Return to Video

William Ury: "hayır"dan "evet"e yolculuk

  • 0:00 - 0:03
    Evet, uzlaşma zorluğu konusu
  • 0:03 - 0:05
    bana en sevdiğim hikayelerden birisini,
  • 0:05 - 0:07
    Miras olarak Üç oğluna 17 tane deve bırakan
  • 0:07 - 0:10
    Orta Doğu'lu bir adamın hikayesini hatırlatır.
  • 0:10 - 0:13
    birinci oğluna develerin yarısını,
  • 0:13 - 0:15
    ikinci oğluna develerin üçte birini
  • 0:15 - 0:17
    ve en genç oğluna da develerin dokuzda birini bırakır.
  • 0:17 - 0:19
    Ve üç kardeş tartışmaya başlarlar
  • 0:19 - 0:21
    17 2'ye bölünmemektedir.
  • 0:21 - 0:23
    3'e de bölünmemektedir.
  • 0:23 - 0:25
    9'a da bölünmemektedir.
  • 0:25 - 0:27
    Kardeşçe ilişkileri gerilmeye başlar.
  • 0:27 - 0:29
    Sonunda, umutsuzluk içinde
  • 0:29 - 0:32
    yaşlı bilge bir kadına danışmaya giderler.
  • 0:32 - 0:34
    Yaşlı bilge kadın uzun bir süre problemleri hakkında düşünür.
  • 0:34 - 0:36
    ve sonunda geri gelir ve der ki,
  • 0:36 - 0:38
    "Size yardım edebilir miyim bilemiyorum,
  • 0:38 - 0:40
    ama en azından, eğer isterseniz, benim devemi alabilirsiniz" der.
  • 0:40 - 0:42
    Böylece 18 tane develeri olur.
  • 0:42 - 0:45
    Birinci oğul yarısını alır - 18'in yarısı 9'u.
  • 0:45 - 0:48
    İkinci oğul kendi 3'te 1 payını alır - 18'in üçte biri 6'sını.
  • 0:48 - 0:50
    En genç oğlu da kendi 9'da 1'lik payını
  • 0:50 - 0:52
    18'in 9'da 1'i yani 2 tane deveyi.
  • 0:52 - 0:54
    eder 17
  • 0:54 - 0:56
    1 deve ellerinde fazla kalır
  • 0:56 - 0:58
    Onu da yaşlı bilge kadına geri verirler.
  • 0:58 - 1:00
    (kahkalar)
  • 1:00 - 1:02
    Şimdi, bu hikaye hakkında bir an için düşünürseniz.
  • 1:02 - 1:04
    bence dahil olduğumuz bir çok
  • 1:04 - 1:07
    içinden çıkılmaz tartışmaları anımsatıyor.
  • 1:07 - 1:09
    17 deve ile başladıklarında sorunu çözebilecekleri bir yol yoktu.
  • 1:09 - 1:11
    Her nasılsa, bilmemiz gereken şey,
  • 1:11 - 1:14
    bu tarz durumlarda yaşlı bilge kadının yaptığı gibi bir adım geri çekilerek,
  • 1:14 - 1:16
    duruma dışarıdan bir gözle bakmamız gerektiği
  • 1:16 - 1:19
    tıpkı kadının 18'inci deve ile sonuca varması gibi.
  • 1:20 - 1:22
    Dünya'daki çatışmalar için 18. deveyi bulmak
  • 1:22 - 1:25
    benim için hayati bir tutku.
  • 1:25 - 1:28
    Temel olarak insanlığı bir parça bu 3 kardeş gibi görüyorum.
  • 1:28 - 1:30
    Hepimiz bir aileyiz.
  • 1:30 - 1:32
    Bunu bilimsel olarak biliyoruz.
  • 1:32 - 1:34
    iletişim devrimine şükürler olsun.
  • 1:34 - 1:37
    dünyadaki bütün soylar, 15000 soyun hepsi
  • 1:37 - 1:40
    birbirleri ile bağlantılı.
  • 1:40 - 1:42
    bu büyük bir ailenin yeniden bir araya gelmesi.
  • 1:42 - 1:44
    ve hala, bir çok ailenin bir araya gelmesinde olduğu gibi
  • 1:44 - 1:46
    hepsi barış içinde ve net değil
  • 1:46 - 1:48
    Bir sürü çatışma, anlaşmazlık var.
  • 1:48 - 1:50
    ve sorun şu ki,
  • 1:50 - 1:52
    farklılıklarımız ile nasıl başa çıkacağız?
  • 1:52 - 1:54
    En derindeki farklılıklarımız ile,
  • 1:54 - 1:56
    çatışmaya meyilli yapımız
  • 1:56 - 1:58
    ve korkunç yok etme gücüne sahip silahlar üretme kabiliyetine sahip
  • 1:58 - 2:01
    insan zekasıyla nasıl başa çıkacağız?
  • 2:01 - 2:03
    Asıl soru bu.
  • 2:03 - 2:06
    Geçen üç on yılın büyük bir kısmını
  • 2:06 - 2:08
    neredeyse 4 on yılı
  • 2:08 - 2:10
    dünyayı dolaşarak geçirdim.
