Return to Video

Değer bir ayrıcalık değil. Çalışanın hakkı

  • 0:01 - 0:04
    Disney filmlerindeki tüm
    karakterler arasından
  • 0:04 - 0:07
    en çok sevdiğim Pinokyo'daki
    Jiminy Cricket.
  • 0:08 - 0:10
    Filmdeki en sevdiğim sahne
  • 0:10 - 0:12
    mavi perinin Pinokyo'ya
    şunu söylediği sahne:
  • 0:12 - 0:15
    ''Vicdanının her zaman
    rehberin olmasına izin ver.
  • 0:16 - 0:18
    Pinokyo ''Vicdan nedir?'' diye sorar.
  • 0:18 - 0:20
    Jiminy Cricket ise
    bu sorudan dolayı afallar.
  • 0:20 - 0:22
    ''Vicdan ne!
  • 0:22 - 0:23
    Vicdan ne midir!
  • 0:23 - 0:27
    "Vicdan, insanların dinlemediği
    dingin ve cılız bir sestir.
  • 0:27 - 0:30
    Dünyanın günümüzdeki sorunu
    tam da bu."
  • 0:31 - 0:34
    Tıpkı Pinokyo’nun güzel bir plan ile
    çıkagelmesi gibi
  • 0:34 - 0:37
    Jiminy Cricket’in de hep
    dahice ve ahlaka uygun
  • 0:37 - 0:41
    bir şeylerle çıkagelmesini seviyorum.
  • 0:41 - 0:44
    Onu, kuklaya hakikatleri
    söyleyen kişi olarak görüyorum.
  • 0:44 - 0:47
    Jiminy Cricket'ı bu kadar çok
    sevmemi sağlayan şeyin
  • 0:47 - 0:48
    ne olduğunu hep merak etmişimdir
  • 0:48 - 0:50
    ve bir gün sebebini anladım.
  • 0:50 - 0:52
    Aynı dedem gibi konuştuğu içinmiş.
  • 0:53 - 0:56
    Dedem çok sevimli
    ve cana yakın bir insandı
  • 0:56 - 0:59
    ve onu dünyalar kadar çok severdim.
  • 0:59 - 1:02
    Onunla bu büyük, engin dünyayı paylaştım.
  • 1:02 - 1:04
    Dedemin adı Roy O. Disney'di,
  • 1:04 - 1:07
    Kansas'ta mütevazi bir hayat
    içinde büyütülen dedem
  • 1:07 - 1:10
    küçük kardeşi Walt Disney ile birlikte
  • 1:10 - 1:15
    dünyanın en ikonik işlerinden birini
    kurdu ve yönetti.
  • 1:16 - 1:19
    Dedem ile Disneyland'e gitmekle ilgili
    çok iyi hatırladığım
  • 1:19 - 1:20
    iki şey var.
  • 1:20 - 1:24
    İlki eğer orada çalışan birine
    küstahlık yaparsam
  • 1:24 - 1:26
    eve vardığımız zaman
    başımın belada olacağına dair
  • 1:26 - 1:29

    beni hep sert bir şekilde uyarmasıydı.
  • 1:30 - 1:32
    "Ordaki insanlar çok çalışıyorlar--
  • 1:32 - 1:34
    hayal edebileceğinden daha çok
  • 1:34 - 1:36
    ve senin saygını hak ediyorlar.'' derdi.
  • 1:37 - 1:40
    Diğeri ise Disneyland'in içerisinde
    ya da herhangi bir yerde
  • 1:40 - 1:42
    bir çöp parçasının yanından
  • 1:42 - 1:45
    yere eğilip onu almadan asla geçmezdi.
  • 1:45 - 1:49
    "Kimse bir parça çöpü toplayamayacak
    kadar üstün değildir." derdi.
  • 1:50 - 1:51
    Dedemin zamanında
  • 1:51 - 1:54
    Disneyland'de iş, bir gösteri değildi.
  • 1:55 - 1:57
    Kişinin bir evinin olması,
  • 1:57 - 1:59
    ailesini geçindirebilmesi,
  • 1:59 - 2:01
    makul sağlık hizmetine erişebilmesi,
  • 2:01 - 2:05
    parkta ne kadar kazandığını düşünmeksizin
  • 2:05 - 2:08
    güven içinde emekli olması beklenirdi.
  • 2:08 - 2:11
    Unutmayın ki, dedem sendikalarla savaştı,
  • 2:11 - 2:12
    hem de çok sıkı mücadele etti.
