YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← David Griffin fotoğrafçılığın bizi nasıl birleştirdiği üzerine

National Geographic fotoğraf müdürü David Griffin fotoğrafçılığın bizi dünyamıza bağlama gücünü anlatıyor. Harika görüntülerle dolu bu konuşmada, hepimizin hikayelerimizi anlatmak için fotoğrafları nasıl kullandığımızdan bahsediyor.

Get Embed Code
33 Languages

Subtitles translated from English Showing Revision 1 created 06/18/2010 by Burge Abiral.

  1. Bir kaç harika fotoğrafa bakarak başlayalım.

  2. Bu National Geographic'in bir simgesi,
  3. Stave McCurry tarafından fotoğraflanmış bir Afgan mülteci.
  4. Ama Harvard Lampoon bir National Geographic
  5. parodisi ile yayınlanmak üzere,
  6. ve bu fotoğrafa ne yapacaklarını düşünmek bile tüylerimi ürpertiyor.
  7. Photoshop'un gazabı.
  8. Bu Bruce Dale tarafından fotoğraflanmış San Francisco'da iniş yapan bir jet.

  9. Kuyruğuna bir fotoğraf makinesi monte etmiş.
  10. Sam Abell'den bir Tolstoy hikayesi için şiirsel bir imge.
  11. Randy Olson'dan Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Pigme'ler.
  12. Bu fotoğrafı seviyorum çünkü bana..
  13. Degas'ın 14 Yaşındaki Küçük Dansçı adlı bronz heykelini hatırlatıyor.
  14. Paul Nicklin'den Kuzey Kutbu'nda yüzen bir kutup ayısı.
  15. Kutup ayılarının hareket edebilmeleri için buza ihtiyaçları var,
  16. pek de iyi yüzücü değiller.
  17. Ve buzullara neler olduğunu hepimiz biliyoruz.
  18. Bunlar Afrika'daki Rift Vadi'sini geçen develer,
  19. Chris Johns tarafından fotoğraflanmış.
  20. Doğruca aşağı doğru çekilmiş, yani bunlar develerin gölgesi.
  21. Bu Texas'ta bir çiftlik sahibi,
  22. harika bir portreci olan William Albert Allard'dan.
  23. Ve Jane Goodall, kendi özel bağlantısını kurarken,
  24. Nick Nichols tarafından fotoğraflanmış.
  25. Burası İspanya'da bir köpük diskosu, David Alan Harvey tarafından fotoğraflanmış.
  26. Ve David'in dediğine göre o dans pistinde
  27. bir çok garip şey oluyormuş.
  28. Ama, en azından hijyenik.
  29. (Gülüşmeler)
  30. Bunlar Avusturalya'daki deniz aslanları, kendi danslarını ediyorlar,
  31. David Doubilet'den.
  32. Ve bu da Dr. Euan Mason tarafından yakalanan bir kuyruklu yıldız.
  33. Ve son olarak, Titanic'in pruvası, film yıldızları olmadan,
  34. Emory Kristof tarafından fotoğraflandı.
  35. Fotoğrafçılık, günümüzün doymuş medya dünyasının
  36. acımasız girdapları altında direnen bir güç taşır,
  37. çünkü fotoğraflar,
  38. aklımızın belirli bir anı dondurmasına benzer.
  39. İşte bir örnek.

  40. Dört yıl önce oğlumla sahildeydim,
  41. ve o Delaware plajlarının sakin köpüklü dalgalarında
  42. yüzmeyi öğreniyordu.
  43. Ama bir an için başka tarafa döndüm ve o bir akıntıya kapılıp
  44. iskeleye doğru sürüklenmeye başladı.
  45. Şu an burada dururken bile hala görebiliyorum,
  46. suyun içine onun arkasından fırladığım sırada
  47. zaman yavaşlamaya ve bu sahne de donmaya başladı.
  48. Oradaki kayaları görebiliyordum.
  49. Bir dalga oğlumun üzerine çarpmak üzereydi.
  50. Uzanan kollarını görebiliyordum,
  51. ve yüzündeki korkuyu görebiliyordum,
  52. bana bakıyor ve "Baba, yardım et" diyordu.
  53. Onu yakaladım ve dalga üzerimize vurdu.
  54. Sağ salim kıyıya döndük.
  55. Biraz titriyorduk.
  56. Bu "flashbulb memory" olarak isimlendirilir,
  57. yani bütün elementlerin biraraya gelerek sadece olayı değil,
  58. benim olaya olan duygusal bağlantımın da tanımlandığı andır.
  59. Ve bu bir fotoğrafın
  60. izleyiciyle bağlantı oluşturduğu zaman sağladığı duygudur.
  61. Şimdi size söylemem lazım,

