Turkish subtitles

← Sıradan bir yaşam felsefesi olarak Stoacılık | Massimo Pigliucci | TEDxAthens

Get Embed Code
13 Languages

Showing Revision 39 created 08/09/2020 by Esra Çakmak.

  1. Dilerseniz yaklaşık 24 yüzyıl önce,
  2. Atina sokaklarında
    yürüdüğünüzü hayal edin.
  3. Bu adamla karşılaşabilirsiniz:
  4. Kıbrıslı Zenon.
  5. O bir tüccardı, Fenikeli bir tüccar.
  6. Bir gemi enkazı her şeyi yok edene
  7. ve sahip olduğu her şeyi
    kaybedene kadar çok iyi gidiyordu.
  8. Böylece Atina'ya gitti ve ne mi yaptı?
  9. Yaptığı ilk şeylerden biri,
  10. bir kitapçıya gitmek
    ve kitap okumaya başlamaktı.
  11. Sokrates hakkında bir kitap olan
    Ksenofon'un "Hatıralar"ını okudu
  12. ve o kadar büyülenmişti ki
  13. kitapçıya "Bu insanlardan birini,
  14. bu filozoflardan birini
    nerede bulabilirim?" diye sordu.
  15. Kitapçı ona doğru döndü,
  16. "İşte, oradan geçen biri var," dedi.
  17. Çünkü o zamanın Atina'sı böyleydi,
    filozoflar oradan geçip giderdi.
  18. (Kahkaha)
  19. Bu geçen kişi, Kinik filozof Krates’ti
  20. ve Zenon öğrencisi oldu,
  21. sonra Atina'daki
    önemli diğer birçok filozofla
  22. çalışmaya devam etti.
  23. Daha sonra, "Stoacılık" olarak bilinen
    kendi okulunu kurdu
  24. çünkü "stoa"da,
    halkın içinde eğitim gördüler.
  25. Platon Akademisi
    veya Aristoteles Lisesi gibi
  26. belirli yerlerde bulunan
    diğer okulların aksine,
  27. Stoacılar, insanlara hayatlarını ve bunu
    nasıl iyileştireceklerini anlatmak için
  28. insanların arasında olmak istediler.
  29. Stoacılık, antik çağın ana
    felsefelerinden biri hâline geldi.
  30. Önce Helenistik dünyaya,
    sonra Roma Cumhuriyeti'ne
  31. ve son olarak Roma
    İmparatorluğu'na yayıldı.
  32. O zamanın bazı önemli
    düşünürlerini ortaya çıkarttı.
  33. Senatör olan Seneca,
  34. oyun yazarı Shakespeare'i
  35. ve İmparator Neron'un
    talihsiz danışmanını etkiledi.
  36. Bu Seneca için iyi bitmemişti.
  37. Tarihteki birkaç kral filozoftan
    biri olan Marcus Aurelius,
  38. şimdi dünyanın dört bir yanındaki
    milyonlarca kişi tarafından okunan
  39. kendi kişisel günlüğü
    "Kendime Düşünceler"i yazdı.
  40. Eski felsefe için alışılmadık şekilde,
  41. Stoacılık birçok kadını da cezbetti.
  42. Birçok Romalı kadın,
    Stoacılık hakkında konuşmak için
  43. arkadaş toplantıları benzeri
    "convivia" denilen
  44. etkinlikleri organize ediyorlardı.
  45. Birçoğu felsefeyi de yaşamıştı.
  46. Bunlardan biri, en ünlü olanı,
  47. Jül Sezar'ın baş düşmanı
    Genç Cato'nın kızı
  48. ve Sezar'ın komplocularından
    Brütüs'ün eşi, Porcia Catonis idi.
  49. Hayatta başa çıkması
    gereken çok şey vardı
  50. ve bunlara Stoacı tarzda yaklaşmıştı.
