Turkish subtitles

← Michelle Obama'nın eğitim isteği

Londralı kızların okulunda konuşan Michelle Obama her bir öğrencinin eğitimini ciddiye alması için tutkulu bir konuşma yapıyor. Dünyanın olması gereken haliyle şu andaki hali arasındaki uçurumu bu yeni, parlak neslin kapatacağını söylüyor.

Get Embed Code
44 Languages

Subtitles translated from English Showing Revision 1 created 06/29/2009 by Ahmet Yükseltürk.

  1. Bu benim ilk gezim.
  2. Başkan eşi olarak ilk gezim.
  3. Buna inanabiliyor musunuz?
  4. (Alkış)
  5. Ve bu benim Birleşik Krallığa ilk ziyaretim olmamasına rağmen,
  6. ilk resmi ziyaretim oluşundan memnuniyet duyduğumu söylemek zorundayım.
  7. Birleşik Devletler ve Birleşik Krallık arasındaki özel ilişki,
  8. sadece hükümetler arasındaki ilişkiye dayanmayıp,
  9. paylaştığımız ortak değerler ve dile dayanır.
  10. Her gün sizleri izleyerek bunu anımsıyorum.
  11. Ziyaretim boyunca Britanya’nın en olağanüstü kadınlarıyla tanışmaktan
  12. özellikle onur duydum.
  13. Hepinize yol açan kadınlar.
  14. Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum,

  15. Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.
  16. Ve yaşam koşullarımız birbirinden farklı gözükse de,
  17. burada Amerika Birleşik Devletleri başkanının eşi olarak duruyorum,
  18. ve siz, sadece okulunuzla uğraşıyorsunuz.
  19. Birçok ortak noktamız olduğunu bilmenizi isterim.
  20. Yaşamımdaki hiçbir şey
  21. benim burada
  22. Amerika Birleşik Devletlerinin
  23. ilk Afrika kökenli Amerikalı başkan eşi olarak durmamı tahmin ettiremezdi.
  24. Hikayemde beni buraya koyacak hiçbir şey yok.
  25. Varlık ve imkanlarla büyümedim,
  26. ya da bir sosyal sınıf mensubu da değildim.
  27. Şikago’nun güney kısmında büyüdüm.
  28. Şikago’nun asıl bölgesinden.
  29. İşçi sınıfına ait bir toplumun meyvesiydim.
  30. Babam hayatı boyunca şehirde işçi olarak çalışmış.
  31. Annem ise ev hanımıydı.
  32. Evde, bana ve ağabeyime bakıyordu.
  33. Hiçbiri üniversiteye gitmedi.
  34. Babama hayatının baharında
  35. çoklu skleroz teşhisi konuldu.
  36. Onun için yürümek veya
  37. sabahları giyinmek zorlaşsa bile --
  38. onun daha fazla mücadele ettiğini görüyordum.
  39. Bu mücadelesi ile ilgili hiç şikayet etmedi.
  40. Sahip olduğu şeyler için memnundu.
  41. Sabah biraz daha erken uyanıp biraz daha fazla çalışırdı.
  42. Ağabeyim ve ben aslında sizlerin de ihtiyacı olan şeylerle büyüdük:
  43. sevgiyle, güçlü değerlerle
  44. ve iyi bir eğitimin yanında çok çalışmakla
  45. başarılamayacak hiçbir şeyin olmayacağı
  46. inancıyla.
  47. Ben, kızların yaşamlarının başlangıcından itibaren

  48. etrafındaki insanlar tarafından sevildikleri ve büyütüldükleri zaman
  49. neleri başarabileceklerinin bir örneğiyim.
  50. Hayatım sıradışı kadınlarla çevriliydi.
  51. Bana dayanma gücünü ve saygınlığı öğreten
  52. büyükannelerim, öğretmenlerim, teyzelerim, kuzenlerim, komşularım.
  53. Ve benim annem, hayatımda örnek aldığım en önemli kişi,
  54. bizimle birlikte Beyaz Saray’da yaşıyor
  55. ve iki küçük kızıma bakmamda yardımcı oluyor,
  56. Malia ve Saşa'ya.
  57. Onların yaşamlarında aynı zaman da benimkinde de, aktif mevcudiyeti var.
  58. Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri,
  59. tutkuyu, doğruluğu,
  60. kendine güveni, azmi,
  61. onlara da aşılıyor.
  62. Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği
  63. koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.
  64. Aynı zamanda bazı örnek aldığım erkeklerden de,

