Turkish subtitles

← Bencil alimi anlatan Japon halk masalı - Iseult Gillespie

Get Embed Code
24 Languages

Showing Revision 4 created 09/26/2020 by Eren Gokce.

  1. Eski Kyoto'da, dindar bir Şinto alimi
    basit bir hayat yaşadı
  2. fakat genelde hareketli şehirden dolayı
    dualarına dikkatini veremezdi.
  3. Komşularının ruhunu kirlettiğini hissetti
  4. ve bir tür kişisel harai yapmaya çalıştı—
  5. bedenini ve zihnini temizleyecek
    bir arınma ritüeli.
  6. Saygıdeğer Hie Tapınağı'na
    gitmeye karar verdi.

  7. Yolculuk bütün gün süren
    zorlu bir tırmanıştı.
  8. Ama ona sağladığı yalnızlıktan memnundu
  9. ve eve döndüğünde hissettiği
    huzur derindi.
  10. Bilgin, bu berraklığı olabildiğince
    uzun süre korumaya kararlıydı
  11. ve bu kutsal yolculuğu 99 kez daha
    yapmaya karar verdi.
  12. Denge arayışındaki dikkat dağıtıcı
    unsurları görmezden gelerek
  13. ve amacından asla sapmadan
    yolu tek başına yürürdü.
  14. Adam sözüne sadıktı
    ve günler haftalara uzandıkça

  15. şiddetli yağmur ve kavurucu güneş
    onu yıldırmadı.
  16. Zamanla onun bağlılığı,
  17. bizimkilerle birlikte var olan
    görünmez ruhlar dünyasını ortaya çıkardı.
  18. Ayaklar altındaki taşları hareketlendiren
    kamiyi, onu serinleten esintiyi
  19. ve tarlalarda otlayan hayvanları
    hissetmeye başladı.
  20. Yine de ruh ya da insan,
    hiç kimseyle konuşmadı

  21. Yoldan sapanlar ve kegareyle kirlenenlerle
    temastan kaçınmakta kararlıydı.
  22. Bu kirletme tabusu,
    hasta ve ölenlerin yanı sıra
  23. toprağı kirleten veya şiddet içeren
    suçlar işleyenlerin üzerine yapışıp kaldı.
  24. Alimin ruhsal saflık arayışına yönelik
    tüm tehditler arasında,
  25. kegare açık ara en büyüğüydü.
  26. 80. kez saygısını sunduktan sonra

  27. bir kez daha eve doğru yola çıktı.
  28. Ama karanlık çökerken
    gece havasında gergin hıçkırıklar duydu.
  29. Alim, hıçkırıkları görmezden gelmeye
    ve ilerlemeye çalıştı.
  30. Ancak çaresiz ağlama üstün geldi.
  31. Yüzünü ekşiterek sesi kaynağına kadar
    takip etmek için yolunu bıraktı.
  32. Kısa süre sonra, dışında bir kadının
    yere çöktüğü minik bir kulübeye geldi.

  33. Merhametle dolu alim,
    kadına acısını paylaşması için yalvardı.
  34. Annesinin yeni öldüğünü
  35. ama kimsenin cenazeyle ilgili
    ona yardımcı olmadığını söyledi.
  36. Bunun duyunca kalbi acıdı.
  37. Vücuda dokunmak ruhunu kirletir,
  38. yaşam gücünü tüketir
    ve kami onu terk ederdi.
  39. Ama ağlamasını dinledikçe sempatisi arttı.
  40. Ruhlar dünyasına güvenli bir şekilde
    geçmesini sağlamak için
  41. yaşlı kadını birlikte gömdüler.
  42. Cenaze töreni tamamlanmıştı

  43. ancak ölüm tabusu üzerinde ağır bir yüktü.
  44. En önemli kuralı yıkacak
  45. ve ilahi yolculuğunu bozacak kadar
    nasıl bu kadar aptal olabilirdi?
  46. Eziyetli bir geceden sonra,
  47. kendini temizlemek için
    tapınağa geri dönmeye karar verdi.
  48. Şaşırtıcı bir şekilde,
    genellikle sessiz olan tapınak,

  49. tamamı kami ile doğrudan iletişim kuran
  50. bir medyumun etrafında toplanan
    insanlarla doluydu.
  51. Adam kendini sakladı, birinin kirli ruhunu
    fark etmesi ihtimaliyle cesaret edemedi.
  52. Ancak medyum başka şekilde görürdü
    ve onu kalabalığın önüne çağırdı.
  53. Terk edilmeye hazır olan alim,
    kutsal kadına yaklaştı.

  54. Ancak medyum sadece gülümsedi.
  55. Kirli elini elinin arasına aldı
  56. ve sadece onun duyabileceği
    bir dua fısıldadı—
  57. iyiliği için ona teşekkür etti.
  58. O anda, alim
    büyük bir manevi sırrı keşfetti:
  59. Kirlenme ve yozlaşma iki farklı şeydir.
  60. İçi irfan ile dolan alim
    yolculuğuna geri döndü.

  61. Ama bu sefer tanıştığı kişilere
    yardım etmek için durdu.
  62. Daha önce uzak durduğu şehirde bile,
  63. gittiği her yerde ruh dünyasının
    güzelliğini görmeye başladı.
  64. Diğerleri kegareyi riske attığı
    konusunda uyardı
  65. ama onlara neden hasta ve dezavantajlılara
    böyle özgürce yaklaştığını söylemedi.
  66. Çünkü insanların haraiyi
  67. ancak kendilerine ait bir yolculukla
    anlayabileceklerini biliyordu.