  51. Stoacılık, tüm eski felsefe okulları gibi,
  52. Hıristiyanlığın yükselişini takiben
    ortadan kayboldu ya da kapatıldı
  53. ancak takip eden iki bin yıl boyunca
    insanları etkilemeye devam etti.
  54. Bugün birçok insan Stoacıların
    belirli fikirlerine aşina ise,
  55. nedeni Hristiyanlığı
    etkilemiş olmalarıdır,
  56. ilk olarak Hristiyanlığın
    muhtemel kurucusu Tarsuslu Paul
  57. ve takiben Orta Çağ'ın en etkili
    ilahiyatçısı Thomas Aquinas ile
  58. ve daha modern zamanlarda,
  59. muhtemel en önemli modern
    filozoflardan biri olan René Descartes
  60. ve etik anlayışı esasen Stoacılık
    ekolüne dayanan Baruch Spinoza ile.
  61. Ancak tarihi hakkında bu kadarı yeterli.
  62. Stoacılık neyle ilgilidir?
  63. İlk olarak, Stoacılık,
  64. doğaya uygun yaşamamız gerektiği
    temel önermesine dayanır.
  65. Şimdi, gidip ağaçlara sarılmak için
    çıplak olarak ormana koşmadan önce,
  66. çünkü bununla ilgili değil,
  67. Stoacılar, insan doğasını ciddiye
    almamız gerektiğini düşündüler.
  68. İnsan doğası temelde
    iki şeyden, iki yönden oluşur.
  69. Birincisi, son derece sosyal hayvanlarız.
  70. Gerekirse kendi başımıza
    hayatta kalabiliriz
  71. ancak yalnızca toplum içinde,
  72. sağlıklı sosyal bağlarımız
    olduğunda gelişiriz.
  73. İkincisi, akıl yürütme yeteneğine sahibiz.
  74. Bildiğiniz gibi, bu her zaman
    akıllı olduğumuz anlamına gelmez.
  75. Doğrusu, aksine bunda zorlanıyoruz
  76. ama akıl yürütme yeteneğine sahibiz.
  77. Stoacılar için,
  78. gerçekten sahip olabileceğiniz
    en iyi yaşamın,
  79. sosyal yaşamı, başkalarının
    yaşamını iyileştirmek için
  80. aklınıza, zekânıza müracaat ettiğiniz
  81. bir yaşam olduğu ortaya çıkar.
  82. Stoacı felsefenin iki temel direği vardır,
    birazdan inceleyeceğiz,
  83. hayatımıza pratik bir şekilde uygulanır.
  84. Biri dört temel erdemdir:
  85. pratik bilgelik, cesaret,
    adalet ve ölçülülük.
  86. Pratik bilgelik, sizin için neyin iyi
  87. ve neyin iyi olmadığını bilmektir.
  88. Cesaret sadece fiziksel değil,
    her şeyden önce ahlaki,
  89. göğüs germe ve doğru şeyi
    yapma cesaretidir.
  90. Adalet size neyin doğru olduğunu,
  91. başkalarıyla nasıl etkileşimde olunacağını
    ve onlara nasıl davranılacağını söyler.
  92. Ölçülülük, ne abartarak
    ne de yetersiz bir şekilde,
  93. daima ölçülü hareket etme fikridir.
  94. İkinci direğe "kontrol dikotomisi" denir.
  95. Bu, bazı şeylerin bize bağlı olduğu
  96. ve diğer şeylerin bize bağlı
    olmadığı temel fikrine dayanır.
  97. Şimdi, yaptığınız her şeyi
    bu iki kategoriye ayırabilir
  98. ve sadece ilki için endişelenebilirsiniz,
    ikincisi için değil.
  99. Örneğin, buraya slaytları kontrol
    edebileceğimi düşünerek geldim.
  100. Gördüğünüz üzere,
    bu benim kontrolüm dışında.
  101. Bunun için endişelenir miyim? Hayır.
  102. Sizi Epiktetos ile tanıştırayım.
  103. Antik çağın en önemli
    Stoacı filozoflarından biriydi.
