YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Savcılar ve hükümlüler birbirlerinden neler öğrenebilir

Get Embed Code
24 Languages

Showing Revision 23 created 08/02/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Bugün aynaya baktığımda
  2. Columbia Üniversitesi'nde
    bir adalet ve eğitim hocası,
  3. bir gençlik danışmanı,
    bir aktivist
  4. ve gelecekteki New York eyalet
    senatörünü görüyorum.
  5. (Gülüşmeler)

  6. Tüm bunları görüyorum,

  7. aynı zamanda neredeyse bir insanın
    hayatına mal olacak bir eylem nedeniyle

  8. Rikers Adası'nda bir genç olarak

  9. hayatının çeyreğini,
    açık olmak gerekirse altı yılını
  10. devlet hapishanesinde geçiren
    bir adam görüyorum.
  11. Ama beni oradan bu noktaya getiren şey
  12. yetişkin cezaevinde
    bir genç olarak karşılaştığım ceza
  13. veya hukuk sistemimizin sertliği değildi.
  14. Benim ya da bir bütün olarak
    adalet sistemimiz için
  15. mümkün olamayacağını
    düşündüğüm bir şeyi
  16. bana tanıtan bir sınıfın
    öğrenme ortamıydı.
  17. Şartlı tahliye edilmeden
    birkaç hafta önce,

  18. bir danışman beni cezaevinde sunulan
    yeni bir lisans dersine

  19. katılmam için teşvik etti.
  20. Dersin adı "İçerideki Ceza Adaleti"ydi.
  21. Oldukça açık görünüyor, değil mi?
  22. Ama görünüşe göre,
  23. sınıf sekiz hükümlü erkekten
  24. ve sekiz bölge savcısı yardımcısından
    oluşuyordu.
  25. Columbia Üniversitesi Psikoloji profesörü
    Geraldine Downey
  26. ve Manhattan Bölge Savcısı Yardımcısı
    Lucy Lang
  27. dersi birlikte verdiler
  28. ve bu türünün ilk örneğiydi.
  29. Açıkça söyleyebilirim ki,

  30. ben üniversiteye böyle başlamayı
    hayal etmemiştim.
  31. İlk günden aklım başımdan gitti.
  32. Odadaki bütün savcıların
    beyaz olacağını sanmıştım.
  33. Ama sınıfın ilk günü odaya yürüdüğümü
  34. ve üç siyahi savcıyı gördüğümü
  35. ve şöyle düşündüğümü hatırlıyorum:
  36. "Siyahi bir savcı olmak, vay be!
  37. Böyle bir şey var yani."
  38. (Gülüşmeler)

  39. İlk oturumun sonunda,

  40. kendimi tamamen kaptırmıştım.
  41. Hatta tahliyemden birkaç hafta sonra,
  42. kendimi olmasın diye dua ettiğim
    bir şeyi yaparken buldum.
  43. Hemen hapishaneye doğru yürüdüm.
  44. Ama neyse ki bu sefer
    sadece bir öğrenci olarak
  45. sınıf arkadaşlarıma katılmak için.
  46. Bu sefer,
  47. ders bittiğinde gitmem gereken
    bir evim vardı.
  48. Bir sonraki oturumda,
    sınıfla birlikte her birimiz

  49. bizi hayatımızın bu noktasına
    getiren şeyin
  50. ne olduğu hakkında konuştuk.
  51. Sonunda, nereden geldiğim ile
    ilgili olan gerçeği
  52. odadaki herkese
  53. açıklayacak kadar rahat hissettim.
  54. Kız kardeşlerimle birlikte, annemin
    üvey babamın istismarı yüzünden
  55. yıllarca acı çektiğini nasıl izlediğimizi,
  56. kaçtığımızı, sadece bir sığınakta yaşamak
    için kaçtığımızı anlattım.
  57. Aileme onları güvende tutacağıma dair
  58. yemin ettiğimi anlattım.
  59. Hatta 13 yaşında genç bir çocuk gibi
    hissetmediğimi,
  60. aksine görevdeki bir asker gibi
    hissettiğimi anlattım.
  61. Her asker gibi,
  62. bu omuzlarımda duygusal bir yük
    taşıyacağım anlamına geliyordu
  63. ve söylemekten nefret ediyorum ama
  64. belimde bir silah taşıyacağım
    anlamına da geliyordu.
  65. 17. doğum günümden
    sadece birkaç gün sonra
  66. bu görev tamamen
    başarısızlıkla sonuçlandı.
  67. Kız kardeşim ve ben çamaşırhaneye giderken

