Return to Video

Hızlı bir dünyanın öngörülemeyen sonuçları

  • 0:01 - 0:05
    Etrafımızın neden işlerimizi hızlı,
    daha da hızlı yapmamıza
  • 0:05 - 0:08
    yardımcı olan şeylerle çevrili olduğunu
    hiç düşündünüz mü?
  • 0:08 - 0:09
    Daha hızlı iletişime geçelim,
  • 0:09 - 0:11
    aynı zamanda daha hızlı çalışalım,
  • 0:11 - 0:13
    banka işlerini daha hızlı yapalım,
  • 0:13 - 0:15
    daha hızlı seyahat edelim,
  • 0:15 - 0:16
    daha hızlı flört bulalım,
  • 0:16 - 0:18
    daha hızlı yemek, temizlik yapalım
  • 0:18 - 0:20
    ve bunların hepsini aynı anda yapalım.
  • 0:21 - 0:25
    Uyanık olduğumuz her saati tamamıyla
    doldurma konusunda ne hissediyorsunuz?
  • 0:27 - 0:29
    Benim jenerasyonumdaki
    Amerikalılar için hız,
  • 0:29 - 0:31
    doğuştan gelen bir hak gibidir.
  • 0:31 - 0:35
    Bazen minimum hızımızın
    Mach 3 olduğunu düşünüyorum.
  • 0:35 - 0:38
    Bu hızdan yavaşında rekabetçi
    yanımızı kaybetmekten korkuyoruz.
  • 0:39 - 0:41
    Ama benim neslim bile
  • 0:41 - 0:45
    biz mi hızın efendisiyiz,
    yoksa hız mı bizim efendimiz
  • 0:45 - 0:46
    diye sorgulamaya başladı.
  • 0:47 - 0:50
    Rand Corporation'da bir antropoloğum.
  • 0:50 - 0:53
    Antropologların çoğu
    antik kültürlerle çalışırken
  • 0:53 - 0:55
    ben ise günümüzdeki kültürlere
  • 0:55 - 0:59
    ve dünyanın değişimine
    nasıl uyum sağladığımıza odaklandım.
  • 1:00 - 1:05
    Geçenlerde bir mühendis olan Seifu Chonde
    ile hızı araştırmak için bir araya geldik.
  • 1:05 - 1:10
    Hem insanların hızlanma çağına
    nasıl adapte olduğuyla
  • 1:10 - 1:13
    hem de çağın getirdiği güvenlik
    ve politika sorunlarına ilgiliydik.
  • 1:14 - 1:16
    Eğer bu değişim hızı giderek artsaydı
  • 1:16 - 1:19
    dünyamız 25 yıl içinde nasıl olurdu?
  • 1:19 - 1:21
    Bu; taşıma ya da eğitim,
  • 1:21 - 1:24
    iletişim, üretim,
  • 1:24 - 1:27
    silahlar ve hatta doğal seleksiyon için
    ne anlama gelirdi?
  • 1:28 - 1:32
    Daha hızlı bir gelecek bizi daha
    güvenli ve üretken mi yapacak?
  • 1:32 - 1:35
    Yoksa bizi daha da savunmasız
    hâle mi getirecek?
  • 1:35 - 1:39
    Araştırmamızda insanların hızlanmayı
    ve beraberinde gelen heyecanı
  • 1:39 - 1:42
    ve kontrolsüzlüğü kaçınılmaz
    olarak kabul ettiğini gördük.
  • 1:42 - 1:44
    İnsanlar eğer yavaşlarlarsa
  • 1:44 - 1:47
    demode olmaktan korkuyorlar.
  • 1:47 - 1:50
    Paslanmaktansa yıpranmayı
    tercih ettiklerini söylüyorlar.
  • 1:50 - 1:52
    Ama aynı zamanda,
  • 1:52 - 1:55
    hızın eski gelenekleri ve yuva hissini
  • 1:55 - 1:57
    tüketeceğinden korkuyorlar.
  • 1:58 - 2:00
    Ancak hız oyununda kazanan insanlar bile
  • 2:00 - 2:02
    huzursuz hissettiklerini itiraf ediyor.
  • 2:02 - 2:05
    Onlar da hızlanmanın
    bizim sahip olduklarımızla
  • 2:05 - 2:09
    dijital dünyadan başka yerde
    görmediğimiz jet sosyetenin
  • 2:09 - 2:12
    sahip oldukları arasındaki farkı
    açtığını düşünüyorlar.
