Turkish subtitles

← Tükenmişlik yaratıcılığımızı nasıl olumsuz yönde etkiler

Dijital antropolog Rahaf Harfoush, yapılacaklar listesi, taktikler ve sabah rutinleriyle üretkenlik takıntımızın bizi daha az üretken hale getirdiğini söylüyor. Neden çalışma günümüzü yalnızca verimliliğe göre değil, aynı zamanda yaratıcılığa uygun olarak yeniden düzenlememiz gerektiğini açıklıyor.

Get Embed Code
16 Languages

Showing Revision 3 created 02/27/2020 by Can Boysan.

  1. Birkaç yıl önce üretkenlik takıntım
  2. öyle kötü bir hal aldı ki
  3. beni aşırı korkutan
    bir tükenmişlik yaşadım.
  4. Uykusuzluk, kilo kaybı, saç dökülmesi
    ve her şeyden bahsediyorum.
  5. O kadar çok çalışıyordum ki
  6. beynim resmen yeni bir fikir
    üretemiyordu.
  7. Bu bana kimliğimin üretkenlik fikrine
    bağlı olduğunu gösterdi.
  8. [Çalışma Şeklimiz]

  9. Gün içinde yeterince üretken olmadığınızda
    suçlu hissediyor musunuz?

  10. Daha üretken olmak için
    üretkenlik taktikleri okumaya,
  11. yeni sistemleri
    ve yeni uygulamaları denemeye
  12. saatler harcıyor musunuz?
  13. Ben hepsini denedim, görev, takvim
  14. ve zaman yönetimi
    uygulamaları,
  15. gün yönetimine yarayan şeyler.
  16. Daha fazla şey yapmaya
    o kadar takıntılıyız ki
  17. en önemli şeyi kaçırıyoruz.
  18. Bu araçların çoğu işe yaramıyor.
  19. İşleri daha kötü hale getiriyorlar.
  20. Peki, biraz üretkenlikten konuşalım.

  21. Tarihsel olarak,
    bugün bildiğimiz üretkenlik,
  22. sanayi devriminde kullanılmıştır.
  23. Sürekli çıktıya dayanarak
    performansı ölçen bir sistemdi bu.
  24. Vardiyanıza başlıyordunuz
  25. ve seri üretim hattında
    X sayıda alet üretmekten
  26. sorumlu oluyordunuz.
  27. Günün sonunda kimin sıkı çalıştığını,
  28. kimin çalışmadığını görmek çok kolaydı.
  29. Bilgi ekonomisine geçiş yaptığımızda
  30. insanların aniden
    daha soyut görevleri oldu,
  31. yazmak, problem çözmek
    ya da strateji geliştirmek gibi
  32. ölçmenin kolay olmadığı
    görevler bunlar.
  33. Şirketler kimin çalıştığını,
    kimin çalışmadığını
  34. nasıl söyleyecekleri
    konusunda sorun yaşadılar,
  35. bu yüzden, eski sistemleri
    en iyi şekilde uygulamaya çalıştılar,
  36. bu da herkesi, günün her saniyesini
  37. nasıl geçirdiklerini kanıtlamak için
    baskı altında tutan
  38. vardiya raporu gibi
    korkunç şeylere yöneltti.
  39. Bir sorun var.

  40. Bu sistemler yaratıcı çalışma için
    çok mantıklı değil.
  41. Üretkenliği hâlâ bir dayanıklılık sporu
    gibi düşünüyoruz.
  42. Bloglar gibi seri üretim
    yapmaya çalışıyorsunuz
  43. ya da günlerimizi
    toplantılarla dolduruyoruz.
  44. Ama bu sürekli çıktı modeli
    yaratıcı düşünceye yardımcı olmuyor.
  45. Günümüzde bilgi üreticileri
    büyük bir zorlukla karşı karşıya.
  46. Sürekli olarak aynı oranda
  47. üretken ve yaratıcı olmamız bekleniyor.
  48. Ama beyinlerimizin

