Turkish subtitles

← Daha adil bir dünya mı istiyorsunuz? Beklenmedik bir yoldaş olun

Daha eşit bir dünya sizinle başlıyor. Kendi hayatından bir döneme atıfta bulunarak eşitlik savunucusu Nita Mosby Tyler, kendi deneyimleriniz dışında adaletsizlikle karşılaşan insanları savunmanın ve onlar için savaşmanın nasıl herkes için daha adil bir gelecek sunduğunu anlatıyor.

Get Embed Code
39 Languages

Showing Revision 13 created 09/25/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. İstediğiniz herkese sorabilirsiniz,
  2. adalet için savaşmaktan
    bıktıklarını söyleceklerdir.
  3. Farklı ırktan insanlar ve LGBT bireyler
  4. kendilerini savunma yükünü
    taşımaktan bıkkın,
  5. susturuldukları ve geriye
    çekildikleri zaman bile.
  6. Diğer yandan beyaz insanlar
    ve heteroseksüeller de öyle.
  7. Kendilerine yanlış yaptıklarının
    söylenmesinden
  8. veya savunma işinin üstlerine vazife
    olmadığının söylenmesinden yorgunlar.
  9. Bu bıkkınlık hepimizi etkiliyor.
  10. Ve gerçek şu ki
  11. adalete yeni bir bakış açısı sunmadan
    başarılı olacağımıza inanmıyorum.
  12. Ben sivil haklar hareketinin içinde,
    ayrımcılık yapılan Güney'de büyüdüm.

  13. Beş yaşında bir kızken
    baleye çok ilgiliydim.
  14. 1960'larda beş yaşında bir kız çocuğunun
    yapacağı türden bir şey işte.
  15. Annem beni bir bale okuluna götürdü.
  16. Öğretmenlerin ne kadar yetenekli
    olduğunuzdan konuştuğu türden bir okul
  17. ama asla bir balerin
    olamayacağınızı bilirler.
  18. (Gülüşmeler)

  19. Okula vardığımızda

  20. kibarca "Zencileri
    kabul etmiyoruz" dediler.
  21. Portakal suyu bulamadığımız için
    marketten ayrılıp arabaya dönmüş gibiydik.
  22. Hiçbir şey söylemedik...
  23. Yalnızca sonraki bale okuluna sürdük.
  24. "Zencileri kabul etmiyoruz." dediler.
  25. Şaşırmıştım.

  26. Ve anneme beni neden
    istemediklerini sordum.
  27. Bana şöyle dedi, "Seni şu an
    kabul edecek kadar zeki değiller
  28. ve harika biri olduğunu bilmiyorlar."
  29. (Tezahürat sesleri)

  30. (Alkış ve tezahüratlar)

  31. Bu ne demek bilmiyordum.

  32. (Gülme sesleri)

  33. Ama iyi bir şey olmadığından emindim

  34. çünkü annemin gözlerinden anlıyordum.
  35. Öfkeliydi
  36. ve neredeyse ağlayacak gibi duruyordu.
  37. O gün orada balenin
    aptalca bir şey olduğuna karar verdim.
  38. (Kahkahalar)

  39. Hayatım boyunca bunun gibi
    pek çok deneyimim oldu

  40. fakat yıllar geçtikçe
  41. öfkelenmeye başladım.
  42. Ve yalnızca ırkçılığa
    ve adaletsizliğe karşı değil,
  43. öylece durup hiçbir şey söylemeyen
    insanlara karşı öfkeliydim.
  44. Bale okulundaki beyaz ebeveynler
    neden şunları söylemedi,
  45. "Bu yanlış bir şey.
  46. Bırakın da küçük kız dans etsin."
  47. Ya da neden...
  48. (Alkış sesleri)

  49. Neden ayrımcılık yapan
    restoranların beyaz patronları

  50. "Hey, bu yanlış bir şey.
  51. Bırakın bu aile yemeğini yesin"
    demediler?
  52. Çok geçmeden şunu anladım ki
  53. ırkçılık insanların çoğunun
    sessiz kalmadığı tek sorun değil.
  54. Kilisede oturup bazı homofobik yorumları
    kutsal ayet kisvesi altında duyduğumda
  55. "Affedersiniz," derdim,
  56. "neden kiliseye giden heterolar
    bu saçmalığa bir dur demiyor?"
  57. (Alkış sesleri)

  58. Veya...

  59. X nesli bireylerle dolu bir odada,
  60. şımarık, tembel ve aşırı güvenli olmakla
    aşağılanan Y nesli iş arkadaşları için
  61. ben olsam ''Affedersiniz,'' derdim,
  62. ''niçin benim yaşımda hiç kimse
    'stereotip yapmayı bırak' demiyor?''
  63. (Seyirci) Evet!

