Return to Video

Savaş sürecinde ebeveyn olmak

  • 0:01 - 0:06
    Dünya genelinde 1,5 milyarın üstünde insan
    silahlı çatışmaların içinde yaşıyor.
  • 0:07 - 0:10
    Sonucunda, 15 milyonun üstünde
    mülteci arkalarında
  • 0:10 - 0:13
    bırakarak, ülkelerini terk
    etmek zorunda kalıyorlar.
  • 0:14 - 0:15
    Şüphesiz, çocuklar bu savaşın
  • 0:15 - 0:17
    en masum ve en savunmasız kurbanları.
  • 0:19 - 0:22
    Yalnızca aleni fiziksel zararlardan
    ötürü değil, savaşların
  • 0:22 - 0:25
    ailelerine verdiği ve üzerinde pek
    konuşulmayan etkilerden ötürü.
  • 0:26 - 0:29
    Savaş tecrübesi, çocukların ciddi
    duygusal ve davranışsal
  • 0:30 - 0:32
    problemler geliştirmesine
    neden olabiliyor.
  • 0:34 - 0:36
    Onların hissedecekleri endişeyi, korkuyu
  • 0:36 - 0:38
    ve tehlikeyi, sadece tahmin edebiliriz.
  • 0:39 - 0:40
    Ama iyi haberler de var.
  • 0:40 - 0:44
    Çocuklara ailelerinin gösterdiği özen
  • 0:44 - 0:48
    onlar üzerinde, maruz kaldıkları
    gerçek savaş deneyimlerinden
  • 0:48 - 0:51
    çok daha güzel etkiler ortaya çıkarabilir.
  • 0:52 - 0:55
    Yani aslında, çocuklar savaş
    öncesi ve sonrasında
  • 0:55 - 1:00
    ilgili ve düzgün ebeveynlik sayesinde
    en zararsız şekilde bu süreci atlatabilir.
  • 1:02 - 1:05
    2011 yılında, Manchester Üniversitesi'nde
  • 1:05 - 1:08
    Psikoloji Bilimi üzerine 1. sınıf
    doktora öğrencisiydim.
  • 1:09 - 1:10
    Sizler gibi, ben de
  • 1:11 - 1:14
    Suriye'de gözler önüne serilen
    iç savaşı, televizyondan izledim.
  • 1:15 - 1:17
    Ailem aslen Suriyeli
  • 1:17 - 1:18
    ve yakın zamanda
  • 1:18 - 1:21
    bazı akrabalarımın, korkunç
    ölüm haberlerini aldım.
  • 1:22 - 1:24
    Ailemle hep birlikte oturup
    televizyonu izlerdik.
  • 1:25 - 1:27
    Gördüğümüz sahneler aynıydı:
  • 1:27 - 1:29
    binaları yerle bir eden bombalar,
  • 1:29 - 1:30
    kaos, tahribat ve
  • 1:31 - 1:33
    bağırıp kaçışan insanlar.
  • 1:33 - 1:37
    Beni en çok etkileyen, kaçışan
    insanlar oldu,
  • 1:37 - 1:40
    özellikle de korku dolu gözlerle
    bakan çocuklar.
  • 1:41 - 1:45
    O zamanlar yaşları 5 ve 6
    olan, küçük ve meraklı
  • 1:45 - 1:47
    iki çocuk annesiydim.
  • 1:47 - 1:50
    Bu yaşlarda genelde sürekli
    soru sorup gerçek
  • 1:50 - 1:52
    ve ikna edici nitelikte
    cevaplar beklerler.
  • 1:53 - 1:56
    Ben de, bir savaş bölgesinde ve
    mülteci kampında
  • 1:56 - 1:59
    çocuklarıma nasıl
    annelik yaparım diye düşündüm.
  • 2:00 - 2:02
    Çocuklarım değişir miydi?
  • 2:03 - 2:06
    Kızımın mutluluktan parlayan gözleri,
    ışığını kaybeder miydi?
