İki farklı ayakkabı giydiğimi fark etmiş olmalısınız. Muhtemelen çok komik görünüyordur. Kesinlikle komik hissettiriyor -- fakat bir noktaya işaret etmek istiyorum. Diyelim ki, benim sol ayakkabım sürdürülebilir ayak izine karşılık gelsin, anlamı biz insanlar gezegenimizin yeniden ürettiği doğal kaynaklardan daha az tüketiyoruz ve ormanlarımızın ve okyanuslarımızın emebileceğinden daha az karbondioksit yayıyoruz. Bu istikrarlı ve sağlıklı bir durumdur. Bugünkü durum ise daha çok benim diğer ayakkabım gibidir. Ayağıma fazlasıyla büyük geliyor. 2 Ağustos 2017 itibariyle gezegenimizin bu yıl yeniden üretebileceği tüm kaynakları zaten tüketmiştik. Bu aynen ayın 18'ine kadar tüm paranı harcaman ve ardından geri kalan zaman için kredi kartına ihtiyaç duyman gibi bir şey. Kesinlikle bunu bazı aylar üst üste yapıyorsunuzdur. Fakat eğer davranışlarınızı değiştirmezseniz, er ya da geç, büyük bir problemin içine gireceksinizdir. Hepimiz aşırı kullanımın yok edici etkisini biliyoruz: küresel ısınma, deniz seviyesinin yükselmesi, buzulların ve kutup buzlarının erimesi, artan olağanüstü iklim paternleri ve daha fazlası. Bu problemin vahameti beni gerçekten hayal kırıklığına uğratıyor. Beni daha fazla hayal kırıklığına uğratan bunun için çözümlerin de var olmasıdır fakat biz işleri her zaman yaptığımız gibi yapmaya devam ediyoruz. Bugün sizinle yeni solar teknolojisinin sürdürülebilir binaların geleceğine nasıl katkıda bulunabileceğini paylaşmak istiyorum. Binalar bizim enerji ihtiyacımızın yaklaşık %40'nı tüketmektedir, bu nedenle bu tüketimi ela almak iklim emisyonlarımızı önemli ölçüde azaltacaktır. Sürdürülebilir prensipler ile inşa edilmiş bir bina ihtiyaç duyduğu tüm enerjiyi kendi başına üretebilir. Bunu başarmak için, ilk olarak tüketimi mümkün olduğunca azaltmanız gerekmektedir, örneğin iyi izole edilmiş duvarlar ve pencereler kullanarak yapabilirsiniz. Bu teknolojiler ticari olarak bulunmaktadır. Ardından ısıtma ve sıcak su için enerjiye ihtiyaç duymaktasınız. Güneş enerji panelleri kurulumu yoluyla veya yerden ve havadan ısı pompaları ile güneşten yenilenebilir tarzda bu enerjiyi sağlayabilirsiniz. Tüm bu teknolojiler mevcuttur. Ardından geriye elektrik ihtiyacınız kalıyor. Prensip olarak, yenilenebilir elektrik enerjisi elde etmenin bir çok yolu vardır fakat çatısında yel değirmeni olan veya bahçesinde su santrali olan kaç tane bina biliyorsunuz ? Muhtemelen fazla değil çünkü genellikle pek mantıklı gelmez. Fakat güneş çatılara ve bina cephelerine yeterli enerjiyi sağlamaktadır. Bina yüzeylerindeki enerjinin potansiyeli çok fazladır. Avrupa'yı örnek alalım. Güneşe iyi uyumu olan tüm alanları kullanırsak ve bunlar aşırı derecede gölgede kalmaz ise fotovoltaik tarafından üretilen enerji tüm enerji ihtiyacının yaklaşık olarak %30'na denk gelmektedir. Fakat bugünkü fotovoltaik bazı hususlara sahiptir. Bunlar iyi bir maliyet etkinlik oranı sunmaktadır fakat dizaynlarını ele aldığımızda gerçekten de esnek değillerdir ve bu estetik zorluk yaratmaktadır. İnsanlar çoğunluklar bu tarz bir resim oluştururlar