  104. O bir köleydi.
  105. Hierapolis'te, günümüz
    Pamukkale, Türkiye'de doğdu.
  106. Aslında satın alındı,
    adı "edinilmiş" anlamına geliyor.
  107. Gerçek adı bilinmiyor,
    Epiktetos yalnızca edinilmiş anlamındadır.
  108. Roma'ya, İmparator Neron'un
    mahkemesine getirildi
  109. ve burada iyi bir performans sergiledi.
  110. Sonunda özgür bırakıldı.
  111. Biliyorsunuz, zeki bir adamdı,
  112. böylece Roma sokaklarında
  113. stoacılığı vaaz etmeye başladı.
  114. Aldığı yanıt burnuna bir yumruktu.
  115. Böylece bunun doğru bir
    yaklaşım olmadığını fark etti.
  116. Yaklaşımını değiştirmek onun elindeydi,
  117. bu yüzden yeniden başladı
    ve İmparator Domitianus,
  118. Stoacıları Roma'dan kovuncaya kadar
  119. çünkü bugün de olduğu gibi İmparator,
  120. "iktidara karşı doğruları konuşmayı"
    takdirle karşılamıyordu,
  121. çok başarılı olacak kendi okulunu kurdu.
  122. Epiktetos böylece Yunanistan'ın
    kuzeybatısındaki Nicopolis'e gitti,
  123. okulunu yeniden kurdu
  124. ve en ünlü antik öğretmenlerden biri oldu.
  125. Epiktetos'u sevmemin nedeni,
  126. açık sözlü ve alaycı bir mizah
    anlayışına sahip olmasıdır
  127. ve bir saniye içinde size
    bunun tadına baktıracağım.
  128. "Söylevler"de şöyle der:
  129. "Bir gün ölmek zorundayım.
  130. Eğer şimdiyse, şimdi ölürüm.
  131. Daha sonra ise,
    şimdi öğle yemeğimi alacağım
  132. çünkü öğle yemeği zamanı geldi
  133. ve ölüme gelince,
    daha sonra ilgileneceğim."
  134. Ölüm hakkında endişelenme,
    öğle yemeği için endişelen.
  135. (Kahkaha)
  136. Öleceğinizi biliyorsunuz,
    bu kontrolünüz altında değil.
  137. Öte yandan, öğle yemeği
    kontrolünüz altındadır.
  138. Size, Stoacılığın iki temel
    dayanağından biri olan
  139. kontrol dikotomisinden bahsettim.
  140. Epiktetos bunu şöyle açıklıyor:
  141. Diyor ki:
  142. "Bazı şeyler bizimi yetkimiz
    dahilindeyken, diğerleri değildir.
  143. Fikirlerimiz, dürtülerimiz, arzularımız,
  144. kısaca kendi eylemlerimiz
    yetkimiz dahilindedir.
  145. Bedenimiz, mülkümüz, itibarımız,
  146. sözün kısası kendi eylemlerimiz
    harici her şey yetkimiz dışında kalır."
  147. Bir saniye durup düşündüğünüzde
  148. bu tuhaf gelebilir.
  149. Bedenimin, mülkümün, itibarımın kontrolüm
    dahilinde olmadığını mı söylüyor?
  150. Bu ne demek?
  151. Spor salonuna gitmeye ve sağlıklı
    beslenmeye karar verebilirim,
  152. tabii ki bedenim benim yetkim altında
  153. ancak bir virüs sizi devirmediği müddetçe
  154. ya da bir kaza geçirip
    bacağınızı kırmadıkça.
  155. Buradaki fikir, bir şeyler yapabilmeniz;
  156. sağlığınız, itibarınız vesaire
    hakkında kararlar verebilmenizdir
  157. ancak son tahlilde,
    sonucu kontrol edemezsiniz.