  68. kalabalık bir grup önümüzde durdu.
  69. İki kız durduk yere
    kız kardeşime saldırdı.
  70. Ne olduğunu anlayamadan
    kızlardan birini uzaklaştırmaya çalıştım
  71. ve o an yüzüme bir şey
    çarptığını hissettim.
  72. Artan adrenalinimle birlikte
  73. bir adamın kalabalıktan çıkıp
    beni bıçakladığını fark etmedim.
  74. Yüzümden akan ılık kanı hissedince
  75. ve bana tekrar
    bıçağını kaldırdığını görünce
  76. kendimi savunmaya geçtim
    ve belimdeki silahı çıkardım
  77. ve tetiği çektim.
  78. Şükürler olsun ki o gün
    hayatını kaybetmedi.
  79. Titrek ellerim ve hızla atan kalbimle
    korkudan donmuştum.
  80. O andan itibaren,
  81. beni hiçbir zaman bırakmayan bir
    pişmanlık hissetim.
  82. Daha sonra öğrendim ki
    kardeşimi başkası sanıp

  83. yanlışlıkla saldırmışlar.
  84. Bu korkunç bir şeydi,
  85. fakat olmam gerektiğini
    düşündüğüm bir asker olmak için
  86. ne eğitimli ne de
    yeterli olmadığım açıktı.
  87. Fakat benim mahallemde,
  88. sadece silah taşıyarak
    güvenli hissediyordum.
  89. Sınıfta hikâyemi duyduktan sonra,

  90. savcılar hiçbir zaman birine
    zarar vermek istemediğimi söyleyebildiler.
  91. Sadece eve gitmemizi istemiştim.
  92. Odadaki diğer hükümlülerin hikâyelerini
  93. birbiri ardına duyduktan sonra
    yüzlerindeki değişimi
  94. gerçek anlamda görebiliyordum.
  95. Hapsedilmenin kısır döngüsü içinde
  96. çoğunun serbest kalamadığı,
  97. çoğumuzu kapana kıstıran hikâyeler.
  98. Tabii ki korkunç suçlar işlemiş
    insanlar da var.
  99. Fakat bu bireylerin
    bu suçları işlemeden önceki
  100. yaşamlarına dair hikâyeleri
  101. savcıların hiç duymadığı türdendi.
  102. Konuşma sırası savcılara geldiğinde

  103. ben de şaşırmıştım.
  104. Onlar insanları cezaevlerine göndermeye
    önceden programlanmış
  105. duygusuz uzaktan kumandalı makineler
    veya robokoplar değildi.
  106. Onlar da birilerinin oğlu, kızı,
  107. erkek veya kız kardeşleriydiler.
  108. Fakat her şeyden önce onlar
    iyi öğrencilerdi.
  109. Hırslı ve motivasyonlulardı.
  110. İnsanları korumak için hukukun
    gücünü kullanabileceklerine inandılar.
  111. Kesinlikle anlayabileceğim
    bir görevdelerdi.
  112. Dersin ortalarında, hükümlü bir
    öğrenci arkadaşım Nick,

  113. bizim adalet sistemimiz çerçevesinde
  114. savcıların ırklar arasında yanlılık
    ve ayrımcılık konularından
  115. sakındıkları endişesini dile getirdi.
  116. Eğer siz cezaevinde olsaydınız
  117. ırk hakkında konuşmadan
    yargı reformundan konuşmanın
  118. imkânsız olduğunu bilirdiniz.
  119. Dolayısıyla içten içe Nick'i destekledik
  120. ve savcıların cevabını duymak istedik.
  121. Kimin önce konuştuğunu hatırlamıyorum
  122. fakat kıdemli savcı Chauncey Parker
    Nick'e katıldığında ve kendisini
  123. çoğunlukla beyaz olmayan insanların
    hapsedilmesini sonlandırmaya
  124. adadığını söylediğinde ona inandım.
  125. Doğru yolda olduğumuzu biliyordum.
  126. Artık bir takım olarak
    ilerlemeye başladık.
  127. Adalet sistemimiz hakkında
    yeni olasılıklar keşfetmeye
  128. ve gerçekleri
  129. ve bizim için gerçek değişimin
    nasıl olduğunu
  130. ortaya çıkarmaya başladık.
  131. Benim için bu, cezaevindeki zorunlu
    programlar değildi.

  132. Aksine, hayatlarının geri kalanını
    cezaevinde gerçirmek üzere
  133. ceza almış büyüklerimin
    tavsiyelerini dinlemekti.
  134. Bu adamlar benim insanlık anlayışıma
    yeni bir açıdan bakmama yardımcı oldu.
  135. Bir daha cezaevine dönmemem
  136. ve onların özgür dünyadaki
    elçisi olmam umuduyla
  137. arzularını ve amaçlarını bana aşıladılar.
  138. Konuştukça bir savcının
    aydınlandığını görebildim.
  139. Benim gayet açık olduğunu
    düşündüğüm bir şey dedi:
  140. Hapsedildiğim için değil ama
    ona rağmen değiştiğimi söyledi.
  141. Savcıların, hüküm verdikten sonra
    bize ne olduğuna dair