  • 2:13 - 2:15
    Gönüllü olarak yapmak istediği bir şeyde
  • 2:15 - 2:17
    zorlanmayı sevmediğini söylerdi.
  • 2:17 - 2:22
    Bu açık yürekli bir belirlenimcilikti
    ve hatta belki de biraz saçmalıktı.
  • 2:22 - 2:23
    O bir melek değildi,
  • 2:24 - 2:27
    şirket genelinde herkese iyi
    ve adil de davranılmadı,
  • 2:27 - 2:29
    ki bu iyi bilinen bir şeydi.
  • 2:30 - 2:35
    Ama bence özünde,
    ona çalışan her insana karşı
  • 2:35 - 2:40
    ahlaki yükümlülüğü olduğu fikrine
    çok sağlam bir şekilde bağlıydı.
  • 2:40 - 2:45
    Bu, aslında günümüz CEOları için
    çok da sıra dışı bir tutum değildi.
  • 2:46 - 2:49
    Fakat dedem 1971'de öldüğünde
  • 2:49 - 2:52
    yeni bir zihniyet Amerika'nın ve neticede
  • 2:52 - 2:55
    tüm dünyanın tasavvurunu
    etkisi altına almaya başlıyordu.
  • 2:55 - 2:59
    Jiminy Cricket, ekonomist Milton Friedman
  • 2:59 - 3:01
    ve hissedar üstünlüğü fikrini
  • 3:01 - 3:06
    yaygınlaştıran diğerleri tarafından
    kapı dışarı edildi.
  • 3:06 - 3:10
    Bir düşününce hissedar önceliği
    şu an oldukça mantıklı bir fikir.
  • 3:11 - 3:13
    Hissedarlar şirketin sahibidirler,
  • 3:13 - 3:17
    kâr ve büyüme isterler,
  • 3:17 - 3:21
    bu yüzden sen de
    kâra ve büyümeye öncelik verirsin.
  • 3:21 - 3:22
    Oldukça mantıklı.
  • 3:22 - 3:27
    Fakat maalesef hissedar önceliği
    önce anlayış haline gelen bir fikirdi,
  • 3:27 - 3:30
    sonrasında bu anlayış raydan çıktı
  • 3:30 - 3:33
    ve sonunda şirketlerin
    ve hatta devletlerin
  • 3:33 - 3:35
    idare ve yönetiliş biçimleri ile alakalı
  • 3:35 - 3:38
    her şeyi kökten değiştiren bir hale geldi.
  • 3:38 - 3:42
    Milton Friedman'ın New York Times'taki
    çok önemli kişisel görüş yazısı
  • 3:42 - 3:45
    toplu teşkilatlanma
    ve lobicilik tarafından,
  • 3:45 - 3:51
    bir zamanlar işletmelerin
    en kötü dürtülerini kontrol atında tutan
  • 3:51 - 3:55
    her yasaya ve düzenlemeye yapılan
    sürekli hamle ile birlikte
  • 3:55 - 3:59
    ticari odaklı eylemciler tarafından
    on yıllar boyunca takip edildi.
  • 4:00 - 4:02
    Ve çok geçmeden, bu yeni zihniyet
  • 4:02 - 4:04
    her işletme fakültesi
  • 4:04 - 4:06
    ve her sektörü etkisi altına aldı.
  • 4:07 - 4:11
    Kârlar mevcut bütün imkanlar
    kullanılarak takip edilecekti,
  • 4:11 - 4:13
    sendikalar dizginlemiş,
  • 4:13 - 4:15
    vergiler kesilmiş
  • 4:15 - 4:16
    ve aynı büyük bıçakla
  • 4:16 - 4:18
    güvenlik ağı da kesilmişti.
  • 4:18 - 4:20
    Bu değişikliklerin sonucu olan
  • 4:20 - 4:23
    adaletsizliği size anlatmama gerek yok.
  • 4:23 - 4:25
    Hikayeyi hepimiz çok iyi biliyoruz.
  • 4:25 - 4:29
    Sözün kısası, bir işi
    geçim kaynağı yapan her şey
  • 4:29 - 4:32
    Amerikalı işçilerin elinden alınmıştı.
  • 4:32 - 4:33
    İş güvenliği,
  • 4:33 - 4:35
    ücretli hastalık izinleri,
  • 4:35 - 4:36
    tatil zamanları...
  • 4:36 - 4:37
    hepsi alınmıştı,
  • 4:37 - 4:42
    zenginler net kazançlarının
    daha önce benzerine rastlanmamış
  • 4:42 - 4:45
    ve evet, kullanılamaz seviyelere
    geldiğini gördüklerinde bile.
