Turkish subtitles

← Mary'nin Odası: Felsefi bir düşünce deneyi - Elanor Nelsen

Get Embed Code
29 Languages

Showing Revision 5 created 03/24/2017 by Eren Gokce.

  1. Mary adında parlak bir nörolog düşünün.
  2. Mary siyah-beyaz bir odada yaşıyor,
  3. sadece siyah-beyaz kitapları okuyor
  4. ve monitörü sadece siyah-beyaz gösteriyor.
  5. Kendisi renkleri daha önce hiç görmemiş
    olmasına rağmen, Mary renk görüş uzmanı;
  6. renk fizyolojisi ve biyolojisi ile alakalı
    keşfedilen her bilgiden haberdar.
  7. Farklı ışık dalga boylarının, retinadaki
  8. üç farklı koni hücrelerini
    ne şekilde uyardıklarını
  9. ve elektrik sinyallerin
  10. göz sinirlerinden beyne nasıl
    iletildiklerini biliyor.
  11. Orada, insanların algılayabileceği
  12. milyonlarca renge tekabül eden
    sinirsel hareket örüntüsü oluştururlar.
  13. Bir gün,
  14. Mary’nin bilgisayarının bozulup
  15. elmayı renkli gösterdiğini düşünün.
  16. Hayatında ilk defa,
  17. yıllardır bildiği bir şeyi
    deneyim edinme imkânı buluyor.
  18. Yeni bir şey öğrendi mi?
  19. Renk üzerine edindiği fizik bilgisi,
    rengi algılamasında yeterli olmaz mı?
  20. Filozof Frank Jackson, Mary’nin odası
    isimli bu düşünce deneyini
  21. 1982’de ortaya attı.
  22. Jackson, Mary renk fizyolojisine
    tamamen hâkim olsa da,
  23. ilk defa rengi görmesinin
    ona yeni bilgiler kattığını
  24. ve algı gibi bilinçsel öğrenimin,
  25. tamamen fizik bilgisi ile
    kapanmayacağını öne sürdü.
  26. Bu düşünce deneyi,
  27. filozofların sadece bilinçli deneyim ile
    elde edilebilecek soyut varlıklar
  28. ve bilgilerin var olduğunu öne süren
  29. bilgi argümanı ile örtüşüyor.
  30. Bilgi argümanı, ruh hali dâhil
  31. her şeyin fiziksel bir açıklaması
    olduğunu öne süren
  32. fizikalizm teorisi ile ters düşüyor.
  33. Mary’nin hikâyesini duyan çoğu insan,
  34. sezgisel olarak birebir görmenin
    edinilen bilgiden
  35. tamamen farklı olacağını savunuyor.
  36. Bu sebeple, renklerin
  37. fiziksel tanımdan ötede bir
    varlığı olmalı.
  38. Bilgi argümanı sadece rengi
    görmek ile alakalı değil.
  39. Mary’nin odası, renk görmeyi bilinçli
    deneyimi betimlemek için kullanır.
  40. Fiziksel bilim renk görüşünü
    tamamen açıklayamıyorsa,
  41. diğer bilinçli deneyimlerimiz de
    aynı şekilde havada kalır.
  42. Mesela, birinin beyninin
    işlev ve yapısı hakkındaki
  43. bütün fiziksel detayı öğrenebiliriz,
    fakat yine de
  44. o insan gibi olmanın
    ne anlama geldiğini kavrayamayız.
  45. Bu betimlenemeyen deneyimler
    qualia denilen özelliklere sahip,
  46. yani tam olarak ölçülüp
    tarif edilemeyecek kişisel duyumlar.
  47. Qualia’lar, deneyimleyen kişiye özgüdür,
  48. kaşınmak,
  49. âşık olmak
  50. veya sıkılmak gibi.
  51. Fiziksel kanıtlar bu ruh hâllerini
    tam olarak açıklayamaz.
  52. Yapay zekâ filozofları,
  53. fiziksel bir durumu
  54. tekrar oluşturmanın kişide
    illa aynı hisleri uyandırmayacağını
  55. teorileştirme adına
    bilgi argümanını kullandılar.
  56. Diğer bir deyişle,
  57. insan beynindeki her bir nöronu
    taklit eden bir bilgisayar yaratmak,
  58. bilinçli,
  59. bilgisayarlaştırılmış bir beyin yaratmak
    demek değildir.
  60. Mary’nin odası deneyini
    bütün filozoflar faydalı bulmuyorlar.
  61. Kimisi, renk görüşü üzerine edinilen
    kapsamlı bilginin,
  62. rengi bizzat görerek oluşan
    aynı ruh hâlini yaratmasına
  63. olanak sağladığı kanısında.
  64. Ekran arızası ona yeni bir şey öğretmiyor.
  65. Kimisiyse bilgisinin,
  66. yazılı fizik bilgisine dayandığı için,
  67. en başında eksik olduğunu belirtir.
  68. Jackson düşünce deneyini
  69. öne sürmesinden yıllar sonra,
    kendi fikrini değiştirdi.
  70. Mary’nin kırmızı rengi görmesi bile,
  71. beyninde birçok fiziksel tepkimeye
    yol açar ve bu yüzden
  72. bilinemeyen hiçbir qualia fiziksel olarak
    açıklanamaz değildir.
  73. Mary’nin elmayı gördüğünde
  74. yeni bir şey öğrenip
    öğrenmeyeceği sorusuna
  75. hâlâ kesin bir cevap yok.
  76. Deneyimlemediğimiz bir şey için
    öğrenme limitimizin olduğu
  77. söylenebilir mi?
  78. Ve bu, evrende algı sınırımız dışına çıkan
  79. meçhul şeyler olduğunu mu gösterir?
  80. Yoksa bilim ve felsefe zihnimizin
    sınırlarını aşmamıza olanak sağlar mı?