Turkish subtitles

← Göçmen iletişimimiz çöktü! -- nasıl daha iyisini kurabiliriz

Get Embed Code
27 Languages

Showing Revision 18 created 09/06/2020 by Cihan Ekmekçi.

  1. Bugünlerde insanlar göçmenlik
    sistemimizin çökmüş olduğunu söylüyorlar.
  2. Ben ise bugün göçmen iletişimimizin
    kopmuş olduğuna değinmek
  3. ve daha iyisini inşa edebileceğimiz
    yöntemler önermek istiyorum.
  4. Bunu yapabilmek adına
  5. göçmenlik,
  6. Amerika Birleşik Devletleri,
  7. ve dünya hakkında
  8. göçmenlik tartışmasının sınırlarını
    kaldırabilecek yeni sorular soracağım.
  9. Bu dakikalarda bile ABD sınırında
    ve sınırın çok ötesinde

  10. göçmenlerin yaşamlarının
    ve refahlarının riske atıldığı
  11. halihazırdaki hararetli
    tartışmadan bahsetmeyeceğim.
  12. Onun yerine, 1990'ların ortalarında
    New Jersey'de
  13. ABD tarihini ciddiyetle çalışan
    yüksek lisans öğrencisi olmamdan
  14. ve şu anda ABD tarihini
    Nashville Tennessee'deki
  15. Vanderblit Üniversitesi'nde
    ders veriyor olmamdan bahsedeceğim.
  16. Çalışmadığım zamanlarda,
  17. bazen tezimi yazmaktan uzaklaşmak için
  18. arkadaşlarımla beraber göçmen
    haklarının ihlal edilmesine
  19. yol açabilecek yasaları protesto ettiğimiz
  20. parlak renkli el ilanlarını dağıtmak için
    şehre inerdik.
  21. İlanlarımız samimiydi, iyi niyetliydi

  22. ve gerçeklerle örtüşüyordu.
  23. Fakat şimdi fark ediyorum ki
    aynı zamanda bir çeşit problemdiler.
  24. Örnek verecek olursak
  25. ''Göçmenlerin eğitim haklarını,
    sağlık haklarını,
  26. sosyal güvenlik haklarını
    ellerinden almayın.
  27. Göçmenler çok fazla çalışıyorlar,
  28. vergilerini ödüyorlar,
  29. yasalara uyuyorlar.
  30. Sosyal hizmetlerden Amerikalılara kıyasla
    daha az yararlanıyorlar.
  31. İngilizce öğrenmeye istekliler.
  32. Çocukları tüm dünyada ABD ordusuna
    hizmet ediyor.'' diyorlardı.
  33. Kuşkusuz ki bunlar her gün
    duyduğumuz argümanlar.
  34. Göçmenler ve destekleyicileri,
    bu argümanları
  35. göçmen haklarını inkar eden
    ya da onları toplumdan ihraç eden
  36. insanlara karşı koymak için kullanıyorlar.
  37. Bir noktaya kadar bu argümanların,
  38. göçmenleri savunanların başvuracağı türde
    iddialar olduğu çok mantıklı geliyor.
  39. Fakat uzun vadede,
    hatta belki kısa vadede bile

  40. bu argümanların ters etki
    yaratabileceğini düşünüyorum.
  41. Peki neden?
  42. Çünkü bu, kendini muhaliflerin
    arasında savunamayacağın
  43. her zamanki çetin savaş.
  44. Farkında olmayarak
    arkadaşlarımla dağıttığımız bildiriler
  45. ve bugünlerde duyduğumuz
    argümanların uyarlamaları
  46. aslında göçmenlik karşıtı
    bir amaca hizmet ediyorlardı.
  47. Bizler de göçmenlerin,
  48. az sonra açıklamayı umduğum
  49. halihazırda bizlerden biri olduklarının
    öneminden ziyade,
  50. onların öteki olduğunu düşünerek
    kısmen bu amaca hizmet ediyoruz.
  51. Üç soru etrafında göçmenlik tartışmasını
    körüklemeyi başaranlar,
  52. göçmenlerin muhalifi olan nativistlerdir.
  53. Öncelikle göçmenlerin faydalı bir araç
    olup olamayacağı sorusu sorulur.