  • 4:45 - 4:49
    Eğer Varyemez Amca olsanız,
    hepsini altın paraya dönüştürüp
  • 4:49 - 4:51
    sırt üstü yüzebilir olmanıza rağmen.
  • 4:51 - 4:54
    Kimsenin görmek istemediği
    aşikar gerçeğe değinmeme izin verin.
  • 4:55 - 4:58
    Evet, ben ailemin adını taşıyan
    şirketi eleştiriyorum.
  • 4:59 - 5:03
    Evet, bence Disney daha iyisini yapabilir.
  • 5:03 - 5:07
    Walt Disney Şirketi'nde çalışan
  • 5:07 - 5:09
    binlerce harika insanın birçoğunun
  • 5:09 - 5:13
    Disney'in daha iyi yapmasını en az
    benim kadar dilediklerine inanıyorum.
  • 5:13 - 5:15
    Yaklaşık yüzyıldır,
  • 5:15 - 5:17
    ailelerin bir tür sihir olduğu,
  • 5:17 - 5:21
    sevginin önemli olduğu,
  • 5:21 - 5:23
    hayallerin önem taşıdığı fikirlerinden
  • 5:23 - 5:25
    Disney oldukça kar elde etti.
  • 5:25 - 5:29
    Bu yüzden Cindrella'nın kendi arabasında
    uyuyor olabileceğini söylediğimde
  • 5:29 - 5:31
    bu, midenizi biraz bulandırıyor.
  • 5:31 - 5:34
    Ama hadi çok açık olalım:
    Bu durum sadece Disney ile ilgili değil.
  • 5:35 - 5:38
    Bu yapısal ve sistemsel.
  • 5:38 - 5:42
    Hiçbir bir CEO tek başına kabahatli değil
    ve hiçbir şirket bu duruma
  • 5:42 - 5:46
    tek başına karşı çıkacak
    gerekli donanıma sahip değil.
  • 5:46 - 5:47
    Analistler, uzmanlar,
  • 5:47 - 5:48
    politikacılar,
  • 5:48 - 5:51
    işletme fakültesi müfredatı
    ve sosyal normlar
  • 5:51 - 5:54
    modern ekonominin şeklini oluştururlar.
  • 5:54 - 5:58
    Disney sadece diğerlerinin
    yaptığı şeyi yapıyor,
  • 5:58 - 5:59
    ve en kötü suçlu bile değil.
  • 5:59 - 6:06
    Size Amazon, McDonald's ve Walmart'taki
    ya da henüz adını hiç duymadığınız
  • 6:06 - 6:10
    yerlerdeki işçiler için durumun
    ne kadar kötü olduğunu anlatsam
  • 6:10 - 6:15
    içeri girdiğinizde size gülümseyen,
    ağlayan bebeğinizi için size yardım eden,
  • 6:15 - 6:18
    belki de geçirebileceğiniz en iyi tatili
    yaşamanızda size yardım eden
  • 6:18 - 6:20
    bu kişilerin yüzde 73'ü
    ya da her 4 kişiden 3'ünün
  • 6:20 - 6:23
    düzenli olarak masalarına
    yiyecek koyamadıklarını söylesem
  • 6:23 - 6:25
    sizi duygusal olarak
    böyle etkilemeyecektir.
  • 6:25 - 6:28
    Buranın yeryüzündeki
    en mutlu yer olması gerek.
  • 6:29 - 6:32
    Burada çalışan insanlar
    daha ileri bir hedefin
  • 6:32 - 6:34
    peşinden gittikleri için
    aşırı gurur duyuyorlar.
  • 6:34 - 6:37
    Bu, hem dedemin hem de
    büyük amcamın Disney'i
  • 6:37 - 6:41
    etkileşimin ticari faaliyetten
    çok daha fazla onurlandırıldığı bir yer
  • 6:41 - 6:45
    haline getirdiklerinde kasten
    inşa ettikleri bir ileri hedefti.
  • 6:46 - 6:49
    Aklımı kaçırmış olsam dahi
    büyü gibi bir sözcüğün
  • 6:49 - 6:51
    sizi meraklandırdığını biliyorum.
  • 6:51 - 6:55
    Disney gibi büyük bir markayı
    sevgi gibi fani bir şeyin
  • 6:55 - 6:58
    destekleyebileceğini hayal etmenin
    zor olduğunu
  • 6:58 - 7:03
    ve yatırımcılarımıza değerlerini
    vermeyi amaçlarken
  • 7:03 - 7:05
    ahlaki yükümlülük gibi
  • 7:05 - 7:07
    ölçülemeyen şeylerin
    üzerimizde etkisi olmasını
  • 7:07 - 7:10
    hayal etmenin zor olduğunu biliyorum.
