YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Doktorunuza daima sormanız gereken 4 soru

Get Embed Code
28 Languages

Showing Revision 11 created 10/04/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Ben bir beyin cerrahıyım
  2. ve bugün, benim gibilerinin sizlere
    ihtiyacı olduğunu söylemek için buradayım.
  3. Birkaç dakika içinde size
    nedenini söyleyeceğim.
  4. Fakat ilk önce size
    bir hastamdan bahsedeyim.

  5. Yaklaşık 50 yaşlarında bir kadındı,
  6. genel olarak iyi bir durumdaydı
  7. fakat göğüs kanseri tedavisi için
  8. zaman zaman hastaneye girip çıkıyordu.
  9. Boyun fıtığı vardı
  10. ve bu, ona sağ koluna kadar yayılan
  11. bir türden acı veriyordu.
  12. Meslektaşlarıma danışmadan önce
    MR'ına baktığımda
  13. ameliyat olmasını
    teklif etmeyi kararlaştırdım.
  14. Bu tarz boyun operasyonları standarttır
    ve çabuk biterler.
  15. Ancak bazı riskler vardır.
  16. Buradan bir kesik açarsınız
  17. soluk borusunun ve yemek borusunun
    üzerinden dikkatle geçersiniz
  18. ve şah damarı kesmemeye çalışırsınız.
  19. (Gülüşmeler)

  20. Mikroskobu getirirsiniz,

  21. diski ve sinir köklerindeki sarkıntıyı
  22. omuriliğe zarar vermeden
  23. sinirlere yalnızca milimetreler varken
  24. çıkartmaya çalışırsınız.
  25. Olabilecek en kötü şey
    omuriliğin zarar görmesidir.
  26. Bunun sonucunda boyundan aşağısının
    tamamen felç olduğu görülebilir.
  27. Bunları hastama anlattığımda
    sessizliğe büründü.

  28. Bir süre sonra,
  29. hem benim için hem de kendisi için
    aşırı kararlı birkaç kelime dile getirdi.
  30. "Doktor, bu gerçekten gerekli mi?"
  31. (Gülüşmeler)
  32. Tam orada o an ne fark etmiştim
    biliyor musunuz?

  33. Gerekli değildi.
  34. Aslına bakarsanız bu kadın gibi
    hastalarım geldiklerinde
  35. ameliyatı önermeme eğiliminde oluyorum.
  36. Peki bu sefer değişen şey neydi?
  37. Bu sarkıntı çok hassastı.
  38. Henüz hastam konsültasyon odasına
    girmeden önce
  39. hakikaten kendimi sinir köklerindeki
    sarkıntıyı dışarı çekerken görebiliyordum.
  40. Kabul etmeliyim ki
    onu ameliyat etmek istiyordum.
  41. Ameliyat etmek için can atıyordum yahu!
  42. Ne de olsa ameliyat etmek
    işimin en eğlenceli tarafıydı.
  43. (Gülüşmeler)

  44. Bence hissettiklerimi anlıyorsunuz.

  45. Mimar komşum, oturup bir şeyler çizmeyi
    ve ev dizayn etmeyi sevdiğini söylüyor.
  46. Parayı ödeyen müşterisiyle
    ev hakkında konuşurken
  47. müşterisinin ev üzerinde
    bazı kısıtlamalar yapmasındansa
  48. tüm gün ev çizmeyi tercih ederdi herhalde.
  49. Yine de her mimar gibi
  50. cerrahların da hastaların gözlerine bakıp
  51. ameliyatın kişi için iyi mi kötü mü
  52. olduğuna karar vermeleri gerekir.
  53. Bu kulağa kolay bir şeymiş gibi gelebilir.
  54. Bir de istatistiklere bakalım.
  55. Bademcikler boğazınızın
    ardında bulunan iki topakçıktır.

  56. Cerrahi müdahele ile alınabilirler
  57. buna da bademcik ameliyatı denir.
  58. Gördüğünüz grafik
    Norveç'teki bazı bölgelerin
  59. bademcik ameliyatlarının
    oranını gösteriyor.
  60. Gözünüze ilk çarpan şey, çocuğunuzun
    Trondheim bölgesine oranla
  61. Finnmark bölgesinde
    bademcik ameliyatı olma şansının
  62. iki kat daha fazla olduğu olacaktır.
  63. İki bölgedeki belirtiler de aynı.
  64. Hiç fark olmamalı ama var.
  65. Bu da bir başka grafik.

