YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Hip-Hop & Shakespeare?: Akala TEDxAldeburgh'da.

Get Embed Code
10 Languages

Showing Revision 12 created 11/19/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Tünaydın hanımlar ve beyler.
  2. Saati sıfırlayabilir misiniz?
    Şu an dört dakikayı gösteriyor,
  3. sanırım son konuşmadan kalmış... Harika!
  4. Pekâlâ! Benim adım Akala,
  5. Hip Hop Shakespeare Topluluğu'ndanım.
  6. Çalışmamızın felsefesine, anlamına,
  7. arkasındaki amaca değinmeden önce
  8. sizi ufak bir sınava davet edeceğim.
  9. Bu sınavı birkaç kez yaptık,
  10. bunu sınavdan sonra konuşuruz.
  11. Size bazı alıntılar söyleyeceğim.
  12. Sevdiğim hip hop şarkıları
    ya da sevdiğim Shakespeare oyunları
  13. veya şiirleri arasından seçilen
    tek satırlık alıntılar.
  14. Siz de elinizi kaldırıp bunun hip hop mı
  15. yoksa Shakespeare mi olduğunu
    söyleceksiniz.
  16. (Gülüşmeler)
  17. Anlaşılır oldu mu? Peki.
  18. İlki şu:
  19. "Kendini oluşturan güzelliği yok etmek."
  20. "Kendini oluşturan güzelliği yok etmek."
  21. Hip hop olduğunu düşünüyorsanız
    el kaldırın lütfen.
  22. Shakespeare ise el kaldırın.
  23. Güzel, yüzde 70 Shakespeare yönünde.
  24. Bu Sean Carter isimli,
    daha çok Jay-Z olarak tanınan bir beyden,
  25. "Can I Live?" parçasından alıntı.
  26. Diğerine geçelim.
  27. "Belki bu kustuğum bir kin,
    belki ruhun gıdası.
  28. "Belki bu kustuğum bir kin,
    belki ruhun gıdası.
  29. Hip hop?
  30. Shakespeare?
  31. Büyük çoğunlukla
    Shakespeare yönünde. İlginç.
  32. Eminem diye bir beyi duyan oldu mu?
  33. (Gülüşmeler)
  34. Kendisi Shakespeare değil.
  35. Bu da Eminem'in Jay-Z ile yaptığı
    "Renegade" adlı bir parçadan.
  36. Birkaç tane daha yapalım.
  37. "Ellerini kullanmaktansa
    bozuk silahlar kullanmak daha iyi."
  38. "Ellerini kullanmaktansa
    bozuk silahlar kullanmak daha iyi."
  39. Hip hop?
  40. Shakespeare?
  41. Belirgin şekilde Shakespeare yönünde.
  42. Bu alıntı Shakespeare'den.
    "Othello" isimli oyundan.
  43. Sıradaki:
  44. "Kafiyelerle aram iyi değil."
  45. "Kafiyelerle aram iyi değil."
  46. Hip hop?
  47. Shakespeare?
  48. Bu da Shakespeare'den.
    "Kuru Gürültü"den alıntı.
  49. İki tane daha var.
  50. Sıradaki:
  51. "Sizinle rüyalarınız yoluyla
    iletişim kuran o en cömert kral."
  52. "Sizinle rüyalarınız yoluyla
    iletişim kuran o en cömert kral."
  53. Hip hop?
  54. Shakespeare?
  55. Elli-elli gibi.
  56. Wu-Tang Clan'in lideri,
    RZA olarak bilinen bir bey.
  57. Wu-Tang'e tekrar döneceğiz,
    RZA'dan çok bahsedeceğiz.
  58. Hip hop felsefesinin ana simgelerinden,
  59. üstümde büyük etkisi olan biri
    veya bir topluluk.
  60. Ona tekrar döneceğim.
  61. Günün son alıntısı.
    Şuna geçelim...
  62. "Sokratesler, felsefeler
    ve hipotezler açıklayamaz."
