Turkish subtitles

← Dijital inovasyon pandemilerle nasıl savaşabilir ve demokrasiyi nasıl güçlendirebilir

Get Embed Code
25 Languages

Showing Revision 63 created Today by Cihan Ekmekçi.

  1. Audrey Tang: Merhaba,
    umarım herkes iyidir.
  2. Sizinle olmak büyük mutluluk.
  3. David Biello: Bize--

  4. Böldüğüm için--
  5. Bizlere COVID
    ve dijital araçlardan bahsetsene.
  6. AT: Tabii.

  7. Tayvan'ın, COVID'le mücadele etmek için
    dijital demokrasi araçlarını kullanması
  8. ve bu sayede başarı sağlaması
    sevindirici bir haber.
  9. Demokrasinin daha fazla insanın
    katılımıyla geliştiğini biliyoruz.
  10. Dijital teknoloji de katılımı
    güçlendirmenin en etkili yollarından biri
  11. ancak bunun için odağımız
    ortak bir zeminde buluşmak olmalı.
  12. Bundan kastım sosyal medya karşıtı değil,
    sosyal medya yanlısı olmak.
  13. Sizlere dijital demokrasinin temellendiği
    üç fikirden bahsedeceğim:
  14. Hızlı, adil ve eğlenceli olması.
  15. Hızlılık konusuyla başlayalım.

  16. Pek çok yetki mercii korona virüsle
    mücadeleye daha bu yıl başladı,
  17. Tayvan ise geçen yıl başlamıştı.
  18. ÇHC muhbiri Dr. Li Wenliang,
  19. geçen Aralık yeni SARS vakaları
    olduğunu duyurur duyurmaz
  20. ÇHC polis teşkilatı tarafından
    önce sorgulandı,
  21. en nihayetinde ceza aldı.
  22. Bunlar yaşandığı sırada,
  23. nomorepipe adlı bir forum kullanıcısı,
  24. Reddit'in Tayvan'daki muadili olan
    Ptt platformunda
  25. Dr. Li Wenliang'ın
    sızdırdığı bilgileri paylaştı.
  26. Sağlık yetkililerimiz bu gönderiyi
    hemen fark edip talimat yayımladılar.
  27. Wuhan'dan Tayvan'a gelen yolcular
    sağlık denetimlerinden geçirilecek,
  28. buna da hemen ertesi gün
    yani 1 Ocak'ta başlanacaktı.
  29. Ben bundan iki şey anlıyorum.

  30. İlki, sivil toplum
    hükûmete öyle güveniyor ki
  31. olası yeni SARS vakaları hakkında
    sosyal forumlarda konuşabiliyor.
  32. Hükûmet de vatandaşa güveniyor
    bu yüzden onu ciddiye alıyor
  33. ve SARS yeniden görülmüş gibi
    tedbire başvuruyor.
  34. Ki biz bu olasılığa karşı
    2003'ten beri hazırlanıyoruz.
  35. Tayvan, CIVICUS'a göre
    şeffaf sivil toplumu sayesinde
  36. Ayçiçeği Direnişi'nden beri
    Asya'daki en açık toplum haline geldi.
  37. Diğer özgür demokrasiler gibi,
  38. biz de konuşma ve toplanma
    serbestliği hakkını kullanıyoruz
  39. ama halktan gelen yeni fikirlere
    açık olmayı ihmal etmiyoruz.
  40. Okul ve iş yerlerimizi kapatmadıysak
    işte bu yüzden.
  41. Karantina da uygulamadık,
  42. bir aydan bu yana
    yerel herhangi bir vaka saptamadık.
  43. İşte hızlılık.

  44. Merkezi Epidemi Talimat Merkezimiz,
    kısaca CECC,
  45. her gün canlı yayımlanan
    bir basın konferansı yapıyor.
  46. Gazetecilerle birlikte çalışıyoruz
  47. ve merkez yetkilileri
    onların her sorusunu cevaplıyor.
  48. Sosyal sektörden gelen
    yeni bir fikir mi var,
  49. o zaman telefonu alıp
    1922 hattını aramanız
  50. ve bu fikri CECC'ye iletmeniz yeter.
  51. Nisan ayındaki bir olayı anlatayım.

  52. Bir genç okula gitmek
    istemediğini söyledi
  53. çünkü sadece pembe bir maskesi vardı;
  54. arkadaşları onunla dalga geçebilirdi.
  55. Hemen ertesi günü,
  56. CECC basın konferansında herkes
    pembe tıbbi maske takmaya başladı;
  57. toplumsal cinsiyet eşitliğini
    yaygınlaştırmak gerekiyordu.
  58. Bu kadar hızlı yanıt verdiğinizde
  59. hükûmet ile sivil toplum arasında
    güven inşa edebiliyorsunuz.
  60. Dijital demokrasi ve adalete gelelim.

  61. Ulusal sağlık sigorta kartlarıyla,
  62. herkesin yakınındaki eczanelerden
    maske alabilmesini sağlamalıydık;
  63. bu yüzden eczanelerin
    maske stok durumlarını
  64. her otuz saniyede bir yayımladık.
  65. Tam altı bin eczaneden bahsediyoruz.
  66. Sivil hacker'larımız
    yani dijitalin sivil mühendisleri,
  67. 100'den fazla araç geliştirerek insanların
    durumu bir haritadan izlemesini sağladı.
  68. Görme engelli insanlar için
    ses asistanları tasarlandı;
  69. böylece diğerleriyle aynı derecede
    kapsamlı bilgiye erişebiliyor
  70. ve maske bulabilecekleri
    yakın eczaneleri öğrenebiliyorlar.
  71. Sağlık güvencesinin
    yüzde 99,9'undan fazlasını
  72. tek başına ulusal sağlık
    sigorta sistemi ödediği için,
  73. hastalık belirtisi olan insanlar,
  74. herhangi bir mali yük altına girmeden
  75. maske alabiliyor,
    yerel kliniklere gidebiliyor
  76. ve herkesle aynı şartlarda
    tedavi edileceklerinden kuşku duymuyorlar.
  77. İnsanların tasarladığı
    bir kullanıcı panosu sayesinde
  78. herkes kaynaklarımızın
    gerçekten arttığını görüyor.
  79. Kaynak fazlası ya da yetersizliğine göre,
  80. dağıtım sistemini eczaneler
    ve tüm toplumla birlikte düzenliyoruz.
  81. Bu analize göre,
    yüzde yetmişte bir tepe noktası gördük.

  82. Kalan yüzde yirmiyi uzun saatler
    çalışan gençler oluşturuyordu.
  83. Onlar işten çıktığında
    eczaneler de kapanmış oluyordu,
  84. biz de yerel marketlerle
    çalışmaya başladık.
  85. Böylece herkes günün her saati
    maske alabiliyor.
  86. Dijital demokrasinin sağladığı
    geri bildirimlere güvenerek
  87. her açıdan adaleti temin ediyoruz.
  88. Son derece stresli zamanlar yaşadığımızı
    söylemeden geçemeyeceğim.

  89. İnsanlar endişeli ve öfkeliler,
  90. haliyle panik kaynaklı
    gereksiz alışverişler oluyor,
  91. ekonomiler komplo teorileriyle
    dolup taşıyor.
  92. Tayvan'ın yanlış bilgiyle mücadele
    stratejisi son derece basit.
  93. Buna "mizah söylentiyi yener" dedik.
  94. Diyelim, insanlar bir panikle
    tuvalet kağıtları almaya koştular.
  95. Söylentiye göre durum şu:
  96. "Tuvalet kağıdıyla aynı malzemenin
    seri üretimini artıyoruz,
  97. demek ki yakında
    tuvalet kağıdı bulamayacağız."
  98. Devlet başkanımız bunun üzerine
    son derece gülünç bir resim gösterdi.
  99. Bakın işte burada.
  100. Kocaman bir görselde,
  101. bize arkasını döner
  102. ve kalçasını hafif oynatır.
  103. Görselde iri harflerle şu yazar:
  104. "Hepimizin sadece bir poposu var."
  105. Bu aslında ciddi bir tabloydu
  106. çünkü tuvalet kağıdı için
    malzemenin Güney Amerika'dan,
  107. tıbbi maskeler içinse ülkemizden
    geldiğini gösteriyordu.
  108. Birinin üretimini artırmanın,
  109. diğerinin üretimini
    kötü etkilemesine imkân yok.
  110. Gerçek, tam anlamıyla yayıldı.
  111. Haliyle, panik kaynaklı tüketim de
    bir iki günde sona erdi.
  112. Sahte haberi ilk yayan kişiyi bulduğumuzda
  113. tuvalet kağıdı aracısı olduğunu gördük.
  114. Sosyal medyadaki tek panik noktası
    bununla kalmıyor tabii.

