YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Neon tabelaları ne parlatıyor? 360° animasyon - Michael Lipman

Get Embed Code
16 Languages

Showing Revision 6 created 11/11/2019 by Figen Ergürbüz.

  1. Hoover Barajı, 1936'da tamamlandığında
  2. devasa bir hidroelektrik
    güç kaynağı yarattı
  3. ve durgun bir çöl kasabasını hayata
    döndürdü: Las Vegas, Nevada.
  4. Barajdan gelen güç kaynağı ile birlikte
  5. Las Vegas kısa sürede
    parlak tabelalarla dolup taştı.
  6. Bu göz kamaştırıcı ışıkların kaynağı
    elektriklendirilmiş neon gazıydı.
  7. Bu doğal şeffaf, kokusuz gazdan

  8. ışıklandırılmış tabelaların
    yapımında iki zorlu engel var:
  9. Gazı yakalamak ve parlamasını sağlamak.
  10. Fransız mucit Georges Claude,
    her ikisini yapmak için yöntemler buldu.
  11. 1902 yılında
  12. havadan belirli gazları ayırmanın
    ve sıvılaştırmanın bir yolunu bularak
  13. endüstriyel ölçekte neonu ilk üreten oldu.
  14. 1910'a kadar her iki uçta
    özel bir elektrotla
  15. gazı cam bir tübe hapsetmenin yolunu buldu
    ve neon ışıklandırma doğmuş oldu.
  16. Claude'unki gibi atölyelerde

  17. tüp-bükücü olarak bilinen zanaatkârlar
    neon tabelaları elle yapıyorlardı.
  18. Tüp-bükücüler; uzun, içi boş
    cam bir tübün küçük kısımlarını ısıtır
  19. ve hızlıca şekle sokarlardı.
  20. Cam soğuduktan sonra
    elektrotları her uca bağlar
  21. ve vakum pompasıyla havayı çıkarırlardı.
  22. Daha sonra camın içindeki herhangi bir
    yabancı maddeyi çıkarmak için
  23. tüp boyunca yüksek voltajlı
    bir elektrik akımı geçirirlerdi.
  24. Son olarak da soy gazı pompalar
    ve elektrotları mühürlerlerdi.
  25. Neon bir tabela açıldığında

  26. elektrik akımları bazı neon atomlarının
    elektronlarının hızlanıp
  27. yörüngeden çıkmasına neden olarak,
    geride pozitif yüklü iyonlar bırakıyor.
  28. Bu serbest elektronlar
    bir elektrottan diğerine saldırdıkça
  29. daha fazla neon atomuyla çarpışıp
    onların da iyonlaşmasına neden oluyorlar.
  30. Bu uyarılmış elektronlar
    normal enerji seviyelerine düştüklerinde
  31. fazla enerjileri, fotonlar, yani ışık
    parçacıkları tarafından taşınıyor.
  32. Tüm bunlar bir anda gerçekleşiyor
  33. ve neon tabelayı açtığımızda gördüğümüz
    bu fotonlardan gelen parıltı oluyor.
  34. Gazla dolu bir tabelaya
    "neon" tabela demek yaygın olsa da

  35. aslında üretimlerinde
    kullanılan 5 farklı gaz var.
  36. Her gaz, elektriklendirildiğinde
    farklı bir dalga boyunun fotonunu yayıyor,
  37. yani ışığın farklı renkleriyle örtüşüyor.
  38. Neon turuncu-kırmızı bir parıltı,
    argon soluk eflatun,
  39. helyum pudra pembesi, kripton
    gümüş-beyaz ve ksenon açık mor yayıyor.
  40. Elektriklendirilmiş yazı ve resimlerden
    bir gökkuşağı yaratmak için
  41. bu 5 gaz renkli kaplanmış
    borularla birleştirilebilir.
  42. İşletme sahipleri kısa süre içinde

  43. bu renkli işaretlerin müşteri çekmekte
    ne kadar etkili olduğunu fark ettiler.
  44. Bir ampulün aksine neon tabelanın
    yanacak bir akkor teli yok
  45. ve gazı tükenmeden önce
    40 yıl boyunca sürekli parlayabilir.
  46. 1930'lara gelindiğinde neon tabelalar
    tüm dünyada vitrinlerde yanıyordu.
  47. Cam tüplerin kırılgan doğasından dolayı
  48. genellikle uzun mesafelere
    gönderilmesi uygun değildi.
  49. Bunun yerine çoğu neon tabelalar
    yerel neon dükkanlarda yapılıyor
  50. ve daha sonra yakınlarda kuruluyordu.
  51. Mizah, karakter içeren
    ve girift tabelalar hızla çoğaldı,
  52. birbirinin aynısı iki tabela yoktu.
  53. Ancak İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna doğru

  54. plastik geniş çapta
    elde edilebilir ve ucuz hâle geldi
  55. ve plastik tabelalar, modernitenin
    habercileri olarak neonun yerini aldı.
  56. Birçok kasaba neon tabelaları
    demode gördüğü için kaldırdı.
  57. Günümüzde, neon tabela üretimi
    zirvede olduğu zamanların
  58. çok küçük ölçeğinde olsa da
    tüp bükme zanaati nispeten aynı kaldı.
  59. Yerel zanaatkar tarafından yapılan
    el yapımı yeni kreasyonlar,
  60. neonların en parlak döneminden beri
    hayatta kalanlara katılıyor,
  61. tüm dünyada şehrin caddelerinde
    göz önünde saklanıyorlar.