  63. "Sokratesler, felsefeler
    ve hipotezler açıklayamaz."
  64. Hip hop?
  65. Shakespeare?
  66. Büyük çoğunlukla hip hop yönünde.
    Bu da hip hop.
  67. Yine Wu-Tang,
    Inspectah Deck adlı birinden.
  68. İlginç biçimde, bu alıntı
    "Wu-Tang Forever" albümündeki
  69. "Triumph" isimli bir parçadan.
  70. "Wu-Tang Forever" bu ülkede birinci sıraya
    çıkan ilk hip hop albümüydü.
  71. Bu tür sözsel tarzla hip hop'ın
    ileri bir seviyeye geçmesini sağladı,
  72. buna birazdan tekrar döneceğiz,
    Wu-Tang'ten tekrar bahsedeğiz.
  73. Görüyorsunuz, bu muhtemelen birçoğumuzun
    sandığı gibi keskin bir biçimde olmadı.
  74. Bağlamlar, algımız elimizden alındığında
  75. kullanılan dil, bahsedilen konular,
    çeşitli şeyler
  76. bunu çok zor hâle getiriyor
  77. ve bu iki sanat biçiminin ham hâldeki
    diline bakmak zorunda kalıyoruz.
  78. Merak etmeyin, bu çalışmayı
    400'den fazla kez yaptık ve şimdiye dek
  79. kimse tamamını doğru biçimde anlamadı.
  80. Bazı en saygın
    Shakespeare kuruluşlarındaki
  81. kimi üst düzey profesörler bile.
  82. İsim vermeyeceğim.
  83. Şunu söylemeye bile gerek yok:
    bu birçok insanın algısına meydan okudu
  84. ve bunu genişletirsek,
    hip hop ve Shakespeare
  85. arasındaki diğer bazı benzerlikleri,
  86. paylaştıkları diğer şeyleri görüyoruz.
  87. Paylaştıkları başlıca şeylerden biri de
    elbette ki ritim.
  88. Beşli ölçü -- dee-dum, dee-dum,
    dee-dum, dee-dum, dee-dum.
  89. Beş set, iki vuruş, aslında bu
    hip hop müzikte kullanmak için
  90. harika bir ritim
    ve bunu bugünün söz yazarlarına bile
  91. zor gelecek bir şekilde aktarıyor.
  92. Bununla ne kastediyorum?
  93. Bunu kullanmak profesyonel bir rapçi için
    bile çok zor, grime tarzı bir altyapı
  94. üstüne yazılmış sözler.
  95. Grime dakikada 140 vuruştur.
    Bu çok çok hızlı bir tempo.
  96. Aynı sözleri alıp geleneksel bir hip hop
  97. altyapısı kabul ettiğimiz
    dakikada 70-80 vuruş üstüne ekleyin.
  98. Çok çok zor bir beceri.
    Hazır olan müzikle,
  99. şu an yazarken bile zor.
  100. Yine de beşli ölçü
    bize bunu yapma olanağı sağlıyor.
  101. Söylemek istediğim şeyi anlatmaktansa
    doğrudan göstereyim. Kulak verin.
  102. Müzik gelsin lütfen.
  103. (Müzik)
  104. Birazdan duyacağınız şeyi
    bazılarınız bilip
  105. bazılarınız bilmeyebilir.
  106. Bu Shakespeare'in en ünlü şiiri, 18. Sone.
  107. Ritme uysun diye herhangi bir uyarlama
    yapmadım, iyi kulak verin.
  108. Pekala.
  109. "Seni bir yaz gününe
    benzetmek mi, ne gezer?
  110. Çok daha güzelsin sen,
    çok daha cana yakın:
  111. Taze tomurcukları sert rüzgarlar örseler,
  112. Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
  113. Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
  114. Ve sık sık kararır da
    yaldız düşer yüzünden;
  115. Her güzel
    er geç yoksun kalacak güzellikten,
  116. Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
  117. Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
  118. Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
  119. Gölgesindesin diye ecel caka satamaz,
  120. Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
  121. İnsanlar nefes alsın,
    gözler görsün elverir,
  122. Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
  123. İnsanlar nefes alsın,
    gözler görsün elverir,
  124. Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir."