  115. Günlük basın konferansları yanında
    her gün bir sürü şey çevriliyor.
  116. Çeviriler Sağlık Bakanlığı'nın
    "sözcü köpeği" tarafından yapılıyor.
  117. Fiziksel mesafeyi nasıl
    açıkladığımıza bir bakın:
  118. "Dışarıdayken mesafenizi
    iki köpek boyu koruyun,
  119. içerideyseniz,
    üç köpek boyu uzakta durun."
  120. El dezenfeksiyonu kuralları da öyle.
  121. Bunları yaymak daha kolay olunca
  122. gerçekçi mizah da söylentiden
    daha hızlı davranmış oluyor.
  123. Bir çeşit aşı gibi düşünün;
    insanları koruyor.
  124. R0 değeri birin altına düşecek tarzı
    komplo teorileri üretilince
  125. bu fikirlerin yayılmasını önlüyoruz.
  126. Benim vereceğim bilgiler bunlardı,

  127. artık sizlerin soru ve cevaplarıyla
    devam edeceğiz.
  128. Ama korona virüse karşı yürüttüğümüz
    strateji hakkında daha fazla bilgiyi
  129. taiwancanhelp.us adresinde bulabilirsiniz.
  130. Teşekkür ederim.
  131. DB: İnanılmaz.

  132. "Mizah söylentiyi yener" olayına bayıldım.
  133. ABD'de ise,
  134. söylenti mizahi olsa bile
    diğer karşılıklardan hızlı yayılıyor gibi.
  135. Sorunumuz bu belki de.
  136. Tayvan bu açıdan nasıl başarı sağladı?
  137. AT: Açıkçası,

  138. mizahın dolaylı olarak
    öfkeyi ya da kederi
  139. yüceltme eğilimini biz de fark ettik.
  140. Devlet başkanımızın örneğini
    yeniden düşünecek olursanız
  141. kendisiyle dalga geçtiğini göreceksiniz.
  142. Başkalarını hedef alarak
    espri ya da şaka yapmıyor.
  143. Esas önemli olan buydu.
  144. İnsanlar eğlenceli bulduğu
    şeyi paylaşıyorlar
  145. ama arkasında art niyet
    ya da olumsuzluk yok.
  146. Mesela, maskeleri üretmek için
    kullanılan malzemelerle ilgili tablo,
  147. çok daha kolay hatırlanıyor.
  148. Toplumun belli bir kısmını dışlayan
    bir şaka yapacak olursanız
  149. o kesim tabii öfkelenir.
  150. Haliyle, toplum yanlısı bir tavrı bırakın
    bir kutuplaştırmayla karşılaşırsınız.
  151. Mizah ama kimseyi harcamadan,
    kimseyi dışlamadan.
  152. Sanırım işin temeli buydu.
  153. DB: Gerçekten inanılmaz.

  154. Çünkü Tayvan'ın bunun başlangıç
    noktasına çok yakın bağları var.
  155. AT: ÇHC, doğru.

  156. DB: Çin toprakları.

  157. Aradaki ekonomik bağları
    düşündüğümüzde
  158. mevcut mesafe ya da ilişkisizlik
    sizi zorlamıyor mu?
  159. AT: Söylemiştim,

  160. yaklaşık bir aydan beri
    hiçbir yerel vaka saptamadık
  161. yani güzel gidiyoruz.
  162. Temelde yaptığımız şey,
  163. diğer herkesten daha hızlı
    davranmaktan başka bir şey değil.
  164. Biz geçen sene önlem almaya başlarken
  165. hemen herkes bu sene eyleme geçti.
  166. Aslında dünyayı geçen sene
    uyarmayı denemiştik... Neyse.
  167. Her durumda,
    asıl mesele erken davranmak.
  168. Bu sayede sınır kontrolü,
  169. ülkeye dönen kişilerin karantinaya
    alındığı ana nokta haline geliyor.
  170. Yani, muhtemelen insan haklarını
    ciddi olarak çiğneyen yöntemlerin
  171. öyle ya da böyle
    uygulanmak zorunda kalındığı
  172. virüsün tüm topluma yayıldığı
    aşamaya kadar beklemiyorsunuz.
  173. Tayvan'da şimdiye kadar
    olağanüstü hâl ilan etmedik.

  174. Anayasa hukukuna tam olarak bağlıyız.
  175. Dolayısıyla, yönetimin aldığı her tedbir,
  176. korona virüsün olmadığı
    zamanda da geçerli oluyor.
  177. Bu da bizi yenilik getirmek
    durumunda bırakıyor.
  178. "Biz açık özgür bir demokrasiyiz,"
    dediğimizde
  179. bu fikir bizi yasaklamalardan alıkoydu.
  180. Bu nedenle, "mizah sahteyi yener"
    fikrini geliştirmek zorundaydık.
  181. Kolay yol, online konuşmanın
    saf dışı bırakılması olurdu
  182. ama bu bizim için geçerli değil.
  183. Kısıtlamaların yer almadığı
    tasarım kriterlerimiz sayesinde

  184. özel hayata fazla müdahaleci olan
    bir sistem de uygulamamış olduk.
  185. Yani, sınırda değişiklik yapmalıyız.
  186. Karantina otelleri de
    yeterli sayıda olmalı.
  187. "Dijital çitler" deniyor bunlara;
  188. telefonunuz yakındaki
    telekom hatlarına bağlanıyor
  189. ve 15 metre ya da bu alan içinde
    dışarı çıkacak olursanız
  190. konakladığınız yerin yöneticilerine
    ya da polise SMS gönderiliyor.
  191. Ama biz bu tedbirleri sınıra kaydırınca
    birçok insan hayatına devam ediyor.
  192. DB: Bundan biraz konuşalım.

  193. Dijital araçları anlatsana.
  194. COVID'e karşı nasıl kullanılıyorlar?
  195. AT: Tamam.

  196. Dijitalin üç temeli var,
    bunları anlattım.
  197. Birincisi kolektif zekâ sistemi.
  198. Online alanları Yanıtla
    butonları olmadan tasarlıyoruz.
  199. Yanıtla seçeneği olduğunda
  200. insanların içerikten ziyade
    görünüşe odaklandığını gördük.
  201. "Yanıtla" butonları olmayınca
  202. kolektif zekânın nerede
    fikir birliği yaptığını,
  203. tedbir stratejileri hakkında
    hangi tarafa eğilim olduğunu
  204. tahminen hesaplıyorsunuz.
  205. Birçok yeni teknoloji kullanıyoruz;
  206. Polis var mesela.
  207. Bu forumda birbirinizin
    duygularını oyluyorsunuz,
  208. artı ya da eksi yönde olabilir.
  209. Ama gerçek zamanlı
    kümeleme uyguluyoruz.
  210. cohack.tw'ye girdiğinizi varsayalım.
  211. Altı konuşma birden görüyorsunuz:
  212. En savunmasız insanların korunması,
  213. yumuşak bir geçişin nasıl olacağı,
  214. kaynak dağıtımının adil bir şekilde
    nasıl yapılacağı hakkında olabilir.
  215. İnsanlar fikirlerini söylemekte serbest,

  216. ayrıca birbirlerinin
    fikirlerini oyluyorlar.
  217. Ama püf nokta insanlara
    asıl çatışmalı noktaları göstermekte;
  218. tabii uzlaşılan ana noktaları da.
  219. Yalnızca farklı fikir gruplarını
    ikna edebilecek fikirleri yanıtlıyoruz.
  220. İnsanları daha kapsayıcı,
    daha ince fikirler için teşvik ediyoruz;
  221. sonunda görüyorlar ki
    aslında herkes birçok konuda hemfikir.
  222. Herkes çoğu komşusuyla aynı düşünüyor.
  223. Sosyal vekalet
    ya da demokratik vekalet
  224. dediğimiz işte bu.
  225. Korona virüsüne karşı stratejimizin
    nasıl bir aşama kaydettiğini anlıyor,
  226. dünyaya dijital araçlarla yardım ediyoruz.
  227. Böylece birinci kısma,

  228. tahmini fikir birliği için
    belli ölçekte dinleme diyoruz.
  229. İkinci kısım bahsettiğim gibi
    kaynakların dağıtımı hakkında.
  230. Amaç, herkesin
    yakınındaki eczaneye gidip
  231. sağlık kartını göstererek
    dokuz -çocukların on- maske alması.
  232. Ayrıca, insanlar eczanenin
    stok düzeyini telefonunda görebilmeli
  233. çünkü dakikalar içinde
    dokuz - on kadar azalıyor.
  234. Bu düzeyi aşacak olursa,
  235. hemen 1922'yi arayıp
    şüpheli durum olduğunu bildiriyorsunuz.
  236. Katılımcı sorumluluk meselesi bu tabii.
  237. Veriler her 30 saniyede bir yayımlanıyor.
  238. Herkes de bir diğerinden sorumlu
    ve bu da güveni inanılmaz artırıyor.
  239. "Mizah söylentiyi yener"
    fikrine geldik.

