Turkish 字幕

← Dünyayı yeniden vahşi yapalım

获得嵌入代码
34种语言

Showing Revision 4 created 06/28/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Kardeşlerim ve ben California'da
    büyük büyükbabamızın çiftliğinde büyüdük.
  2. O, ailemizin ve evimizin bir tabiatıydı.
  3. Bizim neslimizdeki kimsenin
  4. ağır çiftçilik yükünü üstlenmek istemediği
    açıkça görünüyorken
  5. çiftlik bir komşumuza satıldı.
  6. Hayatımızın çapası kesilmişti
  7. ve arazinin yokluğunda başıboş hissettik.
  8. İlk kez
  9. değerli bir şeyin onun varlığıyla değil de
  10. yokluğuyla en iyi şekilde
    anlaşılabileceğini anladım.
  11. O zamanlar
  12. sevdiğimiz şeylerin yokluğunun
  13. geleceğimde ne kadar etkili olacağını
    bilmek imkansızdı.
  14. 23 yıl boyunca çalışma hayatım
    Yvon Chouinard'la geçti.

  15. Ventura'daki demiryolu raylarının
    yakınındaki teneke bir kulübede
  16. kaya ve buz tırmanış
    ekipmanı tasarlayıp üretiyorken
  17. onunla çalışmaya başladım.
  18. Yvon dağcılar için
    kıyafet yapmaya karar verdiğinde
  19. ve bu işi Patagonia olarak adlandırınca
  20. ilk altı çalışandan biri oldum,
  21. daha sonra CEO oldum
  22. ve sadece bir slogandan daha fazlası olan
  23. en iyi ürünlerin üretildiği
    ve dünyaya yararı dokunan
  24. bir şirket kurmaya yardım ettim.
  25. Yıllar sonra kocam olacak Doug Tompkins

  26. Yvon'un eski bir arkadaşı
    ve tırmanış refakatçisiydi
  27. ve ayrıca bir girişimciydi.
  28. The North Face ve Esprit şirketini kurdu.
  29. Bu işletmelerin üçü de
  30. 60'lı yıllarda büyüyen
    insanlar tarafından yaratıldı
  31. ve sivil haklar, savaş karşıtı, feminist
    ve barış hareketleriyle şekillendi.
  32. Bu değerler o yıllarda gelişti
  33. ve şirketlerin itibarları sayesinde
    başarı kazandı.
  34. 1980'lerin sonunda

  35. Doug işten tamamen ayrılmaya karar verdi
  36. ve hayatının son üçte birini
    "gezegende yaşamak için kirasını ödemek"
  37. olarak adlandırdığı şeye bağlıyor.
  38. O sırada 40 yaşıma geldiğimde
  39. hayatımda tamamen
    yeni bir şeyler yapmaya hazırdım.
  40. Patagonia şirketinden
    emekli olduktan sonraki gün
  41. Patagonya'ya gitmek için
    yaklaşık 10 bin km uçtum
  42. ve hayatının üçte birine
    ilk kez sahip çıkma projesine başladığında
  43. Doug'a katıldım.
  44. Kurumsal dünyadan
    mülteciler olarak oradaydık.

  45. Binlerce yıl boyunca
    alerce ağaçların yaşayabileceği
  46. ilkel yağmur ormanları ile çevrili
  47. Güney Şili kıyısındaki
    bir kulübede inzivaya çekildik.
  48. Fairbanks, Alaska ve Cape Horn arasındaki
  49. Pan-Amerikan karayolunda
    sadece iki boşluktan birini oluşturan
  50. büyük bir vahşi doğanın ortasındaydık.
  51. Günlük yaşamlarımızda
    radikal bir değişiklik
  52. güzelliğin ve çeşitliliğin
    hemen hemen her yerde nasıl yok edildiğini
  53. fark etmeye başlamamızı sağladı.
  54. Dünyada korunan son vahşi yerler
  55. hâlâ vahşiler
  56. çünkü gelişimin acımasız cephe hattı
  57. henüz oraya varamamıştı.
  58. Doug ve ben yeryüzünün en ücra
    köşelerinden birindeydik

  59. ve hâlâ Pumalín Parkı'nın kenarlarında
  60. ilk koruma çabamız olan bu yerde
  61. endüstriyel su ürünleri yetiştiriciliği
    habis gibi büyüyordu.
  62. Çok uzun zaman önce
    Patagonya'ya başka tehditler de geldi.
  63. Altın madenciliği,
    bozulmamış nehirlerde baraj projeleri
  64. ve diğer büyüyen çatışmalar.
  65. Dünya genelinde
    ekonomik büyümenin damgalanmış titreşimi
  66. Güney Koni'nin
    en yüksek enlemlerinde bile duyulabilir.
  67. Gelişmenin genel olarak çok olumlu
    koşullarla anıldığını biliyorum,