  • 2:07 - 2:12
    Oğlumun sakin ve kaygısız tavrı, korkak
    ve çekingen bir hâl alır mıydı?
  • 2:13 - 2:14
    Nasıl başa çıkardım?
  • 2:15 - 2:17
    Ben değişir miydim?
  • 2:19 - 2:21
    Psikologlar ve aile eğitmenleri olarak,
  • 2:21 - 2:25
    biliyoruz ki ebeveynleri çocuklarına
    bakma yeteneğiyle donatmak
  • 2:25 - 2:27
    onların ruhsal sağlığında
    büyük bir etki bırakabilir,
  • 2:28 - 2:30
    işte buna aile eğitmenliği diyoruz.
  • 2:31 - 2:33
    Benim aklımdaki soru ise şuydu,
  • 2:33 - 2:36
    aile eğitmenliği programları
    savaş bölgelerinde ya da mülteci
  • 2:36 - 2:39
    kamplarında kalan
    ebeveynler için yararlı olabilir miydi?
  • 2:39 - 2:42
    Onlara bu sorunlarda yardımcı
    olacak tavsiye ya da
  • 2:42 - 2:44
    eğitimlerle ulaşabilir miydik?
  • 2:46 - 2:49
    Böylece doktora bölüm danışmanım,
    Profesör Rachel Calam'a
  • 2:49 - 2:50
    akademik becerilerimi
  • 2:50 - 2:54
    dünyada gerçekten bir şeyleri değiştirmek
    amacıyla kullanma fikrini sundum.
  • 2:55 - 2:57
    Tam olarak ne yapmak istediğimden
    emin değildim.
  • 2:58 - 3:00
    Dikkatli ve sabırlı bir şekilde dinledi
  • 3:00 - 3:01
    ve sonrasında,
  • 3:02 - 3:04
    "Eğer yapmak istediğin buysa ve
    senin için bu kadar önemliyse
  • 3:04 - 3:06
    yapalım o hâlde.
  • 3:06 - 3:09
    Aile programlarının, bu durumdaki ailelere
  • 3:09 - 3:11
    faydalı olabilmesi için yollar bulalım."
  • 3:12 - 3:15
    Beş yıldır, ben ve meslektaşlarım
  • 3:15 - 3:17
    Prof. Calam ve Dr. Kim Cartwright,
  • 3:17 - 3:20
    savaşı ve zorunlu göçü yaşayan
    ailelere destek
  • 3:20 - 3:22
    olmak için uğraşıyoruz.
  • 3:24 - 3:27
    Bu zorlukları yaşayan insanlara
    nasıl yardımcı olacağımızı
  • 3:27 - 3:29
    ve onların çocuklarını nasıl
    destekleyeceğimizi bilmek için
  • 3:29 - 3:32
    ilk yapmamız gereken, onlarla konuşup
    sorunlarının ne olduğunu öğrenmek.
  • 3:32 - 3:33
    Haksız mıyım?
  • 3:34 - 3:35
    Yani, bu oldukça açık.
  • 3:35 - 3:37
    Çünkü genelde onlar,
    en savunmasız olanlar,
  • 3:37 - 3:39
    destek olmaya çalıştıklarımız,
  • 3:39 - 3:40
    aslında hiç soru sormadıklarımızdır.
  • 3:40 - 3:43
    Kaç defa bir insana hiç sormadan,
    yaptığımızın, doğru olduğuna
  • 3:43 - 3:47
    inanarak, yardım etmeye çalıştık?
  • 3:47 - 3:51
    Bu yüzden Suriye'deki ve Türkiye'deki
    mülteci kamplarına gittim,
  • 3:51 - 3:53
    oradaki aileleri oturup dinledim.
  • 3:54 - 3:57
    Ebeveynlik yaparken çektikleri
    zorlukları dinledim,
  • 3:57 - 3:59
    mücadelelerini dinledim,
  • 3:59 - 4:01
    onların yakarışlarını dinledim.