  240. Burada bence asıl mesele,
  241. yanlış bir bilgi ya da komplo teorisi
    yayılmaya başlayınca
  242. bir mizah donanımıyla karşılık vermek.
  243. Ama iki saat içinde.
  244. İki saat içinde eyleme geçtiysek,
  245. insanlar da komplo teorisinden daha çok
    aşıyı yani mizahı görmüş oluyor.
  246. Ama yanıtınız dört saat sonra
    ya da ertesi gün olduysa,
  247. kaybedilmiş dava sayın.
  248. Mizahı kullanma şansınız
    gerçekten kaçmış oluyor.
  249. Yalanı yayan kişiyi,
  250. ortak yaratım atölyelerine
    davet etme zamanı geliyor.
  251. Ama bu da olur, sorun değil.
  252. DB: İnanılmaz bir hız.

  253. Whitney de bize katılmış
    ve soruları var sanırım.
  254. Whitney Pennington Rodgers: Doğru.

  255. İzleyicilerimizden çoktan
    sorular gelmeye başladı.
  256. Merhaba, Audrey.
  257. Topluluk üyemiz Michael Backes'ın
    sorusuyla başlayalım.
  258. "Mizah söylentiyi yener" stratejisini
  259. ne kadar zamandır kullandığınızı
    öğrenmek istiyor.
  260. İzninizle.
  261. "Mizah söylentiyi yener stratejisi
    ne zamandır kullanılıyor?
  262. Espri üretirken
    komedyenlere danışıldı mı?"
  263. AT: Tabii, tabii.

  264. Komedyenler en değerli ortaklarımız.
  265. Her bakanlıkta trend konuları
    takip etmekle görevli bir ekip de var.
  266. Katılım sağlayan yetkililer.
  267. Yüz kişiyi aşkın kişiyle
    etkili bir ekip oluşmuş durumda.
  268. Aylık ve haftalık periyotlarda
    bir araya geliyoruz
  269. ve özel konuları görüşüyoruz.
  270. 2016'dan beri var olan bir uygulama.
  271. Eski sözcümüz Kolas Yotaka,
  272. bir buçuk yıl kadar önce
    aramıza katıldığında ise
  273. komedyenleri de
    ekipte görmeye başladık.
  274. Önceden paylaşımlarına
    göre davet ettiklerimiz olurdu.
  275. Biri, "Vergi dosyalama sistemimiz
    bir düşman bombası," yazmış diyelim;
  276. paylaşım da trend olmuş.
  277. İşte eskiden bu insanları
    sadece davet ederdik.
  278. Vergi dosyalama sisteminden
    şikayetçi olan herkes
  279. bu sistemi yeniden ve birlikte
    düzenlemek için davet alırdı.
  280. Eskiden durum böyleydi.
  281. Sözcü Kolas Yotaka
    ve devlet başkanı Su Tseng-chang,
  282. daha fazla insana ulaşmak için
  283. kedi ve köpek resimleri
    kullanmayı önerdiler.
  284. Bir buçuk yıldan beri
    başvurduğumuz yöntem bu.
  285. WPR: Ardındaki fikir sürecine
    katılmasanız bile,

  286. bence büyük fark yaratıyordur.
  287. G. Ryan Ansin'den bir soru gelmiş.
  288. Diyor ki: "Salgından önce
  289. halkınız arasındaki güvenin seviyesini,
  290. hükûmetin krizi başarıyla yönetmesi
    açısından nasıl değerlendirirsiniz?
  291. AT: Halk arasında güven olmalı.

  292. Güven, dijital demokrasinin
    en önemli unsurudur.
  293. Bu, insanların hükûmete
    daha fazla güvenmesi değil,
  294. hükûmetin vatandaşa
    daha fazla güvenmesiyle ilgili.
  295. Devleti vatandaş için şeffaf kılmak;
  296. başka rejimlerdeki gibi
  297. vatandaşı devlete şeffaf kılmak değildir.
  298. Devleti vatandaş için
    şeffaf hale getirmek,
  299. her zaman güven inşa etmez.
  300. Çünkü devletin bir yanlışını
    ya da bir eksiğini görebilir,
  301. onun kötü niyetli davrandığına
    tanıklık edebilirsiniz.
  302. Böyle düşünün.
  303. Yani, devlet mutlaka
    daha fazla güven duyacak değil.
  304. Ah, pardon vatandaş demek istedim.
  305. Ama sosyal sektör katılımcıları
    arasında güveni mutlaka yükseltir.
  306. İnsanlar arasındaki güven düzeyi
    açısından baktığımızda,

  307. farklı meslek gruplarından
    gidecek olursak
  308. örneğin sağlık çalışanları
  309. ve salgın stratejileri
    geliştiren insanlar
  310. ya da tıbbi maske üretenler
  311. -örnekleri çoğaltabiliriz-
  312. tüm bu kişiler arasındaki
    güven düzeyi son derece yüksek.
  313. Ama hükûmete olan güvenleri
    hakkında kesin konuşamayız.
  314. Başarılı bir mücadele için
    buna ihtiyacımız yok.
  315. Sokakta birini çevirip sorun,
  316. Tayvan'ın başarısının
    insanlar sayesinde olduğunu söyler.
  317. CECC bize maske takın dediğinde
  318. maskelerimizi takarız.
  319. CECC fiziksel mesafenizi koruduğunuzda
  320. maske takmayın derse,
  321. biz yine de takarız.
  322. Bence bu yüzden,
  323. sosyal sektördeki katılımcılar
    arasında güven inşası,
  324. mücadele stratejisinin temelidir.
  325. WPR: Daha sonra sorularımla
    aranıza döneceğim

  326. ama şimdi sohbetinize
    devam etmeniz için gidiyorum.
  327. AT: Teşekkürler.

  328. DB: 2014'teki Ayçiçeği Hareketi'nde

  329. hükûmete güven bu kadar
    yüksek değildi belki de.
  330. Bundan bahseder misin?
  331. Bu durum dijital dönüşüme
    nasıl yol açtı mesela?
  332. AT: Haklısın.

