Turkish subtitles

← İdam cezası mahkumlarından dersler

Bir cinayetten önce neler olur? İdam cezası vakalarının sayısını azaltmak için yollar ararken, David R. Dow fark etti ki, idam mahkumlarının şaşırtıcı çoğunluğu benzer biyografilere sahiptiler. Bu konuşmasında, cinayetleri önleyebilecek olan, cesur bir planı anlatıyor. (TEDxAustin'de çekilmiştir.)

Get Embed Code
34 Languages

Showing Revision 5 created 05/02/2014 by Meric Aydonat.

  1. İki hafta önce
  2. eşim Katya ile beraber
  3. mutfakta oturuyorduk ve
  4. bugün size anlatacağım konu hakkında konuşuyorduk.
  5. 11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln. O da bizimle aynı masada oturuyor
  6. ve matematik ödevini yapıyordu.
  7. Katya ile konuşurken bir ara verdiğimde
  8. Lincoln'e baktım
  9. ve bir anda bir müvekkilimin anısı ile
  10. beynimden vurulmuşa döndüm.
  11. Müvekkilim Will isminde bir adamdı.

  12. Kendisi Kuzey Teksas'tandı.
  13. Babasını hiç tanıyamamıştı, çünkü babası
  14. annesi ona hamile iken çekip gitmişti.
  15. Ve bu sayede o yalnız bir anne ile büyütüldü
  16. ki bu normalde bir sorun oluşturmayabilirdi.
  17. Yalnız bu tek ebeveyn
  18. paranoyak bir şizofrendi
  19. ve Will beş yaşındayken onu bir kasap bıçağıyla öldürmeye çalışmıştı.
  20. Anne

  21. yetkililer tarafından bir psikiyatri hastanesine yerleştirildi
  22. ve sonraki birkaç sene Will kendisinden daha büyük olan ağabeyi ile yaşadı
  23. ta ki ağabeyi kendini kalbinden vurarak intihar edene kadar.
  24. Bu olaydan sonra
  25. Will bir aileden diğerine gezip durdu
  26. 9 yaşına geldiğinde aslında kendi başına yaşıyordu.
  27. O sabah Katya ve Lincoln ile otururken oğluma baktım,

  28. ve fark ettim ki, müvekkilim Will
  29. aslında onun yaşındaydı
  30. ve iki senedir kendi başının çaresine bakıyordu.
  31. Will sonunda bir çeteye katıldı
  32. ve pek çok
  33. ciddi suç işledi
  34. hatta bunlardan en ciddisi
  35. korkunç, trajik bir cinayetti.
  36. En sonunda ise bu suçuna ceza olarak
  37. Will idam edildi.
  38. Ama ben bugün

  39. ölüm cezası hakkında
  40. konuşmak istemiyorum. Kesinlikle müvekkilimin
  41. öldürülmemesi gerektiğini düşünüyorum fakat onun yerine bugün yapmak istediğim
  42. ölüm cezası hakkında
  43. hiç konuşulmayanları konuşmak,
  44. bunu da
  45. tartışmalara kesinlikle yol açmayacak şekilde yapacağım.
  46. Bunun mümkün olduğunu düşünüyorum

  47. çünkü ölüm cezası tartışmalarında
  48. bir nokta vardır
  49. ve muhtemelen en önemli noktadır
  50. ki bu noktada herkes aynı fikirdedir,
  51. en tutkulu idam cezası savunucuları
  52. ve en çok düşüncelerini dile getiren köleliğin kaldırılması yanlıları
  53. bile aynı şeyleri düşünürler.
  54. Benim keşfetmek istediğim bu nokta.
  55. Bunu yapmadan önce, size birkaç dakika boyunca bir ölüm cezası davasının

