Return to Video

Hükümetler şirketler ile savaşmalı, işbirliği yapmamalı

  • 0:01 - 0:02
    Yirmi yıl önce
  • 0:02 - 0:05
    Ben Londradaki tam günlü yasal uygulamalarda
  • 0:05 - 0:08
    insan hakları avukatı iken
  • 0:08 - 0:10
    ve bölgedeki en yüksek mahkeme
  • 0:10 - 0:15
    hâlâ toplanırken, bazıları
    bir tarih kazası ile açıklayabilir,
  • 0:15 - 0:16
    burada, bu binada
  • 0:17 - 0:20
    henüz İngiliz Dış işleri ofisindeki
    işini bırakmış
  • 0:20 - 0:21
    genç bir adamla tanıştım.
  • 0:22 - 0:24
    Ona neden bıraktığını sorduğumda
  • 0:24 - 0:25
    bana hikayesini anlattı.
  • 0:27 - 0:29
    Bir sabah patronuna gitmiş ve
  • 0:29 - 0:33
    "Çin'deki insan hakları ihlalleri ile
    ilgili bir şeyler yapalım." demiş.
  • 0:34 - 0:36
    Ve patronu cevaplamış:
  • 0:36 - 0:39
    "Çin'deki insan hakları ihlalleri
    ile ilgili bir şeyler yapamayız."
  • 0:39 - 0:42
    Çünkü Çin ile ticaret ilişkimiz var.
  • 0:43 - 0:45
    Arkadaşım da kuyruğunu
    kıstırarak oradan uzaklaşmış,
  • 0:45 - 0:48
    ve altı ay sonra
    tekrar patronuna dönmüş
  • 0:49 - 0:51
    ve bu sefer:
  • 0:51 - 0:54
    daha önce söylendiği gibi
  • 0:54 - 0:56
    "Burma'daki insan hakları hakkında
    birşeyler yapalım." demiş
  • 0:56 - 0:59
    Patronu bir defa daha duraksamış
  • 0:59 - 1:03
    ve "Fakat Burma'daki insan hakları ile
    ilgili bir şey yapamayız.
  • 1:03 - 1:06
    Çünkü Burma ile herhangi bir
    ticari ilişkimiz yok." demiş
  • 1:06 - 1:08
    (Gülüşmeler)
  • 1:08 - 1:10
    O anda ayrılmak zorunda olduğunu anlamış.
  • 1:10 - 1:12
    Canını sıkan sadece iki yüzlülük değildi.
  • 1:13 - 1:16
    Bu, hükumetin diğer hükumetler ile
    çatışmaya,
  • 1:16 - 1:19
    yoğun tartışmaya girmedeki
  • 1:19 - 1:21
    gönülsüzlüğüdür,
  • 1:21 - 1:25
    tüm süreç boyunca, masum insanlar
    zarar gördü.
  • 1:26 - 1:28
    Bize sürekli
  • 1:28 - 1:30
    çatışmanın kötü olduğu söylenir,
  • 1:31 - 1:33
    uzlaşmanınsa iyi olduğu.
  • 1:34 - 1:35
    Çatışma kötüdür
  • 1:35 - 1:37
    fakat mutabakat iyidir.
  • 1:38 - 1:40
    Çatışma kötüdür
  • 1:40 - 1:43
    ve işbirliği iyidir.
  • 1:44 - 1:45
    Fakat bana göre,
  • 1:45 - 1:48
    bu çok fazla basit bir dünya vizyonudur.
  • 1:48 - 1:50
    Kimin savaştığını,
  • 1:50 - 1:52
    niçin savaştığını
  • 1:52 - 1:55
    ve nasıl savaştığını bilmedikçe
  • 1:55 - 1:57
    çatışmanın kötü olup olmadığını
  • 1:57 - 1:59
    bilemeyiz.
  • 1:59 - 2:02
    Eğer masada olmayan, savunmasız,
  • 2:02 - 2:05
    güçsüz kılınmış, korumakla
    yükümlü olduğumuz insanlara
  • 2:06 - 2:07
    zarar verirlerse
  • 2:07 - 2:11
    uzlaşmalar tamamen çürümüş olabilir.
