Turkish 字幕

← HIV tedavisi ilerlerdi. Peki neden damgalama değişmedi?

埋め込みコードを取得する
18言語

Showing Revision 61 created 04/25/2018 by Meric Aydonat.

  1. Konuşmama hepinize bir fotoğraf
    göstererek başlamak istiyorum

  2. çoğunuzun muhtemelen daha önce
    gördüğü bir fotoğraf.
  3. Hepinizin bir dakika ayırmanızı
  4. ve fotoğrafa bakmanızı
  5. ve aklınıza gelen bazı şeylere gerçekten
    odaklanmanızı istiyorum.
  6. Bunlardan bazıları nedir, o sözler.

  7. Şimdi, hepinizin bana
    bakmasını rica edeceğim.

  8. Bana baktığınızda aklınıza
    gelen kelimeler nedir?

  9. O adamı benden

  10. ayıran şey nedir?

  11. Bu fotoğraftaki adam David Kırby

  12. ve 1990 yılında AIDS'e bağlı
    hastalıktan ölmekteyken çekilmiş
  13. daha sonra Life Dergisinde yayınlandı.

  14. Beni Kırby'den ayıran
    tek asıl gerçek,
  15. HIV ve AIDS tedavi yöntemlerindeki
    yaklaşık 30 yıllık tıbbi ilerlemeler.

  16. Bundan sonra sormak istediğim şu:

  17. HIV ile mücadelede bu kadar
    üst düzey ilerleme
  18. kaydettiysek
  19. neden bununla birlikte virüsle ilgili
    algılarımızı da geliştiremedik?
  20. HIV, bu kadar kolay idare edilmesine
    rağmen neden bu kadar tepki görüyor?
  21. Damgalama ne zaman başladı
  22. ve neden hâlâ bitmedi ?
  23. Bunlar cevaplanması kolay
    sorular değil.
  24. Bunlar çok farklı faktör ve fikirlerin
    somutlaşmasıdır.
  25. Kırby'ninki gibi güçlü görüntüler 80'ler
  26. 90'ların AIDS krizinin yüzleriydi
  27. ve o zaman da bu kriz damgalanmış
  28. insanlar ve eşcinseller üzerinde

  29. büyük bir etkiye sahipti.

  30. Toplumun geri kalanının gördüğü ise

  31. bu berbat şeyin zaten dışlanmış
    bu grubun basına gelmesiydi.
  32. O zamanlar medya
    "Eşcinsel" ve "AIDS" sözcüklerini
  33. birbirinin yerine kullanmaya başladı.
  34. 1984 Ulusal Cumhuriyet Kongresi'nde
    konuşmacılardan biri
  35. eşcinsellerle ilgili olan " Henüz AIDS'e
    yakalanmadın mı?" şakasını yaptı.

  36. Bu da o zamanların zihniyetiydi.

  37. Fakat biz virüsü ve nasıl yayıldıklarını


  38. anlamaya başlayınca, aslında riskin de
  39. ne kadar artığını fark etmeye başladık.
  40. 1985'te hastalıklı kan tedavisi
    nedeniyle kendisine
  41. HIV bulaşan 13 yaşındaki
    hemofili hastası
  42. Ryan White'in vakası
  43. Amerika'nın HIV algısında
    derin bir manevra yarattı.

  44. Artık sadece toplumun karanlık kesimleri,

  45. eşcinseller ve uyuşturucu tacirleri değil

  46. toplumun empatiye layık gördüğü
  47. insanlar ve çocuklar da
  48. bu hastalıktan etkileniyordu.
  49. Ama bu hastalığa yakalanma korkusu
    ve bu algı hâlâ devam ediyor.

  50. Ben birkaç soruma
    cevap vermenizi istiyorum.
  51. Kaçınız HIV'li insanların tedaviyle

  52. sadece AIDS'i tamamen atlatmakla
    kalmayıp hayatlarına normal şekilde
  53. devam ettiklerinin farkında?
  54. Hepiniz eğitimlisiniz!

  55. (Gülüşmeler)

  56. Peki ya HIV'li insanların tedavi ile

  57. tespit edilemeyen statüye erişebileceğini
    ve bunun, onların neredeyse
  58. bulaşıcı olmadıkları anlamına geldiği?

