Turkish subtitles

← Duygularınız kalbinizin şeklini nasıl değiştiriyor

Get Embed Code
30 Languages

Showing Revision 7 created 10/29/2019 by Cihan Ekmekçi.

  1. Başka hiçbir organ,
  2. insan hayatında
    muhtemelen başka hiçbir nesne
  3. mecaz ve anlam açısından
    insan kalbi kadar ilham verici değil.
  4. Tarih boyunca
  5. kalp, duygusal hayatlarımızın
    bir sembolü oldu.
  6. Pek çok kişi tarafından
    ruhun merkezi olarak düşünüldü,
  7. duyguların saklandığı yer olarak.
  8. Duygu anlamındaki "emotion" kelimesi bile
    kısmen Fransızca "émouvoir"dan geliyor,
  9. anlamı güçlü bir hisse kapılmak.
  10. Duyguların, çalkantılı hareketiyle
    anılan bir organla ilişkilendirilmesi
  11. belki de oldukça mantıklı.
  12. Ama bu bağlantı ne?

  13. Gerçek mi yoksa tamamen mecazi mi?
  14. Bir kalp uzmanı olarak
  15. bu bağlantının tamamen gerçek
    olduğunu anlatmak için buradayım.
  16. Göreceksiniz ki duygular,
  17. insan kalbi üzerinde doğrudan
    fiziksel bir etki yapabilir ve yapıyor da.
  18. Ancak buna geçmeden önce

  19. şu mecazi kalp hakkında biraz konuşalım.
  20. Duygusal kalbin sembolizmi
    bugün hâlâ yerini koruyor.
  21. İnsanlara sevgiyle en çok
    hangi görseli ilişkilendirdiklerini sorsak
  22. listenin en başında sevgili kalbi
    olacağına hiç şüphe yok.
  23. Kardiyoid denen kalp şekli
  24. doğada yaygın.
  25. Yapraklarda, çiçeklerde,
    pek çok bitkinin çekirdeğinde,
  26. silfiyum da dahil,
  27. ki Orta Çağ'da doğum kontrolü
    olarak kullanılıyordu
  28. ve muhtemelen kalp,
  29. bu yüzden seks ve romantizmle
    anılmaya başladı.
  30. Sebebi her neyse

  31. kalpler 13. yüzyılda aşıkların
    resimlerinde görünmeye başladı.
  32. Zamanla bu resimler
    kırmızıya boyanmaya başladı,
  33. kan rengine,
  34. bir tutku sembolü olarak.
  35. Roma Katolik Kilisesi'nde,
  36. kalp şekli, İsa'nın Kutsal Kalbi
    olarak anılmaya başladı.
  37. Dikenlerle süslenmiş
    ve göz alıcı bir ışık yayan kalp
  38. adeta kutsal aşkın nişanı hâline geldi.
  39. Kalp ve aşk arasındaki bu bağ
    modern zamanda da ayakta kaldı.
  40. Son evresinde kalp hastası
    emekli diş hekimi Barney Clark
  41. 1982'de Utah'da ilk kalıcı
    yapay kalp transplantını aldığında
  42. söylenenlere göre 39 yıllık karısı
    doktorlara şunu sordu:
  43. ''Beni sevmeye devam edecek mi?''
  44. Bugün kalp yalnızca aşkın kaynağı değil

  45. diğer duyguların da kaynağı;
  46. atalarımız yanılıyorlardı.
  47. Ve hâlâ günden güne anlıyoruz ki
  48. kalp ve duygular arasındaki
    bu bağlantı oldukça derin.
  49. Kalp, hislerimizi yaratmıyor olabilir
  50. ama hislere çok fazla tepki veriyor.
  51. Bir bakıma,
    duygusal hayatlarımızın bir kaydı
  52. kalplerimizde yazılı.
  53. Örneğin korku ve yas,
    ciddi kardiyak yaralanmaya yol açabilir.
  54. Kalp atışı gibi bilinçaltı süreçleri
    kontrol eden sinirler
  55. stresi hissedebilirler
  56. ve kötü huylu bir
    savaş veya kaç tepkimesini tetikleyebilir;
  57. bu da kan damarlarının büzüşmesini,
  58. kalbin çok güçlü atmasını
  59. ve ardından tansiyonun
    yükselmesini tetikler,
  60. bu da hasar demektir.
  61. Diğer bir deyişle
  62. şu giderek netleşiyor ki
  63. kalplerimiz, duygusal sistemimize
    sıra dışı bir şekilde duyarlı,
  64. mecazi kalbe yani.
  65. İlk olarak yirmi yıl kadar önce
    teşhis edilen bir kalp hastalığı var,