  125. (Alkışlar)
  126. Gördüğünüz gibi,
    ritme tam olarak uyuyor.
  127. Altyapıyla uyum içinde.
  128. Şimdi tamamen farklı tarz altyapı
    deneyeceğiz, farklı tempoda bir altyapı.
  129. Bu uyumlu ritim sayesinde
    yine aynı sözleri göreceksiniz.
  130. Deneyelim.
  131. (Müzik)
  132. "Seni bir yaz gününe
    benzetmek mi, ne gezer?
  133. Çok daha güzelsin sen,
    çok daha cana yakın:
  134. Taze tomurcukları sert rüzgarlar örseler,
  135. Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
  136. Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
  137. Ve sık sık kararır da
    yaldız düşer yüzünden;
  138. Her güzel
    er geç yoksun kalacak güzellikten,
  139. Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
  140. Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
  141. Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
  142. Gölgesindesin diye ecel caka satamaz,
  143. Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
  144. İnsanlar nefes alsın,
    gözler görsün elverir,
  145. Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
  146. İnsanlar nefes alsın,
    gözler görsün elverir,
  147. Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir."
  148. (Alkışlar)
  149. Herkesin bir saniyeliğine
    elini kalbine koymasını istiyorum.
  150. Kalbinizi hissediyorsanız, öyle umuyorum,
  151. kalbiniz ikili setler şeklinde
    atıyor olmalı,
  152. bir kuvvetli, bir zayıf, dee-dum
    veya diğer adıyla iki tempolu.
  153. Öyle değilse en kısa sürede bir doktora
    danışmanızı öneririm.
  154. Bundan dolayı
    -elinizi kalpten çekebilirsiniz-
  155. Bundan dolayı
    bu ritim bizim için çok özsel,
  156. müzik yaşamın ritmini,
    yaşamın seslerini taklit ediyor
  157. Yaşamın kalp atışını.
  158. Bu ritim, beşli ölçü, basit bir ritim
    olsa bile müziğin birçok tarzı için
  159. oldukça özsel nitelikte.
  160. Dünyadaki diğer yerlerde
    farklı ritimler var.
  161. Batı Afrika ritimleri gibi,
  162. insanlar temelde üçlü biçimde konuşuyor.
  163. Ritmin, gençlerin sözleri
    ezberlemesi açısından
  164. bellek destekleyici bir araç
    olduğunu gördük.
  165. Ayrıca söylenen bazı şeyleri
    kavramak için de bir yol.
  166. Ritim bunu anlamamıza yardım ediyor.
  167. Duyguyu aktarmamıza yardım ediyor.
  168. Tabii ki hip hop'ta da tonlama,
  169. söylediğini söyleme şeklin,
  170. hangi ruh hâliyle söylediğin,
  171. hangi ritimle söylediğin
  172. söylediğinin ne olduğu kadar önemli.
  173. Bu iki sanat biçiminin felsefelerine,
  174. algılarına veya anlayışlarına,
    hakkında çok şey bildiğimizi
  175. sandığımız bu iki şeye geri dönersek,
  176. buna Shakespeare ile başlayalım.
  177. Geçen üç veya dört yıl boyunca,
  178. yüzlerce uygulama atölyesinde yüzlerce,
    binlerce gençle
  179. çalıştıktan sonra,
  180. insanların Shakespeare algısıyla ilgili
  181. çok ilginç şeyler keşfettik.
  182. Kim olduğunu,
  183. içinde yaşadığı dönemin
    kökleşmiş inançlarının neler olduğunu,
  184. etrafındaki insanların, geçmişinin
    nasıl olduğunu sandıkları hakkında.
