Turkish subtitles

← Farklı ırktan evlatlık olarak sevgi ve kayıp üzerine hikayem

Get Embed Code
29 Languages

Showing Revision 63 created 08/06/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Daha üç yaşındayken
  2. Güney Kore'den
    ırklararası evlat edinildim.
  3. Utah, Salt Lake City'deki
    beyaz bir aile tarafından.
  4. Amerika'ya vardığımda sol kolumda
    gizemli bir dövme vardı.
  5. Dövme o kadar büyük
    ve fark edilebilirdi ki
  6. yeni ailem hemen ameliyatla sildirdi.
  7. Diğer çocukların alay
    edeceğinden korktular.
  8. Şu anda dövmenin yerinde silik bir iz var.
  9. Görebilmeniz için kalıcı bir
    kalemle yeniden çizdim.
  10. 1976'da Kore evlat edinme
    kayıtları çok eksikti.

  11. Geçmişim ya da gerçek ailem hakkında
  12. hiçbir bilgiye sahip değildim.
  13. İsmimin ya da doğum tarihimin bile
  14. gerçek ya da kayıt için mi
    öyle yazıldığını bilemiyordum.
  15. Dövmenin anlamını kimse bilmiyordu.
  16. Irklararası evlat edinme,
    bir ırktan bir çocuğun,
  17. farklı bir ırktan bir aile tarafından
    evlat edinilmesidir.
  18. Benim neslimde, Kore'den
    evlat edinilmiş çocuklar,
  19. evlat edinmiş olan ailenin
    kültürü içinde asimile olurdu.
  20. Beyaz ırktan biri olarak yetiştirildim.
  21. Büyürken ailemle beraber
    arada bir Kore restoranına
  22. ya da Asya Festivali'ne giderdik.
  23. Fakat kendimi bir Asyalı
    olarak görmüyordum.
  24. Geçmişe baktığımda,

  25. dövmemin silinmesinin
  26. Kore kökenim ve kültürümle bağımı
    kaybedişimin bir sembolü olarak görüyorum.
  27. Bu konuda yalnız değilim.
  28. 1950'lerden beri neredeyse
    200 bin Koreli çocuk
  29. tüm dünyada evlat edinildi.
  30. Sayısı artan araştırmalar gösteriyor ki
  31. kendi ailesinin köklerinden
    koparılan çocuklar travma yaşıyor.
  32. Benim hikayemde de böyle bir travma var.

  33. Yakın zamanda öğrendim ki,
    biyolojik annem, ailemi
  34. doğumumdan kısa süre sonra terk etmiş.
  35. Ben iki yaşındayken biyolojik
    babam kaza geçirmiş;
  36. bana ve ağabeylerime bakamamış.
  37. Çocuk Esirgeme Kurumuna gönderilmişiz.
  38. Oradaki birisi, daha küçük olduğum için,
  39. benim daha kolay evlatlık
    verilebileceğime karar vermiş.
  40. Böylece benimle ilgilenen
    ağabeylerimden ayrılıp
  41. başka bir yetimhaneye gönderilmişim.
  42. Evlat edinme kayıtlarımda
  43. yetimhanedeki diğer çocuklarla
    oynamadığımı yazıyor.
  44. Bunun nedenini artık biliyorum.
  45. O zamanki fotoğraflarda korkmuş,
    kötü beslenmiş küçük bir kız var.
  46. Kısa ve yalnız geçen dokuz aydan
    sonra Amerika'ya vardığımda

  47. yaşadığım kültür şokunu düşünün.
  48. Her şeyin farklı oluşunu:
  49. İnsanlar,
  50. binalar,
  51. yemekler
  52. ve giysiler.
  53. Üç yaşında bir çocuk olarak,
  54. benim gibi Korece konuşan kimse
    olmadığını çabucak anladım.
  55. O yüzden altı ay konuşmadım.
  56. Tekrar konuştuğumda tamamen İngilizceydi.
  57. Ailem yetimhanedeki
    fotoğrafları gösterdiğinde,
  58. ilk söylediğim şey şuydu:
  59. ''Sara üzgün.''
  60. Evlat edinilen çocuklar
    bir daha incinmemek için