  62. geçen hafta bu konu hakkında Kyle ile konuşuyordum,
  63. ona hikayesini anlattığımdan bahsediyordum.
  64. O da bana, "Evet ben de o anı hatırlıyorum!" dedi.
  65. "Senin bana
  66. sahilden bağıran görüntünü hatırlıyorum."
  67. (Gülüşmeler)
  68. Ben de kendimi kahraman sanıyordum.
  69. (Gülüşmeler)
  70. Yani...

  71. Bu tablo -- ustalıklarının en üst seviyesinde olan
  72. dünyanın en önemli foto muhabirleri tarafından çekilmiş
  73. çarpıcı görüntülerin bir örneği.
  74. Bir tanesi dışında.
  75. Bu fotoğraf geçen sene Yeni Zelanda'da
  76. Dr. Euan Mason tarafından çekildi
  77. ve National Geographic'te yayınlandı.
  78. Geçen sene web sitemize "Sizin Fotoğrafınız" adlı,
  79. herkesin yayınlamak üzere fotoğraf gönderebileceği bir bölüm ekledik.
  80. Ve bu bölüm, hevesli fotoğraf camiasının ilgisini çekerek
  81. çok büyük bir üne kavuştu.
  82. Bu amatör fotoğrafların kalitesi
  83. bazen şaşırtıcı olabiliyor.
  84. Ve bunu görmek hepimizin içinde
  85. en az bir iki güzel fotoğraf olduğu
  86. fikrini güçlendiriyor.
  87. Fakat çok iyi bir foto muhabiri olmak için

  88. içinde bir iki taneden daha fazla
  89. fotoğraf barındırmalısın.
  90. Sürekli bu fotoğrafları yaratabilmelisin.
  91. Ama bundan önemlisi
  92. görsel bir anlatıyı nasıl yaratabileceğini bilmen gerekiyor.
  93. Bir hikaye nasıl söylenir bilmen gerekiyor.
  94. Ben de sizinle fotoğrafçılığın hikaye anlatma gücünü
  95. gösterdiğine inandığım bazı haber yorumları paylaşacağım.
  96. Fotoğrafçı Nick Nichols Çad'da Zakouma adlı çok küçük

  97. ve pek bilinmeyen bir yaban hayatı koruma alanını
  98. belgelemeye gitti.
  99. Asıl amacı oraya seyahat edip
  100. egzotik bir bölgeden çeşitli türlerin
  101. klasik bir hikayesini paylaşmaktı.
  102. Ve Nick bunu bir ölçüde yaptı.
  103. Bu bir yabani kedi.
  104. Aslında kamera tuzağı olarak adlandırdığımız bir şekilde
  105. kendi fotoğrafını çekiyor.
  106. Bölgeyi çaprazlama kesen kızılötesi bir ışın var
  107. ve o ışının alanına girdiği zaman fotoğrafı çekilmiş oluyor.
  108. Bunlar bir su birintikisinin yanındaki babunlar.
  109. Nick, yani otomatik kamera,
  110. böyle binlerce fotoğraf çekti.
  111. Ve şu an Nick'in elinde babunların arkalarını gösteren
  112. bir sürü fotoğraf var.
  113. (Gülüşmeler)
  114. Gece geç saatte atıştıran bir aslan --
  115. fark ettiyseniz dişlerinden biri kırık.
  116. Ve burada bir timsah, sığınağına doğru nehir kenarına yanaşıyor.
  117. Kuyruğunun arkasından akan su damlalarını
  118. çok beğeniyorum.
  119. Fakat Zakouma'daki en etkileyici tür filler.

