YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Aşkın matematiği

Doğru insanı bulmak kolay değil. Peki matematiksel olarak mümkün mü? Bu büyüleyici konuşmasında, matematikçi Hannay Fry aşkı nasıl aradığımızla ilgili benzerlikleri gösteriyor ve özel birini bulmak için gerekli en iyi üç ipucunu (matematiksel olarak kanıtlanmış!) veriyor.

Get Embed Code
37 Languages

Showing Revision 44 created 04/15/2015 by Eralp Şahin.

  1. Bugün sizinle aşkın matematiği
    hakkında konuşmak istiyorum.
  2. Sanırım hepimiz matematikçilerin
  3. aşkı bulmada ne kadar iyi
    olduklarını biliyor ve kabul ediyoruz.
  4. Fakat bunun sebebi sadece
    havalı kişiliklerimiz,
  5. üstün konuşma yeteneklerimiz
    ve harika kalem kutularımız değil.
  6. Bu sebeplerin yanı sıra, doğru insanı
    bulmak için fazlasıyla matematik
  7. yapmış olmamızın da payı var.
  8. Konuyla ilgili favorim olan,

  9. "Neden Bir Kız Arkadaşım Yok" isimli
    makalede-- (Gülüşmeler)
  10. Peter Backus aşkı bulma şansını
    değerlendirmeye çalışıyor.
  11. Şimdi, Peter hiç de açgözlü birisi değil.
  12. İngiltere'de mevcut olan her kadından,
  13. Peter'in aradığı özellikler sadece;
    yakınında yaşayan birisi olması,
  14. doğru yaş aralığında birisi olması,
  15. üniversite mezunu birisi olması,
  16. kendisiyle geçinebileceği birisi olması,
  17. çekici birisi olması
  18. ve onu çekici bulacak
    birisi olması.
  19. (Gülüşmeler)
  20. Ve sonucunda bütün İngiltere'den
    sadece 26 kadın çıkıyor.
  21. İşler pek iyi gözükmüyor,
    değil mi Peter?
  22. Şimdi, bu duruma şu açıdan bakalım:
  23. Çıkan sonuç, uzaylı sayısına dair
    yapılan en iyi tahminlerden
  24. neredeyse 400 kat daha az.
  25. Aynı zamanda bu sonuç, Peter'in belli
    bir gece gezmesinde bu özel bayanlardan
  26. herhangi biriyle tanışma şansını
  27. 285000'de 1
    olarak gösteriyor.
  28. Sanırım matematikçilerin
    artık o kadar dışarıya
  29. çıkmaya zahmet etmemelerinin
    sebebi bu olsa gerek.
  30. Durum şu ki, şahsen ben

  31. böylesine karamsar bir
    bakış açısını takip etmiyorum.
  32. Çünkü ben biliyorum ki,
    tıpkı sizin gibi,
  33. aşk pek de böyle çalışmıyor.
  34. İnsan duyguları özenlice düzenlenmiş,
    rasyonel ve kolay tahmin edilebilir değil.
  35. Fakat aynı zamanda biliyorum ki,
  36. bu matematiğin bize sunabileceği
    hiçbir şey yok anlamına gelmiyor,
  37. çünkü aşk, hayatın çoğunluğu gibi,
    desenlerle dolu
  38. ve matematik de en nihayetinde
    tamamen desenleri çalışmakla ilgili.
  39. Hava tahmininden
    borsadaki dalgalanmalara,
  40. gezegenlerin hareketlerine, şehirlerin
    gelişimine kadar desenlerle dolu.
  41. Dürüst olmak gerekirse,
    bunlardan hiçbirinin de pek
  42. özenle düzenlenmiş ve kolay
    tahmin edilebilir olmadıklarını biliyoruz.
  43. Çünkü bence matematik
    o kadar güçlü ki, bize neredeyse
  44. her şey için yeni bir bakış
    açısı verme potansiyeli var.
  45. Aşk kadar esrarengiz bir şey için bile...
  46. Bununla birlikte,
  47. matematiğin ne kadar muazzam ve
    konuyla alakalı olduğunu göstermek için,
  48. size matematiksel olarak kanıtlanabilir
    üç ana aşk tavsiyemi vermek istiyorum.
  49. Tamamdır, işte Ana Tavsiye #1:

  50. Online arkadaşlık sitelerinde
    nasıl başarılı olursun?
  51. OkCupid benim favori online
    arkadaşlık sitem,
  52. sebebi de bir grup matematikçi
    tarafından yapılmış olması.
  53. Şimdi, onlar matematikçi
    olduklarından
  54. neredeyse on yıldır
  55. siteyi kullanan herkes hakkında
    bilgi topluyorlar.
  56. Ve bu arkadaşlık sitesinde
  57. kendimizi nasıl tanıttığımızın
  58. ve diğerleriyle nasıl etkileşim
    kurduğumuzun
  59. desenlerini araştırıyorlar.
  60. Sonucunda da ciddi derecede
    ilginç bulgular ortaya çıkarıyorlar
  61. Bunlardan benim favorim şu ki;
  62. bulduklarına göre online arkadaşlık
    sitelerinde
  63. popülerliğinizi ne kadar çekici olduğunuz
    dikte etmiyor.
  64. Hatta aslında, insanların sizin
    çirkin olduğunuzu düşünmesi
  65. işinize yarayabilir.
  66. Nasıl olduğunu anlatayım.
  67. OkCupid'in neyse ki zorunlu olmayan
    bir bölümünde,
  68. insanların ne kadar çekici
    olduğunu 1'den 5'e kadar
  69. değerlendirebilme hakkınız var.
  70. Şimdi, eğer bu skoru,
    yani ortalama skoru,
  71. belirli kişilerin aldıkları mesaj
    sayısıyla karşılaştırırsak,
  72. çekiciliğin online arkadaşlık
  73. sitelerinde popülariteyle nasıl
    bağlantılı olduğunu anlamaya başlıyoruz.
  74. OkCupid'deki arkadaşlar da sonuç olarak
    bu grafiği buluyorlar.

  75. Buradan anlamamız gereken
    önemli şey ise, ne kadar çekiciyseniz
  76. o kadar fazla mesaj
    alacaksınız gibi bir şart olmadığı.
  77. O zaman sormamız gereken soru:
    Nasıl oluyor da yukarıdaki bu kişiler,
  78. aşağıda bulunan ve aynı
    derecede çekici olan buradaki
  79. diğer kişilerden çok daha popülerler?
  80. Bunun sebebi ise önemli olan tek şeyin
    direkt dış görünüş olmaması.
  81. Bulgularını bir örnekle
    göstereyim.
  82. Örneğin, Portia de Rossi gibi
    birini ele alalım.
  83. Herkes Portia de Rossi'nin çok güzel
    bir kadın olduğu konusunda hemfikir.
  84. Kimse onun çirkin olduğunu düşünmüyor;
    ama o bir süper model de değil.
  85. Portia de Rossi'yi Sarah Jessica Parker
    gibi biriyle karşılaştırırsanız,
  86. ben dahil bir çok insan
  87. Sarah Jessica Parker'ın gerçekten harika
    olduğunu düşünür.
  88. Hatta dünya üzerinde yaşayan
  89. en güzel varlık olduğunu...
  90. Fakat bazı insanlar,
    yani internettekilerin çoğu,
  91. onun biraz ata benzediğini düşünüyorlar.
    (Gülüşmeler)
  92. Şimdi, insanlara Sarah Jessica Parker veya
    Portia de Rossi'yi
  93. ne kadar çekici bulduklarını sorarsanız,
  94. ve onlardan 1 ila 5 arası bir puan
    vermelerini isterseniz,
  95. sanıyorum ki ortalama
    aynı puanı alırlardı.
  96. Fakat oylama şekilleri çok farklı olurdu.
  97. Portia'nın puanları
    4'ün etrafında toplanırdı
  98. çünkü herkes onun çok güzel olduğunu
    kabul ediyor.
  99. Ama Sarah Jessica Parker için
    fikirler tamamen bölünür.
  100. Puanında büyük bir dağılım olurdu.
  101. Aslında önemli olan bu dağılım.
  102. Seni bir online arkadaşlık sitesinde
  103. popüler yapan şey bu dağılım.
  104. Yani bu demek oluyor ki,
  105. eğer bazı insanlar senin çekici
    olduğunu düşünüyorsa,
  106. ve diğerleri koca bir çirkin
    düşünüyorsa,
  107. aslında daha iyi durumdasın.
  108. Bu herkesin seni yan kapıdaki
    hoş kız olarak
  109. görmesinden çok daha iyi.
  110. Bu mesajları gönderen kişiler
    açısından düşününce

