YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Bir mimarın ABD-Meksika sınır duvarını yıkıcı bir şekilde yeniden hayal etmesi

Get Embed Code
18 Languages

Showing Revision 59 created 11/18/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Harita üzerine çizgi çizmek gibi
    basit bir eylemin
  2. dünyayı görüş ve deneyimleyişimizi
    değiştirebilmesi,
  3. çizgiler ve sınırlar arasındaki
    o alanların
  4. mekânlar haline gelmesi
    büyüleyici değil mi?
  5. Dillerin, yemeklerin, müziğin
    ve farklı kültürlerden insanların
  6. bazen güzel bazen vahşiyane,
  7. zaman zaman oldukça gülünç biçimde
    rastlaştıkları yerler haline gelirler.
  8. Harita üzerine çekilen o çizgiler,
  9. aslında yeryüzünde iz oluşturabilir
  10. ve hafızamızda yaralar bırakabilirler.
  11. Sınırlara olan ilgim,

  12. sınırların mimarisini araştırdığım
    sırada oluştu.
  13. Amerika-Meksika sınır hattındaki
    birkaç proje üzerinde çalışıyor,
  14. yerden alınan topraktan
    yapılmış binalar tasarlıyordum.
  15. Ayrıca, bu alana göçle geldiği
    söylenebilecek projeler üzerinde çalıştım.
  16. ''Prada Marfa'' adında, sanatla mimari
    arasındaki sınırı aşan
  17. arazi sanatı heykeli,
    bana mimarinin
  18. siyasal ve kültürel açıdan
    oldukça karmaşık fikirlerin
  19. iletişimini sağlayabileceğini gösterdi.
  20. Mimarinin aynı zamanda
    hem eleştirel hem de ciddi olabileceğini,
  21. zengillik ile yoksulluk arasındaki
    farklılıkları,

  22. neyin yerli neyin yabancı olduğunu
    gösterebileceğini anlattı.
  23. Benim de sınır bölgelerinin mimarisine
    ilişkin arayışım sırasında

  24. aklımda bir soru oluştu.

  25. Bu duvar bir mimarlık eseri mi?
  26. Ben de düşüncelerimi
    ve duvarı ziyaretlerimi
  27. birtakım hatıralar yaratarak
    kaydetmeye başladım,
  28. bizlere duvarı inşa ettiğimiz dönemi
    ve bunun o zamanlar
  29. ne kadar çılgın bir fikir olduğunu
    hatırlatması için.
  30. Sınır oyunları,
  31. (Gülüşmeler)

  32. kartpostallar,

  33. içinde küçük mimari maketler
    olan kar küreleri,
  34. duvara karşı direncin hikâyesini
    anlatan haritalar oluşturdum
  35. ve sınırın yarattığı problemin tasarım
    sayesinde çözülebilmesi için
  36. yollar aramaya başladım.
  37. Yani, bu duvar mimari bir eser midir?

  38. Tabii ki tasarlanmış bir yapı olup
  39. FenceLab adlı bir araştırma
    tesisinde tasarlanmıştır.
  40. 4.500 kilogramlık yüklerle
    doldurulmuş araçları,
  41. geçirmezliğini test etmek adına
  42. saatte 64 km hızla
    duvarın üstüne sürmüşlerdi.
  43. Ancak diğer tarafta devam eden
    karşıt bir araştırma vardı.
  44. Duvara götürülebilecek ve üzerinden
    araçların geçmesine izin verecek
  45. taşınabilir bir köprünün tasarımı.
  46. (Gülüşmeler)

  47. Her araştırma projesinde olduğu gibi

  48. başarılar ve başarısızlıklar var.
  49. (Gülüşmeler)

  50. Bunlar Ortaçağ'dan kalma tepkiler,

  51. açılıp kapanan asma köprü mesela,
  52. çünkü duvar kendi başına mimarinin
    gizemli ve Ortaçağ'dan kalma bir formu.

  53. Birtakım kompleks sorunlara karşı
    fazla basit bir cevap.
  54. Birkaç Ortaçağ teknolojisi
    duvar süresince türemiş:
  55. duvarın üstünden marihuana
    balyaları atan mancınıklar
  56. (Gülüşmeler)

  57. veya duvarın üzerinden kokain ve eroin
    paketleri ateşleyen toplar.

  58. Ortaçağ zamanlarında
  59. hastalıklı, ölü bedenler
  60. bazen biyolojik silahların ilkel bir şekli
    olarak duvarların üzerinden atılırdı
  61. ve bugün, insanların göçmenliğin
    bir şekli olarak
  62. duvarların üzerinden
    fırlatıldığı düşünülüyor.
  63. Gülünç bir düşünce.
  64. Ama şimdiye kadar duvarın üzerinden
    Meksika'dan Amerika'ya atıldığı bilinen
  65. belgelenmiş tek kişi,
  66. bir Amerikan vatandaşıymış.
  67. Ona duvarın üzerinden,
    60 metre yüksekten atılma izni verilmiş.
  68. Tabii, pasaportunu elinde
    taşıması şartıyla
  69. (Gülüşmeler)

  70. ve o karşı tarafta bulunan bir
    filenin içine güvenlice inmiş.