  66. adı ''takotsubo kardiyomiyopati''
    veya ''kırık kalp sendromu,''
  67. öyle ki kalp stres ve üzüntüye
    tepki olarak akut bir şekilde zayıflıyor,
  68. mesela sevgilinizden ayrıldığınızda
    veya sevdiğinizi kaybettiğinizde.
  69. Bu resimlerde görünen,
    ortada yas tutan bir kalp var
  70. ve soldaki normal kalpten
    oldukça farklı görünüyor.
  71. Donmuş gibi dörünüyor
  72. ve sık sık bir takotsubonun
    şekline bürünüyor,
  73. sağda gördüğünüz gibi,
  74. alt kısmı geniş, üst kısmı dar
    bir Japon kabı.
  75. Bunun neden olduğunu tam olarak bilmiyoruz
  76. ve bu sendrom genellikle
    birkaç hafta içinde düzeliyor.
  77. Ancak o akut dönem içinde,
  78. kalp yetmezliğine neden olabilir,
  79. hayatı tehdit eden aritmiyaya
  80. ve hatta ölüme bile.
  81. Örneğin yaşça olgun bir hastamın kocası

  82. geçenlerde vefat etti.
  83. Hastam üzgündü tabii ama kabullendi de.
  84. Hatta biraz rahatlamış gibiydi.
  85. Uzun zamandır çekiyordu,
    demans hastasıydı.
  86. Ancak cenazeden bir hafta sonra
    bu resme baktı
  87. ve gözleri doldu.
  88. Sonra göğsünde ağrı oldu,
    ardından nefes daralması yaşadı,
  89. boyun damarları şişti, alnı terledi,
  90. bir sandalyede oturuyordu
    ama nefes nefeseydi --
  91. kalp yetmezliğinin tüm işaretleri.
  92. Hastaneye yatış yapıldı,
  93. ultrason şüphelendiğimiz
    her şeyi doğruladı:
  94. kalp, normal kapasitesinin
    yarıdan azına zayıflamıştı
  95. ve bir takotsubonun şekline bürünmüştü.
  96. Diğer tahlillerde bir sorun yoktu,
  97. hiçbir yerde tıkalı damar görülmedi.
  98. İki hafta sonra duygusal durumu
    normale döndü
  99. ve ultrason da doğruladı ki
  100. kalbi yeniden fonksiyoneldi.
  101. Takotsubo kardiyomiyopati
    pek çok stresli durumla ilişkili,

  102. topluluk önünde konuşmak dahil.
  103. (Kahkahalar)

  104. (Alkışlar)

  105. Aile içi anlaşmazlıklar, kumar kayıpları

  106. hatta sürpriz doğum günü.
  107. (Kahkahalar)

  108. Geniş çaplı toplu kargaşa bile
    bu konuya dahil,

  109. bir doğal afet sonrası gibi.
  110. Örneğin 2004'te
  111. devasa bir deprem, Japonya'nın
    en büyük adasında bir bölgeyi mahvetti.
  112. En az 60 kişi hayatını kaybetti
    ve binlerce yaralı vardı.
  113. Bu korkunç olayın yaşandığı sırada
  114. araştırmacılar, takotsubo
    kardiyomiyopati vakalarının
  115. deprem sonrasında o bölgede
    24 kat arttığını gözlemledi,
  116. kıyaslanan benzer dönem
    sadece bir yıl öncesiydi.
  117. Bu vakaların sakinleri
  118. sarsıntının şiddetiyle
    yakından ilişkilendirildiler.
  119. Vakaların neredeyse tümünde
    hastalar depremin merkezinde yaşıyordu.
  120. İlginç olan, takotsubo kardiyomiyopatinin
    mutlu bir olay sonrasında da görülmesi,

  121. ancak kalp, farklı bir şekilde görünüyor;
  122. üst kısımda değil
    orta kısımda şişme gözlemleniyor.
  123. Farklı duygusal durumların
    nasıl farklı kalp değişikliğine yol açtığı
  124. şu an için gizemini korumakta.
  125. Ancak bugün, belki de
    eski filozoflarımıza bir övgü olarak
  126. şunu söyleyebiliriz ki eğer duygular
    kalplerimizde saklı değilse bile
  127. duygusal kalp
  128. biyolojik kalbin önüne geçiyor,
  129. hem de şaşırtıcı ve gizemli şekillerde.
  130. Ani ölüm de dahil kalp sendromları