  111. daha kulağa mantıklı gelmeye
    başlıyor bence.
  112. Diyelim ki, birini çekici buluyorsunuz;
  113. ama başka insanların ondan o kadar da
    etkilenmediğinden şüphelisiniz.
  114. Yani, sizin için daha az rekabet var ve
  115. iletişime geçmeniz için daha teşvik edici.
  116. Bir de şunu düşünün: birini çekici
    buluyorsunuz;
  117. ama herkesin onu çekici bulacağından
    kuşkulanıyorsunuz.
  118. O halde, dürüst olalım, neden
    kendinizi küçük duruma düşüresiniz ki?
  119. İşin ilginç kısmı şu:
  120. İnsanlar çöpçatanlık sitelerinde
    kullanacakları fotoğrafları seçerken,
  121. bazı insanların çekici bulmayacağını
  122. düşündükleri yönlerini minimize
    etmeye çalışıyorlar.
  123. Klasik bir örnek: biraz kilolu insanların
  124. kasıtlı olarak fazla kesilmiş bir
    fotoğraf seçmeleri
  125. ya da kel erkeklerin, örneğin,
  126. kasıtlı olarak şapka taktıkları
    fotoğrafları seçmeleri...
  127. Fakat eğer başarılı olmak istiyorsanız,
    aslında yapmanız
  128. gereken bunun tam tersi.
  129. Aslında bunun yerine, sizi farklı kılan
    şeylerin üzerinde durmalısınız,
  130. bazı insanların bunu çekici bulmayacağını
    düşünseniz bile.
  131. Çünkü sizi beğenen insanlar,
    sizi her halükarda beğenecek
  132. ve beğenmeyen önemsiz insanlar, yani,
    onlar sadece sizin yararınıza olacak.
  133. Tamam, Ana Tavsiye #2:
    Doğru insan nasıl seçilir.

  134. Diyelim ki, flört alanında
  135. müthiş bir başarınız var.
  136. Ama soru şu: Bu başarıyı nasıl
  137. uzun dönemli mutluluğa çevireceksiniz,
    özellikle,
  138. durulmak için doğru zamanın gelip
    gelmediğine nasıl karar vereceksiniz?
  139. Genelde, durulup karşınıza çıkan ve
  140. sizinle ilgilenen ilk insanla
  141. evlenmeniz akla uygun değil.
  142. Ama aynı şekilde, uzun dönemli
    mutluluk şansınızı
  143. arttırmak istiyorsanız, çok da
    uzatmak istemezsiniz.
  144. En sevdiğim yazar Jane Austen'ın da
    dediği gibi:
  145. "27 yaşında evlenmemiş bir kadın
  146. asla sevgiyi hissedeceğini ve
    canlandıracağını ummaz".
  147. (Gülüşmeler)
  148. Teşekkürler Jane.
    Aşk hakkında ne bilirsin ki?
  149. O halde soru şu:

  150. Durulmak için doğru zamanın geldiğini
    nasıl anlarsınız,
  151. hayatınız boyunca flört edebileceğiniz
    onca insan varken?
  152. Neyse ki, burada bize yardım
    etmesi için kullandığımız
  153. harika bir matematik var,
    optimum durma teorisi adlı.
  154. O halde düşünün,
  155. 15 yaşında flört etmeye başlıyorsunuz
  156. ve ideal olarak 35 yaşına geldiğinizde
    evlenmek istiyorsunuz.
  157. Ve hayatınız boyunca potansiyel
  158. olarak flört edebileceğiniz birtakım
    insanlar var
  159. ve farklı seviyelerde iyiler.
  160. Kurallar şöyle, bir defa durulup
    evlendikten sonra,
  161. neye sahip olabileceğinizi görmek için
    öteye bakamazsınız
  162. ve aynı şekilde geri gidip
    fikrinizi değiştiremezsiniz.
  163. En azından tecrübelerime göre,
  164. insanlar genelde başkası için
    reddedildikten yıllar sonra
  165. anımsanmayı pek hoş bulmuyor,
    ya da sadece ben böyleyim.
  166. O halde matematik flört pencerenizdeki
    ilk yüzde 37'ye

  167. ne yapmanız gerektiğini söylüyor.
  168. Ciddi bir evlenme potansiyeli olan herkesi
    geri çevirmelisiniz.
  169. (Gülüşmeler)
  170. Ve sonra, önceden gördüğünüz herkesten
  171. daha iyi olan sıradaki
    insanı seçmelisiniz.
  172. İşte örneğimiz bu.
  173. Eğer bunu yaparsanız, bu mükemmel
    eşi bulma şansınızı
  174. maksimuma çıkaracağınız,
  175. matematiksel olarak kanıtlanmış
    en iyi yöntem.
  176. Tabi maalesef, bu yöntemin bazı riskleri
    olduğunu size söylemem gerekiyor.
  177. Örneğin, mükemmel eşinizin
    ilk yüzde 37'de
  178. karşınıza çıktığını düşünün.
  179. Ne yazık ki onu geri çevirmeniz gerekiyor.
  180. (Gülüşmeler)
  181. Eğer matematiği izliyorsanız,
  182. korkarım daha önce gördüğünüzden
  183. daha iyisi ile karşılaşmayacaksınız
  184. ve herkesi reddetmeye devam edip
    yalnız öleceksiniz.
  185. (Gülüşmeler)
  186. Muhtelemen kalıntılarınızı kemiren
    kedilerle çevrilmiş bir şekilde...
  187. Bunun dışında, bir başka risk de

  188. ilk yüzde 37'de flört
    ettiğiniz insanların
  189. inanılmaz donuk, sıkıcı,
    berbat insanlar olması.
  190. Sorun değil; çünkü reddetme fazındasınız,
  191. o halde tamam,
    onları reddebilirsiniz.
  192. Fakat düşünün ki çıkagelen sıradaki insan
  193. daha önce gördüğünüz herkesten
  194. daha az sıkıcı, donuk ve berbat.
  195. Eğer matematiği izliyorsanız,
    korkarım ki onunla evlenip,
  196. doğrusu, vasat bir ilişki
    ile sonuçlanırsınız.
  197. Bunun için üzgünüm.
  198. Ama burada Hallmark için
    kazanç sağlayacak
  199. ve piyasaya hitap edecek bir fırsat
    olduğunu düşünüyorum.
  200. Bu Sevgililer Günü kartı gibi.
    (Gülüşmeler)
  201. "Sevgili kocacığım, sen ilk çıktığım
  202. yüzde 37'den daha az berbatsın."
  203. Bu aslında normalde becerebildiğimden
    daha romantik.
  204. O halde, bu yöntem size yüzde 100
    başarı getirmiyor