  59. Daha da az.
  60. Kaçınız mevcut hastalık öncesi ve
  61. sonrası tedavilerin bulaşma riskini
    yüzde 90'dan

  62. fazla azalttığının farkında?
  63. Bakın, bunlar HIV ile savaş sürecinde
    elde edilen

  64. inanılmaz gelişmeler
    fakat hâlâ çoğu Amerikalının
  65. bu virüse ve onunla yaşayan insanlarla
    ilgili algısını yıkamadılar.
  66. Virüsün tehlikesini önemsizmiş gibi
    gösterdiğimi düşünmenizi istemiyorum.
  67. AIDS salgınının ezici geçmişini
    görmezden gelmiyorum.
  68. Size HIV'liler için
    hâlâ umudun olduğu
  69. ve AIDS'in 80'lerdeki gibi idam cezası
    olmadığı mesajını vermeye çalışıyorum.
  70. Benim kendime sorduğum bu soruyu
    şimdi siz sorabilirsiniz:

  71. Nerede bu hikâyaler?
  72. Nerede bu HIV ile yaşayan insanlar?
    Neden hiç duyulmadılar?
  73. Bu başarılara, bu istatistiklere
    onları görmeden

  74. nasıl inanabilirim?
  75. Aslında bu benim için
    çok kolay bir soru.
  76. Korku, damgalanma ve utanç.
  77. Bunlar HIV'lileri konuşmaktan
    alıkoyan şeyler.
  78. Cinsel hikâyelerimiz de
    sağlık raporlarımız kadar özelimiz.

  79. Ve bunlar üst üste geldiği zaman
  80. kendinizi çok hassas bir alanda
    bulabilirsiniz.
  81. Biz dürüst olduğumuzda
    başkalarının bunu nasıl
  82. karşılayacağı korkusu bizi hayatta
    bir sürü şeyi yapmaktan alıkoyar
  83. ve HIV-pozitif popülasyonun
    durumu tam olarak bu.
  84. Şeffaflığın bedeli sosyal baskı ile
    yüzleşmek ve alay edilmek.
  85. HIV olmayan biri gibi
    kabul edilebilecekken
  86. neden mağdur olayım ? düşüncesi.
  87. Sonuç olarak virüsü taşıdığınıza dair
    fiziksel bir belirti yok.
  88. Üzerinizde taşıdığınız bir simge yok.
  89. Asimile olmak güvenli.
  90. Görünmez olmak güvenli.
  91. Biraz geriye gidip kendi öykümü
    açığa çıkarıp paylaşacağım.
  92. 2014 Sonbaharı, üniversitede
    ikinci yılımdayım.

  93. Çoğu üniversite öğrencisi gibi,
    cinsel hayatım aktifti
  94. ve genellikle seksin risklerini azaltmak
    için önlem alırdım.
  95. Şimdi, "genellikle" dedim
    çünkü her zaman güvende değildim.
  96. Sadece bir yanlış adım
    bizi yerle bir edebilir

  97. ve benim yanlış adımım gayet açıktı.
  98. Korunmasız ilişkiye girdim
    ve gerisini hiç düşünmedim.
  99. Üç hafta ileriye gidelim.
  100. Kendimi bir antilop sürüsü altında
    ezilmiş gibi hissediyordum.
  101. Vücudumda daha önce hiç
    yaşamadığım ağrılar vardı.
  102. Ateş ve sıtma nöbetleri geçiriyordum.
  103. Baş dönmesiyle sendeliyor
    ve yürümekte zorluk çekiyordum.
  104. Biyoloji öğrencisi olduğumdan,
    hastalığı öncesinden biliyordum.
  105. Hayli bilgili bir eşcinsel olarak,
    HIV hakkında biraz okumuştum.
  106. Bunun bir serokonversiyon
    olduğu aklıma geldi
  107. yada bazen denildiği gibi;
    Akut HIV enfeksiyon.
  108. Bu, vücudun HIV antijenlerine

  109. karşı antikor üretme reaksiyonu.
  110. Önemli bir not.
    Herkes bu hastalık safhalarından geçmez.
  111. Ama ben şanslılardandım ki ben geçtim.
  112. Ben şanslıydım çünkü
    böyle fiziksel belirtiler vardı
  113. ve bana bir şeylerin
    yanlış olduğunu gösterdi.
  114. Virüsü erken saptamamı sağladı.
  115. Sadece netleştirmek için,
    tam isabet ettirmek için

  116. kampüste test yaptırdım.
  117. Ertesi sabah test sonuçları için
  118. beni arayacaklarını söylediler
    ve aradılar.
  119. Fakat benim gelip
    doktorla görüşmemi istediler.
  120. Doktordan aldığım reaksiyon
    beklediğim gibi değildi.
  121. Bunun bir idam cezası olmadığını
    bilmemi istedi.
  122. Hatta bana 90'larında başından beri
    HIV ile yaşayan

  123. erkek kardeşiyle görüşmeyi teklif etti.