  56. nasıl çözüldüğünü anlatmak
  57. ve sonrasında bir idam cezası avukatı olarak yüzden fazla vakanın bu şekilde çözülmesini izleyerek
  58. geçirdiğim 20 yıl içerisinde
  59. öğrendiğim iki dersten bahsetmek istiyorum.
  60. Bir idam vakasını dört bölümü olan

  61. bir hikaye olarak da düşünebilirsiniz.
  62. Her vakanın ilk bölümü hepsinde hemen hemen aynıdır
  63. ve trajiktir.
  64. Masum bir insanın
  65. cinayeti ile başlar
  66. ve katilin suçunun kanıtlanıp ölümüne karar verildiği
  67. bir mahkeme ile devam eder
  68. ve bu ölüm cezasın eninde sonunda
  69. eyalet temyiz mahkemesi tarafından da onaylanır.
  70. İkinci bölüm eyalet mahkemeleri önüne çıkarılma olarak da bilinen

  71. karışık bir yasal süreçten oluşur.
  72. Üçüncü bölüm ise daha da karışıktır ve
  73. federal yargı önüne çıkarma süreci olarak bilinir.
  74. Ve dördüncü bölüm
  75. pek çok olasılığın olduğu bir bölümdür. Avukatlar özel af talebinde bulunabilirler,
  76. hatta daha karmaşık davalar açabilirler,
  77. ya da hiçbir şey yapmayabilirler.
  78. Ama son bölüm her zaman
  79. bir infaz ile sonlanır.
  80. 20 yıldan fazla zaman önce, idam cezası mahkumlarını temsil etmeye başladığım zaman,

  81. ölüm hücrelerindeki insanların hikayenin ikinci veya
  82. dördüncü bölümlerinde bir avukat tutma hakları yoktu.
  83. Kendi başlarınalardı.
  84. Aslında, hikayenin üçüncü bölümünde
  85. bir avukat tutma hakkını
  86. 1980'lerin sonuna kadar elde edemediler.
  87. Ölüm cezası mahkumlarının yasal süreçlerini halletmeleri için
  88. tek yapmaları gereken
  89. gönüllü avukatlara güvenmekti.
  90. Problem, bu konularda çalışmak isteyen ve yeterli uzmanlığa sahip avukatların
  91. idam mahkumlarından çok daha az sayıda olmasıydı.
  92. Kaçınılmaz olarak

  93. avukatlar hali hazırda dördüncü bölümde olan vakalara sürükleniyordu,
  94. ki bu son derece mantıklıydı. Bunlar en acil olan vakalardı
  95. çünkü buralardaki mahkum infaza en yakın olanlardı.
  96. Bu avukatlardan bazıları başarılıydı, müvekkilleri için yeni duruşma hakları alabildiler.
  97. Diğerleri müvekkillerinin yaşam sürelerini uzatmayı başarabildi, bazen yıllarca,
  98. bazen sadece birkaç ay.
  99. Ama asla gerçekleşmeyen bir şey vardı,

  100. Teksas'ın yıllık infaz sayılarında hiçbir zaman
  101. sürekli bir azalma gözlenmedi.
  102. Aslında, bu grafikten görebileceğiniz üzere Teksas infaz araçları
  103. orta ve geç 90'larda etkili olmaya başladıktan sonra
  104. sadece birkaç yıl boyunca yıllık infaz sayısı
  105. 20'nin altına düştü.
  106. Teksas'ta sıradan bir yıl sırasında

  107. ayda ortalama
  108. iki insan infaz ediliyordu.
  109. Bazı yıllarda Teksas'ta yaklaşık 40 kişiyi infaz ettik ve bu sayı
  110. geçtiğimiz 15 yıl içerisinde önemli bir düşüş göstermedi.
  111. Ve hala, her yıl yaklaşık aynı sayıda insanı
  112. öldürmeye devam ederken,
  113. ölüme mahkum olan insanların sayısı
  114. yıllık bazda
  115. hızlı bir şekilde azalıyor.
  116. Sonuç olarak şöyle bir paradoks var,

