YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Neden bazı insanlar egzersiz yapmayı diğerlerine göre zor bulur | Emily Balcetis | TEDxNewYork

Get Embed Code
18 Languages

Showing Revision 11 created 09/20/2015 by Eren Gokce.

  1. Görme, sahip olduğumuz
    en önemli ve
  2. en öncelikli duyumuzdur.
  3. Sürekli olarak
  4. bizi çevreleyen dünyaya bakar,
  5. gördüklerimizi hemen tanımlar
  6. ve anlarız.
  7. Bu gerçekle ilgili bir örnekle
  8. başlayalım.
  9. Size bir kişinin fotoğrafını
  10. 1-2 saniyeliğine göstereceğim
  11. ve sizden bu kişinin
    yüzündeki duyguyu
  12. tanımlamanızı isteyeceğim.
  13. Hazır mısınız?
  14. İşte geliyor. İçinizden geldiği
    gibi cevaplayın.
  15. Peki. Ne gördünüz?
  16. 120'den fazla kişiyle
  17. anket yaptık
  18. ve sonuçların karışık olduğunu gördük.
  19. İnsanlar, bu kişinin yüzündeki duygu
  20. konusunda aynı fikirde olmadı.
  21. Belki huzursuzluk gördünüz.
  22. Bu en çok aldığımız
  23. cevaptı.
  24. Ancak sol tarafınızdaki kişiye sorarsanız,
  25. pişmanlık ya da şüphe diyebilir.
  26. Sağ tarafınızdaki kişiye sorarsanız,
  27. umut ya da empati gibi çok daha farklı
  28. şeyler diyebilirler.
  29. Haydi hepimiz
  30. aynı yüze tekrar bakalım.
  31. Tamamen farklı
  32. şeyler görebiliriz,
  33. çünkü algı subjektiftir.
  34. Gördüğümüzü düşündüğümüz
  35. şeyler aslında
  36. zihnimizin gözünde filtrelenmektedir.
  37. Elbette, zihin gözümüzle dünyayı
  38. nasıl gördüğümüze dair başka
    pek çok örnek var.
  39. Size sadece birkaç tanesini göstereceğim.
  40. Mesela, diyet yapanlar,
  41. elmaları kalori hesabı yapmayan
  42. kişilerin gördüğünden
    daha büyük görür.
  43. Yenilgiden yeni çıkan softbol oyuncuları
  44. başarılı bir gece geçiren diğer
    oyunculara göre
  45. topu daha küçük görürler.
  46. Aslında politik görüşlerimiz,
  47. politikacılar dâhil diğer
    insanları algılama
  48. şeklimizi etkiler.
  49. Araştırma ekibim ve ben bu soruyu
    test etmeye karar verdik.
  50. 2008’de Barack Obama ilk kez
  51. başkanlık için yarışıyordu.
  52. Seçimden bir ay önce yüzlerce Amerikalı
  53. ile anket yaptık.
  54. Bu anket,
  55. bazı insanların, bazı Amerikalıların
  56. buna benzer resimlerin Obama’nın
    gerçek görüntüsünü
  57. yansıttığını düşündüğünü ortaya koydu.
  58. Bu insanların yüzde 75’i
  59. seçimde Obama’ya oy verdi.
  60. Ancak, diğer kişiler, Obama'nın
    gerçek görüntüsünü
  61. bu resimlerin yansıttığını düşündü.
  62. Bunların da yüzde 89’u
  63. McCain’e oy verdi.
  64. Obama’nın birçok resmini
  65. teker teker gösterdik.
  66. Böylece insanlar, bir fotoğraftan diğerine
  67. neyi değiştirdiğimizi fark edemedi,
  68. yapay olarak deri rengini açtığımızı
  69. veya koyulaştırdığımızı.
  70. Peki bu nasıl mümkün olabiliyor?
  71. Bir insana, bir nesneye
  72. ya da bir olaya baktığımda
  73. başkalarının gördüğünden çok
    daha farklı şeyler
  74. görmem nasıl mümkün olabiliyor?