  • 2:10 - 2:13
    çatışmalara dahil olmaya çalışarak
  • 2:13 - 2:16
    Yugoslavya'dan Orta Doğu'ya
  • 2:16 - 2:18
    Çeçenistan'dan Venezuella kadar
  • 2:18 - 2:21
    dünya üzerindeki en zor çatışmalardan bir kısmı bunlar
  • 2:21 - 2:23
    Kendime hep şu soruyu soruyordum.
  • 2:23 - 2:25
    Sanırım, bazı şekillerde
  • 2:25 - 2:27
    "barış"ın sırıı nedir buldum
  • 2:27 - 2:30
    Aslında bu şaşırtıcı derecede basit.
  • 2:30 - 2:33
    Kolay değil ama basit
  • 2:33 - 2:35
    Hatta yeni bile değil.
  • 2:35 - 2:37
    Bu belki en eski çağlardan kalma kalıtımsal miraslarımızdan biri
  • 2:37 - 2:40
    "Barış"ın sırrı - Biziz!
  • 2:40 - 2:42
    İşin sırrı "Biz"iz
  • 2:42 - 2:44
    herhangi bir çatışma anında
  • 2:44 - 2:46
    yapıcı bir rol oynayabilecek olan
  • 2:46 - 2:48
    çatışmanın etrafını saran topluluk olarak biziz
  • 2:48 - 2:51
    Size kısa bir hikaye anlatayım, bir örnek
  • 2:52 - 2:54
    Bundan 20 yıl kadar önce Güney Afrika'daydım.
  • 2:54 - 2:56
    çatışma içindeki taraflarla çalışıyordum.
  • 2:56 - 2:58
    Fazla bir ay kadar bir vaktim oldu.
  • 2:58 - 3:00
    Ben de bu zamanı
  • 3:00 - 3:02
    San Bushmen'deki bazı topluluklarla beraber geçirdim.
  • 3:02 - 3:05
    Onların çatışmaları nasıl bir yöntemle çözdüklerini merak ediyordum.
  • 3:06 - 3:08
    Çünkü, hepsinden sonra, canlı hatırıyla
  • 3:08 - 3:10
    onlar avcı ve toplayıcı topluluklardı.
  • 3:10 - 3:12
    bizim atalarımız ile çok benzer bir şekilde yaşıyorlardı.
  • 3:12 - 3:15
    neredeyse insanlık tarihinin yüzde 99'unun yaşadığı gibi
  • 3:15 - 3:18
    ve bütün erkekler avlanmak için zehirli oklardan kullanıyorlardı
  • 3:18 - 3:20
    tamamen ölümcül
  • 3:20 - 3:22
    bu durumda farklılıklarıyla nasıl başa çıkıyorlar?
  • 3:22 - 3:24
    açıkcası öğrendiğim şey şu ki,
  • 3:24 - 3:27
    bu topluluklarda ne zaman sinirler gerilse
  • 3:27 - 3:30
    birisi gidip bütün zehirli okları çalıların arasına bir yerlere saklıyor
  • 3:30 - 3:34
    ve ondan sonra herkes çember oluşturarak oturuyor
  • 3:34 - 3:37
    oturuyor ve konuşuyorlar, ve konuşuyorlar, konuşuyorlar
  • 3:37 - 3:39
    bu 2 gün sürebilir, veya 3 gün, 4 gün...
  • 3:39 - 3:41
    ama dinlenmiyorlar
  • 3:41 - 3:43
    ta ki bir çözüm bulana dek,
  • 3:43 - 3:45
    ya da daha iyisi,
  • 3:45 - 3:47
    Ve gerginlik hala çok yüksekse
  • 3:47 - 3:49
    o zaman taraflardan birini bir yakınını ziyarete gönderiyorlar
  • 3:49 - 3:51
    sakinleşmesi için zaman tanıyorlar.
  • 3:51 - 3:53
    Bu sistem
  • 3:53 - 3:56
    bence, ki bizi de büyük ihtimalle bu noktaya canlı tutan,
  • 3:56 - 3:58
    varolan insani eğilimlerimizdir.
  • 3:58 - 4:01
    Ben bu sisteme "üçüncü taraf" diyorum.
  • 4:01 - 4:03
    Çünkü bunun hakkında biraz düşünürseniz,
  • 4:03 - 4:06
    normal olarak çatışma hakkında düşündüğümüzde, çatışmayı tanımladığımızda
  • 4:06 - 4:08
    ortada her zaman iki taraf vardır.
  • 4:08 - 4:10
    Araplarla İsrailliler, işçilere karşılık yönetim
  • 4:10 - 4:13
    karı-koca, Cumhuriyetçiler - Demokratlar
  • 4:13 - 4:15
    ama genellikle göremediğimiz şey
  • 4:15 - 4:17
    her zaman ortada bir "üçüncü taraf"ın daha olduğudur.
  • 4:17 - 4:19
    Ve çatışmanın "üçüncü tarafı" ise "biz"iz.
  • 4:19 - 4:21
    Bu çevrelen toplum,
  • 4:21 - 4:23
    bu arkadaşlar, müttefikler,
  • 4:23 - 4:25
    aile üyeleri, komşular
  • 4:25 - 4:28
    ve inanılmaz derece yapıcı bir rol oynayabiliriz.