  • 4:02 - 4:04
    Bazı zamanlar donup kaldım,
  • 4:04 - 4:06
    yapabildiğim tek şey ellerini tutup,
  • 4:06 - 4:08
    onlarla birlikte sessizce ağlayıp
    dua etmekti.
  • 4:09 - 4:11
    Sıkıntılarını anlattılar.
  • 4:11 - 4:15
    Onları sadece temiz su bulmak gibi
    pratik işlere odaklanmak
  • 4:15 - 4:18
    zorunda bırakan, zorlu, ağır kamp
  • 4:18 - 4:20
    şartlarını anlattılar.
  • 4:21 - 4:23
    Çocuklarının ellerinden
    kayıp gidişini, üzüntülerini,
  • 4:24 - 4:27
    depresyonu, yataklarını ıslatmalarını,
  • 4:27 - 4:30
    parmak emmelerini, yüksek
    sese, kâbuslara, berbat,
  • 4:30 - 4:32
    çok berbat kâbuslara olan korkularını
  • 4:32 - 4:34
    nasıl izlediklerini anlattılar.
  • 4:35 - 4:39
    Bu aileler bizim televizyonlarda
    izlediklerimizi yaşadılar.
  • 4:39 - 4:40
    Anneler,
  • 4:40 - 4:43
    --neredeyse yarısı,
    ya savaş yüzünden dul kalan
  • 4:43 - 4:45
    ya da eşlerinin ölü mü diri mi
    olduğunu öğrenemeyen anneler--
  • 4:45 - 4:48
    kendilerini ne kadar kötü
    hissettiklerini anlattılar.
  • 4:49 - 4:54
    Çocuklarının değişimini izlediler ve nasıl
    yardım edeceklerine dair fikirleri yoktu.
  • 4:54 - 4:57
    Çocuklarının sorularını nasıl
    cevaplayacaklarını bilmiyorlardı.
  • 4:57 - 5:01
    Çok şaşırtıcı ve etkileyici
    bulduğum kısım ise,
  • 5:01 - 5:06
    bu ailelerin, çocuklarına destek
    olmak için ne kadar hevesli olduklarıydı.
  • 5:06 - 5:08
    Çektikleri bütün zorluklar bir yana,
  • 5:08 - 5:10
    çocuklarına yardım etmeye çalışıyorlardı.
  • 5:10 - 5:12
    STK çalışanlarından,
  • 5:12 - 5:14
    mülteci kampındaki öğretmenlerden,
  • 5:14 - 5:16
    profesyonel doktorlardan,
  • 5:16 - 5:18
    diğer ailelerden destek almak için
    çaba sarf ediyorlardı.
  • 5:19 - 5:22
    Oradaki annelerden biri, henüz 4 gündür
    kampta kalıyordu ve
  • 5:22 - 5:24
    8 yaşında, korkunç kâbuslar
  • 5:24 - 5:26
    gören kızına destek olmak için
  • 5:26 - 5:28
    iki defa irtibata geçmişti.
  • 5:30 - 5:33
    Kötü olan ise, bu çabaları
    genelde karşılıksız kalmasıydı.
  • 5:34 - 5:36
    Mülteci kamplarındaki doktorlar,
  • 5:36 - 5:38
    çoğunlukla çok meşguller ya da
  • 5:38 - 5:42
    ebeveynlik için yeterli bilgi
    sahibi olmuyorlar.
  • 5:42 - 5:45
    Öğretmenler ve diğer aileler de
    onlardan farklı değil,
  • 5:46 - 5:48
    --onlar da, yeni ihtiyaçlarla
    mücadele eden
  • 5:48 - 5:51
    yeni bir mülteci topluluğunun parçaları.
  • 5:51 - 5:53
    Sonra düşünmeye başladık.
  • 5:54 - 5:56
    Bu ailelere nasıl yardım edebiliriz?
  • 5:57 - 6:01
    Bu aileler baş edebileceklerinden çok
    daha büyük şeylerle karşılaşıyorlardı.