  158. Peki bu pratikte ne anlama geliyor?
  159. Bunun anlamı,
    hedeflerimizi içselleştirerek,
  160. sonuçları hakkında endişelenmemektir
  161. çünkü bunlar bizim kontrolümüz dışındadır
  162. ancak niyetlerimiz ve çabalarımız
    hakkında endişe duyabiliriz
  163. çünkü bunlar bizim kontrolümüz altındadır.
  164. Stoacıların belirttiği
  165. güzel bir okçu metaforu bulunur.
  166. Bir hedefi vurmaya çalıştığınızı düşünün.
  167. Kontrolünüz altındaki şey nedir?
  168. Saatlerce okçulukta pratik yapabilirsiniz.
  169. Kullanabileceğiniz en iyi yayları
    ve okları seçebilirsiniz.
  170. Bu yay ve oklara iyi bakabilirsiniz.
  171. Oku atana kadar konsantre olabilirsiniz.
  172. Ancak bundan sonrası,
    tamamen kontrolünüz dışındadır.
  173. Kuvvetli bir rüzgâr
    en iyi atışınızı mahvedebilir.
  174. Hedef hareket edebilir,
  175. özellikle de o bir düşman askeriyse
    kaçırmış olursunuz.
  176. O hâlde ne yapmalıyız?
  177. Cicero'ya göre,
  178. asıl hedef seçilebilir
  179. ancak sonucu arzulanmamalıdır.
  180. Dolayısıyla, benliğinizi
    sonuca bağlamazsınız;
  181. sadece kontrolünüz altındaki şeye,
    teşebbüsünüze bağlanırsınız.
  182. Pratikte, gündelik yaşamda bu,
  183. hemen hemen her şeye
    bakış açınızı değiştirebilir.
  184. Size birkaç örnek vereyim.
  185. Diyelim ki işiniz için
    bir promosyona adaysınız.
  186. Şimdi, yapılacak normal şey
  187. promosyonu alıp almayacağınız
    konusunda endişelenmektir.
  188. Stoacılara göre, bu bakış açısı yanlıştır,
  189. promosyonun kendisi
    sizin kontrolünüz dışındadır.
  190. Patronunuz ters tarafından kalkmış,
  191. üzgün olabilir
  192. ya da aklı başka bir şeydedir
  193. ve bu durumda mülakat iyi gitmeyecektir.
  194. Ya da siz iyi çalışmış olsanız bile,
  195. bir başkası promosyonu sizden
    daha fazla hak ediyor olabilir
  196. ve yine, bu size bağlı değildir.
  197. Sizin yapmanız gereken,
  198. mülakatınız için elinizden gelen
    en iyi şekilde hazırlanmak,
  199. mümkün olan en iyi öz geçmişi sunmak,
  200. bu promosyonu hak etmek için
    gerçekten çok çalışmaktır.
  201. Bu sizin kontrol alanınızdır,
  202. çabalarınıza odaklanmanız
    gereken yer burasıdır.
  203. Ya da ilişkiler ekseninde düşünelim.
  204. Biliyorsunuz, herkes sevilmek ister
  205. ancak bu bize bağlı değildir.
  206. Bu, bizi sevecek
    ya da sevmeyecek kişiye kalmıştır.
  207. Bize bağlı olan,
  208. olabildiğince samimi, şefkatli
  209. ve onlar için orada olmaktır.
  210. Bize bağlı kalma
    ya da kalmama kararları,
  211. kontrolümüz altında değildir.
  212. Bu yüzden, bunu ciddiye alırsanız
  213. Epictetus mutlu bir yaşam
    süreceğinizi söylüyor
  214. çünkü mutluluğun büyük kısmı dinginlikte,
  215. her zaman mümkün olan
    her şeyi yaptığınızı
  216. ve yapacak daha fazla bir şey
    olmadığını bilerek
  217. yaşamı sürdürme fikrindedir.