  65. babam, amcalarım, büyük babalarım olmak üzere,
  66. şefkat görecek ve cesaretlendirilecek kadar şanslıydım.
  67. Hayatımdaki erkekler de bana önemli şeyler öğrettiler.
  68. Bana öğrettikleri, kadınlar ve erkekler arasındaki
  69. saygılı bir ilişkinin nasıl olması gerektiğiydi.
  70. Güçlü bir evliliğin nasıl olduğunu bana öğrettiler.
  71. Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını
  72. ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.
  73. Bana öğrettikleri, baba olmanın
  74. ve bir aileyi yetiştirmenin
  75. ne anlama geldiğiydi.
  76. Yalnızca kendi evine yatırım yapmayıp,
  77. aynı zamanda daha geniş bir çevrede aynı koşullardaki çocuklara ulaşmaya
  78. ve yardım etmeye çalışmayı öğrendim.
  79. Kendi kocamda aradığım

  80. aynı özelliklerdi bunlar.
  81. Barack Obama.
  82. İlk tanıştığımız zamanlardan hatırladığım bir şey de,
  83. beraber bir buluşmaya gitmiştik.
  84. Buluşma bir cemiyet toplantısı idi.
  85. (Gülüşmeler)
  86. Biliyorum, ne kadar da romantik.
  87. (Gülüşmeler)
  88. Onunla tanıştığımda, Barack bir toplum organizatörüydü.
  89. İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu,
  90. çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.
  91. Cemiyet merkezindeki konuşmasında
  92. iki kavramdan bahsetti.
  93. "dünyanın şu anki halini" ve "dünyanın olması gereken halini" anlattı.
  94. Ve ben de bütün seçim kampanyası boyunca bundan bahsettim.
  95. Onun dediği şey şuydu,
  96. bu iki fikir arasındaki ayrılığı kabulleniyoruz.
  97. Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz,
  98. bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.
  99. Fakat Barack bize, o odadaki herkese, o gün şunu hatırlattı:
  100. hepimiz dünyamızın neye benzemesi gerektiğini
  101. biliyoruz.
  102. Doğruluğun, adaletin, fırsatın ne olduğunu biliyoruz.
  103. Hepimiz biliyoruz.
  104. Ve o gün buluşmadaki herkesten,
  105. o cemiyetteki herkesten,
  106. bu iki farklı fikir arasındaki uçurumu azaltmaya
  107. kendilerini adamalarını istedi.
  108. Birlikte çalışarak,
  109. dünyanın olması gerektiği gibi olmasını sağlamamızı istedi.
  110. Bu konuyu neden gündeme getirdim? Çünkü bugün

  111. bu okuldaki herkesin bu uçurumu kapatma işleminin
  112. önemli bir parçası olduğunu hatırladım ve ikna oldum.
  113. Dünyanın olması gerektiği halini inşaa edecek kadınlar sizlersiniz.
  114. Tarihin diğer sayfalarını sizler yazacaksınız.
  115. Sadece kendiniz için değil, aynı zamanda sizin nesliniz için
  116. ve gelecek nesiller için.
  117. Ve bu yüzden iyi bir eğitim almak
  118. çok önemlidir.
  119. Bu yüzden içinden geçmekte olduğunuz bu şeyler --
  120. inişler ve çıkışlar, sevdiğiniz öğretmenleriniz, sevmediğiniz öğretmenleriniz --
  121. bu kadar çok önemlidir.
  122. Çünkü toplumlar, ülkeler ve son olarak dünya,
  123. kadınların sağlığı kadar güçlüdür.
  124. Bunu aklınızdan çıkarmayın.
  125. Sıhhatin bir kısmını seçkin bir eğitim oluşturur.

  126. Mücadele eden bir aile ile sağlıklı aile arasındaki fark
  127. güçlü bir kadının varlığıdır
  128. veya kadınların ailenin merkezinde bulunmasıdır.
  129. Çökmüş bir toplum ile yükselen bir toplum arasındaki fark,
  130. kadınlar ve erkekler arasındaki sağlıklı bir saygının olmasıdır,
  131. ikisinin birbirlerinin topluma yaptıkları katkıları takdir etmeleridir.
  132. Zayıflayan bir ulus ile
  133. yükselen bir ulus arasındaki fark,
  134. hem erkeklerin ve hem de kızların
  135. eşit derecede eğitim hakkına sahip olmaları gerektiğini kabul etmektir.
  136. Birleşik Krallığın ilk kadın doktorunun ismini alan bu okul

