WEBVTT 00:00:09.112 --> 00:00:13.152 On bir kitap yazıp birçok prestijli ödül kazandıktan sonra bile, 00:00:13.152 --> 00:00:15.491 Maya Angelou kendi başarılarını 00:00:15.491 --> 00:00:18.585 gerçekten hak etmediği konusunda şüpheye düştü. 00:00:19.685 --> 00:00:22.592 Albert Einstein da benzer bir şey yaşadı: 00:00:22.592 --> 00:00:25.966 kendisini ''gönülsüz üçkâğıtçı'' diye tanımlardı 00:00:25.966 --> 00:00:29.445 çünkü ona göre çalışmaları gördüğü değerden daha azını hak ediyordu. NOTE Paragraph 00:00:29.535 --> 00:00:33.374 Angelou ya da Einstein düzeyindeki başarılar nadirdir, 00:00:33.374 --> 00:00:36.134 fakat sahtekârlık duygusu son derece yaygındır. 00:00:36.404 --> 00:00:38.478 Pek çoğumuz, başarılarımızı kazanmadığımızı 00:00:38.478 --> 00:00:41.444 ya da fikirlerimizin ve becerilerimizin başkalarının dikkatine 00:00:41.444 --> 00:00:44.639 layık olmadığını hissettiğimiz duygulardan neden kurtulamıyoruz? NOTE Paragraph 00:00:45.019 --> 00:00:48.401 Psikolog Pauline Rose Clance, bu güvensizlik duygusunu 00:00:48.401 --> 00:00:50.635 ilk araştıran kişiydi. 00:00:50.925 --> 00:00:52.294 Terapist olarak işinde, 00:00:52.294 --> 00:00:56.516 lisans öğrencilerinin birçoğunun aynı endişeyi paylaştığını fark etti: 00:00:56.646 --> 00:00:58.461 yüksek notları olsa da, 00:00:58.461 --> 00:01:01.488 üniversitedeki yerlerini hak ettiklerine inanmıyorlardı. 00:01:01.488 --> 00:01:05.321 Hatta bazıları üniversiteye bir yanlışlık sonucu kabul edildiklerini düşünüyordu. 00:01:05.321 --> 00:01:07.825 Clance bu korkuların gereksiz olduğunu bilirken 00:01:07.825 --> 00:01:10.746 mezun olurken aynılarını hissettiğini hatırladı. 00:01:10.766 --> 00:01:14.470 Kendisi de hastaları gibi birkaç adı olan bir şeyi deneyimliyordu: 00:01:14.470 --> 00:01:16.118 aldatmaca olgusu, 00:01:16.118 --> 00:01:17.662 gerçek olmayan deneyim 00:01:17.662 --> 00:01:19.645 ve imposter (sahtekârlık) sendromu. NOTE Paragraph 00:01:19.865 --> 00:01:21.634 Meslektaşı Suzanne Imes ile, 00:01:21.634 --> 00:01:26.186 ilk önce üniversitedeki kadın öğrencilerde sahtekârlığı araştırdı. 00:01:26.616 --> 00:01:30.180 Çalışmaları bu grupta yaygın bir sahtekârlık duygusu yarattı. 00:01:30.180 --> 00:01:31.645 İlk çalışmalarından beri, 00:01:31.645 --> 00:01:33.770 aynı şey cinsiyet, 00:01:33.770 --> 00:01:34.894 ırk, 00:01:34.894 --> 00:01:35.673 yaş 00:01:35.713 --> 00:01:37.980 ve meslek alanlarında araştırıldı. 00:01:38.370 --> 00:01:41.879 Çünkü yetersiz temsil edilmiş ve dezavantajlı grupların deneyimlerini 00:01:41.879 --> 00:01:44.759 daha mevcut şekilde ve orantısız biçimde etkileyebilir. 00:01:44.759 --> 00:01:48.271 Bunu bir sendrom olarak adlandırmak, evrensel olanı küçümsemektir. 00:01:48.271 --> 00:01:51.276 Hastalık veya anormallik değildir 00:01:51.276 --> 00:01:53.464 ve illa ki depresyona, 00:01:53.464 --> 00:01:54.405 kaygıya 00:01:54.405 --> 00:01:56.706 ya da kendine güvene bağlıdır anlamına gelmez. NOTE Paragraph 00:01:56.706 --> 00:01:59.110 Peki, bu sahtekârlık duyguları nereden geliyor? 00:01:59.110 --> 00:02:01.274 Büyük başarılara sahip ve yetenekli insanlar 00:02:01.274 --> 00:02:03.419 diğerlerini de yetenekli görmeye yatkındır. 00:02:03.419 --> 00:02:06.563 Bu, övgüler ve fırsatları diğerlerinden daha fazla hak etmedikleri 00:02:06.563 --> 00:02:08.596 duygularına dönüşebilir. 