  61. kendilerine çoğunlukla
    duygusal duvarlar örüyorlar.
  62. Ben de bunu yaptım.
  63. Irklararası evlat edinilen
    diğer çocuklar gibi,
  64. büyürken, etrafımdaki diğer
    çocuklar gibi beyaz olmayı
  65. çok diledim.
  66. Diğer çocuklar, gözlerim
    ve burnumla alay ettiler.
  67. Seksenler modası,
    benim için tam bir felaketti.
  68. Tam oturmayan gözlüklerim,
  69. saç stilleri --
  70. (Gülüşmeler)

  71. ben de çok gülünç durmuştu.

  72. (Gülüşmeler)

  73. Bu hikaye sizler için dinlemesi
    rahatsız edici olabilir.

  74. Genelde, evlat edinilme konusunda
    duyduğumuz hikayeler; bir ebeveynin,
  75. uzun süredir hevesle istediği
    ve beklediği bir çocuğu anlatıyor.
  76. Bu ebeveynlerin hikayesi; sevgi,
    neşe ve heyecanla anlatılıyor.
  77. Yeni çocuklarını evlerine getirirken,
  78. aile ve arkadaşları tarafından kutlanıp
  79. bu harika kararları için
    tebrik ediliyorlar.
  80. Ailemin evlat edinme hikayesi,
    beni sıcak tutan bir battaniye gibiydi.
  81. Bir süre sonra, beni
    ve düşüncelerimi örten bu battaniye
  82. daha çok ilgi topluyormuş
    gibi hissettirdi.
  83. Duygusal olarak nefes alamıyordum.
  84. Ebeveynlerim bana,

  85. "Fotoğrafını ilk görüşümde seni sevdim,"
    gibi şeyler söylüyorlardı.
  86. Kalbim kırılmıştı.
  87. Beni sevdiklerini
    ve istendiğimi biliyordum.
  88. Ama, doğumumla ilgili tek hikayemin
  89. bu kadar üzücü ve insancıl
    olmamasını dilerdim.
  90. Sıklıkla sevgi ve minnet
    duygularını karıştırdım.
  91. Özellikle başkaları bana,
  92. "Amerika'ya evlatlık gittiğin
    için çok şanslısın,"
  93. veya "Annen baban seni evlat edindiği
    için melek olmalı,' dediğinde.
  94. Bir çocuk için bunlar,
    ebeveynlerinin iyiliğine
  95. minnet duyması gerektiğini
    devamlı hatırlatan yorumlardı.
  96. Bu yetişkinlere
  97. "Sürekli evlatlık olduğumun
    hatırlatılmasını sevmiyorum.
  98. Sadece normal bir çocuk olmak istiyorum,
  99. belki de arada nankör olmak..."
    diyememek gücüme gidiyordu.
  100. (Gülüşmeler)

  101. Gerçekten gülümsemeden
    gülümsemesini öğrendim.

  102. Büyüdükçe şöyle söylemek istedim:
  103. "Sara hâlâ üzgün."
  104. Hislerimi içime attım
    ve evlatlık verilmemin yasını
  105. hiç tutmadığımı çok sonra fark ettim.
  106. Çoğumuz, başka bir ırk ya da
    ülkeden evlat edinilmenin

  107. kolay olmadığını anlıyor olsa da
  108. evlatlık çocuğun hissedebileceği
    karmaşık duyguları
  109. çok nadir anlıyoruz.
  110. Bazı çocuklar; kayıp duygusu,
  111. reddedilme duygusu,
  112. keder,
  113. utanç,
  114. suçluluk,
  115. kimlik sorunu,
  116. yakınlığın zorluğu
  117. ve kontrol sorunları yaşıyor.
  118. Çocuklarıma sorabilirsiniz.
  119. (Gülüşmeler)