  • 4:28 - 4:30
    Muhtemelen üçüncü tarafların
  • 4:30 - 4:33
    yardımcı olabileceği en temel yöntem
  • 4:33 - 4:36
    taraflara gerçekte neyin tehdit altında olduğunu hatırlamaktır.
  • 4:36 - 4:38
    çocuklar için, aile için,
  • 4:38 - 4:41
    toplum için, gelecek için
  • 4:41 - 4:44
    kavga etmeyi bir an için bırakalım ve konuşmaya başlayalım.
  • 4:44 - 4:46
    Çünkü, konu şu ki,
  • 4:46 - 4:48
    bir çatışmanın içine dahil olduğumuz zaman,
  • 4:48 - 4:50
    bakış açımızı kaybetmek kolaydır.
  • 4:50 - 4:52
    Tepki göstermek kolaydır.
  • 4:52 - 4:55
    İnsanoğlu: her birimiz bir tepki makinesiyiz.
  • 4:55 - 4:57
    Bir deyiş vardır,
  • 4:57 - 4:59
    kızgın olduğunda, en iyi konuşmanı yaparsın
  • 4:59 - 5:02
    pişman olacak olsan da
  • 5:02 - 5:05
    ve işte üçüncü taraf bize bunu hatırlatır.
  • 5:05 - 5:07
    Üçüncü taraf bizim balkona çıkmamıza yardım eder.
  • 5:07 - 5:10
    balkon burada bakış açısı yeri için bir metafor olarak kullanılır.
  • 5:10 - 5:13
    balkonda gözünüzü ödül üzerinde tutarsınız.
  • 5:13 - 5:16
    Size kendi yaptığım bir müzakere ile ilgili kısa bir hikayemi anlatayım.
  • 5:16 - 5:19
    Bir kaç yıl önce, yönetici olarak
  • 5:19 - 5:21
    çok zor bazı görüşmelerde yer almıştım
  • 5:21 - 5:23
    Rusyadan bazı liderlerle
  • 5:23 - 5:25
    Çeçenistan'dan bazı liderler katılıyordu.
  • 5:25 - 5:27
    Orada bir savaş sürüyor, biliyorsunuz.
  • 5:27 - 5:29
    Lahey'de buluştuk,
  • 5:29 - 5:31
    Barış Sarayında.
  • 5:31 - 5:34
    bazı odalarda Yugoslav Savaş Suçlarının mahkemesi
  • 5:34 - 5:36
    sürüyordu.
  • 5:36 - 5:38
    Görüşmeler çok sert bir başlangıcı teğet geçmişti,
  • 5:38 - 5:40
    Çeçenistan Başkan Yardımcısı
  • 5:40 - 5:43
    görüşmelere başlarken Rusları işaret ederek
  • 5:43 - 5:45
    "Oturduğunuz koltuklarda oturmaya devam etmelisiniz,
  • 5:45 - 5:47
    çünkü savaş suçlarınızdan dolayı bir gün yargılanacaksınız."
  • 5:47 - 5:49
    sonra devam etti ve bana dönerek dedi ki,
  • 5:49 - 5:51
    "Sen Amerikalısın,
  • 5:51 - 5:54
    siz Amerikalarının Puerto Rico yaptıklarınıza bir bakın"
  • 5:54 - 5:57
    ve benim de zihnim yarışmaya başladı, "Puerto Rico? Puerto Rico hakkında ne biliyorsunuz ki?"
  • 5:57 - 5:59
    Tepki göstermeye başlamıştım,
  • 5:59 - 6:02
    ama sonra balkona çıkmayı hatırlamaya çalıştım.
  • 6:02 - 6:04
    ara verdiği zaman
  • 6:04 - 6:06
    herkes bana dönmüş ve nasıl tepki vereceğime bakıyordu,
  • 6:06 - 6:09
    balkondan yapılan bir bakış açısıyla, kendisine yaptığı hatırlatmadan dolayı teşekkür ettim,
  • 6:09 - 6:12
    ve dedim ki, " Ülkem hakkında yaptığınız eleştiri için minettarım,
  • 6:12 - 6:14
    ve bunu dostluğumuz bir işareti olarak kabul ediyorum
  • 6:14 - 6:17
    ve birbirimizle dobra dobra konuşabileceğimizi kabul ediyorum.
  • 6:17 - 6:20
    ve bizim burada yapmak için bulunduğumuz şey Puerto Rico veya geçmiş hakkında konuşmak değil
  • 6:20 - 6:23
    Burada bulunma sebebimiz Çeçenistan'da akan kanı durdurmak
  • 6:23 - 6:26
    ve çekilen acılara son vermek için bir yol bulup bulamayacağımızı görmek.
  • 6:26 - 6:29
    Görüşmeler tekrar yoluna girdi.
  • 6:29 - 6:31
    İşte üçüncü tarafın rolü budur.
  • 6:31 - 6:33
    iki tarafında balkona çıkmasına yardım etmek.