  218. Şöyle diyor: "Eğer neyin
    size bağlı olduğu
  219. ya da olmadığı hakkında
    doğru bir fikriniz var ise --
  220. diğer bir ifade ile, neleri kontrol
    ettiğiniz ya da etmediğiniz --
  221. asla baskı veya engele
    tabi olmayacaksınız,
  222. asla kimseyi suçlamayacak
    veya eleştirmeyeceksiniz
  223. ve her şeyi isteyerek yapmış olacaksınız."
  224. Bu, herkesin kontrol
    edemedikleri şeyler için
  225. diğer insanları suçladığı yerden
  226. çok daha iyi bir dünya olurdu.
  227. Fordham Üniversitesindeki
    meslektaşım Brian Johnson,
  228. Epiktetos'un yaklaşımını bir tür
    rol etiği olarak nitelendirmektedir.
  229. Fikir, hepimizin hayatta
    çeşitli rollerinin olması
  230. ve mutlu bir yaşamın bu rolleri
  231. olabildiğince dengelemekten
    ibaret olmasıdır.
  232. Temelde üç tür rol vardır.
  233. Birincisi, insan olarak temel rolümüz,
  234. hepimiz insanlığın bir üyesiyiz.
  235. Stoacılar, asıl itibariyle "evrensel
    dünya vatandaşı" anlamına gelen
  236. "kozmopolit" kavramını ileri sürdüler.
  237. Hepimiz insanız,
  238. aynı yerde yaşıyoruz
  239. ve bu aynı yeri gözetmek zorundayız.
  240. Sonrasında, koşullar dolayısıyla
    bize verilen roller vardır.
  241. Birinin oğlu ya da kızı olabilirsiniz.
  242. Bu sizin seçiminiz değildir,
    yalnızca öyle oluvermiştir.
  243. Sonra koşullara bağlı olarak
    seçtiğimiz roller var:
  244. kariyerimiz, anne ya da baba olmak,
    bunun gibi şeyler.
  245. Bu üç rol türü arasında
    şöyle bir ilişki vardır:
  246. Temel insan rolünüz
    diğer her şeyden ağır basar.
  247. Yaptığınız her şey için
    önce kendinize sormalısınız,
  248. bu insanlık için iyi midir?
  249. Eğer değilse yapmayın.
  250. Basit bir sınama.
  251. Ayrıca bunu takip ederek
    daha az şey yapmış olup
  252. enerjinizi korumuş olacaksınız.
  253. Geri kalan hususlarda,
    basitçe denge kurmaya çalışın.
  254. Bu roller avantaj
    ve dezavantajlara sahiptir.
  255. Hepimiz en iyi ebeveyn, oğul veya kız,
  256. meslektaş ve arkadaş olmak istiyoruz
  257. ama bu roller taahhütlerle birlikte gelir
  258. ve Stoacı felsefenin öğrettiği
    ve söylediği şeylerin çoğu
  259. bu şeylerin nasıl dengeleneceğidir.
  260. Bu rolleri nasıl oynarsınız?
  261. En önemli şey, bunları
    dürüstlükle oynamanızdır.
  262. Bu ne anlama geliyor?
  263. Epiktetos tekrar şöyle açıklıyor:
  264. "Kendinizi en iyi tanıyan,
  265. ne değerde olduğunuzu
  266. ve kendinizi ne pahaya sattığınızı
    en iyi bilen yine sizsiniz.
  267. Benliğinizi hangi fiyata
    sattığınızı iyi düşünün
  268. ama lütfen, Tanrı aşkına,
    onu ucuza satmayın ."
  269. Bu, ne olursa olsun mükemmelliğin
  270. amaç olmadığı anlamına gelir;
  271. sadece olabileceğimizin en iyisi olalım.
  272. Kendinizden ödün vermeyin
    ve benliğinizi ucuza satmayın
  273. çünkü sahip olduğunuz tek şey bu.
  274. Kendinizi elden çıkardıktan sonra
    geriye hiçbir şey kalmaz.