  54. Göçmenlerden nasıl yararlanabiliriz?
  55. Bizi daha zengin ve güçlü yapabilirler mi?
  56. Nativistler bu soruyu
    ''Hayır, göçmenler bize çok az şey
  57. ya da koca bir hiçlik sunarlar.''
    diye yanıtlarlar.
  58. İkinci soru ise göçmenlerin öteki olup
    olmadığıyla ilgili.

  59. Göçmenler bize benzeyebilirler mi?
  60. Bize benzeyecek yeterlilikteler mi?
  61. Asimile edilebilirler mi?
  62. Asimile edilmeye istekliler mi?
  63. Yine nativistler bu soruyu
  64. ''Hayır, göçmenler temelli olarak bizden
    farkı ve geridedirler.'' diye yanıtlarlar.
  65. Üçüncü soru göçmenlerin
    birer parazit olup olmadığı.

  66. Bize zararları dokunur mu?
    Kaynaklarımızı kuruturlar mı?
  67. İşte şimdi nativistler bu soruyu
    ''Evet, evet göçmenler tehlike saçarlar
  68. ve bizim varlıklarımızı tüketirler.''
    diye yanıtlarlar.
  69. Bu üç sorunun ve arkasındaki
    nativist maksadın göçmen tartışması
  70. sınırlarını daha da genişletmekte
    başarılı olduğunu söyleyebilirim.
  71. İçeridekiler ve ötekiler arasında,
  72. yani biz ve onlar arasında,
  73. sadece bizim önemli olduğumuz,
  74. göçmenlerin ise önemli olmadığını
    söyleyip bir çeşit hiyerarşik sınır çizen
  75. bu sorular özünde
    göçmenlik karşıtı ve nativist.
  76. Bu soruların ardındaki, kendini davasına
    adayan nativist camia dışındaki
  77. itici kuvvet ise her gün faydalandıkları,
    görünürde zararsız olan
  78. bir ulusa ait olma algısı
  79. faaliyete geçirme
  80. ve bu algıyı derinleştirme
  81. ve kızıştırma yöntemleridir.
  82. Nativistler, kendilerini içeridekiler
    ve ötekiler arasında

  83. keskin bir uçurum yaratmaya adamışlardır.
  84. Fakat uçurum, ulusların kendilerini
    nasıl tanımladıklarının temelindedir.
  85. Sık sık ırk ve din bağlamında derinleşen
  86. içerisi ve dışarısı arasındaki çatlaklar
  87. derinleştirilmek ve sömürülmek için
    her zaman o temeldedir.
  88. Bu muhtemelen nativist yaklaşıma
    kendilerini göçmen karşıtı olarak
  89. tanımlayanların çok ötesinde,
    kendilerini aşırı derecede
  90. göçmen taraftarı olarak tanımlayanlar
    arasında da yankılanma imkanı veriyor.
  91. Böylece Göç Yasası müttefikleri
  92. nativistlerin dayattıkları
    bu soruları cevaplarken
  93. onları çok ciddiye alıyorlar.
  94. Bu soruları ve bir ölçüde
    soruların ardındaki
  95. göçmen karşıtı tavrı
    meşrulaştırıyorlar.
  96. Bu soruları, doğru düzgün bilmeden bile
    ciddiyetle ele aldığımızda
  97. göçmen iletişiminin kapalı,
    dışlayıcı sınırlarını güçlendiriyoruz.
  98. Peki bu noktaya nasıl geldik?

  99. Bunlar göçmen tartışmamıza
    nasıl yön verdiler?
  100. İşte şimdi tarih profesörlüğümün
    devreye gireceği
  101. bazı tarihsel hikayelere ihtiyacımız var.
  102. ABD zümresi, bağımsız bir ulus
    olduğu ilk yüzyılında
  103. göçmenliğe ulusal düzeyde
    çok sınırlı kısıtlamalar getirmişti.
  104. Aslında birçok politikacı ve işveren
  105. sanayiyi geliştirmek
  106. ve bölgelerini gasp edebilmek için
    onları yerleşimci olarak servis edebilmek
  107. amacıyla göçmenleri iyileştirmek
    adına çok uğraş verdiler.
  108. Fakat Amerikan İç Savaşı'ndan sonra
  109. nativistlerin sesi daha güçlü,
    daha gür çıkmaya başladı.
  110. Amerikan tünellerini kazan,
    onların yemeklerini pişiren,
  111. savaşlarında savaşan,
  112. geceleri çocuklarını yatağa yatıran
  113. Asyalılar, Latin Amerikalılar,
    Karayipler ve Avrupalı mülteciler,
  114. onları daimi ötekiler olarak atayan,
  115. içeri girmelerine müsade etmeyen
  116. yeni ve yoğun bir yabancı
    düşmanlığıyla karşılaştılar.
  117. 1920'lerin ortalarına kadar nativistler