  • 7:11 - 7:15
    Ancak muhasebe ve finans
    dünyayı yönetmiyor.
  • 7:16 - 7:17
    İnançlar,
  • 7:17 - 7:19
    düşünce yapısı --
  • 7:19 - 7:21
    İş ahlakını yöneten şeyler bunlardır.
  • 7:21 - 7:25
    Bu düşünce ve inanç yapılarını
    değiştireceksek eğer
  • 7:25 - 7:28
    Disney'in mevcut süper gücünü
    kullanmak zorundayız.
  • 7:28 - 7:30
    Hayal gücümüzü kullanmak
    zorunda kalacağız.
  • 7:30 - 7:34
    Jiminy Cricket'i oyuna tekrar
    davet etmek zorundasınız.
  • 7:35 - 7:39
    Şu an için Jiminy Cricket kolay
    ulaşılabilir hedeflerle başlayabilir,
  • 7:39 - 7:42
    aç gözlülük iyi değildir,
  • 7:42 - 7:46
    dünya, imal edenler
    ve alıcılara bölünmemiş gibi
  • 7:46 - 7:47
    ve hiç bir kimse
  • 7:47 - 7:49
    herhangi bir yardım almaksızın
  • 7:49 - 7:51
    kendi başlarına kendilerini
    yukarı çekmemiş gibi--
  • 7:51 - 7:54
    eğer fizikten biraz anlıyorsanız
    niçin böyle olduğunu anlarsınız.
  • 7:55 - 7:59
    Jiminy, bize bizim için çalışan
    her bir kişinin istisnasız
  • 7:59 - 8:01
    ister hesap çizelgesini doldursunlar
  • 8:01 - 8:03
    isterse çarşafları
  • 8:03 - 8:05
    değiştiren kişiler olsunlar,
  • 8:05 - 8:09
    saygıyı ve geçindirebilecek derecede
    maaşı hak ettiklerini hatırlatabilir.
  • 8:09 - 8:10
    İşte bu kadar basit.
  • 8:11 - 8:17
    Ayrıca Jiminy yönetici ve çalışanların
    şu durumda birbirlerine nasıl olur da
  • 8:17 - 8:19
    empati duyabileceklerini
    merak ediyor olabilir:
  • 8:19 - 8:23
    İş yerleri olağan ve doğal görünüp
    böylesine birbirlerinden ayrılmışken
  • 8:23 - 8:25
    yöneticilerin araçlarını park etmeleri
  • 8:25 - 8:28
    ya da yemeklerini yiyip
    lavaboyu kullanmaları için
  • 8:28 - 8:30
    kendilerine özel havalı yerlere
    ihtiyaçları varken
  • 8:30 - 8:35
    ya da yönetici biri yerden eğilip çöpü
    almayacak kadar üstün olduğunda...
  • 8:35 - 8:40
    Neticede hepimiz bu tek gezegende
    bir arada yaşayan tek türüz.
  • 8:41 - 8:45
    Jiminy bizden bazı kaidelerimizi
    sorgulamamızı isteyebilir.
  • 8:45 - 8:50
    Gerçekten bir CEO'ya diğer CEO'lar kadar
    ya da daha fazla mı ödenmeli
  • 8:50 - 8:53
    ya da bu sırf sayıları
    stratosfere yükseltecek
  • 8:53 - 8:56

    rekabetçi bir dinamik yaratmak için mi?
  • 8:56 - 9:00
    Jiminy, saha çalışanları toplantılara
    katılmadığında dahi kurulların
  • 9:00 - 9:04
    bilmeleri gerekenlerin hepsini gerçekten
    bilip bilmediklerini de merak edebilir.
  • 9:05 - 9:08
    Çok fazla para diye bir şeyin var
    olup olmadığını da sorabilir.
  • 9:09 - 9:12
    Veya tüketiciler, işçiler, şirketler
    ve toplum ile bir araya gelip
  • 9:12 - 9:15
    bir şirketin asıl amacının
    ne olduğuna dair
  • 9:15 - 9:18
    bu inanılmaz dar görüşlü fikri
  • 9:18 - 9:20
    yeniden tanımlamak için
  • 9:20 - 9:22
    hepimizin bir araya gelip
  • 9:22 - 9:25
    iş birliği yapıp yapamayacağımızı
    merak edebilir.
