen, bunları kullanmayız.
  46. Yapmamız gerektiği aklımıza
    bile gelmez.
  47. "Oh, bunalımlı hissediyorsun,
    sadece silkelen, hepsi kafanda."
  48. Bunun ayağı kırılmış birine söylendiğini
    hayal edebiliyormusun,
  49. "Sadece çek git, hepsi ayağında."
  50. (Kahkahalar)
  51. Fiziksel ve psikolojik sağlımız arasındaki
    boşluğu doldurmanın zamanı geldi.
  52. Onları daha eşit yapma zamanı geldi.
  53. Daha çok ikizlere benzer şekilde.
  54. Lafı açılmışken, kardeşimde
    bir psikologdur ayrıca.
  55. Yani o da gerçek bir doktor değil.
  56. (Kahkahalar)
  57. Fakat birlikte okumadık.
  58. Aslında, hayatımda yaptığım en zor şey
  59. psikoloji üzerinde doktoramı yapmak
    için Atlatik'i aşıp
  60. New York şehrine gelmekti.
  61. Hayatımızda ilk kez
    o zaman ayrıldık
  62. ayrılık her ikimiz içinde
    çok acıydı.
  63. Ancak, o aile ve arkadaş
    arasındayken
  64. ben yeni bir ülkede yalnızdım.
  65. Birbirimizi felaket özledik
  66. fakat o zamanlar uluslararası aramalar
    gerçekten çok pahalı olduğundan
  67. bizim sadece haftada 5 beş dakika
    konuşmaya gücümüz yetiyordu.
  68. Doğum günümüz yaklaştığında,
  69. bu birlikte geçiremeyeceğimiz
    ilk doğum günüydü,
  70. savurganlık yapmaya
    karar verdik
  71. ve o hafta on dakika
    boyunca konuşacaktık.
  72. Sabahı odamda geiznip durarak geçirdim
  73. araması için bekledim
  74. ve bekledim
  75. ve bekledim
  76. fakat telefon çalmadı.
  77. Zaman farkını dikkate alarak,
  78. "Tamam, arkadaşlarıyla birlikte,
    sonra arayacak." diye farzettim.
  79. O zamanlar cep telefonları yoktu.
  80. Fakat aramadı.
  81. On ay uzakta kaldıktan sonra
  82. benim özlediğim gibi o beni özlemedi
    diye düşünmeye başladım.
  83. Sabah arayacağını biliyordum
  84. fakat o gece hayatımdaki en üzücü
    ve uzun geceydi.
  85. Sonraki sabah uyandım
  86. telefona baktım
  87. ve önceki gün odayı gezinirken
  88. ahizeyi yerinden çıkardığımı farkettim .
  89. Yataktan fırladım,
  90. ahizeyi tekrar yerine koydum
  91. ve bir saniye sonra telefon çaldı,
  92. arayan kardeşimdi,
    şarhoşmuydu.
  93. (Kahkahalar)
  94. Onun da en üzücü ve en uzun
    gecesi olmuştu.
  95. Olanları açıklamaya çalıştım
    fakat o,
  96. "Anlamıyorum, baktın aramıyorum,
  97. neden telefonu kaldırıp
    beni aradın." dedi.
  98. Haklıydı.
  99. Niye aramamıştım.
  100. O zaman cevap verememiştim,
    fakat bugün basit bir cevabı var.
  101. Yalnızlık.
  102. Yalnızlık derin bir psikolojik
    yara oluşturur.
  103. Algılamamızı bozar
  104. ve kafamızı karıştırır.
  105. Çevremizdekilerin bize,
  106. gerçekte olduğundan daha az
    ilgi gösterdiğine bizi inandırır.
  107. İletişim kurmaktan korkutur bizi,
  108. çünkü niye kendimizi reddedilme ve
    kalp kırıklığı tuzağına sokalım
  109. kalbimiz çoktan, dayanacağımızdan
    daha çok kırılmışken?