  • 2:13 - 2:17
    Evet, geleceğimizin daha hızlı olacağını
    öngörmek için sağlam sebeplerimiz var
  • 2:17 - 2:19
    fakat fark ettim ki
  • 2:19 - 2:21
    hız paradoksaldır
  • 2:21 - 2:23
    ve tüm iyi paradokslar gibi,
  • 2:23 - 2:26
    ne kadar absürt ve karmaşık olursa olsun,
  • 2:26 - 2:29
    bize insanların deneyimleri
    hakkında bilgi verir.
  • 2:30 - 2:32
    İlk paradoks, hızı sevmemiz
  • 2:32 - 2:34
    ve yoğunluğundan heyecan duymamız.
  • 2:34 - 2:38
    Fakat prehistorik beynimiz
    aslında buna uygun değil.
  • 2:38 - 2:43
    Hız trenler, süpersonik
    uçaklar icat ediyoruz
  • 2:43 - 2:46
    ama omurgamız zedeleniyor, araba tutuyor,
  • 2:46 - 2:47
    ve jetlag oluyoruz.
  • 2:48 - 2:50
    Çoklu görev yapabilecek
    şekilde evrilmedik.
  • 2:50 - 2:54
    Bir işe muazzam şekilde
    odaklanmak üzere evrildik,
  • 2:54 - 2:55
    avlanmak gibi.
  • 2:55 - 2:57
    İlla hızlı olmak gerekmiyor,
  • 2:57 - 3:00
    büyük mesafeleri katedebilecek
    bir dayanıklılık gerekiyor
  • 3:00 - 3:02
    ama artık biyoloji ve yaşayışımız arasında
  • 3:02 - 3:04
    giderek artan bir uyuşmazlık olduğundan
  • 3:04 - 3:09
    vücudun yapısı ve ondan beklentilerimiz
    arasında bir uyuşmazlık bulunuyor.
  • 3:09 - 3:11
    Bu, mentorlarımın
  • 3:11 - 3:14
    "Sol şeritteki taş devri insanları"
    dedikleri bir olgu.
  • 3:14 - 3:15
    (Kahkaha)
  • 3:16 - 3:20
    Hızın ikinci paradoksallığı,
    objektif olarak ölçülmesidir;
  • 3:20 - 3:21
    saatler için mil,
  • 3:21 - 3:23
    saniyeler için gigabaytlar.
  • 3:23 - 3:25
    Fakat hızın ne hissettirdiği
  • 3:25 - 3:27
    ve hissettiğimiz şeyi sevip sevmediğimiz
  • 3:27 - 3:29
    oldukça öznel.
  • 3:29 - 3:32
    Yeni teknolojilere adapte olma hızımızın
  • 3:32 - 3:35
    arttığını belgeleyebiliriz.
  • 3:35 - 3:39
    Mesela telefonun icadından 85 yıl sonra,
  • 3:39 - 3:43
    Amerikalıların çoğunluğu
    ev telefonu sahibi oldu.
  • 3:43 - 3:48
    Buna karşın, çoğumuzun akıllı telefon
    sahibi olması 13 yıl sürdü.
  • 3:49 - 3:51
    İnsanların hıza karşısındaki
    tutumları ve tepkileri
  • 3:51 - 3:56
    kültürlere ve aynı kültürün içindeki
    farklılıklara göre değişiklik gösterir.
  • 3:56 - 3:59
    Bazı kültürlerde enerjik ve makul
  • 3:59 - 4:01
    görülen etkileşimler,
  • 4:01 - 4:03
    başkalarında oldukça kaba görülebilir.
  • 4:03 - 4:06
    Japonların çay seremonisi sırasında,
  • 4:06 - 4:08
    hemen bir sonraki
    turistik mekana gitmek için
  • 4:08 - 4:10
    al-götür bardak istemezdiniz,
  • 4:10 - 4:11
    değil mi?
  • 4:12 - 4:16
    Üçüncü paradoks ise, hızın hızı doğurması.
  • 4:16 - 4:19
    Ne kadar hızlı yanıt verirsem
    o kadar çok yanıt alırım,
  • 4:19 - 4:21
    yine hızla yanıt vermek zorunda kalırım.
  • 4:21 - 4:23
    Parmaklarımızın ucunda daha fazla
  • 4:23 - 4:25
    iletişime ve bilgiye sahip olmak
  • 4:25 - 4:27
    ve bunun daimi olması,
  • 4:27 - 4:31
    karar vermemizi kolaylaştırmalı
    ve mantıklı hâle getirmeliydi.
  • 4:32 - 4:35
    Ancak gerçekler böyle değil gibi.