  120. Bu çocuklar kendisini evlat edinenleri

  121. karışık duygular yaşarken hâlâ sevebilir.
  122. Birçoğumuz merak ederiz: Eğer bu
    hikayelerimizi küçükken sahiplenecek
  123. güvenli duygusal
    alanlarımız olmuş olsaydı,
  124. evlatlık konusuyla mücadelemiz
    yetişkinliğimizde de sürer miydi?
  125. Bize ait hikayeyi sahiplenecek
    o duygusal oksijeni nereden buluruz?
  126. 1990'ların sonu, 2000'lerin başında,
    Dr. Richard Lee gibi araştırmacılar,

  127. ırklararası evlat edinmekteki
  128. farklı çocuk yetiştirme
    tekniklerine dikkat çektiler.
  129. Amaçları, bu evlatlık çocuklar
    ve onları yetiştirenlere
  130. özgün ırksal ve etnik durumlarına daha iyi
    uyum sağlamalarında yardımcı olmaktı.
  131. Bu çocukların; kendi öz
    kültürlerinden daha fazla insan,
  132. yer, dil ve geleneğe
  133. temas etmeleri destekleniyordu.
  134. Bazı ebeveynler, özellikle ırkçılık
    konusuna odaklanıp
  135. evleri dışında karşılaşacakları
    ırkçılık ve ayrımcılık üzerine
  136. çocuklarını bilinçlendiriyorlar.
  137. Bazı ebeveynler de, çocuklarının
    biyolojik ailelerine ait kültürle
  138. ne kadar temas edeceklerini,
    çocukları büyüdüğünde onlara bırakıyorlar.
  139. Tüm bu gelişmelere bakarak
  140. ırklararası evlat edinme konusunda
    her şeyi çözdüğümüzü düşünebiliriz.
  141. Koreli evlatlıklar, uluslararası
    evlat edinmede ilk büyük dalgaydı.

  142. Birçok ülkeden, neredeyse
    30 yıl önce başladı.
  143. Bu nedenle, çocuklardan
    70 yaşındakilere kadar
  144. birkaç nesildir süren
    Koreli evlatlıklar söz konusu.
  145. Bu kişiler, asimilasyonun kendi
    üzerlerindeki etkileri ile uğraşıyor.
  146. Elimizde bu evlatlıkların
    tüm yaşam sürecini takip eden,
  147. yalnızca bir avuç çalışma mevcut.
  148. Etrafımdakilerin konuyla ilgili
    acımı anlayamayacaklarını biliyorum.

  149. Rachel Rostad, başka bir Koreli evlatlık,
  150. şunları dediğinde duygularımı özetledi:
  151. Hiçbir şey kaybetmemiş gibi göründüğümde
  152. kaybımı ölçmek özellikle kafa karıştırıcı.
  153. Kaybedilen bir organ değil.
  154. Sabah ışığıyla gözünü açınca
  155. bir yerlere giden
    hayalleri kaybetmek gibi."
  156. Her yıl yüzlerce Güney Koreli evlatlık
  157. biyolojik ailelerini arıyor.
  158. Koreli aracı şirketlere göre
    sadece yüzde 15'i başarıya ulaşıyor.
  159. Geçen sene, Koreli biyolojik
    ailemi sadece 3 ayda buldum.