  333. Mart 2014'ten önce Tayvan'da
    birini çevirip şöyle söylediniz diyelim:
  334. Bir devlet bakanı ofisini parka taşıdı,
  335. oradan çalışıyor.
  336. İsteyen herkes yanına gidip
    kırk dakika konuşabilir;
  337. kendisi şimdi parkta,
    Sosyal Yenilik Laboratuvarı'nda.
  338. O kişi de size, ne saçma der geçerdi.
  339. Hiçbir devlet görevlisi böyle çalışmaz.
  340. Ama 18 Mart 2014 önemli bir dönüm noktası.
  341. Çünkü çoğu üniversiteli yüzlerce
    genç aktivist öğrenci,
  342. meclisi işgal edip
  343. Pekin'le bir ticaret paktı
    imzalanmasına karşı çıktılar.
  344. O sırada görüşmeler devam ediyordu,
  345. Dönemin iktidar partisi Kuomintang'ın
  346. sözleşmeyi meclisten gizlice
    geçirme çabası protesto edildi.
  347. Protestocuların talebi basitti:
  348. Sözleşme geri çekilecek;
  349. hükûmet daha şeffaf bir
    onaylama süreci uygulayacaktı.
  350. Kamu desteği müthişti.
  351. Üç haftadan kısa sürede
    protesto sona erdi

  352. ve yasama sürecinin
    değişimiyle ilgili olan
  353. dört talep [belirsiz]
    hükûmetçe kabul edildi.
  354. Ayaklanmanın ardından
    yapılan ankete göre,
  355. halkın yüzde 75'inden fazlası
    iktidardan memnun değildi.
  356. Ticaret sözleşmesine karşı duruş
    güven krizi de ortaya çıkarmış oldu.
  357. Yönetim, vatandaşla anlaşmazlığı giderip
  358. iletişimi kuvvetlendirmek için
  359. işgalcileri destekleyen insanlara ulaştı.
  360. Bunlardan biri de g0v topluluğuydu.
  361. Topluluğun amacı,
    açık kaynak araçları yaratarak
  362. hükûmetin şeffaflığını arttırmaktı.
  363. Dönemin hükûmet bakanlarından
    biri olan Jaclyn Tsai,
  364. yazılım yarışmamıza katılıp
  365. online toplulukla politik fikir
    paylaşımı yapmamız için
  366. yeni platformlar kurulmasını önerdi.
  367. Sonuçta vTaiwan deneyi ortaya çıktı.

  368. Polis gibi araçları kullanması
    açısından öncü oldu.
  369. ''Katılıyorum/Katılmıyorum'' için
    Yanıtla tuşunu kullanılmıyor,
  370. insanların bazı konulardaki
    fikir birlikleri tahmin ediliyor,
  371. mesela öz kaynağa göre kitlesel fonlama
  372. ya da uzaktan çalışma
    ve siberle ilgili kanun.
  373. Ki bununla ilgili şu anda
    sendika ya da birlik bulunmuyor.
  374. Deney son derece başarılı oldu.
  375. Uber sorununu çözmeleri
    aklıma gelen bir örnek.
  376. Artık Uber'i arayarak
    hizmet alabilirsiniz;
  377. daha bu hafta
    Uber kullandığımı söyleyebilirim.
  378. Her şekilde taksi gibi çalışıyorlar.
  379. Q Taxi adında
    yerel bir taksi şirketi kurdular.
  380. Çünkü platformdaki insanlar,
    sigortayı önemsiyorlardı;
  381. kayıt sistemini de öyle.
  382. Ayrıca, yolcuların korunması gibi
    daha pek çok konu var.
  383. Biz de taksi yönetmeliklerini değiştirdik,
  384. böylece Uber artık
    normal bir taksi şirketi
  385. ve diğer kooperatiflerden farksız.
  386. DB: Yani, yasalarla ilgili
    kitle kaynak çalışması,

  387. bir yerde sonradan
    yasalaşıyor diyebiliriz.
  388. AT: Aynen öyle.
    crowd.law'da daha fazla bilgi var.

  389. Burası gerçek bir web site.
  390. DB: Tayvan bir ada ülkesi.

  391. Bu yüzden işinin daha kolay
    olduğunu söyleyenler çıkabilir.
  392. Böylece, COVID'i kontrol etmenin
    ve sosyal istikrarı sağlamanın,
  393. daha kolay olabileceğini düşünenler.
  394. Tayvan'ın görece daha küçük olması.
  395. Stratejiniz Tayvan'dan daha büyük
    yerlerde uygulanabilir mi?
  396. AT: Öncelikle,

  397. yirmi üç milyon insan az değil.
  398. Şehir değiliz.
  399. "Tayvan bir şehir devleti,"
    diyenler var biliyorsunuz.
  400. Yirmi üç milyon insan
    şehir devletinde yaşamaz.
  401. Şöyle anlatayım:
  402. Yirmiden fazla ulusal dilimiz var,
  403. bu kültürel çeşitlilik
    ve yüksek nüfus yoğunluğu,
  404. söylediğinizin aksine
    sosyal istikrarı zorlayabilir.
  405. Devlet bakanlarının genelindeki
    alçak gönüllü tavrın,
  406. korona virüs ile mücadelede
    daha önemli olduğunu düşünüyorum.
  407. Hepsi, "SARS'tan gördük, öğrendik,"
    diye düşündüler.
  408. Bakanların çoğu SARS zamanı görevdeydi.
  409. Tabii salgın bilimi sınıfsaldır.
  410. Bu SARS 2.0
    ve farklı özellikleri var.
  411. Dijital dönüşümden dolayı
    kullandığımız araçlar da farklı.
  412. Kısacası, bu sefer vatandaşlarla
    birlikte öğreniyoruz.
  413. Zamanın başkan vekili olan
    Dr. Chen Chien-jen akademisyendi

  414. ve salgın bilimi üzerine
    ders kitabını o yazmıştı.
  415. Ama hâlâ şöyle söylüyor:
  416. "Salgın bilimi hakkında
    online kitlesel bir kurs açacağım."
  417. Sanırım ilk gün, aralarında
    ben de olmak üzere,
  418. yirmi binden fazla kişi kaydoldu.
  419. Kursun amacı,
  420. R0 ve bulaşma hakkında
    önemli temel fikirleri edinmek
  421. ve farklı tedbirlerin
    nasıl çalıştığını anlamak.
  422. Ardından insanlara
    yeni önerilerini sordular.
  423. Başkan yardımcısının aklına gelmeyen
    yeni bir yöntem düşünürseniz,
  424. 1922'yi arıyorsunuz
  425. ve öneriniz ertesi gün
    basın konferansında konuşuluyor.
  426. Kolektif öğrenme stratejisi.

  427. Bence bu yöntem sosyal istikrarı
    her şeyden daha fazla sağlıyor.
  428. Burada benzerlikten ziyade
    kuvvetli bir sivil toplum söz konusu.
  429. Tayvan'da birbirine benzer olma
    durumu yok aslında.
  430. Herkes fikirlerinden sorumlu.
  431. Sosyal yenilikler çok çeşitli;
  432. geleneksel bir pilav pişirici
    kullanma tercihi,
  433. maskenizi nasıl temizlediğiniz
  434. ya da maskenizin rengi gibi
    farklı konularda
  435. çok ilginç fikirler geliyor
  436. ve her gün basın konferansında
    bunlar masaya yatırılıyor.
  437. DB: Etkileyici.

  438. Whitney yeniden aramızda.
  439. Sorusunu sorması için
    ona söz veriyorum.
  440. WPR: Teşekkürler.
    Sorular gelmeye devam ediyor.

  441. Topluluk üyemiz Aria Bendix'ten
    bir sorumuz var.
  442. "Dijital kampanyaları
    hızla uygulamaya alırken
  443. aynı zamanda kesinliği
    nasıl koruyorsunuz?
  444. Ocak ayında ABD'de COVID-19'un
    paniğe neden olacağından korkuluyordu.
  445. AT: Çok güzel bir soru.

  446. COVID ile ilgili bilimsel fikirler
    sürekli değişiyor, değil mi?
  447. Maskelerin ne kadar yararlı
    olduğu konusu var mesela.
  448. Geçmiş solunum hastalıkları,
    farklı özellikleri nedeniyle
  449. maskeye de farklı yanıt veriyor.
  450. Dijital kampanyalarımız,
    bunu dikkate alarak
  451. tahmini fikir birliklerini
    öğrenmeye odaklanıyor.
  452. Buna daha çok
    toplumdan yansıyanlar diyelim.
  453. Polis ve Slido gibi
    ortak platformlardan,
  454. yani vTaiwan'ın geliştirdiği
    çeşitli araçlardan yararlanıp
  455. insanların belli noktalarda
    uzlaştığını görüyoruz;
  456. sonrasında topluma dönüp
    diyoruz ki:
  457. "Bakın, siz bunu hissediyorsunuz
  458. ve duygularınıza seslenmek için
    bizim yaptıklarımız da bunlar."
  459. Bilimsel uzlaşılar
    değişmeye devam ediyor

  460. ama bildiğimiz şeyler var.
  461. Bir koruma yolu olarak
    maske etkili görülüyor
  462. çünkü bu sayede
    yüzünüze dokunmamak gerektiğini
  463. ve ellerinizi düzgünce
    yıkamayı hatırlıyorsunuz.
  464. Özellikle bu iki husus
    herkesin uzlaştığı şeyler.
  465. Bundan faydalanmak için diyoruz ki:
  466. "Ellerinizi iyice yıkayın,
  467. yüzünüze de dokunmayın.
  468. Bunları hatırlamak için de
    maskenizi takın."
  469. Bu sayede ideolojik güdümlü
    tartışmalara girmeden
  470. insanların genelde hemfikir olduğu
    konulara odaklanabiliyoruz.
  471. Böylece bilimsel doğruluğu
    riske atmadan hızla yanıt veriyoruz.
  472. WPR: Sıradaki soru da
    bununla ilişkili gibi duruyor.