  • 4:36 - 4:38
    Son bir paradoks ise
  • 4:39 - 4:44
    tüm bu hızlı teknolojiler bizi angarya
    işlerden kurtaracaktıysa
  • 4:44 - 4:47
    neden zamansızlıktan
    bu kadar şikayetçiyiz?
  • 4:47 - 4:50
    Neden gelen mesaja hemen cevap vermemiz
    gerektiğini düşündüğümüz için
  • 4:50 - 4:53
    rekor oranda trafik kazaları yapıyoruz?
  • 4:54 - 4:57
    Sol şeritte hayatın daha eğlenceli
  • 4:57 - 4:59
    ve daha az gergin olması gerekmez mi?
  • 4:59 - 5:02
    Almanların bunun için
    bir kelimesi bile var:
  • 5:02 - 5:03
    "Eilkrankheit."
  • 5:03 - 5:06
    İngilizcede buna
    "ivedilik hastalığı" denir.
  • 5:07 - 5:10
    Hızlı kararlar vermemiz gerektiğinde
  • 5:10 - 5:12
    otomatik pilotta beyin devreye giriyor
  • 5:12 - 5:14
    ve öğrenilmiş davranışlarımıza,
  • 5:14 - 5:18
    reflekslerimize, bilişsel
    ön yargılarımıza güvenerek
  • 5:18 - 5:21
    hızlı algılama ve cevaplandırmada
    onlardan yararlanıyoruz.
  • 5:22 - 5:24
    Bazen bu hayatımızı kurtarır.
  • 5:24 - 5:25
    Savaş ya da sıvış.
  • 5:25 - 5:28
    Ama bazen de uzun vadede
    bizi yanlışa sürükler.
  • 5:29 - 5:33
    Genellikle toplumumuzdaki muazzam hatalar,
  • 5:33 - 5:36
    teknoloji kaynaklı hatalar değil;
  • 5:36 - 5:40
    otopilotta çabucak verilmiş kararlardan
  • 5:40 - 5:41
    doğan hatalardır.
  • 5:41 - 5:45
    Noktaları birleştirmek,
    yanlış bilgiyi elemek
  • 5:45 - 5:47
    karmaşıklığı anlamlandırmak için
  • 5:47 - 5:50
    yaratıcı ve mantıklı şekilde
    düşünmemişizdir.
  • 5:50 - 5:54
    Bu tarz bir düşünme şekli hızlı yapılamaz.
  • 5:54 - 5:56
    Bu yavaş düşünmektir.
  • 5:56 - 5:59
    Daniel Kahneman ve
    Amos Tversky isimli iki psikolog,
  • 5:59 - 6:03
    bu konuya 1974'te
    dikkat çekmeye başlamıştı.
  • 6:03 - 6:06
    Biz hâlâ onların fikirlerini
    anlamlandırmaya çalışıyoruz.
  • 6:07 - 6:12
    Modern tarihin tamamı bir andan diğerine
    vites arttırmak olarak görülebilir.
  • 6:12 - 6:14
    Bir nevi hızlanırsak
  • 6:14 - 6:16
    sorunlarımızdan kaçabilirmişiz gibi.
  • 6:17 - 6:18
    Ama asla kaçamayız.
  • 6:18 - 6:20
    Bunu kendi hayatlarımızdan biliyoruz
  • 6:20 - 6:22
    ve siyasete yön verenler de bunu biliyor.
  • 6:23 - 6:25
    Daima genişleyen veri evrenini
    işleyebilmek,
  • 6:25 - 6:28
    daha hızlı ve daha zekice kararlar
    alabilmek için
  • 6:28 - 6:31
    artık yapay zekaya başvuruyoruz.
  • 6:32 - 6:35
    Fakat veri işleyen makinalar;
  • 6:35 - 6:38
    dürtülerini bir kenara bırakmak
  • 6:38 - 6:40
    ve fikir akışının sağlamak için
  • 6:40 - 6:44
    zamana ihtiyacı olan Taş Devri
    beyinlere sahip insanların
  • 6:44 - 6:48
    kritik ve sürdürülebilir
    düşünce şeklinin yerini alamaz.
  • 6:49 - 6:52
    Frene basmamız gerektiğini düşünürseniz
  • 6:52 - 6:55
    bu her zaman doğru karar olmayabilir.
  • 6:55 - 7:00
    Viraja çok hızlı giren bir trenin
    raydan çıkacağını hepimiz biliyoruz.
  • 7:00 - 7:01
    Ancak bir mühendis olan Seifu,
  • 7:01 - 7:06
    bana viraja çok yavaş giren bir trenin de
    raydan çıkabileceğini öğretti.