  • 6:01 - 6:03
    Suriye krizi, ailelere
  • 6:03 - 6:08
    bireysel düzeyde ulaşmanın ne kadar
    imkânsız olacağını görmemizi sağladı.
  • 6:08 - 6:10
    Onlara başka nasıl yardım edebilirdik?
  • 6:10 - 6:14
    Bu en zor zamanlarda, popülasyon
    seviyesinde ve
  • 6:14 - 6:16
    düşük bütçede, ailelere
  • 6:17 - 6:20
    nasıl ulaşabilirdik?
  • 6:21 - 6:23
    STK çalışanlarıyla yaptığımız saatler
    süren konuşmalar sonucu,
  • 6:23 - 6:26
    birisi, oldukça yenilikçi bir fikir sundu,
  • 6:26 - 6:31
    ekmek aldıkları paketlerin içine
    ebeveynliğe ait broşür yerleştirme fikri.
  • 6:31 - 6:34
    Bu paketler, Suriye'de
    çatışma bölgesinde olan ailelere,
  • 6:34 - 6:37
    insani yardım görevlileri
    tarafından dağıtılıyordu.
  • 6:37 - 6:39
    Biz de bunu yaptık.
  • 6:39 - 6:42
    Ekmek paketleri, içlerine iki adet kâğıt
    eklemesi dışında,
  • 6:42 - 6:44
    dış görünüş anlamında hiç değişmedi.
  • 6:45 - 6:50
    Kâğıtlardan biri, temel ebeveynlik öneri
    ve bilgilerini içeren bir broşürdü,
  • 6:50 - 6:53
    ebeveynlerin ve çocuklarının
    yaşayabilecekleri şeyleri
  • 6:53 - 6:55
    onlar için normalleştiriyordu.
  • 6:55 - 6:59
    Orada, kendilerini ve çocuklarını
    nasıl destekleyebilecekleri anlatılıyordu.
  • 6:59 - 7:03
    Çocuklarıyla konuşarak vakit geçirmeleri,
  • 7:03 - 7:05
    onlara daha fazla ilgi göstermeleri,
  • 7:05 - 7:07
    onlara karşı daha sabırlı olmaları ve
  • 7:07 - 7:09
    onlarla konuşmaları gibi
    tavsiyeler verilmişti.
  • 7:09 - 7:12
    Diğer kâğıt ise, bir geri
    bildirim anketiydi ve
  • 7:12 - 7:14
    bir kalem de yerleştirilmişti.
  • 7:14 - 7:18
    Peki bu, yalnızca bir anket
    dağıtmak anlamına mı gelir,
  • 7:18 - 7:21
    yoksa, onlara sıcak, korumacı ve sevgi
    dolu ebeveynler olmayı sağlayacak
  • 7:22 - 7:25
    bir psikolojik yardım sunmak
    anlamına mı?
  • 7:25 - 7:29
    Yalnızca bir haftada, bunlardan
    3.000 tanesini dağıttık.
  • 7:30 - 7:34
    Güzel kısmı ise, yüzde 60 oranında
    geri-dönüş aldık.
  • 7:34 - 7:38
    3000 ailenin yüzde 60'ı
    bize karşılık verdi.
  • 7:38 - 7:41
    Şu an burada kaç
    araştırmacı var bilmiyorum,
  • 7:41 - 7:43
    ama bu geri dönüş oranı
    gerçekten güzeldi.
  • 7:43 - 7:46
    Suriye'deki savaş bölgesi bir yana,
    bu geri dönüşümü
  • 7:46 - 7:49
    Manchester'da almak bile büyük
    bir başarı olurdu.
  • 7:49 - 7:52
    Ailelere gönderdiğimiz
    mesajların onlar için
  • 7:52 - 7:55
    bu kadar önemli olduğunu görmek de öyle.
  • 7:55 - 7:57
    Geri bildirimleri duymak için ne kadar
  • 7:57 - 7:59
    sabırsız, heyecanlı
    olduğumuzu hatırlıyorum.