  473. İsmini vermek istemeyen
    bir üyemizden gelmiş.
  474. "Pragmatik açıdan politikalarınız,
  475. mevcut Trump yönetimindeyken
    Birleşik Devletler'de uygulanabilir mi?"
  476. AT: Pek çoğu uygulanabilir.

  477. ABD'deki ve yurt dışındaki
    birçok eyaletle birlikte
  478. "merkez üsleri diplomasisi" dediğimiz
    bir çalışma yapıyoruz. (Gülüşmeler)
  479. Bir örnek vereyim:
  480. Tayvan'daki bir sohbet aracı,
  481. özellikle karantina altındaki
    insanların sorularına açık olsun.
  482. Her türlü soru.
  483. Sık gelen sorulardan birine
    daha önce bilimsel tavsiye verilmişse,
  484. sohbet aracı bu cevabı gösterir.
  485. Diğer durumda ise,
    bilim danışma kurulunu ararız,
  486. onlar da erişebilir bir yanıt verir
  487. ve çeviri aracı da bu yanıtı
    köpek figürleriyle çevirir.
  488. Geri bildirim döngüsü şöyle:

  489. Bilim insanlarına kolaylıkla
    erişiminiz sağlanıyor,
  490. ardından açık bir API sayesinde
    döngüye dahil olanlar
  491. ses asistanı
    ve üçüncü taraf geliştiriciler.
  492. Birçok ABD eyaletiyle uyum bir süreç.
  493. Sanırım pek çoğu da uyguluyor.
  494. Dünya Sağlık Asamblesi'nden
    üç gün önceydi sanırım,
  495. on dört ülkeyle
    karşılıklı bir toplantı yaptık.
  496. DSA'ya hazırlık gibiydi
  497. ve bu türden ufak
    ama etkili kazanımları konuştuk.
  498. Birçok hükûmetin bundan
    faydalandığını sanıyorum;
  499. sahte mizahı yener
    fikri de bunların içinde.
  500. Pek çok ülkenin temsilcisi
    komedyenlerle çalışacağını söyledi.
  501. WPR: (Gülerek) Ne güzel.

  502. DB: Öyle olsun umarım.

  503. WPR: Ben de öyle umuyorum.

  504. Bir öncekini takiben
    bir sorumuz daha var,
  505. yine Michael Backens'tan gelmiş.
  506. "Bakanlık, planlarını beyaz bülten
    şeklinde yayımlamayı düşünüyor mu?"
  507. Planlarınızı zaten halkla
    paylaşıyorsunuz gibi duruyor,
  508. bunları basılı olarak da
    görebilecek miyiz?
  509. AT: Tabii, tabii.

  510. Tek bir beyaz bülten de değil.
  511. Stratejimizin büyük kısmını
    yine kitle kaynaklı olan,
  512. taiwancanhelp.us
    web sitesinde paylaşıyoruz.
  513. Yanılmıyorsam web sitedeki veriler,
  514. insani yardım için
    yine kitle kaynaklı olan
  515. beş milyondan fazla tıbbi maske
    bağışlandığını gösteriyor.
  516. Evlerinde maske olan
  517. ya da dağıtılan maskeleri almayanlar,
  518. bir uygulama üzerinden
  519. uluslararası insani yardım için
    bağışta bulunabiliyorlar.
  520. Bağışçıların yarısı da
    isimlerini yayımlıyor,
  521. siz de buna katılan insanların
    kim olduklarını görüyorsunuz.
  522. Başka bir sayfamız da
    "Tayvan'a Her Şeyi Sorun."
  523. (Güler)

  524. fightcovid.edu.tw
    sitesindeki sayfada,

  525. tüm müdahale stratejileri
    beyaz bülten şeklinde yer alıyor.
  526. Bunları da inceleyebilirsiniz.
  527. WPR: Harika.

  528. Şimdi aranızdan ayrılıyorum
    ama yine sorularım olacak.
  529. DB: Beyaz bülten yağmuru gibi.

  530. Biraz da senden bahsedelim istiyorum.
  531. Muhafazakar bir anarşist
    nasıl dijital bakanı olur?
  532. AT: Meclisi işgal ederek tabii.

  533. (Gülüşmeler)

  534. Daha ilginci,
    hükûmetle birlikte çalışarak derim.

  535. Asla hükûmet için değil.
  536. Yine, insanlarla çalışırım;
    onlar için değil.
  537. Şu Lagrange noktası gibi yani;
  538. bir tarafımda insanların hareketleri
  539. diğer yanımda hükûmet.
  540. Bazen tam merkezde olurum
  541. ve bir çeşit kılavuzluk
    ya da çeviri için çalışırım.
  542. Bazen de üçlü bir nokta olur,
  543. toplum yanlısı iletişim için
    iki tarafı da beslemeye çalışırım.
  544. Ortak değerleri,
  545. farklı konumlardan
    ve çeşitlilikten almak;
  546. işte değişmeyen tek fikir budur.
  547. Demokrasi çoğu zaman
  548. zıt değerler arasındaki
    bir hesaplaşma üzerine kurulur.
  549. Ama pandemi ya da bilgi salgını

  550. veya iklim değişikliği gibi
    daha pek çok yapısal meselede,
  551. virüs ya da karbon dioksitle
    karşılıklı oturup müzakere edemezsiniz.
  552. Burada farklı konumlardan
    inşa edilebilecek ortak değerlere
  553. ihtiyaç duyan yapısal bir durum var.
  554. Dolayısıyla, çalışma prensibimi
    radikal şeffaflık açıklıyor.
  555. Şu anda olduğu gibi
    her konuşmam kayıt altına alınır
  556. ve yaptığım kurum içi
    görüşmeler de buna dâhil.
  557. Toplantılarımın deşifre metinlerini,
  558. YouTube kanalımda,
    Saylt platformunda yayımlıyorum.
  559. Buralara bakarsanız,
    dijital bakanı olduktan sonra
  560. 5,000'den fazla konuşmacıyla
    1,300 toplantı yaptığımı
  561. ve 260,000'den fazla kelime
    kullandığımı göreceksiniz.
  562. Her birinin de bir URL'si var,
  563. dolayısıyla insanlar bunun hakkında
    sosyal bir nesne olarak tartışabiliyor.
  564. Neden etkili?

  565. Mesela, Uber'den David Ploufee'nin
    lobicilik için benimle görüşmesi;
  566. Ploufee radikal şeffaflığın
    gayet iyi farkındaydı,
  567. haliyle tüm argümanlarını
    kamu yararı gibi,
  568. sürdürülebilirlik gibi
    konular üzerinden yürüttü.
  569. Çünkü diğer tarafların
    onun savunduğu konumları
  570. çok net, çok şeffaf olarak
    göreceğini biliyordu.
  571. İnsanlar karşı argümanları
    zenginleştirme şevkini buluyor
  572. ve bu birbirimizin saygınlığına
    saldırmaktan çok daha iyi.
  573. Ki bana kalırsa bu nokta,
  574. internet anarşizmini korumanın
    en temel ilkesini açıklıyor.
  575. İnternet anarşizmi derken kastım;
  576. kimse kimseyi internete bağlansın
  577. ya da yeni bir internet protokolünü
    kullansın diye zorlayamaz.
  578. Her şey tahmini uzlaşılar,
    kodlar üzerinden yapılmak zorunda.
  579. DB: Keşke başka yerlerde de
    benzerleriniz olsaydı.

  580. Hem belki siz de dünya genelinde
    emsallerinizi görmek isterdiniz.
  581. AT: Bu fikirleri yaymaya
    tam da bu yüzden değer.

