YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Gerçeklikle nasıl arkadaş oldum

Get Embed Code
29 Languages

Showing Revision 3 created 05/23/2018 by Figen Ergürbüz.

  1. Size büyükannemin
    tam beş kez oflayacağı
  2. bir şey söyleyeceğim:
  3. ''Of, of, of, of, of''
  4. (Kahkahalar)
  5. İşte geliyor...
    Hazır mısınız?
  6. Pekâlâ.
  7. 4. evresinde akciğer kanseriyim.
  8. ''Ah canım'' diyeceksiniz,
  9. Ben öyle hissetmiyorum.
  10. Bununla barışığım.
  11. Ayrıca belli başlı avantajları var --
  12. herkes bunu böyle bir
    kibirle karşılayamaz.
  13. Küçük çocuklarım yok.
  14. Yetişkin bir kızım var,
    kendisi mutlu, zeki ve harika biri.
  15. Öyle büyük ekonomik sıkıntım da yok.
  16. Kanserim agresif değil.
  17. Az çok Demokratların liderliği gibi,
  18. (Kahkahalar)

  19. kazanabileceğinden süpheliyim.

  20. Orada öylece oturmuş,
  21. Goldman Sachs'in
    işe biraz para yatırmasını bekliyor.
  22. (Kahkahalar)

  23. (Alkışlar)

  24. Ve hepsinden de iyisi...

  25. Hâlihazırda bir başarıya imza attım.
  26. Evet.
  27. Bir yıl önce biri bana
    tvitleyene kadar haberim bile yoktu.
  28. İşte söylenen şey:
  29. ''Sen Amerikan erkeğinin
  30. kancıklaştırılmasından sorumlusun.''
  31. (Kahkahalar)

  32. (Alkışlar)

  33. Tabii tüm başarıyı
    kendime atfedemem ama...

  34. (Kahkahalar)

  35. Peki ya siz benim avantajlarıma
    sahip değilseniz?

  36. Size verebileceğim tek tavsiye
    benim yaptığımı yapmanız:
  37. gerçeklikle arkadaş olun.
  38. Gerçeklikle benim kurduğumdan
    daha kötü bir ilişki kuramazdınız.
  39. En başından beri,
  40. gerçekliğe hiç ilgi duymadım.
  41. Ben gerçeklikle tanıştığımda
    Tinder var olsaydı
  42. hemen sola kaydırırdım
  43. ve her şey bitmiş olurdu.
  44. (Kahkahalar)

  45. Gerçeklik ve ben...

  46. aynı değerlere, aynı amaçlara
    sahip değiliz.
  47. (Kahkahalar)

  48. Dürüst olmak gerekirse
    benim amaçlarım da yok;

  49. fantezilerim var.
  50. Tıpkı amaç gibiler
    ama çok çalışma diye bir şey yok.
  51. (Kahkahalar)

  52. (Alkışlar)

  53. Çok çalışma yanlısı değilim,

  54. ama gerçekliği biliyorsunuz...
  55. sürekli itekliyor sizi,
  56. bunu idari beyin fonksiyonuyla yapıyor,
  57. ölmenin ''oley!'' dediğiniz yanı:
  58. idari beyin fonksiyonum artık
    bana bir şeyleri tekmeletmeyecek.
  59. (Kahkahalar)

  60. Ancak bir şey oldu,

  61. aslında gerçekliğin
  62. gerçek olmayabileceğini fark ettim.
  63. Olan şey şuydu,
  64. gerçekliğin beni
    yalnız bırakmasını istediğim için...
  65. ama tabii son model bir fırın
    ve derin donduruculu,
  66. çok güzel bir evde
    yoga dersleriyle
  67. yalnız kalmak istiyordum...
  68. İsteğim Disney'de
    geliştirme anlaşmasıyla neticelendi.
  69. Bir gün ofisimin
  70. Pamul Prenses'in Cüceleri Caddesi'nde
    olduğunu fark ettim.
  71. (Kahkahalar)

  72. Gerçeklik bundan
    gurur duymamı bekliyordu.

  73. (Kahkahalar)

  74. Bir de gelişimi kutlamak için
    bana gönderdikleri hediyeye bakıyordum,

  75. diğer insanlara verildiğini duyduğum
    Lalique vazo veya büyük piyano değil,
  76. 90 cm uzunluğunda
    Mickey Mouse peluşu,
  77. (Kahkahalar)

  78. içinde başka bir şey daha
    sipariş ederim diye katalog vardı,

  79. göz zevkime hiç uymadı tabii.
  80. (Kahkahalar)

  81. Kataloğa göz atıp

  82. 90 cm'lik farenin fiyatına baktığımda
  83. şöyle tarif ediliyordu;
  84. ''Gerçek boyutlarında''
  85. (Kahkahalar)

  86. İşte o zaman anladım.