  • 7:07 - 7:10
    Demek ki bu hız artışını yönetmek,
  • 7:10 - 7:13
    hız üzerinde bireysel ve toplumsal olarak
  • 7:13 - 7:16
    düşündüğümüzden daha fazla
    kontrol sahibi olduğumuzu
  • 7:16 - 7:18
    anlamakla başlıyor.
  • 7:19 - 7:22
    Bazen, kendimizi daha hızlı gitmek
    için programlamamız gerekir.
  • 7:22 - 7:24
    Düğümleri çözmek,
  • 7:24 - 7:26
    kasırga mağdurlarına
    yardımları hızlandırmak
  • 7:26 - 7:30
    ya da istediğimiz şeyi anında
  • 7:30 - 7:31
    3D yazıcıdan üretmek isteriz.
  • 7:32 - 7:36
    Bazen de hızlı bir deneyimden doğan
    kazanın adımlarını yönetebilmek için
  • 7:36 - 7:39
    etrafımızdakilerin yavaşlamasını
    hissetmek isteriz.
  • 7:40 - 7:44
    Ayrıca sürekli uyarılmamak normaldir.
  • 7:44 - 7:45
    Bu hem yetişkinler,
  • 7:45 - 7:47
    hem de çocuklar için iyidir.
  • 7:47 - 7:51
    Belki sıkıcı gelebilir ancak
    bize düşünecek zaman verir.
  • 7:51 - 7:55
    Yavaş geçen zaman
    boşa harcanmamış zamandır.
  • 7:56 - 8:00
    Zaman kazanmanın ne olduğunu
    yeniden düşünmeliyiz.
  • 8:00 - 8:04
    Dünyadaki kültür ve ritüeller
    yavaşlık içinde gelişir;
  • 8:04 - 8:07
    çünkü yavaşlık, ortak
    değerlerimizi pekiştirip
  • 8:07 - 8:09
    bağlantı kurmamıza yardımcı olur.
  • 8:09 - 8:12
    Bağlantı, insan olmanın
    kritik bir parçasıdır.
  • 8:13 - 8:15
    Hız konusunda ustalaşmalıyız
  • 8:15 - 8:18
    ve bu, herhangi bir teknolojinin
    değiş tokuşları hakkında
  • 8:18 - 8:20
    dikkatlice düşünmek anlamına gelir.
  • 8:20 - 8:22
    Bu insanlığınızı ifade etmek
    için kullanabileceğiniz
  • 8:22 - 8:24
    zamanı geri kazanmanıza yardımcı olur mu?
  • 8:24 - 8:26
    Bu size ivedilik hastalığını verecek mi?
  • 8:26 - 8:28
    Peki ya diğer insanlara verecek mi?
  • 8:28 - 8:32
    Hayatta seyahat etmek istediğiniz hıza
    karar verecek kadar şanslıysanız,
  • 8:32 - 8:34
    bu bir ayrıcalıktır.
  • 8:34 - 8:36
    Bunu kullanın.
  • 8:36 - 8:39
    Hem hızlanmaya
    hem de yavaş zaman oluşturmaya
  • 8:39 - 8:41
    ihtiyacınız olduğuna karar verebilirsiniz.
  • 8:42 - 8:44
    Düşünüp taşınmak için,
  • 8:44 - 8:45
    kendi rahatlığınızda
  • 8:45 - 8:47
    analiz yapma zamanı;
  • 8:48 - 8:51
    Dinleme, empati kurma,
  • 8:52 - 8:53
    zihninizi dinlendirme,
  • 8:54 - 8:56
    yemek masasına yaslanma zamanı.
  • 8:57 - 8:59
    Geleceğe yaklaştıkça
  • 8:59 - 9:03
    hız teknolojilerini,
  • 9:03 - 9:05
    hızın amacını
  • 9:05 - 9:08
    ve hız beklentilerimizi
  • 9:08 - 9:10
    daha insani bir hıza ayarlamayı düşünelim.
  • 9:11 - 9:12
    Teşekkür ederim.
  • 9:12 - 9:13
    (Alkış)
Title:
Hızlı bir dünyanın öngörülemeyen sonuçları
Speaker:
Kathryn Bouskill
Description:

Modern teknoloji neden verimlilik vaat ediyor ancak bize sürekli baskı altında hissettiriyor? Antropolog Kathryn Bouskill, hızlı bir toplumda yaşama paradokslarını araştırıyor ve neden durmaksızın ilerlememizi talep eden bir dünyada yavaşlamanın önemini yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini açıklıyor.

more » « less
Video Language:
English
Team:
TED
Project:
TEDTalks
Duration:
09:26

Turkish subtitles

Revisions