  • 2:12 - 2:16
    Şimdi, çatışmanın faydaları
    hakkında tartışan
  • 2:16 - 2:19
    ve uzlaşma için problem yaratan
    bir avukat hakkında
  • 2:19 - 2:21
    şüpheleriniz olabilir,
    fakat aynı zamanda
  • 2:21 - 2:24
    nitelikli bir arabulucuyum
    ve bu günlerde
  • 2:24 - 2:27
    zamanımı etik hakkında ücretsiz
    konuşmalar yaparak geçiriyorum.
  • 2:27 - 2:31
    Banka müdürünün hatırlatmaktan
    hoşlandığı gibi gittikçe fakirleşiyorum.
  • 2:32 - 2:35
    Fakat, benim argümanımı kabul ederseniz
  • 2:35 - 2:38
    sadece kişisel hayatımızı yönlendirme
    şeklini değiştirmemeli
  • 2:39 - 2:41
    -ki bunu şimdilik bir kenara
    bırakmak istiyorum-
  • 2:42 - 2:45
    fakat bu bizim halk sağlığı ve çevrenin
    temel problemleri hakkında
  • 2:45 - 2:48
    düşünme şeklimizi değiştirecektir.
  • 2:49 - 2:51
    Açıklayayım.
  • 2:52 - 2:55
    Birleşik Devletlerdeki
    tüm orta okul öğrencileri
  • 2:55 - 2:57
    ki buna benim 12 yaşındaki
    kızım dahil
  • 2:57 - 3:01
    yönetimin 3 erki olduğunu öğrenir.
  • 3:01 - 3:05
    Yasama, yürütme ve yargı.
  • 3:06 - 3:07
    James Madison şöyle yazdı:
  • 3:07 - 3:12
    "Anayasamızda ve aslında
    herhangi bir özgür anayasada
  • 3:12 - 3:15
    daha kutsal olan bir prensip varsa,
  • 3:15 - 3:17
    o da yasama,
  • 3:17 - 3:19
    yürütme ve yargı güçlerini
  • 3:19 - 3:23
    birbirinden ayıran prensiptir."
  • 3:24 - 3:27
    Şimdi, Kurucular sadece gücün
    toplanması ve
  • 3:27 - 3:31
    uygulaması hakkında endişelenmemişlerdi.
  • 3:31 - 3:35
    Onlar nüfuzun tehlikelerini de
    anlamışlardı.
  • 3:36 - 3:42
    Eğer yargıçlar kanun yapımına katılırlar ise
  • 3:42 - 3:45
    ne yasaların anayasaya uygunluğunu
    değerlendirebilirler,
  • 3:45 - 3:49
    ne de yönetimin diğer erklerdeki
    sorumluluğunu düzenleyebilirler.
  • 3:49 - 3:51
    Eğer bunlarla işbirliği yaparlar ise
  • 3:51 - 3:54
    veya yakın bir ilişkiye girişirler ise
  • 3:55 - 3:59
    Anayasa, ünlü bir bilginin de
    ifade ettiği gibi,
  • 3:59 - 4:02
    "mücadeleye bir davettir."
  • 4:02 - 4:06
    ve bu erkler bunu yaptığında daha doğrusu
    birbirleri ile mücadele ettiklerinde
  • 4:06 - 4:10
    biz insanlara hizmet ederler.
  • 4:11 - 4:15
    Şimdi, sadece kamu sektöründe değil
  • 4:15 - 4:18
    yönetim erkleri arasında da
  • 4:18 - 4:20
    yapılan mücadelenin önemini anlıyoruz.
  • 4:20 - 4:24
    Bu durumun özel sektörde,
  • 4:24 - 4:26
    şirketler arası ilişkilerde de
    geçerli olduğunu biliyoruz.
  • 4:27 - 4:32
    İki Amerikan hava yolu şirketinin
    bir araya geldiğini ve uzlaştığını
  • 4:32 - 4:35
    düşünün, bu durumda
    Ekonomik sınıf fiyatlarını
  • 4:35 - 4:39
    250 dolar altına düşürmeyeceklerdir.
  • 4:40 - 4:43
    Bu işbirliğidir,
    bazıları bunu gizli anlaşma olarak tanımlar
  • 4:43 - 4:45
    rekabet olarak değil,
  • 4:45 - 4:48
    ve biz insanlar bundan zarar görürüz
  • 4:48 - 4:50
    çünkü bilet için daha fazla öderiz.
