YouTube

Got a YouTube account?

New: enable viewer-created translations and captions on your YouTube channel!

Turkish subtitles

← Apaçık problemleri görmezden gelme nedenimiz -- ve bunlarla baş etme yolları

Get Embed Code
28 Languages

Showing Revision 28 created 06/15/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Düşünün ki ortada büyük bir sorun var

  2. apaçık gözünüzün önünde duruyor.
  3. Öyle bir sorun ki herkes ondan bahsediyor
  4. ve sizleri de doğrudan etkiliyor.
  5. İşler daha da kötüleşmeden
    bu sorunu çözmek için
  6. elinizden gelen her şeyi yapar mıydınız?
  7. Cevabınızdan çok da emin olmayın!
  8. Zira biz, gözümüzün önünde apaçık duran
    gerçekleri görmemeye meyilliyizdir
  9. ve hiçbirimiz bunu kabullenmek istemez.
  10. Hatta öyle ki
  11. iş veya özel hayatımızda
    ya da dünya üzerinde karşılaşabileceğimiz
  12. tehlikeleri bize hatırlattıkları için
  13. bu gerçeklerden gözümüzü kaçırırız.
  14. Kendi alanımdan, ekonomi politikasından
    bir örnek vermek istiyorum.

  15. Merkez Bankası'nın başındayken
    Alan Greenspan'in tüm görevi,
  16. ABD ekonomisindeki sorunlara karşı
    dikkatli hareket etmek
  17. ve bu sorunların
    kontrolden çıkmamalarını sağlamaktı.
  18. 2006 sonrasına geldiğimizde ise
  19. gayrimenkul fiyatlarının
    yükselmesiyle birlikte
  20. her geçen gün daha fazla
    hatırı sayılır lider ve kurum
  21. kredi riskleri ve piyasa
    balonlarından bahsederek
  22. tehlike çanlarını çalmaya başladı.
  23. Sizlerin de bildiği gibi
    2008'de her şey tepetaklak oldu.
  24. Bankalar battı,
  25. uluslararası piyasalar değerlerinin
    yarısına yakınını kaybetti,
  26. milyonlarca insanın evine haciz konuldu.
  27. En sonunda
  28. neredeyse her 10 Amerikalıdan biri
    işsiz kalmış oldu.
  29. Ortalık biraz durulduğunda ise

  30. Greenspan ve daha pek çoğu,
    ellerinde bir durum analiziyle
  31. "Krizi öngörmek mümkün değildi," dediler
  32. ve krizi "bir siyah kuğu"
    olarak nitelendirdiler.
  33. Yani hayal edilemez bir şey olarak,
  34. öngörülemez ve kesinlikle
    olasılıksız bir şey olarak.
  35. Tam anlamıyla bir sürpriz yani.
  36. Ancak bu durum aslında
    hiç de bir sürpriz gibi gelişmedi.
  37. Benim Manhattan'daki dairem örneğin
    dört yıldan daha kısa bir süre içinde
  38. değerini neredeyse ikiye katlamıştı.
  39. Ben de tehlike işaretlerini
    görüp satmıştım evimi.
  40. (Gülüşmeler)

  41. (Alkışlar)

  42. Diğer birçok insan da
    aynı tehlikeyi gördü,

  43. gördüklerini halkla da paylaştılar
  44. ve sadece göz ardı edildiler.
  45. Sonuç olarak bu krizin nasıl görüneceğini
    ya da beraberinde neler getireceğini
  46. bire bir bilemesek de
  47. bize doğru hücum eden şeyin
  48. koca, gri bir gergedan kadar tehlikeli,
    aşikâr ve önceden kestirilebilir
  49. olduğunu hepimiz görebiliyorduk.
  50. Siyah kuğu teorisi,

  51. geleceğimiz üzerinde hiçbir kontrolümüz
    olmadığı fikrini düşündürür bize.
  52. Olaylar üzerinde kontrolümüzün
    ne kadar az olduğunu düşünmemiz de
  53. maalesef var olanı
    bir o kadar küçümsememize
  54. ya da tamamıyla
    göz ardı etmemize yol açar.
  55. Bu tehlikeli düşünce de
    başka bir gerçeği görünmez kılar:
  56. önümüzdeki sorunların
    çoğunun ne kadar olası,
  57. aşikâr ve görünür olmasına rağmen
  58. yine de parmağımızı dahi
    oynatmadığımız gerçeğini.
  59. İşte ben de gri gergedan
    metaforunu yarattım