  87. Gerçeklik ''gerçek'' değildi.
  88. Gerçeklik bir sahtekârdı.
  89. Asıl gerçekliği bulmak için

  90. kuantum fiziği ve kaos teorisine daldım
  91. ve daha yeni bir film çektim,
  92. evet, sonunda bunlarla ilgili
  93. bir filmi yeni bitirdim,
  94. ayrıntısına girmeyeceğim,
  95. filmi çektikten sonra
  96. bacağımı kırdım ve iyileşmedi,
  97. bir sene sonra tekrar
    bir ameliyat gerekti,
  98. bu da bir sene sürünce
  99. iki yıl tekerlekli sandalye kullandım
  100. ve işte o zaman
    asıl gerçeklikle irtibat kurdum:
  101. sınırlar.
  102. Hayatım boyunca inkâr ettiğim

  103. görmezden geldiğim bu sınırlar
  104. gerçekti...
  105. ve onlarla baş etmek zorunda kaldım,
  106. Bunun için hayalgücüm, yaratıcılığım
    ve tüm yeteneklerimi kullanmam gerekti.
  107. Asıl gerçeklik konusunda
    çok iyi olduğum ortaya çıktı.
  108. Onunla öylece anlaşmaya varmadım,
  109. ona aşık oldum.
  110. Şunu da bilmeliydim ki
  111. Zeitgeist felsefesiyle olan
    çalkantılı ilişkimi düşününce...
  112. Şu kadarını söyleyeyim,
    eski tip bir kaset çalar arıyorsanız...
  113. (Kahkahalar)

  114. Gerçekliğe aşık olduğum o an
    bilmeliydim ki

  115. dünyanın kalanı zıt yöne doğru
    gitmeye karar verecekti.
  116. (Kahkahalar)

  117. Burada amacım Trump, aşırı sağ
    veya iklim değişikli şüphecileri hakkında

  118. ya da bu şeyi yapanlar
    hakkında konuşmak değil,
  119. bunun bir kutu olduğunu söylerdim,
  120. ama tam burada diyor ki
  121. ''Bu bir kutu değildir.''
  122. (Kahkahalar)

  123. Beni aklımdan şüphe ettiriyorlar!

  124. (Kahkahalar)

  125. (Alkışlar)

  126. Ama asıl konuşmak istediğim

  127. gerçekliğe dair kişisel bir zorluk,
  128. benim için kişisel
  129. ve buna bilime olan sevgimi vurgulayarak
    giriş yapmak istiyorum.
  130. Ben kendim,
  131. bir bilim insanı değilim ama...
  132. bilimle ilgili her şeyi anlamaya yönelik
    esrarengiz bir yeteneğim var,
  133. bilimin kendisi hariç ama --
  134. (Kahkahalar)

  135. yani matematik.

  136. En aykırı konseptler bile
    mantıklı geliyor.
  137. Sicim teorisi;
  138. tüm gerçekliğin o minicik şeylerin
    titreşiminden yayıldığı fikri...
  139. Ben ona ''Büyük Tıngırtı'' diyorum.
  140. (Kahkahalar)

  141. Dalga-partikül ikilisi:

  142. bir şeyin kendisini iki şey olarak
    gösterebileceği fikri...
  143. biliyorsunuzdur,
  144. bir foton dalga olarak da
    partikül olarak da ortaya çıkabilir,
  145. en derin sezgilerimle bunu harmanlayınca
  146. insanlar iyi ve kötü olabilir,
  147. fikirler de doğru ve yanlış.
  148. Freud penis kıskançlığı konusunda haklıydı
  149. ve ona kimin sahip olduğu
    konusunda yanıldı.
  150. (Kahkahalar)

  151. (Alkışlar)

  152. Teşekkür ederim.

  153. (Alkışlar)

  154. Bir de bunun üzerine
    küçük bir varyasyon var,

  155. gerçeklik iki şey gibi görünebilir,
  156. ama aslında bu iki şeyin etkileşimidir,
  157. uzay ve zaman gibi,
  158. kütle ve enerji,
  159. yaşam ve ölüm gibi.
  160. O yüzden şunu anlayamıyorum,
  161. gerçekten anlamıyorum,
  162. ''ölümü yenmek'' için uğraşan
    insanların kafa yapısını anlamıyorum.
  163. Bunu nasıl yapabilirsiniz?
  164. Hayatı öldürmeden
    ölümü nasıl yeniyorsunuz?
  165. Bana bir şey ifade etmiyor.
  166. Şunu da söylemeliyim,