  75. Nedenleri çok.
  76. Fakat biri gözlerimizin nasıl çalıştığını
  77. daha fazla anlamamızı gerektiriyor.
  78. Göz bilimciler,
  79. bir zaman diliminde görüp
  80. üzerinde odaklanabileceğimiz
  81. bilgi miktarının aslında
  82. göreceli olarak az olduğunu bilir.
  83. Net, açık ve doğru
  84. olarak görebileceklerimiz,
  85. kolumuzu uzattığımızda
  86. başparmağımızın yüzey alanına
  87. eş değerdir.
  88. Bunun çevresindeki diğer
    her şey bulanıktır,
  89. gözlerimize sunulanın büyük bir kısmını
  90. belirsiz kılar.
  91. Fakat gördüğümüz şeyi netleştirmemiz
  92. ve ne olduğunu anlamamız gerekli
  93. ve beynimiz bu boşluğu
    doldurmamıza yardımcı olur.
  94. Sonuç olarak, algı subjektif
    bir deneyimdir
  95. ve bu şekilde zihnimizin gözüyle
  96. görmeyle sonuçlanır.
  97. Ben bir sosyal psikoloğum.
  98. Bunlara benzer sorular
  99. gerçekten ilgimi çekiyor.
  100. İnsanların aynı fikirde
    olmadığı zamanlar
  101. beni büyülüyor.
  102. Neden bazı insanlar
  103. bardağı aslında yarı dolu görürken,
  104. bazıları gerçekten de
  105. onu yarı boş olarak görür?
  106. Bir insanın, dünyayı tamamen
    farklı şekilde görmesine
  107. neden olan düşünce
  108. ve hisler ne hakkındadır?
  109. Hatta bunun bir önemi var mıdır?
  110. Bu soruları ele almak üzere,
  111. araştırma ekibim ve ben
  112. uluslararası ilgi çeken bir konuyu
  113. derinlemesine araştırmaya
    karar verdik:
  114. Sağlığımız ve formumuz.
  115. Dünya genelinde
  116. insanlar kilolarını kontrol
    edebilmek için uğraşıyor
  117. ve kilolardan korunmak için
  118. bize yardımcı olan çeşitli
    stratejiler var.
  119. Mesela, tatilden sonra
  120. egzersize başlamaya niyetleniriz;
  121. ama aslında Amerikalıların çoğunluğu
  122. Yeni Yıla ilişkin bu kararlarının
    Sevgililer Günü'nde
  123. bozulduğunu görür.
  124. Kendimize cesaret vermek
  125. üzere konuşuruz,
  126. bu yılın forma girmek için bizim yılımız
  127. olduğunu kendimize söyleriz.
  128. Fakat bu bizi ideal kilomuza
  129. getirmek için yeterli değil.
  130. Peki neden?
  131. Elbette ki bunun basit bir cevabı yok.
  132. Fakat, bir nedeninin
  133. zihin gözümüzün
  134. bize karşı çalışması olduğunu
    düşünüyorum.
  135. Bazı insanlar egzersizi gerçekten
  136. daha zor bulabilir,
  137. bazı insanlar ise cidden
  138. daha kolay bulabilir.
  139. Bu soruları test etmek için ilk olarak
  140. kişilerin fiziksel formlarının objektif
  141. ölçümlerini topladık.
  142. Bel çevresi ölçülerini aldık
  143. ve kalça çevresi ölçüleri
    ile karşılaştırdık.
  144. Yüksek bel-kalça oranı,
  145. düşük bel-kalça oranına göre
    daha düşük bir
  146. fiziksel formu göstermektedir.
  147. Bu ölçüleri bir araya getirdikten sonra,
  148. katılımcılardan ekstra
    ağırlıklar taşıyarak
  149. bitiş çizgisine kadar
  150. yarışır şekilde
  151. yürümelerini istedik.
  152. Buna başlamadan önce,
  153. onlardan bitiş çizgisine olan mesafeyi
  154. tahmin etmelerini istedik.
  155. Vücutlarının fiziksel durumunun
  156. mesafeyi nasıl algıladıklarını
    değiştireceğini düşündük.