  68. bir tür umutlu evrim gibi.
  69. Ama oturduğumuz yerden
  70. endüstriyel büyümenin
    karanlık tarafını gördük.
  71. Ve endüstriyel dünya görüşleri
    tüm yaşamı destekleyen
  72. doğal sistemlere uygulandığında
  73. Dünya'yı ihtiyacımız olan her şeyi
    ürettiğini düşündüğümüz
  74. bir fabrika olarak görmeye başlarız.
  75. Hepimiz acılarla farkında olduğumuz için
  76. bu dünya görüşünün sonuçları insan refahı,
  77. iklim sistemlerimiz
    ve vahşi yaşam için yıkıcıdır.
  78. Doug bunu gelişmenin bedeli
    olarak adlandırdı.
  79. İşleri bu şekilde gördük
  80. ve tüm bu eğilimlere karşı çıkarak
  81. direnişin bir parçası olmak istedik.
  82. Özel arazi alma ve daha sonrasında

  83. millî parklar oluşturmak için
    bağış yapma fikri
  84. gerçekten yeni değil.
  85. Wyoming'deki Teton Millî Parkı'nın
    manzarasını seyreden
  86. veya Maine Acadia Millî Parkı'nda
    kamp yapan herkes
  87. bu büyük fikirden faydalandı.
  88. Aile vakfımız sayesinde
  89. Şili ve Arjantin'de doğal yaşam alanı
    oluşturmaya başladık.
  90. Koruma biyolojisine inananlar olarak
  91. büyük, vahşi ve bağlantılı olacaktık.
  92. Yeniden doğal olmaya
    ihtiyacı olan diğerlerinin
  93. ve bazı durumlardaki
    el değmemiş alanların
  94. iyileşmek için zamana ihtiyacı olacaktı.
  95. Sonunda gönüllü satıcılardan
  96. iki milyon dönümden fazla
    arazi satın aldık,
  97. bunları özel idareli
    koruma alanlarıyla birleştirirken
  98. kamp zemini için park altyapısı
    ve gelecekte herkesin kullanması için
  99. yürüyüş parkurları inşa ettik.
  100. Hepsi hoş karşılandı.
  101. Amacımız bu arazinin tamamını
    yeni millî parklar şeklinde bağışlamaktı.

  102. Bunu bir tür kapitalist jujitsu hareketi
    olarak tanımlayabilirsiniz.
  103. İş hayatımızdan
    özel servetler ortaya koyduk
  104. ve bunu küresel ekonominin elinde
    doğanın harabeye çevrilmesini
  105. korumak için yaptık.
  106. Kulağa hoş geliyordu
  107. fakat 90'ların başında Şili'de
  108. vahşi hayat hayırseverliği
    olarak adlandırdığımız şey
  109. tamamen bilinmiyordu.
  110. Büyük bir şüphe
  111. ve birçok alanda doğrudan
    düşmanlıkla karşılaştık.
  112. Zamanla söylediğimiz şeyleri yaparak
  113. insanları kazanmaya başladık.
  114. Son 27 yılda,
  115. yaklaşık 15 milyon dönümü
    kalıcı olarak koruduk;
  116. ılıman yağmur ormanlarını,
  117. Patagonya step otlaklarını,
  118. kıyı bölgelerini,
  119. tatlı su alanlarını.
  120. On üç yeni millî park oluşturduk.
  121. Hepsi toprak bağışlarımızdan oluşuyordu
  122. ve federal araziler
    bu bölgelerle birleşiyordu.
  123. Doug'un dört yıl önceki
    bir kano kazasındaki ölümünden sonra

  124. yokluğun gücü yuvayı tekrar vurdu.
  125. Ama Tompkins Conservation olarak
    kaybımızı başka bir şeye yönelttik
  126. ve çabalarımızı hızlandırdık.
  127. Bunlar arasında, 2018'de
  128. Güney Atlantik Okyanusu'nda
    yaklaşık 25 milyon dönümlük
  129. yeni deniz millî parkları yaptık.
  130. Ticari balıkçılık
    veya herhangi bir ürün çıkartmak yok.
  131. 2019 yılında Şili'deki son milyon dönümlük
    koruma alanımız hükûmete geçtiğinde
  132. tarihin en büyük özel arazi
    armağanını sonuçlandırdık.
  133. Kamu-özel sektör ortaklığı
  134. beş yeni milli park oluşturdu
    ve üç parkı daha genişletti.
  135. Bu, İsviçre'den daha büyük
    bir alan hâline geldi.
  136. Tüm projelerimiz ortaklıkların sonucu.

