Turkish subtitles

← Şehirlerde hayvanlar, böcekler ve bitkiler nasıl evrimleşiyor?

Get Embed Code
33 Languages

Showing Revision 14 created 10/14/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Burası büyüdüğüm yer.
  2. Hollanda'da Rotherdam şehrine yakın
  3. küçük bir köy.
  4. 1970 ve 1980'lerde bir gençken
  5. burası hâlâ sakin bir yerdi.
  6. Çiftliklerle, tarlalarla
    ve bataklıklarla doluydu
  7. ve boş zamanımı orada
    kendi başıma geçirirdim;
  8. bunun gibi yağlı boyalar yapar,
  9. kır çiçekleri toplar, kuşları seyreder
  10. ve ayrıca böcekler toplardım.
  11. İşte bu bulduğum değerli olanlardan.

  12. Bu çok özel bir böcek
  13. ve bu muhteşem böceğin adı karınca böceği.
  14. Bu böcek bütün hayatını
    karınca yuvasında
  15. geçiren bir böcek.
  16. Karıncayla konuşmaya evrimleşmiş.
  17. Karıncaların iletişim için
    kullandığı kokuların aynısını,
  18. aynı kimyasalları kullanır
  19. ve işte burada, bu böcek
    işçi karıncaya diyor ki,
  20. "Hey, ben de bir işçi karıncayım,
  21. açım, lütfen besle beni."
  22. Karınca buna uyar
  23. çünkü böcek aynı kimyasalları kullanıyor.
  24. Milyonlarca yıl içerisinde
  25. bu böcek, karıncalar arasında
    yaşamak için evrilmiş.
  26. Yıllar içinde,

  27. o köyde yaşadığım zamanlarda
  28. 20.000'i aşkın çeşitte böcek topladım
  29. ve iğnelenmiş böcek koleksiyonu yaptım.
  30. Bu, çok erken yaşlarda
    evrime ilgi duymamı sağladı.
  31. Bu farklılıklar nasıl oluşur,
    bu çeşitlilik nasıl meydana geliyor?
  32. Bu yüzden evrim biyoloğu oldum,

  33. Charles Darwin gibi.
  34. Ve Charles Darwin gibi
    ben de çok geçmeden evrimin
  35. çoğunlukla geçmişte olan bir şey olduğu
    gerçeğiyle hayal kırıklığına uğradım.
  36. Bugün gördüğümüz modelleri çalışıyoruz,
  37. geçmişte yaşanan evrimi
    anlamaya çalışıyoruz
  38. fakat hiçbir zaman gerçekte
    yaşandığını göremiyoruz.
  39. Bunu gözlemleyemiyoruz.
  40. Darwin'in dediği gibi,
  41. "Zamanın eli çağların geçişini
    gösterene kadar
  42. bu yavaş değişimlerden
    hiçbirini göremiyoruz."
  43. Yoksa görebiliyor muyuz?
  44. Geçtiğimiz birkaç on yıl içinde

  45. evrim biyologları bazen evrimin
    çok daha hızlı ilerlediğini,
  46. özellikle de çevrede
    büyük ölçüde değiştiğinde
  47. ve uyum sağlama ihtiyacı büyük olduğunda
  48. gözlemlenebileceğini fark ettiler.
  49. Ve tabii ki bu günlerde
  50. çevredeki büyük değişiklikler
    bizim yüzümüzden oluyor.
  51. Biçiyoruz, suluyoruz,
    sürüyoruz, inşa ediyoruz,
  52. iklimi değiştiren sera gazlarını
  53. atmosfere salıyoruz.
  54. Egzotik bitki ve hayvanları
  55. daha önce yaşamadıkları
    yerlere bırakıyoruz,
  56. yiyecek ve diğer ihtiyaçlarımız için
    balık avlayıp ağaç topluyoruz.
  57. Ve tüm bu çevresel değişiklerin
    merkezi şehirlere uzanıyor.

  58. Şehirler tamamen bizim
    yarattığımız bir habitat oluşturuyor.
  59. Ve onu bitkilerin ancak
    en büyük zorluklarla
  60. kök salabileceği geçirimsiz yüzeyler olan
  61. tuğla, beton, cam ve çelikle donatıyoruz.
  62. Ayrıca şehirlerde yapay ışık ve gürültüyü,

  63. kimyasal kirliliği
  64. büyük oranlarda buluyoruz.
  65. Bahçecilikten, akvaryumdan
    ve evcil hayvan ticaretinden
  66. kaçtıkları için şehirde yaşayan
  67. dünyanın her yerinden yabani bitki
  68. ve hayvan karışımları buluyoruz.
  69. Peki türler
  70. tamamen değiştirilmiş
    bir çevrede ne yapar?

