YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Sıradaki büyük yenilik yine Bronx'tan geliyor

Get Embed Code
26 Languages

Showing Revision 3 created 07/27/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Adım Jon Gray.
  2. Bana ''Bulaşıkçı'' derler.
  3. Ghetto Gastro'nun ortak kurucusuyum,
  4. yemek, tasarım ve sanatın
    kesişiminde çalışan
  5. Bronx merkezli bir topluluk.
  6. İnsanların Bronx algısına meydan okuyacak
    deneyimler yaratıyoruz...
  7. ...benim ev dediğim yer.
  8. Komik bir olay.

  9. Birkaç gün önce
    Paris'ten Vancouver'a indim.
  10. Bronx lokantasıyla
    Place Vendôme'u devraldık.
  11. Evet, evet tatlım.
  12. (Gülüşmeler)

  13. Çılgınca çünkü Paris'te
    şöyle bir söylemleri var;

  14. ''le Bronx'',
  15. bir şeyin düzensiz ya da
    problem olduğu anlamına geliyor.
  16. Bu Place Vendôme.
  17. Bir kere kapattık.
  18. (Gülüşmeler)

  19. Bu dil Bronx yanıyorken meydana çıktı,

  20. ''Savaşçılar'' ve ''Apaçi Kalesi''
    gibi filmler
  21. hâlâ bir intiba uyandırıyorlar.
  22. Bazıları aynı fikirde olmayabilir
  23. ama ben Bronx'un başarısız olmak için
    tasarlandığını düşünüyorum.
  24. Kudret simsarı bir şakacıydı.
  25. Robert Moses Kızıldeniz'i ayırmak yerine
  26. altı şeritli otobanla Bronx'u ayırdı
  27. ve halkımı kırmızıyla çizdi.
  28. Büyük büyükbabamların
    Featherbed yolunda bir evi vardı
  29. ve adının aksine
  30. iyi bir gece uykusu alamıyorlardı,
  31. bir blok ötede
  32. Bronx'tan geçen ekspres yolu
    yapmak için gerekli olan
  33. sürekli patlatma ve sondaj yüzünden.
  34. Bu politika kararlarını
  35. tasarım suçları olarak görüyorum.
  36. (Alkışlar)

  37. Dirençli insanlar olarak
    şehrin yukarı tarafındayız,

  38. sistematik baskıdan uzak
  39. hip hop kültürü, anka kuşu gibi
    enkaz ve küllerden doğdu.
  40. Hip hop şu an
    trilyon dolarlık bir endüstri
  41. ama bu ekonomik faaliyet
    Bronx veya benzeri topluluklara
  42. geri dönmüyor.
  43. Geri, 1986'ya gidelim.

  44. AIDS krizi,
  45. kokain salgını
  46. ve uyuşturucu savaşının göbeğinde doğdum.
  47. Reagan ekonomisinden damlayan
    tek şey getto ekonomisiydi;
  48. acı, hapis, sefalet.
  49. Muhteşem, güzel ve başarılı
    siyahi kadınlar tarafından yetiştirildim.

  50. Buna rağmen, babam resmin içinde değildi
  51. ve sokakların cazibesine karşı koyamadım.
  52. Biggie'nin dediği gibi
  53. ya taş satacaksın ya da
    çok iyi bir atış yapacaksın
  54. Yanlış anlamayın, ben başarılıydım.
  55. (Kahkahalar)

  56. Gerçekten öyleydim.

  57. (Alkışlar)

  58. 15 yaşıma girdiğimde ot satmaya başladım,

  59. liseyi bitirmedim,
  60. New York Eğitim Kurulu
    bana bunların hepsini yasakladı
  61. ama 18'ime girdiğimde
    kokain satmaya geçtim.
  62. Durumum iyiydi.
  63. Bu ben yakalanana kadardı,
    20 yaşımdayken dava edildim.
  64. 10 yılla karşı karşıyaydım.
  65. Kefalet ödedim,
    moda enstitüsüne kayıt oldum,
  66. kendi moda markamı yapmak için
  67. sokaklarda öğrendiğim
    becerilerimi kullandım.
  68. Avukatım tutkuma baktı,
  69. hakimin beni tecil edilmiş cezayla
    bağışlayabileceğini öne sürdü.
  70. Hayatımda bir kez olsun
    tecil iyi bir şeydi.
  71. (Gülüşmeler)

  72. İki yıl ve birçok mahkeme tarihi sonunda

  73. davam düştü.
  74. Abilerimin ikisi de hapiste yattı,
  75. bu yüzden
    hapishane esndüstriyel sisteminin
  76. elinden kurtulmak
    bana gerçekçi gözükmemişti
  77. Şu an, abilerimden biri
    yirmi yılla karşı karşıya.
  78. Annem beni dışarı yemeğe çıkarmaya,
  79. müzeleri gezmeyi unutmadığımıza
    ve yurt dışına seyahat etmemize
  80. büyük çaba gösterdi,
  81. temelde bana
    tanıtabildiği kadar kültür tanıttı.
  82. Çocukken nasıl
    sofranın kontrolünü ele alıp

  83. herkes için yemek söylediğimi hatırladım.
  84. Ekmeği bölmek
    her zaman ezber bozmama
  85. ve insanları bir araya getirmeme
    olanak sağladı.
  86. Ben ve dostum Les,