  • 4:51 - 4:53
    Benzer şekilde hayal edin
    iki hava yolu şirketi dese ki;
  • 4:53 - 4:58
    "hey, Havayolu şirketi A, biz
    LA'dan Şikago'ya olan rotayı alacağız,"
  • 4:58 - 5:01
    ve B şirketi " biz Şikago'dan DC'ye
    olan rotayı alacağız,
  • 5:01 - 5:03
    ve biz rekabet etmeyelim"
    diye söylese.
  • 5:03 - 5:07
    Bir defa daha tekrar edersek
    bu rekabetin yerine
  • 5:07 - 5:10
    işbirliği veya anlaşmadır,
    ve bu insanlara zarar verir.
  • 5:12 - 5:17
    Bu nedenle yönetim birimleri arasındaki
    ilişkilere,
  • 5:17 - 5:22
    kamu sektörüne gelince
  • 5:23 - 5:25
    mücadelenin önemini anlıyoruz.
  • 5:25 - 5:28
    Şirketler arasında ki ilişkilere,
  • 5:28 - 5:33
    özel sektöre gelince
  • 5:33 - 5:34
    çatışmanın da önemini anlıyoruz.
  • 5:34 - 5:37
    Fakat bizim unutmuş olduğumuz şey
  • 5:37 - 5:41
    kamu sektörü ile özel sektör
    arasındaki ilişkisinin içindedir.
  • 5:41 - 5:45
    Ve tüm dünyada ki yönetimler
  • 5:45 - 5:49
    halk sağlığı ve çevre sorunlarını çözmek
    için endüstri ile işbirliği yapıyorlar,
  • 5:49 - 5:52
    sıklıkla birçok şirket ile yapılan
    işbirlikleri
  • 5:52 - 5:58
    ki bu çözmeye çalıştıkları problemleri
    meydana getiriyor ve şiddetlendiriyor.
  • 5:59 - 6:03
    Bize bu ilişkinin kazan-kazan
  • 6:03 - 6:04
    olduğu söyleniyor.
  • 6:05 - 6:09
    Ancak ya birileri kaybediyorsa?
  • 6:10 - 6:13
    Size bir takım örnekler vereyim.
  • 6:14 - 6:17
    Birleşmiş Milletler ajansı bazı
    problemleri ilgilenmeye karar verdi:
  • 6:17 - 6:21
    Hindistan'ın kırsal alanındaki okulların
    kısıtlı hijyen işleri.
  • 6:22 - 6:26
    Bu sadece Birleşmiş Milletler
    ve yerel yönetim işbirliği ile yapılmadı
  • 6:26 - 6:29
    bir televizyon şirketi ile
  • 6:29 - 6:33
    ve bir uluslar arası soda şirketi ile
    yapıldı.
  • 6:34 - 6:37
    Bir milyon dolardan az bir bedelle
  • 6:37 - 6:41
    bu firma bir ay süreyle firma
    logosu ve renklerini kullanan
  • 6:41 - 6:43
    12 saatlik kamu spotunu
    içeren tanıtım kampanyasından
  • 6:43 - 6:47
    faydalandı.
  • 6:48 - 6:50
    Bu firmanın bakış açısından
  • 6:50 - 6:53
    tamamen anlaşılabilir
  • 6:53 - 6:55
    bir anlaşmaydı.
  • 6:55 - 6:58
    Bu firmanın şöhretini artırdı
  • 6:58 - 7:01
    ve kendi ürünleri için
    marka güvenilirliği yarattı.
  • 7:01 - 7:03
    Benim açımdan;
  • 7:03 - 7:07
    Hükumetler arası ajanslar
    ve sürdürülebilir yaşamı
  • 7:07 - 7:11
    teşvik eden ajans için derin
    bir problem sahasıdır.
  • 7:12 - 7:15
    Kısıtlı yerel su kaynaklarından
    yapılan ve halen obezite ile
  • 7:15 - 7:19
    uğraşan bir ülkede plastik şişeden
    içilen şekerle tatlandırılmış
  • 7:19 - 7:22
    içeceklerin tüketimini artırarak,
  • 7:22 - 7:26
    bu ne halk sağlığı ne de
    çevre açısından
  • 7:26 - 7:29
    sürdürülebilir bir durum değildir.
  • 7:29 - 7:32
    Ve halk sağlığının bir
    problemini çözmek için,
  • 7:32 - 7:34
    ajans bir başka şeyin tohumlarını
  • 7:34 - 7:36
    ekiyor.