  582. DB: Kesinlikle öyle.

  583. Bu dijital araçların bazılarında
    erişim sorunu yaşanabilir.
  584. Bu konuya karşı yaklaşımınız nedir?
  585. Mesela, geniş bant bağlantısı
    yeterince iyi olmayanlar
  586. ya da son teknoloji telefon gibi
    gerekli araçları kullanamayanlar?
  587. AT: Tayvan'ın her yerinde,

  588. dört bin metreye kadar çıkan
    en yüksek yeri olan
  589. Saviah ya da Jade Dağı'nda bile
  590. 4G, fiber ya da kablo üzerinden
    saniyede 10 megabit hız garantidir.
  591. Limitsiz planla ayda sadece
    16 ABD doları ödersiniz.
  592. Aslında dağın tepesindeyken
    bağlantı da daha hızlıdır
  593. çünkü geniş bandı kullanan
    insan sayısı fazla değil.
  594. Bağlanamıyorsanız, bu benim hatamdır.
  595. Bu benim kişisel hatam.
  596. Geniş bant Tayvan'da bizim için
    insan haklarından biri.
  597. 5G'yi yerleştirirken önce
    4G sinyali en zayıf olan yerlere bakarız
  598. ve 5G konumlamasında
    bu yerlere öncelik veririz.
  599. Geniş bandı bir insan hakkı
    olarak uygularsak,
  600. işte ancak o zaman
    bu herkes içindir diyebiliriz.
  601. Dijital demokrasi gerçekten de
    demokrasiyi güçlendiriyor diyebiliriz.
  602. Yoksa, toplumun bazı kesimlerini
    dışarıda bırakmış oluruz.
  603. Aynı anlayışın uygulandığı
    başka durumlar da var.

  604. Yerel bir dijital fırsat merkezine gidip
  605. son üç yılda üretildiği garantisiyle
    bir tablet kiralayabilirsiniz.
  606. Farklı dijital erişimler için
    dijital fırsat merkezleri,
  607. üniversite ve okullar var.
  608. Halk kütüphaneleri de çok önemli.
  609. İnsanlar belediyelerinin binasında
    konuşmayı tercih ederse,
  610. elimde bir ses kaydediciyle
    bizzat oraya gider
  611. ve konuşmaları Taipei'ye,
    diğer belediyelere canlı yayımlarım.
  612. Merkezi hükûmet çalışanları da
    bağlantısı olan bir odadan katılabilir
  613. ama burada gündemi belirleyen
    halkın konuşmaları dinlenir.
  614. Yüz yüze görüşmeler hâlâ yapılıyor
  615. yani bu dönüşümü yaparken
    yüz yüze görüşmeleri kaldırmıyoruz.
  616. Belediyelerin merkezi hükûmetlerinden
    daha fazla kişiye ulaşarak
  617. onların seslerini duyuruyoruz.
  618. Bunu da transkript,
    zihin haritaları gibi şeylerin
  619. gerçek zamanlı olarak
    internette yayılmasıyla sağlıyoruz.
  620. Ama yaşça büyüklere gidip
  621. "Klavyede yazmayı öğrenmelisiniz,
    yoksa demokrasi yapamazsınız," demiyoruz.
  622. Tarzımız bu değil.
  623. Geniş banda ihtiyacımız var
  624. çünkü bant aralığı çok kısıtlıysa
    metin mesajları kullanmak zorundasınız.
  625. DB: Ne kadar doğru.

  626. Tabii, bu erişim herkese açık.
  627. Platformu kötüye kullanacaklar olabilir.
  628. Sahte bilginin yayılmasından
    biraz bahsetmiştin.
  629. Mizah söylentiyi yener
    yöntemini kullanıyorsunuz.
  630. Ama yanlış bilgi bazen
    ciddi olarak tehlikeli olabiliyor.
  631. Böyle saldırılara karşı
    ne yapıyorsunuz merak ediyorum.
  632. AT: Anladım.
    Yanlış bilgiyi kastediyorsun.

  633. Kamuya bile bile zarar vermek
    için hazırlanan bilgiler.
  634. Bunların hafife alınacak bir yanı yok.
  635. Buna karşı "duyuru ve resmî duyuru"
    dediğimiz bir fikir geliştirdik.
  636. Reuters'tan bir fotoğraf.
  637. Orijinal başlığı okuyorum.
  638. Diyor ki:
  639. "Bir genç, Hong Kong'daki
    iade tasarısı protestoları sırasında
  640. demokrasi ve siyasi reform
    talebiyle yapılan yürüyüşte görülüyor."
  641. Reuters'ın gayet tarafsız bir başlığı.
  642. Ama geçen Kasım'da
    tam başkanlık seçimlerimizden önce,
  643. bir yanlış haber yayıldı ki
  644. tamamen farklı bir şey söylüyordu.
  645. Bakın aynı fotoğraf için ne diyor:
  646. "13 yaşındaki bu serseri,
  647. yeni iPhone'lar, oyun konsülleri
    ve pahalı spor ayakkabıları aldı.
  648. Polisi öldürmeleri için
    erkek kardeşlerini kiraladı
  649. ve iki yüz bin dolar teklif etti."
  650. Bu gördüğümüz elbette ki
    anlaşmazlık yaratmak için,
  651. Tayvan seçmeninin Hong Kong'dan
    nefret etmesini sağlamak için yapılmış.
  652. Temel meselenin bu olduğunu biliyorlar.

  653. Haberi kaldırma yoluna gitseydik,
  654. elimize daha fazla öfkeden
    başka bir şey geçmeyecekti.
  655. Biz bunu yapmadık.
  656. Gerçek denetleyicilerle
    ve profesyonel gazetecilerle çalıştık;
  657. amacımız orijinal içeriği yayımlandığı
    ilk güne dayandırmaktı.
  658. Zhongyang Zhengfawei'den geliyordu.
  659. Merkezi partinin
    ana siyasi ve yasal birimi.
  660. Çin Komünist Partisi yani.
  661. Yeni başlığın atıldığı ilk yer
    partinin Weibo hesabıydı.
  662. Sosyal medya şirketlerindeki
    hemen her ortağımızla birlikte
  663. kamuya bir resmi duyuru yaptık.
  664. O andan sonra içeriği
    her yayımladıklarında
  665. başlığın yanlış olduğu
    hakkında not düştüler.
  666. "Bu içerik Çin Komünist Partisi'nin
    merkezi propaganda biriminden geldi."
  667. İşte böyle yazdılar.
  668. Etkili olduğunu gördük
  669. çünkü insanlar okuduklarının
    haber malzemesi olmadığını anlıyordu.

  670. Artık şöyle düşünüyorlar:
  671. Reuters'ın haberinden üretilen
    bu sahte mesaj telif hakkı ihlali.
  672. Bana kalırsa bu [belirsiz] bir parçası.
  673. İnsanlar okuduklarının kötü niyetli
    bir içerik olduğunu anladığında
  674. mesajı düşünmeksizin paylaşmıyorlar.
  675. Paylaştıklarında ise
    yorumlarını ekliyorlar:
  676. "Zhongyang Zhengfawei'nın
    demokrasimize yapmak istediği işte bu."
  677. DB: Görünüşe göre
    küresel sosyal medya şirketleri,

  678. duyuru ve resmî duyurudan
    bir şeyler öğrenebilir.
  679. AT: Resmî duyuru. Doğru.