  87. Bronx'ta aynı blokta büyüdük,
  88. iki sokak dostu.
  89. O, bir şef oldu.
  90. Her zaman, muhitimizin lehine
  91. yemek işiyle bir şeyler yapma olasılığı
    üzerine konuştuk.
  92. Les yeni,
    ''Chopped'' yemek şovunu kazandı.
  93. Dostumuz Malcom
  94. Noma'da hamur işi mutfağı
    yönetmek için hazırlanıyordu,
  95. dünyanın en iyi Noma'sı Kopenhag'da,
    bilirsiniz etkiyi.
  96. Adamım P
    İtalya'da eğitimini yeni bitirdi,
  97. tam olarak Milano.
  98. Dünyanın biraz Bronx çeşnisine
    ihtiyacı olduğuna karar verdik,
  99. biz de toplanıp
    Ghetto Gastro'yu oluşturduk.
  100. (Alkışlar)

  101. Adımızın birçok insanı rahatsız ettiğinin
    farkında olmama rağmen

  102. bizim için ''getto'' ev demek.
  103. Bombay ve Nairobi'deki birinin
  104. ''varoş'' kelimesini kullanmasıyla
    benzer bir biçimde,
  105. halkımızı konumlandırma
  106. ve bu koşulları yaratan
    ihmalci sistemleri itham etmek için.
  107. (Alkışlar)

  108. Peki Ghetto Gastro nedir?

  109. Sonuç olarak bir akım ve bir felsefedir.
  110. Biz yaptığımız işi
    gastro-diplomasi olarak görüyoruz,
  111. sınırları açmak
    ve kültürleri birleştirmek için
  112. yemek ve becerileri kullanma.
  113. Geçen sene Tokyo'da,
  114. Karayip böreği yaptık,
  115. wagyu bifteği,
  116. shio suyosunu yapıyoruz.
  117. Bronx klasikleriye
    Japon ögelerini karıştırdık.
  118. Kvanza için,
  119. Porto rikolularımıza
    saygı göstermek zorundaydık
  120. ve hindistan cevizli ağaç kömürlü
    konyaklı kurabiye yaptık. Konuş bana!
  121. (Gülüşmeler)

  122. Bu bizim, biraz altın yaprak şurubuyla

  123. Black Power gözlememiz.
  124. Damlayanın üstünden
    kaymadığınıza emin olun.
  125. (Gülüşmeler)

  126. Burada 36 Briks bitkisel dondurmamız var.

  127. Çilek tarlası, bilirsiniz ne olduğunu.
  128. Pres edilmiş karpuz,
  129. fesleğen tohumları,
  130. yukarıda biraz çilekler.
  131. Bronx lokantasına geri dönelim,
  132. biliyorsunuz ki onları kafalarından hayvar
    ve mısır ekmeğiyle vurmamız gerekiyordu.
  133. (Kahkahalar)

  134. (Alkışlar)

  135. Aynı zamanda bandana diplomasi
    uygulaması yapıyoruz.

  136. (Gülüşmeler)

  137. Çünkü kendi olayımızı yaparken
    olduğumuz kişiyi biçimlendirmiyoruz.

  138. Görünüşümüz nedeniyle
  139. sıklıkla rapçi veya atlet sanılıyoruz.
  140. Geçen sene, burada TED'de oldu.
  141. Bu arkadaş bana doğru koştu
  142. ve ne zaman çalacağımı sordu.
  143. Şimdiye ne dersin?
  144. (Alkışlar)

  145. Yani gördüğünüz gibi

  146. Bronx'u dünyaya kazandırıyorduk
  147. ama şimdi dünyayı Bronx'a
    kazandırmaya odaklıyız.
  148. Yerimizi yeni açtık,
  149. mamullerimizi yapıp tasarladığımız,
  150. içerik ürettiğimiz
  151. ve komünite etkinlikleri yaptığımız
  152. (Müzik)

  153. bir tasarım mutfağı.

  154. Amaç mahallemizde finansal bir kapital
  155. ve yaratıcı bir kapital inşa etmek.
  156. Dünyaca ünlü şeflerle
    iş birliği de yapıyoruz,

  157. Bronx'ta bir yemek salonunda
  158. Massimo Bottura.
  159. Yemek salonu tasarım odaklı
    bir çorba mutfağı ve halkevi.
  160. Etkiyi görüyorsunuz.
  161. (Alkışlar)

  162. Rapçi ve iş adamı Nipsey Hussle'ın
    cinayeti hakkında

  163. yeni, dökülen yası
  164. büyük oranda,
    mahallesini terk etmek yerine kalıp
  165. yeri geliştirmek istemesinden ötürüydü.
  166. Ölümünden sonra, bazıları bu kararı
    saçma görebilir
  167. ama ben bu kararı her gün veriyorum;
  168. Bronx'ta yaşamak,
  169. Bronx'ta üretmek,
  170. Bronx'ta yatırım yapmak.
  171. (Alkışlar)

  172. Getto Gastro'da
    ''getto'' kelimesinden kaçmıyoruz

  173. ve gettodan kaçmıyoruz.
  174. Çünkü günün sonunda
  175. Getto Gastro, önceden bildiğimizi
    size göstermekle ilgili;
  176. mahalle
  177. güzeldir.
  178. (Alkışlar)

  179. Teşekkürler.

  180. (Alkışlar)