  • 7:59 - 8:02
    Bu aileler bize geneli pozitif ve
    cesaretlendirici
  • 8:02 - 8:04
    yüzlerce mesaj bıraktılar.
  • 8:04 - 8:06
    Ama sanırım benim en sevdiğim,
  • 8:06 - 8:09
    "Bizi ve çocuklarımızı unutmadığınız
    için teşekkürler." oldu.
  • 8:10 - 8:12
    Bu gerçekten onlara gönderdiğimiz
  • 8:12 - 8:15
    psikolojik desteğin onlar için ne kadar
  • 8:15 - 8:17
    önemli olduğunu gösteriyor.
  • 8:17 - 8:20
    Bunun yanında yeni doğanlar için süt,
  • 8:20 - 8:24
    kadınlar için hijyen kitleri ve
    hatta yemek sepetleri
  • 8:24 - 8:26
    götürdüğümüzü düşünsenize.
  • 8:28 - 8:30
    Bunu biraz daha yakınımız için düşünelim,
  • 8:30 - 8:32
    çünkü bu göçmen krizi
  • 8:32 - 8:34
    aslında herbirimizde bir
    şekilde etkisini gösteriyor.
  • 8:35 - 8:39
    Günlük istatistik ve fotoğraflarla
    görüntü bombardımanına tutulduk
  • 8:39 - 8:41
    ve bu hiç şaşırtıcı gelmiyor.
  • 8:41 - 8:42
    Çünkü geçen ay içerisinde,
  • 8:42 - 8:45
    1 milyondan fazla mülteci
    Avrupa'ya ulaştı.
  • 8:45 - 8:46
    Bir milyon.
  • 8:47 - 8:50
    Mülteciler topluluklarımıza katılıyor,
  • 8:50 - 8:52
    komşularımız oluyorlar,
  • 8:52 - 8:54
    çocukları bizim çocuklarımızla
    aynı okulda okuyor.
  • 8:55 - 8:59
    Sonrasında, bu broşürleri Avrupalı
    mülteciler için uyguladık
  • 9:00 - 9:02
    ve mülteci akınının yüksek olduğu
    yerlerde bunu
  • 9:02 - 9:05
    internet üzerinden onlara sunduk.
  • 9:05 - 9:08
    Örneğin, İsveç Sağlık Bakanlığı sitesinde
    bu broşür sunuldu.
  • 9:08 - 9:10
    Ve ilk 45 dakika içerisinde,
  • 9:10 - 9:13
    tam 343 kez indirildi.
  • 9:13 - 9:15
    Bu olay, gönüllüler, uygulayıcılar
  • 9:15 - 9:18
    ve diğer aileler için gönderdiğimiz
    psikolojik desteğin
  • 9:18 - 9:21
    ne kadar önemli olduğunu
    vurgulamış oldu.
  • 9:23 - 9:29
    2013 yılında, annelerle beraber
    mülteci kampı çadırının soğuk
  • 9:29 - 9:33
    ve sert zemininde oturarak bir
    odak grubu toplantısı yapıyorduk.
  • 9:33 - 9:36
    Benim tam karşımda, 13 yaşında
  • 9:36 - 9:39
    olduğunu tahmin ettiğim bir kızın
    başını dizlerine yasladığı,
  • 9:39 - 9:42
    yaşlıca bir kadın duruyordu.
  • 9:42 - 9:45
    Küçük kız ise yaptığımız
    görüşme sırasında hiçbir
  • 9:45 - 9:46
    şey söylemeden, dizlerini
  • 9:46 - 9:48
    göğsüne doğru çekmiş bir şekilde durdu.
  • 9:49 - 9:51
    Yaptığımız görüşmenin sonlarına
  • 9:51 - 9:54
    doğru, annelere zaman ayırdıkları
    için teşekkür ederken
  • 9:54 - 9:57
    o kadın küçük kızı göstererek
    bana baktı ve
  • 9:57 - 9:59
    "Bize... yardım edebilir misin?" dedi
  • 10:00 - 10:02
    Ne istediğini kestiremedim ama küçük
  • 10:02 - 10:04
    kıza baktım ve gülümsedim,
  • 10:04 - 10:06
    Arapça dedim ki,
  • 10:06 - 10:08
    "Salaam alaikum. Shu-ismak?"