  71. Fikirlerimde mimar Hassan Fathy'nin
    bir sözünden ilham aldım.
  72. "Mimarlar duvarları değil, duvarların
    arasındaki alanları tasarlar." demişti.
  73. Yani, ben mimarların duvar tasarlaması
    gerektiğini düşünmüyorum,
  74. ama aradaki o alanlara dikkat etmelerinin
  75. önemli ve zaruri olduğunu düşünüyorum.
  76. Mekânlar ve insanlar için,
  77. duvarın tehlikeye attığı alanları
    tasarlamalılar.
  78. İnsanlar şimdiden gerekeni yapıyorlar

  79. ve duvarın amacı insanları ayırmak,
    birbirlerinden uzak tutmakken
  80. aslında onları dikkate değer şekillerde
    bir araya getiriyor.
  81. İnsanlar sınırda iki uluslu yoga dersi
    gibi etkinlikler düzenliyorlar,
  82. bölünen insanları bir araya getirmek için.
  83. Ben bu poza anıt pozu diyorum.
  84. (Gülüşmeler)

  85. Daha önce hiç "duvarbol"u
    duymuş muydunuz?

  86. (Gülüşmeler)

  87. Bu voleybolun sınır versiyonu
    ve 1979'dan beri oynanıyor.

  88. (Gülüşmeler)

  89. ABD-Meksika sınırı boyunca

  90. iki uluslu mirası kutlamak için.
  91. Bu akla ilginç sorular getiriyor,
    değil mi?
  92. Böyle bir oyun yasal mı?
  93. Duvarın üzerinden top atıp tutmak
    yasa dışı ticaret midir?
  94. (Gülüşmeler)

  95. Bu voleybolun güzelliği,

  96. duvarı sadece kumun üzerindeki
    bir çizgi haline getirmesi,
  97. her iki tarafın zihni, bedeni ve ruhu
    tarafından belirlenmiş bir çizgi.
  98. Ben asıl bu iki taraflı anlaşmaların
  99. bölen duvarı indirmek için
    gerektiğine inanıyorum.
  100. Şimdi, duvarın üzerinden
    top atmak sorun değil

  101. ama duvarın üzeriden taş atılması
  102. Sınır Devriyesi araçlarına zarar verdi
  103. ve Sınır Devriyesi polisleri
    yaraladı,
  104. Amerika tarafından gelen
    karşılık ise şiddetli oldu.
  105. Sınır Devriyesindeki polislerin
    duvardan ateş açması
  106. Meksika tarafından taş
    atan insanları öldürdü.
  107. Sınır Devriyesi'nden
    gelen başka bir karşılık,
  108. kendileri ve araçlarını korumak için
    beyzbol saha arkası çiti dikmekti.
  109. Bu saha arkası çitleri,
    yeni duvarların yapımında kullanılan
  110. kalıcı bir özellik haline geldi.
  111. Ben de belki de voleybol gibi
    beyzbol da sınırda olan
  112. kalıcı bir özellik olmalı diye
    düşünmeye başladım.
  113. Bu sayede duvarlar
    açılmaya başlayabilir,
  114. toplumların karşıya geçip
    oynamasına izin verebilir.
  115. Eğer sayı vuruşu yaparlarsa da
  116. belki bir Sınır Devriyesi polisi
    topu alıp diğer tarafa tekrar atabilir.
  117. Bir Sınır Devriyesi polisi sadece
    birkaç metre ötedeki satıcıdan

  118. donmuş bir tatlı olan raspado alabilir
  119. ve duvar yoluyla para ve
    yemek takas edilir.
  120. Oldukça normal olan bu etkinlik,
    haritaya çizilmiş çizgi
  121. ve birkaç milimetre çelik yüzünden
    yasa dışı bir hale geliyor.
  122. Bu sahne bana bir deyişi hatırlattı.
  123. "Eğer ihtiyacın olandan daha
    fazlasına sahipsen
  124. uzun masalar yapmalısın,
    yüksek duvarlar değil."
  125. Bu yüzden ben bu hediyelik eşyayı,
    bölünme karşısında paylaşabileceğimiz
  126. yemekle sohbeti hatırlatması
    için yarattım.
  127. Bir salıncak, birinin girmesi ve
    karşı tarafa doğru sallanmasına izin verir
  128. ta ki yer çekimi onu ülkesine
    geri gönderene kadar.
  129. Sınır ve sınır duvarı

  130. bugünlerde bir tür politik bir
    tiyatro gibi düşünülüyor,
  131. yani belki biz de bu tiyatroya
    seyirci davet etmeliyiz.
  132. İnsanların oyuncu ve müzisyenlerle
    bir araya gelebilecekleri
  133. bu iki uluslu tiyatroya.
  134. Belki duvar, kocaman bir enstrümandan
    başka bir şey değildir.
  135. Dünyanın en büyük ksilofonu
    ve biz bu duvarı
  136. kitlesel perküsyon hareketleriyle
    yıkabiliriz.
  137. (Gülüşmeler)