  • 6:33 - 6:36
    Şimdi bir süre
  • 6:36 - 6:38
    dünyanın en zor çatışması olarak kabul edilen,
  • 6:38 - 6:40
    veya en çözümsüz sorunu-çatışması olan yere
  • 6:40 - 6:42
    Orta Doğu'ya bakalım.
  • 6:42 - 6:45
    Soru şu: "üçüncü taraf" nerede?
  • 6:45 - 6:47
    "balkona" nasıl gidebiliriz?
  • 6:47 - 6:49
    Orta Doğu sorununa çözümüm
  • 6:49 - 6:51
    varmış gibi yapmayacağım.
  • 6:51 - 6:53
    ama bence birinci adımı attık
  • 6:53 - 6:55
    tam anlamıyla birinci adım,
  • 6:55 - 6:58
    üçüncü taraf olarak herhangi birimizin yapabileceği birşey.
  • 6:58 - 7:00
    öncelikle size bir soru sorayım.
  • 7:00 - 7:02
    Kaçınız
  • 7:02 - 7:04
    geçtiğimiz yıllarda
  • 7:04 - 7:07
    kendini Orta Doğu sorunu hakkında kaygı duyarken buldu
  • 7:07 - 7:09
    ve ne yapılabilir diye merak ederken?
  • 7:09 - 7:11
    Kaç kişi?
  • 7:11 - 7:14
    tamam, büyük bir çoğunluğumuz
  • 7:14 - 7:16
    ve aslında burada, bu kadar uzaktayken
  • 7:16 - 7:19
    bu soruna bu kadar önem veriyoruz?
  • 7:19 - 7:21
    nedeni ölümlerin sayısı olabilir mi?
  • 7:21 - 7:23
    Orta Doğu'da ölenlerin yüzlerce kat fazlası
  • 7:23 - 7:25
    Afrika'daki çatışmalarda hayatını kaybetti.
  • 7:25 - 7:27
    Hayır, sebebi hikayeden kaynaklanıyor.
  • 7:27 - 7:29
    çünkü kişisel olarak hepimiz konuya kendimizi
  • 7:29 - 7:31
    dahil hissediyoruz.
  • 7:31 - 7:33
    Hristan, Müslüman veya Yahudiler
  • 7:33 - 7:35
    inananlar veya inanmayalar
  • 7:35 - 7:37
    hepimiz kişisel bir menfaatimiz olduğunu hissediyoruz.
  • 7:37 - 7:40
    Hikayeler önemlidir. Bir antropolog olarak, bunu biliyorum.
  • 7:40 - 7:43
    Hikayeler bilgiyi akktarma yolumuzdur.
  • 7:43 - 7:45
    Hayatımıza anlam verirler.
  • 7:45 - 7:47
    Bu burada TED'de anlatıklarımızdır, hikayeler anlatıyoruz.
  • 7:47 - 7:49
    Hikayeler anahtardır.
  • 7:49 - 7:52
    benim sorum ise
  • 7:52 - 7:54
    evet, deneyelim ve Orta Doğu'daki
  • 7:54 - 7:56
    politikaları çözelim
  • 7:56 - 7:59
    ama bir de hikayeye bir bakalım.
  • 7:59 - 8:01
    Bütün bunların temelini anlamaya çalışalım.
  • 8:01 - 8:03
    Burada üçüncü taraf'ı uygulayabilir miyiz bakalım.
  • 8:03 - 8:06
    Bu ne anlama geliyor? Burada hikaye nedir?
  • 8:06 - 8:08
    Şimdi biz antropologlar olarak, biliyoruz ki,
  • 8:08 - 8:11
    her kültürün bir başlangıç hikayesi vardır.
  • 8:11 - 8:13
    Orta Doğu'nun başlangıç hikayesi nedir?
  • 8:13 - 8:15
    Bir cümlede
  • 8:15 - 8:18
    bundan 4000 yıl önce, bir adam ve ailesi
  • 8:18 - 8:20
    Orta Doğu'ya gelmişler,
  • 8:20 - 8:23
    ve o zamandan beri dünya bir daha aynı olmamış.
  • 8:23 - 8:25
    Bu adam, tabi ki
  • 8:25 - 8:27
    Hz. İbrahim'di.
  • 8:27 - 8:29
    ve onun sürdürmeye çalıştığı birlik olma idi.
  • 8:29 - 8:31
    ailenin birliği
  • 8:31 - 8:33
    O hepimizin babası.
  • 8:33 - 8:35
    Ama bu onun sadece var olma sebebi değil aynı zamanda mesajı idi.
  • 8:35 - 8:38
    Temel mesajı birlik olmaktı.
  • 8:38 - 8:41
    Herbirinin birbirine bağlanmışlığı ve hepsinin birliği
  • 8:41 - 8:44
    ve temel değer saygıydı
  • 8:44 - 8:46
    yabancılara karşı nazik olmaktı.
  • 8:46 - 8:49
    misafirperverliği ile bilinirdi.
  • 8:49 - 8:51
    Bu anlamda
  • 8:51 - 8:53
    o Orta Doğu'nun sembolik bir
  • 8:53 - 8:55
    üçüncü tarafıydı.
  • 8:55 - 8:58
    O hepimizin daha büyük bir bütünün parçası
  • 8:58 - 9:00
    olduğumuzu anlatan kişiydi.