  118. belirsiz sayıdaki savunmasız göçmenleri
    ve mültecileri ötekileştiren
  119. ırkçı yasalar koyarak kazandılar.
  120. Göçmenler ve müttefikleri tüm bunlara
    karşı koymak için ellerinden gelenin
  121. en iyisini yaptılar.
  122. Fakat kendilerini nativist komplosunun
    içinde savunma halinde buldular.
  123. Nativistler göçmenlerin faydalı
    olmadığını söylediğinde
  124. göçmen yandaşları faydalı
    olduklarını söylüyordu.
  125. Nativistler onları öteki olmayla
    itham ettiğinde
  126. göçmen yandaşları onların kültüre
    ayak uyduracaklarını temin ediyordu.
  127. Nativistler, göçmenlerin tehlikeli
    parazitler olduğu fikriyle dolmuşken
  128. göçmen yandaşları, göçmenlerin
    sadakatini,
  129. itaatkarlığını, çalışkanlıklarını
    ve tutumluluğunu vurguluyorlardı.
  130. Yandaşlar göçmenlere kucak açtığında bile
  131. çoğu nativist, göçmenlere hala
    acınası, kurtarılmaya muhtaç
  132. islah edilmesi ve tolere edilmesi gereken
  133. fakat hiçbir zaman
    hak ve saygı açısından
  134. tamamıyla içeridekilerle eşit olmayan
    ''ötekiler'' gözüyle bakıyordu.
  135. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra özellikle
    1960'ların ortalarından günümüze kadar

  136. mülteciler ve yandaşları
    20. yy ortalarındaki
  137. kısıtlamaları yıkarak
    mültecilere ve özel yeteneklilere
  138. ülkeye giriş kabulü veren
    ve aile birleşim hakkına
  139. öncelik veren yeni bir sistem kazanarak
  140. olayların gidişatını
    bütünüyle değiştirdiler.
  141. Fakat ondan sonra, esas olarak
    göçmen tartışmasının
  142. temellerini değiştirmekte
    başarılı olamadılar.
  143. Bu yüzden tartışmanın temelleri
    şuanki sarsıcı tartışmamızı
  144. sürdürmeye hazır şekilde hala ayakta.
  145. İşte bu iletişim çöktü.
  146. Eski sorular zararlı ve bölücüydü.
  147. Peki biz bu eski iletişimden

  148. bizi daha adil, daha insaflı
  149. ve daha güven veren
    bir dünyaya yakınlaştıracak
  150. yeni bir iletişimi nasıl kurabiliriz?
  151. Yapmak zorunda olduğumuz şeyin
    bir toplumun yapabileceği
  152. en zor şeylerden biri olduğunu
    söylemek istiyorum:
  153. Kimin hayatının, kimin haklarının
  154. ve kimin emeğinin kayda değer olduğunun
  155. sınırlarını tekrar çizmemiz gerekiyor.
  156. Sınırları tekrar çizmemiz gerekiyor,
  157. kendi sınırlarımızı
    tekrar çizmemiz gerekiyor.
  158. Bunu yapabilmek için öncelikle
    olabildiğine geniş
  159. fakat ciddi ölçüde kusurlu
    bir dünya görüşünü ele almamız lazım.
  160. Bu dünya görüşüne göre
  161. yaşadığımız, çalıştığımız
    kendi işimizi umursadığımız
  162. topraklarımızın,
    ulusal sınırlarımızın içerisi var.
  163. Bir de diğer her yerin
    olduğu dışarısı var.
  164. Bu dünya görüşüne göre
    mülteciler topraklarımıza girdiğinde
  165. dışarıdan içeriye geçmiş oluyorlar
  166. fakat ''dışarıdakiler'' olarak kalıyorlar.
  167. Elde ettikleri herhangi bir
    yetki veya olanak
  168. göçmenlerin hakları olmaktan ziyade
    bizden onlara bir hediye oluyor.
  169. Bu görüşün neden bu kadar
    yaygın olduğunu anlamak zor değil.