  64. (Alkış sesleri)

  65. Ben böyle sorunlara
    baş kaldırmaya alışıktım

  66. ama diğer herkes neden değildi?
  67. Beşinci sınıf öğretmenim,

  68. Bayan McFarland,
  69. bana adaletin bir ortağa
    ihtiyacı olduğunu öğretti.
  70. Herhangi biri değil.
  71. Gerçek bir değişiklik görmek istiyorsak
  72. aykırı yoldaşlara ihtiyacımız
    olduğunu söyledi.
  73. Ve adaletsizliği, bizim gibi
    birinci elden yaşayanlar olarak
  74. yardımı kabul etmeye istekli olmalıyız,
  75. çünkü eğer olmazsak
  76. değişim çok uzun zaman alır.
  77. Heteroseksüel ve eşcinsellerin
    evlilik eşitliği altında

  78. bir araya gelmediğini düşünsenize.
  79. Veya Başkan Kennedy,
  80. sivil haklar hareketi ile
    ilgilenmeseydi ne olurdu?
  81. Eğer beklenmedik müttefiklere
    sahip olmasaydık
  82. bu ülkedeki çoğu büyük eylemimiz
    ertelenmiş ve hatta ölmüş bile olabilirdi.
  83. Aynı insanlar, her zaman konuştukları gibi
    çıkıp konuştukları zaman,
  84. ulaşabileceğimiz en büyük şey
    tekrar ve tekrar aynı sonuçlar olacaktır.
  85. Yoldaşlar genellikle bir kenarda durup
    çağırılmayı beklerler.

  86. Peki beklenmedik yoldaşlar
    en önde dursalardı ne olurdu?
  87. Demek istediğim...
  88. Siyahi ve Yerli Amerikalılar,
    göçmen sorunları için en önde yer alsalar?
  89. (Alkış sesleri)

  90. Veya ırkçılığı bitirmek için ilk adımı
    beyaz insanlar atsalar?

  91. (Alkış ve tezahüratlar)

  92. Veya...

  93. Kadınlara maaş eşitliği için
    liderliği erkekler yapsalardı?
  94. (Alkış ve tezahürat)

  95. Veya...

  96. LGBTQ sorunları için heteroseksüeller
    en ön sıralarda yer alsalardı?
  97. (Alkış ve tezahüratlar)

  98. Ve engelli insanları
    sağlıklı insanlar savunsaydı?

  99. (Alkış ve tezahüratlar)

  100. Sorunun bizimle ilgili olmadığını
    düşündüğümüzde bile

  101. sesimizi yükseltip o sorunu savunabiliriz.
  102. Ve aslında,
  103. bu sorunlar en ilgi çekici olanlar.
  104. Ve tabii,
  105. insanlar neden orada
    olduğunuzu anlamayacaklar
  106. ama işte bu yüzden
    adaletsizlikle karşılaşan bizler,
  107. yardımı kabul etmekte istekli olmalıyız.
  108. Adaletsizlikle nezaket içinde
    bir şekilde savaşmalıyız.
  109. Siyahi ve esmer insanların özgürlüğü için
    beyaz insanlar savaşmaya başladığında
  110. siyahi ve esmer insanlar yardımı
    kabul etmeye istekli olmalılar.
  111. Karmaşık olduğunu biliyorum
  112. fakat bu bir iş birliği
  113. ve herkesin bir arada olması gerekiyor.
  114. Bir gün anaokulundayken

  115. öğretmenimiz bizi Bayan Ann adında
    güzel, uzun, beyaz bir kadına tanıttı.
  116. Gördüğüm en güzel beyaz kadın
    olduğunu düşünmüştüm.
  117. Dürüst olmak gerekirse
  118. o sanırım okulumuzda gördüğümüz
    ilk beyaz kadındı.
  119. (Gülme sesleri)

  120. Bayan Ann karşımıza geçti

  121. ve okulumuzda bale dersleri
    vermeye başlayacağını
  122. ve dans öğretmenimiz olmaktan
    gurur duyduğunu söyledi.
  123. İnanılmaz bir şeydi.
  124. Birden --
  125. (Şarkı söyleyerek) Artık bale
    aptalca bir şey değildi.
  126. (Gülme sesleri)

  127. Şimdi biliyorum ki Bayan Ann,

  128. beyaz bale okullarının siyah kızları
    kabul etmediğinin tamamen farkındaydı.
  129. Bundan dolayı çok sinirliydi.
  130. Böylece siyahi bir mahalleye gelip
  131. dans dersleri vermeye başlamıştı.
  132. Ve bunu yapmak sevgi ve cesaret ister.
  133. (Alkış)

  134. Ve adaletin olmadığı bir yere
    adaleti getirdi.

  135. Hepimiz hayatta kaldık
  136. çünkü atalarımızın geçmişte
    yaptıklarını yaptık.
  137. Hepimiz güçlendik
    çünkü Bayan Ann beklenmedik bir yoldaştı.
  138. Sizi ilgilendirmediğini düşündüğünüz
    konulara sesinizi yükseltip

  139. bir şeyler yaptığınız zaman
  140. aslında aynısını yapmaları için
    başkalarına ilham veriyorsunuz.
  141. Bayan Ann, adaletsizlik ve eşitsizlik
    gördüğüm her yerde,
  142. benimle ilgisi olmasa bile,
  143. her zaman alarmda olmam için
    bana ilham verdi.
  144. Umarım size de ilham vermiştir
  145. çünkü adalet için verdiğimiz savaşı
    kazanmak için
  146. hepimizin ayağa kalkıp
  147. sesini yükseltmesi gerek.
  148. Hepimiz bunu yapmalıyız.
  149. Ve bunu zor olduğu zaman bile
  150. ve haddimize olmadığını
    hissettiğimiz zaman bile yapmalıyız
  151. çünkü yaptığınız şey sizin göreviniz
  152. ve bizim görevimizdir.
  153. Adalet, hepimize güveniyor.
  154. Teşekkürler.

  155. (Alkış ve tezahüratlar)