  124. Teklifi reddettim ama çok duygulanmıştım.

  125. Ben kınanmayı bekliyordum.

  126. Acınılmayı ve hayalkırıklığı bekliyordum.
  127. Ama ben şefkat ve sıcaklık gördüm
  128. ve bunun için
    sonsuza dek minnettarım.
  129. Ben hâliyle birkaç hafta boyunca
    fiziksel olarak yıkılmıştım.

  130. Duygusal ve zihinsel olarak iyidim.
  131. İyi karşılıyordum.

  132. Ama vücudum tahrip olmuştu.

  133. Bana yakın olanlar bundan habersizdi.
  134. Bu yüzden ev arkadaşlarımla
    oturdum ve onlara
  135. bana HIV teşhisi konduğunu,
    tedaviye başlayacağımı,
  136. onları endişelendirmek
    istemediğimi anlattım.
  137. Yüzlerindeki o ifadeyi
    hatırlıyorum.
  138. Birbirlerine tutunup
    koltukta ağlıyorlardı.
  139. Onları ben teselli ettim.
  140. Onları kendi kötü haberim için
    teselli ettim.
  141. Ama onların bana önem verdiklerini
    görmek iç açıcıydı.
  142. O geceden sonra
    bana karşı tavırlarında

  143. bir değişim hissettim.
  144. Ev arkadaşlarım benim olan
    hiçbir şeye dokunmuyorlardı
  145. ve pişirdiğim hiçbir şeyi yemiyorlardı.
  146. Güney Luisiana'da
  147. hepimiz biliyoruz ki
    yemek teklifini reddetmeyiz.

  148. (Gülüşmeler)

  149. Yemeklerimi beğenmediklerini düşünmeyin
    çünkü ben gayet iyi bir aşçıyım.
  150. (Gülüşmeler)

  151. Bu ilk sessiz ipuçlarından sonra,
    onların hoşnutsuzlukları

  152. yavaş yavaş daha belirgin ve saldırgan
    bir hâl almaya başladı.
  153. Diş fırçamı banyodan kaldırmam istendi.

  154. Aynı havluyu paylaşmamam istendi.
  155. Hatta çamaşırlarımı daha sıcak programda
    yıkamam istendi.

  156. Bu bir saç biti değil ki arkadaşlar.
  157. Bu uyuz da değildi. Bu HIV idi.

  158. Kan yoluyla, cinsel sıvılar
  159. sperm yada vajinal sıvılar

  160. ve anne sütü ile bulaşabilir.
  161. Ev arkadaşlarımla
    ilişkiye girmediğim gibi
  162. onları emzirmiyordum da--
  163. (Gülüşmeler)

  164. ve "Alacakaranlık"ı da canlandırmıyorduk.

  165. Ben onlar için risk değildim
  166. ve onların bunun
    farkında olmalarını sağladım
  167. ama hâlâ bu huzursuzluk devam etti.
  168. Ta ki sonunda evden taşınmam
    istenene kadar.
  169. Evden taşınmam istenmişti.
  170. Çünkü ev arkadaşlarımdan biri
    durumumu ailesiyle paylaşmıştı.
  171. O benim özel sağlık bilgimi
    yabancılarla paylaşmıştı
  172. ve şimdi ben aynı şeyi bir salon dolusu
    300 kişinin önünde yapıyorum.
  173. Ama o zamanlar bu konuda
    bu kadar rahat değildim.
  174. O aile kızlarının benimle yaşamasından
    huzursuz olduklarını ifade etti.
  175. Eşcinsel olmam,
    inançlı bir ailede büyümem,

  176. Güneyde yaşamam düşünüldüğünde
  177. bu ayrımcılık benim için
    yeni bir şey değildi.
  178. Ama bu şekilde olması
  179. büyük bir hayalkırıklığıydı.
  180. Bu sefer beklemediğim
    bir yerden geldi.
  181. Sadece üniversite eğitimi görmüş
    insanlar değil.
  182. Sadece LGBT topluluğunun
    diğer üyeleri değil.
  183. Onlar ayrıca benim arkadaşlarımdı.