  137. ve Meksikalı sanatçı Frida Kahlo'nun
  138. Mary Seacole,
  139. "zenci Florence Nightingale" olarak bilinen Jamaika'lı hemşirenin,
  140. ve İngiliz yazar, Emily Bronte'ın adını taşıyan yan binalar
  141. ruhlarını beslemek ve tutkularını sürdürmek için
  142. cinsiyet ayrımcılığına, ırkçılığa ve cehalete karşı savaşan kadınları onurlandırdılar.
  143. Onlar hiçbir engele izin vermediler.
  144. Arkamdaki yazının dediği gibi "sınırlamalar olmaksızın".
  145. Hayallerini takip etmekten başka
  146. bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.
  147. Ve buraya kadar, bu kadınlar
  148. birçok engeli kaldırdılar.
  149. Ve milyonlarca kadın doktor ve hemşire için
  150. sanatçı ve yazarlar için
  151. onları takip eden herkes için
  152. birçok yeni kapı açtılar.
  153. Ve iyi bir eğitim alarak,
  154. siz de kendi alın yazınızı kontrol edebilirsiniz.
  155. Bunu unutmayın lütfen.

  156. Buradan niçin bulunduğumu bilmek istiyorsanız,
  157. eğitim için,
  158. Hiç ders ekmedim. Üzgünüm eğer içinizden ders ekenler varsa.
  159. Ben hiç yapmadım.
  160. Her zaman "A" almayı sevdim.
  161. Zeki olmak hoşuma gidiyordu.
  162. İşlerii vaktinde yapmayı severdim. Ödevlerimi bitirmekten hoşlanırdım.
  163. Zeki olmanın dünyadaki her şeyden daha havalı olduğunu düşünüyordum.
  164. Ve siz de, aynı değerlerle
  165. kendi alın yazınızı kontrol edebilirsiniz.
  166. Kendi yolunuzu çizebilirsiniz.
  167. Hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz,
  168. ve sonra işiniz geriye dönüp
  169. sizin gibi birine aynı şeyleri yapmak için yardım etmek.
  170. Tarih bunu gösteriyor,
  171. ister sosyal konutlardan olun,
  172. ya da bir kırsal bölgeden.
  173. Başarınızı

  174. kendi cesaretiniz,
  175. kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.
  176. Bu gerçek. Yaşadığımız dünyanın gerçeği bu.
  177. Şimdi kendi kaderiniz üzerinde kontrolünüz var.
  178. Ve bu kolay olmayacak. Orası kesin.
  179. Fakat ihtiyacınız olan her şeye sahipsiniz.
  180. Başarmak için her şeye,
  181. zaten sahipsiniz.
  182. Kocam o büyük ofiste çalışıyor.

  183. Oval Ofis diyorlar.
  184. Beyaz Saray'da, oturduğu bir masası var.
  185. Kararlı masa deniliyor.
  186. Majestelerinin Resolute gemisinin kerestesi ile yapılmış ve
  187. Kraliçe Viktoria tarafından verilmiş.
  188. Bu bizim iki ulusumuz arasındaki kalıcı bir semboldür.
  189. Ve onun ismi Kararlı,
  190. gerekli olan karakterin gücünü hatırlatıyor,
  191. sadece bir ülkeye yol gösteren biri değil,
  192. aynı zamanda amaçlı bir hayat yaşayan biri olmalı.
  193. Ve umarım ki hayallerinizin peşine düşersiniz, hepiniz kararlı kalırsınız,
  194. limitler olmadan ilerlersiniz,
  195. ve yeteneklerinizi kullananırsınız -- çünkü onlardan sizlerde çok var. Onları gördük.
  196. Orada.
  197. Dünyayı olması gerektiği gibi yapmak için onları kullanın.
  198. Çünkü size güveniyoruz.
  199. Olabileceğinizin en iyisi olmanız için
  200. her birinize güveniyoruz.
  201. Çünkü dünya büyük.
  202. Ve zorluklarla dolu.
  203. Ayakta durabilmek ve kontrolü ele geçirebilmek için
  204. güçlü, zeki ve kendine güvenen genç kadınlara ihtiyacımız var.
  205. Bunu başarabileceğinizi biliyoruz. Sizi seviyoruz. Çok teşekkür ederim.

  206. (Alkış)