  170. Bu görüş, konuşmamıza, hareket etmemize,
    sınıflarımıza astığımız
  171. sınırları çizilmiş haritalara kadar
    hayatımızın her anında pekiştiriliyor.
  172. Bu dünya görüşünün sorunu şu ki
  173. dünyada işlerin nasıl yürüdüğüyle
  174. ve geçmişte nasıl yürümüş
    olduğuyla uyuşmaması.
  175. Tabii ki de Amerikalı işçiler
    toplumu kalkındırdılar.
  176. Fakat göçmenler de bilhassa
  177. önemli ama çok az Amerikalının çalıştığı
  178. tarım gibi sektörlerde çalıştılar.
  179. Ulus inşa edildiğinden beri
  180. Amerikalılar,
    Amerikan iş gücünün bir parçası.
  181. Tabii ki de Amerikalılar toplumda
    haklarını güvenceye alan
  182. bir gelenek inşa ettiler.
  183. Fakat göçmenler de inşa ettiler.
  184. Vatandaşlık hakları
    ve sendikalaşmış işgücü gibi
  185. toplumdaki herkese hakkını ulaştırmak
    için mücadele ettikleri
  186. tüm büyük sosyal hareketlerde
    göçmenler de oradaydı.
  187. Böylece göçmenler çoktandır hak,
  188. demokrasi ve özgürlük mücadelesi
    veriyorlar.
  189. Sonuç olarak
    Amerikalılar ve tüm Batı dünyası

  190. sadece kendi işlerine bakıp
  191. kendi sınırları içinde kalmadılar.
  192. Diğer ulusların sınırlarına
    saygı göstermediler,
  193. ordularıyla dünyaya açıldılar,
  194. bölgeleri ve kaynakları ele geçirdiler
  195. ve çoğu mülteci vatanından
  196. muazzam kar elde ettiler.
  197. Bu anlamda çoğu mülteci aslında
    çoktan Amerikan gücünün ''içerisinde''.
  198. İçerinin ve dışarının zihindeki
  199. değişik haritası beraberindeki asıl soru
  200. ülkelerin mültecileri içeriye dahil
    edip etmeyeceği değil.
  201. Aslında çoktan dahiller, içerideler.
  202. Asıl soru, ABD'nin veya diğer
    ülkelerin mültecilere
  203. oluşumunda emeklerinin,
    müdahalelerinin ve vatanlarının
  204. temel rol oynadığı haklara ve olanaklara
  205. ulaşma imkanı verip vermeyeceği.
  206. Zihindeki bu yeni haritayla
  207. tamamıyla önceden sorduğumuz
    sorulardan farklı,
  208. göçmen tartışmasının sınırlarını
    değiştirebilecek, çetin, yeni
  209. ve acilen ihtiyaç duyduğumuz
    üç yeni soruyu sorabiliriz.
  210. Sorularımız, işçi hakları,
  211. sorumluluk
  212. ve eşitlik hakkında.
  213. İlk olarak işçi hakları hakkında
    soru sormaya ihtiyacımız var.

  214. Var olan politikalar göçmenlerin
    kendini savunmasını nasıl zorlaştırıyor,
  215. maaşlarını aşağı çekerek
    haklarını ve korunmalarını
  216. sömürülmeye müsait bir duruma
    nasıl sürüklüyor?
  217. Mülteciler yakalanma, gözaltına alınma
    ve sınır dışı edilmekle tehdit edildiğinde
  218. iş verenleri onları
    suistimal edebileceklerini,
  219. azarlayabileceklerini,
    eğer karşı koyarlarsa
  220. Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza'ya
    teslim edebileceklerini biliyorlar.
  221. İş verenlerin göçmenleri
    eksik evraklarıyla korkutması
  222. işçileri aşırı sömürülebilir
  223. bir duruma sokuyor.
  224. Bu durumdan sadece
    göçmen işçiler değil
  225. tüm işçiler etkileniyor.
  226. İkinci olarak sorumluluklar hakkında
    soru sormaya ihtiyacımız var.