  120. Afrika'nın bu bölgesindeki zarar görmemiş en büyük sürülerden biri.
  121. Bu ay ışığında çekilmiş bir fotoğraf,
  122. bu tabi dijital fotoğrafçılığın yarattığı fark sayesinde oluyor.
  123. Bu hikaye filler etrafında dönüyor.
  124. Araştırmacı Dr. Michael Fay ve Nick
  125. sürünün dişi reisine tasma taktılar.
  126. İsmini Annie koyup
  127. onun hareketlerini izlemeye başladılar.
  128. Kendini işine adamış koruyucular sayesinde
  129. sürü parkın sınırları içinde güvendeydi.
  130. Ancak yıllık yağmurlar başlayınca sürü
  131. parkın dışındaki yerlerden otlanmak için göç etmeye başlıyordu.
  132. Böylece başlarını derde sokuyorlardı.

  133. Parkın güvenli alanın dışında onları değerli dişleri için
  134. yakalamayı bekleyen kaçak avcılar bulunuyordu.
  135. Vericiyle takip ettikleri dişi fil
  136. parkın içinde ve dışında haftalarca ileri geri dolaştıktan sonra
  137. parkın dışında bir yerde duruverdi.
  138. Sürüden 20 diğer hayvanla birlikte Annie öldürülmüştü.
  139. Ve sadece dişi için.
  140. Bu parkın korumalarından biri.
  141. Korumalar, kaçak avcıların birini yakalayıp fildişini geri aldılar.
  142. Hala değerli olduğu için
  143. orada öylece bırakamazlardı.
  144. Fakat Nick'in yaptığı, "Dünya muhteşem değil mi?" gibi
  145. basit ve eski moda hikaye biçimlerinin ötesine giden
  146. bir hikayeyi paylaşmak oldu.
  147. Ve seyirciyi derinden etkileyen bir hikaye yarattı.
  148. Sadece bu park hakkında bilgi vermek yerine
  149. filler ve korumalar ile
  150. insan ve vahşi hayat çevresindeki bir çok sorun hakkında
  151. anlayış ve empati oluşturdu.
  152. Şimdi Hindistan'a gidelim.

  153. Bazen genel bir hikaye bir odak noktası üzerinden anlatılabilir.
  154. Burada Richard Wurman'ın Yeni Dünya Nüfusu Projesi'nden
  155. bahsettiği sayıya bakıyoruz.
  156. Tarihte ilk defa
  157. daha fazla insan kırsal kesimlerden çok kentlerde yaşıyor.
  158. Ve büyümenin çoğu şehirlerin içinde değil
  159. çevrelerindeki gecekondu semtlerinde oluyor.
  160. Çok hareketli bir fotoğrafçı olan Jonas Bendiksen
  161. bana gelip şöyle dedi,
  162. "Bu durumu belgelememiz lazım ve teklifim şu:
  163. Dünyada her yere gidip her gecekondu mahallesinin fotoğrafını çekelim."
  164. Ben de dedim ki, "Biliyorsun ki bu bütçemiz için biraz iddialı olabilir."
  165. Biz de onun yerine,
  166. bizim araştırma hikayesi olarak adlandırdığımız şekilde
  167. gidip herşeye kısaca göz atmak yerine,
  168. Jonas'ı Hindistan'da
  169. Bombey'in bir parçası olan
  170. Dharavi'ye gönderdik,
  171. ve onun orada kalıp şehrin bu önemli bölümünün
  172. kalbine ve ruhuna giriş yapmasını sağladık.
  173. Jonas'ın yaptığı oraya gidip böyle yerlerde olan kötü koşullara
  174. yüzeysel bir şekilde bakmak değildi.
  175. Jonas bu koşulların bütün kentsel yaşamın işlevini nasıl yerine getirdiğinin
  176. yaşayan ve nefes alan önemli bir parçası olduğunu gördü.
  177. Tek bir yere iyice odaklanarak
  178. Jonas buradaki topluluğun temelini oluşturan
  179. dayanıklı insan ruhunun içine girdi.
  180. Ve bunu çok güzel bir şekilde gerçekleştirdi.
  181. Fakat bazen, bir hikayeyi anlatmanın tek yolu kapsamlı bir fotoğraftan geçiyor.