  110. O zaman tekrar yalnızlığın
    pençelerine düştüm,
  111. fakat etrafım bütün gün
    insanlarla çevriliydi,
  112. böylece bir daha asla aklıma gelmedi.
  113. Fakat yalnızlık, tamamen subjektif
    olarak tanımlanmaktadır.
  114. Sadece duygusal ya da sosyal olarak
  115. çevrenizden kopuk hissedip
    hissetmediğinize dayanmaktadır.
  116. Ben hissettim.
  117. Yalnızlık üzerine yapılmış
    pek çok araştırma var
  118. ve onların hepsi çok korkunç.
  119. Yalnızlık sizi sadece perişan etmez,
    öldürür de.
  120. Şaka yapmıyorum.
  121. Kronik yalnızlık erken ölüm ihtimalinizi
  122. %14 arttırır.
  123. Yüzde ondört.
  124. Yalnızlık yüksek tansiyona,
    yüksek kolestrola
  125. hatta bağışıklık sisteminizin
    çalışmasını engeller,
  126. sizi her türlü hastalığa ve rahatsızlığa
    karşı korumasız hale getirir.
  127. Aslında bilim adamları; bunlar birlikte
    ele alındığında
  128. kronik yalnızlık uzun dönem sağlığınız
  129. ve yaşam süreniz üzerinde sigaranınki
    kadar risk yarattığını ortaya koydu.
  130. Şimdi, sigara paketleri üzerinde
    "Bu sizi öldürebilir." uyarısı var.
  131. Fakat yalnızlıkta böyle bir uyarı yok.
  132. Psikolojik sağlığımıza
    öncelik vermemizin
  133. ve duygusal hijyen uygulamamızın
  134. çok önemli olmasının nedeni budur.
  135. Çünkü, yaralandığınızı
    bilmediğinizde
  136. psikolojik bir yarayı tedavi edemezsiniz.
  137. [Duygusal acılara dikkat edin.]
  138. Algılamamızı bozan ve bizi yanlış
    yönlendiren
  139. tek psikolojik yara yalnızlık değil.
  140. [Başarısızlık]
  141. Başarısızlık ta buna neden olur.
  142. Bir keresinde, bir kreşi ziyaret ettiğimde
    benzer plastik oyuncaklarla oynayan
  143. üç küçük çocuk görmüştüm.
  144. Kırmızı butonu kaydırdığınızda sevimli
    bir köpek dışarı fırlıyordu.
  145. Küçük bir kız mor butonu
    çekmeye çalıştı, sonra itti
  146. ve sonra geri yaslanıp
    alt dudağı titreyerek
  147. kutuya baktı.
  148. Yanındaki küçük çocuk
    bu olanı gördü
  149. ve kendi kutusuna dönüp,
    hiç dokunmadan
  150. gözyaşlarına boğuldu.
  151. Bu arada, bir başka küçük kız,
    kırmızı butonu çekene kadar
  152. düşünebildiği her şeyi denedi
  153. sevimli köpek kutudan dışarı fırladı
    ve sevinçle haykırdı.
  154. Aynı oyuncaklarla üç küçük çocuk
  155. fakat başarısızlığa karşı
    çok farklı tepkiler.
  156. İlk iki çocuk kırmızı butonu
    kaydırabilecek yetenekteydi.
  157. Onları başarıdan alıkoyan tek şey
  158. zihinlerinin bunu başaramayacaklarına
    inanmaları şeklinde onları kandırmasıydı.
  159. Şimdi, yetişkinler de her zaman
    bu şekilde kandırılmaktadır.
  160. Aslında hepimizde, engelleme ve
    başarısızlıkla karşılaştığımızda
  161. tetiklenen bir takım
    his ve düşünceler var.
  162. Zihninizin başarısızlığa nasıl tepki
    verdiğinin verdiğinin farkında mısınız?
