YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Depresyon üzerinde hem doktorun hem de hastanın bakış açısına sahip olsaydınız ne olurdu?|Dr. Deborah Serani | TEDxAdelphiUniversity

Get Embed Code
10 Languages

Showing Revision 17 created 11/15/2019 by Ezgisu Karakaya.

  1. Zihinsel bir rahatsızlığım var.
  2. Saatler süren sözlü terapilerimin,
  3. aylar süren doğru ilaç arayışlarımın
  4. ve yıllar süren onunla yaşamayı başarma
    sürecimin sebebi olan.
  5. Düşüncelerimi ve hislerimi
    yeniden tanımlarken
  6. hayatımda ne tür insanlara ve deneyimlere
    izin verip nelere vermeyeceğimi öğrendim.
  7. Şimdi, 55 yaşında,
    zihinsel rahatsızlığımın özellikleri
  8. ve sınırlar olmadan yaşamanın getirdiği
    dirayet için minnet duyuyorum.
  9. Ancak çok da dirayetli
    olamadığım zamanlar oldu.
  10. Zihinsel rahatsızlığımın
    altında ezildiğim zamanlar.
  11. 19 yaşımda, hayatımı sonlandırmaya
    hazır bir şekilde,
  12. silaha uzandığım zamanlar.
  13. Genç bir kızken, depresyonda
    olduğumu bilmiyordum.
  14. Çoğu zaman yorgun ve ağlayacak
    gibiydim o kadar.
  15. Ve o yaşta, herkesin çocukken
    böyle hissettiğini düşündüm.
  16. Öğretmenlerim, arkadaşlarım, ailem -
  17. Kimse depresyonda olduğumu fark etmedi.
  18. Sebebi biraz da klinik depresyonun küçük
    çocuklarda olmayacağı düşüncesiydi.
  19. Biraz da çok fazla zahmeti olmayan
  20. ve acısını saklamak adına gülümsemesini
    bilen bir çocuk olduğum içindi.
  21. Ama ben büyüdükçe depresyonum
    da kötüleşti.
  22. Yorgunluğum ve üzerimdeki o ağlama hissi,
  23. sarsılmaz bir tükenmişliğe ve gittikçe
    büyüyen bir çaresizliğe dönüştü.
  24. Üniversitedeyken, konsantre olamadığım
    için dersleri asmaya başladım.
  25. İşler daha da ciddileşince
    tamamıyla okula gitmeyi bırakıp
  26. odamda kaldım,
    saatlerce uyumaya başladım.
  27. Bazı zamanlar
    sabah mı akşam mı
  28. ya da günlerden salı mı perşembe mi
    ayırt edemiyordum.
  29. Üstelik bu, buzdağının yalnızca
    görünen kısmıydı.
  30. Suyun altında kalan kısımda ise,
  31. beni tamamıyla bezdiren negatif,
    yok edici ve tehditkar
  32. duygu ve düşünceler vardı.
  33. "Babamın silahı komodininin sol
    tarafındaki çekmecede duruyor."
  34. dedim bir sabah kendime.
  35. "Ev boşaldığında, gidip onu al.
  36. Küvete gir, emniyetini aç
  37. ve duş perdesini tamamıyla kapatmış
    olduğundan emin ol."
  38. İntiharım girişim olarak kaldığı için
    oldukça şanslı olduğumdan
  39. bazen bu sözleri yüksek sesle
    söylemek zor geliyor.
  40. Duygudurum bozuklukları
    ve zihinsel hastalıklar
  41. özellikle de benim boğuştuğum "Tek
    kutuplu depresyon"
  42. ile ilgili bilgi edinmemde yardımcı olan
  43. bir psikoloğa gitmeye başladım.
  44. Genetik yatkınlığımla hayat
    hikayemin bir araya gelip
  45. bu zihinsel hastalığa böylesine mükemmel
    bir zemin oluşturduğunu öğrendim.
  46. Yalnızca ailede de kalmayıp
    sadece kendime bakmak için değil
  47. sevdiklerime de yardımcı olabilmek adına
  48. tanımayı öğrendiğim bir şey haline geldi.
  49. Psikoterapi sadece hayatımı
    kurtarmakla kalmadı,
  50. onu değiştirdi.
  51. O kadar çok ki
    psikolog olmaya karar verdim
  52. ve benim gibi insanları tedavi edebildim.
  53. Hem bir doktor hem de bir hasta olarak
    sahip olduğum eşsiz deneyimler,
  54. bana çoğu insanın sahip olmadığı bir
    bakış açısı kazandırıyor.
  55. Zihinsel bir rahatsızlıkla
    yaşamak nasıldır bilirim.
  56. Hem zihninin hem de vücudunun sana
    ihanet etmesiyle gelen o hissi de.