  117. Yıllık infaz sayısı yüksek kalırken
  118. yeni infaz cezalarının sayısı azalıyor.
  119. Peki bunun nedeni ne?
  120. Öldürme vakalarının sayısındaki azalışa bağlanamaz
  121. çünkü o oran grafikteki kırmızı hat kadar
  122. hızlı bir şekilde azalmamıştı.
  123. Onun yerine, aslında olan
  124. jürinin gittikçe artan sayıda insanı
  125. ölüm odasına göndermek yerine,
  126. şartlı tahliye şansı olmadan ömür boyu hapse mahkum etmesiydi.
  127. Bu niye olmuştu?

  128. İdam cezasına olan desteğin azalması yüzünden olmamıştı.
  129. İdam cezası karşıtları Teksas'taki oranların tarihteki en düşük
  130. seviye olması ile teselli buluyorlardı.
  131. Teksas tarihindeki en düşük oranın ne anlama geldiğini biliyor musunuz?
  132. Anlamı, düşük yüzde 60'lık kısımda olması.
  133. Şu an bu oran 1980'lerin ortalarına kıyasla oldukça iyi,
  134. ki o zaman oran yüzde 80'in üzerindeydi,
  135. ama idam sayısındaki azalış ve şartlı tahsiye olmaksızın ömür boyu hapis arasındaki yakınlığı
  136. idam cezasına olan desteğin azalmasıyla açıklayamayız,
  137. çünkü insanlar hâlâ idam cezasını destekliyor.
  138. Bu fenomene yol açan ne oldu?

  139. Olan
  140. idam mahkumlarını temsil eden avukatların
  141. ilgilerini ölüm cezası hikayesinin
  142. daha önceki bölümlerine çevirmeleri oldu.
  143. Yani 25 yıl önce onlar dördüncü bölüme odaklanmışlardı.

  144. Ve onlar 1980'lerin sonunda, 25 yılda, dördüncü bölümden
  145. üçüncü bölüme geçtiler.
  146. Üçüncü bölümden ikinci bölüme ise
  147. 90'ların ortalarında bir geçiş oldu ve 1990'ın ortalarından sonlarına doğru olan zamanda ise
  148. hikayenin ilk bölümüne odaklanmaya başladılar:
  149. Şu an idam cezalarındaki azalış ve ömür boyu hapislerdeki artışın

  150. iyi mi kötü mü olduğunu düşünüyor olabilirsiniz.
  151. Bununla ilgili bir konuşmayı bugün yapmak istemiyorum.
  152. Size anlatmak istediğim tek şey, bunun oluş sebebinin
  153. idam cezası avukatlarının anladığı şu gerçek:
  154. bir vakaya ne kadar erken müdahale ederseniz
  155. müvekkilinizin hayatını kurtarma şansınız o kadar artar.
  156. Bu benim ilk öğrendiğim şey.
  157. İkinci öğrendiğim ise:

  158. Müvekkilim Will
  159. bu kurala bir istisna oluşturmuyordu;
  160. o aslında kuralın kendisiydi.
  161. Bazen derim ki, bana bir idam mahkumunun ismini söylerseniz
  162. içinde bulunduğu durumu bilmesem, onunla hiç tanışmamış olsam bile
  163. size onun biyografisini yazabilirim.
  164. Ve her 10 biyagrafinin sekizinde
  165. bu biyografinin detayları
  166. aşağı yukarı aynı olacaktır.
  167. Bunun nedeni, ölümü bekleyen insanların yüzde 80'inin

  168. Will'de olduğu gibi kötü bir aile düzeninden gelmesi.
  169. Ölümü bekleyen insanların yüzde 80'i
  170. çocuk adalet sistemine
  171. maruz kalmıştır.
  172. İşte bu da benim öğrendiğim
  173. ikinci derstir.
  174. Tam şu an, herkesin anlaşacağı