  137. İlk ve başta gelen hükûmetler
    Şili ve Arjantin'di.
  138. Bu ülkelerinin mücevherlerini korumanın
    değerini anlayan liderlik gerektirir;
  139. sadece bugün için değil gelecek için de.
  140. Hemfikir olduğumuz koruma
    hayırseverleriyle olan ortaklıklar da
  141. başardığımız her şeyde rol oynadı.
  142. On beş yıl önce

  143. kendimize sorduk,
  144. "Tabiatı korumanın ötesinde
  145. bütün yanlarıyla işleyen ekosistemler
    oluşturmak için ne yapmamız gerekiyor?"
  146. Nerede çalışırsak çalışalım
    kendimize sormaya başladık,
  147. kim kayıp,
  148. hangi türler kayboldu
  149. veya hangi türlerin
    sayıları düşük ve tehlikede.
  150. Ayrıca sormak zorundaydık,
  151. "Bu türlerin en başta
    soyu tükenmiş olma nedenini
  152. nasıl ortadan kaldırabiliriz?"
  153. Şu an apaçık görünen şey
  154. bizim için tam bir yıldırım oldu.
  155. Ve yaptığımız her şeyin
    tamamen doğasını değiştirdi.
  156. Topluluğun tüm üyeleri
    mevcut olmadıkça ve gelişmedikçe
  157. bütün yanlarıyla işleyen ekosistemleri
    geride bırakmak bizim için imkânsız.
  158. O zamandan beri, birkaç yerli türü
  159. Iberá Sulak Alanları'na
    yeniden kazandırdık:
  160. dev karıncayiyenler,
  161. pampa geyiği,
  162. pekariler
  163. ve en zoru 100 yıldan fazla bir süredir
    bu ekosistemde kaybolan
  164. yeşil kanatlı makaw papağanları.
  165. Ve bugün geri döndüler,
    özgürce uçuyorlar, tohum dağıtıyorlar,
  166. hayatlarını olması
    gerektiği gibi yaşıyorlar.
  167. İberá'daki bu çabaların son dokunuşu

  168. tepe etoburlarını
    meşru yerlerine geri döndürmektir.
  169. Karada jaguarlar, suda dev su samurları.
  170. Yıllarca süren deneme yanılma ile
    ortaya çıkan yavrular
  171. yarım asırdan fazla bir sürede
  172. ilk kez Iberá sulak alanlarına salınacak.
  173. Şimdi de 1,7 milyon dönümlük
    Iberá Park'ı komşu çiftliklerle
  174. mücadele riski düşük olan
    jaguar popülasyonlarını kurtarmak için
  175. yeterli alan sağlayacak.
  176. Şili'deki doğallaştırma projelerimiz
  177. Patagonya bölgesindeki
    çok sayıdaki önemli türün
  178. zeminini oluşturuyor.
  179. Neredeyse nesli tükenmiş olan
    huemul geyiğinin
  180. az sayıdaki amerikan deve kuşunun
  181. ve puma ve tilki popülasyonlarını
    yeniden artırmak istiyoruz.
  182. Yokluğun gücü nostaljiye
    veya umutsuzluğa yol açarsa

  183. bize yardım edemez.
  184. Aksine
  185. sadece bizi kaybolanı geri getirmek için
  186. motive ediyorsa yararlı olur.
  187. Doğallaşmanın ilk adımı
  188. ilk etapta mümkün olanı hayal edebilmek.
  189. Dergilerde yer alan vahşi yaşam bolluğu
  190. sadece bazı eski ve tozlu kitaplardan
    hikâyeler değildir.
  191. Bunu hayal edebiliyor musunuz?
  192. Dünyanın daha güzel olabileceğine,
  193. daha adaletli olabileceğine
    inanıyor musunuz?
  194. Ben inanıyorum.
  195. Çünkü ben bunu gördüm.
  196. İşte bir örnek.
  197. 2004 yılında Şili ve Patagonya'daki