  163. Olmanız gerek.
  164. Çünkü, eğer zihniniz sizi bir şeyi
    yapmaktan aciz olduğunuza
  165. ikna etmeye çalışıyorsa
  166. ve buna inanıyorsanız
  167. bu iki çocuğa benzer şekilde
    çaresiz hissetmeye başlarsınız
  168. ve sonrasında denemeyi bırakırsınız
    ya da hiç denemezsiniz.
  169. Sonrasında, başarılı olamayacağınıza
    dair daha fazla ikna olursunuz.
  170. İşte, pek çok kişinin
    gerçek potansiyelinin
  171. altında performans göstermesinin
    nedeni budur.
  172. Yol boyunca bir yerde,
    bazen sadece bir başarısızlık
  173. başarılı olamayacaklarına
    onları ikna etmiştir
  174. ve buna inanmışlardır.
  175. Bir kere bir şeye ikna oldukmu
  176. zihnimizi değiştirmemiz oldukça güçtür.
  177. Bu dersi zor yoldan öğrendim.
  178. Kardeşimle genç olduğumuz zaman.
  179. Arkadaşlarımızla birlikte gece vakti
    karanlık bir yolda arabayla giderken
  180. bir polis arabası bizi durdurdu.
  181. Bölgede bir soygun olmuştu,
    şüphelileri arıyorlardı.
  182. Görevli arabaya yaklaştı
  183. ve el fenerini sürücüye tuttu.
  184. Sonra ön koltuktaki kardeşime,
    sonra da bana.
  185. Gözleri fal taşı gibi açıldı ve
  186. "Senin yüzünü daha önce nerede
    görmüştüm?" dedi.
  187. (Kahkahalar)
  188. "Ön koltukta." dedim.
  189. (Kahkahalar)
  190. Fakat bu ona hiçbir şey ifade etmedi.
  191. Yani uyuşturucu aldığımı düşünmüştür.
  192. (Kahkahalar)
  193. Beni arabadan dışarı sürükledi,
    üstümü aradı,
  194. polis arabasına kadar beni yürüttü
  195. ve ancak sabıkam olmadığını
    teyit ettikten sonra
  196. ön koltukta oturan bir ikizim olduğunu
    ona gösterebildim.
  197. Fakat, arabayla uzaklaşmamıza rağmen
  198. yasadışı bir şey yaptığıma ikna olduğu
    yüzündeki bakıştan anlaşılıyordu.
  199. Bir kez ikna olduğumuzda zihnimizi
    değiştirmemiz çok zordur.
  200. Başarısız olduğunuz zaman morali bozuk
    ve yenik hissetmeniz çok doğal olabilir.
  201. Fakat başaramayacağınız konusunda ikna
    olmanıza izin vermeyin.
  202. Çaresizlik hissine karşı
    mücadele etmelisiniz.
  203. Durumu kontrol altına almalısınız
  204. ve başlamadan önce bu tür olumsuz
    döngüyü kırmalısınız.
  205. [Duygusal kanamaya son verin]
  206. Zihnimiz ve hislerimiz
  207. düşündüğümüz kadar güvenilir
    dostlarımız değil.
  208. Bunlar daha çok, bir anda tamamen
    destekleyici olurken
  209. bir anda gerçekten sevimsiz olan
    dengesiz arkadaşlara benzer.
  210. Bir keresinde, 20 yıllık evli kalıp
  211. çok kötü bir şekilde boşandıktan sonra,
    ilk kez biriyle buluşmaya hazır olan
  212. bu kadınla birlikte çalıştım.
  213. Kibar ve başarılı gözüken
    biriyle İnternette tanıştı
  214. daha da önemlisi, kadına
    ilgili gözüküyordu.
  215. Kadın çok heyecanlıydı,
    yeni bir elbise aldı
  216. ve New York'ta lüks bir barda bir şeyler
    içmek için buluştular.
  217. On dakika sonra adama kalktı ve
  218. "İlgilenmiyorum" deyip çıktı.