  205. ama daha iyisini yapabileceğiniz başka
    olası strateji de yok.
  206. Ve aslında, vahşi yaşamda,
    aynı stratejiyi uygulayan
  207. belli balık türleri var.
  208. Yani çiftleşme döneminde
    karşılarına çıkan
  209. ilk yüzde 37'yi reddedip,
  210. daha sonra, önceden gördüklerinden,
  211. bilemiyorum, daha büyük ve daha iri
  212. olan ilk balığı seçiyorlar.
  213. Ayrıca, bilinç altında biz insanlar da
    bunu bir şekilde yapıyoruz.
  214. Gençliğimizde, birkaç kişiyi aynı anda
    idare etmek için,
  215. piyasa hakkında fikir edinmek için
    kendimiz biraz zaman tanıyoruz.
  216. Ancak sonrasında, 20'li yaşların ortasına
    geldiğimizde, evlenme potansiyeli olan
  217. adaylara ciddi bakmaya başlıyoruz.
  218. Bence bu herkesin beyninin,
    gerektiğinde,
  219. biraz matematikle bağlantılı
    olduğunun kesin kanıtı.
  220. Evet, bu Ana Tavsiye #2 idi.

  221. Şimdi, Ana Tavsiye #3:
    Boşanma nasıl önlenir.
  222. Şimdi, düşünün ki, mükemmel eşi seçtiniz
  223. ve onunla ömür boyu sürecek
    bir ilişkiye vardınız.
  224. Herkesin ideal olarak boşanmayı
    önlemek isteyeceğini düşünüyorum,
  225. bilemiyorum, Piers Morgan'ın eşi dışında,
    belki de?
  226. Fakat modern hayatın acı gerçeği şu ki
  227. Amerika'da her 2 evlilikten biri
    boşanmayla sonuçlanıyor,
  228. diğer ülkelerin de bundan
    geri kalır yanı yok.
  229. Evliliğin sona ermesinden önceki
    tartışmaların
  230. matematiksel inceleme için
    ideal bir aday olmadığını
  231. düşündüğünüz için belki
    bağışlanabilirsiniz.
  232. Her şeyden önce, neyi tartmanız
  233. veya ölçmeniz gerektiğini bilmek çok zor.
  234. Fakat bu tam olarak bunu yapan
    psikolog John Gottman'ı alıkoymadı.
  235. Gottman yüzlerce çiftin karşılıklı
    konuşmasını gözlemledi
  236. ve tahmin edebileceğiniz her şeyi
    kayıt altına aldı.
  237. Karşılıklı konuşmaları kaydetti,
  238. ciltlerinin iletkenliğini kaydetti,
  239. yüz ifadelerini kaydetti,
  240. kalp atış hızlarını, kan basınçlarını,
  241. yani karısının aslında daima
    haklı olup olmadığı dışındaki her şeyi,
  242. laf arasında her zaman haklıdır.
  243. Gottman ve ekibinin bulduğu şey,
  244. bir çiftin boşanıp boşanmayacağını
  245. öngören şeydi, partnerlerin
  246. konuşma sırasında birbirlerine ne kadar
    olumlu veya olumsuz olduğu.
  247. Çok düşük riske sahip olan çiftler

  248. Gatman'ın cetvelinde negatiflerden çok
    pozitif puanlandılar.
  249. Kötü ilişkiler ise,
  250. yani muhtemelen boşanacak olanlar,
  251. kendilerini olumsuz düşünceler
    sarmalında buldular.
  252. Sadece bu basit fikirleri kullanarak,
  253. Gottman ve ekibi belirli
    bir çiftin boşanıp
  254. boşanmayacağını yüzde 90 doğruluk payı ile
  255. tahmin edebildiler.
  256. Matematikçi James Murray ile birlikte
    çalıştıktan sonra
  257. olumsuzluk sarmalına neyin neden olduğunu
  258. ve bunun nasıl meydana geldiğini
    gerçekten anlamaya başladılar.
  259. Ve buldukları sonuçlar
  260. bence inanılmaz etkileyici bir şekilde
    basit ve ilginç.
  261. Bu denklemler, eşlerden birinin
    konuşma sırasında
  262. nasıl tepki vereceğini tahmin ediyor,
  263. ne kadar olumlu ya da olumsuz
    olacaklarını.
  264. Ve bu denklemler,
  265. kişinin tek başına olduğu
    zamanlardaki moduna,
  266. eşiyle beraber olduğu
    zamanlardaki moduna,
  267. ama en önemlisi,
  268. eşlerin birinini ne kadar
    etkilediklerine bağlı.
  269. Bu aşamada