  57. Kilo almak, libido kaybı, uykuda
    terlemek, ellerin titremesi gibi
  58. daha bir çok yan etkileri olan
  59. o ilacı almak zorunda olmanın
  60. nasıl hissettirdiğini bilirim.
  61. Ama bir psikolog insanları
    iyileştirmek için,
  62. o deneyimin ve rahatsızlığın
    nasıl olduğunu
  63. bizzat deneyimlemek zorunda değil.
  64. Ancak depresyonla baş ederken
    kazandığım bakış açısı,
  65. bana klinik eğitim ve talimin asla
    öğretemeyeceği şeyler kazandırdı.
  66. Hem bir hasta hem de bir doktor olarak
    depresyonu bilmek nasıl olurdu?
  67. Öncelikle bahsedeceğim altı şeyi
    bilmeniz gerekirdi.
  68. Bir doktor olarak duyduğunuz, gördüğünüz
    veya okuduğunuz şeylerin ötesinde,
  69. damgalamanın hâlâ sürdüğünü
    rahatlıkla söyleyebilirim.
  70. Teknoloji ve bilim zihinsel hastalıkları
    anlama üzerine ilerleme kaydetse de,
  71. ne yazık ki hala,
  72. toplumun büyük bir kesimi bu hastalıklara
    sahip insanlardan korkuyor.
  73. Sert ve soğuk bakışların yarattığı utancın
    nasıl bir şey olduğunu bilirim.
  74. Reçeteli ilaçlarım için eczacıma
    gittiğim bir gün bana:
  75. "Prozac almayı unutmamalısın,
    bu gece dolunay var," dedi.
  76. Zihinsel hastalıklı damgası yalnızca
    toplumda görülen bir durum da değil.
  77. "Tanısal gölgeleme" adını
    verdiğimiz bir durum var.
  78. Bu sağlık çalışanlarının
    zihinsel rahatsızlığı olan insanlara -
  79. çocuklar ve yetişkinler -
    yaptığı ayrımcılıkla ortaya çıkmış.
  80. Bunun bir sonucu olarak, tanı koyulamamış
    fiziksel rahatsızlıkları olan insanların,
  81. ortalamaya göre daha genç bir yaşta
    öldüğü belirlenmiş.
  82. Bir doktor olarak damgalanmanın zihinsel
    rahatsızlığı olanların iyileşmesindeki
  83. en büyük engellerden
    olduğunu söyleyebilirim.
  84. Daha fazlasını yapmamız gerektiğini de.
  85. Bir doktor olarak söyleyebiliyorum ki,
  86. kişiye özel ilaçlara yeterli
    erişime sahip değiliz.
  87. Hatta, birazdan söyleyeceğim bir çoğunuzun
    aşina olmadığı bir tabir olabilir:
  88. Kalıtsal ağırlıklı metabolizma testi.
  89. Araştırmalar, depresyonda
    olan bir insanın
  90. uygun bir tedaviye ulaşmasının 10 yılı
    bulduğunu gösteriyor.
  91. Sebebi ise çoğunlukla
    doğru ilacı bulamamak.
  92. Ama bunun gibi deneyler aylar
    yıllar sürebileceği gibi,
  93. beklenmedik bir anda
  94. kişinin kalıtsal açıdan en uygun ilacı
    bulması ile de sonlanabilir.
  95. Şimdilerde, kişiselleştirilmiş ilaçlar
    büyük bir umut kaynağı.
  96. Ancak birçok profesyonel bunun
    varlığından bile habersiz.
  97. Bunu da "kalıtsal cehalet"
    olarak isimlendiriyoruz.
  98. Bazenleri de sağlık profesyonelleri
    ayak uydurmakta zorlanıyor.
  99. Çünkü konu genetik bilimine gelince
  100. çok fazla yenilik var.
  101. Bir doktor olarak şunu söylemeye geldim;
  102. zihinsel rahatsızlığa sahip
    olan her bir insan,
  103. kişiselleştirilmiş ilaçlardan ve kalıtsal
    metabolizma testinden yararlanabilmelidir.
  104. Bir doktor olarak,
  105. Zihinsel rahatsızlığı olan
    biriyle yaşıyorsanız
  106. veya siz bir zihinsel
    rahatsızlığa sahipseniz,
  107. yapabileceğiniz en önemli şey
  108. tedavi planınıza sadık kalmaktır.
  109. Araştırmalar gösteriyor ki, depresyonda
    olan insanların yaklaşık %80'i
  110. asla tam olarak iyileşemiyor.
  111. Bu demektir ki,
  112. depresif belirtilerin kaybolmasını bırakın
    daha iyi hissedemiyorlar bile.
  113. Elbette tedavi planının sürekliği demek,
  114. yalnızca terapi seanslarınıza katılıp
  115. ilaçlarınızı almak değildir.
  116. Deneyimlerime göre, bu insanların daha iyi
    hissetmesinin önündeki en büyük engel.