güneş panelleri hakkında düşünürken. Bu güneş enerjisi tarlaları için olabilir fakat binaları, sokakları, mimariyi düşündüğünüzde estetik önemlidir. Binalarda güneş enerji panellerini görmememizin sebebi budur. Sadece uymazlar. Bizim takımımız tamamen farklı bir güneş paneli teknolojisi üzerine çalışıyor, ki bu organik fotovoltaik veya OPV olarak adlandırılır. Materyallerin ışığı emmesi ve yükü taşıması için kullanılan organik tanımlama terimi genellikle karbon elementine dayanır metale değil. Biz çeşitli tekrarlama üniteleri tarafından kurulan polimer ve inci zincirindeki inci gibi ve futbol topu şekline sahip fuleren olarak adlandırılan küçük molekül karışımını kullanıyoruz. Bu iki bileşen karıştırılıyor ve mürekkep olması için çözülüyor. Ve mürekkep gibi, esnek alt tabakalar üzerinde sürekli devam eden rulodan ruloya işlemedeki slot-die kaplama gibi basit baskı teknikleriyle basılabilirler. Sonuçta ortaya çıkan ince tabaka aktif tabakadır, güneş enerjisini emer. Aktif tabaka son derece efektiftir. Güneş enerjisini emmek için sadece 0.2 mikrometrelik tabaka kalınlığına ihtiyacınız vardır. İnsan saçından 100 kat daha incedir. Size başka bir örnek vermek adına; Bir kilogramlık temel polimer alın ve aktif mürekkebi formüle etmek için kullanın. Bu miktardaki mürekkep ile, futbol sahası büyüklüğünde bir güneş enerjisi paneli üretebilirsiniz. Bu nedenle OPV oldukça malzeme efektiftir, sürdürülebilirlikten bahsederken bunun çok önemli bir şey olduğunu düşünüyorum. Baskı işleminden sonra, buna benzer bir güneş enerji modülünüz olabilir. Bir miktar plastik folyoya benzemektedir ve aslında bir çok özelliğine sahiptir. Hafif... bükülebilir.... ve yarı geçirgendir. Fakat dışarıda güneş enerjisini toplayabilir ve iç ışıkların da, bu küçük aydınlatma LED'i ile gördüğünüz üzere. Bunu kendi plastik formunda kullanabilirsiniz ve onun hafif ve bükülebilir olmasından faydalanabilirsiniz. Sıcak bölgelerdeki binaları düşündüğünüzde ilki önemlidir. Burada, çatılar ilave ağır yük taşıması için dizayn edilmemiştir. Örneğin, kış aylarındaki kar için dizayn edilmemiştir, bu nedenle ağır silikon güneş panelleri ışığın hasadı için kullanılamaz fakat bu hafif güneş enerji folyoları çok uygundur. Bükülebilirlik önemlidir eğer güneş enerji panellerini mimarisi ile birleştirmek istiyorsanız. Sdney Opera binasının yelkenlerini güç santrali olarak düşünün. Alternatif olarak, güneş enerji folyolarını cam gibi geleneksel bina materyalleri ile birleştirebilirsiniz. İnce tabakalı güvenli cam yaratmak için bir çok cam yüzey elementleri bir şekilde folyo ihtiva etmektedir, ikinci folyoyu üretim sürecine eklemek büyük bir olay değil fakat ardından dış yüzey elemanı güneş enerji paneli içerir ve elektrik üretebilir. Hoş görünmesinin yanında, bu entegre güneş panelleri iki önemli fayda daha ortaya çıkartmaktadır. Daha önce gösterdiğim çatıya tutturulmuş enerji panellerini hatırlıyor musunuz? Bu durumda, ilk olarak çatıyı kurduk ve ikinci kat olarak, enerji panelini. Bu kurulum maliyetine ilavedir. Entegre güneş enerji paneli