  • 7:37 - 7:42
    Yönetimler ve Endüstriler arasındaki
    ilişki üzerine olan kitabı araştırırken
  • 7:42 - 7:47
    bu benim keşfettiği
    düzineler içerisinden bir örnek.
  • 7:47 - 7:52
    Size egzersizi teşvik eden aynı
    firmayı içeren Londra'da ve tüm ülkedeki
  • 7:52 - 7:56
    parklardaki girişimlerden veya
    aslında endüstriyi düzenlemek
  • 7:56 - 7:57
    yerine
  • 7:57 - 8:00
    endüstri ile ortaklık vaadinde
  • 8:00 - 8:03
    bulunan İngiliz yönetiminden
  • 8:03 - 8:05
    bahsedebilirdim.
  • 8:05 - 8:11
    Bu ortaklık ve işbirliği halk sağlığında
    paradigmik oluyor,
  • 8:11 - 8:15
    ve bir kez daha, endüstri açısından
    mantıklı oluyor.
  • 8:15 - 8:19
    Bu durum onlara halk sağlığı
    problemlerini ve en az tehdit eden
  • 8:19 - 8:22
    yollarla kendi çözümlerini,
    en uyuşan ticari çıkarlarını
  • 8:22 - 8:24
    ifade etmelerine izin
    veriyor.
  • 8:24 - 8:26
    Bu nedenle obezite bireysel karar
    vermenin,
  • 8:26 - 8:31
    kişisel davranışların, kişisel sorumlulukların
  • 8:31 - 8:33
    ve fiziksel aktivitelerinin
    eksikliğinin
  • 8:33 - 8:36
    problemi oluyor.
  • 8:36 - 8:38
    Bu şekilde ifade edildiğinde
  • 8:38 - 8:40
    bu durum
  • 8:40 - 8:43
    büyük şirketleri içeren uluslararası
    yemek sisteminin problemi olmuyor.
  • 8:43 - 8:45
    Ve bir kez daha, Endüstriyi
    suçlamıyorum.
  • 8:45 - 8:48
    Doğal olarak endüstri
    kendi ticari çıkarlarını desteklemek için
  • 8:48 - 8:51
    etkileme stratejisine angaje
    olacaktır.
  • 8:52 - 8:55
    Fakat yönetimlerin, bizi ve
    ortak faydayı korumak için
  • 8:55 - 8:57
    yeni karşı stratejiler geliştirme
  • 8:57 - 8:59
    sorumluluğu
  • 8:59 - 9:01
    vardır.
  • 9:02 - 9:06
    Yönetimlerin endüstri ile bu yolla
  • 9:06 - 9:09
    işbirliği yaparken
  • 9:09 - 9:10
    yaptığı hata şudur;
  • 9:10 - 9:13
    ortak fayda ile
  • 9:13 - 9:15
    ortak paydayı
  • 9:15 - 9:16
    birleştrimek.
  • 9:17 - 9:20
    Endüstri ile işbirliği yaparken
  • 9:20 - 9:23
    masa başı işleri ertelemelisiniz ki
  • 9:23 - 9:26
    bu endüstrinin aynı fikirde olmadığı ortak
    faydayı teşfik eder.
  • 9:26 - 9:29
    Endüstri daha fazla düzenlemeyi
    def edeceğine
  • 9:29 - 9:33
    veya belki bazı rakiplerini market
    dışına iteceğine inanmadıkça
  • 9:33 - 9:37
    düzenlemenin artmasını
    onaylamayacaktır.
  • 9:38 - 9:40
    Firmalarda, örneğin sağlıksız ürünlerin
    fiyatlarının artırılması gibi belirli
  • 9:40 - 9:43
    şeylerin yapılmasını kabul
    etmeyebilirler,
  • 9:43 - 9:45
    çünkü bizim saptadığımız gibi
  • 9:45 - 9:48
    bu rekabet kanununu
    ihlal eder.
  • 9:49 - 9:52
    Bu nedenle bizim hükumetimiz,
  • 9:52 - 9:56
    özellikle ortak paydanın anlamı endüstri
    anlaşmaya varmak olduğunda
  • 9:56 - 10:00
    ortak fayda ile ortak paydayı
    karıştırmamalıdır.
