Turkish subtitles

← Teknoloji işitme engelli olmayı nasıl değiştirdi?

Get Embed Code
27 Languages

Showing Revision 29 created 09/03/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Benim adım Rebecca ve ben yarı robotum.
  2. (Gülüşmeler)

  3. Daha açık konuşmak gerekirse
    kafamın içinde duymamı sağlayan

  4. 32 adet bilgisayar çipi var.
  5. Buna biyonik kulak da deniyor.
  6. Star Trek’teki Borgları hatırlarsınız,
  7. hani şu gördükleri her şeyi fetheden
    ve sömüren uzaylı robotlar var ya.
  8. İşte o benim.
  9. (Gülüşmeler)

  10. Ama hiç merak etmeyin
    teknolojiniz için geldim,

  11. insan ırkını robotlaştırmak için değil.
  12. (Gülüşmeler)

  13. Aslında Star Trek’in
    tek bir bölümünü bile izlemedim.

  14. (Gülüşmeler)

  15. Ama bunun bir sebebi var;

  16. ben küçükken
    televizyonda altyazı yoktu ki.
  17. İşitme engelli olarak büyüdüm.
  18. Devlet okuluna gittim
    ve dudak okumak zorundaydım.
  19. 20 yaşıma kadar başka işitme engelli
    birisiyle karşılaşmadım.
  20. O zamanlar elektronik aygıtlar
    hep ses odaklıydı.
  21. Çalar saatim kız kardeşim Barbara idi,
  22. kendi alarmını kurar
  23. ve beni uyandırmak için
    bana doğru bir şeyler fırlatırdı.
  24. (Gülüşmeler)

  25. İşitme cihazlarım aşırı güçlüydü,
    bangır bangırdı

  26. ama çoğu insana olduğundan
    daha fazla yararları oldu bana.
  27. Onlar sayesinde hem müzik
    hem kendi sesimi duyabildim.
  28. Teknolojinin dünyayı insanlaştırabileceği
    fikrini hep sevmişimdir.
  29. Eskiden, ses yükseldiğinde
    müzik setindeki ışıkların
  30. renginin değişmesini izler
  31. ve kol saatimin bana
    sesleri de göstermeye başlamasının
  32. sadece an meselesi olduğunu bilirdim.
  33. İşitmenin beyinde meydana geldiğini
    biliyor muydunuz?

  34. Kulağınızda kulak salyangozu
    denilen ufak bir organ var
  35. ve tüylü hücreler denilen
    almaçlarla kaplı.
  36. Ses kulağınıza ulaştığında
  37. tüylü hücreler beyninize
    elektro sinyaller gönderir
  38. ve böylece beyniniz
    bu sinyalleri ses olarak tanımlar.
  39. Tüylü hücrelerin hasar görmesi
    çok yaygındır.
  40. Akustik travma, yaşlanma ve hastalık
    sebepleri arasındadır.
  41. Benim tüylü hücrelerim ise
    ben daha doğmadan tahrip olmuş.
  42. Annem bana hamileyken kızamıkçık geçirmiş.
  43. Aşağı yukarı dünyanın %5'i
    ileri düzey işitme kaybından muzdarip.
  44. Bunun 2050'ye kadar iki katına çıkıp
    900 milyonu aşması
  45. veya her on kişiden birinde
    görülmesi bekleniyor.
  46. Yaşlılarda ise her üç kişiden
    birinde zaten var.
  47. Biyonik kulak sayesinde

  48. bilgisayar çipleri tüylü hücrelerin
    yerini alıyor.
  49. 16'lı bir mum boya seti hayal edin
  50. ve o 16 boyayı kullanarak
  51. evrendeki tüm renkleri
    yaratmak zorundasınız.
  52. Biyonik kulak da böyle işte.
  53. İki kulak salyangozumda da
    16'şar tane elektrot var.
  54. O 16 elektrot beynime
  55. evrendeki tüm sesleri temsilen
    sinyaller gönderiyor.
  56. Kafamın içinde ve dışında
  57. ufak bir işlemci, elektromıknatıslar
  58. ve şarjlı bir batarya da dahil olmak üzere
  59. bunu mümkün kılan
    elektronik bir sistem var.
  60. Radyo dalgaları
    mıknatıslar aracılığıyla sesi iletiyor.
  61. İnsanlar mıknatıs lafını duyunca
  62. biyonik kulakla ilgili sordukları ilk soru
  63. kafamın buzdolabına
    yapışıp yapışmadığı oluyor.
  64. (Gülüşmeler)