  • 9:00 - 9:02
    Şimdi siz nasıl...?
  • 9:02 - 9:04
    şimdi bir an için düşünün
  • 9:04 - 9:07
    Bugünlerde terörizmin kırbacı ile yüzleşiyoruz.
  • 9:07 - 9:09
    Nedir terörizm?
  • 9:09 - 9:12
    Terörizm temel olarak masum bir yabancıyı almak
  • 9:12 - 9:15
    ve korku yaratmak için öldüreceğiniz kişiye
  • 9:15 - 9:17
    düşman olarak eğitmektir.
  • 9:17 - 9:19
    Terörizmin karşıtı nedir?
  • 9:19 - 9:21
    Masum bir yabancıyı alıp
  • 9:21 - 9:23
    evinize davet edeceğiniz
  • 9:23 - 9:26
    bir arkadaşınız olarak eğiterek
  • 9:26 - 9:28
    anlayış tohumları ekmek ve oluşturmaktır,
  • 9:28 - 9:31
    veya saygı, veya aşk.
  • 9:31 - 9:33
    pekala ya o zaman
  • 9:33 - 9:36
    İbrahim'in hikayesini ele aldığınızda
  • 9:36 - 9:38
    bu üçüncü taraf hikayesini,
  • 9:38 - 9:40
    peki ya olursa
  • 9:40 - 9:43
    İbrahim konukseverliğin tarafını tuttuğu için --
  • 9:43 - 9:46
    peki ya terörizmin antidotu olursa bu?
  • 9:46 - 9:48
    Peki ya bu, dinlerin toleranssızlığına karşı
  • 9:48 - 9:50
    bir aşı olursa?
  • 9:50 - 9:53
    Bu hikayeyi hayata nasıl taşırsınız?
  • 9:53 - 9:55
    Şimdi sadece bir hikaye anlatmak yeterli değil --
  • 9:55 - 9:57
    bu güçlü --
  • 9:57 - 9:59
    ama insanlar hikayeyi tecrübe etmeli.
  • 9:59 - 10:02
    Hikayeyi yaşayabilmeliler. Bunu nasıl yapacaklar?
  • 10:02 - 10:05
    Bunu nasıl yapacağınıza dair düşüncem bu.
  • 10:05 - 10:07
    ve işte bu birinci adım olarak ortaya çıkıyor.
  • 10:07 - 10:09
    Çünkü bunu yapmanın en basit yolu
  • 10:09 - 10:12
    yürüyüşe çıkmak.
  • 10:12 - 10:15
    İbrahimin ayak izlerini takip eden bir yürüyüşe çıkacaksınız.
  • 10:15 - 10:18
    İbrahim izlerini tekrar bulacaksınız.
  • 10:18 - 10:21
    Çünkü yürümek gerçek bir güce sahiptir.
  • 10:21 - 10:24
    Bilirsiniz, bir antropolog olarak, yürümek bizi insan yapan şeydir.
  • 10:24 - 10:26
    Eğlenceli, yürüdüğünüz zaman,
  • 10:26 - 10:28
    aynı ortak yönde
  • 10:28 - 10:31
    yan yana yürürsünüz.
  • 10:31 - 10:33
    Şimdi eğer sizinle yüzyüze gelseydim
  • 10:33 - 10:36
    ve bu kadar yakın olsaydım size
  • 10:36 - 10:39
    tehdit ediliyor hissederdiniz.
  • 10:39 - 10:41
    ama omuz omuza yürüsem
  • 10:41 - 10:43
    hatta omuzuna dokunarak yürüsem
  • 10:43 - 10:45
    sorun yok
  • 10:45 - 10:47
    Yürürken kim kavga eder?
  • 10:47 - 10:50
    Bu yüzden tartışmalar sırasında, işler zorlaştığında,
  • 10:50 - 10:52
    insanlar orman içinde yürüyüşe çıkarlar.
  • 10:52 - 10:54
    Dolayısıyla aklıma bir fikir geldi
  • 10:54 - 10:56
    bir rota, bir yol
  • 10:56 - 10:58
    temin etmek için --
  • 10:58 - 11:01
    ipek yolunu düşünün, Appalachian Parkurunu
  • 11:01 - 11:03
    İbrahim ayak izlerinden
  • 11:03 - 11:05
    takip edilen.
  • 11:05 - 11:07
    İnsanlar "Delice bu, yapamazsın" dedi.
  • 11:07 - 11:10
    İbrahim izlerini takip edemezsin. Çok güvensiz.
  • 11:10 - 11:12
    Bütün sınırları geçmek zorundasın.
  • 11:12 - 11:14
    Orta Doğu'da 10 farklı ülkeden geçer,
  • 11:14 - 11:16
    hepsini birleştirir.
  • 11:16 - 11:18
    Ve biz de Harvard da bu fikir üzerine çalıştık.
  • 11:18 - 11:20
    gerekli özeni gösterdik.