  182. Dünyanın balık avlama bölgelerinin kaybolmasını belgelemek için
  183. sualtı fotoğrafçıcı Brian Skerry
  184. ve foto muhabiri Randy Olson ile birleştik.
  185. Bu konu hakkında çalışan sadece biz değiliz,
  186. ama Brian ve Randy'nın yarattığı fotoğraflar
  187. aşırı avcılığın insan ve doğaya verdiği tahribatı yakalayan
  188. en iyi fotoğraflar arasında.
  189. Burada Brian'ın çektiği bir fotoğrafta
  190. çarmıha gerilmiş gibi duran bir köpekbalığı
  191. Baja açıklarında bir ağa yakalanmış.
  192. Belirli balık türleri avlanırken
  193. yanlışlıkla yakalanan hayvanları betimleyen
  194. sıradan bir sürü fotoğraf gördüm.
  195. Ama burada Brian kendisini teknenin altına yerleştirerek
  196. yanlışlıkla avlanan hayvanların denize geri atıldığı anın
  197. eşsiz bir görüntüsünü yakaladı.
  198. Ve Brian daha da büyük bir risk alarak
  199. daha önce hiç yapılmamış bir şekilde
  200. okyanusun zeminini parçalayan bir trolün fotoğrafını çekti.
  201. Karaya geri dönersek, Randy Olson Afrika'da

  202. fileto yapılmış balık artıklarının yerli halka satılıp,
  203. filetoların Avrupa'ya gönderildiği
  204. bir balık pazarını fotoğrafladı.
  205. Ve burada Çin'de, Randy bir deniz anası pazarını çekti.
  206. Başlıca besin kaynakları azaldıkça
  207. hasat, okyanusların daha da derinlerine iniyor
  208. ve daha fazla protein kaynağı getiriyor.
  209. Bunun adı beslenme zincirinde balık avlamak.
  210. Fakat umut ışığı da var

  211. ve inanıyorum ki
  212. ne zaman bu konularda çok önemli bir haber yapsak
  213. sadece problemlere bakmak istemiyoruz.
  214. Aynı zamanda çözümleri görmek istiyoruz.
  215. Brian Yeni Zelanda'da ticari balıkçılığın yasaklandığı
  216. bir deniz koruma alanını fotoğrafladı.
  217. Sonuç olarak burada fazla avlanan balık türleri canlandırıldı
  218. ve onlarla beraber sürdürülebilir balık alanları da.
  219. Fotoğrafçılık aynı zamanda bizi üzücü ve tartışmalı olabilecek

  220. konularla yüzleşmeye zorlayabilir.
  221. Geçen sene TED'de onurlandırılan James Nachtwey
  222. Irak'tan dönen yaralı Amerikalıların tedavisinde kullanılan
  223. tıbbi sistemin detaylarını ortaya çıkarttı.
  224. Yaralı bir askerin bir ucundan girip
  225. diğer ucundan çıktığı bir boru gibi.
  226. Jim işe savaş alanında başladı.
  227. Burada bir tıbbi teknisyen sahadaki hastaneye giden helikopterde
  228. yaralı bir askerle ilgileniyor.
  229. Burada askerler hastanede.
  230. Sağdaki asker ona evini hatırlatsın diye
  231. kızının ismini göğsüne dövme olarak yazdırmış.
  232. Buradan daha ağır hastalar Almanya'ya nakliye ediliyor,
  233. ve ilk defa Almanya'da
  234. aileleriyle buluşuyor.
  235. Daha sonra buradaki Walter Reed gibi gazi hastanelerinde iyileşmek için
  236. Amerika Birleşik Devletleri'ne dönüyorlar.
  237. Ve son olarak ileri teknoloji protezleriyle
  238. tıp merkezinden çıkıp
  239. savaş öncesi yaşamlarını geri kazanmaya çalışıyorlar.
  240. Jim basit olabilecek bir tıbbi bilim hikayesini alıp
  241. ona okuyucularımızı derinden etkileyen insani bir boyut kattı.
  242. İşte bu hikayeler fotoğrafçılığın günümüzdeki en önemli konularına