  117. Süreklilik, ilaçlarınızı her gün
  118. aynı saatte ve aynı dozda alıp
  119. tedavide boşluklar oluşmaması adına tam
    zamanında yeniden doldurduğunuza
  120. emin olmaktır.
  121. Süreklilik aynı zamanda,
  122. psikoterapi seanslarına sadece iyi
    hissetmediğinizde katılmak değildir.
  123. Plajda geçirilecek güzel bir gün de olsa,
  124. konuşmak istemeseniz bile
    gitmek zorundasınız.
  125. Herhangi bir kronik hastalık
    için süreklilik,
  126. iyileşmeye açılan kapının anahtarıdır.
  127. Gayrimenkul alanında bir laf vardır:
  128. "Konum, konum, konum."
  129. Eğer bunu zihinsel rahatsızlıklar alanına
    uyarlayacak olursak bu söz kesinlikle:
  130. "Süreklilik, süreklilik, süreklilik."
    olurdu.
  131. Şimdi bir hasta olarak bakış
    açımı sunmam gerekirse,
  132. Herkesin düşünerek konuşmasını isterdim.
  133. Lütfen bana "Biraz canlan"
    "Biraz daha çabala"
  134. "Güçlü ol"
  135. ya da " Belki bugün biraz tembelliğin
    tutmuştur," demeyin.
  136. Kanser hastası, şeker hastası veya kas
    distrofisi olan birine
  137. bunları asla söyleyemezdiniz.
  138. Depresyon nörobiyolojik temelli
    gerçek bir hastalıktır.
  139. Tıpkı tek bir kemoterapi seansının kanseri
    tamamen tedavi edemeyeceği
  140. ya da insülinin kan şekerini sonsuza
    kadar düzene sokamayacağı gibi
  141. depresyondan kurtulmak da
    yalnızca bir doz ilaçla
  142. veya deneme psikoterapi seansları
    ile gerçekleşemez.
  143. Depresyonun gerçek bir hastalık olarak
    kabul görmesi gerekir.
  144. Bir hasta olarak, beni tetikleyen
    şeyleri bilmem
  145. ve sizden bunlara saygı
    göstermenizi istemem gerekir.
  146. Bu yüzden eğer aldığınız
    terfiyi kutlamak için
  147. yaptığınız içki teklifine
  148. veya şehir dışına gidip geç saatlere
    kadar vakit geçirmeye
  149. "Hayır" cevabını veriyorsam
  150. ya da vizyondaki yürek burkan filmi
    izlemeyi reddediyorsam
  151. sebebi eğlenmek istememem değil.
  152. Reddedişlerimin arkasında bir sebep var.
  153. Alkol içmek ilaçlarımın
    etkilerini azaltıyor.
  154. Geç saatlere kadar ayakta kalmak
    kurduğum uyku düzenini bozacak
  155. ve benim günde 9-10 saat
    uykuya ihtiyacım var.
  156. Üzücü bir film izlemek, benim için
  157. duygusal açıdan çok yorucu olabilir.
  158. Bu yüzden bir hasta olarak,
  159. öz bakımıma ne kadar ilgiyle yaklaşmam
    gerektiğini anlayabildiğinizi umuyorum.
  160. Bir hasta olarak bilmenizi isterim ki,
  161. rahatsızlığımın ciddi bir şekilde
    kötüye gitme olasılığı bulunuyor.
  162. Depresif vaka yaşayan hastaların %70'i
  163. bir başka vaka daha yaşıyor.
  164. Eğer iki vaka yaşamışsanız bu istatistik
    neredeyse %90'a kadar çıkıyor.
  165. Bilmeliyim ki, intihara meyledersem veya
    tehlike oluşturacak kadar depresifsem;
  166. ne yapacağınızı, kimi arayacağınızı,
    nereye gideceğinizi biliyor olun.
  167. Bu bir acil durum planı
  168. ve doktorlarım da dahil olmak üzere,
  169. eczanemin ve yerel hastanelerin
    de ismini içeriyor.
  170. Eğer kendi isteğimle
    gidiyorsam ne ala.
  171. Ama gitmeyi istemiyorsam polisi aramak,
    911'i tuşlamak,
  172. sonra belki kızgın bir şekilde
    "Seninle bir daha asla konuşmayacağım."
  173. diyen halime tahammül etmek
    zorunda kalabilirsiniz.
  174. Ama bunun çok bir önemi yok çünkü onu
    bana dedirten depresyon.
  175. Daha iyi hissettiğimde, size ilginiz
    için minnet duyarım.
  176. Hayatta olduğuma şükrederim.
  177. Depresyon ciddi ama tedavi
    edilebilir bir hastalık.
  178. Bir doktor olarak, size umudun
    olduğunu söylüyorum.
  179. Bir hasta olarak da iyileşmenin
    mümkün olduğunu.
  180. Teşekkür ederim.
  181. (Alkışlar)