  138. Ben kafamda iki uluslu
    kütüphaneyi canlandırdığımda

  139. insanların sınır üzerinden
    kitap ve bilgi paylaşabileceği
  140. bir alan hayal etmek istedim.
  141. Duvarın kitap rafından başka bir şey
    olmadığı bir alan.
  142. Belki de Meksika ve ABD arasındaki
  143. karşılıklı ilişkiyi örnekleyebilecek
    en iyi yol
  144. bir tahterevalli hayal etmektir.
  145. Olanların karşı tarafta olacakları
    doğrudan etkileyeceği bir tahterevalli.
  146. Çünkü görüyorsunuz ki sınır kendi başına
  147. ABD-Meksika ilişkilerinde hem
    sembolik hem de gerçek bir dayanak noktası
  148. ve iki komşu arasına duvar dikmek
    bu ilişkileri yaralar.
  149. Muhtemelen, "İyi çitler, iyi komşular
    yaratır." sözünü hatırlıyorsunuzdur.

  150. Bu genelde Robert Frost'un "Mending Wall"
    şiirinin teması olarak düşünülür.
  151. Ama şiir aslında duvar dikme
    ihtiyacımızı sorgular.
  152. Aslında insan ilişkilerini
    onarmak hakkında.
  153. İlk dizesi en sevdiğim dize:
  154. "Duvarı sevmeyen bir şey var."
  155. Çünkü eğer bana göre açık olan
    bir şey varsa o da
  156. duvar tarafından belirlenen
    iki taraf yok.
  157. Bu sadece bölünmüş bir arazi.
  158. Bir tarafta şöyle görünebilir.
  159. Bir adam arka bahçesinde bir duvar
    belirirken çimlerini biçiyor.
  160. Ama diğer tarafta şöyle görünebilir.

  161. Duvar bir kişinin evinin
    dördüncü duvarı.
  162. Ama gerçekte duvar insanların
    hayatlarını kesiyor.
  163. Özel mülkümüzü,
  164. kamu arazilerimizi,
  165. Yerli Amerikalı topraklarımızı,
    şehirlerimizi,
  166. bir üniversiteyi,
  167. mahallelerimizi kesiyor.
  168. Ben de çok merak ettim.

  169. Eğer duvar bir evi ortasından
    kesseydi ne olurdu?
  170. Zenginlikle fakirliğin farklılığını
    hatırlıyor musunuz?
  171. Sağ tarafta El Paso, Texas'taki bir evin
    ortalama büyüklüğü,
  172. sol taraftaysa Juarez'deki bir evin
    ortalama büyüklüğü.
  173. Burada duvar mutfak masasını
    doğrudan ikiye bölüyor.
  174. Burada da duvar yatak odasında
    yatağın üzerinden geçiyor.
  175. Çünkü ben duvarın sadece yerleri değil,
  176. insanları ve aileleri ayırdığını
    anlatmak istedim.
  177. Duvarın talihsiz siyaseti
  178. bugün çocukları ailelerinden ayırıyor.
  179. Bu bilindik trafik işaretine
    aşina olabilirsiniz.

  180. Yerli bir eski asker
  181. ve Kaliforniya Ulaştırma Departmanı'nda
    çalışan bir grafik tasarımcı olan
  182. John Hood tarafından tasarlanmıştı.
  183. Ona, karayolunda mahsur kalan göçmenlerin
  184. yolun karşısına koşabileceği
    konusunda motorcuları uyaracak
  185. bir levha tasarlama görevi verilmişti.
  186. Hood, günümüzdeki göçmenleri Uzun Yürüyüş
    sırasındaki Navajo'lularla bağdaştırıyor.
  187. Bu gerçekten tasarım aktivizminin
    mükemmel bir örneği.
  188. O çok dikkatliydi,
  189. mesela iki atkuyruğu olan
    küçük bir kızı kullanırken.
  190. Çünkü motorcuların en çok onunla
    empati kurabileceğini düşündü.
  191. İnsan hakları lideri
    Cesar Chavez'in silüetini
  192. babanın başını yaratırken kullandı.
  193. Ben bu işaretin harikuladeliğini
    kullanarak

  194. çocukların sınırda ailelerinden
    ayırılmalarına dikkat çekmek istedim.
  195. Çok basit bir harekette bulundum.
  196. Aileleri birbirleriyle yüz yüze getirdim.
  197. Bu son haftalarda
  198. o levhayı karayoluna tekrar getirme
    şansı elde ettim.
  199. Bir hikâye anlatmak için,
  200. onarmamız gereken ilişkileri
  201. ve bölünmüş değil
    yeniden birleşmiş devletleri
  202. tasarlamamız gerektiğini
    hatırlatan bir hikâye.
  203. Teşekkürler.

  204. (Alkışlar)