  198. en büyük çiftliklerden
    birini satın aldığımızda
  199. böyle görünüyordu.
  200. Bir yüzyıl boyunca bu arazi hayvancılık
    nedeniyle aşırı derecede kullanılmıştı,
  201. dünyadaki çoğu otlak alan gibi.
  202. Toprak erozyonu çok yaygındı,
  203. yüzlerce kilometrelik çit duvarı
  204. vahşi yaşamı korudu ve akışı ağıla alındı.
  205. Küçük bir vahşi alan geriye kaldı.
  206. Yerel dağ aslanları
    ve tilkiler onlarca yıl zulüm gördü
  207. ve sayıları düşük kaldı.
  208. Bugün bu topraklar 763.000 dönümlük
    Patagonya Ulusal Parkı oldu
  209. ve böyle görünüyor.
  210. Ve Arcelio
  211. işi yıllar önce dağ aslanlarını bulmak
    ve öldürmek olan eski çoban Arcelio'da
  212. bugün parkın vahşi yaşam ekibinin
    baş katılımcısı
  213. ve hikayesi dünyadaki insanların
    hayal gücünü büyülüyor.
  214. Ne mümkün.
  215. Bu düşünceleri ve görüntüleri
    sizinle tebrik etmeniz için değil

  216. basit bir noktaya değinmek
  217. ve acil bir meydan
    okuma için paylaşıyorum.
  218. Soru eğer
  219. yaşam çeşitliliğinin ve
    insan itibarının hayatta kalması
  220. ve sağlıklı insan toplulukları ise
  221. o zaman cevap Dünya'yı yeniden
    doğallaştırmayı içermelidir.
  222. Mümkün olduğunca çabuk.
  223. Herkesin bu konuda
    alması gereken bir rol var
  224. ama özellikle ayrıcalığımız
  225. siyasi güç ile,
  226. zenginlik ile,
  227. gerçekçi olalım, iyi günde kötü günde,
  228. geleceğimizin satranç oyununun
    bitirildiği yer ile.
  229. Bu, sorunun temeline iner.
  230. Bu hikayenin sonunu değiştirmek için
    gerekenleri yapmaya hazır mıyız?

  231. COVID-19'un yayılmasını durdurmak için
  232. dünyanın son birkaç ayda
    yaptığı değişiklikler
  233. bana çok umut vaat ediyor
  234. çünkü umutsuz durumlar altında
    güç birliği yapabileceğeimizi gösteriyor.
  235. Şimdi yaşadığımız şey
    iklim krizinin bir sonucu olarak
  236. daha geniş potansiyel hasarın
    öncüsü olabilir.
  237. Ama uyarısız dahi
  238. küresel çapta hayal edemediğimiz şekilde
    birlikte çalışmayı öğreniyoruz.
  239. Dünyanın dört bir yanında
    suçluluğumuzu hatırlatmak
  240. ve durgunluğumuzu cezalandırmak için
  241. isyan eden ve sokaklara dökülen
    gençleri izlemiş olmak
  242. bana gerçekten ilham veriyor.
  243. Daha önce bütün bunları duydunuz.

  244. Fakat her şeyin diğer her şeyle
    bağlantılı olduğu gerçeğine
  245. uyanmak için bir an olsa
  246. o şu an olur.
  247. Her insan hayatı
    dünyadaki diğer tüm insan yaşamlarının
  248. eylemlerinden etkilenir.
  249. Ve insanlığın kaderi
    gezegenin sağlığına bağlı.
  250. Ortak bir kaderimiz var.
  251. Gelişebiliriz
  252. ya da acı çekebiliriz...
  253. Ama bunu birlikte yapacağız.
  254. İşte gerçek bu.

  255. Bireysel eylemin seçime bağlı olduğu
    noktayı çoktan geçtik.
  256. Bence her birimizin
  257. yaşam döngüsündeki
    yerimizi yeniden canlandırmak için
  258. adım atması ahlâki bir zorunluluk.
  259. Merkezde değil
    bütünün bir parçası olarak.
  260. Hatırlamamız gerek,
  261. yaptıklarımız,
    kim olmayı seçtiğimizi yansıtır.
  262. Tüm yaşamın içsel değerini onurlandıran
  263. bir medeniyet yaratalım.
  264. Kim olursanız olun,
  265. ne ile çalışmak zorunda olursanız olun,
  266. her sabah yataktan kalkın
  267. sevdiğiniz şeyleri yapmaktan ziyade
  268. kendinizle ilgisi olmayan bir şey yapın.
  269. Doğru olduğunuzu bildiğiniz şeylerle.
  270. İnsan gelişimini hayal eden biri olun,
  271. bizi bütünlüğe taşıyan bir şey olun.
  272. Sağlığa doğru.
  273. İnsan itibarına doğru.
  274. Ve her zaman
  275. ve sonsuza dek
  276. vahşi güzelliktir.
  277. Teşekkürler.