  185. Tabii ki bir kısmı hip hop'ta da
    olduğu gibi tamamen anlamsızdı.
  186. Örneğin Shakespeare'in,
    onların dediği şekilde,
  187. "üst düzey" veya Kraliyet İngilizcesi
    konuştuğu fikri.
  188. Geçerli telaffuz.
  189. Geçerli telaffuz Shakespeare'in ölümünden
  190. 100 yıl sonra bile henüz icat edilmemişti.
  191. Bugün Kraliyet İngilizcesi ile
    kastettiğimiz dili hiç duymadı.
  192. O hayattayken insanlar biraz Yorkshire
  193. ve Cornwall karışımı şeklinde konuşuyordu.
  194. Örneğin, "hours" (saatler)
    "urrs" diye söyleniyordu.
  195. "Urrs ve urrs ve urrs."
  196. Veya: "mood" (hâl)
    ve "blood" (kan)... kafiyeliydi!
  197. İnsanlar "mu:dd" ve "blu:dd" olarak
    telaffuz ediyordu.
  198. Onun yaşadığı dönemde
  199. zengin ve fakir arasındaki uçurum
    bugünkünden fazlaydı,
  200. gerçi bu uçurumu tekrar oluşturmak için
    elimizden geleni yapıyor gibiyiz.
  201. Çok fırtınalı, çok zorlu zamanlarda
    yaşıyordu ve biz o zorluğun
  202. hemen hemen temizlenmiş olan
    görünümüne maruz kalıyoruz,
  203. geçmişin manzarasını
    renklendiriyoruz.
  204. Shakespeare'in izleyicilerinin
    yüzde doksanından fazlası
  205. okuyup yazamazdı.
  206. Nasıl oldu da 21. yüzyılda Britanya'da
  207. neredeyse seçkinciliğin simgesi
    durumuna geldi
  208. ve hatta biz şu tartışmayı duyabiliyoruz:
  209. Kendi oyunlarını yazan o muydu?
  210. Çünkü elbette ki bu, bilgiyi elinde
  211. bulundurma iznine kimin sahip olup
    kimin olmadığına indirgeniyor.
  212. Shakespeare üniversiteye
    gitmemiş biriydi.
  213. Oxford veya Cambridge'li değildi.
    O -bazılarınca- -öyle görmüş olmalılar-
  214. bilgiyi bulundurma hakkı olmayan biri
    olarak görülüyordu.
  215. Zekâsını bir gerçeklik olarak
    kabullenmektense
  216. onun zekâsına
    bir açıklama getirmek zorundayız.
  217. Bu da beni hip hop'a götürdü.
  218. Birçok kişinin hip hop'a dair fikri var --
  219. tabii ki basının da hip hop'a dair yüksek
    sesle belirttiği fikirleri var.
  220. Binlerce kişiyle olan,
    yüzlerce atölyedeki çalışmamda
  221. ve kurumlardaki etkileşimlerde
  222. tekrar keşfettim ki
  223. hip hop'a dair fikri olan birçok kişi
  224. onunla ilgili hiçbir şey bilmiyor.
  225. Sıfır. Hiç. Bununla kastettiğim ne?
  226. Sözcüklerin kendisi, "hip hop",
  227. buradaki "hip" bir Wolof sözcüğü olan
    "hipi"den geliyor.
  228. Wolof bir Senegal dili,
  229. bir aydınlanma terimi anlamında,
    "gözünü açıp görmek" demek.
  230. "Hop" sözcüğü de
    İngilizcedeki belirtme hareketinden.
  231. Yani "hip hop" "zeki hareket" demek.
  232. Hip hop New York'taki
  233. kurucuları tarafından sistemleştirilen
    beş unsur içerir.
  234. Beş unsur.
  235. Dj'lik, rap yapma,
    break dans, grafiti sanatı
  236. ve bugün bahsetmek istediğim
    beşinci unsur:
  237. Bilgi.
  238. Belki televizyon veya radyoda
    pek görmediğimiz bir unsur.