00:02:08.596 --> 00:02:11.186 Angelou ve Einstein'ın yaşadığı gibi, 00:02:11.186 --> 00:02:13.508 genellikle bu duyguları durduran 00:02:13.508 --> 00:02:15.531 başarı eşiği yoktur. 00:02:16.061 --> 00:02:20.097 Sahtekârlık hissi sadece başarılı insanlarda görülmez. 00:02:20.357 --> 00:02:24.370 Herkes çoğulcu cehalet adı verilen olguya yatkındır 00:02:24.370 --> 00:02:26.726 ki hepimiz bu olguda kendimizden şüphe uyarız, 00:02:26.726 --> 00:02:29.029 fakat bunu düşünürken yalnız olduğumuza inanırız 00:02:29.029 --> 00:02:31.244 çünkü başkaları şüphelerini söylemez. 00:02:31.244 --> 00:02:34.603 Akranlarımızın veya iş arkadaşlarımızın ne kadar sıkı çalıştıklarını, 00:02:34.603 --> 00:02:36.765 belirli görevleri ne kadar zor bulacaklarını 00:02:36.765 --> 00:02:40.056 ya da kendilerinden ne kadar şüphe duyacaklarını bilemediğimiz için 00:02:40.056 --> 00:02:43.222 etrafımızdaki insanlardan daha az yetenekli olduğumuz duygularını 00:02:43.222 --> 00:02:44.957 reddetmenin kolay bir yolu yoktur. 00:02:44.957 --> 00:02:46.637 Şiddetli sahtekarlık duygusu 00:02:46.637 --> 00:02:48.922 insanların harika fikirlerini ortaya koymasını 00:02:48.922 --> 00:02:52.656 ya da çok iyi oldukları program veya işlere başvurmaya engel olabilir. NOTE Paragraph 00:02:52.656 --> 00:02:54.112 En azından şimdiye kadar, 00:02:54.112 --> 00:02:56.611 imposter sendromuyla savaşmanın en emin yolu, 00:02:56.611 --> 00:02:58.153 bunun hakkında konuşmak. 00:02:58.153 --> 00:03:00.426 Çoğu insan sahtekârlık sendromundan muzdarip, 00:03:00.426 --> 00:03:02.517 eğer performansları hakkında görüş isterlerse 00:03:02.517 --> 00:03:04.548 korkularının doğru olacağından korkuyorlar. 00:03:04.548 --> 00:03:06.273 Pozitif dönüt alsalar da 00:03:06.273 --> 00:03:08.927 bu, çoğu zaman sahtekârlık duygularını hafifletmez. 00:03:09.317 --> 00:03:10.347 Fakat diğer yandan, 00:03:10.347 --> 00:03:14.165 bir danışmanın veya akıl hocasının ayn sahtekârlık duygusunu yaşadığını duymak 00:03:14.165 --> 00:03:16.116 bu duyguların salınmasını sağlayabilir. 00:03:16.116 --> 00:03:18.193 Aynı şeyler arkadaşlar için de geçerli. 00:03:18.193 --> 00:03:20.807 Sadece bu duygular için bir terim olduğunu bile bulmak 00:03:20.807 --> 00:03:22.700 inanılmaz bir rahatlama olabilir. 00:03:22.700 --> 00:03:24.601 Bir kez bu olgunun farkında olduğunuzda 00:03:24.601 --> 00:03:27.396 olumlu geri dönütleri toplayarak ve yeniden değerlendirerek 00:03:27.396 --> 00:03:29.997 kendi sahtekârlık duygunuzun üstesinden gelebilirsiniz. 00:03:29.997 --> 00:03:32.990 Laboratuarında kendini sorunlar için suçlayan bir bilim kadını, 00:03:32.990 --> 00:03:36.147 her zaman bir şeyler ters gittiğinde nedenleri belgelemeye başladı. 00:03:36.147 --> 00:03:38.160 Sonunda, problemlerin çoğunun 00:03:38.160 --> 00:03:39.902 ekipman hatası olduğunu fark etti 00:03:39.902 --> 00:03:42.150 ve kendi kabiliyetlerinin farkına vardı. NOTE Paragraph 00:03:42.150 --> 00:03:45.201 Bu duyguları sonsuza kadar yok edemeyebiliriz, 00:03:45.201 --> 00:03:49.553 fakat akademik ve profesyonel zorluklar için sohbet kurabiliriz. 00:03:49.553 --> 00:03:53.330 Bu tür deneyimlerin ne kadar sık yaşandığının farkına varılmasıyla 00:03:53.330 --> 00:03:56.808 belki de duygularımız hakkında daha özgür hissedebiliriz 00:03:56.808 --> 00:03:58.839 ve bazı gerçeklerde güven oluşturabiliriz: 00:03:58.839 --> 00:04:00.048 yeneteklisiniz, 00:04:00.048 --> 00:04:01.408 yapabilirsiniz 00:04:01.408 --> 00:04:02.520 ve hak ediyorsunuz.