  66. Menisküs, dizleri dengede tutmaya yarar,
  67. genellikle futbol gibi sporlar esnasında
  68. aniden yırtılabilir ya da parçalanabilir.
  69. Burada gördüğünüz şey
    bu sakatlığın ameliyat oranı.
  70. Møre og Romsdal'daki ameliyat oranının
  71. Stavanger'dekinin beş katı
    olduğunu görüyoruz.
  72. Beş katı.
  73. Bu nasıl oluyor?
  74. Møre og Romsdal'daki futbolcular
  75. ülkenin başka yerlerindeki futbolculardan
    daha mı hileli oynuyor dersiniz?
  76. (Gülüşmeler)

  77. Muhtemelen hayır.

  78. Buna bazı bilgiler ekledim.
  79. Şu an ekranda gördüğünüz
  80. açık maviler devlet hastanelerinde
    uygulanan işlemleri
  81. ve açık yeşiller özel kliniklerde
    uygulanan işlemleri gösteriyor.
  82. Møre og Romsdal'daki özel kliniklere
    oldukça rağbet olmuş gibi görünüyor.
  83. Bu bize ne gösteriyor peki?
  84. Hastalara bakması için doktorlara
    ekonomik motivasyon verilmiş olabilir.
  85. Bu kadarla sınır değil.
  86. Son zamanlarda yapılan bir araştırma

  87. normal bir fizyoterapi ile
    diz ameliyatları arasında
  88. hiçbir fark olmadığını gösteriyor.
  89. Demek ki az önce gösterdiğim grafikteki
    çoğu ameliyat önlenebilirmiş,
  90. Stavanger'da bile.
  91. Size ne demeye çalışıyorum öyleyse?
  92. Dünyadaki çoğu hastalığın
    belirtileri standart olsa bile
  93. lüzumsuz tedavi seçenekleri oldukça fazla
  94. özellikle Batı dünyasında.
  95. Bazı insanlar ihtiyaçları olan
    tedaviyi alamıyorlar
  96. fakat o insanlardan daha fazlası da
    gerektiğinden çok tedavi alıyor.
  97. "Doktor, bu gerçekten gerekli mi?"

  98. Yalnızca bir defa bu soruyu aldım.
  99. Meslektaşlarım daha önce bu soruyu
    hiç duymadıklarını söylüyorlar.
  100. Bir de şöyle düşünelim,
  101. bu soruyu bir doktora soracak olsanız
  102. ne sıklıkla "hayır" kelimesini
    duyarsınız sizce?
  103. Araştırmacılar bunu inceledi
  104. ve nereye giderseler gitsinler
    "hayır" oranının aynı olduğunu gördüler.
  105. Oran da %30.
  106. Bu demek oluyor ki doktorunuz,
    önerdiği her on şeyden üçünde
  107. size tamamen gereksiz bir şey öneriyor.
  108. Bunun nedeninin ne olduğunu
    iddia ediyorlar biliyor musunuz?
  109. Hasta baskısı.
  110. Yani bir başka deyişle, siz.
  111. Siz, bir şeyler yapılmasını istiyorsunuz.
  112. Bir arkadaşım tıbbi
    bir tavsiye için bana gelmişti.

  113. Sporla uğraşan bir çocuktu,
  114. kışın kros kayağı yapar
  115. yazın da koşardı.
  116. Yavaş koşu yaptığında sırtında
    derin bir acı hissettiğini söyledi.
  117. Acısı koşuyu bıraktıracak derecede
    çoğalmıştı hatta.
  118. Muayene ettim, sorular sordum
  119. ve anladım ki büyük ihtimalle
    omurgasının alt tarafında
  120. dejenere olmuş disk vardı.
  121. Her kasıldığında acı veriyordu.
  122. Koşu yerine yüzmeye başlamıştı.
  123. Yapacak bir şey yoktu
  124. bu yüzden ona "Egzersizlerin hakkında
    daha seçici olmalısın,
  125. bazı aktiviteler senin için iyi,
    bazıları kötü olabilir."
  126. Cevabı şuydu:
  127. "Sırtımdan MR çektirmek istiyorum."
  128. "Neden MR çekirmek istiyorsun?"
  129. "İş sigortam sayesinde
    ücretsiz çektirebilirim."
  130. "Yapma ya," dedim. Sonuçta arkadaşımdı.
    "asıl sebebi bu olamaz."
  131. "Sırtımın ne kadar kötü bir durumda
    olduğunu görmek iyi olacak."
  132. "Ne zamandan beri çekilen MR'ları
    yorumluyorsun sen?" dedim.
  133. (Gülüşmeler)

  134. "Bana inan, taramaya falan
    ihtiyacın yok senin."

  135. "Ama yani," dedi
  136. bir süre sonra devam etti,
    "ya kansersem?"
  137. (Gülüşmeler)

  138. Taramasını aldı, tabii ki.

  139. İş sigortası sayesinde
    meslektaşlarımdan birini gördü,
  140. o da dejenere olmuş diskten
    ve yapacak bir şey olmadığından bahsetti;
  141. arkadaşımın yüzmeye devam etmesi
    ve koşuyu bırakması gerektiğini söyledi.
  142. Bir zaman sonra arkadaşımla
    karşılaştım ve bana dedi ki
  143. "En azından bunun ne olduğunu
    artık biliyorum."
  144. Size bir soru sorayım o zaman.