  • 10:08 - 10:09
    "İsmin nedir?"
  • 10:10 - 10:12
    Bana şaşkın ve biraz da
    korkak bir şekilde baktı,
  • 10:12 - 10:14
    ama sonra "Halul" dedi.
  • 10:15 - 10:19
    Halul, Arapça'da yaşı küçük
    kızlar için kullanılan Hala
  • 10:19 - 10:22
    kelimesiyle aynı anlama geliyor.
  • 10:23 - 10:27
    Bu noktada Hala'nın 13'ten çok
    daha büyük olduğunu düşündüm.
  • 10:28 - 10:32
    Ve haklıydım, Hala 25 yaşında,
    3 çocuk annesi bir kadındı.
  • 10:33 - 10:37
    Hala kendinden emin, ilgili,
    sevgi dolu bir anneymiş
  • 10:37 - 10:38
    çocuklarına karşı, ama
  • 10:38 - 10:40
    savaş bunların hepsini değiştirmiş.
  • 10:41 - 10:45
    Hayatını, bombaların şehrine
    düşüşünü ve patlamaları
  • 10:45 - 10:48
    duyarak geçirmişti.
  • 10:48 - 10:51
    Savaş uçakları evlerinin
    yakınından geçip bombalar
  • 10:51 - 10:52
    bırakırken, çocukları
  • 10:52 - 10:55
    sesten çok korkup bağırırlarmış.
  • 10:55 - 10:58
    Hala da hızlıca yastıkları alır
    ve çocuklarının kulaklarını
  • 10:58 - 10:59
    kapatırmış, duymasınlar diye.
  • 10:59 - 11:01
    Bu sırada kendi bağırırmış.
  • 11:02 - 11:04
    Kampa ulaştıklarında ve bir şekilde
  • 11:04 - 11:07
    güvende olduklarını hissettiğinde
  • 11:07 - 11:10
    çocukluğundaki gibi davranmaya başlamış.
  • 11:11 - 11:13
    Ailesini tamamıyla reddetmiş,
  • 11:14 - 11:16
    çocuklarını ve kocasını.
  • 11:17 - 11:19
    Hala artık başa çıkamıyordu.
  • 11:21 - 11:23
    Bu, gerçekten kötü sonuçlu
    bir ebeveynlik mücadelesi,
  • 11:24 - 11:25
    ama maalesef, yaygın bir hâlde.
  • 11:25 - 11:28
    Silahlı çatışma ve zorunlu göçü
    deneyimlemiş bireyler
  • 11:28 - 11:31
    ciddi duygusal zorluklarla karşılaşır.
  • 11:32 - 11:34
    Ve hepimizin de empati
    kurabileceği bir nokta var.
  • 11:35 - 11:38
    Eğer siz bu kadar zor bir süreçten
    geçmiş olsaydınız, yani değer
  • 11:39 - 11:42
    verdiğiniz kişileri ve şeyleri
    kaybetmiş olsaydınız,
  • 11:43 - 11:45
    nasıl başa çıkardınız?
  • 11:47 - 11:50
    Kendinize ve ailenize hâlâ
    bakabilir miydiniz?
  • 11:51 - 11:55
    Çocukların hayatlarında ilk yılların,
  • 11:55 - 11:58
    fiziksel ve duygusal gelişimleri için
    elzem olduğunu
  • 11:58 - 12:03
    ve 1,5 milyar insanın silahlı çatışmaya
    maruz kaldığını düşünürsek,
  • 12:03 - 12:06
    ki çoğu topluluklarımıza dâhil oluyor--
  • 12:06 - 12:08
    savaşı ve zorunlu göçü birebir
  • 12:08 - 12:11
    yaşıyor olanların ihtiyaçlarını
    görmezden gelemeyiz.