  • 11:20 - 11:22
    ve sonra bundan birkaç yıl önce, bir grubumuz,
  • 11:22 - 11:24
    10 farklı ülkeden 25'imiz,
  • 11:24 - 11:26
    İbrahimin ayak izlerini takip edip edemeyeceğimizi görmeye karar verdik,
  • 11:26 - 11:29
    doğduğu şehir olan Türkiye'nin güneyindeki Urfa'dan
  • 11:29 - 11:32
    Kuzey Mezopotamya'dan başlayarak
  • 11:32 - 11:35
    sonra bir otobüsle ve bazen yürüyerek
  • 11:35 - 11:37
    Harran'a gittik,
  • 11:37 - 11:40
    İncil'e göre yolculuğuna başladığı yere.
  • 11:40 - 11:42
    Sonra Suriye sınırını geçtik ve
  • 11:42 - 11:44
    İbrahim'den sonra adını alan yere Harran'a vardık.
  • 11:44 - 11:46
    Şam'a gittik.
  • 11:46 - 11:48
    İbrahim ile ilgili uzun bir tarihe sahip olan şehre
  • 11:48 - 11:51
    Sonra Ürdün'ün Kuzeyine geldik,
  • 11:51 - 11:53
    Kudüs'e,
  • 11:53 - 11:56
    İbrahim ile ilgili herşey olan, Beytüllahim'e (Bethlehem)
  • 11:56 - 11:58
    ve sonunda yakıldığı yere
  • 11:58 - 12:00
    El Halil (Hebron).
  • 12:00 - 12:02
    Etkili bir şekilde, rahimden mezara kadar gittik.
  • 12:02 - 12:05
    Yapılabileceğini gösterdik. İnanılmaz bir yolculuktu.
  • 12:05 - 12:07
    Size bir soru sorayım.
  • 12:07 - 12:09
    Kaçınız yabancı bir çevrede yaşamayı
  • 12:09 - 12:11
    tecrübe etti,
  • 12:11 - 12:13
    veya yabancı bir ülkede
  • 12:13 - 12:16
    ve tamamen yabancı, gerçekten yabancı biri
  • 12:16 - 12:19
    size gelip nazik bir davranışta bulundu,
  • 12:19 - 12:21
    belki sizi evine davet etti, içecek sundu,
  • 12:21 - 12:23
    kahve ikram etti, yemek verdi?
  • 12:23 - 12:25
    İçinizden kaç kişi böyle bir tecrübe yaşadı?
  • 12:25 - 12:27
    İbrahim'in yolundaki
  • 12:27 - 12:29
    cevher işte bu.
  • 12:29 - 12:31
    Orta Doğu'daki köylere gittiğinizde keşfedeğiniz şeyler bunlar
  • 12:31 - 12:33
    misafirperverlik bulmayı umacağınız yerlerde bulacaksınız
  • 12:33 - 12:35
    ve en mükemmel misafirperverliği bulacaksınız.
  • 12:35 - 12:37
    hepsi İbrahim ile ilgili
  • 12:37 - 12:39
    "Baba İbrahim'in aşkına
  • 12:39 - 12:41
    bana yiyecek bir şeyler verir misiniz"
  • 12:41 - 12:43
    Bizim keşfettiğimiz şey
  • 12:43 - 12:46
    bu insanlar için İbrahim sadece kitaplardaki bir figür değil,
  • 12:46 - 12:49
    o yaşıyor, o yaşayan bir varlık.
  • 12:49 - 12:51
    ve uzun bir hikayeyi kısaltmak için,
  • 12:51 - 12:53
    birkaç yıl önce,
  • 12:53 - 12:55
    binlerce insan
  • 12:55 - 12:57
    İbrahim'in yolundan bölümler yürümeye başladı
  • 12:57 - 12:59
    orta doğu da
  • 12:59 - 13:02
    insanların misafirperverliğinden keyif alarak.
  • 13:02 - 13:04
    Yürümeye başladılar
  • 13:04 - 13:06
    İsrail'de, Filistin'de,
  • 13:06 - 13:08
    Ürdün'de, Türkiye'de, Suriye'de.
  • 13:08 - 13:10
    İnanılmaz bir tecrübeydi.
  • 13:10 - 13:12
    Erkekler, kadınlar, gençler, yaşlılar --
  • 13:12 - 13:15
    erkeklerden çok kadınlar, aslında, ilginç bir şekilde.
  • 13:15 - 13:17
    yürüyemeyenler için,
  • 13:17 - 13:19
    o anda orada olamayanlar için,
  • 13:19 - 13:21
    insanlar yürüyüşler organize etmeye başladılar.
  • 13:21 - 13:23
    şehirlerde, kendi topluluklarında.
  • 13:23 - 13:25
    Cincinnati'de örneğin, organize edilen yürüyüşte
  • 13:25 - 13:27
    kiliseden bir camiye ve sinagog'a
  • 13:27 - 13:29
    ve hepsinin elinde İbrani yemekleri
  • 13:29 - 13:31
    İbrahim yolu günüydü.
  • 13:31 - 13:33
    Brazilya'da Sao Paulo'da, bu yıllık bir etkinlik haline geldi
  • 13:33 - 13:35
    binlerce insanın sanal bir ibrahim yolu
  • 13:35 - 13:37
    koştuğu bir etkinlik,
  • 13:37 - 13:39
    farklı toplulukların bir araya getiren bir etkinlik.