  219. [Reddedilme]
  220. Reddedilme son derece acı vericidir.
  221. Kadın o kadar yaralanmıştı ki,
    hareket edemedi.
  222. Yapabileceği tek şey bir
    arkadaşını aramaktı.
  223. İşte arkadaşının söyledikleri
    "Peki ne bekliyordun,
  224. büyük kalçaların var, söyleyecek
    ilginç bir şeyin yok
  225. neden böyle başarılı ve
    yakışıklı adam
  226. senin gibi daima kaybeden biriyle çıksın?"
  227. Doğru, bir arkadaşın bu derece
    kaba oluşu şok edici.
  228. Bunu diyenin arkadaşı olmadığını
  229. söylemem daha az şok edici olacaktır.
  230. Bu kadının kendine söylediği şeylerdi.
  231. Bu hepimizin yaptığı bir şey.
  232. Özellikle bir reddedilmeden sonra.
  233. Hepimizi kendi hatalarımız ve
    eksiklerimizi düşünmeye başlarız
  234. nasıl olmayı arzu ederiz,
    nasıl olmamayı arzu ederiz
  235. kendimize isimler buluruz.
  236. Belki bu kadar acımasızca
    değil ama hepimiz yaparız.
  237. İlginçtir yaparız, çünkü kendimize
    olan saygımız yaralanmıştır.
  238. Neden gidip onu daha çok
    hırpalamayı isteriz?
  239. Fiziksel bir yaralanmayı isteyerek
    daha da kötüleştirmeyiz.
  240. Kolunuzu kesip, "Oh, biliyorum,
    gidip bir bıçak alacağım
  241. ve ne kadar derinleştirbileceğime
    bakacağım." demezsiniz.
  242. Fakat psikolojik yaralanmalarda
    bunu hep yaparız.
  243. Neden? Zayıf duygusal hijyen yüzünden.
  244. Çünkü psikolojik sağlığımıza
    öncelik vermiyoruz.
  245. Yapılan düzinilerce çalışmalardan
    biliyoruz ki
  246. kendinize saygınız ne kadar azsa
  247. stres ve kaygıya karşı o kadar
    savunmasız olursunuz,
  248. başarısızlık ve reddedilme
    sizi daha çok yaralar
  249. ve bunlardan kurtulmak
    daha uzun zaman alır.
  250. Reddedildiğinizde yapmanız
    gereken ilk şey
  251. kendinize olan saygınızı
    tekrar canlandırmak,
  252. dövüş klübüne gidip pestilinizi
    çıkarmak değil.
  253. Duygusal acı çektiğiniz zaman
  254. sadık iyi bir arkadaşınızdan
    bekleyeceğiniz
  255. bir sevecenlikle kendinize davranın.
  256. [Kendinize olan saygınızı koruyun]
  257. Sağlıksız psikolojik alışkanlıklarımızı
    bulup onları değiştirmeliyiz.
  258. En sağlıksız ve en sık görülenlerinden
    biri ruminasyondur.
  259. Ruminasyon, sürekli aynı şeyleri
    tekrarlamaktır.
  260. Patronunuz size bağırdığında
  261. ya da hocanız sizi sınıfta aptal
    durumuna düşürdüğünde
  262. ya da bir arkadaşınızla büyük
    bir kavga ettiğinizde
  263. günlerce bazen haftalarca bu sahneyi
    kafanızda tekrar canlandırmaktan
  264. kendinizi alamazsınız.
  265. Üzücü olaylarla ilgili bu
    şekildeki ruminasyon
  266. kolaylıkla bir alışkanlık halini alabilir
    ve çok pahalıya mal olur.
  267. Çünkü üzücü ve negatif düşünceler
  268. üzerinde yoğunlaşıp bunca
    zaman harcamakla
  269. kendinizi klinik depresyon, alkolizm,
  270. yeme bozukluğu
  271. ve hatta kardiyovasküler hastalıklara
    karşı önemli bir riske atıyorsunuz.
