Babamın sevgisi ve mizahının etkisine şahit oldum
ve bunun çevremi nasıl değiştirdiğini fark ettim.
Ve düşündüm; "Bu yapılası bir şey!" "Bu zamanıma değer bir şey!"
Profesyonel komedyen olduktan 10 sene sonra yani 28 yaşındayken, L.A.'de olduğum bir akşam,
hayat amacımın daima, tıpkı babam gibi, insanları sıkıntılarından uzaklaştırmak olmuş olduğunu fark ettim.
Nereye gidersem gideyim insanların içlerindeki en iyiyi çıkarmalarını sağladım.
Dünyaya nasıl hizmet edebilirsin?
İnsanlar senin yeteneklerinden neler kazanabilir? Bunları fark et yeter.
Kendimden biliyorum, başkaları üzerinde bıraktığınız etki en kıymetli yatırımdır.
Çünkü nihayetinde yarattığımız o rol modelleri değiliz biz.
Bizler filmlerdeki karakterler değiliz.
Bizler onların yüzüne vuran ışığız.
Geriye kalan her şey, duman ve ayna...
Dikkat dağıtıyor ama bunu zorla da yapmıyor.
Bu peşinde olduğumuz hayal, kişiliğimizin ötesinde,
başkalarının algılayabileceğinin ötesinde,
buluşların ötesinde bir yerde yatıyor
ve hatta çabalarımızın ötesinde gizleniyor.
Oyuna katılabilirsin, savaşabilirsin, istediğin kadar oynayabilirsin ama..
..gerçek huzuru bulmak için zırhını indirmek zorundasın.
Kabul görme isteğin seni bu dünyada görünmez yapabilir.
Hiçbir şeyin, senin parıldayan ışığını söndürmesine izin verme.
Risk almak, tüm görkemini açığa çıkarır.
Çokça söylemişimdir, keşke insanlar ne hayal ettiklerinin farkında olsa
ve böylelikle zenginlik ve şöhretin aradıkları o tamamlanma duygusunu onlara vermeyeceğini anlasa...
Birçoğunuz gibi ben de hayata atılıp büyük işler yapabilmek için kafa yoruyordum.
Ta ki benden daha zeki olan birinin, kendimden başka hiçbir şeyin benden daha büyük olmadığını fark etmemi sağlamasına kadar.
Gözlerimiz sadece gören değil, aynı zamanda yansıtandır.
Görünen resmin üzerine ikinci bir hikaye yerleştirirler ve bizim gördüğümüz yalnızca bu hikayedir.
Yazarı da korkudur ve başlıkta "hiçbir zaman yeterli olmayacağım" diye yazar.
Ben sadece zorlukları, faydalı bir şey olarak görmeyi seçiyorum.
Böylelikle onlardan en güzel olanı ortaya çıkarabilirim,
hem de kendi tarzını katabildiğin için eğlenceli de.
Hayat, başınıza gelen bir şey değil, sizin için olan bir şey.
Hayatınız boyunca iki seçeneğiniz olacak hep; sevgi ya da korku.
Sevgiyi seçin ve korkunun güleç kalbinize tavır aldırmasına izin vermeyin.
Kalbinde ne varsa senden geriye kalacak olan da odur.
Ruhum bedenimin sınırları içinde yer almıyor, bedenim ruhumun sınırsızlığı içinde yer alıyor.
Yapmayı istemediğiniz şeyde tökezleyebilirsiniz, öyleyse sevdiğiniz şeyi yapmak için adım atabilirsiniz.
Rahatla ve iyi bir hayatın hayalini kur.
Tüm yaşamını, kafanda yarattığın hayaletlerle, gelecek korkularıyla harcamayı seçedebilirsin.
Ama elimizdeki daima şimdi burada olup bitenler ve şu anki kararlarımızdır; bu da sevgi veya korkuya dayanır.
Çoğumuz yolumuzu korkuyla temellendirerek seçiyoruz.
Gerçekten istediğimiz şey ulaşılması imkansızmış gibi görünüyor.
Öyle ki, istemek bile saçma geldiğinden, bunu Evrenden talep etmeye cüret etmiyoruz.
Ben de size; Evrenden isteyebileceğinizin kanıtı benim, diyorum.
Çeviri : Ahmet Keskin & Serkan Sai Önder