durumunda, kurulum yerinde, sadece bir element kurulmaktadır, binanın dış yüzeyi ve güneş enerji paneli aynı anda oldu. Kurulum maliyetinden tasarruf edilmesinin yanında kaynak tasarrufu da sağladı çünkü iki fonksiyon bir elementte birleştirildi. Daha önce optik hakkında konuştum. Ben gerçekten bu güneş enerji panellerini beğendim-- belki sizin farklı bir zevkiniz veya farklı bir dizayn ihtiyacınız olabilir... Sıkıntı yok. Baskı işlemi ile güneş panelleri kolaylıkla şeklini ve dizaynını değiştirebilir. Bu arzu ettikleri sürece elektrik üretim teknolojisini entegre etmek için mimarlara, planlayıcılara ve bina sahiplerine bu esneklik sağlamaktadır. Vurgulamak isterim ki bu sadece laboratuvar ortamında olan bir şey değil. Kitlesel olarak kabulü birkaç yıl daha sürecek fakat ticarileştirmenin eşiğindeyiz, anlamı dışarıda üretim bandıyla beraber birçok şirket bulunmaktadır. Kapasitelerini artırıyorlar ve tabii ki bizde, mürekkeple beraber. (Ayakkabı çıkarılıyor) Küçük ayak izi daha rahat. (Kahkahalar) Bu gerçek büyüklük, gerçek ölçek. Enerji tüketimini gelince gerçek ölçeğe geri gelmeliyiz. Ve karbon-natural bina yapmak burada en önemli bölümdür. Avrupa'da, 2050'ye kadar bina stokumuzu dekarbonize yapmak hedefimiz var. Umuyorum ki fotovoltaik bunun büyük bir bölümü olacaktır. Burada birkaç tane örnek bulunmaktadır. Bu tamamen organik güneş paneli baskısının ilk ticari kurulumudur. Ticarinin anlamı güneş enerji panellerinin endüstriyel donanımda basılmış olmasıdır. Bilinen adıyla "Güneş Ağacı" 2015 Milan World Expo'da Alman Standının bir parçasıydı. Gün boyu gölgeleme sağlıyordu ve akşamları aydınlatma için elektrik sağlıyordu. Belki güneş enerji panelleri için bu altıgen şeklin niçin seçildiğini merak etmişsinizdir. Cevap basit: Mimarlar zeminde belirli bir şeklin gölgesinin olmasını istediler ve bunun için rica ettiler ve ardından istedikleri şekilde baskı yapıldı. Gerçek üretimden uzak olmasına rağmen bu serbest form, kurulumu ziyaret eden mimarların bizim beklediğimizden daha fazla hayal gücünü yakaladı. Bu diğer uygulama bizim hedeflediğimiz projelere ve uygulamalara yakındır. Brezilya São Paulo'daki ofis binası yarı transparan OPV paneller cam yüzeye entegre edilmiş, değişik ihtiyaçlar sunuyor. İlk olarak, arkasındaki toplantı odası için gölge sağlıyor. İkinci olarak, şirketin logosu inovatif şekilde yansıtılıyor. Ve tabii ki, elektrik üretiyor, binanın enerji ayak izini azaltıyor. Bu binaların artık enerji tüketen değil enerji sağlayan olduğu geleceğe doğru bir noktadır. Kaynak tasarrufu sağlaması ve görüntü olarak da memnun etmesi için binalarımızın dış yüzeyine güneş panellerinin sorunsuz olarak entegre edilmesini istiyorum. Çatı için güneş enerji panelleri güzel bir çözüm olarak kalmaya devam edecektir. Fakat tüm dış yüzeyin ve diğer alanların potansiyelini kullanmak için yarı geçirgen alanlar, kavisli yüzeyler ve gölgelikler gibi organik fotovoltaiklerin önemli bir katkı sunacağına inanıyorum ve herhangi bir mimaride yapılabilir ve planlayıcılar da bu isteyeceklerdir. Teşekkür ederim. (Alkış)