  184. Dönemin sonunda taşındım.

  185. Onları tatmin etmek için değil,
  186. kendime saygı duyduğum
    için taşındım.
  187. Kendimi cehaletine
    çare aramak istemeyen
  188. insanlara maruz bırakmayacaktım.
  189. Artık bir parçam olan şeyin
    bana karşı
  190. bir silah olarak kullanılmasına
    asla izin vermeyecektim.
  191. Kendi durumum hakkında
    şeffaf olmayı seçtim


  192. her zaman görünür olmayı.
  193. Ben buna her daim savunucu olmak
    demek istiyorum.
  194. Şeffaf olmanın önemi,
    her daim savunucu olmanın önemi
  195. cehaleti yok etmekti.
  196. Cehalet çok korkutucu bir kelime.

  197. Biz cahil görünmek istemiyoruz
  198. ve kesinlikle böyle
    anılmak istemiyoruz.
  199. Fakat cahillik aptallıkla
    eş anlamlı değil.

  200. Öğrenme kapasitesizliği de değil.
  201. Öğrenmeden önce ki bir evre.
  202. Bu yüzden cahil kesimden
    birisini görünce
  203. onda öğrenebilme şansı görürüm.
  204. Ümit ediyorum ki,
    eğer eğitimi yayabilirsem,

  205. ev arkadaşlarımla aramda olanlar
  206. gibi durumları azaltabilirim
  207. ve küçük düşürülen insanları
    kurtarabilirim.
  208. Şimdiye kadar aldığım tepkiler
    hiç pozitif değildi.

  209. Burada, Güney kesimde
  210. dini baskılardan,
    kapsamlı cinsel eğitimin
  211. eksikliğinden ve cinsellikle ilgili
    tutucu bakış açımızdan
  212. kaynaklanan birçok damgalama var.
  213. Bunu bir eşcinsel hastalığı
    olarak görüyoruz.
  214. Dünya çapında, yeni HIV enfeksiyonlarının
    çoğu heteroseksüel çiftler arasında.
  215. Burada, Amerika'da ise, kadınlarda
    özellikle beyaz olmayan kadınlarda

  216. risk artmış durumda.
  217. Bu bir eşcinsel hastalığı değil.
    Hiçbir zaman olmadı.
  218. Herkesin endişe etmesi gereken
    bir hastalık.

  219. İlk başlarda kendimi sınırlı hissettim.

  220. Araştırmalarımı çevremin dışına
    çıkarmak istedim.

  221. Doğal olarak
  222. karanlık, yeraltı online flört
    uygulamalarına yöneldim.

  223. Grindr gibi.

  224. Eğer bu uygulamalara yabancı iseniz
  225. bu flört uygulamaları
    eşcinsel erkekler için.
  226. Hesap oluşturup
    resim yükleyebilirsiniz.
  227. Bu uygulama size yakın civardaki
    erkekleri gösterecek.
  228. Büyük ihtimalle Tinder'ı
    duymuşsunuzdur.
  229. Grindr çok daha uzun
    bir süredir var.
  230. Müstakbel eşcinsel kocanızla
    kilisede veya markette tanışmanız,
  231. yada eşcinsel olmayanların
    telefonlarıyla
  232. flört etmeye başlamadan önce
    kullandıkları diğer yöntemler

  233. bizim için çok daha zor olduğundan.
  234. (Gülüşmeler)

  235. Grindr'da eğer okuduğunuz ya da
    gördüğünüz şeyi beğenirseniz

  236. birine mesaj gönderip
    onunla tanışıp bir şeyler yapabilirsiniz.
  237. Ben hesabımda tabii ki HIV'li olduğumu,

  238. tespit edilemez olduğumu
    ve sorulara açık olduğumu belirttim
  239. ve bir sürü soru ve yorumla karşılaştım
  240. hem pozitif hem negatif.
  241. Daha önce bahsettiğim cehaleti
  242. vurgulamak için negatif olanlarla
    başlamak istiyorum.
  243. Bu negatif yorumların
    çoğu rastgele ifadeler ve varsayımlardı.
  244. Cinsel hayatım ya da alışkanlıklarım
    ile ilgili varsayımlarda bulunuyorlardı.
  245. Kendimi yada başkalarını
    riske attığım varsayılıyordu.
  246. Ama çoğunlukla bu bahsettiğim
    cehalet tepkileriyle karşılaşıyordum.
  247. Eşcinsel toplumunda
    HIV negatif olan birisi

  248. "temiz" olarak adlandırılır.
  249. Tabii ki öte yandan HIV'li isen
    "temiz olmayan"
  250. veya " kirli " olarak tanımlanırsın.
  251. Ben o kadar narin değilim.
  252. Ben gerçekten bu alana girdiğimden
    beri kirliyim.