  160. Koluma tekrar çizdiğim dövmemin
    fotoğrafını sosyal medyada paylaştım.
  161. Koreli gruplar da bunu çokça paylaştı.
  162. Ağabeyimin bir arkadaşı bunu gördü.
  163. Dövmenin ne anlama
    geldiğini anında anladı.
  164. Öz babam bizi çocuk esirgeme kurumuna
    gönderirken ayrı düşeceğimizden
  165. hatta başka ülkelere evlatlık
    verilebileceğimizden korkmuş
  166. ve sıra dışı bir şekilde
  167. her birimizin ve kendisinin koluna
  168. kocaman bir dövme yaptırmıştı ki
  169. bir gün birbirimizi bulabilelim.
  170. Beni aramayı da denemiş.
  171. Haklı çıkmış:
  172. Dövme, kaybettiğim ailemi
    sonunda bulmamı sağladı.
  173. Maalesef babam, çocuklarının kavuştuğunu
    göremeden 9 sene önce vefat etti.
  174. Geçen sene, iki ağabeyim,
    halam ve amcamla buluşmak için

  175. Kore'ye gittim.
  176. Kendimle ilgili birçok yeni şey öğrendim.
  177. Beni yedi ay yaşlandıran
  178. gerçek doğum tarihim de dahil.
  179. (Gülüşmeler)

  180. Bu orta yaşlı kadın daha yaşlı
    olduğunu öğrenmekten hoşlanmadı.

  181. (Gülüşmeler)

  182. Okulda üstün yetenekliler için
    aldığım tüm dersleri açıklıyor.

  183. (Gülüşmeler)

  184. Öğrendiğim en önemli şey ise;

  185. Kore'de beni seven
    ve bebekliğimi hatırlayan,
  186. beni asla unutmamış olan
  187. bir ailem olduğunu öğrenmemdi.ydu.
  188. Evlat edinme kayıtlarımda
    yazdığı gibi terk edilmemiştim,
  189. istenmiştim.
  190. Evlat edinme hakkındaki görüşlerimizi
    tekrar değerlendirme vakti.

  191. Sağlıklı bir evlat edinme ekosistemi;
  192. çocukların, öz ailelerinin ve çocukları
    evlat edinenlerin her birinin
  193. kendi benzersiz hikayelerine
    sahip oldukları sistemdir.
  194. Bu hikayeler yan yana konulduğunda,
    evlat edinmenin etkilediği hayatlarla
  195. daha iyi empati kurulur ve onlar
    için daha iyi politikalar düzenlenir.
  196. Yetişkinlerin; evlatlık çocukların
    hikayelerine daha iyi sahip çıkmak için
  197. yapabilecekleri iki şey:
  198. Birincisi, çocuklara duygularını ifade
    edebilecekleri güvenli bir ortam yaratın.

  199. Duyguları pozitif de negatif de olabilir.
  200. "Bana daha fazlasını anlat."
  201. "Dileğin nedir?"
  202. ve "Hissettiklerin normal," demek
  203. çocuklara bu duygusal oksijeni
    sağlayacak yöntemler olabilir.
  204. İkincisi, çocuğun evlat edinilme
    hikayesini doğrulatın.

  205. Çocuklar, evlatlık alan ebeveynlerini
    üzecek veya endişelendirecek
  206. birtakım duygularını paylaşabilirler.
  207. Ebeveyn olarak, korkularınızı,
    çocuğunuzdan ayrı bir şekilde
  208. ele almaya ve kontrol etmeye çalışın.
  209. Çocuğunuzun hikayesini her zaman
    geçerli ve önemli kabul edin.
  210. Çocuğunuzu acı çekmesinden

  211. korumayı istemek normal.
  212. Dövmem, her evlat
    edinmenin kayıpla başladığının
  213. ve her çocuğu farklı
    etkilediğinin dokunaklı hatırlatması.
  214. Evlatlık çocuklar dolu dolu
    hayatlar yaşayabilir;
  215. eğer bize dağıtılan kartları kabul edip,
    yapımızı bunun üzerine inşa edebilirsek.
  216. Hikayelerimizi empati ile dinlerseniz
  217. başka şeyler de duyabilirsiniz:
  218. çocuksu merak,
  219. zarafet,
  220. dayanıklılık,
  221. cesaret,
  222. sevgi
  223. ve evet, hatta minnet duygusu.
  224. Teşekkürler.

  225. (Alkışlar)