  270. bu denklemlerin iki ülke arasındaki
    silahlanma yarışını
  271. mükemmel bir şekilde açıklayabildiğine
  272. dikkat çekmenin önemli olduğunu
    düşünüyorum.
  273. (Gülüşmeler)
  274. Yani olumsuzluk sarmalına girmiş
  275. boşanmanın eşiğinde olan bir çift
  276. aslında matematiksel olarak bir nükleer
    savaş başlangıcına eşit.
  277. (Gülüşmeler)
  278. Fakat bu denklemdeki en önemli terim

  279. insanların birbiri üzerindeki etkisi.
  280. Ve özellikle, buna olumsuzluk
    çıtası deniyor.
  281. Olumsuzluk çıtasını, erkeğin eşini
  282. zıvanadan çıkarmadan önce
    ne kadar sinir bozucu olduğu gibi
  283. algılayabilirsiniz, veya tam tersi.
  284. Her zaman iyi evliliklerin uzlaşma, anlama
    ve tarafların birbirine kendileri olma
  285. fırsatı vermeleri ile mümkün
    olduğunu düşünmüşümdür.
  286. Belki de en başarılı ilişkiler
  287. olumsuzluk çıtası en yüksek olanlar
    diye düşünebilirdim.
  288. Çiftlerin rahat davrandığı ve
  289. sadece gerçekten önemli şeyleri
    gündeme getirdiği...
  290. Ama aslında, matematik ve sonraki
    bulgular gösterdi ki
  291. bunun tam tersi doğru.
  292. En iyi çiftler,
    ya da en başarılı çiftler,
  293. olumsuzluk çıtası çok düşük olanlar.
  294. Hiçbir şeyi boşvermeyen
  295. ve birbirlerine şikayet etme
    fırsatı veren.
  296. Devamlı olarak ilişkilerini
    onarmaya çalışan çiftlerin
  297. evlilikleri çok daha olumlu görünüyor.
  298. Çiftler bir şeyleri boşvermiyor
  299. ve küçük meseleleri büyük bir sorun
    haline getirmiyorlar.
  300. Tabi ki, sadece olumsuzluk
    çıtasını düşük tutup

  301. başarılı bir ilişki için
    uzlaşmamakla olmuyor.
  302. Öfkenize yenik düşmemeniz
    gerektiğini belirten
  303. bir matematiksel kanıt olduğunu
  304. bilmek çok enteresan.
  305. İşte bunlar matematiğin aşk ve

  306. ilişkilerde size nasıl yardım
    edebileceğini gösteren 3 ana tavsiyem.
  307. Fakat umuyorum ki,
    tüyo olarak kullanılmalarının
  308. yanı sıra, size aynı zamanda matematiğin
    gücü hakkında biraz fikir veriyordur.
  309. Çünkü benim için denklemler ve semboller
    yalnızca bir şey değil.
  310. Onlar doğanın inanılmaz
    zenginliğini ve etrafımızda
  311. bükülen, dönen, eğilen ve gelişen
  312. motiflerin şaşırtıcı yalınlığını
    dile getiren bir ses,
  313. dünyanın nasıl işlediğinden
    nasıl davrandığımıza kadar.
  314. Bu yüzden umarım
  315. aşkın matematiği hakkında
    biraz fikir edinmeniz
  316. en azından birkaçınızı matematiği
    sevmeniz konusunda ikna edebilir.
  317. Teşekkürler.
  318. (Alkışlar)