  60. zira böyle bir metafora
    gerçekten ihtiyaç vardı.
  61. Yeni bir gözle bakabilmemize
    yardımcı olsun diye,
  62. aynı siyah kuğunun benimsendiği
    gibi benimseyelim diye,
  63. ancak bu sefer son derece
    aşikâr şeyler için kullanalım diye,
  64. son derece olası, yine de
    yok sayılan şeyler için.
  65. İşte bu tip şeylere
    gri gergedanlar diyorum.
  66. Eğer bu gri gergedanları
    görmek isterseniz

  67. her gün başlıklara
    bir göz atmanız yeterli.
  68. İşte benim bugün başlıklarda
    gördüğüm de koca bir gri gergedan,
  69. yepyeni, son derece olası
    bir ekonomik kriz.
  70. Merak ediyorum, son 10 yılda
    bir şeyler öğrenebildik mi acaba?
  71. Washington'da ya da Wall Street'te
    konuşulanlara bakarsanız

  72. geleceğimizin dalgasız, dümdüz
    bir deniz gibi olduğunu sanırsınız.
  73. Benim çokça vakit geçirdiğim Çin'de ise
  74. konuşulanlar son derece farklı.
  75. Ekonomiden sorumlu ekibin tümü,
  76. devlet başkanı Xi Jinping de
    dahil olmak üzere,
  77. son derece açık bir şekilde
  78. ve bilhassa sanki birer
    gri gergedanlarmış gibi
  79. ekonomik risklerden ve bu riskleri
    nasıl dize getireceklerinden konuşuyorlar.
  80. Kuşkusuz ki Çin ve ABD
  81. çok farklı devlet
    sistemleriyle yönetiliyorlar,
  82. bu da yapabilecekleri
    ya da yapamayacakları şeyleri belirliyor.
  83. Ekonomik problemlerin çoğunun
    temel nedenleri de
  84. farklı tabii bu iki ülkede.
  85. Ancak iki ülkenin de
    borçlarıyla, eşitsizlikle
  86. ve ekonomik verimlilikle ilgili sorunları
    olduğu herkesin bildiği bir gerçek.
  87. Peki sorunları aynıysa
    duruşları niye farklı?

  88. Aslında aynı soruyu
  89. sadece ülkelerin değil insanların da
  90. duruş farklılıkları ile
    ilgili sorabilirsiniz.
  91. Güvenliği her şeyden önce tutan
    otomobil üreticileri
  92. ve kalitesiz arabalarını geri çekmek için
  93. mutlaka birilerinin ölmesini
    bekleyenlerle ilgili mesela.
  94. Ya da kaçınılmaz son için hazırlık yapan
    büyükanneler ve büyükbabalarla ilgili,
  95. hani şu cenaze metnini bile yazanlarla,
  96. menüyü bile hazırlayanlarla ilgili.
  97. (Gülüşmeler)

  98. Benimkiler hazırlamıştı.

  99. (Gülüşmeler)

  100. Böyleleri mezar taşını bile önceden
    oydurur da bir ölüm tarihini boş bırakır.

  101. Bir de diğer türlü büyükanneler
    büyükbabalar vardır
  102. ki hiçbir işlerini yoluna koymazlar,
  103. atılacaklarını bile ayırmazlar,
  104. yıllar boyunca onca şeyi
    istiflemişlerdir de
  105. düzenleme işini çocuklarına bırakırlar.
  106. Peki bu iki taraf arasındaki fark
    nereden geliyor?

  107. Nasıl oluyor da bazıları
    gerçeklerle başa çıkarken
  108. diğerleri gözlerini kaçırmayı seçiyor?
  109. Bunun öncelikle içinde yaşadığınız
    kültür ve toplumla,
  110. çevrenizdeki insanlarla ilgisi var.
  111. Yani olur da düşersen
    etrafındakilerden birinin
  112. sana yardım edeceğini düşünüyorsan
  113. var olan bir tehlikeyi olduğundan
    küçük görme eğiliminde oluyorsun.
  114. Ki bu da sadece kötü değil aynı zamanda
    da iyi riskler almamızı sağlıyor.
  115. Tıpkı kimsenin bahsetmek istemediği
  116. bir tehlikeden bahsederek eleştirilme
    riskini göze almak gibi.
  117. Ya da ürkütücü görünen, bir nevi
    gri gergedanlara benzeyen fırsatları
  118. yine de değerlendirmek gibi.
  119. ABD'nin kültürü son derece bireysel,
    herkes kendi başına yani.
  120. İlginçtir ki bu durum
  121. Amerikalıları değişime
    ve iyi riskler almaya
  122. kapalı yapmış.
  123. Halbuki Çin'deki insanlar,
  124. devletin doğabilecek
    problemleri önleyeceğine inanıyor,
  125. bu her zaman gerçekleşmese de
    insanlar inanmaya devam ediyor.
  126. Ailelerine güvenebileceklerini
    düşünüyorlar,
  127. bu da onları belirli riskleri almaya
    daha meyilli yapıyor.
  128. Tıpkı Pekin'de gayrimenkul almak
  129. ya da yönlerini değiştirmeleri gerektiği
    düşüncesine açık olmak gibi
  130. ki Çin'in değişim hızı
    gerçekten de inanılmaz seviyede.
  131. İkinci nedene gelirsek