  49. dinlenmeden, sürekli olarak
  50. yeni fikirler üretmesi
    neredeyse imkânsızdır.
  51. Aslında çalışmamak,
    beynimizin toparlanması
  52. ve düzgünce çalışması için
    bir gerekliliktir.
  53. Güney California Üniversitesi’ndeki
    bir grup araştırmacılara göre
  54. zihinlerimizin gezinmesine izin vermek
  55. kimliğimizi geliştirmemize
  56. ve toplumsal etkileşimler sürdürmemize
  57. yardımcı olan önemli bir ruh halidir,
  58. bu ruh hali içsel vicdanımızı
    bile etkiler.
  59. Ara verme ihtiyacımız,
    tez canlılık hakkındaki
  60. kültürel anlatılarımızla zıt yönde,
  61. yani, başarının nasıl olduğu
    ve başarının nelere mal olduğunu
  62. toplumca birbirimize anlattığımız
    hikâyelerimizle ters düşüyor.
  63. En köklü inançlarımızdan biri olan
  64. Amerikan Rüyası gibi hikâyelerden
    bahsediyorum.
  65. Amerikan Rüyası, çok çalışırsak
    başarılı olacağımızı söyler.
  66. Fakat madalyonun diğer yüzü de var.
  67. Başarılı değilseniz
  68. bu yeteri kadar çalışmadığınız
    anlamına geliyor.
  69. Yeteri kadar çalıştığınızı
    düşünmüyorsanız,
  70. geceleri uyumayacak,
    bütün gece çalışacak
  71. ve daha iyi olduğunuzu bilseniz bile
    sınırlarını zorlayacaksınız.
  72. Üretkenlik, öz değerimiz içinde
    kendisini saklamış,

  73. böylece, kendimize izin verip
    çalışmayı bırakmamız neredeyse imkânsız.
  74. Ortalama ABD çalışanları,
  75. ücretli izinlerinin
    yalnızca yarısını kullanıyor,
  76. bu da ara verme fırsatımız olsa bile
  77. ara vermediğimizi kanıtlıyor.
  78. Açıkçası, bence üretkenlik

  79. ya da performans yükseltmek
    kötü bir şey değil.
  80. Yalnızca yaratıcı çalışmalarımızı ölçen
    güncel modellerin
  81. mantıksız olduğunu söylüyorum.
  82. Yaratıcılığımıza karşı sistemler yerine
  83. yaratıcılığımızla çalışan
    sistemlere ihtiyacımız var.
  84. [NASIL DÜZELTECEĞİZ?]

  85. Bu sorunun kolay bir çözümü yok.

  86. Bunun berbat olduğunu biliyorum.
  87. Kimse iyi bir sistemi
  88. veya iyi bir kısaltmayı
    benim kadar sevmez.
  89. Ama gerçek şu ki
    herkesin ortaya çıkarması gereken
  90. kendi anlatıları var.
  91. Çalışmaya dair kendi inançlarımı
    gün yüzüne çıkarmaya başladığımda
  92. kendi çalışma hikâyemin kökenini
    ortaya çıkarmaya,
  93. sonunda yıkıcı davranışları bırakabilmeye
  94. ve olumlu, kalıcı değişiklikler
    yapmaya başladım.
  95. Bunu yapmanın tek yolu

  96. kendinize zor sorular sormak.
  97. Meşgul olmak sizi daha değerli mi yapıyor?
  98. Başarı örneği olarak kimi görüyorsunuz?
  99. İş etiğiyle ilgili düşünceleriniz
    nereden geliyor?
  100. Kimliğinizin ne kadarı
    ne yaptığınıza bağlı?
  101. Yaratıcılığınızın kendi ritmi var.

  102. Enerjimiz günlük, haftalık hatta mevsimsel
    olarak yükselip düşüyor.
  103. Haftanın sonundan ziyade
  104. hafta başında daha enerjik
    olduğumu biliyorum,
  105. buna uygun olarak çalışmalarımı
    hafta başına yüklüyorum.
  106. Bir gece kuşu olarak
    öğlenlerimi ve akşamlarımı
  107. yaratıcı çalışmalara ayırmıyorum.
  108. Keyifli kış aylarında
    yaz aylarından daha çok
  109. yazı yazacağımı da biliyorum.
  110. İşte sır bu.

  111. Mitleri parçalamak,
    eski düşüncelerine meydan okumak,
  112. anlatılarını tespit etmek-
  113. yapmamız gereken asıl şey bu.
  114. Biz makine değiliz
  115. ve bence makine gibi
    çalışmayı bırakma vaktimiz geldi.