  239. Tabii ki bu kültürü kuranlar
    bu kültürün bugünkü simgelerinin
  240. oluşturan kişiler değil.
  241. Bu anlaşıldıktan sonra,
  242. ortaçağdaki Batı-Afrika imparatorlukları
  243. Mali, Songhay, Gao,
    antik Gana'ya dönersek,
  244. Malililerin griot dediği
    bir niteliğiniz var.
  245. Bu griotlar bugün hâlâ var, griot kimdi?
  246. Griot ritmik, sözsel şair, ozan, müzisyen,
  247. tarih ile ruhsal geleneğin
    ve benzer şeylerin, o imparatorluğun,
  248. o kültürün bilgisini taşıyan kişiydi.
  249. Amerika bölgesinde bu müzikal,
  250. sözsel, kültürel geleneklerin birçok
    karmaşık biçimde nasıl ortaya konduğunu
  251. ve caz, blues, funk'tan hip hop'a dek
    ilham olmaya nasıl yardım ettiğini
  252. anlamaya başladığımızda,
  253. kurucular Afrika Bambaataa, Kool DJ Herc
  254. ve Grandmaster Flash'in bu kültürü
    bu şekilde sistemleştirdiğinde,
  255. aslında ne yapmaya çalıştığına dair
  256. çok daha güçlü bir kanıya varırız.
  257. Onu bu bağlamda kavradığımızda,
    yetmişlerin sonu
  258. ve seksenlerin başında New York'ta
    neler olduğunu anladığımızda,
  259. çoğunlukla temsil edildiği şekle kıyasla,
  260. hip hop çok farklı bir mesele
    hâline gelir.
  261. Sivil haklar dönemi sonrasından
    çıkan insanlar,
  262. Amiri Baraka veya James Baldwin
    edebiyatının estetik etkisi,
  263. Muhammed Ali'nin kişiliğinin etkisi,
  264. James Brown'ın funk müziğinin etkisi,
  265. bu arada, James Brown tarihteki
    en çok örneklenen bateristtir.
  266. Döngü tarzındaki ünlü parçaları
    tüm hip hop müziğinin temelini oluşturur.
  267. Bu hip hop'ı bir kültür olarak
  268. içine ekleyebileceğimiz tek hakiki ortam.
  269. Ben bunun içinde büyüdüm sayılır.
  270. Büyük oranda bundan ilham aldım.
  271. Şöyle oldu... doksanların ortalarına dek
    ticari anlamda
  272. en başarılı olan rapçilerin kadar zeki
    oldukları hakkında övünmesi olağandı.
  273. Bilime hakim olmaktan bahsetmek,
    bilgi sunmak,
  274. yaşamın New York'tan bakıldığında
  275. nasıl olduğunu anlatırken
    aynı anda matematiğini konuşturmak.
  276. Bu iki unsur arasında bir çelişki yoktu
  277. ve yine aynı şekilde,
    mesele bilgiyi bulunduranın kim olduğuydu.
  278. Kimin meşaleyi alıp ileriye taşıdığı.
  279. Hip hop'a dair ilham verici olan
    şeylerden biri de
  280. bunu yapmak zorunda olmadıkları
    söylenen insanlardı,
  281. olmadıkları bir şey olmaya çalışmadan,
  282. farklı biçimde giyinmeden,
  283. farklı şekilde konuşmadan,
  284. karar verdiler, kararı veren onlardı:
  285. "Bu bilgiyi bulunduran biz olacağız.
  286. Kendimizi eğiteceğiz
  287. ve bu bilgiyi müzik yoluyla aktaracağız."
  288. Yaşamımda bunun temel simgesi,
    üstümdeki asıl etki
  289. size bahsettiğim bu gruptu, Wu-Tang Clan.
  290. "Wu-Tang Forever" yayınlandığında,
    okul çağındayken,
  291. bambaşka tarzlar dinleyen insanları
    bir araya getiren ilk albümdü.