  71. Çoğu maalesef yok olur.
  72. Fakat yok olmayanlar,
  73. olağanüstü yollarla adapte olurlar.
  74. Biyologlar bugünlerde şehirlerin
  75. evrimin körükleyicisi olduğunu
    fark etmeye başladılar.
  76. Bunlar, vahşi hayvanların ve bitkilerin
  77. bu yeni kentsel koşullara uyacak şekilde
    gözümüzün önünde
  78. çok hızlı evrimleştiği yerlerdir.
  79. Tıpkı karınca böceğinin
    milyonlarca yıl önce
  80. karınca kolonisinin
    içine girdiğinde yaptığı gibi.
  81. Artık insan kolonisinin
    içinde hareket eden ve şehirlerimize
  82. adapte olan hayvanları
    ve bitkileri buluyoruz.
  83. Ve bunu yaparken
  84. evrimin aslında çok hızlı
  85. ilerleyebileceğini de anlamaya başlıyoruz.
  86. Her zaman uzun yıllar sürmez,
  87. bizim gözlerimizin altında olabilir.
  88. Örneğin beyaz ayaklı fare.
  89. Bu New York çevresindeki
    bölgeden gelen yerli bir memeli

  90. ve 400 yıldan daha uzun bir süre önce,
    şehir inşa edilmeden önce,
  91. bu fare her yerde yaşıyordu.
  92. Ancak bugünlerde,
    asfalt ve trafik deniziyle çevrili
  93. şehrin parkları olan
    küçük yeşil adalarda sıkışıp kaldılar.
  94. Biraz Darwin'in Galapagos'taki
    ispinozlarının modern bir versiyonu gibi.
  95. Ve Darwin'in ispinozları gibi

  96. her bir parktaki fareler evrim geçirmeye,
  97. birbirlerinden farklı olmaya başladılar.
  98. Fordham Üniversitesi'nden
  99. bu süreci inceleyen meslektaşım
  100. Jason Munshi-South.
  101. New York City'nin parklarındaki
    beyaz ayaklı farelerin
  102. DNA'sını inceliyor
  103. ve bu adaların
    takımadalarında nasıl gelişmeye
  104. başladıklarını anlamaya çalışıyor.
  105. Ve bir tür DNA parmak izi kullanıyor
    ve diyor ki,
  106. "Biri bana bir fare verirse
  107. nereden geldiğini söylemezse
  108. sadece DNA'sına bakarak
  109. tam olarak hangi parktan
    geldiğini söyleyebilirim."
  110. İşte bu kadar farklı hale geldiler.
  111. Jason ayrıca bu değişikliklerin,
  112. bu evrimsel değişikliklerin

  113. rastgele olmadığını,
    bir anlam ifade ettiklerini keşfetti.
  114. Örneğin Central Park'ta
  115. farelerin çok yağlı yiyeceklerle
    başa çıkmalarına
  116. izin veren genler
    geliştirdiklerini görüyoruz.
  117. İnsan yiyeceği.
  118. Her yıl 25 milyon kişi
    Central Park'ı ziyaret ediyor.
  119. Kuzey Amerika'da
    en çok ziyaret edilen park.
  120. Ve bu insanlar atıştırmalık yiyecekleri,
  121. fıstıkları ve abur cuburları
    geride bıraktılar
  122. ve fareler bunlarla beslenmeye başladılar.
  123. Bu alıştıklarından
    tamamen farklı bir diyet
  124. ve yıllar içinde
  125. bu çok yağlı, insan diyetine
    uyacak şekilde geliştiler.
  126. Ve bu başka bir şehir hayvanı.
  127. Bu, Avrupalı bahçe salyangozu.

  128. Çok yaygın bir salyangoz,
  129. soluk sarıdan koyu kahverengiye kadar
  130. çok çeşitli renklerde bulunur.
  131. Ve bu renkler tamamen salyangozun
  132. DNA'sı tarafından belirlenir.
  133. Ve bu renkler aynı zamanda
    o kabuğun içinde yaşayan
  134. salyangozun ısı yönetimini de belirler.
  135. Örneğin güneş ışığında
    oturan bir salyangoz
  136. parlak güneşte,
  137. soluk sarı bir kabuğa sahipse
  138. koyu kahverengi bir kabuğun içinde
    oturan bir salyangoz kadar ısınmaz.
  139. Tıpkı beyaz bir arabada
    oturduğunuzda olduğu gibi,
  140. siyah bir arabanın içinde oturduğunuzdan
    daha serin kalırsınız.
  141. Şimdi kentsel ısı adaları adı verilen
    bir olgu var,
  142. bu da büyük bir şehrin
    merkezinde sıcaklığın

  143. büyük şehrin dışından
    birkaç derece daha yüksek
  144. olabileceği anlamına geliyor.
  145. Bu milyonlarca insanın
  146. bu yoğunluklara sahip olması
  147. ve tüm faaliyetlerinin ve makinelerinin
  148. ısı ürettikleri gerçeğiyle ilgilidir.
  149. Ayrıca rüzgar yüksek binalar
    tarafından engellenir
  150. ve tüm çelik, tuğla ve beton
    güneş ısısını emer
  151. ve geceleri onu dışarıya yayarlar.
  152. Böylece büyük bir şehrin merkezinde
    bu sıcak hava balonunu elde edersiniz.
  153. Öğrencilerim ve ben,
    bu bahçe salyangozlarının
  154. değişken kabukları ile
  155. kentsel ısı adalarına
    uyum sağladığını düşündük.
  156. Belki bir şehrin merkezinde,
  157. salyangozların aşırı ısınmasını
  158. azaltacak yönde kabuk renginin
    değiştiğini görüyoruz.
  159. Ve bunu incelemek için
    bir vatandaş-bilim projesi başlattık.
  160. Hollanda'nın dört bir yanındaki
    insanların bahçelerinde,