  • 10:01 - 10:02
    Size başka bir örnek vermek
    istiyorum,
  • 10:02 - 10:04
    Yüksek profilli işbirliğinden
  • 10:04 - 10:07
    alt seviye olana gidelim
  • 10:07 - 10:10
    Tam anlamıyla;
  • 10:10 - 10:13
    doğal gazın hidrolik kırılması.
  • 10:13 - 10:17
    Mineral haklarının satıldığından
    haberiniz olmadığı araziyi
  • 10:17 - 10:19
    satın aldığınızı düşünün.
  • 10:19 - 10:22
    Bu petrol patlamasından önce.
  • 10:22 - 10:25
    Araziye hayalinizdeki evi yapıyorsunuz,
  • 10:25 - 10:27
    ve kısa bir süre sonra,
  • 10:27 - 10:32
    petrol şirketinin sizin arazinize
    petrol musluğu inşa ettiğini fark ediyorsunuz
  • 10:33 - 10:36
    Bu Hallowich ailesinin durumuydu.
  • 10:37 - 10:40
    Kısa bir süre içerisinde,
  • 10:40 - 10:43
    gürültü , sallanma ve doğal gazın
    alevinden çıkan parlak ışıklara
  • 10:43 - 10:45
    ilave olarak
  • 10:45 - 10:49
    baş ağrısı, boğaz ağrısı,
    kaşınan gözlerden
  • 10:49 - 10:52
    şikayetçi olamaya başladılar.
  • 10:53 - 10:55
    Eleştirilerinde gayet sesliydiler,
  • 10:56 - 10:58
    ve ardından sessizleştiler.
  • 10:58 - 11:02
    Ve bu fotoğrafın görüldüğü Pittsburg
    Post gazetesi ve bir başka gazete sayesinde
  • 11:02 - 11:05
    neden sessisleştiklerini fark ettik.
  • 11:05 - 11:08
    Gazeteler mahkemeye gitti ve
    "Hallowich'lere ne oldu" dediler.
  • 11:08 - 11:12
    Ve ortaya çıktı ki Hallowich'ler
    gaz şirketi ile gizli anlaşma yapmış
  • 11:12 - 11:16
    ve bu da AL veya TERK ET anlaşmasıydı.
  • 11:16 - 11:17
    Gaz şirketi
  • 11:17 - 11:19
    " Başka bir yere taşınmak ve
    tekrar hayatınıza başlamanız için
  • 11:19 - 11:21
    altı rakamlı bir meblağa sahip
    sahip olabilirsiniz" demiş
  • 11:21 - 11:23
    fakat karşılığında
  • 11:23 - 11:27
    bizim şirketimiz ile olan tecrübenizden
    konuşmayacağınıza söz vereceksiniz,
  • 11:27 - 11:29
    ve de medikal incelemeyle ortaya
    çıkabilecek
  • 11:29 - 11:33
    sağlık sorunları hakkında
  • 11:34 - 11:37
    konuşmayacaksınız" demiş.
  • 11:38 - 11:41
    Şimdi, AL veya TERK ET anlaşmasını
    kabul ettiği ve
  • 11:41 - 11:43
    herhangi bir yerde hayatlarına
    başladıkları için
  • 11:43 - 11:46
    Hallowich'leri suçlamıyorum.
  • 11:46 - 11:48
    Ve şirketin gıcırdayan tekerlekleri
    niçin susturmak istediğini
  • 11:48 - 11:50
    herhangi biri anlayabilir.
  • 11:50 - 11:54
    Burada parmak basmak istediğim nokta
    yasal ve düzenleyici sistem,
  • 11:54 - 11:56
    sistem ki içinde bunun gibi insanları
    susturmaya ve
  • 11:56 - 11:58
    halk sağlığı uzmanlarından ve
    epidemiologlardan gelen
  • 11:58 - 12:02
    veri noktalarını kapatmaya
  • 12:03 - 12:05
    hizmet eden,
  • 12:05 - 12:07
    hatta sistem ki, eğer mülk sahipleri
  • 12:07 - 12:10
    ve gaz şirketi anlaşmayı kabul ederse
  • 12:10 - 12:11
    düzenleyiciler hava kirliliği
    durumunda
  • 12:11 - 12:14
    ihlali bildirmekten
  • 12:14 - 12:15
    sakınacaklardır.