  131. mecazi kalplerinde şiddetli duygusal
    rahatsızlık ve sarsıntı yaşayan bireylerde
  132. uzun zamandır bildiriliyor.
  133. 1942'de
  134. Harvard fizyoloğu Waltor Cannon
    "Lanetli Ölüm" adlı bir çalışma yayımladı
  135. ve çalışmada lanetlendiklerine
    inanan insanların
  136. korkudan ölme vakalarını anlattı,
  137. mesela cadı bir doktor
    veya tabu bir meyve yemenin sonucu olarak.
  138. Pek çok vakada mağdur, tüm umudunu
    kaybetmiş ve olay yerinde vefat etmiş.
  139. Bu vakaların ortak yanı, kurbanların
  140. sonlarını getirecek dış bir güç olduğuna
    mutlak surette inanmalarıydı
  141. ve de savaşmak için güçsüz olduklarına.
  142. Cannon'ın açıklamasına göre
    bu algısal kontrol eksikliği,
  143. tamamen kötü bir fizyolojik
    tepkimeye yol açıyordu,
  144. buna göre kan damarları
    öylesine daralıyordu ki
  145. kan hacmi akut bir şekilde düşüyor,
  146. tansiyon birden alırı düşüyor,
  147. kalp akut şekilde zayıflıyor
  148. ve taşınan oksijen yetersizliği sonucu
    ciddi organ hasarı meydana geliyor.
  149. Cannon'a göre lanetli ölümler

  150. endüjen veya "ilkel"
    insanlarla kısıtlıydı.
  151. Ancak yıllar geçtikçe bu ölüm türleri
  152. her tür modern insanda da
    görülmeye başladı.
  153. Bugün yas sonucu ölüm
    eşlerde ve kardeşlerde gözlemleniyor.
  154. Kırık kalpler mecazi olarak da
    kelimenin tam anlamıyla da ölümcül.
  155. Bu ilişkilendirilmeler
    hayvanlar için bile geçerli.

  156. "Science" dergisinin 1980 yılında
    yayımladığı inanılmaz çalışmada
  157. araştırmacılar kafesteki tavşanları
    yüksek kolesterollü gıdalarla besledi,
  158. amaçları bunun katdiyovasküler
    etkilerini izlemekti.
  159. Şaşırtıcı şekilde bazı tavşanlar
    diğerlerine göre daha çok hasta oldu,
  160. ancak sebebini bulamadılar.
  161. Tavşanların beslenmesi, çevreleri
    ve genetik alt yapıları benzerdi.
  162. Bu durumun sebebinin
  163. teknisyenin tavşanlarla olan etkileşim
    sıklığı olabileceğini düşündüler.
  164. O yüzden çalışmayı tekrarladılar,
  165. tavşanları iki gruba ayırdılar.
  166. İki grup da yüksek kolesterollü beslendi.
  167. Ancak bir grupta, tavşanlar
    kafeslerinden çıkarıldı,
  168. kucaklandı, okşandı,
    onlarla konuşuldu ve birlikte oynandı.
  169. Diğer grupta ise
    tavşanlar kafeslerinde tutuldu
  170. ve tek başlarına bırakıldı.
  171. Bir yılda, otopside,
  172. araştırmacıların bulgularına göre
  173. insan etkileşimi yaşayan
    birinci grup tavşanlar
  174. diğer gruba göre yüzde 60
    daha az aortic hastalık geliştirdi,
  175. üstelik aynı kolesterol düzeyi,
    tansiyon ve kalp oranı olmasına karşın.
  176. Bugün kalp bakımı
    filozofların başlıca konusu değil,

  177. onlar kalbin
    mecazi anlamlarıyla ilgileniyorlar
  178. ve bu benim gibi doktorların
    konusu hâline geliyor,
  179. silah teknolojileri bile yüzyıl öncesinde
  180. insan kültüründe kalbin
    onurlu statüsünden ötürü
  181. tabu kabul ediliyordu.
  182. Bu süreçte kalp,
  183. mecaz ve anlam yüklü
    neredeyse doğaüstü bir nesneden
  184. manipüle ve kontrol edilen
    bir makineye dönüştü.
  185. Ama kilit nokta şu:
  186. şimdi anladığımız bu manipülasyonlar
  187. kalbin binlerce yıl boyunca
    barındırdığı inanılan
  188. duygusal hayata gösterilen
    dikkatle tamamlanmalı.
  189. Lifestyle Heart Trial'ı düşünün örneğin,

