Turkish subtitles

← Parkinson hastalarının hayatına sade dokunuşlar

Get Embed Code
38 Languages

Showing Revision 6 created 04/15/2016 by Meric Aydonat.

  1. Hindistan'da büyük ailelerimiz var.
  2. Eminim birçoğunuz bunu duymuştur.
  3. Ki bu birçok aile toplanması demek.
  4. Dolayısıyla çocukken ebeveynlerim beni
    bu aile toplanmalarına sürüklerdi.
  5. Fakat dört gözle beklediğim tek şey

  6. kuzenlerimle oynamaktı.
  7. Ve her zaman orada amcalarımdan biri,
  8. orada olmaya alışkın,
  9. her zaman hazır, bizimle zıplayan,
  10. bizim için oyunları olan,
  11. biz çocuklara
    unutamayacağımız zamanlar yaşatan.
  12. Bu adam son derece başarılı,
  13. öz güvenli ve güçlüydü.
  14. Fakat sonra bu zinde ve kuvvetli kişinin
    sağlığının bozulduğunu gördüm.
  15. Parkinson tanısı konulmuştu.
  16. Parkinson sinir sisteminin bozulmasına
    sebep olan bir hastalık,

  17. yani öncesinde bağımsız olan bu kişi
  18. aniden kahve içmek gibi işleri titremeleri
    yüzünden çok daha zor yapabiliyor.
  19. Amcam yürümek için
    yürüteç kullanmaya başlamıştı
  20. ve bir köşeyi dönmek için,
  21. gerçek manada adımını teker teker
    atmak zorundaydı, böyle,
  22. ve çok uzun sürüyordu.
  23. Böylece önceden her aile toplanmasında
  24. ilgi odağı olan bu insan,
  25. aniden insanların arkasına saklanıyordu.
  26. İnsanların gözündeki
    acıma dolu bakışlardan saklanıyordu.
  27. Ve kendisi dünyadaki tek örnek değil.

  28. Her yıl, 60.000 kişi
    Parkinson tanısı alıyor
  29. ve bu sayı sadece artmakta.
  30. Tasarımcılar olarak, tasarımlarımızın çok
    yönlü problemleri çözmesini hayal ederiz.
  31. her şeyi çözen tek bir çözüm,
  32. fakat her zaman böyle olmak zorunda değil.
  33. Kolay problemleri de hedefleyebilir
  34. ve onlar için küçük çözümler üreterek
    sonunda büyük bir etki yapabilirsiniz.
  35. Yani benim buradaki hedefim
    Parkinson'a çare bulmak değil,
  36. onların günlük işlerini
    daha kolay hale getirmek
  37. ve böylece bir etki yaratmak.
  38. Ve hedefimdeki ilk şey titremelerdi.

  39. Amcam bana topluluk içinde
    kahve veya çay içmeyi bıraktığını söyledi,
  40. sadece utandığından dolayı.
  41. Bu yüzden, ben de
    dökülme karşıtı bardağı tasarladım.
  42. Tamamen biçimi ile etkisini gösteriyor.
  43. Her titremeleri olduğunda üst kısımdaki
    kavis ,sıvıyı tekrar içeri döndürüyor,
  44. bu da normal bir bardağa göre
    sıvıyı daha fazla içeride tutuyor.
  45. Fakat buradaki kilit nokta bunun Parkinson
    hastası ürünü olarak adlandırılmaması.
  46. Senin, benim, herhangi sakar insanın
    kullanabileceği bir kupa gibi görünüyor
  47. ve onların kullanması, aramıza karışması
    için daha rahatlatıcı hale getiriyor.
  48. Böylece bir problem çözüldü,
  49. daha niceleri sırada.
  50. Bu sırada, onunla görüşmeler yapıyordum,