  157. Peki ne bulduk?
  158. Bel-kalça oranı
  159. mesafeyi algılama tahmininde
    başarılı oldu.
  160. Formda olmayan kişiler,
  161. bitiş noktasına olan mesafeyi,
    formda olan kişilere göre
  162. önemli derecede
  163. daha uzun olarak gördüler.
  164. Kişilerin kendi vücut durumları,
  165. çevreyi nasıl algıladıklarını değiştirdi.
  166. Aynı şekilde beynimiz de değiştirebilir.
  167. Aslında, vücudumuz ve beynimiz
  168. çevremizdeki dünyayı
  169. nasıl gördüğümüzü değiştirmek
    için birlikte çalışır.
  170. Bu bize, güçlü motivasyonu
  171. ve egzersiz yapmak için
  172. büyük hedefleri olan kişilerin
  173. bitiş çizgisini, zayıf motivasyonlu
    kişilere göre daha yakın olarak
  174. gördüklerini düşündürdü.
  175. Motivasyonun algısal
    deneyimlerimizi bu şekilde
  176. etkileyip etkilemediğini test etmek için
  177. ikinci bir çalışma yaptık.
  178. Tekrar kişilerin fiziksel
    formlarına ilişkin
  179. objektif ölçümleri topladık.
  180. Bel ve kalça
  181. genişliklerini ölçtük
  182. ve form durumlarını gösteren
    başka bazı testler yaptırdık.
  183. Onlara verdiğimiz geri
    bildirimlerden sonra,
  184. bazı katılımcılar bize daha fazla
  185. egzersiz yapmak için motivasyonları
    olmadığını söyledi.
  186. Form hedeflerine ulaştıkları
    hissine kapıldıklarını
  187. ve daha başka bir şey
    yapmayacaklarını söylediler.
  188. Bu kişiler motive değillerdi.
  189. Diğer kişilerse, bizim geri
    bildirimlerimize dayanarak
  190. egzersiz yapmak için hayli
    motive olduklarını söyledi.
  191. Bitiş çizgisine varmak için
    güçlü hedefleri vardı.
  192. Fakat bitiş çizgisine yürümeye
    başlamadan önce,
  193. tekrar mesafeyi tahmin
    etmelerini istedik.
  194. Bitiş çizgisi ne kadar uzaktaydı?
  195. Yine önceki çalışmaya benzer şekilde
  196. bel-kalça oranının mesafeyi algılamayı
  197. tahmin ettiğini gördük.
  198. Formsuz kişiler, formda olan kişilere göre
  199. mesafeyi daha uzak, bitiş çizgisini
  200. daha uzakmış gibi gördüler.
  201. Ancak önemli olan, bunun sadece
  202. egzersiz yapmak için motive olmayan
  203. kişilerde olması.
  204. Diğer taraftan,
  205. egzersiz yapmak için çok
    motive olan kişiler
  206. mesafeyi kısa olarak gördü.
  207. Hatta en az formunda olan kişiler bile
  208. bitiş çizgisini
  209. daha formunda olanlar kadar yakın,
  210. hatta biraz daha
  211. yakın olarak gördü.
  212. Yani vücudumuz
  213. bitiş çizgisinin ne kadar uzak
    göründüğünü değiştirebilir.
  214. Ancak kısa sürede
    başarabileceklerini düşündükleri
  215. erişilebilir hedeflere odaklanan
  216. ve hedefi tutturacağına
  217. inanan kişiler,
  218. egzersizi daha kolay buldu.
  219. Bu bizi, kullanabileceğimiz
  220. ve başkalarına öğretebileceğimiz,
  221. kişilerin mesafe algılarını
    değiştirmelerine
  222. ve egzersizi daha kolay
    görmelerine yardımcı olacak
  223. bir stratejinin olup olmadığına
    dair düşünmeye sevk etti.
  224. Böylece, görme bilimi literatürüne dönüp
  225. ne yapabileceğimize baktık
  226. ve okuduklarımızdan yola çıkarak
    “Gözünüz ödülde olsun.”