  • 12:13 - 12:15
    Hem yerinden olmuş insanların,
    hem de mültecilerin
  • 12:15 - 12:20
    ihtiyaçlarını, ikinci plana atmamalıyız.
  • 12:21 - 12:26
    Bu ihtiyaçlar, STK çalışanları,
    siyasete yön verenler, DSÖ, UNHCR
  • 12:26 - 12:30
    ve bizler tarafından, elimizdekini
    ardımıza koymadan
  • 12:30 - 12:34
    öncelik verilerek sağlanmalı.
  • 12:36 - 12:41
    Çatışmanın bireysel yüzlerini ve
    yüzlerinden aktardıkları duygularını
  • 12:41 - 12:45
    fark etmeye başlayabilirsek, onları da,
  • 12:45 - 12:47
    insan olarak görmeye başlayabiliriz.
  • 12:48 - 12:50
    Bu ailelerin ihtiyaçlarını da--ki
    bu ihtiyaçlar,
  • 12:50 - 12:52
    bir insanın ihtiyaçlarıdır--
    görmeye başlayabiliriz.
  • 12:54 - 12:57
    Bu ihtiyaçlara öncelik verildiğinde,
    insani ortamdaki
  • 12:57 - 13:00
    çocuklara yönelik müdahaleler
    sağlanacak ve
  • 13:00 - 13:05
    ailenin çocuğu desteklemedeki başlıca
    görevi tanınacak.
  • 13:06 - 13:08
    Ailevi psikolojik sağlık, uluslararası
  • 13:08 - 13:10
    gündemce açık seçik tanınmış olacak.
  • 13:11 - 13:14
    Ve göç edilen yerlerde, çocukların
  • 13:14 - 13:16
    sosyal hizmet sistemlerine girme
    olasılıkları düşecek.
  • 13:16 - 13:19
    Çünkü aileleri önceden destek
    almış olacak.
  • 13:21 - 13:23
    Daha açık fikirli, daha sevgi dolu,
  • 13:23 - 13:25
    daha konuksever ve ülkelerimize katılan
  • 13:25 - 13:29
    insanlara karşı daha önyargısız olacağız.
  • 13:30 - 13:32
    Savaşları durdurmalıyız.
  • 13:33 - 13:37
    Çocukların, uçaklardan bombaların değil,
    hediyelerin yağdığını hayal edebileceği
  • 13:37 - 13:39
    bir dünya yaratmalıyız.
  • 13:39 - 13:43
    Biz silahlı birliklerin dünyada
    barınmasına izin verdiğimiz sürece,
  • 13:43 - 13:46
    insanlar vatanlarından
    ayrılmaya devam edecek,-
  • 13:46 - 13:48
    geride çocuklarını korunmasız bırakarak.
  • 13:48 - 13:51
    Ama ebeveynlik ve davranış eğitimi
    verdiğimiz sürece, bütün bu
  • 13:51 - 13:56
    anlattıklarımın önüne geçmemiz mümkün.
  • 13:56 - 13:58
    Teşekkürler.
  • 13:59 - 14:00
    (Alkışlar)
Title:
Savaş sürecinde ebeveyn olmak
Speaker:
Aala El-Khani
Description:

Anne babalar yuvaları savaş nedeniyle yıkılmışken çocuklarına nasıl güvenli bir ortam yaratıp onları koruyabilirler? Bu etkileyici konuşmada, psikolog Aala El-Khani Suriye'deki krizden etkilenen ailelerden öğrendiklerini ve onlar için yaptıklarını anlatıyor. Sorduğu soru ise: İçinde sevgi barındıran bu ebeveynlerin, çocuklarına en çok ihtiyaçları olan sevgi ve güven duygusunu yeniden hissettirmelerini nasıl sağlarız?

more » « less
Video Language:
English
Team:
TED
Project:
TEDTalks
Duration:
14:16

Turkish subtitles

Revisions