  275. Fikir mükemmel olmak değil,
    her seferinde küçük bir adımla
  276. dün olduğundan daha iyi olmaktır.
  277. Şimdi size birkaç örnek vereyim.
  278. Epiktetos, kızı hasta olduğu için
  279. çok perişan olan
  280. ve bununla başa çıkamayan
    bir babadan bahsediyor.
  281. Adam evi terk eder
  282. ve kızıyla ilgilenmesi için
    karısını yalnız bırakır.
  283. Epiktetos der ki, "Bir dakika dur,
  284. bu şekilde hareket etme hakkın
    olduğunu mu düşünüyorsun?"
  285. Baba bir dakika düşünür ve şöyle der:
  286. "Doğal davranıyordum.
  287. Perişandım, elimden bir şey gelmiyordu."
  288. Bu, bizim için doğal olan şey ile
  289. duygularımız arasındaki farkı
    ortaya çıkarıyor.
  290. Duygularınızı kontrol edemiyorsunuz.
  291. Kızınız hasta olduğu için
    perişan bir hâldeyseniz
  292. muhtemelen bu konuda yapabileceğiniz
    veya yapmanız gereken hiçbir şey yoktur.
  293. Ancak bu, kızınıza karşı olan
    etik sorumluluğunuzdan farklıdır.
  294. Siz onun babasısınız.
  295. Duygusal açıdan size
    maliyeti olmasına rağmen
  296. orada kalmanız gerekiyor.
  297. Yani burada devreye giren iki erdem,
  298. doğru olanı yapmak,
  299. kızıyla kalmak için cesaret
  300. ve kızı için doğru olanı
    yapmak için adalettir.
  301. Daha önce de söylediğim gibi, farklı
    sosyal rolleri dengelemek zorundayız
  302. ve bunun diğer iki erdem ile ilgisi var:
  303. pratik bilgelik,
  304. sizin için iyi olan ile
  305. sizin için iyi olmayan
    arasındaki farkı bilmek
  306. ve ölçülülük,
  307. yaptığınız her şeye doğru
    yoğunlukta enerji harcayarak
  308. denge kurabilme fikridir.
  309. Epiktetos bunu şu şekilde açıklıyor:
  310. “Oynadığın diğer sosyal rolleri düşün.
  311. Gençsen, genç olmak ne anlama geliyor?
  312. Yaşlı isen, yaş ne anlama geliyor?
  313. Eğer bir babaysan,
    babalık neyi gerektirir?"
  314. Görevlerimizin her biri
    buna uygun eylemleri gerektirir.
  315. Bir oyuncu olduğunuzu hayal edin,
    bir rolü oynuyorsunuz.
  316. Rolün çerçevesi tam olarak belirlenmemiş.
  317. Örneğin bir annenin rolünü,
    birçok şekilde oynayabilirsiniz.
  318. Toplumun büyük ölçüde
    size dayattığı şekilde
  319. oynamak zorunda değilsiniz.
  320. Yalnızca doğru olduğunu düşündüğünüz
    şekilde oynamak zorundasınız.
  321. Ama yine de siz bir anne ya da babasınız,
    bu yüzden belirli görevleriniz var.
  322. Bu görevleri nasıl ödediğiniz,
  323. nasıl gerçekleştirdiğiniz size bağlıdır
  324. ancak yine de bunlar
    sizin sorumluluklarınızdır.
  325. Hayattaki rollerimizi iyi bir şekilde
    oynamayı nasıl öğreniriz?
  326. Birçok yolu var --
  327. Stoacılar, bu tür şeyler hakkında
    bir dizi pratik egzersizleri ile ünlüdür.
  328. Ama temelde, bunun
    en iyi yollarından biri,
  329. gerçekten bu konuda iyi olan insanları,
  330. rol modelleriniz olan insanları,
  331. kendi hayatınızı değiştirebilmek için
    bir örnek olarak görebileceğiniz
  332. ve faydalanabileceğiniz insanları
    tasavvur etmektir.