  51. sorguluyordum
  52. ve fark ettim ki
    çok yüzeysel bilgiler ediniyordum
  53. ya da sadece sorularıma cevaplar.
  54. Fakat yeni bir bakış açısı edinmek için
    daha derine dalmalıydım.
  55. Bu yüzden iyice düşündüm,
    günlük işlerini yaparken onu gözlemleyeyim
  56. yemek yerken, televizyon izlerken.
  57. Ve sonra, o yemek masasına yürürken
    izlediğim sırada,
  58. kafama dank etti, düz zeminde
    yürümekte çok zorlanan bu adam,
  59. merdivenleri nasıl çıkıyor?
  60. Çünkü Hindistan'da sizi merdivenden
    yukarı çıkaran o havalı raylardan yok
  61. gelişmiş ülkelerde olduğu gibi.
  62. Kişi gerçekten merdivenleri tırmanmalı.
  63. Sonra bana dedi ki,
  64. "İzin ver nasıl yaptığımı göstereyim."
  65. Neler gördüğüme bir göz atalım.
  66. Bu pozisyona ulaşması gayet uzun sürdü,

  67. bu sırada, düşünüyorum,
  68. "Aman Tanrım, gerçekten bunu yapacak mı?
  69. Gerçekten ama gerçekten bunu
    yürüteçsiz mi yapacak?"
  70. Ve sonra...
  71. (Gülüşmeler)

  72. Ve dönüşler, onları çok kolay halletti.

  73. Şaşırdınız mı?

  74. Ben de şaşırmıştım.
  75. Düz zeminde yürüyemeyen bu adam
  76. bir anda merdivenleri çıkmakta
    uzman çıkmıştı.
  77. Bunu araştırınca, anladım ki bunun sebebi
    hareketin sürekliliği.

  78. Başka bir adam var,
    aynı belirtilerden muzdarip
  79. ve yürüteç kullanan
  80. fakat bir döngüye girdiği anda,
  81. bütün belirtileri yok oluyor,
  82. çünkü bu sürekli bir hareket.
  83. Yani benim için kilit nokta merdivende
    yürürkenki bu hissi
  84. düz zemine taşımaktı.
  85. Pek çok fikir onun üzerinde
    test edildi ve denendi,
  86. fakat sonunda işe yarayan buydu.
    Bir bakalım.
  87. (Gülüşmeler)

  88. (Alkış)

  89. Daha hızlı yürüdü, değil mi?

  90. (Alkışlar)

  91. Ben buna merdiven yanılsaması diyorum

  92. ve merdiven yanılsamasının bittiği anda,
    dondu kaldı,
  93. bunun adı yürüyüş donması.
  94. Bu çok sık oluyor,
  95. öyleyse neden merdiven yanılsaması
    bütün odalarına gidecek şekilde olmasın,
  96. onları daha kendinden emin hissettirmesin?
  97. Bilirsiniz, teknoloji her zaman çözüm değil.
  98. İhtiyacımız olan insan merkezli çözümler.
  99. Bunu kolaylıkla bir yansıtma ile
  100. veya Google Glass gibi bir şeyle
    yapabilirdim.
  101. Ancak ben
    zemindeki sade baskıya sadık kaldım.
  102. Bu baskı onları daha fazla
    hoş karşılanmış hissettirmek için
  103. hastanelerde uygulanabilir.
  104. Yapmayı dilediğim, her Parkinson hastasını

  105. o gün amcamın hissettiği gibi
    hissettirmek.
  106. Amcam kendisini eski hali
    gibi hissettirdiğimi söyledi.
  107. Günümüzde "akıllı" yüksek teknoloji ile
    eş anlamlı hale geldi

  108. ve dünya gün be gün
    daha ve daha akıllı hale geliyor.
  109. Fakat akıllı neden
    sade yine de etkin bir şey olmasın?
  110. Tüm ihtiyacımız olan şey
    biraz empati ve biraz merak,
  111. çıkıp gözlem yapmak.
  112. Fakat gelin o kadarı ile durmayalım.
  113. Karmaşık problemler bulalım.
    Onlardan korkmayalım.
  114. Onları parçalayarak ve indirgeyerek
    daha küçük problemler haline getirelim,
  115. sonrasında onlara sade çözümler bulalım.
  116. Çözümlere yeni kavrayışlar getirmek için
    bu çözümler denenmeli,
  117. gerekirse başarısız olunmalı.
  118. Eğer hepimiz sade çözümlerle gelirsek
    neler başarabileceğimizi bir düşünün.
  119. Eğer bütün sade çözümlerimizi birleştirsek
    dünya nasıl bir yer olurdu?
  120. Gelin daha akıllı bir dünya kuralım,
    ama sadelikle.
  121. Teşekkürler.

  122. (Alkışlar)