  272. Problem, yani ruminasyona teşvik
  273. çok güçlü ve gerçekten önemli olabilir, bu
    nedenle durdurulması zor alışkanlıktır.
  274. Bunu kesinlikle biliyorum.
  275. Çünkü, bir yıldan biraz daha fazla önce
    bu alışkanlığı bende edindim.
  276. İkiz kardeşime III. aşama
  277. lenfoma teşhisi kondu.
  278. Onun kanser hastalığı çok agresifti
  279. vücudunun her yerinde gözle görülen
    tümörler vardı.
  280. Bir dizi yoğun kemoterapi tedavisine
    başlamak zorunda kaldı.
  281. Onun sonunun ne olacağını ve
    ne kadar acı çektiğini
  282. düşünmekten kendimi alamıyordum.
  283. Bir kez olsun bile yakınmamasına rağmen.
  284. İnanılmaz olumlu düşünceye sahipti.
  285. Onun psikolojik sağlığı büyüleyiciydi.
  286. Ben, fiziksel olarak sağlıklıydım
    anacak psikolojik olarak altüst olmuştum.
  287. Fakat ne yapacağımı biliyordum.
  288. Araştırmalar bize iki dakikalık
    bir zihin dağıtmanın
  289. ruminasyon teşvikini kırmaya
    yeterli olduğunu gösteriyor.
  290. Ne zaman endişe, üzüntü, olumsuz
    düşünceler başlasa
  291. bu geçene kadar kendimi başka
    şeylere odaklanmaya zorladım.
  292. Bir hafta içinde tüm
    görünüşüm değişti
  293. ve daha positif ve daha
    umutlu oldum.
  294. [Olumsuz düşüncelerle savaş]
  295. Kemoterapiye başladıktan dokuz hafta sonra
    kardeşim bilgisayarlı tomografi çektirdi
  296. ve sonuçları aldığında yanındaydım.
  297. Bütün tümörler kaybolmuştu.
  298. Hala alması gereken üç
    kemoterapi seansı vardı.
  299. Fakat biz iyileşeceğini biliyorduk.
  300. Bu resim iki hafta önce çekildi.
  301. Yalnız olduğunuzda harekete geçerek,
  302. başarısızlığa karşı tepkilerinizi
    değiştirerek,
  303. kendinize olan saygınızı koruyarak,
  304. olumsuz düşüncelerle savaşarak
  305. psikolojik yaralarınızı iyileştirmekle
    kalmazsınız
  306. duygusal direnç oluşturur ve
    işleri yoluna koyarsınız.
  307. Yüzyıl önce insanlar psikolojik
    hijyeni uygulamaya başladı.
  308. On yıllar içinde ortalama
    yaşam süresi
  309. yüzde elliden fazla arttı.
  310. Eğer hepimiz duygusal hijyeni
    uygulamaya başlarsak
  311. yaşam kalitemizin dramatik bir
    şekilde yükseleceğine inanıyorum.
  312. Herkes psikolojik açıdan sağlıklı
    olduğunda dünyanın neye benzeyeceğini
  313. hayal edebiliyor musunuz.
  314. Daha az yalnızlık ve daha az
    depresyon olsaydı?
  315. İnsanlar başarısızlığın üstesinden
    nasıl gelineceğini bilseydi?
  316. Kendilerini daha iyi ve
    daha güçlü hissetseydi?
  317. Daha mutlu ve tatminkar olsaydı?
  318. Ben yapabiliyorum, çünkü içinde
    yaşamak istediğim dünya bu
  319. ve kardeşiminde içinde yaşamak
    istediği dünya bu.
  320. Eğer biraz bilgilenebildiyseniz ve bir kaç
    basit alışkanlığı değiştirebilirseniz
  321. içinde hepimizin yaşayabileceği dünya bu.
  322. Çok teşekkür ederim.
  323. (Alkış)