  227. diye adlandırdığımız bir
    strateji oluşturduk.
  228. Bu, ilham verici bir posterden
  229. alınmış bir slogan değil.
  230. Bu çevrenize nasıl
  231. bakacağınıza ilişkin fiilî bir talimat.
  232. Bu strateji ile eğittiğimiz kişilere
  233. dikkatlerini bitiş çizgisine vermelerini,
  234. etrafa bakmamalarını,
  235. hedefte parlayan spotları
  236. hayal etmelerini
  237. ve bunun çevresinde olan diğer
    her şeyin bulanık,
  238. belki de görmenin zor olduğunu söyledik.
  239. Bu stratejinin
  240. egzersizin daha kolay görünmesine
    yardımcı olacağını düşündük.
  241. Bu grubu, referans grup
  242. ile karşılaştırdık.
  243. Bu gruba,
  244. normal şekilde çevreye bakmalarını
  245. söyledik.
  246. Bitiş çizgisini fark edeceksiniz;
  247. fakat ayrıca
  248. sağda tarafta çöp kutusunun
  249. ya da sol tarafta insanların ve elektrik
    direğinin farkına varabilirsiniz.
  250. Bu stratejiyi kullanan insanların
  251. mesafeyi daha uzak olarak
    göreceğini düşündük.
  252. Peki ne bulduk?
  253. Mesafeyi tahmin etmelerini istediğimizde
  254. bu strateji, algısal
    deneyimlerini değiştirmede
  255. başarılı oldu mu?
  256. Evet.
  257. Dikkatini ödüle veren kişiler,
    bitiş çizgisini
  258. normal hâlleriyle
  259. etrafa bakanlara göre yüzde 30 daha
  260. yakın olarak gördü.
  261. Bunun harika olduğunu düşündük.
  262. Gerçekten heyecanlanmıştık.
  263. Çünkü bu strateji, egzersizin daha kolay
  264. görünmesine yardımcı olduğu
    anlamına geliyordu.
  265. Ancak asıl soru,
  266. bu stratejinin egzersizi daha iyi
  267. hâle getirip getiremeyeceğiydi.
  268. Aynı zamanda egzersizin
  269. kalitesini de artırabilir miydi?
  270. Sonrasında, katılımcılardan
  271. üzerlerinde fazladan ağırlık
    olarak bitiş çizgisine
  272. yürümelerini istedik.
  273. Ayak bileklerine vücut ağırlıklarının
  274. yüzde 15’ine denk gelen
    ağırlıklar ekledik.
  275. Katılımcılara dizlerini yukarı çekerek,
  276. hızlı bir şekilde bitiş çizgisine
    yürümelerini söyledik.
  277. Bu egzersizi özellikle
  278. gerçekten formumuzu artıran
    çoğu egzersiz gibi,
  279. biraz zorlayıcı,
  280. ama yapılabilir şekilde
  281. dizayn ettik.
  282. O zaman asıl soru:
  283. Dikkatini ödüle verip
  284. bitiş çizgisine iyice odaklanmak
  285. egzersiz deneyimlerini değiştirdi mi?
  286. Değiştirdi.
  287. Dikkatini ödüle verenler
  288. daha sonra bize, egzersizi yaparken
  289. çevrelerine normal şekilde
  290. bakan kişilere göre
  291. yüzde 17 daha az efor sarf ettiklerini söyledi.
  292. Bu durum, egzersizle ilgili subjektif
  293. deneyimlerini değiştirdi.
  294. Aynı zamanda, egzersizin
    objektif mahiyetini de
  295. değiştirdi.
  296. Dikkatini ödüle veren kişiler,
  297. çevrelerine normal şekilde
    bakan kişilere göre
  298. yüzde 23 oranında daha hızlı hareket etti.
  299. Bunu bir perspektif içine koyarsak,
  300. yüzde 23'lik artış,
  301. 1980 model Chevy Citation'ınızı
    1980 model Chevrolet Corvette
  302. ile değiştirmeye benziyor.