  167. bunu inanılmaz bir
    nankörlük olarak görüyorum.
  168. Size olağanüstü bir hediye veriliyor:
  169. hayat...
  170. ama siz Noel Baba'dan
    Rolls Royce araba istemişsiniz de
  171. onun yerine salata karıştırıcısı
    gelmiş gibisiniz.
  172. Burada önemli nokta,
  173. bunların bir son kullanma tarihi var.
  174. Ölüm anlaşmayı bozuyor.
  175. İşte bunu anlamıyorum.
  176. Anlamıyorum,
  177. çünkü benim için saygısızca.
  178. Doğaya saygısızlık.
  179. Doğaya baskın çıkma anlayışı,
  180. doğanın efendisi olma anlayışı,
  181. doğanın zekâmız karşısında
    çok zayıf olduğu anlayışı...
  182. ben öyle düşünmüyorum.
  183. Siz de benim kadar
    kuantum fiziği okumuşsunuzdur,
  184. yani aslında fizik okuyan birinden
    bir eposta okumuşluğum var...
  185. (Kahkahalar)

  186. Şunu anlamanız lazım ki

  187. artık Newton'ın
    saat misali evreninde yaşamıyoruz.
  188. Bir muz kabuğu evreninde yaşıyoruz
  189. ve her şeyi bilemeyeceğiz
  190. veya her şeyi kontrol edemeyeceğiz,
  191. her şeyi tahmin edemeyeceğiz.
  192. Doğa sürücüsüz bir araba gibi.
  193. Bu durumda olabileceğimizin en iyisi
    o fıkradaki yaşlı kadın...
  194. Hiç duydunuz mu bilmiyorum.
  195. Yaşlı bir kadın araba sürüyor,
  196. yanında orta yaşlı kızı var
  197. ve anne kırmızı ışıkta durmadan ilerliyor.
  198. Kızı, annesini gücendirecek
    bir şey söylemek istemiyor,
  199. ''Araba sürecek yaşı geçtin'' gibi,
  200. o yüzden hiçbir şey söylemiyor.
  201. Sonra anne ikinci kez
    kırmızı ışıkta geçiyor,
  202. bu sefer kızı mümkün olduğunca
    dikkatli bir şekilde
  203. ''Anne farkında mısın?'' diyor,
  204. ''İki kez kırmızı ışıkta geçtin.''
  205. Anne şöyle diyor:
    ''Arabayı ben mi kullanıyorum?''
  206. (Kahkahalar)

  207. (Alkışlar)

  208. O yüzden...

  209. Bazı zihinsel ilerlemeler yaşayacağım,
  210. benim için kolay çünkü zihinsel
    ilerlemelerin Evel Knievel'ıyım;
  211. plakamda Latince
  212. ''Düşünüyorum, öyleyse varım.'' yazıyor.
  213. Umarım bana katılmaya isteklisinizdir,
  214. ama benim asıl sorunum
    ölümü yenmeye çalışan zihniyetle,
  215. ölüm karşıtıysanız
  216. bu benim için hayat karşıtı demek,
  217. bu da doğa karşıtı demek
  218. ve benim için ayrıca kadın karşıtı demek,
  219. çünkü kadın eskiden bu yana
    doğayla ilişkilendiriliyor.
  220. Bu konudaki kaynağım Hannah Arendt,
  221. ''İnsanlık Durumu''
    kitabının yazarı Alman filozof.
  222. Kitapta klasik bir şekilde
  223. işin erkeklerle
    ilişkilendirildiğini söylüyor.
  224. İş sadece insan eseri;
  225. biz icat ediyoruz,
  226. biz yaratıyoruz,
  227. dünyaya izimizi bu şekilde bırakıyoruz.
  228. Doğum ise bedenle alakalı.
  229. Doğum gerçekleştiren ve doğan insanlarla
  230. ilişkilendirilmiş.
  231. Yani benim için,
  232. bunu inkâr eden zihniyet,
  233. biyolojik ritimle eş gitmeyi
  234. evrenin döngüsel ritmini
    inkâr eden zihniyet
  235. ne kadınlar için
    ne de doğumla ilişkili insanlar için
  236. yaşanabilir bir çevre yaratmıyorlar,
  237. bu da şu demek oluyor,
  238. kölelerin soyundan geldiğini
    söylediğimiz insanlar
  239. veya doğal doğum yapmış insanlar.
  240. Yani muz kabuğu evreni bakış açısından