  190. 1990 yılında İngiliz dergisi
    ''The Lancet''te yayımlandı.
  191. Orta veya şiddetli
    koroner hastalığı olan 48 hastaya
  192. rastgele sıradan bakıma verildi
  193. veya yoğun bir yaşam tarzı,
    bu da az yağlı vejetaryen diyet,
  194. orta düzeyde aerobik egzersiz,
  195. grup psiko sosyal destek
  196. ve stres yönetimi tavsiyesi içeriyordu.
  197. Araştırmacıların bulgularına göre
    bu yaşam tarzı hastalarında
  198. koroner plak rahatsızlığı
    yaklaşık yüzde beş azalma gösterdi.
  199. Diğer yandan kontrol grubu hastaları
  200. bir yılda yüzde beş daha fazla
    koroner plak rahatsızlığı yaşadılar
  201. ve beş yılda bu oran yüzde 28'e çıktı.
  202. Ayrıca kardiyak vaka oranı
    neredeyse iki katına çıktı,
  203. kalp krizi, koroner bypass ameliyatı
  204. ve kalple ilgili ölümler gibi.
  205. İlginç bir bilgi daha:

  206. Kontrol grubundaki bazı hastalar
    yoğun yaşam şekli hastalarıyla
  207. neredeyse aynı yoğunlukta
    beslenme ve egzersiz planı benimsediler.
  208. Kalp hastalıkları yine de ilerledi.
  209. Beslenme ve egzersiz tek başına koroner
    hastalığı geriletmede yeterli değildi.
  210. Hem bir yıllık
    hem de beş yıllık takiplerde,
  211. stres yönetimi
  212. koroner hastalığın iyileşmesinde
  213. egzersizden çok daha ilgiliydi.
  214. Şüphesiz bu ve benzer çalışmalar küçük

  215. ve tabii ilişkilendirmeler
    nedene kanıt teşkil etmiyor.
  216. Stresin sağlıksız alışkanlıklara
    yol açması kesinlikle mümkün
  217. ve artan kardiyovasküler riskin
    asıl sebebi de bu.
  218. Ancak sigara ve akciğer kanseri de
    aynı ilişkilendirmeye konu,
  219. pek çok çalışma aynı şeyi gösteriyor.
  220. Nedensel bir ilişki açıklamak için
    gerekli koşullar sağlandığında da
  221. bir nedenin varlığını reddetmek
    konusunda gelgit yaşıyoruz.
  222. Çok sayıda doktorun ortak çıkarımı
  223. ve benim de kalp uzmanı olarak
    geçirdiğim yaklaşık 20 seneden öğrendiğim,
  224. duygusal kalbin yolu,
    şaşırtıcı ve gizemli şekillerde
  225. biyolojik eşinin yoluyla kesişiyor.
  226. Ama bugün tıp, kalbi bir makine olarak
    kavramsallaştırmaya devam ediyor.

  227. Bu kavramsallaştırmanın
    harika faydaları var.
  228. Alanım kardiyoloji
  229. şüphesiz son 100 yılın
  230. en büyük başarı öykülerinden birine sahip.
  231. Stentler, kalp pilleri, defibrilatörler,
    koroner bypass ameliyatı,
  232. kalp nakilleri --
  233. bunların hepsi II. Dünya Savaşı
    sonrasında geliştirildi.
  234. Ancak şu ihtimali düşünelim ki

  235. bilimsel tıbbın
    kalp hastalığını yenmek için
  236. mevcut sınırlarına yaklaşıyoruz.
  237. Gerçekten de kardiyovasküler
    ölümlerdeki azalma oranı
  238. son on yılda ciddi anlamda yavaşladı.
  239. Yeni bir bakış açısı edinmemiz lazım,
  240. alıştığımız ilerlemeyi
    devam ettirebileceğimiz bir bakış açısı.
  241. Bu bakış açısında,
    psikolojik ve sosyal faktörler
  242. kalp rahatsızlıklarını anlamada
    bizim için birincil olacak.
  243. Bu zor bir savaş olacak

  244. ama henüz keşfedilmemiş bir alan.
  245. Amerikan Kalp Derneği
    hâlâ duygusal stresi
  246. kalp hastalığı için düzeltilebilir, önemli
    bir risk faktörü olarak listelemiyor,
  247. kısmen sebebi belki de
    kan kolesterolünü düşürmenin
  248. duygusal ve sosyal rahatsızlığı
    azaltmaktan çok daha kolay olması.
  249. Ama belki de
    ''kalbi kırık'' dediğimiz zaman

  250. gerçekten de kırık ve hasarlı bir kalpten
    bahsediyor olabileceğimizi kabul edersek
  251. tüm bunlara daha iyi bir yol bulabiliriz.
  252. Kalp sağlığımızı düşünürken
  253. duygularımızın gücü ve önemini
    kesinlikle göz önüne almak zorundayız.
  254. Şunu öğrendim ki duygusal stres

  255. çoğu zaman hayatla ölüm arasındaki fark.
  256. Teşekkürler.

  257. (Alkışlar)