  • 9:26 - 9:30
    Jiminy bizden hiç kimsenin dünyadan
    kopuk bir şekilde çalışmadığını,
  • 9:30 - 9:35
    yönetici olan kadın ve erkeklerin,
    paylaşmak zorunda olduğumuz gerçekliği
  • 9:35 - 9:38
    aktif olarak birlikte oluşturduklarını
    hatırlamamızı isteyebilir.
  • 9:38 - 9:40
    Tıpkı küresel ısınma ile birlikte
  • 9:40 - 9:44
    kişisel karar ve eylemlerimizin
    ortak sonuçlarından
  • 9:44 - 9:47
    her birimizin sorumlu olduğu gibi.
  • 9:48 - 9:50
    Ben dünya tarihindeki
  • 9:50 - 9:52
    en kazançlı ekosistemin
  • 9:52 - 9:54
    daha iyi yapabileceğini düşünüyorum.
  • 9:54 - 9:58
    Olayların olumlu yanını
    biraz daha çok alabiliriz,
  • 9:58 - 10:03
    olayların olma hızlarından baskıyı
    az olsun alabiliriz diye düşünüyorum.
  • 10:03 - 10:07
    Kısa dönemde kaybettiğimiz
    her şeyin kendisini
  • 10:07 - 10:10
    geniş bir ahlaki, ruhsal
    ve mali ferahlıkta
  • 10:10 - 10:13
    fazlasıyla telafi edeceğine inanıyorum.
  • 10:14 - 10:17
    Kötümser insanların ne dediğini
    biliyorum,ve bu doğru da:
  • 10:17 - 10:18
    "Kendi ilkelerini çiğneyemezsin."
  • 10:18 - 10:21
    Ama temel bir noktadan da bahsedemezsiniz,
  • 10:21 - 10:22
    sizin çocuklarınız da öyle.
  • 10:23 - 10:27
    Biliyorum belki de dedemi aşırı
    derecede idolleştirdim.
  • 10:27 - 10:29
    O çok farklı bir dönemde çalıştı
  • 10:29 - 10:31
    ve o dönemler her türlü iyi sebepten ötürü
  • 10:31 - 10:34
    hiçbirimizin dönmeyi
    istemeyeceği zamanlardı.
  • 10:34 - 10:37
    Günümüzde iyi niyetli ve en az dedem kadar
  • 10:37 - 10:40
    alçak gönüllü olan
    birçok CEO olduğunu biliyorum
  • 10:40 - 10:43
    ama onlar çok daha farklı beklentiler
  • 10:43 - 10:45
    ve çok daha yoğun şartların olduğu
    dönemde çalışıyorlar.
  • 10:46 - 10:48
    Ama iyi haber şu:
  • 10:48 - 10:51
    Beklentiler ve şartlar oluşturulabilir
  • 10:51 - 10:54
    ve yeniden bozulabilirler de.
  • 10:54 - 10:57
    Tüm dürüstlüğüyle dedemin
    bir CEO olarak görevini
  • 10:57 - 11:00
    nasıl anladığıyla ilgili
    öğrenecek çok şey var.
  • 11:01 - 11:04
    Her tema parkının ve
    her doldurulmuş hayvanın arkasındaki
  • 11:04 - 11:07
    bir avuç kural her şeyi idare etmiştir.
  • 11:08 - 11:12
    Her birimiz saygı ve değeri hak ederiz.
  • 11:13 - 11:17
    Hiçbirimiz bir parça çöpü
    yerden alamayacak kadar üstün değiliz.
  • 11:17 - 11:20
    Vicdanınız her zaman için
    rehberiniz olsun.
  • 11:21 - 11:25
    Jiminy Cricket'ı dinlemekten
    daha kötüsünü hepimiz yapabilirdik.
  • 11:25 - 11:26
    Teşekkür ederim.
Title:
Değer bir ayrıcalık değil. Çalışanın hakkı
Speaker:
Abigail Disney
Description:

Bir şirketin amacı nedir? Bu dobra konuşmada, eylemci ve film yapımcısı Abigail Disney, Disney'e (ve tüm kuruluşlarına) kendileri için çalışan herkese saygı , değer ve geçinebilecek maaş sunması konusunda çağrıda bulunarak şirketlerin işçilerini hissedarlardan daha yukarıda tutmayı ahlaki bir zorunluluk olarak gördükleri bir dünyanın hayalini kuruyor.

more » « less
Video Language:
English
Team:
TED
Project:
TEDTalks
Duration:
11:40

Turkish subtitles

Revisions