  65. Hayır yok öyle bir şey.

  66. (Gülüşmeler)

  67. (Alkışlar)

  68. Sağ olun sağ olun.

  69. (Alkışlar)

  70. Daha önce denedim de ondan biliyorum.

  71. (Gülüşmeler)

  72. Duyan insanlar
    işitme engellilerin her zaman

  73. duyma arzusuyla yanıp tutuştuğunu sanıyor,
  74. onlara göre aksi mümkün değil.
  75. Ama hayatımda hiç
    duyabiliyor olmayı dilemedim.
  76. Ben sadece kendim gibilerden
    oluşan bir topluluğun
  77. parçası olmak istedim.
  78. Diğer herkesin işitme engelli
    olmasını istiyordum.
  79. Bence yaşantılarımızı birbirine bağlayan
    bu aidiyet hissidir
  80. ve benim yaşamımda bir şeyler eksikti.
  81. Biyonik kulak 80'lerde ilk çıktığında

  82. ameliyat Frankenstein'ın canavarı
    korkunçluğundaydı.
  83. 2001'e geldiğimizde işlem epey gelişmişti
  84. ama yine de tüm doğal
    duyma becerinizi yok ediyordu.
  85. O zamanlar konuşulanı anlama açısından
    başarı şansı düşüktü,
  86. en fazla %50'ydi.
  87. Yani başarısız olursa geri dönüş yoktu.
  88. O zamanlar biyonik kulak
  89. işitme engelli kültüründe de
    tartışmalı bir konuydu.
  90. Ten rengini değiştirmeye çalışmakla
  91. eşdeğer kabul ediliyordu.
  92. Bir süre erteledim

  93. ama işitme kaybım gittikçe artıyordu
  94. ve işitme cihazları da
    artık işe yaramıyordu.
  95. Bu yüzden 2003'te biyonik kulak taktırmak
    gibi zor bir karar aldım.
  96. Tek istediğim canımdan bezdiren
    bu işitme kaybı döngüsünü kırmaktı,
  97. ameliyatın başarılı olup olmamasının
    önemi yoktu
  98. ve zaten olacağını düşünmüyordum.
  99. Tamamen işitme engelli olmadan önce
  100. ki içten içe bunu istiyordum,
  101. denenecek son şeydi benim için.
  102. Mutlak sessizlik bağımlılık yapan bir şey.

  103. İzolasyon tankına girmişliğiniz varsa
  104. ne demek istediğimi biliyorsunuzdur.
  105. Sessizliğin zihin açma gücü var.
  106. Sessizlikte sesleri görebiliyorum.
  107. Sessiz bir müzik videosu izlediğimde
  108. müziği duyabiliyorum.
  109. Sesin yokluğunda
  110. beynim gördüğüm hareketlere göre
    boşlukları dolduruyor.
  111. Zihnim seslerin yarattığı
    dikkat dağınıklığıyla uğraşmıyor.
  112. Daha yaratıcı düşünmesine imkan sağlıyor.
  113. Biyonik vücut parçalarının olmasının
    güzel yanları da yok değil.

  114. Duyabiliyor olmak son derece elverişli
  115. ve istediğimde kapatma tuşuna
    basabiliyorum.
  116. (Gülüşmeler)

  117. Duymam gerektiğinde duyuyorum,
    onun haricinde duymuyorum.

  118. Biyonik duyular yaşlanmıyor,
  119. gerçi dış kısımları
    arada bir değiştirmek gerekiyor.
  120. Gerçekten yarı robot olup
  121. hasarlı parçaları
    otomatikman düzeltivermek süper olurdu
  122. ama benim parçalarımı
    Advanced Bionics kargoyla yolluyor.
  123. (Gülüşmeler)

  124. Arada kafamın içine

  125. güncelleme de geliyor.
  126. (Gülüşmeler)

  127. Bir AirDrop sayılmaz ama fena değil yani.

  128. (Gülüşmeler)