  145. Bu odadaki semptomları aynı olan herkes
    MR çektirseydi ne olurdu?
  146. Ya da Norveç'teki ara sıra
    sırtı ağrıyan herkes MR çektirseydi?
  147. MR sırası bekleyen hasta sayısı
    dört katına çıkardı, belki daha da fazla
  148. ve siz belki de gerçekten kanser olan
    birinin sırasını almış olurdunuz.
  149. O yüzden iyi bir doktor bazen hayır der
  150. ancak anlayışlı bir hasta da bazen
  151. teşhis konulma ya da tedavi edilme
    imkânını geri çevirir.
  152. "Doktor, bu gerçekten gerekli mi?"

  153. Bu soruyu sormak
    size zor geliyor olabilir.
  154. Aslına bakarsanız 50 yıl öncesine kadar
  155. bu soruyu sormak kabalık sayılırdı.
  156. (Gülüşmeler)

  157. Doktor sizin hakkınızda
    ne karar verdiyse o olurdu.

  158. Şu an pratisyen doktor olan
    bir meslektaşım
  159. küçük bir kızken verem hastalığının
    tedavi edilmesi için altı aylığına
  160. bir sağlıkevine gönderilmiş.
  161. Bu onun için dehşet verici bir travmaymış.
  162. Büyüdüğünde öğrenmiş ki
  163. verem hastalığı için yaptırdığı
    tüm testler negatif çıkmış.
  164. Doktoru onu yanlış bir şüphe yüzünden
    sağlıkevine göndermiş.
  165. Kimse doktora karşı çıkmaya
    ne cesaret etmiş ne de bunu düşünmüş.
  166. Ebeveynleri bile.
  167. Günümüzde, Norveç sağlık bakanı

  168. hasta sağlık hizmetleri
    hakkında konuşuyor.
  169. Hasta, ne yapılması gerektiği hakkında
    doktora danışmak zorunda.
  170. Bu büyük bir ilerleme.
  171. Fakat bu sizin üzerinize de
    oldukça çok sorumluluk yüklüyor.
  172. Ön koltuğa doktorunuzla oturmalısınız
  173. ve nereye gitmeniz gerektiği hakkında
    fikirleşmelisiniz.
  174. Öyleyse bir daha muayenehanede
    bulunduğunuzda

  175. sizden doktorunuza
    şu soruyu sormanızı istiyorum:
  176. "Doktor, bu gerçekten gerekli mi?"
  177. Bahsettiğim kadın hastam gibi vakalarda
  178. cevabım hayır olurdu
  179. ama bazen ameliyat etmek de
    gerekli olabilir.
  180. "Peki ameliyatın riskleri ne?"

  181. Hastaların %5-10'u
    acılarının kötüleştiğini söylüyor.
  182. Hastaların %1-2'sinin yaralarında ise
  183. enfeksiyon ya da kanama oluyor
  184. bunun sonucunda ise yeniden
    ameliyat olmaları gerekiyor.
  185. Hastaların %0,5'inde
    kalıcı ses kısıklığı görülüyor
  186. ve bir kısmı kollarında
    hatta bacaklarını kullanmada
  187. işlevsizlik görülüyor.
  188. "Doktor, başka seçenekler var mı?"

  189. Evet var, dinlenin
    ve bir süre fizyoterapi alın.
  190. Bu sizi belki de tamamen iyileştirir.
  191. "Hiçbir şey yapmazsam ne olur?"

  192. Bunu önermiyoruz
  193. ama yapmazsanız bile
    küçük bir ihtimal iyileşme şansınız var.
  194. Dört tane soru.
  195. Basit sorular.
  196. Bunları, bize yardım edecek
    bir alet çantası gibi görün.
  197. Bu gerçekten gerekli mi?
  198. Riskler neler?
  199. Başka seçenekler de var mı?
  200. Hiçbir şey yapmazsam ne olur?
  201. Bu soruları, doktorunuz
    sizi MR çektirmeye göndermek istediğinde,
  202. reçeteye antibiyotik yazdığında
  203. ya da ameliyat önerdiğinde sorun.
  204. Araştırmalardan öğrendiğimiz kadarıyla

  205. her beş kişiden biri, yani %20'si,
  206. ne yapılması gerektiği hakkındaki
    fikirlerini değiştiriyorlar.
  207. Bunu yaparak sadece hayatınızı
    kolaylaştırmayacak, daha iyi yapmayacak
  208. aynı zamanda tüm sağlık sektörünün
  209. sizin kararınızdan
    faydalanmasını sağlayacaksınız.
  210. Teşekkür ederim.

  211. (Alkışlar)