  680. DB: İnsanların yaygın kullandığı
    hesaplara gelirsek;

  681. Twitter ve Facebook,
    LINE ya da WhatsApp gibi,
  682. bunlar için neler önerirsin?
  683. AT: Evet.

  684. Seçimden hemen önce,
  685. herkesin bir şeyden
    emin olmasını sağladık:
  686. Onları cezalandırmak için
    bir yasa yapmıyorduk.
  687. Ama herkesin de ortadaki
    basit gerçeği anlamasını istedik.
  688. Devletin "kontrol bölümü"
    denen bağımsız bir kolu,
  689. Tayvan'daki kural gereği,
  690. kampanya bağışlarını
    ve masraflarını yayımlar.
  691. Belediyeler için olan
    önceki seçimde,
  692. adayların çoğunun
    sosyal medya reklamlarını
  693. Control Yuan'a gider olarak
    göstermediğini fark ettik.
  694. Bu da bize gösteriyor ki
    kamunun denetiminden bağımsız,
  695. ayrı bir miktarda
    siyasi bağış ve gider söz konusu.
  696. Control Yuan, bu rakamları
    ham veriler olarak yayımladı.
  697. Yani, istatistikler yerine
    kişisel bağış kayıtlarını gördük.
  698. Bağışı kim, neden yapmış;
    ne zaman, nereye yapmış.
  699. Araştırmacı gazeteciler
    çok memnun oldular
  700. çünkü adaylar ile fon sağlayıcıları
    arasındaki bağlantıları gösteren
  701. araştırma raporları hazırlayabileceklerdi.
  702. Ama küresel sosyal medya şirketleri,

  703. onlara aynı çalışma malzemesini sunmuyor.
  704. Onlara buradaki gerçekliğin
    farklı olduğunu söyledik.
  705. Toplumsal normumuz bu, dedik.
  706. Farklı yasalar bizi ilgilendirmiyordu.
  707. Control Yuan ve araştırmacı gazetecilerin
    belirlediği bu norma uymalarını
  708. ya da olası sosyal yaptırımlara
    hazır olmalarını söyledik.
  709. Bu hükûmetin dayatması da değil;
  710. kara kutulardan usanan insanlar
    böyle olsun istiyor.
  711. Ayrıca, Ayçiçeği Hareketi'nin
    taleplerinden biri de bu.
  712. Sanırım en hızlı tepki
    Facebook'tan gelmişti.
  713. Facebook Reklam Kütüphanesi'nde,
  714. kim muğlak içerikli reklam yayımlarsa
    reklamı hemen kaldırılıyor.
  715. Araştırmacı gazeteciler de
    sivil teknoloji uzmanlarıyla çalışarak
  716. sosyal medyayı bölücü bir niyetle
    kullanmaya kalkan kişilerle ilgili
  717. bir saat içinde
    bir kınama raporu yayımlıyor.
  718. Dolayısıyla, önceki başkanlık seçimlerinde
    kimse böyle hareketlere kalkışmadı.
  719. DB: Değişim mümkün o zaman.

  720. AT: Hı hı.

  721. WPR: Yeniden selam.
    Başka sorularımız da var.

  722. Anonim bir soru geliyor:
  723. "Yanılmıyorsam, Tayvan tamamen
    DSÖ kapsamının dışında
  724. ve yüz otuz bölümden oluşan
    bir hazırlık programı var.
  725. Bağımsız olarak gelişen bu programa,
  726. kendi sistemini oluşturma hazırlığında
    ne ölçüde itimat ediyor?
  727. AT: Çok az diyebilirim.

  728. DSÖ'yi uyarmayı denedik.
  729. Aslında DSÖ'nün tamamen
    dışında kalmış değiliz,
  730. ama bilimsel erişimimiz kısıtlı.
  731. Bakanlık düzeyinde erişimimiz yok.
  732. Oldukça farklı, değil mi?
  733. Bilimsel erişiminiz kısıtlıysa
  734. ve karşı tarafın en iyi epidemi uzmanı
    başkan yardımcısı olmuyorsa
  735. -ki Tayvan'da öyle-
  736. hikâye anlatıcılığını
    başkan yardımcımız gibi
  737. siyasi eyleme çevirecek kadar
    iyi yapmayabilirler, değil mi?
  738. Bakanlık düzeyinde erişim olmaması,
    tüm dünyanın zararına bir durum.
  739. Yoksa diğer insanlar da
  740. Ocak ayının daha ilk günü
    bizim gibi önlem alabilirlerdi.
  741. Ama DSÖ haftalar geçtikten sonra,
  742. bunun mühim bir şey olduğunu,
    şüphesiz insandan insana bulaştığını
  743. ve Wuhan'dan gelenlerin
    kontrol edilmesi gerektiğini açıkladı.
  744. Kontroller bundan sonra başladı
  745. ama bu sırada biz kontrollerimizi
    iki üç haftadan beri yapıyorduk.
  746. WPR: Ne kadar mantıklı.

  747. DB: Siyasette daha fazla
    bilim insanı ve teknoloji uzmanı olması;

  748. cevap burada saklı sanırım.
  749. AT: Aynen öyle.

  750. WPR: Kamal Srinivasan bir soru sormuş.

  751. Yeniden açılma stratejinizle ilgili.
  752. "Tayvan'da restoran ve perakendeciler
    açılırken güvenliği nasıl sağlıyorsunuz?"
  753. AT: Yalnız onlar hiç kapanmadı ki...
    (Güler)

  754. WPR: Yapma!

  755. AT: Kapanmadılar.

  756. Karantina olmadı,
    kapıları kilitlenmedi.
  757. CECC'nin basın konferansında
    çok basitçe şunu söyledik:
  758. Fiziksel mesafeye uyun.
  759. İçeride bir buçuk metre mesafeyi koruyun
  760. ya da maske takın.
  761. Bu kadardı.
  762. Yanılmıyorsam, bazı restoranlar
    kırmızı perdeler taktı
  763. ve bazıları da sandalye üzerlerine
    minik oyuncaklar koydu;
  764. böylece insanların mesafeli
    oturmasını sağladılar.
  765. Bazıları da sandalyeler arasına
    şeffaf camlar, plastik duvarlar koydu.
  766. Sosyal açıdan gerçekten
    yaratıcı çözümler ürettiler.
  767. Sanırım, yalnızca eskort barlar
    bir süreliğine kapalı kaldı
  768. çünkü yeterince hızlı davranıp
  769. kurallara uygun şekilde
    düzenlerini değiştiremediler.
  770. Ama sonunda onlar da yeni yollar keşfetti
  771. ve plastik koruması olan
    başlıklardan dağıttılar.
  772. Tabii korumanın arkasında
    içebileceğiniz kadar boşluk var.
  773. Böyle bir sosyal yaratıcılık
    sayesinde yeniden açıldılar.
  774. DB: Harika.

  775. WPR: Stratejilerinizden öğrenilecek
    ne çok şey var gerçekten de.

  776. Şimdilik teşekkürler, bitirmeye yakın
    son sorularımla burada olacağım.
  777. DB: Restoranların kapanmadığını
    duyduğuma mutlu oldum

  778. çünkü Taipei'de tattığım
    yemekler öyle lezizdi ki
  779. gittiğim diğer dünya şehirleri içinde
    bu açıdan en iyilerindendi.
  780. Tebrik ederim, şanslısınız.
  781. Dijital araçları COVID'e karşı
    kullanma açısından olsun,
  782. demokrasi için kullanma
    açısından olsun,
  783. en önemli mesele daima gizlilik.
  784. Bundan biraz söz ettin.
  785. Ama eminim Tayvanlılar da,
  786. gizliliklerinin tehlikeye girmesinden
    aynı şekilde kaygı duyuyorlardır.
  787. Özellikle jeopolitik bağlamı düşünürsek.
  788. AT: Haklısın.

  789. DB: Taleplere nasıl cevap veriyorsunuz?

  790. AT: Veri toplamanın azaltılması gibi

  791. yalnızca savunmacı stratejiler
    geliştirmiyoruz;
  792. aksine ileri dönük
    tedbirlere de başvuruyoruz.
  793. Gizliliği artırma teknolojileri de
    bunlara bir örnek.
  794. Yazılım yarışmamızdan çıkan
    en iyi ekiplerden Polis,
  795. TW stratejisiyle temas takibini
    kolaylaştırma üzerine çalışıyor.
  796. Ama odağını temas izleyiciler
    ya da sağlık çalılanları değil,
  797. bizzat bireyin kendisi oluşturuyor.
  798. Fikir şöyleydi:
  799. Telefonunuza ateşinizi kaydedebilirsiniz,
  800. nerede olduğunuzu
    ya da buna benzer bilgileri de.
  801. Ama her şey kesinlikle
    telefonunuzda kalacak.
  802. Sistem Bluetooth bile kullanmıyor.
  803. Aktarım yok.
  804. Açık kaynak kullanıldığından,
  805. sistemi yönetip
    uçak modunda kullanabilirsiniz.
  806. Temas izleyici yüksek risk grubunda
    olduğunuzu söylerse
  807. ve temas geçmişiniz istenirse,
  808. araç tek kullanımlık olan
    bir URL oluşturur.
  809. Temas izleyici hangi bilgileri
    görmek istiyorsa,
  810. bağlantıda yalnızca bunlar
    -anonim olarak- yer alır.
  811. Ama sistem normal görüşmelerde
    olduğundan daha farklı işler.