  161. sokaklarında ve ayrıca
    kırsal kesimde
  162. salyangozların fotoğraflarını çekmelerine
    ve bunları vatandaş
  163. bilim web platformuna yüklemelerine
  164. olanak tanıyan ücretsiz bir
    akıllı telefon uygulaması geliştirdik.
  165. Ve bir yıldan fazla bir süredir,
  166. Hollanda'da fotoğraflanmış
    10.000 salyangoz fotoğrafı aldık
  167. ve sonuçları analiz etmeye başladığımızda
  168. şüphelerimizin gerçekten
    doğrulandığını gördük.
  169. Kentsel ısı adalarının merkezinde
  170. salyangoz kabuklarının daha sarı,
    daha açık renklere evrildiğini görüyoruz.
  171. Şehir salyangozu ve Manhattan faresi
  172. yarattığımız bu yeni yaşam alanına,

  173. bu şehir yaşam alanına
    uyacak şekilde evrimleşen, büyüyen
  174. hayvan ve bitki listesinin
    sadece iki örneğidir.
  175. Ve bu konu hakkında yazdığım bir kitapta
  176. kentsel evrim konusuna
  177. çok daha fazla örnek veriyorum.
  178. Örneğin, kaldırımda çimlenmede
  179. daha iyi olan tohumlar,
    geliştirmiş yabani otlar.
  180. Çekirgeler gürültülü trafiğin
    yakınında olduğunda
  181. daha yüksek perdeli bir
    şarkı geliştirirler.
  182. Sivrisinekler metro istasyonlarındaki
    insanların kanıyla
  183. beslenmek için evrimleşirler.
  184. Ve hatta tüylerine koyarak kendilerini
  185. ağır metal kirliliğinden
    arındırmanın yollarını geliştiren
  186. sıradan şehir güvercini bile.
  187. Dünyanın her yerindeki
    benim gibi biyologlar,
  188. bu büyüleyici kentsel evrim süreciyle

  189. ilgilenmeye başlıyorlar.
  190. Dünyadaki yaşam tarihinde gerçekten
  191. eşsiz bir olayda olduğumuzu anlıyoruz.
  192. Oluşturduğumuz bir habitata
  193. evrimleşen ve adapte olan
    tamamen yeni bir ekosistem.
  194. Ve sadece akademisyenlerden değil,
  195. aynı zamanda şehirde bulunan
    milyonlarca el,

  196. kulak ve gözden de
    yardım almaya başlıyoruz.
  197. Vatandaş bilim adamları, okul çocukları
  198. onlarla birlikte,
  199. bu kentsel evrim sürecini
  200. gerçek zamanlı olarak izlememizi sağlayan
    küresel bir gözlem ağı
  201. inşa ediyoruz.
  202. Ve aynı zamanda bu,
    insanlara evrimin sadece
  203. Galapagos'a gitmenizi gerektiren
    soyut bir şey olmadığını
  204. ya da ne olduğunu anlamak için
  205. bir paleontolog olmanız gerekmediğini
    açıkça gösteriyor.
  206. Her zaman, her yerde gerçekleşen
  207. çok sıradan bir biyolojik süreç.
  208. Arka bahçenizde, yaşadığınız sokakta,
  209. bu tiyatronun hemen dışında.
  210. Ama elbette heyecanımın
    diğer bir tarafı var.
  211. Büyüdüğüm köye geri döndüğümde

  212. artık gençliğimden tanıdığım tarlaları
    ve bataklıkları bulamıyorum.
  213. Köy şimdi
  214. büyüyen Rotterdam Holding'i
    tarafından emildi
  215. ve bunun yerine alışveriş merkezleri,
  216. banliyöler ve otobüs şeritleri buluyorum.
  217. Ve belki de o karınca böceği de
    dahil olmak üzere,
  218. alışkın olduğum birçok hayvan
    ve bitki ortadan kayboldu.
  219. Ama bugün o köyde büyüyen çocukların
  220. benim büyüdüğüm geleneksel doğayı

  221. artık deneyimlemiyor olabileceği
  222. gerçeği ile rahatlatıyorum,
  223. ancak etraflarındaki bu yeni doğa türü,
  224. yeni bir ekosistem türü,
  225. eskisinden duyduğum heyecanı
    onlara yaşatabilir.
  226. Yeni, modern bir Galapagos'ta yaşıyorlar.
  227. Ve vatandaş bilimcilerle
  228. ve benim gibi evrimsel biyologlarla
  229. bir araya gelerek
    21. yüzyılın kentsel evrimini
  230. inceleyen Darwin'leri olabilirler.
  231. Teşekkür ederim.
  232. (Alkışlar)