  • 12:15 - 12:19
    Bu sadece kamu sağlığı açısından
    kötü olan bir sistem değil;
  • 12:19 - 12:22
    karanlıkta kalan yerel aileler
  • 12:22 - 12:25
    için tehlike ortaya çıkartmaktadır.
  • 12:27 - 12:32
    İzole edilmiş oldukları için
    şimdi size iki örnek verdim.
  • 12:32 - 12:34
    Verdim çünkü
    bunlar sistematik problem örnekleridir.
  • 12:34 - 12:37
    Bazı karşı örnekleri de paylaşabilirim,
  • 12:37 - 12:40
    kendi antidepresan ilaçlarının
    yetişkinlerde intihar düşüncesini
  • 12:40 - 12:43
    artırdığı gerçeğini gizleyen
  • 12:43 - 12:44
    ilaç şirketini mahkemeye veren
  • 12:44 - 12:51
    kamu görevlisi örneği gibi.
  • 12:51 - 12:55
    Size kendi yoğurtlarının sözde
    sağlığa faydalarını abartan
  • 12:55 - 12:59
    yiyecek şirketlerini takip eden
    düzenleyiciden bahsedebilirim.
  • 12:59 - 13:02
    Ve size koridorun iki tarafından
    ağır lobicilik faaliyetine
  • 13:02 - 13:06
    maruz kalmasına rağmen
    çevre koruması için iten
  • 13:06 - 13:10
    milletvekillini söyleyebilirim.
  • 13:11 - 13:13
    Bunlar izole edilmiş örneklerdir,
  • 13:13 - 13:17
    fakat bunlar karanlıktaki
    ışığın feneridir,
  • 13:17 - 13:21
    ve bize yolu gösterebilirler.
  • 13:22 - 13:26
    Bazen çatışmaya girmemiz gerektiğini
    ifade ederek başladım.
  • 13:27 - 13:31
    Hükumetler uğraşmalı,
  • 13:31 - 13:37
    mücadele etmeli, bazen şirketlerle
    direkt çatışmaya girmeli.
  • 13:38 - 13:42
    Bu yönetimlerin doğası gereği iyi olması
  • 13:42 - 13:44
    ve şirketlerin doğası gereği kötü
    olmasından kaynaklanmıyor.
  • 13:45 - 13:49
    Her ikisi de iyi veya kötü olabilir.
  • 13:49 - 13:54
    Fakat şirketler anlaşılır bir şekilde
    kendi ticari çıkarlarını artırmak için hareket eder,
  • 13:55 - 14:01
    ve bunu bazen ortak faydanın
    altını oymak, bazen de desteklemek için yaparlar.
  • 14:01 - 14:05
    fakat ortak faydayı korumak ve desteklemek
  • 14:05 - 14:08
    yönetimlerin sorumluluğudur.
  • 14:08 - 14:11
    Ve bunu yapmak için savaşmaları hususunda
  • 14:11 - 14:14
    ısrarcı olmalıyız.
  • 14:15 - 14:17
    Çünkü, yönetimler
  • 14:17 - 14:19
    kamu sağlığının
  • 14:20 - 14:21
    koruyucusudur;
  • 14:22 - 14:25
    yönetimler çevrenin
  • 14:25 - 14:27
    koruyucularıdır;
  • 14:27 - 14:28
    Ve bizim ortak faydamızın
  • 14:28 - 14:30
    önemli parçalarının koruyucusu
  • 14:30 - 14:35
    yönetimlerdir.
  • 14:36 - 14:37
    Teşekkür Ederim.
  • 14:37 - 14:43
    (Alkış)
Title:
Hükümetler şirketler ile savaşmalı, işbirliği yapmamalı
Speaker:
Jonathan Marks
Description:

Çatışma kötü; uzlaşma, konsensus be işbirliği iyi veya bize o şekilde söyleniyor. Avukat ve Bioetikçi Jonathan Marks bu geleneksel düşünce ile mücadele ediyor, hükumetlerin endüstri ile ortaklığa gittiğinde nasıl halk sağlığını , insan haklarını ve çevreyi tehlikeye attığını gösteriyor. Önemli ve zamanında bir hatırlatma da, ortak fayda ile ortak payda aynı şey değillerdir.

more » « less
Video Language:
English
Team:
TED
Project:
TEDTalks
Duration:
14:56

Turkish subtitles

Revisions