  142. pek düşünmedikleri açıktı.
  143. Fakat bir sınıfta oturmak gibi
    basit bir süreçle
  144. bu hukukçular, bizi kilitli tutmanın
    topluluğumuza
  145. veya bize faydası olmadığını
    görmeye başladılar.
  146. Dersin sonuna doğru, bizler serbest
    bırakıldıktan sonraki hayatlarımıza

  147. ilişkin planlarıımız hakkında
    konuştukça savcılar heyecanlandı.
  148. Ama bunun gerçekte ne kadar
    zor olacağını anlamadılar.
  149. Bölge savcı yardımcılarından birinin bize,
  150. cezaevinden yeni çıktığımızı gösteren
  151. geçici kimlik kartları
    verildiğini öğrendiğinde
  152. şok olduğunu görebiliyorum.
  153. Topluma yeniden katıldığımızda
    bunun bizim için kaç tane
  154. engel yarattığını hayal etmedi.
  155. Fakat barınakta bir yatak
  156. veya bir akrabanın kalabalık
    dairesindeki bir kanepe arasında
  157. seçim yapmak zorunda olduğumuzu
  158. samimi bir şekilde anlamaya
    çalıştığını gördüm.
  159. Sınıfta öğrendiğimiz şey

  160. somut politika önerileri şeklinde
    işe yaradı.
  161. Columbia konferans salonundaki
    mezuniyetimizde önerilerimizi,
  162. Ceza İnfaz Kurumu memuruna
  163. ve Manhattan Bölge Savcısına sunduk.
  164. Bir takım olarak
  165. birlikte geçen sekiz haftanın
    sonunun bu kadar
  166. unutulmaz olacağını hayal edemezdim.
  167. Cezaevinden eve döndükten
    sadece 10 ay sonra

  168. kendimi yine garip bir odada buldum,
  169. New York Polis Teşkilatı memuru tarafından
  170. bir polis zirvesinde fikirlerimi
    paylaşmam için davet edildim.
  171. Konuşurken dinleyiciler arasında
  172. tanıdık bir yüz gördüm.
  173. Benim dosyamı yürüten savcıydı.
  174. Onu görünce,
  175. yedi yıl önce, sanki benim gençliğim
  176. anlamsızmış ve hiçbir şansım yokmuş gibi
  177. uzun bir hapis cezası önerdiği
  178. mahkeme salonundaki günlerimizi
    düşündüm.
  179. Fakat bu sefer,
  180. durum farklıydı.
  181. Düşüncelerimi bir kenara bırakıp
  182. gidip elini sıktım.
  183. Beni gördüğüne sevinmişti.
  184. Şaşırmıştı ama mutluydu.
  185. O odada benimle birlikte olduğu için
    ne kadar gurur duyduğunu söyledi
  186. ve topluluğumuzun koşullarını
    geliştirmek için
  187. birlikte çalışmak konusunda
    konuşmaya başladık.
  188. Bugün,

  189. tüm bu tecrübeleri taşıyarak
  190. Columbia Üniversitesi'nde Adalet Elçileri
    Gençlik Konseyi'ni geliştirdim,
  191. bazıları çoktan içeri girmiş
    bazıları ise hâlâ lisede kayıtlı
  192. genç New Yorkluları devlet memurlarıyla
  193. bir araya getirdim.
  194. Bu sınıfta,
  195. herkes ceza adalet sisteminde
  196. yargılanmadan önce şehrin
    en hassas durumdaki gençlerinin
  197. hayatlarını geliştirme konusunda
    beyin fırtınası yapacak.
  198. Bu çalışırsak mümkün.

  199. Toplumumuz ve adalet sistemimiz
    bizi, sosyal zorluklar haricinde
  200. sorunlarımızı hapsedebileceğimize
  201. ve kendimizce cezalandırabileceğimize
    ikna etti.
  202. Fakat bu doğru değil.
  203. Bir saniye benimle birlikte
  204. hayatları onlara bağlı olan
  205. birçok insandan
  206. bir şeyler öğrenmek
  207. ve onlarla bağlantı kurmak için
  208. bir sınıfta oturmadan kimsenin
  209. savcı, hakim, polis
  210. veya şartlı tahliye memuru
  211. olamadığı bir gelecek hayal edin.
  212. İletişimin gücünü ve işbirliği ihtiyacını
    teşvik etmek için

  213. ben kendi payıma düşeni yapıyorum.
  214. Adalet arayışında
  215. kucaklayıcı ve hepimizi birleştirici
    bir gerçeğe ulaşmak eğitimle olur.
  216. Bana hem benim düşüncelerimin
  217. hem de ceza adaleti sistemimizin
  218. dönüştürülebileceğini gösteren şey,
  219. yeni bir iletişim ve yeni bir tür sınıftı.
  220. Gerçek sizi özgür kılar derler.

  221. Ama bence bu,
  222. eğitim ve iletişimdir.
  223. Teşekkürler.

  224. (Alkış)