  227. ABD gibi zengin ve güçlü ülkelerin
  228. göçmenler için kendi vatanlarında
    barınmanın zorlaştırılmasındaki
  229. ya da imkansız hale
    getirilmesindeki rolü nedir?
  230. Göçünü toparlayıp ülkeni terk etmek
    zor ve tehlikeli
  231. fakat çoğu göçmenin
    eğer hayatta kalmak istiyorlarsa
  232. evde kalmak gibi bir seçeneği yok.
  233. Batı dünyasında köklü bir yeri olan
    savaşlar, ticaret anlaşmaları
  234. ve tüketim alışkanlıkları
  235. burada büyük ve yıkıcı bir rol oynuyor.
  236. ABD, Avrupa Birliği ve Çin gibi
  237. -dünyanın karbon yayılım liderlerinin-
  238. küresel ısınma yüzünden
    çoktan vatanlarından sürgün edilmiş
  239. milyonlarca insana karşı
    sorumlulukları neler?
  240. Üçüncü olarak eşitlik hakkında
    soru sormalıyız.

  241. Evrensel eşitsizlik, gitgide şiddetlenen,
    yürek burkan bir problem.
  242. Gelir ve refah dengesi arasındaki uçurum
    tüm dünyada giderek artıyor
  243. ve gitgide zengin veya fakir olduğunuzu
  244. diğer her şeyden daha çok
    belirleyen faktör
  245. hangi ülkede doğduğunuz oluyor
  246. ki zengin bir ülkede doğmuş olmanız
    sizin için mükemmel oluyor.
  247. Fakat aslında bu, sağlıklı
    ve tatmin edici bir yaşam şansının
  248. son derece adaletsiz bir dağılımı demek.
  249. Göçmenlerin ailelerine
    para veya eşya göndermesi,
  250. eğer uçurum çok açılmadıysa
  251. aradaki farkın daralmasında
    çok önemli bir rol oynuyor.
  252. Bu, dünyadaki tüm yabancılara
    yardım kuruluşlarının toplamından
  253. daha büyük bir rol oynuyor.
  254. Göçmenleri bir araç olarak,

  255. ötekiler olarak
  256. ve parazitler olarak
  257. değerlendiren nativist
    sorularla başlamıştık.
  258. Peki işçi hakları,
  259. sorumluluklar
  260. ve eşitlik hakkındaki yeni sorularımız
  261. bizi nereye götürecek?
  262. Bu sorular aşağılanmayı reddediyor
    ve adaleti sarıp sarmalıyor.
  263. Bu sorular biz ve ''ötekiler'' arasındaki
  264. nativist ve milliyetçi
    bölünmüşlüğü reddediyor.
  265. Bu sorular karşılaşabileceğimiz
    problemlere ve küresel ısınma gibi
  266. halihazırda mücadele ettiğimiz problemlere
    karşı gardımızı almamıza yardım edecek.
  267. Yeni sorularımızı eski sorularımızla
    yer değiştirmek

  268. kolay olmayacak.
  269. Sınırlarımızla mücadele edip
    onları genişletebilmek
  270. sanıldığı kadar küçük bir ihtimal değil.
  271. İnce zekaya, yaratıcılığa
    ve cesarete ihtiyacımız var.
  272. Eski sorular çok uzun zamandır bizimleler
  273. ve kendi kendilerine gitmeyecekler,
  274. bir gecede kaybolmayacaklar.
  275. Eğer soruları değiştimeyi başarırsak
  276. cevaplar çetrefilleşecek,
  277. adanmışlık ve feragat etmeyi
    gerektirecekler.
  278. Eşitsizliğin hüküm sürdüğü dünyada
  279. kimin göçmen iletişimine katılma yetkisine
    sahip olduğu ve kimin olmadığı
  280. sorusuna odaklanmak zorunda kalacağız.
  281. Fakat göçmen tartışmasının
    sınırları kaldırılabilir.
  282. Sınırları kaldırmak hepimize bağlı.
  283. Teşekkür ederim.

  284. (Alkış)