  241. ''Emily'nin evreni'' dediğim
    zihniyetten bakınca durum şöyle.
  242. Öncelikle,
  243. hayat için minnettarım,
  244. ama ölümsüz olmak istemiyorum.
  245. Benden sonra ismimin yaşaması
    fikri hiç ilgimi çekmiyor.
  246. Aslında bunu istemiyorum bile,
  247. çünkü şunu gözlemledim ki
  248. ne kadar zeki, ne kadar iyi,
  249. ne kadar yetenekli olursanız olun,
  250. Öldükten 50 yıl sonra,
    size cephe alıyorlar.
  251. (Kahkahalar)

  252. Buna ilişkin kanıtım var.

  253. Los Angeles Times'tan bir manşet:
  254. ''Anne Frank: O kadar da iyi değilmiş.''
  255. (Kahkahalar)

  256. Ayrıca evrenin döngüsel ritmiyle

  257. eş gitmeyi çok seviyorum.
  258. Hayatın sıradışılığı işte burada:
  259. bir nesil döngüsü,
  260. sonra yok oluş
  261. ve yeniden var oluş.
  262. ''Ben'' dediğiniz şey
    bu görünüşe gelmek için
  263. bir araya gelmiş partiküller topluluğu,
  264. ayrışacaklar
  265. ve doğaya tabi olacaklar,
  266. sonra da başka bir görünüş kazanacaklar.
  267. Bu benim için çok güzel bir şey
  268. ve bu sürecin bir parçası olmak
    beni daha çok minnettar yapıyor.
  269. Ölüme Alman bir biyologun
    bakış açısıyla bakıyorum,

  270. Andreas Weber,
  271. hediye ekonomisinin
    bir parçası olarak görüyor.
  272. Siz de bu dev hediyeye sahipsini: Hayat,
  273. en iyi şekilde onu zenginleştiriyorsunuz
  274. ve sonra geri veriyorsunuz.
  275. Auntie Mame
    ''Hayat bir ziyafettir'' demişti,
  276. ben kendi payımı yedim.
  277. Hayata karşı inanılmaz bir iştahım vardı,
  278. hayatı tükettim,
  279. şimdi ölümle ben tükeneceğim.
  280. Olduğum gibi yerin içine gireceğim
  281. ve orada her türlü mikrobun,
  282. döküntünün,
  283. ayrıştırıcının
  284. paylarını almasını bekliyorum,
  285. çok lezzetli olduğumu düşüneceklerdir.
  286. (Kahkahalar)

  287. Bence öyle.

  288. Davranışımın en güzel yanı
    bence gerçek olması.

  289. Bunu görebilirsiniz.
  290. Gözlemeyebilirsiniz.
  291. Gerçekten oluyor.
  292. hediyeyi zenginleştirdiğimi
    göremiyor olabilirsiniz,
  293. orasını bilemiyorum...
  294. ama hayatın kesinlikle
    diğer insanlar tarafından zenginleşti.
  295. Örneğin TED,
  296. beni hayatıma renk katan
  297. dev bir insan ağıyla tanıştırdı,
  298. internet sitemin tasarımcısı
    Tricia McGillis buna dâhil,
  299. internet sitem üzerinde düzenleme yaparak
  300. sadece bir blog yazarak kullanabileceğim
    bir hâle getirmek için
  301. kızımla birlikte çalışıyor.
  302. İdari beyin fonksiyonumu
    kullanmak zorunda değilim.
  303. Ha ha ha, ben kazandım!
  304. (Kahkahalar)

  305. Size çok minnettarım.

  306. ''İzleyiciler'' demek istemiyorum,
  307. çünkü bizi iki farklı şey
    olarak görmüyorum.
  308. Buna yine kuantum fiziğiyle bakıyorum.
  309. Kuantum fiziğinde
    dalga partiküle dönüşürken
  310. ne olduğunu tam olarak bilemezsiniz.
  311. Bu konuda farklı teoriler var,
  312. dalga işlevinin düşüşü,
  313. uyum kaybı,
  314. ama hepsi bir şeyde hemfikirler:
  315. gerçeklik, etkileşim sonucu
    varlık kazanıyor.
  316. Siz de öyle.
  317. Beni dinleyen her izleyici kitlesi,
  318. geçmişte ve günümüzde.
  319. Hayatımı gerçek kıldığınız için
    size çok teşekkür ediyorum.
  320. (Alkışlar)

  321. Teşekkür ederim.

  322. (Alkışlar)

  323. Teşekkür ederim.

  324. (Alkışlar)

  325. Teşekkür ederim.

  326. (Alkışlar)

  327. Teşekkür ederim.