  129. Biyonik kulak sayesinde

  130. iPod'umdan kafamın içine müzik açıp
    kulaklıksız dinleyebiliyorum.
  131. Geçenlerde bir arkadaşımın
    uzun ve sıkıcı konserine gittim.
  132. (Gülüşmeler)

  133. Kimseye çaktırmadan konser yerine

  134. üç saat boyunca the Beatles dinledim.
  135. (Gülüşmeler)

  136. (Alkışlar)

  137. Teknoloji kısa zamanda çok yol katetti.

  138. Bir işitme engelli olarak
    yaşadığım en büyük engel
  139. artık fiziki bir engel değil.
  140. İnsanların işitme engelli
    olmama verdiği tepki,
  141. daha doğrusu verdikleri çağdışı tepki
  142. -acıma, tepeden bakma, hatta kızgınlık-
  143. çünkü bu durum teknolojinin sağladığı
    insani iletişim şansını
  144. silip atıyor.
  145. Bir keresinde seyahate çıktığımda
    bir kadınla aynı odada kalıyordum.

  146. Anahtarla kapıyı açamadığı zaman
    çaldığını duymadığım için
  147. sinir krizi geçirmişti.
  148. Eğer odada olmasam sorun olmayacaktı,
    yedek anahtar bulabilirdi
  149. ama içeride olduğumu gördüğünde
    birden küplere bindi.
  150. Sorun artık anahtarla ilgili değildi.
  151. Sorun işitme engelli olmamın,
    yaşadığı sıkıntı için
  152. yeterli bir mazeret olmamasıydı.
  153. Ya da mahalle sakinlerinin

  154. sokakta yürürken işaret dili kullanarak
  155. sürpriz yaptıkları
    işitme engelli adamla ilgili reklam.
  156. Videoyu bana gönderen herkes
    ağladığını söyledi.
  157. Ben de onlara sordum,
  158. ''Ya adam işitme engelli olmasaydı?
  159. Ya anadili İspanyolca olsaydı
  160. ve herkes İspanyolca öğrenseydi?
  161. O zaman ağlar mıydın?''
  162. Hepsi de hayır dedi.
  163. İletişim engeli yüzünden ağlamıyorlardı,
  164. adam işitme engelli
    olduğu için ağlıyorlardı.
  165. Ama benim bakış açım daha farklı.

  166. Ya o videoda Borglar çıkagelseydi
  167. ve ''İşitme engelli olmak
    önemsizdir.'' deselerdi?
  168. Çünkü hep böyle derler değil mi?
  169. Her şey ''önemsizdir.''
  170. Sonra da acıdıklarından
    veya kızdıklarından değil,
  171. Borgların sahip olmak istediği,
  172. eşsiz dilsel becerileri de
    dahil olmak üzere
  173. ayırt edici biyolojik özellikleri
    olduğu için
  174. işitme engelli adamı asimile edip
    kendi ırklarına katsalardı?
  175. Öyle bir reklam görmeyi daha çok isterdim.
  176. (Gülüşmeler)

  177. Yetilerimiz hakkında düşünmek insanları
    neden bu kadar rahatsız ediyor?

  178. Mark Medoff'un sonradan filme çekilen
    bir tiyatro oyunu vardı.
  179. Bilirsiniz belki.
  180. ''Başka Tanrı'nın Çocukları''
  181. Bu isim aslında
  182. Alfred Tennyson'un bir şiirinden geliyor
  183. ve benim oyundan ve isimden çıkardığım şey
  184. eksik olarak görünen insanlar
  185. başka küçük bir Tanrı
    tarafından yaratılmış
  186. ve bayağı bir varoluş sürdürürken
  187. gerçek Tanrı tarafından yaratılanların
    üst sınıf olduğudur.
  188. Çünkü Tanrı hata yapmaz.
  189. İkinci Dünya Savaşı'nda

  190. tahmini olarak 275.000 engelli insan
  191. Hitler'in üstün ırk hayaline
    uymadıkları için
  192. toplama kamplarında katledildi.
  193. Hitler 1900'lerin başında
  194. engellilerin zorunlu olarak
    kısırlaştırılması kanunu kabul eden
  195. Amerika Birleşik Devletleri'nden
    etkilendiğini söyledi.
  196. Bu konuda son kanun
    2003'te yürürlükten kaldırılsa da
  197. bu uygulama 30'dan fazla eyalette
    70'lere kadar devam etti.
  198. Yani dünya Tennyson'un şiirinden
    o kadar da farklı değil.
  199. İnsanlar hakkında yetilerine göre
    varsayımda bulunma eğilimi