  333. Eskiler; tanıdıkları, duydukları,
  334. hatta hayali insanlardan faydalandılar.
  335. En sevdikleri rol modellerinden
    biri Genç Cato idi.
  336. Ondan daha önce bahsetmiştim,
    Porcia Catonis'in babasıydı.
  337. Öyle bir doğruluk timsaliydi ki,
  338. Roma'daki insanlar yanlış bir şey,
    bir hata yaptıklarında --
  339. beklentileri karşılayamadıklarında --
  340. "Herkes bir Cato olamaz," derlerdi.
  341. O, bir mazeret olarak kullanıldı.
  342. "Herkes o kadar iyi olamaz."
  343. Doğru ama deneyebilirsiniz.
  344. En sevilen antik rol
    modellerinden bir diğeri,
  345. iki kez ölümsüzlükten vazgeçen
  346. ve sadece eve, karısına
    ve çocuğuna geri dönmek için
  347. 10 yıl süren yolculuğa
    dayanan Odysseus'du.
  348. Ancak aralarından seçim yapabileceğiniz
    çok sayıda modern rol modelleri de var.
  349. Benim favorilerimden biri,
  350. bildiğimiz gibi, ırkçılık
    rejimiyle savaşmak için
  351. 20 yıldan fazla hapis
    yatmış Nelson Mandela.
  352. O dönemde anlaşılır
    bir şekilde çok öfkeliydi.
  353. Ancak hayatındaki
    dönüm noktalarından biri,
  354. mahkûm arkadaşlarından birinin
  355. Marcus Aurelius'un
    "Kendime Düşünceler"inin bir kopyasını
  356. gizlice içeriye soktuğu zamandı.
  357. Mandela bunu okudu ve ilerlemenin
    öfke ya da nefret ile olmadığını;
  358. aksine insanlara,
    hatta kendisini esir alan
  359. ve kendisine eziyet eden insanlara
    bile ulaşmak olduğunu anladı.
  360. Bu, onun ve Güney Afrika halkının
    hayatını değiştirdi.
  361. Favori rol modellerimden bir diğeri,
  362. birkaç yıl önce ortaya çıkan
  363. ve o sırada oldukça yaygın olan
    cinsel tacizleri kınamak için
  364. Uber şirketi ile karşı karşıya gelen
  365. ve sesini yükselten Susan Fowler.
  366. Kariyer ve arkadaşlıklar açısından
  367. büyük bir kişisel risk aldı
  368. ve bunu Stoacı bir perspektiften yaptı.
  369. Susan'ı tanıyorum ve gerçekten
    Stoacı felsefeyi pratikte uygulayan biri.
  370. Kurgusal düzeyde en sevdiğim rol modelim,
  371. büyük gücün büyük sorumluluk
    getirdiğini söyleyen Spider-man.
  372. Büyük güçlerimiz yok --
    bizler süper kahraman değiliz --
  373. ama gücümüz var.
  374. Seçimlerimizi yapma gücümüz var
  375. ve bu güç, yapabileceğimiz en iyi seçimi
  376. yapma sorumluluğuyla birlikte geliyor.
  377. Epiktetos'a göre genel fikir,
  378. tıpkı antik dünyanın,
    antik Yunanistan'ın aktörleri gibi,
  379. bir takım maskeler taktığımız
  380. ve bunları sürekli değiştirdiğimizdir.
  381. Aynı aktör sahneye çıkıp
    farklı bir maske takacak
  382. ve maske seyirciye
  383. o anda hangi karakteri
    oynadığını söyleyecek
  384. ve aktörün kendisine
  385. şimdi farklı bir karakter
    oynadığını hatırlatacaktı.
  386. Fikir şu ki, mutlu bir yaşam, aslında
  387. tüm bu rolleri mümkün olan en iyi aktör
    olarak oynadığınız dengeli bir yaşamdır.
  388. Çok teşekkür ederim.
  389. (Alkış)