  • 13:39 - 13:42
    Medya buna bayıldı, gerçekten çok sevdi.
  • 13:42 - 13:44
    Buna bolca dikkat kesildiler
  • 13:44 - 13:46
    çünkü bu görsel bir şey
  • 13:46 - 13:48
    ve yabancılara karşı nazik
  • 13:48 - 13:50
    İbrani konukseverliğini
  • 13:50 - 13:52
    fikrini yayıyor
  • 13:52 - 13:54
    Ve bundan birkaç hafta önce,
  • 13:54 - 13:56
    Ulusal Radyoda haber vardı bununla ilgili
  • 13:56 - 13:58
    Geçen ay,
  • 13:58 - 14:00
    Guardian'da bir parça yer aldı.
  • 14:00 - 14:03
    Manchester Guardian'da buna
  • 14:03 - 14:06
    iki tam sayfa ayrılmıştı.
  • 14:06 - 14:09
    Ve orada yerel halktan birinin bir sözü yer aldı
  • 14:09 - 14:12
    şöyle diyordu " Bu yürüyüş bizi dünyaya bağlıyor"
  • 14:12 - 14:15
    Hayatlarına inen bir ışık olduğunu söylüyordu.
  • 14:15 - 14:17
    Bize umut getirdi.
  • 14:17 - 14:19
    ve sonuç olarak bu demek
  • 14:19 - 14:22
    bu psikoloji hakkında değil
  • 14:22 - 14:24
    bu ekonomi hakkında
  • 14:24 - 14:26
    çünkü insanlar yürürken para harcarlar.
  • 14:26 - 14:29
    Ve tam buradaki kadın, Um Ahmad,
  • 14:29 - 14:32
    Kuzey Ürdün'den bu yol üzerinde yaşayan kadın.
  • 14:32 - 14:34
    İnanılmaz derecede fakir.
  • 14:34 - 14:37
    Kısmen kör bir kadın ve kocası çalışamıyor.
  • 14:37 - 14:40
    7 çocuğu var
  • 14:40 - 14:42
    ama yapabildiği tek şey yemek pişirmek
  • 14:42 - 14:45
    ve böylece köyüne gelen yürüyüşçü bir grup için yemek yapmaya başlıyor
  • 14:45 - 14:48
    ve evinde yemek veriyor.
  • 14:48 - 14:50
    Yere oturuyorlar
  • 14:50 - 14:52
    Bir masa örtüsü bile yok.
  • 14:52 - 14:54
    kırsal çevrede yetişen taze bitkilerden
  • 14:54 - 14:57
    en leziz yemekleri yapıyor
  • 14:57 - 14:59
    ve sonra daha fazla yürüyüşçü gelmeye başlıyor.
  • 14:59 - 15:01
    ve sonunda kadın ailesini geçindirecek belli
  • 15:01 - 15:03
    bir gelir elde etmeye başlıyor.
  • 15:03 - 15:06
    Ve sonra oradaki bizim takımımıza şöyle bir şöylemişti.
  • 15:06 - 15:09
    "Beni bir zaman bana bakmaktan
  • 15:09 - 15:11
    utanç duyan insanların olduğu bir köyde
  • 15:11 - 15:13
    görünür biri yaptınız"
  • 15:13 - 15:16
    İbrahim'in Yolunun potansiyeli budur işte.
  • 15:16 - 15:18
    Orta Doğu'da, bu yol boyunca, tam olarak bu şekilde
  • 15:18 - 15:21
    yüzlerce topluluk var.
  • 15:22 - 15:25
    Bu potansiyel temel olarak oyunu değiştirmek için.
  • 15:25 - 15:27
    ve oyunu değiştirmek için, bu sahneyi değiştirmeniz gerekiyor.
  • 15:27 - 15:29
    bizim gördüğümüz şekilde --
  • 15:29 - 15:31
    sahneyi değiştirmek için
  • 15:31 - 15:34
    düşmanlıktan konukseverliğe,
  • 15:34 - 15:37
    terörizmden turizme.
  • 15:37 - 15:39
    ve bu anlamda İbrahim'in Yolu'
  • 15:39 - 15:41
    bir oyun-değiştirici.
  • 15:41 - 15:43
    Size sadece bir şey göstereyim.
  • 15:43 - 15:45
    Burada bir meşe palamudu var yanımda
  • 15:45 - 15:47
    sene başında bunu yürüyüşümüz sırasında
  • 15:47 - 15:49
    almıştım yanıma
  • 15:49 - 15:51
    Şimdi meşe palamudu meşe ağacıyla ilgili, tabi ki
  • 15:51 - 15:53
    İbrahim ile ilişkilendirdiğimiz
  • 15:53 - 15:55
    meşe ağacında yetişiyor.
  • 15:55 - 15:57
    Şimdi bu yol, bu meşe palamudu gibi,
  • 15:57 - 15:59
    sürecin daha başında.
  • 15:59 - 16:01
    Meşe ağacı nasıl bir şey olacak peki?
  • 16:01 - 16:03
    Açıkcası bence çocukluğumun güzel bir dönemini yaşadığım,
  • 16:03 - 16:05
    burada Chicago'da doğduktan sonra
  • 16:05 - 16:07
    Avrupa'da geçirdiğim zamana döndüğümde.