  253. Fakat bu bizim dilimizi yaralıyor.
  254. Bu toplum damgalaması
    eşcinsel erkekleri
  255. kendilerini açığa vurmaktan
  256. ve yeni teşhis konulanları
  257. çevrelerinden destek istemekten
    alıkoyuyor.

  258. Bence bu gerçekten çok stresli.
  259. Ama pozitif cevaplar
    daha çok artmaya başladı

  260. ve bunlar genellikle meraklı kişilerden.

  261. Bulaşma riskini merak ediyorlar yada
  262. "tespit edilememe" nin
    ne anlama geldiğini,
  263. nerede test yaptırabileceklerini,
  264. bazıları benim tecrübelerimi
    merak ediyorlar
  265. ve ben de hikâyemi
    onlarla paylaşabiliyorum.
  266. Fakat en önemlisi,

  267. yeni teşhis konulmuş HIV'lilere
    ulaşabiliyordum

  268. ve onlar yalnızlar, korkuyorlar

  269. bir sonraki aşamayı bilmiyorlardı.
  270. Ailelerine söylemek istemiyorlardı.
  271. Arkadaşlarına söylemek istemiyorlardı.
  272. Kendilerini yaralanmış ve kirli
    hissediyorlardı.
  273. Onları sakinleştirmek için
    elimden geleni yaptım.
  274. Onları HIV'liler için

  275. harika bir kaynak olan

  276. AcadianaCares ile irtibata geçirdim.
  277. Sonra onları şahsen tanıdığım
    insanlarla tanıştırdım.
  278. Böylece hem kendilerini tekrar insan
    hissedebilecekleri bir yere
  279. hem de tedavilerini karşılayabilmek için
  280. kaynaklara sahip oldular.
  281. Bu, benim şeffaflığımın
  282. en nâçizane yönüydü.
  283. Benim gibi acı çekenlerde
    pozitif etki yapmak.

  284. Karanlıkta kalanlara yardım edebilmek.
  285. Daha önce bende oralardaydım ve
    orası hiç iyi bir yer değil.

  286. Bu insanların farklı geçmişleri var
  287. ve çoğu benim kadar bile
    bilgilendirilmediler

  288. ve onlar bana korku ile geliyorlar.

  289. Bazılarını şahsi olarak tanıyorum
  290. ya da onlar beni tanıyor.

  291. Ama çoğu meçhul.
  292. Onlar yüzlerini göstermeye korkan
    profil resmi

  293. olmayan insanlar.
  294. Şeffaflığa gelecek olursak,

  295. sizin, hepinizin birkaç düşünceyle
    buradan ayrılmanızı istiyorum.

  296. Profilime resmimi koyarak aldığım risk
  297. ya da oynadığım kumar
  298. her negatif yoruma, itiraza,
  299. ve kötü söze değer.
  300. Çünkü ben gerçek ve somut etkiler
    bıraktığımı hissediyorum.
  301. Bu gösteriyor ki
    bizim çabalarımız ses getiriyor.
  302. İyilik için karşılaştığımız
    hayatları değiştirebiliriz.
  303. Buna karşılık onlar
    güçlenerek ilerlerler.
  304. Eğer siz ya da tanıdığız biri
    HIV ile savaşıyorsa
  305. ya da çevrenizdeki kaynakları
    görmek istiyorsanız
  306. ya da sadece kendinizi bu hastalık
    konusunda eğitmek istiyorsanız.
  307. Ulaşabileceğiniz
    mükemmel ulusal siteler var
  308. ve bu konuşmadan sonra
    benimle konuşabilirsiniz
  309. ve de istediğinizi sorabilirsiniz.
  310. Hani bir deyiş vardır, detaylara dalıp
    gerçeği görememe...

  311. Sizden hastalıktan öte
    insanları görmenizi rica ediyorum.

  312. Rakamları ve istatistikleri görmek
  313. algılanan tehlikeyi görmek çok kolay.
  314. Bu rakamların arkasındaki yüzleri
    görmek ise daha zor.
  315. Kendinizi bu düşünceleri,
    bu sözleri düşünürken bulduğunuzda
  316. karşınızdakinin David Kırby olduğunu
    düşünebilirsiniz.
  317. Ama ben sizden, onun yerine
  318. oğlunuzu düşünmenizi,
  319. kardeşinizi düşünmenizi,
  320. arkadaşınızı düşünmenizi,

  321. en önemlisi insanlığı düşünmenizi
    istiyorum.
  322. Cehaletle karşılaştığınızda
    eğitime başvurun.

  323. Her zaman düşünceli

  324. ve her zaman merhametli olun.
  325. Teşekkürler.

  326. (Alkışlar)