  243. dikkati çekmek için nasıl kullanılabileceğini gösteren
  244. muhteşem örnekler.
  245. Fakat bazen fotoğrafçılar
  246. herşeyden önce
  247. komik şeylerle de karşılaşıyorlar.
  248. Fotoğrafçı Paul Nicklin leopar foklarıyla ilgili bir hikaye çekmek için
  249. Antarktika'ya seyahat etti.
  250. Foklar okyanustaki en tehlikeli yırtıcı hayvanlardan biri olarak algılandıkları için
  251. çok az fotoğraflandırıldılar.
  252. Aslında bir sene önce bir araştırmacı
  253. foklardan biri tarafından yakalanıp aşağı çekilip öldürülmüştü.
  254. Yani tahmin edersiniz ki Paul
  255. suya girme konusunda belki biraz tereddütteydi.
  256. Leopar foklarının en çok yaptığı şey penguenleri yemek.
  257. "Penguenlerin Yürüyüşü"nü biliyorsanız
  258. bu daha çok penguenlerin yenmesi.
  259. (Gülüşmeler)
  260. Burada bir penguen kıyıya gidip
  261. kıyının güvenli olup olmadığına bakıyor.
  262. Ve sonra hepsi koşup atlıyor.
  263. Fakat daha sonra Paul suya giriyor.

  264. Ve bundan hiç korkmadığını söyledi.
  265. Bu dişi fok onun yanına geliyor.
  266. Muhtemelen, bu fotoğrafta gözükmemesi çok yazık ama
  267. 3.5 metre uzunluğunda.
  268. Yani kayda değer bir büyüklükte.
  269. Ve Paul hiç korkmadığını söyledi
  270. çünkü fok tehdit edilmiş olmaktan çok Paul'u merak ediyormuş.
  271. Sağdaki gibi ağzını açması
  272. aslında onun "Hey ne kadar büyük olduğuma bak!" deme şekli.
  273. Ya da "Ne kadar büyük dişlerin var!"
  274. (Gülüşmeler)
  275. Sonra Paul fokun ona acımış olabileceğini düşünüyor.
  276. Foka göre denizde
  277. penguenleri yakalamakla ilgilenmeyen
  278. büyük ve şapsal bir yaratık var.
  279. Fok da bu nedenle ona canlı olarak yakaladığı penguenleri getirip
  280. önüne koymaya başlıyor.
  281. Onları bırakıyor, penguenler de yüzerek kaçıyorlar.
  282. Fok da Paul'e "Ne yapıyorsun?" der gibi bakıp
  283. gidip penguenleri geri getirip
  284. tekrar onun önüne bırakıyor.
  285. Ve fok bunu birkaç gün boyunca yaptı,
  286. hatta o kadar sinirlendi ki
  287. penguenleri Paul'un direk kafasına koymaya başladı.
  288. (Gülüşmeler)
  289. Böylece harika bir fotoğraf ortaya çıktı.
  290. (Gülüşmeler)
  291. Fakat sonunda, Paul'e göre, fok onun yemek yemediği için
  292. hayatta kalmayacağını kabullenmiş.
  293. Bu onun nefretle homurdanarak
  294. iç çekmesi.
  295. (Gülüşmeler)
  296. Ve fok, Paul'a olan ilgisini kaybedip her zaman en iyi yaptığı şeye yöneldi.
  297. Paul nispeten gizemli ve bilinmeyen bir hayvanı

  298. fotoğraflamak için yola çıktı
  299. ve sadece bir fotoğraf koleksiyonuyla değil,
  300. inanılmaz bir deneyim ve muhteşem bir hikayeyle geri döndü.
  301. İşte acele ve yüzeysel olanların ötesine geçen
  302. ve fotomuhabirliğin gücünü ortaya çıkaran
  303. böyle hikayelerdir.
  304. Fotoğrafçılığın insanları birleştirdiğine
  305. ve dünyamızın bugün karşılaştığı
  306. sorunları ve olanakları anlamak için
  307. olumlu bir etken olarak kullanılabileceğine inanıyorum.
  308. Teşekkürler.
  309. (Alkış)