  175. bir dönüm noktasındayız.
  176. Bu odadaki insanlar
  177. Will'in idam edilip edilmemesi gerektiği konusunda anlaşamayabilir,
  178. ama bence herkes
  179. bu hikayenin en iyi versiyonunun
  180. hiçbir öldürme vakasının olmadığı
  181. bir versiyonu olduğu konusunda hemfikir olacaktır.
  182. Bunu nasıl yapıyoruz?
  183. Oğlum Lincoln, iki hafta önce o matematik sorusu üzerinde çalışırken

  184. o problem çok büyük, devasa bir problemdi.
  185. Ve o, devasa bir problemin çözümünün
  186. bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.
  187. Bu bizim pek çok problem karşısında yaptığımız şeydir - matematik veya fizikte, hatta bazen sosyal politikalar da bile -
  188. onları daha küçük, daha kolay yönetilebilir problemlere çeviririz.
  189. Ama arada bir
  190. Dwight Eisenhower'ın dediği gibi
  191. bazı problemleri çözmenin yolu
  192. onu büyütmekten geçer.
  193. Bu problemi çözüş şeklimiz

  194. idam cezası konusunu büyütmekten geçiyor.
  195. Bunu kabul etmemiz gerekir.
  196. İdam cezası hikayesinin
  197. dört bölümüne sahibiz,
  198. ama daha öykü başlamadan önce
  199. neler oluyor?
  200. Bir katilin yaşamına
  201. o katil olmadan nasıl müdahale edebiliriz?
  202. O insanın yolunu değiştirmek için
  203. sahip olduğumuz seçenekler
  204. nelerdir ki,
  205. bu herkesin
  206. - idam cezasını savunanların ve eleştirenlerin-
  207. hala kötü bir sonuç olduğunu düşündüğü
  208. sonuca, masum bir insanın öldürülmesine,
  209. yol açmasın?
  210. Bildiğiniz gibi, bazen insanlar

  211. bir şeyin
  212. uzay bilimi olmadığını söylerler.
  213. Bununla kastettikleri, uzay biliminin çok karmaşık olduğu
  214. ve konuşulan problemin ona kıyasla çok daha basit olduğudur.
  215. İşte bu uzay bilimi;
  216. bir roket tarafından ortaya çıkan tepkinin
  217. matematiksel ifadesidir.
  218. Bizim bugün konuştuğumuz konu ise,
  219. en az onun kadar karmaşıktır.
  220. Üzerinde durduğumuz mesele
  221. bir uzay bilimidir.
  222. Müvekkilim Will

  223. ve ölümü bekleyen insanların yüzde 80'i
  224. hayatlarında ölüm hikayesinin
  225. 4 bölümünden önce gelen
  226. 5 bölüme sahiptir.
  227. Ben bu beş bölümü bir müdahale olarak görüyorum,
  228. onların hayatlarında halkın
  229. müdahale edebileceği ve üzerindeki bulundukları yolu değiştirebilecekleri
  230. bu sayede hepimizin - idamı savunan
  231. ve eleştirenlerin-
  232. kötü sayacakları sonucu etkileyeceğini düşünüyorum.
  233. Bu beş bölümün her biri sırasında:

  234. annesi ona hamileyken;
  235. erken çocukluk yıllarında;
  236. ilkokuldayken;
  237. ortaokul ve lisedeyken;
  238. ve çocuk adalet sistemindeyken - her beş bölüm boyunca
  239. halkın yapabileceği pek çok şey vardı.
  240. Aslında, sadece bu beş bölümde
  241. halkın yapabileceği beş değişik müdahale tipinin olduğunu
  242. hayal edebilirsek
  243. ve bunları istediğimiz şekilde birleştirip karıştırabileceğimizi,
  244. 3000 - hatta 3000'den fazla- olası stratejinin olduğunu
  245. ve bunları Will gibi çocukların yolunu değiştirmek için kullanabileceğimizi
  246. anlayabiliriz.
  247. Sonuç olarak, ben bugün burada