  200. şu gibi cümlelerle açığa çıkıyor:
  201. ''Sen çok özelsin.''
    ''Ben böyle yaşayamazdım.''
  202. veya ''Tanrı'ya şükür ben böyle değilim.''
  203. İnsanların düşünme şeklini değiştirmek
    bir alışkanlıklarını bozdurmak gibi.

  204. Biyonik kulak takılmadan önce
    sesli aramaları bırakmıştım
  205. ve e-posta kullanmaya başlamıştım
  206. ama insanlar sesli mesaj bırakmaya
    devam ediyordu.
  207. Telefonla bana ulaşamadıkları
  208. ve sesli mesajlarına
    geri dönmediğim için üzülüyorlardı.
  209. Durumumu tekrar tekrar anlattım.
  210. Adapte olabilmeleri aylar aldı.
  211. On yıl sonrasına gelirsek
  212. sesli mesajlardan başka kim
    nefret ediyor biliyor musunuz?
  213. Y kuşağı.
  214. (Gülüşmeler)

  215. Ne yaptılar biliyor musunuz?

  216. İletişim için mesaj çekmeyi
    normalleştirdiler.
  217. Bugünlerde sesli bir mesajı
    cevaplamadığınızda
  218. işitme engelli misiniz yoksa
    sadece dalgın mısınız kimse umursamıyor.
  219. (Gülüşmeler)

  220. (Alkışlar)

  221. Y Kuşağı insanların
    mesajlaşmaya olan bakışını değiştirdi.

  222. Fabrika ayarlarını sıfırladılar.
  223. Mesajlaşmayı ne kadar sevdiğimi
    söylemiş miydim?
  224. Tabii grup sohbetlerini de.
  225. Altı kardeşim var,
  226. hepsi de duyabiliyor
  227. ama onları hiç hor görmüyorum.
  228. (Gülüşmeler)

  229. Hepimiz mesajlaşıyoruz.

  230. Herkesin fiilen kullandığı
    bir görsel iletişim yolu olmasının
  231. ne kadar heyecan verici olduğunu
    biliyor musunuz?
  232. Teknolojiden faydalanan biri olarak

  233. benim bir görevim var.
  234. Ses bulunan her şey için
    görsel bir alternatif istiyorum.
  235. İşitme engelli olabilirim
  236. veya bebeğimin uyanmasını
    istemiyor olabilirim.
  237. Fark etmez.
  238. İkisi de eşit derecede geçerli sebepler.
  239. Akıllı tasarımcılar
  240. teknolojiye erişim için
    çeşitli yollar sağlıyor
  241. ama bu erişimi ''erişilebilirlik''
    adı altında ayrıştırmak
  242. bu imkanları
    genel kullanıcı kitlesinden saklamaktır.
  243. İnsanların düşünme şeklini
    değiştirmek için
  244. erişilebilir olmaktan fazlasını
    yapmamız gerek,
  245. birbirimize bağlı olmalıyız.
  246. Apple son zamanlarda bunu yapmaya başladı.
  247. iPhone'um otomatikman
  248. sesli mesajların
    yazılı bir kopyasını gösteriyor.
  249. Ses kayıt tuşunun hemen yanında.
  250. İstesem de bu özelliği kapatamam.
  251. Daha neler var biliyor musunuz?
  252. Netflix'te, Hulu'da, Amazon Prime'da artık
  253. ''Duyma engelliler için
    altyazı seçeneği'' demiyor.
  254. Altta İngilizce de dahil olmak üzere
    birçok dil seçeneğiyle
  255. ''altyazı'' ''aç'' veya ''kapat'' diyor.
  256. Teknoloji çok yol katetti.

  257. Zihniyetimizin de ona yetişmesi gerekiyor.
  258. ''Direnmek faydasız.''
  259. (Gülüşmeler)

  260. Asimile edildiniz.

  261. (Gülüşmeler)

  262. Teşekkür ederim.

  263. (Alkışlar)