  132. durum hakkında ne kadar bilgiye sahipsin?
  133. Olanları öğrenmeye ne kadar isteklisin?
  134. Görmek istemediğin şeyleri bile
    görmeye hazır mısın?
  135. Çoğumuz, sevmediğimiz
  136. ve örtbas ettiğimiz şeylere
  137. dikkat bile etmeyiz.
  138. Dikkatimizi görmek istediğimiz, hoşumuza
    giden, bağdaştığımız şeylere veririz.
  139. Halbuki bu kör noktalarımızı onaracak
  140. olanağa ve yeterliliğe sahibiz.
  141. Her kesimden insanla çokça zaman geçirme,
    onlarla hayat duruşları
  142. ve gri gergedanlarıyla
    ilgili konuşma fırsatım oldu.
  143. Risk almaktan en çok korkan
  144. ve bu konuda en hassas olan insanların
  145. değişime de en az açık olan
  146. insanlar olduğunu düşünebilirsiniz.
  147. Ama gerçek tam da tersi.
  148. Ben gördüm ki
  149. etraflarındaki sorunların
    farkına varmaya hazır olan
  150. ve bunun için plan yapanlar,
  151. hayatlarında daha fazla riske
    hatta iyi riske yer verebilen
  152. ve kötü riskle de
    baş edebilen insanlar oluyor.
  153. Bunun sebebi de, bilginin
    peşine düştüğümüzde aslında
  154. korktuğumuz şeylere karşı harekete
    geçmek için güç topluyor olmamızdır.
  155. Buradan da üçüncü nedene
    bağlamak istiyorum.

  156. Sizler, hayatınızdaki
    gri gergedanlar üzerinde
  157. ne kadar kontrolünüz olduğunu
    düşünüyorsunuz?
  158. Harekete geçmememizin
    nedenlerinden biri de
  159. çoğu zaman çaresiz hissetmemiz zira.
  160. İklim değişikliği örneğin,
    öyle büyük bir problem ki
  161. hiçbirimizin elinden bir şey
    gelmezmiş gibi hissettiriyor insana.
  162. Böylelikle bazıları hayatını
    inkârla geçirirken
  163. diğerleri kendileri hariç herkesi
    suçlayıp duruyor.
  164. Tıpkı bir arkadaşımın, Çin'deki
    kömür fabrikaları durduğu sürece
  165. 4 çekerli arabasından vazgeçmemesi gibi.
  166. Halbuki bizim
    değişim için bir fırsatımız var.
  167. Hepimiz birbirimizden farklıyız
  168. ve her birimiz de duruşumuzu
    değiştirme fırsatına sahibiz,
  169. hem kendi hem de
    etrafımızdakilerin duruşunu.
  170. Bu sebeple ben de bugün,
    buradaki herkesi

  171. etrafımızdaki insanlarla
    dünyamızdaki gri gergedanlar üzerine
  172. açıkça ve dürüstçe konuşmaya
  173. ve gergedanlarımızla nasıl baş ettiğimizi
  174. katıksız, dürüst bir şekilde
    anlatmaya davet ediyorum.
  175. ABD'de çok sık duyduğum bir şey var:
  176. "Tabii ki apaçık problemlerle
    baş etmemiz gerekir
  177. ancak bir insan gözünün önünde
    olanları göremiyorsa
  178. zaten ya akılsız ya da cahildir."
  179. Onlar böyle söylese de
    ben tam tersini düşünüyorum.
  180. Gözünün önünde olanları göremiyor olman
  181. seni ne akılsız ne de cahil yapar,
  182. sadece insan olduğunu gösterir.
  183. Eğer bir gün hepimizin içinde olan
    bu zafiyetin farkına varabilirsek
  184. işte o zaman
    hepimizin gözlerini açacak,
  185. bizlere gözümüzün önünde
    olanları gösterecek
  186. ve ezilmeden önce harekete geçmemizi
    sağlayacak gücü de bulacağız.
  187. (Alkışlar)