  248. elimde bir çözümle durmuyorum.
  249. Ama şunu söyleyebilirim ki, hala öğrenmemiz gereken çok şey olduğu gerçeği
  250. şu an hiçbir şey bilmediğimiz anlamına gelmiyor.
  251. Diğer eyaletlerdeki deneyimler sayesinde biliyoruz ki,
  252. müdahalenin pek çok yolu var,
  253. Teksas'ta ve bu yolları kullanmayan diğer eyaletlerde kullanılabilecek,
  254. sonucunda da kötü olduğunu düşündüğümüz sonucu değiştirebilecek.
  255. Sadece birkaç tanesinden bahsedeceğim.

  256. Yasal sistemde bir reforma gidilmesi gerektiğinden konuşmayacağım.
  257. Bu muhtemelen bir oda dolusu avukat ve hakimlerle konuşulması gereken bir konu.
  258. Bunun yerine, hepimizin katkıda bulunabileceği
  259. birkaç müdahale yöntemini anlatacağım,
  260. çünkü bunlar
  261. yasa yapıcıların, vergi ödeyenlerin ve vatandaşların
  262. şu an ne yapıyor olmamız
  263. ve paramızı nasıl harcıyor olmamız gerektiği konusunda anlaşabilecekleri noktalar.
  264. Ekonomik yönden dezavantajlı ve sorunlu çocuklara

  265. erken çocukluklarında bakım sağlayabilir ve
  266. bunu ücretsiz yapabiliriz.
  267. Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.
  268. Bunu yapan başka eyaletler var ama biz yapmıyoruz.
  269. Ortaokul ve lisede hatta

  270. ekonomik ve diğer türlü dezavantajlı çocukları, özellikle
  271. çocuk adalet sistemine maruz kalmış olanları,
  272. destekleyen K-5 okullarında
  273. özel eğitim sağlıyor olabilirdik.
  274. Bunu yapan bir avuç dolusu eyalet var,
  275. ama Teksas onlardan biri değil.
  276. Yapabileceğimiz diğer bir şey,

  277. tabi ki diğer pek çok şeyin yanında, bahsedeceğim ve yapıyor olabileceğimiz diğer bir şey,
  278. bugün söyleyeceğim
  279. tek tartışmaya yol açabilecek şey olacak.
  280. Çok daha agresif bir şekilde
  281. tehlikeli gördüğümüz düzene sahip evlere
  282. müdahale ederek
  283. anneleri kasap bıçağıyla onları öldürmekle tehdit etmeden
  284. çocukları oradan çıkarmak.
  285. Eğer bunu yapacaksak,
  286. onları koyacak bir yere ihtiyacımız olacak.
  287. Bunların hepsini yapsak bile, bazı çocuklar çatlaklardan içeri düşecek

  288. ve katil olmadan hemen önceki bölüme geçecekler
  289. ve çocuk adalet sistemine dahil olacaklar.
  290. Bu duruma gelmiş bile olsa,
  291. aslında çok geç değil.
  292. Hala onları değiştirecek fırsatımız var,
  293. tabi ki onları cezalandırmak yerine
  294. değiştirmeyi düşünüyorsak.
  295. Kuzeydoğu'da iki profesör var - biri Yale diğer Maryland'de -

  296. çocuk hapishanesinin hemen yanında
  297. bir okul açtılar.
  298. Çocuklar hapishanedeler fakat sabah sekizden
  299. akşam dörde kadar okula gidiyorlar.
  300. Bakıldığında lojistik olarak zor görünüyordu.
  301. Bir hapishanenin içinde eğitim verebilecek öğretmenler
  302. bulmaları, okulda çalışanları ve hapishane yetkililerini
  303. kesin bir çizgiyle ayırmaları,
  304. ve en ürkütücü olarak yeni bir müfredat yaratmaları gerekiyordu,
  305. niye biliyor musunuz?
  306. Çünkü insanlar hapishaneye bir okul dönemi bazında girip çıkmıyorlar.
  307. Ama tüm bunları yaptılar.
  308. Şimdi, tüm bu anlattıklarımın ortak noktası ne?