  292. O zamana dek, hip hop Londra'da hâlâ
    belirli bir kesimdekilere hitap ediyordu,
  293. benim okulumda öyleydi.
  294. Sonra "Wu-Tang Forever" çıktı
  295. ve birdenbire Heavy Metal dinleyen,
  296. Blur ve Oasis seven çocuklar,
  297. herkes o tarzdaki albüm
    etrafında birleşmişti.
  298. Peki bu neydi?
  299. Açık bir şekilde gururlu, zekice olan
    bu söylem öylesine yadsınamazdı ki,
  300. bana göre, herkesin ilgilisini uyandırıp
  301. insanları içine çekti.
  302. Size bir şiir örneği göstereceğim,
  303. ben ona şiir diyorum ama bazıları
    rap diyebilir,
  304. bu grubun başındaki isim,
    RZA olarak bilinen bir beye ait,
  305. Az önce ondan bahsettim.
  306. "Kill Bill" filmi için de müzik yapmıştı,
  307. belki daha çok bu niteliğiyle
    tanıyanlar vardır.
  308. Onun yazdığı, "Twelve Jewels"
  309. adlı bir şiir vardı, bu size zamanının
  310. en başarılı rapçilerinden biri olmasına,
  311. zekâyla övünmenin o dönemde ne kadar
    normal olduğuna dair bir fikir verecektir.
  312. "Twelve Jewels" adlı bir parça,
    internetten bakabilirsiniz.
  313. Birazını paylaşacağım.
  314. Şöyle:
  315. "Matematiksel, biyokimyasal
    denklikler öncesindeki
  316. taş, hava, ateş ve suyun görünümleri,
  317. temel oluşumları katı, sıvı
    ve gazlar olmadan,
  318. ki onlardır kara parçalarını,
    uzay katalizörlerini
  319. ve tüm maddeleri doğuran,
    bu yoğun hâldeki üçüncü boyut
  320. somut bir kavrayışı gözlemlemeli.
  321. Siniri bozmak için önce sinir gerekli.
  322. Bilgelik bilge olanın kendisi.
    Şair uykudaki aptal uyansın diye söyledi.
  323. Zaman dördüncü boyut, giriverir zihnine.
  324. Çakralar omurganın gerisine doğru
    hareketlendiğinde.
  325. Çi enerjimin yaşamsal noktama
    temasını gözlemle.
  326. Dilin tek hareketi
    kılıcın ciğere yaptığı gibi delip geçer.
  327. Duymadın mı şunu?
    Sözcükler kurşun gibi hızlı yok eder.
  328. Olumsuz fikirleri zihninin
    odacıklarına yüklediğinde
  329. ve ağzın cehennemden gelen
    kötülüğü taşıyan tetiği çekince.
  330. Olumsuzluğun barındığı yerden,
    midenin derinliklerinden.
  331. RZA'nın "Twelve Jewels"undan
    küçük bir parça bu.
  332. Bir taraftan da ilginç.
  333. Bu türdeki sözsel tarzı kavradığınızda,
  334. hip hop'ın Shakespeare ile aynı gücü
    taşıdığını fark edersiniz.
  335. Dönüştürme felsefesi,
    herhangi bir yüce sanattaki gibi,
  336. çevremizdeki dünyayı sorgulamak.
  337. Bu bizi tiyatrodan
    eğitim prodüksiyonlarımıza,
  338. üstünde çalıştığımız film
    ve televizyon yapımlarına kadar
  339. Hip Hop Shakespeare Topluluğu ile
    neye dair bir çalışma
  340. yaptığımız hakkında bir sonuca götürüyor.
  341. Tüm bunların ne olduğu.
  342. Bu, bilgiyi elinde bulunduranın
    kim olacağıyla ilgili.