  812. Yalnızca nerede olduğunuzu öğrenmek
    amacıyla size bir soru sorar,
  813. siz de öyle bir şekilde
    yanıt verirsiniz ki
  814. başkalarının gizliliğine
    müdahale etmemiş olursunuz.
  815. Buradaki temel amaç,
  816. başkalarının gizliliğini
    daha iyi korumak
  817. çünkü kişisel veriler hiçbir zaman
    tamamen kişisel değildir.
  818. Hep toplumsaldır,
    hep kesişme halindedir.
  819. Bir partide selfie çektim diyelim,
  820. farkında olmadan diğer herkesi
    fotoğrafa katmış oluyorum;
  821. yüzlerini, çevreyi, ortamı...
  822. Fotoğrafı bir bulut hizmetine yüklersem,
  823. o zaman çevremdeki herkesin
    pazarlık gücünü tehlikeye atıyorum,
  824. onların müzakere gücünü azaltıyorum.
  825. Neden?
    Çünkü verileri artık bulutta
  826. ve bulut onların zararını karşılamak
    ya da rızalarını almak zorunda değil.
  827. Yani, araçları tasarlarken

  828. gizliliği pozitif bir değer olarak
    artırmayı düşünüyoruz;
  829. amaç yalnızca kişinin kendi
    gizliliğini korumak değil.
  830. Tıbbi maskeleri örnek alın.
  831. Sizi koruyorlar ama daha çok
    başkalarının güvenliği için.
  832. Bu fikre bağlı kalıp
    daima açık kaynaklı
  833. ve açık API kullanarak
    araçlar geliştirirsek
  834. merkezi ya da bulut tabanlı denen
    sistemlerden daha iyi konumda oluruz.
  835. DB: Gelecekte yaşadığınız çok açık.

  836. Yanılmıyorsam gerçek anlamda da öyle,
  837. orada yarın sabah oldu herhalde.
  838. AT: On iki saat ileride.

  839. DB: Evet.

  840. Gelecekte neler görüyorsun?
  841. Sırada ne var?
  842. AT: Korona virüsün büyük çaplı
    etkileri olacak bana kalırsa.

  843. Otoriter toplumları ele alırsak,
  844. tüm bu karantinalar, yasaklar
  845. bu toplumları daha da totaliter
    yapma potansiyeli taşıyor.
  846. Aksine insanlar sosyal sektöre inanır,
  847. sosyal yenilikçilerin dehasına güvenirse
  848. böyle bir salgın Tayvan'daki gibi
    demokrasimizi kuvvetlendirir.
  849. İnsanlar samimiyetle herkesin
    bir şeyler yaratabileceğini hisseder;
  850. yaratılanlar da yalnızca
    Tayvan'ın refahı için değil,
  851. dünyadaki herkesin iyiliği için olur.
  852. Özetle diyebilirim ki

  853. siz hazır olun olmayın
    salgının sonuçlarını engelleyemezsiniz
  854. ama toplum olarak Tayvan'ın SARS'tan
    sonra yaptığı gibi davranabilirsiniz.
  855. 2003'te SARS kapıya dayandığında
  856. bir hastaneyi olduğu gibi
    kapatmak zorunda kaldık,
  857. barikatları çektik
    ve ne zaman açılacağı belli değildi.
  858. O kadar sarsıcıydı ki...
  859. 30 yaşın üzerindeki herkes
    bunun travmasını hatırlar.
  860. Belediyeler ve merkezi hükûmet
    farklı şeyler söylüyordu;
  861. bu yüzden anayasa mahkemeleri
    SARS'tan sonra meclisi görevlendirdi
  862. ve bugün gördüğümüz sistemi
    kurmalarını istedi.
  863. İnsanlar, SARS zamanı
    yaşadıkları krize yanıt olarak
  864. bu etkili müdahale sistemini kurdular
    ve ilk örnekleri oluşturdular.
  865. Ayçiçeği Hareketi'yle benzer bir durum.

  866. Güven krizi yeni araçlar
    geliştirme fırsatı verdi,
  867. güvene öncelik vermemizi sağladı.
  868. Korona virüsün ilk dalgasından
    kurtulmayı başaran herkes,
  869. bunu bir şans olarak görse
  870. hayatta kalmak adına
    yabancı değerlere tutunmaktansa
  871. kurucu değerlerini kuvvetlendirecek
    yeni normlar benimseyebilir.
  872. DB: Öyle olmasını umalım.

  873. İkinci bir krize karşı bütün dünyanın
    Tayvan gibi hazır olması lazım.
  874. Dijital demokrasi
    ve dijital vatandaşlık konularında,
  875. sence Tayvan olarak
    belki de dünya genelinde
  876. nereye doğru gidiyoruz?
  877. AT: Durun, size iş tanımımı okuyayım.

  878. Bu benim mevcut iş tanımım
    ve sorunuzun cevabı.
  879. Okuyorum:
  880. İnternet nesnelerini gördüğümüzde
  881. onları internet canlıları yapalım.
  882. Sanal gerçekliği gördüğümüzde
  883. onu kolektif bir gerçeklik yapalım.
  884. Makine öğrenimini,
  885. ortaklaşa öğrenmeye dönüştürelim.
  886. Kullanıcı deneyimi ifadesini,
  887. insan deneyimi ifadesinde yaşatalım.
  888. Tekilliğin yaklaştığını her duyduğumuzda
  889. daima şunu hatırlayalım:
  890. Çokluk da burada.
  891. Dinlediğiniz için teşekkürler.
  892. DB: Vay canına.

  893. Bunu alkışlamalıyım,
  894. çok güzeldi.
  895. (Gülüşmeler)

  896. Tam bir iş tanımı.

  897. Muhafazakar bir anarşist,
    dijital bakanı ve bu iş tanımı.
  898. Gerçekten etkileyici.
  899. AT: Şiir gibi.

  900. DB: (Güler)

  901. Bu yöntemleri ABD'de uyguladığımızı
    hayal etmeye çalışıyorum
  902. ama sanırım durum gözüme
    pek iç açıcı gelmiyor.
  903. Senden COVID'le mücadelesinde
    ABD için umut vadeden sözler duysak?
  904. AT: Tayvan'da SARS yaşanırken
    kimse CECC kurabileceğimizi

  905. ve tatlı bir "köpek" sözcümüz olacağını
    hayal bile edemezdi.
  906. Ayçiçeği Hareketi'nden önceki
    büyük bir protestoda,
  907. yanılmıyorsam yarım milyon
    belki daha fazla insan sokaktaydı.
  908. Kimse kolektif bir iletişim sistemi kurup
  909. açık hükûmet verilerini yayımlayacağımızı,
  910. böylece yurttaş katılımcılığını
    yeniden yaratacağımızı düşünemezdi.
  911. Yani, umudu hiç kaybetmeyin.
  912. Sevdiğim şarkıcılardan Leonard Cohen
    -ki bir de şairdir- şöyle der:
  913. "Hâlâ çalabilen çanları çalın,
  914. başka mükemmel hediyeleri unutun.
  915. Her şeyde bir çatlak vardır;
    oradan sızar ışık içeri.
  916. WPR: Vay canına.

  917. Ne kadar güzel.
  918. Dinleyicilerimize de mükemmel bir
    veda mesajı gibi oldu,
  919. herkesin ortak duygusunu yansıttı.
  920. Sanırım herkes, Audrey,
    paylaştıklarına minnettar kaldı,
  921. Tayvan'ın stratejileri hakkındaki
    tüm o bilgiler ve görüşler eşsizdi.
  922. AT: Teşekkür ederim.

  923. WPR: David --

  924. DB: Bir şey daha ekleyecektim,

  925. iş tanımın için,
    o güzel tanım için teşekkürler.
  926. Ayrıca, süratle paylaştığın
    tüm o sağduyulu fikirler için de.
  927. Sanırım birçok fikir verdin.
  928. Sayısını bilmiyorum; 20, 30, 40?
  929. Bir yerde saymayı bıraktım.
  930. AT: Paylaşmaya Değer Fikirler
    yeri değil mi burası?

  931. Fikirler. Çoğul.
  932. (Gülüşmeler)

  933. DB: Doğru.

  934. Bizlerle olduğun için çok teşekkürler.
  935. WPR: Teşekkürler, Audrey.

  936. DB: Şans hep sizinle olsun umarım.

  937. AT: Teşekkürler.
    Size orada iyi bir gün diliyorum.

  938. Güvende kalın.