  309. Bu ortak nokta şu ki, hepsi para gerektiriyor.
  310. Aranızdakilerin bazıları eski yağ filtresi reklamındaki
  311. adamı hatırlayacak kadar yaşlı olabilir.
  312. O, "Bana şu an ödeyebilirsiniz ya da
  313. daha sonra ödeyebilirsiniz" derdi.
  314. Bizim idam cezası sisteminde
  315. yaptığımız şey,
  316. daha sonra ödemek.
  317. Ama sorun şu ki,

  318. o erken bölümlerde
  319. ekonomik olarak veya başka yönden dezavantajlı çocukların hayatına
  320. müdahale için harcadığımız her 15 000 dolar,
  321. yol boyunca suçla ilişkili masraflardan 80 000 dolar kar etmemiz anlamına geliyor.
  322. Ahlaki olarak aynı fikirde olmasanız bile,
  323. bunu yapmamız en azından
  324. ekonomik olarak oldukça mantıklı.
  325. Size Will ile yaptığım son görüşmeyi anlatmak istiyorum.

  326. Onun idam edileceği gündü,
  327. ve sadece muhabbet ediyorduk.
  328. Onun için yapılacak
  329. hiçbir şey kalmamıştı.
  330. Ve onun hayatı hakkında konuşuyorduk.
  331. Anlattığı ilk şey babası hakkındaydı, çok az tanıdığı,
  332. ölmüş olan
  333. ve hemen sonra ise annesi geldi,
  334. tanıdığı
  335. ve hala hayatta olan.
  336. Ona dedim ki,

  337. "Bu hikayeyi biliyorum.
  338. Kayıtlarını okudum.
  339. Seni öldürmeye çalıştığını biliyorum."
  340. "Ama hep merak ettiğim şey, bunu hala
  341. hatırlayıp hatırlamadığın." dedim.
  342. "Ben beş yaşındayken
  343. başıma gelenleri hatırlamıyorum.
  344. Belki sadece başkasının sana söylediğini hatırlıyorsundur" dedim.
  345. Bana baktı ve öne doğru eğildi,

  346. dedi ki, "Profesör," - beni 12 yıldır tanımasına rağmen bana hala Profesör diyordu -
  347. "Profesör, bunu lütfen yanlış anlamayın
  348. ama anneniz
  349. sizden daha büyük görünen bir kasap bıçağını eline aldığında,
  350. ve bağırarak sizi öldüreceğini söyleyerek sizi kovaladığında,
  351. ve kendinizi banyoya kitleyip kapıya dayanarak polis gelene kadar
  352. yardım için bağırdığınızda"
  353. bana baktı ve dedi ki,
  354. "işte bu unutamayacağınız bir şeydir."
  355. Umuyorum ki, şunu asla unutmazsınız:

  356. Bu sabah buraya gelmenizden öğle arası vermemize kadar geçen süre
  357. Birleşik Devletler'de
  358. dört adet cinayet olacak.
  359. Bu cinayetleri işleyen kişileri cezalandırmak için çok büyük paralar harcayacağız,
  360. ve bu makul karşılanacak, çünkü
  361. kötü şeyler yapanları cezalandırmalıyız.
  362. Ama bu suçların üçü önlenebilir.
  363. Eğer büyük resme bakar

  364. ve dikkatimizi daha erken bölümlere verirsek,
  365. ölüm cezası hikayesinin ilk cümlesini
  366. asla yazmak zorunda kalmayız.
  367. Teşekkürler.
  368. (Alkış)