  343. 21. yüzyılda, özellikle de
    işçi kitlelerine gerek duymadığımız
  344. sanayi sonrası toplumlara doğru geçerken,
  345. artık fabrikalarda çalışmaları için
    işçi kitleleri yetiştirmiyoruz,
  346. bunlar oldukça önemli sorular.
  347. Bugün eğitimin amacı ne?
  348. Gençlere ne öğretiyoruz?
  349. Sonraki nesli neyi yapması ve
    biçimlendirmesi için eğitiyoruz?
  350. Toplumun başarı ve başarısızlığın
  351. gitgide o toplum içindeki
    insanların zihnine
  352. veya fikirlerine bağlı olduğu
    bir toplumdaki her bireyi eğitiyor muyuz?
  353. İnsanları yapabileceğinin en iyisini
    isteyecek şekilde eğitiyor muyuz?
  354. Tam potansiyeline ulaşacak şekilde.
  355. Toplumda ne konumda doğarsa doğsun.
  356. Yoksa hâlâ eski, katmanlı, insanların
    zorunlu konum ve yerlerinin olduğu
  357. zihniyet içinde mi çalışıyoruz,
    yoksa onları olabildiğince
  358. büyük düşünmesi için destekliyor muyuz?
  359. Shakespeare'in yaşamında kimin onu
  360. bilgiye sahip biri olması için
    desteklediğini bilmiyorum
  361. ama bunu yapamamış olsaydı
    onun eserlerinden mahrum olurduk,
  362. tıpkı hip hop'taki gibi.
  363. Üstüne düşünmek istediğimiz şey de bu.
  364. Eğitim, onun kime ait olup
    kime ait olmadığı.
  365. İnsan kültüründeki birliği,
    insanların takip ettiği
  366. fikir ve eylemlerdeki birliği
  367. kendimize kanıtlamak için
  368. görünüşte apayrı olan
    bu sanat biçimlerini,
  369. görünüşte apayrı olan
    bu iki dünyayı kullanıp
  370. onları bir araya getirerek.
  371. İnsanları kendi sanatsal, edebi, kültürel
  372. ve toplumsal nitelik tarzlarına
    doğru ateşlemek için.
  373. Sizinle ufak bir...
    son bir parça paylaşacağım
  374. Biraz daha...
    "eğlenceli" demek istemiyorum
  375. ama biraz daha oyun
    ve meydan okuma tarzında.
  376. Bir radyodan ortaya çıktı,
    Radio 1Xtra'daki "Freestyles"dan,
  377. yaklaşık iki buçuk veya üç sene önce.
  378. Biraz şakasına gibiydi. DJ bana,
  379. "Burada 27 Shakespeare oyunun listesi var,
  380. onları serbest stile
    uydurmaya çalış." dedi.
  381. Şans eseri, başardık.
    Nasıl oldu bilmiyorum, gerçi yaklaşık
  382. on dakikamız vardı,
    gerçek anlamda bir serbest stil değildi
  383. ama yaptık ve sonrasında
    albüme eklediğimiz bir parça oldu.
  384. İlk bölüm 27 Shakespeare oyunu,
  385. sonraki bölüm
  386. Shakespeare'den 16 ünlü alıntı içeriyor.
  387. İsmi "Komedi, Trajedi, Tarih",
  388. internetten bakabilirsiniz, şu şekilde.
  389. Şimdi söyleyeceğim, şöyle başlıyor:
  390. "Bu Akala bir elmas gibi.
  391. Siz ufaklıklarsa Yanlışlıklar Komedisi.
  392. Bağırsanız da sizi çalarlar çello gibi.
  393. İşime bakıyorum,
    Othello gibi kıskançsınız.
  394. Kimsin? Ne yapacaksın?
    Hırçın Kız gibi susturuldun.
  395. Yaz Gecesi Rüyasındasın.
    Müziğin yavan.
  396. Ben Capulet, sen Montague, acımam.
    Ben Sezar'ım, duydun mu?
  397. Venedik Taciri satamaz CD'ni.
    Benim için işin sonu hep iyi.