  • 16:07 - 16:09
    Sözgelimi 1945 yılında Londra'da
  • 16:09 - 16:11
    harabeler içinde olsaydınız
  • 16:11 - 16:14
    veya Berlin'De
  • 16:14 - 16:16
    ve siz şöyle bir şey söyleseydiniz,
  • 16:16 - 16:18
    "Bundan 60 yıl sonra,
  • 16:18 - 16:20
    burası dünya üzerindeki en barışcıl ve refah içindeki yer olacak"
  • 16:20 - 16:22
    insanlar sizin aklınızı
  • 16:22 - 16:24
    kaçırmış olduğunuzu düşünürlerdi.
  • 16:24 - 16:28
    Ama ortak kimlikleri--Avrupa--
  • 16:28 - 16:30
    ve ortak ekonomileri sayesinde onlar bunu başardılar
  • 16:30 - 16:33
    Benim sormak isteğim şey, eğer bu Avrupa'da yapılabildiyse,
  • 16:33 - 16:35
    neden Orta Doğu'da olmasın?
  • 16:35 - 16:37
    Neden olmasın, ortak kimliğe şükür --
  • 16:37 - 16:39
    ki bu İbrahim'in hikayesi ile
  • 16:39 - 16:41
    ve ortak ekonomi sayesinde
  • 16:41 - 16:44
    neden bu turizmin temel aldığı iyi bir parçası olmasın?
  • 16:45 - 16:47
    O zaman şunu söyleyerek sonuca geleyim.
  • 16:47 - 16:50
    35 yıldır
  • 16:50 - 16:52
    çalıştığım
  • 16:52 - 16:54
    yeryüzünün en tehlikeli, zor ve çetin
  • 16:54 - 16:56
    çatışmalarında
  • 16:56 - 16:59
    şu ana kadar bir çatışmayı
  • 16:59 - 17:02
    değiştirilemez olarak gördüm.
  • 17:02 - 17:04
    kolay değil tabi ki,
  • 17:04 - 17:06
    ama mümkün
  • 17:06 - 17:08
    Bu Güney Afrika'da yapıldı.
  • 17:08 - 17:10
    Bu Kuzey İrlanda'da yapıldı.
  • 17:10 - 17:12
    Bu her yerde yapılabilir
  • 17:12 - 17:14
    Bu sadece bize bağlı.
  • 17:14 - 17:17
    Bu üçüncü taraf olmayı seçmemize bağlı.
  • 17:17 - 17:19
    Sizi çok küçük bir adım olarak bile olsa
  • 17:19 - 17:21
    üçüncü taraf olmaya
  • 17:21 - 17:23
    davet ediyorum.
  • 17:23 - 17:25
    Birazdan bir ara vermek üzereyiz.
  • 17:25 - 17:27
    Sadece farklı bir kültürden
  • 17:27 - 17:30
    farklı bir ülkeden,
  • 17:30 - 17:32
    farklı bir etnik kökenden, farklı biriyle,
  • 17:32 - 17:35
    konuşun, onu dinleyin.
  • 17:35 - 17:37
    Bu üçüncü taraf şeklinde bir davranış.
  • 17:37 - 17:39
    Bu İbrahim'in Yolunda yürümek.
  • 17:39 - 17:41
    bir TED Konuşmasından sonra,
  • 17:41 - 17:43
    neden bir TED Yürüyüşü olmasın?
  • 17:43 - 17:45
    O zaman sizi
  • 17:45 - 17:47
    üç şey ile bırakayım.
  • 17:47 - 17:50
    Birincisi, barışın sırrı
  • 17:50 - 17:53
    üçüncü taraf olmaktır.
  • 17:53 - 17:55
    Üçüncü taraf biziz,
  • 17:55 - 17:57
    her birimiz,
  • 17:57 - 17:59
    küçük bir adımla,
  • 17:59 - 18:02
    dünyayı alabilir, dünyayı getirebilir,
  • 18:02 - 18:05
    barışa bir adım daha yakın.
  • 18:05 - 18:07
    Afrika'ya ait bir söz var,
  • 18:07 - 18:09
    "örümcek ağları bir araya geldiğinde,
  • 18:09 - 18:12
    bir aslanı bile tutabilir."
  • 18:12 - 18:14
    Eğer birlik olmayı başarırsak,
  • 18:14 - 18:16
    barışın üçüncü taraf ağı olarak
  • 18:16 - 18:19
    savaşın aslanını durdurabiliriz.
  • 18:19 - 18:21
    Çok teşekkür ederim.
  • 18:21 - 18:23
    (alkış)
Title:
William Ury: "hayır"dan "evet"e yolculuk
Speaker:
William Ury
Description:

William Ury, "Getting to Yes" kitabının yazarı, en zor durumlarda bile bir anlaşma yolu yaratmak için yalın, basit (ama kolay olmayan) bir yol öneriyor - aile içi anlaşmazlıklardan, belki Orta Doğu Sorununa kadar.

more » « less
Video Language:
English
Team:
TED
Project:
TEDTalks
Duration:
18:24
Retired user added a translation

Turkish subtitles

Revisions