  303. Bundan dolayı çok heyecanlanmıştık.
  304. Çünkü bu durum,
    hiçbir maliyeti olmayan,
  305. insanların formda olup olmadıklarına
  306. veya hedefe varmakta
  307. zorlanıp zorlanmadıklarına
    bakmaksızın kolaylıkla
  308. kullanabileceği bir stratejinin önemli
  309. etkilerinin olduğu anlamına geliyordu.
  310. Dikkatin ödüle verilmesi, egzersizin
  311. daha kolay görünmesini
    ve hissedilmesini sağladı,
  312. insanların daha hızlı hareket etmeleri
  313. nedeniyle daha fazla çalışmalarına rağmen.
  314. Şimdi, iyi bir sağlık için biraz daha
  315. hızlı yürümekten ziyade şeyler var;
  316. ama dikkatinizi ödüle vermeniz
  317. sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmanızda
  318. size yardım edecek
  319. ilave bir strateji olabilir.
  320. Hepimizin dünyayı kendi
  321. zihnimizin gözüyle gördüğümüze dair
    hâlâ ikna olmadıysanız,
  322. son bir örnekle bitirmeme izin verin.
  323. İşte, Stokholm’de iki arabanın olduğu
    güzel bir sokağın resmi.
  324. Arkadaki araba öndekinden
  325. çok daha büyük gözüküyor.
  326. Ama gerçekte
  327. her iki araç da aynı büyüklükte.
  328. Fakat biz bunu böyle görmüyoruz.
  329. Peki bu gözlerimizin bozuk
  330. ya da kafamızın karışık
  331. olduğu anlamına mı geliyor?
  332. Hayır, hiç de bu anlama gelmiyor.
  333. Bu sadece gözlerimizin çalışma
    şekliyle ilgilidir.
  334. Dünyayı çok farklı şekillerde görebiliriz
  335. ve bazen bu gerçeklerle
  336. uyuşmaz.
  337. Ancak bu birinin haklı, birinin haksız
  338. olduğu anlamına gelmez.
  339. Hepimiz dünyayı kendi zihin
    gözümüzle görürüz;
  340. ancak farklı görmeyi de
    kendimize öğretebiliriz.
  341. Benim için
  342. kötü geçen günleri düşünüyorum.
  343. Bıkkın, huysuz, yorgunum
  344. ve çıkmaza girmişim.
  345. Üzerimde
  346. kara bulutlar dolaşıyor
  347. ve bunun gibi günlerde
  348. çevremdeki herkes de
  349. mutsuz gibi gözüküyor.
  350. İş yerinde meslektaşım teslim tarihi için
  351. süre uzatımı istememden dolayı
    rahatsız olmuş görünüyor
  352. ve bir toplantının uzaması
    nedeniyle öğle yemeğine
  353. geciktiğim için arkadaşım
    bana kızmış görünüyor.
  354. Günün sonunda,
  355. eşim sinemaya gitmek yerine
  356. uyumayı istediğim için hayal
    kırıklığına uğramış görünüyor.
  357. Herkesin moralsiz ve bana kızgın olduğu
  358. buna benzer günlerde, bu insanları
  359. farklı şekilde görmenin yolları olduğunu
    kendime hatırlatmaya çalışırım.
  360. Belki meslektaşım şaşırmıştı,
  361. belki arkadaşım endişelenmişti,
  362. belki de eşim aslında empati
    ile yaklaşıyordu.
  363. Yani hepimiz dünyayı kendi
  364. zihin gözümüzle görürüz.
  365. Bazı zamanlar,
  366. dünya tehlikeli,
  367. zorlu ve başa çıkılamaz bir yer
    gibi gözükebilir;
  368. ama her zaman böyle görünmek
    zorunda değil.
  369. Kendimize onu farklı
    görmeyi öğretebiliriz.
  370. Dünyanın daha iyi ve daha
    kolay gözükmesini
  371. sağlayacak bir yol bulduğumuzda,
  372. gerçekten de öyle olabilir.
  373. Teşekkür ederim.
  374. (Alkış)