  398. Macbeth gibisin, cehenneme gideceksin.
    Kısasa Kısas, en iyisi benim.
  399. Windsor'un Şen Kadınlarısınız,
    Kral Lear değil.
  400. Timon'u bilmem, Atina'daydı o.
  401. Hamlet gibi döndüğümde bedeli ödersin.
  402. Ben Akala,
    Sana Nasıl Geliyorsa öyle olsun.
  403. Kuru Gürültüsün. Tek işin çalmak.
  404. Harikayım, 12 Gece gerekmez.
    Siz ufak Fırtınalar sahnede yok olur.
  405. Güncel olan benim.
    Sen tarih oldun 4. Henry gibi.
  406. Alevim ben, işler kötü.
    İyisi mi sen kaç Perikles gibi.
  407. Standart ötesi, Kış Masalı gibi soğuk.
    Titus Andronicus çuvallamaya mahkum."
  408. 27 oyun.
  409. (Gülüşmeler) (Alkışlar)
    Kulak verin.
  410. Son bir kısım var,
    Shakespeare'den 16 ünlü alıntı içeriyor.
  411. "Bilge adam aptal olduğunu bilendir.
    Kışkırtma umutsuz ama değerli adamı.
  412. Peter'dan alıp Paul'a ödemek niye?
    Biri günahla yükselir, biri erdemle düşer.
  413. Ruhunu inci pahasına satıp
    dünyayı kazansan da ne olur?
  414. Dünya istiridyem ama açım ben.
    İstediğim fazlası kuruş ya da metelikten.
  415. Şaka değil, umarım gülmezsiniz.
    Şair veya yoksul, hangisi dersiniz?
  416. Düzgünce konuşurum, kenar
    mahalledenim gerçi, aslında yok ilgisi.
  417. Şehirli de, sokaktan de. Gül yine güzel
    kokmaz mı, adı başka olsa bile?
  418. Sertçe söylüyorum, bir ozan kadar akıllı.
    Elimde bahçeye dikilecek Krallık Bayrağı.
  419. Akala, Akala, niye Akalasın sen?
  420. Rap'im Shakespeare mısrasıyla,
    sırrım ortada.
  421. Ben şansla yükselmedim, kader bu.
    Konuşsanız da şaşkınım ben hâlâ.
  422. Saniyede binlerce korkağı bitirdim.
    Kralın adı bile bir kale değil mi?
  423. Bundan bahsetme, sır değil ki.
    Tez dersi veririm Antik Yunan'daki gibi.
  424. Ya da Mısıroloji, dilemem özür.
    Zihin gözüm her şeyi net görür.
  425. Beni durdurmak değil olası.
    Yaşamım büyülü, büyük olasılıkla.
  426. Acımasızca konuşuyorum adeta.
    Bir son vereceğim neşeli zamanlarına.
  427. Ne dersen de işe yaramaz.
    Kartallar yoksa çalıkuşu av olmaz.
  428. Konu sözcüklerse en fenasıyım,
    küfürlü tüm yüklemlerim.
  429. Yanında hemşire olan ilk rapçi.
  430. Kafayı sıyıran ilk ahmak için
    cenaze aracı hazır, kullanamaz zihnini.
  431. Şahlan Akala'yla, resmen delilik.
    Sebepsiz bir çılgınlık, yalnızca üzüntü.
  432. Sözlerim hırsın hançeri
    ve çekici gibi, bir saldırı hâli.
  433. Askeri tarzda rap'imin mevzisi,
    konuşarak bulamazsın yerini.
  434. Satürn'den hızlı geride bırakırım seni.
    Mahveder sözlerim bu koca çocukları.
  435. Bu Akala, rap Shakespeare'i.
    Geçen yıl dedim, istemedin dinlemeyi.
  436. Etiyopyalı kulağındaki taş gibi değerli.
    Yine söyle duymayanlar için."
  437. Benim için zevkti.
  438. (Alkışlar)